Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Menderes Samancılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Menderes Samancılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2012 Cuma

İnce Memet Vuruldu (1975)

Director / Yönetmen:

Yılmaz Duru

Screenplay / Senaryo:

Sabah Duru

Cast / Kadro :

Yılmaz Duru
Aysun Güven
Cemil Şahbaz
Meral Orhonsay
Menderes Samancılar
Altan Bozkurt
Yaşar Yağmur
Murat Erton
Müjgan Ağralı
                                                               Tarık Şimşek
                                                               Sönmez Yıkılmaz (Herkül Sönmez)
                                                               İsmail Hakkı Şen (İsmail Haktan)
                                                               Yusuf Sezer
                                                               Yadigar Ejder
                                                               Arap Celal
                                                               Kadir Kök
                                                               Mürüvvet İşsever
                                                               Feri Cansel
                                                               Yılmaz Güney
                                                               Türkan Şoray

Subject / Konu:

Pavyonlarda şarkıcılık yapan Sabah, namını ve dürüstlüğünü duyduğu Adana'ya Memet'in yanına gelir. Memet'in bir sürü düşmanı vardır ve her an ölümle karşı karşıyadır. Memet, bir kere evlenmeye yeltenmiş, ancak evleneceği kız başkasını sevdiği için evlenmekten vazgeçmiştir. Sonra da hayatı sürekli tehlikede olduğu için herhangi bir kadınla evlenmemeye karar vermiştir. Çünkü kendisi babasız büyümüştür ve kocasız kalan annesinin ne kadar zor bir hayat sürdüğüne de şahit olmuştur.
Memet, Sabah'a aşık olur ve tüm tehlikelere rağmen onunla evlenmeye karar verir. Memet, ortağı Hacı'yla görüşmek üzere hiç sevmediği İstanbul'a gider.
Annesine Sabah'ı sevdiğini ve onunla evleneceğini söylemek üzere giden Memet, annesinden babası İnce Cumali'yle yaşadıkları zorlu günleri ve nasıl dünyaya geldiğinin hikayesini dinler. Memet'in nişan yüzüklerini alıp dönmesini bekleyen Sabah, Memet'in kıyafetlerini giyer. Memet'i öldürmek üzere gelen düşmanının adamları, Memet sandıkları Sabah'ı kurşun yağmuruna tutup öldürürler. Memet, Sabah'ın ölüm haberini alır almaz eve koşar. Memet, gelinlik giydirdiği Sabah'ı kayıkla adaya götürür ve gömer.
Memet, ortağı Hacı'nın da öldürüldüğü haberini alır. Sabah'ın acısıyla yüreğine dağlanan Memet, intikam almaya karar verir. Çiftlikteyken bir kaç adam tarafından ateş açılır. Adamların peşine düşen Memet, adamlardan birini yakalar. Yakaladığı kimsesiz Sungur'la kan kardeş olur ve onu himayesine alır. Memet, Hacı'nın torunu Ali'yle de kan kardeş olur. İntikamını alacağı kişilerin mekanlarında gezen Memet, hakkı yendiği için isyan eden ve birkaç kişi tarafından dayak yiyen Cemil'i de yanına alır ve onunla da kan kardeş olur. Kan kardeş olduğu 3 gence baba gibi davranır.
Düşmanları tarafından saldırıya uğrayan Memet, arabayla peşlerine düşer. Düşmanlarından kaçmakta olan Yaşar'a çarpar ve onu hastahaneye götürür. Yaşar'a Memet'in düşmanları olduğu ve onu öldürmesi gerektiği söylenir. Yaşar, kendisini ziyarete gelen Memet'i öldürmek üzereyken; Memet'in aslında düşmanı olmadığını öğrenir. Memet, Yaşar'ı da yanına alır.
Cemil, yükseklere çıkmak için kendisini basamak olarak kullanmaya çalışan şarkıcı sevgilisi Bahar yüzünden hovarda bir hayat sürmeye başlar.
Memet, Sabah'ın katillerinden birini yakalar ve öldürür.
Sevdiği kızla evlenip kaçakçılığa tövbe etmeye karar veren Sungur, son işinde Memet'in düşmanları tarafından yakalanır. Sungur, işkencelerle öldürülür.
Memet'in adamı Vurgun, Memet'in düşmanlarını teker teker öldürmeye başlar. Memet, oğlu gibi sevdiği Cemil, Yaşar ve Ali'nin hayatlarını tehlikeye atmamak için onları kendinden uzaklaştırır. Cemil, uyuşturucu kaçakçılarının mallarını çalar. Yaşar, sevdiği kızla evlenir ve şoförlük yapmaya başlar.
Memet, Cemil'i uyuşturucu işinden uzak durması için uyarır. Cemil, Memet'in sözlerini ciddiye almaz. Cemil'in mekanına gelen Memet, Cemil'in kendisini hiçe sayan tavırlarına sinirlenir ve oğlu kadar sevdiği Cemil'i öldürür. Memet, büyük üzüntü yaşar ve silahını bırakıp gider. Memet'in silahını bırakıp gittiğini haber alan düşmanları, Memet'i köprüde vurur. Vurgun, vurulup yere düşen Memet'i kaldırır. Memet, Vurgun'a Anadolu yakasında ölmek istediğini ve kendisini o tarafa götürmesini söyler. Ancak çok geçmeden Vurgun'da vurulur.

Comment / Yorum:

İnce Memet Vuruldu, başrolünü ve yönetmenliğini Yılmaz Duru'nun, senaristliğini ise Yılmaz Duru'nun eşi Sabah Duru'nun üstlendiği, Yeşilçam'da erotizm furyasından da nasiplenmeyi unutmamış, misafir oyuncularıyla dikkatleri üzerine çeken ve fakat vasatı bile yakalayamayan bir film. Yılmaz Duru, Memet karakteriyle iyi bir oyunculuk performansı sergilemiş. Ancak bu performans, filmi kurtarmaya yetmemiş.
Türkan Şoray, kariyeriyle ilgili verdiği birçok röportajda en büyük pişmanlığının Yılmaz Güney'le film çevirememek olduğundan bahsetse de; İnce Memet Vuruldu, dolaylı olarakta olsa Türkan Şoray'la Yılmaz Güney'i aynı filmde bir araya getirmeyi başarıyor. Jenerikte şeref misafiri olarak isimleri geçen 2 dev oyuncu, filmde küçük rollerle karşımıza çıkıyor. Türkan Şoray, Memet'in evlenmeye yeltenip vazgeçtiği köylü kızı; Yılmaz Güney ise Memet'in babası İnce Cumali'yi canlandırıyor. Yılmaz Güney'in görüntüleri, 1967 yapımı "İnce Cumali" adlı filmden alınarak filme eklenmiş. Film, bu yönüyle "İnce Cumali" filminin devam filmi olarakta algılanabilir.
Filmin küçük bir bölümünde Feri Cansel'in görüntüleri de kullanılmış. Türkan Şoray, Yılmaz Güney ve Feri Cansel'in görüntülerinin filme bir katkı sağladığı söylenemez. Bu durum, bahsi geçen oyuncuların görüntülerinin, oyuncuların şöhretlerinden faydalanabilmek ve izleyicilerin ilgisini çekebilmek için kullanıldığı izlenimi yaratıyor. Filmde ayrıca sonraki dönemlerde popülariteleri artacak Meral Orhonsay ve Menderes Samancılar gibi isimler de rol alıyor.
Filmin garip bir senaryosu var. Sabah'ın öldürülmesinin ardından mavi gözlü kimi bulsa kan kardeş olan ve onları himayesine alıp iyilik aşılamaya çalışan Memet'in kaçakçılıkla herşeyini elde etmiş olması; uyuşturucu kaçakçılığına bulaşan oğlu gibi sevdiği Cemil'i pisliğe bulaştığı gerekçesiyle öldürmesi, oldukça tutarsız. Çünkü sonuçta Memet'te yasadışı işler çeviren bir adam. Ayrıca kimi bölümlerde daldan dala atlanması da; kurgusal problemleri gözler önüne seriyor. Filmde Gönül Yazar ve Müşerref Akay'ın seslendirdiği şarkılar kullanılmış.
İnce Memet Vuruldu, İnce Cumali filminin devamı niteliğinde olması ve misafir oyuncu dahi olsalar Türkan Şoray ve Yılmaz Güney'i bir araya getirmesiyle dikkat çekmeyi başaran bir yapım. Ancak filmin beklentilerin altında kaldığı çok açık. Yılmaz Duru sinemasından hoşlananların ilgisini çekebilir.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 4

4 Ocak 2012 Çarşamba

Kaledeki Yalnızlık (2011)

Director / Yönetmen:

Volga Sorgu

Screenplay / Senaryo:

Volga Sorgu

Cast / Kadro :

Numan Çakır
Özlem Tekin
Tolga Sarıtaş
Yıldırım Bayazıt
Nur Sürer
Menderes Samancılar
Erkan Can
Ali Erkazan
Cengiz Sezici
                                                               Atilla Saral
                                                               Osman Gidişoğlu
                                                               Erkan Bektaş
                                                               Ümit Karan
                                                               Volga Sorgu

Subject / Konu:

Bir trafik kazası sonucu eşini kaybeden Nurettin, liseye giden oğlu Feyyaz'la birlikte kıt kanaat geçinerek yaşamını sürdürmektedir. Amatör bir takımda kalecilik yapan Nurettin, 39 yaşına gelmiş, geçmişteki tüm başarılarına rağmen eski günlerinden çok uzakta ve yediği goller yüzünden kendi taraftarının dahi alay konusu olmuştur.
Tek umudu oğlu Feyyaz'ın üniversiteyi kazanması olan Nurettin, Feyyaz'la iletişim kurmakta zorlanmakta ve oğluna her zaman şefkatle yaklaşan ablası ve eniştesi sayesinde Feyyaz'la ilişkisini ayakta tutmaya çalışmaktadır.
Almanya'dan ziyaretlerine gelen ve fakat asıl amacı yeğeni Feyyaz'ı Almanya'ya götürmek olan Zenoş, evde bir sıcaklık yaratmakla kalmaz; Feyyaz'la Nurettin'i de birbirlerine yakınlaştırmayı başarır. Zenoş, eniştesi Nurettin'in oğlu için çırpınışlarını görünce Feyyaz'ı Almanya'ya götürme fikrinden vazgeçer.
Takım başkanının sezonun bitimine 2 maç kala Nijeryalı bir kaleciyi takıma dahil etmesiyle futbolu bırakmaya karar veren Nurettin, eniştesinin çalıştığı lunaparkta penaltı kurtarıp para kazanmaya çalışır.
Feyyaz ve arkadaşları, babasının jübile maçına çıkabilmesi için Nijeryalı kaleciyi korkutup kaçırırlar. Sezonun son maçı, maçtan 1 puan dahi kazanırsa şampiyon olacak rakip takımladır. Rakip takım başkanı, kulüp başkanını bacağından vurdurduğu için rakiplerini baltalamak gayesinde olan kulüp Nurettin'i son maçta kaleye geçmesi için geri çağırır.
Nurettin, rakip takımdan şike teklifi alır. Paraya çok ihtiyacı olan Nurettin, şike teklifini kabul eder. Nurettin'in takımı maça golle başlasa da; Nurettin penaltı yaptırır ve gol yer. Feyyaz, teyzesi Zenoş ve Zenoş'un Almanya'da iken arkadaşı olan ünlü futbolcu Ümit Karan'la birlikte ilk kez babasının bir maçını seyretmek için gelir. İlk yarı 1-1 berabere biter. Maçın 2. yarısında kalesinde devleşen Nurettin, bir de gol atıp maçı takımının kazanmasını sağlar. Nurettin, sahaya dalan rakip takım seyircisinden kaçmayı başarsa da rakip takım başkanı ve onun adamı tarafından mezarlıkta kıstırılır ve öldürülür.

Comment / Yorum:

Her ne kadar futboldaki mevkilerden biri olarak nitelendirilse de; aslında kalecilik, futbolculuktan farklı bir meslektir. Çünkü kalecilerin hataları, futbolcuların hatalarına benzemez. Futbolcular hata yapsa da geride kaleyi savunabilecek bir kaleci vardır. Ama kaleci hata yaparsa; kale düşer. Son maçlarını oynayan veteran bir kalecinin hikayesini anlatan film, kalecilerin hatalarının çoğu zaman telafisi olmadığının ve bu nedenle maçlara en çok etki eden oyuncuların kaleciler olduğunun altını çizmeye çalışıyor. Kalecilik genelinden oğlu için birşeyler yapmaya çalışan bir baba özeline inince de; meslek onuruyla oğlunun geleceği arasında kalan bir baba çıkıyor karşımıza.
Çok sade bir hikayeye sahip olan Kaledeki Yalnızlık, klişelerle dolu senaryosuyla vasatı aşmayı başaramamış. Spor temalı filmlerde çoğu zaman karşımıza çıkan yaşlı sporcunun yerine genç bir sporcu transferi yapılması, son maçta yaşlı oyuncuya tekrar ihtiyaç duyulması ve bu yaşlı sporcunun son maçında harikalar yaratması klişeleri filmi oldukça sıradanlaştırmış. Şikeyi kabul etmiş, ancak daha sonra meslek onuru ağır bastığı için maçı satmaktan vazgeçmiş kalecinin yaptığı kurtarışlarla devleşmesi yeterli olacakken; bir de çıkıp gol atması ise klişeden de öte bir abartı olmuş.
Filmin 2 temel karakterini canlandıran Numan Çakır ve Tolga Sarıtaş, sönük performanslarıyla hayal kırıklığına neden oluyorlar. Nur Sürer, Menderes Samancılar ve Erkan Can gibi önemli isimlerin canlandırdığı filmin yardımcı karakterleriyse başarılılar.
Oyuncu Volga Sorgu'nun ilk yönetmenlik denemesi olan film, her ne kadar iyi niyetli olsa da vasatı aşamayan bir film olmuş. 7 hafta vizyonda kalan film sadece 8542 seyirciye ulaşarak gişede de başarısızlığa uğradı. Kaledeki Yalnızlık, sıkılmadan izlenebilecek ve fakat seyirciye fazla bir şey vadetmeyen bir film.

Imdb note : 6.4                            My note : 4

28 Kasım 2011 Pazartesi

Bekçi (1986)

Director / Yönetmen:

Ali Özgentürk

Screenplay / Senaryo:

Işıl Özgentürk

Novel / Kitap :

Orhan Kemal (from "Murtaza")

Cast / Kadro :

Müjdat Gezen
Güler Ökten
Halil Ergün
Macit Koper
Orhan Çağman
Ferda Ferdağ
                                                               İhsan Yüce
                                                               Menderes Samancılar
                                                               Damla Coşkunoğlu
                                                               Neslihan Acar
                                                               Refik Durbaş
                                                               Ülkü Ülker
                                                               Nurettin Şen
                                                               Ajlan Aktuğ
                                                               Selahattin Fırat

Subject / Konu:

Hastalıklı bir vazife bağımlısı olan Murtaza, 2 kız babası muhafazakar bir babadır. Baskıcı yapısıyla gerek kızlarını gerek fabrika işçilerini bezdirmektedir. Sürekli Balkan Savaşı kahramanı olan dedesi Kolağası Hasan'la övünen Murtaza, sadece patronuna bir kul gibi bağlıdır.
Murtaza her ne kadar farkında olmasa da; zorla sözünü geçirdiği insanlar, arkasından kendisiyle alay etmektedir. Patronu da bu kişilerin arasındadır. Ama patron, aynı zamanda Murtaza'nın işine olan aşırı sadakatinden Murtaza'yı överek faydalanmaktadır.
Murtaza'nın baskıcı tutumu başta kızları olmak üzere herkesi kendisinden uzaklaştırmaya başlar. İnsanların özellikle de kızlarının kendisinden uzaklaşması; Murtaza'yı olduğundan daha hastalıklı bir adam haline getirir. Büyük kızı Emine'nin evden kaçmasına, küçük kızının ise ölümüne neden olan Murtaza, tüm yaşananlara rağmen vazife aşkından vazgeçmez.

Comment / Yorum:

Bekçi için bir roman uyarlaması demek yerine romandan esinlenme demek daha doğru olabilir. Çünkü film, romanla belirgin farklılıklar taşımakla beraber bazı fantastik ögelerde içeriyor. Orhan Kemal'in "Murtaza" romanından uyarlanan (ya da esinlenilen) Bekçi, yönetmen Ali Özgentürk'ün 3. uzun metrajlı filmi. Bekçi, Murtaza romanının sinemaya ilk uyarlanışı değil. Tunç Başaran'ın 1965 yapımı "Bekçi Murtaza" filmi, Murtaza romanının sinemaya ilk uyarlanışı.
Filmin Güler Ökten, Halil Ergün, İhsan Yüce, Macit Koper ve Menderes Samancılar gibi güçlü isimlerden oluşan oyuncu kadrosu, Murtaza rolüyle harikalar yaratan Müjdat Gezen'i bir çıta daha yukarı taşımış. Murtaza rolü, Müjdat Gezen'e göre de kariyerinin en önemli ve başarılı rolü.
Bekçi, 1986'da SİYAD "En iyi 3. film" ödülü ve Strasbourg İnsan Hakları Film Festivali'nde "İkincilik ödülü" kazandı. Filmin oyuncularının kazandığı tek ödül; Güler Ökten'in kazandığı SİYAD "En iyi yardımcı kadın oyuncu" ödülü. Film ayrıca Venedik Film Festivali'nin yarışmalı bölümüne seçilen ilk Türk filmi olma özelliğini taşıyor.
Bekçi, her ne kadar hak ettiği ilgiyi görmemiş bir film olsa da; Türk sinemasının 80'lerdeki yüz aklarından biri.

