Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Tom Wilkinson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tom Wilkinson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2014 Cumartesi

Good People / Ölümcül Oyun (2014)

Director / Yönetmen:
Henrik Ruben Genz

Screenplay / Senaryo:
Kelly Masterson

Novel / Kitap:
Marcus Sakey (from “Good People”)

Cast / Kadro:
James Franco
Kate Hudson
Tom Wilkinson
Omar Sy
Sam Spruel
Anna Friel
Oliver Dimsdale
                                                             Diana Hardcastle
                                                             Thomas Arnold
                                                             Michael Jibson
                                                             Diarmaid Murtagh

Subject / Konu:
Fransız uyuşturucu taciri Khan, elindeki sıvı eroinlerle bir kulübe gider. Peşindeki adamlar tarafından kulüp basılır ve malları elinden alınır. Baskın yapma fikrini veren Ben, baskını düzenlemek için yardım aldığı Bobby’yi öldürüp malları alır ve kaçar.
Evini kaybetmek üzere olan Tom, tüm paralarını harcadığını eşi Anna’ya henüz anlatmamıştır. Birlikte olmaya hazırlandıkları sırada kiracıları olan alt komşuları Ben’in dairesinden gelen yüksek sesten rahatsız olup önce kapısını çalarlar sonra da dairesine girerler. Ben’i aşırı dozdan ölmüş halde bulurlar. Polise haber verirler.
Ceset götürüldükten sonra Tom, Ben’in dairesinde gizli bir bölme olduğunu fark eder. Bölmedeki çantanın içinde 220.000 pound bulurlar. Dedektif John, soruşturma için evlerine gelince parayı saklarlar. Kızı Julie, Ben’in sattığı uyuşturucu yüzünden öldüğünden John, bu tehlikeli davanın üzerinde hassasiyetle durmaktadır.
Anna parayı polise teslim etmek istese de, Tom onu bir süre bekleyip para için kimse gelmezse gelecekleri için kullanmaya ikna eder. John, Tom ve Anna’yı takibe alır. Bu takibe mali hareketleri de dahildir.
Tom, evlerinin ellerinden gitmemesi için paranın bir bölümünü kullanır. Durumu Anna’ya açıklar ve arkadaşı Mike aracılığıyla fatura kestireceğini ve harcadığı paraları kazanmış olduğu para gibi göstereceğini söyler. Ancak John mali hareketlerindeki hızlanmadan haberdar olur.
Ben’le birlikte baskını düzenleyen Bobby’nin ağabeyi Jack, Ben’in peşine düşüp ev adresini bulurlar. Evde yaptıkları aramada Ben’in gizli bölmesini bulurlar ve sıvı eroinlere ulaşırlar. Eve girilmiş olduğunu gören Tom, John’u karşısında bulur. John, Tom’a mali hareketlerinden haberdar olduğunu söyleyip sakladığı bir şey olup olmadığını sorar.
Yeni bir iş teklifi alan Tom görüşmeye gider. Ama aslında bu görüşmenin bir iş teklifi değil, intikam peşindeki Khan’ın uyarısı olduğunu öğrenir. John’a mesaj gönderip eve döndüğünde paranın peşindeki Jack tarafından ciddi şekilde darp edilir. Eve dönen Anna’ya da musallat olunca Tom, paranın yerini söyler. Ancak Jack, John’un eve gelmesiyle kaçmak zorunda kalır. John, paraları saklandığı yerde bulur.
Tom ve Anna’nın paranın bir bölümünü kullanmış olduğunu anlayan John, kendisine yardım etmeleri karşılığında kendilerine yardımcı olabileceğini söyler. Jack’e tuzak kurmak için kendilerini kullanmak istemektedir. Jack, Tom’u arar ve parayı ister. Tom, peşlerini bırakması karşılığında halka açık bir yerde parayı teslim etmeyi kabul eder. John, çantaya takip cihazı yerleştirir ve yapmaları gerekenleri söyler. Ancak güvende hissetmeyen Tom ilk olarak Khan’a gidip haber verir.
Tom ve Anna buluşma yerine gittiklerinde Jack için çalışan polisler John’u vururlar. Artık Khan’da kaçmayı başaran Tom ve Anna’nın peşindedir. Jack, Tom’u arar ve yakınları Sarah ve bebeği Julian’ın ellerinde olduğunu söyler. Bunun üzerine Tom, saklandıkları evin adresini Jack’e, Anna’da Jack’le meselesi olan Khan’a gönderir. Takip cihazından Tom ve Anna’nın nerede olduğunu öğrenen John, hastaneden çıkar.
Jack, adrese gelir ve Tom’u bıçaklar. Anna parayı isteyen Jack’i hazırladıkları tuzağa düşürür. Çürük tahtalara basan Jack kazıkların üzerine düşer. Jack’in adamı Anna’yı silahla yaralar. Tom’da Jack’in adamını çivi tabancasıyla ayağından yaralar. Khan ve adamı da mekana gelir. Tom, Khan‘ın adamını öldürürken, Jack’in adamı da Khan’ı öldürür. Jack’in adamı Anna’yı öldürmek üzereyken John tarafından öldürülür.
Yanan evden çıkan Tom ve Anna, bir süre hastanede kalırlar. Evde bulunan paralar John tarafından kendilerine verilir. Sıkı bir macerayı atlatan çift, yola çıkmadan önce Anna’nın hamile olduğu haberiyle sevinç yaşarlar.

Comment / Yorum:
Kelly Masterson'ın Marcus Sakey'in aynı adlı kitabından senaryosunu uyarladığı Good People'ı ilk Hollywood projesine imza atan Danimarkalı yönetmen Henrik Ruben Genz yönetir. James Franco ve Kate Hudson'ın başrolleri paylaştığı filmde Tom Wilkinson ve Omar Sy gibi kalburüstü oyuncular da yer almakta. Çekimleri Londra'da yapılan film, tür olarak aksiyon ve suçu harmanlamakta.
Filmin kadrosu oluşturulurken Anna rolü ilk olarak Jessica Chastain'e önerildi. Ancak Chastain takvimi uymadığı için rolü kabul edemedi. Böylece rol Kate Hudson'a gitti. Filmdeki oyunculuk performansları, genel olarak başarılı.
Aşıklar, hırsızlar, katiller sloganını kullanan "Good People / Ölümcül Oyun", sürükleyici bir film. Kısa süresinin de katkısıyla aksiyon temposu hiç düşmüyor. Ancak filmin senaryosu için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. İlgi çekici şekilde başlayan hikaye aktıkça sıradan bir aksiyona dönüşüyor. Bu nedenle de ortaya vasat ve fakat sıkılmadan seyredilebilecek bir aksiyon filmi çıkıyor.

Imdb note: 5.3                           My note: 5

8 Nisan 2012 Pazar

The Best Exotic Marigold Hotel / Marigold Oteli'nde Hayatımın En Güzel Tatili (2011)

Director / Yönetmen:

John Madden

Screenplay / Senaryo:

Ol Parker

Novel / Kitap:

Deborah Moggach (from "These Foolish Things")

Cast / Kadro :

Judi Dench
Bill Nighy
Dev Patel
Tom Wilkinson
Maggie Smith
                                                             Penelope Wilton
                                                             Celia Imrie
                                                             Tena Desae
                                                             Ronald Pickup
                                                             Diana Hardcastle
                                                             Lillete Dubey
                                                             Bhuvnesh Shetty
                                                             Liza Tarbuck
                                                             Russell Balogh
                                                             Fiaz Ali
                                                             Israr Azam

Subject / Konu:

Evelyn, ömrü boyunca herşeyin idaresini bıraktığı kocası ölünce kendisini kocasından kalan borçlarla karşı karşıya bulur. Oğulları durumu kontol altına almak için Evelyn'in yaşadığı evi satıp borçları kapatmaya karar verir. Plana göre evsiz kalacak Evelyn, çocuklarının evinde kalacaktır. Ancak Evelyn, evinin satılmasına onay verse de; çocuklarının evinde kalmaya razı gelmez.
Oldukça huysuz bir ihtiyar olan ve her fırsatta ne kadar ırkçı olduğunu gösteren Muriel, kalçasından ameliyat olmak için 6 ay beklemesi gerektiğini öğrenir.
Emekli olan Douglas ve Jean, istedikleri gibi bir yer bulamayıp tüm birikimlerini de kızlarının kuracağı iş için verince kalan günlerini makul ve hesaplı şekilde değerlendirmek için arayışa geçerler.
Kısa süre için de olsa torularına bakmaktan bunalan Madge, zengin bir koca bulmaya karar verir.
Azgın bir ihtiyar olan Norman, birlikte olabileceği bir kadın arayışındadır.
Yeni emekli bir yargıç olan Graham, hayatını kariyeri uğruna ertelediğini ve yaşamak istediklerini yaşayamadığını farkına varır.
İnternette Hindistan'da bulunan, ucuz, egzotik, komforlu ve cazip fırsatlar sunan The Best Exotic Marigold Hotel'in reklamını gören ve etkilenen Evelyn, Muriel, Douglas, Jean, Madge ve Norman Hindistan'a uçarlar. Yolculuk ve ilk izlenimler, pek bekledikleri gibi olmaz. Esas hayal kırıklığını ise kalacakları otelin reklamda izledikleri otelle alakası olmadığını görünce yaşarlar.
Otelin işletmecisi Sonny, iyi niyetli bir genç olmasına karşın pek başarılı bir girişimci değildir. Bir taraftan İngiltere'den gelen müşterileriyle ilgilenmeye başlayan Sonny, öbür taraftan da kendisine Delhi'den bir kız bulup evlendirmeye çalışan annesine sevgilisi Sunaina'yı tanıştırıp kabul ettirmekle uğraşmaktadır.
Kısa sürede ortama ayak uyduran Douglas, bol bol gezip Hindistan'ın tadını çıkarmaya başlar. Sürekli hayıflanan ve herşeyden Douglas'ı sorumlu tutan Jean ise Graham'den hoşlanmaya başlar. Ancak çok geçmeden Graham'in bir gay olduğunu ve Hindistan'a geliş nedeninin gençliğinde aşk yaşayıp aile baskısı yüzünden terketmek zorunda kaldığı sevgilisini bulmak olduğunu öğrenince hayal kırıklığına uğrar. Graham bu yüzden her gün devlet dairesine gidip araştırma yapar. Araştırması yavaş yavaş sonuç vermeye başlayan Douglas'ın kalbi teklemeye başlar.
Madge, zengin koca bulabilmek ümidiyle gittiği mekanda Norman'a rastlar. Norman'a hoş bir bekar olan Carol'ı tavlamasında yardımcı olur.
Hayatında ilk kez bir iş bulan ve Sunaina'nın çalıştığı şirkette işe başlayan Evelyn, ömrü boyunca istediklerini yapmadığını ve hep başkaları için yaşadığını farkeder. Yeni hayatının tadını çıkarmaya başlayan Evelyn, Douglas'la yakınlaşmaya başlar.
Başarılı bir kalça ameliyatı olan Muriel, kast sistemine göre en altta olan otelin hizmetçilerinden biriyle ister istemez dost olur. Çünkü kast sisteminden ötürü ona insan gibi davranan ilk kişi Muriel'dir.
Graham'in aramaları sonuç verir ve evlenmiş olan büyük aşkına kavuşur. Aradığı mutluluğa geçte olsa kavuşan Graham, çok geçmeden tekleyen kalbine yenik düşer. Graham'in külleri, oteldeki dostları ve aşkı tarafından gençliğinde aşkıyla gerçek mutluluğu tattığı yere bırakılır.
Bir aksilik sonucu Sunaina'yı uygunsuz bir halde gören Sonny'nin annesi, Sunaina'yı kesinlikle gelini olarak kabul etmeyeceğini söyler. Sonny'nin annesi bu da yetmiyormuş gibi otelin satılacağını haber verir.
İngiltere'ye dönmeye karar veren Jean, kızlarının yardımcı olması sonucu artık sevgi duymadığı Douglas'la birlikte İngiltere'ye gitmek üzere otelden ayrılır. Evelyn'le vedalaşamadığı için üzgün olan Douglas, yarı yolda Jean ile artık aralarında herşeyin bittiğini anlayınca otele geri döner.
Otelin hesaplarını inceleyen Muriel, otelin aslında zararda olmadığını ortaya çıkarır. Sonny'de annesine işletmecilikte başarısız olan ve fakat aşkının peşinden giden babasına benzemekle onur duyduğunu söyler ve Sunaina ile birlikte olacağını söyler. Yumuşayan anne, Sonny'nin Sunaiana ile birlikte olmasına razı olur. Otelin satışından da vazgeçilir. Otelin yeni hesap sorumlusu Muriel olur.
Norman, Carol'la birlikte yaşamaya başlar. Madge sonunda zengin biriyle tanışır. Evelyn ve Douglas'ta birlikte hayatın tadını çıkarmaya başlar.

