Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

1 Aralık 2014 Pazartesi

The Salvation (2014)

Director / Yönetmen:
Kristian Levrig

Screenplay / Senaryo:
Anders Thomas Jensen
Kristian Levrig

Cast / Kadro:
Mads Mikkelsen
Eva Green
Jeffrey Dean Morgan
Eric Cantona
Mikael Persbrandt
Douglas Henshall
Michael Raymond James
Jonathan Pryce
Alexander Arnold
                                                             Nanna Oland Fabricius
                                                             Toker Lars Bjarke
                                                             Sean Cameron Michael
                                                             Carl Nel
                                                             Kobus Swanepool
                                                             Jose Domingos

Subject / Konu:
1864 yılında Danimarka, Almanya ile arasındaki Savaşı kaybedince Jon, yeni bir umutla eşi Marie ve oğlu Kresten’i bırakıp Amerika’ya gider. Aradan 7 özlem dolu yıl geçer. Jon, Marie ve Kristen’i tren istasyonunda karşılar. At arabasına binip yola çıkarlar. At arabasına binen 2 serseri, sarhoş olup Marie’yi taciz ederler. Jon müdahale etmek isteyince onu arabadan atarlar.
Gücünün yettiğince arabanın peşinden koşan Jon, bir süre sonra yolda oğlunun cesedini bulur. Çok geçmeden at arabasının bir noktada durduğunu görür. Eline geçirdiği tüfekle 2 serseriyi öldürür. Karısının ve oğlunun cesetlerini alıp evine gider.
Ölen 2 serseriden biri olan Paul, belalı bir adam olan Delarue’nun öz kardeşidir. Adamlarıyla kasabaya gelen Delarue, katilin canlı olarak yakalanıp kendisine teslim edilmesi için kasabanın Başkan Keane ve Şerif’ine 2 saat zaman verir. Başkan Keane ve Şerif, Delarue’nun önüne yaşlı bir kadın ve sakat bir adam çıkarır. Delarue, yaşlı kadını ve sakat adamı öldürdükten sonra bir kasabalıyı daha öldürür. Kardeşinin gerçek katilleri kendisine teslim edilene kadar kasabanın haracını 2 katına çıkardığını açıklar. Delarue, Paul’ün dilsiz karısı Madelaine’e katilleri bulacağına söz verir.
Jon, kardeşi Peter’la batıya yerleşmek üzere yola çıkar. Kasabaya uğrarlar. Jon, arazisini Başkan Keane’e satar. Jon, Şerif ve adamları tarafından yakalanır. Peter’da yakalanır ve Jon’un yanına hapsedilir. Delarue’nun adamları gelip Jon’u alıp götürürler. Jon meydanda bir direğe bağlı şekilde tutulur. Delarue ise Madelaine’e zorla sahip olur.
Tutulduğu yerden kurtulmayı başaran Peter, Delarue’nun birkaç adamını öldürdükten sonra Jon’u atına bindirip kaçar. Delarue ve adamları peşlerine düşer. Peter bunun üzerine Jon’u tüfeğiyle bir kaya dibine bırakıp gider.
Jon kendine geldikten kısa süre sonra Peter’ın bir atın arkasına bağlanıp sürüklenerek götürüldüğünü görür. Yanına aldığı paralarla kaçmaya hazırlanan Madelaine, bindiği trende Delarue’nun adamları tarafından yakalanır.
Kendini toparlayan Jon, ilk olarak Başkan Keane’den hesap sormaya gider ve Delarue adına herkesin tapularını satın aldığını öğrenir. Gerekli cephaneleri edinen Jon, Keane’i öldürüp bir tabutla Delarue’ya gönderir. Delarue’nun büyükannesini öldürdüğü gençle birlikte Delarue’nun adamlarını teker teker haklamaya başlar. Delarue, yaralanan Jon’u omzundan vurur. Silahını doğrultup Jon’u öldürmek üzereyken Madelaine tarafından vurulur. Jon, Delarue’uyu başından vurup öldürür. Jon ve Madelaine, kasabayı birlikte terk ederler.

Comment / Yorum:
Danimarkalı yönetmen Kristian Levrig’in İngilizce çektiği 3., toplamdaysa 5. uzun metrajlı filmi olan “The Salvation”, Güney Afrika’nın Johannesburg ve Gauteng şehirlerinde çekilir. Yaklaşık 10.500.000 euro’ya mal olan film, 40’ından sonra dünya çapında bir şöhrete ulaşan Mads Mikkelsen’le Hollywood’un tanınan isimleri Eva Green, Jeffrey Dean Morgan ve Jonathan Pryce’ı bir araya getirir. Filmde ayrıca futbol dünyasının unutulmaz yıldızı Eric Cantona’da rol alır.
Filmde Peter karakterini canlandıracak olan Mads Mikkelsen’in kardeşi Lars Mikkelsen’in filmde oynayamayacağı belli olunca rol, Mads Mikkelsen’in tavsiyesi üzerine Mikael Persbrandt’a verildi.
Film, Danimarkalı karakterleri dışında birçok western klişesini bünyesinde barındırıyor. Beyaz ve siyah gibi iyi ve kötü karakterler, intikamı peşinde koşarken kahramana dönüşen ana karakter, kullanılıp intikamını alan kadın karakter ve bolca ölü, filmin akılda kalan western klişeleri. Hikaye için de sonu başından belli bir hikaye demek yanlış olmaz. Western severlere ve Mads Mikkelsen’in hayranlarına hitap edebilecek bir yapım.

Imdb note: 6.8                           My note: 4.5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme