Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Nedret Güvenç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nedret Güvenç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2013 Çarşamba

Yalı (1990)

Director / Yönetmen:

Safa Önal

Screenplay / Senaryo:

Safa Önal

Cast / Kadro :

Sezer İnanoğlu
Meral Konrat
Fulden Uras
Nedret Güvenç
Nilüfer Aydan
Efkan Efekan
Ekrem Dümer
Sadun Aksüt
Fikret Hakan

Subject / Konu:

2 kardeş olan Suat ve Şermin, anneleri Müzeyyen’le beraber babalarından kalma eski yalılarında yaşamaktadır. Suat ve Şermin, gelirleri fazla olmasa da bir hayli talibi olan yalıyı satıp varlıklı bir hayata kavuşmak isterler. Müzeyyen ise bu fikri şiddetle reddeder. Çünkü genç kızlığından beri yaşadığı bu yalı, ona göre sadece konaklanan bir yer değil tüm yaşantısına ve hatıralarına şahitlik etmiş bir dosttur.

Suat, zengin bir ailenin kızı olan Ayten’le aşk yaşamaktadır. Ayten hamile kalınca evlenmeye karar verirler. Ayten’in babası Selim ve annesi Jale, bu evliliğe müsaade etmezler. Gizlice evlenip yalıda yaşamaya başlarlar. Selim, Ayten’in Suat’la evlendiğini öğrenince kızının bütün maddi kanallarını keser. Ayten, önceleri yalının satılması umuduyla Müzeyyen’le iyi geçinmeye çalışsa da; Müzeyyen’in yalıyı satmamak konusundaki katı inadını ve kendisine tuhaf gelen eski geleneklerini görünce Müzeyyen’e soğuk ve mesafeli davranır. Suat’a da şayet annesine yalıyı sattıramayacaksa yalıdan ayrılmak istediğini söyler. Suat, annesine ne kadar dil dökse de yalıyı sattırmayı başaramaz.

Ayten ve Suat, Selim kendilerini affedip Suat’a yüksek gelirli ancak yoğun bir iş verince yalıdan ayrılıp kendi hayatlarını kurarlar. Suat, iş yoğunluğu yüzünden bebeğini bile doğru dürüst göremez. Şermin, ağabeyinin ve yengesinin sahip olduğu zengin yaşantısına imrenir. Ayten’in kendisine tanıştırdığı zengin bir erkekle ilişki yaşamaya başlar. Ancak çok geçmeden evlenme hayalleri yaptığı erkeğin kendisini kullandığını farkına varır.
Suat, Selim’e her şeyin para olmadığını ve işten ayrılacağını söyler. Ayten, bir trafik kazası yapar ve bebeklerinin ölümüne neden olur. Suat, nefret kustuğu Ayten’i terk eder ve yalıya gider. Annesinin en sonunda yalıyı sattığını öğrenir. Birlikte iskeleye doğru yürürler. Üzgün bir halde yalıya doğru yürüyen Şermin’le karşılaşırlar. Birbirleriyle kucaklaşan aile, kendilerine yeni bir hayat kurmak üzere tekrar kenetlenirler.

Comment / Yorum: 

Safa Önal’ın senaryosunu yazıp yönettiği Yalı, 22 Nisan 1992 yılında ölen Berkar İnanoğlu’nun yapımcılığını yaptığı son 2 filmden biri olur. Yalı, yapımcı Berker İnanoğlu ve başrolü üstlenen oğlu Sezer İnanoğlu’nun son ortak çalışmaları olur. Filmin görüntü yönetmenliğini Sedat Ülker, müziklerini Cahit Berkay yapar.
Filmde Nedret Güvenç haricinde kayda değer bir oyunculuk performansı yok. İlk ve son kez olgun haliyle sinema perdesinde gördüğümüz Sezer İnanoğlu’nun parlak çocuk oyuncu günlerinin oldukça gerisinde olduğu aşikar.