Imdb note : 6.3                            My note : 8

21 Temmuz 2011 Perşembe

Sarı Mersedes / Mercedes Mon Amour (1992)

Director / Yönetmen:

Tunç Okan

Screenplay / Senaryo:

Tunç Okan
Macit Koper

Novel / Kitap :

Adalet Ağaoğlu ( from "Fikrimin ince gülü" )

Cast / Kadro :

İlyas Salman
Menderes Samancılar
Valedie Lemoine
                                                         Saadet Gürses
                                                         Tuncay Akça
                                                         Serra Yılmaz

Subject / Konu:

Bayram, Almanya'da çalışmakta olan bir işçidir. Emek sarfedip biriktirdiği tüm parayla sarı renkte bir mercedes araba satın alır. Amacı; tatilde, hep hor görüldüğü köyüne gitmek ve çocukluğundan beri aşık olduğu Kezban'la evlenmektir. Bal kız adını koyduğu arabasıyla yolculuğuna başlar. Arabasını adeta gözünden sakınmaktadır. Türkiye'ye kadar kazasız belasız gelir. Ancak; Türkiye sınırını geçtikten sonra başına gelmeyen talihsizlik kalmaz. Yolculuk boyunca kendisine musallat olan bir minibüsün tacizlerine maruz kalır, otoparkta arabasının önünde bulunan amblem çalınır, kamyoncunun tekerleğinden fırlayan taşla arabasının camı kırılır, bozuk ve yapımı tamamlanmamış yollar yüzünden çeşitli kazalar geçirir.
Bayram, yolculuk esnasında geçmişiyle ilgili bazı şeyleri hatırlamaya başlar. Çocukluğunu, hor görüldüğü günleri, çocukluk aşkı Kezban'ı ve Almanya'ya gidebilmek için kandırıp yerine geçtiği İbrahim'i hatırlar. İbrahim'e yaptığı hatırına geldiğinde vicdan azabı duymaz. Yaptığı kötülüğü, o dönemdeki çaresizliğine bağlar.
Arabası hurdaya dönen, perişan haldeki Bayram, köyünün boşaltıldığını ve arkeologlar tarafından kazıldığını görür. Kezban'ın ise bir başkasıyla evlendiğini öğrenir.

Comment / Yorum:

5 yıl gibi uzun bir sürede tamamlanabilen Türk, Alman, Fransız ortak yapımı film, 1992'de tamamlandı. Adalet Ağaoğlu'nun "Fikrimin ince gülü" adlı romanından sinemaya uyarlanan film, 29. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde yönetmen Tunç Okan'a "En iyi yönetmen", "En iyi ikinci film", filmin kurgusunu yapan Andre Goiltier'e "En iyi kurgu" ödüllerini kazandırsa da İlyas Salman'ın kazanamadığı "En iyi erkek oyuncu" ödülünden ötürü çok konuşuldu. Ödülün "Kapıları açmak" filmindeki rolüyle Mehmet Aslantuğ'a verilmesini tepkiyle karşılayan İlyas Salman, ödülü kendisinin hak ettiğini söyledi. İlyas Salman, kariyerinin tartışmasız zirve performanslarından biri olan "Bayram" rolüyle, 5. Ankara Film Festivali'nde "En iyi erkek oyuncu" ödülünü kazanmayı başardı. Film ayrıca, 1992'de Kültür Bakanlığı'nın verdiği "Sinema başarı" ve 7. Adana Altın Koza Kültür Sanat Festivali'nce verilen "En iyi müzik" ödüllerini de kazandı.
Türk sinemasında fazla örneği olmayan başarılı bir yol hikayesi. Üzerine bir de İlyas Salman'ın kariyerinin en iyi performanslarından biri eklenince ortaya önemli ve izlenmesi gereken bir film çıkmış.

Imdb note : 7.5                             My note : 8