Oyunculukta özellikle 90’lı yıllarda aktif olan Meral Konrat ve Fulden Uras’ın da vasatı aşamadıkları söylenebilir. Filmde Yeşilçam emektarları Nilüfer Aydan ve Efkan Efekan’ı da yan rollerde izlemek mümkün. Ayrıca kaynaklarda yer almasa da Fikret Hakan’da filmde çok kısa bir süre rol almış.
Hatıralarına ve geleneklerine bağlı yaşayan yaşlı bir anne ile konforlu, keyifli bir hayat isteyen evlatlarının kuşak çatışmasını anlatan Yalı, gelenekçiliği haklı çıkartmaya çalışan, objektiflikten uzak bir film. Bu yüzden senaryo, değindiği güzel detaylara rağmen karşı çıktığı modern hayatın gerçekleri yüzünden tartışmaya açık bir hal almış.

Imdb note : 5.4                               My note : 5

9 Ağustos 2013 Cuma

Yüzbaşı Tahsin (1950)

Director / Yönetmen:

Orhon M. Arıburnu

Screenplay / Senaryo:

Orhon M. Arıburnu

Story / Hikaye:

Hıfzı Tan

Cast / Kadro :

Orhon M. Arıburnu
Nedret Güvenç
Nuri Genç
Salih Tozan
Cahit Gürkan
Belkıs Dilligil (Belkıs Fırat adıyla)
                                                              Gülsevim Gemiyakan
                                                              Hayri Esen
                                                              Adnan Altınteş
                                                              Şevki Artun
                                                              Cevat Şakir Kabaağaç (Halikarnas
                                                              Balıkçısı)
                                                              Tevhit Bilge
                                                              Kemal Dirim
                                                              Mehmet Ali Pekünlü
                                                              Nevzat Engindeniz
                                                              Hasan Mutaf
                                                              Mehmet Aslan
                                                              Merter Fosforoğlu

Subject / Konu:

1921 yılı Temmuz ayında düşman kuvvetleri taarruza geçer. Türk askeri ise topraklarını kahramanca savunur. Düşman güçleri ilerlemeye başlar. Yüzbaşı Tahsin, komutasındaki askerlerle birlikte düşmanın mitralyözünü ele geçirip onları püskürtmeyi başarır. Kuyucak’ta bir türlü ilerleme sağlayamayan düşman, cephanesi de havaya uçurulunca bölgeye asker sevkiyatı yapar ve tüm köylüleri toplayıp katletmeye kalkışır. Durumu haber alan kumandanı Yüzbaşı Tahsin’i Kuyucak’taki köylüleri kurtarmakla görevlendirir. Katliam yapılmadan köye yetişmeyi başaran Yüzbaşı Tahsin ve askerleri, köyün dışına sürdükleri düşmanı kovalamaya başlar. Takviye düşman birlikleri gelir. Başından vurulan Tahsin, bir askeriyle ulaştırılması gereken bilgileri gönderir ve vuruşmaya devam eder.
Çoban, yaralı halde bulduğu Tahsin’i evine getirir. Tahsin çok kan kaybetmiş ve kendinden geçmiştir. Tahsin, köylülerce okula taşınır. Köyün öğretmeni Belkıs, Tahsin’i tedavi etmeye çalışsa da; elinden bir şey gelmediğini ve köye bir doktor getirilmesi gerektiğini farkına varır. Ancak muharebe dönemi olduğu için köye doktor getirmek oldukça zordur. Belkıs, bunun üzerine bir doktor bulup köye göndermesi için Eskişehir’deki öğretmen arkadaşı Pakize’ye mektup yazar. Mektubu köyün imamı, Pakize’ye ulaştırır. Pakize, doktor konusunda yardımcı olsa da; imamın yolunu düşman birlikleri kestiği için doktora ulaşamaz. Ancak işleri rast giden imama, tanıştığı bir düşman askeri yardım eder. Doktor olan düşman askeri, Tahsin’i muayene eder. Gerekli müdahalelerde bulunur. Tahsin’in bir asker olduğunu anlasa da onu ele vermez. Çünkü zamanında onunda hayatını bir Türk kurtarmıştır.
Tahsin, bulunduğunun 8. günü gözlerini açar. Ancak hafızasını kaybetmiş olduğu için geçmişe dair hiçbir şey hatırlamaz. Zamanla Belkıs’la birbirlerine aşık olurlar. Belkıs, düşmanın köyde arama yapacağını haber alır ve Tahsin’i birkaç günlüğüne mağaraya saklar. Pakize, oğlu Nejat’la birlikte köye gelir. Pakize aslında Tahsin’in karısıdır. Pakize uzun süredir Tahsin’den bir haber alamamıştır. Ordu ise Tahsin’in şehit olduğunu sanmaktadır. Pakize, Türk askeri düşmanı püskürtür püskürtmez Nejat’la köyden ayrılır.
Belkıs, ameliyat olması gereken Tahsin’i düşmandan kaçarak hastahaneye götürmeyi başarır. Kendisi de köyden gelen Ayşe’yle birlikte gönüllü hemşire olur. Tahsin’in ameliyatı gerçekleşir. Belkıs, Tahsin’in gerçek kimliği ortaya çıkınca yıkılır. Çünkü sevdiği adam Tahsin, en yakın arkadaşı Pakize’nin kocasıdır. Belkıs bu durum üzerine Bedia adını kullanarak başka bir yere tayinini isteyip ortadan kaybolur.
İyileşen Tahsin ise bu sefer geçmişini ve kimliğini hatırlamakta ve fakat Kuyucak’ta vurulduktan ameliyat oluşuna kadar ki süreci ise hatırlamamaktadır. Tekrar görev başı yapan Tahsin, Pakize’den bir mektup alır. Mektupta Türk ordusunun Dumlupınar’da kazanılan zaferle düşmanı iyice çaresiz bıraktığı ve eğer yolu Kuyucak’a düşerse arkadaşı Belkıs’ı ve onun “Bizim Oğlan” diye anılan meçhul aşkını soruşturmasını ister. Kuyucak’a giden Tahsin, kendisini tanıyan köylüler tarafından Bizim Oğlan’ın ta kendisi olduğunu öğrenir. Hatırlayamadığı süreçte neler yaşadığını köylülerden dinleyen Tahsin, Belkıs’ı bulabilmek için bulunduğu hastahaneye gider. Belkıs karşılaştığı ama kendisini tanımadığı Tahsin’e kendisini başka biriymiş gibi tanıtır ve Bekıs’ın öldüğünü söyler. Tahsin bunun üzerine Belkıs’ın mezarını görmek ister. Kalbinden rahatsız olan Belkıs fenalaşır ve herşeyden haberdar olan Ayşe’den yardım ister. Tahsin’i sahipsiz bir mezara götürüp Belkıs’ın burada gömülü olduğunu söylerler. Bu sırada Belkıs iyice fenalaşır. Tahsin’le beraber çektirmiş olduğu resmi yere düşürür. Tahsin, gerçeği farkına varır. Belkıs, Tahsin’in kollarında can verir.

Comment / Yorum:  

Orhon M. Arıburnu, oyunculuğun ardından yönetmenliğe de el atar. Hıfzı Tan’ın eserinden uyarladığı senaryoyu yönetir. Aynı zamanda Nedret Güvenç’le filmin başrollerini de paylaşır. Filmin yapımcılığını Duru Film, yönetmen yardımcılığını Mehmet Aslan, görüntü yönetmenliğini Aram Hügasyan, kurgusunu Orhan Atadeniz, müziğini Ahmet Baki Çallıoğlu yapar. Şarkıları Perihan Altındağ Sözeri seslendirir.
Dönem eleştirilerinde filmin milli hisleri istismar etmediği ve çekilmiş en başarılı Türk filmlerinden biri olduğu söylenmekte. Ancak objektif bir değerlendirme yapmak gerekirse senaryodaki ciddi tutarsızlığın altı da çizilmeli. Öyle ki başından vurulup hafızasını yitiren Tahsin’in ameliyat olup hafızası yerine geldikten sonra vurulduktan sonraki dönemi hatırlayamaması, bilimsel bir temele dayanmayan ve mantığa hiç mi hiç oturmayan bir tutarsızlık.
Yüzbaşı Tahsin, piyasada bulunan Türk filmleri arasında yapım yılı itibariyle en eski olanlardan biri. Bu nedenle film, seyre değer ve arşivlik bir film.

Imdb note: - (Filmin Imdb'de notu bulunmuyor)         My note: 5.5

18 Şubat 2013 Pazartesi

Elveda Dostum (1982)


Director / Yönetmen:

Zeki Alasya

Screenplay / Senaryo:

Mehmet Aydın

Cast / Kadro :

Kadir İnanır
Ahu Tuğba
Pembe Mutlu
Haluk Kurdoğlu
Nedret Güvenç
Yavuz Selekman
Tuncer Necmioğlu
Mesut Çakarlı
Fırat Gülgen
                                                          Romalı Perihan

Subject / Konu:

Dursun eşi Ayşe'nin dayatması üzerine öğretmenlikten istifa edip ailesiyle birlikte İstanbul'a gelir. Pazarlama işi yapmaya çalışır ama memnun kalmaz. Geçim sıkıntıları baş gösterince Dursun, istemeye istemeye özel öğretmenlik yapmaya razı olur. Zengin bir ailenin torunu olan Bülent'e özel ders vermeye başlar. Bülent, ailesiyle tatile gideceği için Dursun'dan yazlıkta da Bülent'e ders vermesi istenir. Dursun kazanacağı para için teklifi kabul eder.
İngiltere'ye gelin giden Bülent'in teyzesi Sibel, ani bir kararla boşanmaya karar verip ülkeye geri döner ve yazlığa gelir. Sibel, kendisine pek yüz vermeyen Dursun'la yakınlaşmaya çalışır. Sibel'in gösterdiği ilgiye kayıtsız kalamayan Dursun, Sibel'le yasak bir aşka yelken açar. Sibel'le Dursun'un eğlenirken çekilen fotoğrafları gazetelerde yayınlanır. Eşi, Dursun'un fotoğraflarını görür.
Kızı Sibel'in mutluluğunu gören babası, Dursun'a karısı Ayşe'den boşanıp kızıyla evlenmesini teklif eder. Dursun, bu teklifi geri çevirir ve evine geri döner. Ayşe, boşanmaya karar verdiği Dursun'u evden kovar. Herşeyini yitiren Dursun, körkütük sarhoş olur ve trafik kazası geçirip hastahaneye kaldırılır. Hem Sibel, hem de Ayşe hastahaneye gelir. Oğlunun sesini duyan Dursun gözlerini açar...

Comment / Yorum:

İdealizmle geçim sıkıntıları arasında sıkışan ve ailesinin mutluluğu için doğru bildiklerinden taviz vermek zorunda kalan bir öğretmenin, zengin ailenin istediğini almaya alışkın kızıyla yaşadığı yasak aşkı anlatan Elveda Dostum, Zeki Alasya imzası taşıyor. Zeki Alasya'nın 8. yönetmenlik deneyimi olan film, yönetmenin Kadir İnanır'la 1979 yapımı "Doktor" filminden sonraki 2. buluşması.
Filmin hiç fena sayılmayacak bir oyuncu kadrosu var. Kadir İnanır'a başrollerde Ahu Tuğba ve Pembe Mutlu eşlik ediyor. Sadece aşk hikayesine takılıp kalmayan ve insanın zorundalıklarını sorgulayan senaryo, filmin güçlü taraflarından biri. Filmin en eleştirilesi tarafı ise Sibel karakterinin bilinçli veya bilinçsiz şekilde erotik bir figür olarak sunuluşu. Elveda Dostum, kusurları ve eleştirilecek tarafları olan bir film olsa da; konusu, senaryosu ve oyunculukları için seyredilmeye değer.

Imdb note : 3.9                             My note : 6.5