Comment / Yorum:

The Best Exotic Marigold Hotel, 1998 yapımı 7 Oscar'lı filmi "Shakespeare in Love / Aşık Shakespeare" ile adından uzun süre söz ettirmeyi başaran yönetmen John Madden'ın, farklı türlerde filmler çektikten sonra kendi deyimiyle en sevdiği tür olan komediye geri dönüşü. Film, salt bir komedi olmasa da; güldürmekte oldukça başarılı. Bu başarı da en büyük pay şüphesiz, Deborah Moggach'ın "These Foolish Things" adlı romanını senaryolaştıran Ol Parker'ın. Senaryo için zekice yazılmış diyaloglar, gülmekten kırıp geçiren espriler ve sürükleyici bir hikayenin birleşimi demek yerinde olacaktır.
Önemli İngiliz oyuncuları bir araya getiren film, oyunculuk performanslarıyla da dikkat çekiyor. Judi Dench'in canlandırdığı Evelyn, Tom Wilkinson'ın canlandırdığı Graham ve Bill Nighy'nin canlandırdığı Douglas karakterleri filmin hikayesini ayakta tutan karakterler. Maggie Smith'in canlandırdığı Muriel, Celia Imrie'nin canlandırdığı Madge, Ronald Pickup'ın canlandırdıpı Norman ve 2008 yapımı "Slumdog Millonaire / Milyoner" ile adını duyurmayı başaran Dev Patel'in canlandırdığı Sonny karakterleri ise filmin başından sonuna kadar komedi dozajını üst seviyede tutmayı başarıyor. Sonny ile Sunaina'nın aşk hikayesinin de Bollywood filmlerini andırdığını söylemek gerek.
The Best Exotic Marigold Hotel, yönetmen John Madden'ın Judi Dench ve Tom Wilkinson'la 3. buluşması. John Madden, oyuncu kadrosuna Judi Dench'in dahil edilmesiyle filmin bütçesinin yükseltilebildiğini itiraf ediyor.
Büyük bölümü Hindistan'da çekilen film, büyülü ve egzotik manzaralarıyla seyirciye görsel bir şölen yaşatıyor. Filmde yaşlı İngilizlerin Hindistan'a adaptasyon sürecinde yaşadıkları kültürel farklılıklara dayanan olaylar; yemek söz konusu olunca aşırı baharatlı yemekler, yolculuk esnasında her boşluğun doldurulması, ailelerin gençlerin ilişkilerine bakış açısı gibi örneklerle başarılıca detaylandırılmış. Etnik müzik kullanımının da filme yaptığı katkı unutulmamalı.
The Best Exotic Marigold Hotel, seyirciye hiçbir şey için geç değil mesajı veren, komedi ağırlıklı bir film için uzun denebilecek 124 dakikalık süresine karşın temposu hiç düşmeyen, seyirciyi Hindistan'a keyifli bir yolculuğa çıkaran, akıcı bir film.

Imdb note : 7.4                              My note : 8

3 Ocak 2012 Salı

Cassandra's Dream / Cassandra'nın Rüyası (2007)

Director / Yönetmen:

Woody Allen

Screenplay / Senaryo:

Woody Allen

Cast / Kadro :

Hayley Atwell
Colin Farrell
Sally Hawkins
Ewan Mcgregor
Tom Wilkinson
Clare Higgins
John Benfield
Ashley Madekwe
Andrew Howard
                                                             Peter-Hugo Daly
                                                             Richard Lintern
                                                             Philip Davis

Subject / Konu:

Araları gayet iyi olan 2 kardeş Ian ve Terry, bir tekne beğenirler ve almaya karar verirler. İlk başta paraları yetmese de; Terry'nin köpek yarışından kazandığı parayla tekneyi satın alırlar. Tekneye de yarışı kazandıran ve dolayısıyla tekneyi almalarını sağlayan köpeğin adını veririler; Cassandra'nın rüyası.
Araba tamirciliği yapan Terry, kumarda kazanmaya başlayınca kontrolünü yitirir ve karısı Kate'le satın almayı düşündüğü ev için para kazanmak umuduyla sürekli kumar oynamaya başlar. Bu alışkanlık, Terry'nin büyük bir borç batağına saplanmasına neden olur.
Bir gezinti dönüşü yolda gördüğü arabası bozulmuş Angela'ya yardım eden Ian, Angela'ya sırılsıklam aşık olur. Ian, oyunculuk yapan ve oldukça ihtiraslı olan Angela yüzünden büyük hayallerini hayata geçirmeye karar verir ve maddi arayış içersine girer.
Zengin ve bonkör amcaları Howard'ın Londra'ya geleceğini öğrenen Ian ve Terry, maddi sorunlarının çözüleceği konusunda umutlanırlar. Howard, Londra'ya gelince önce aile yemeğine çıkarlar, sonra da 3'ü bir köşeye çekilip birbirlerine dertlerinden bahsederler. Ian ve Terry'ye her konuda yardımcı olma sözü veren Howard, yeğenlerinden aleyhinde şahitlik yapacak ve kendisine büyük zarar verecek Martin Burns'ü öldürmelerini ister.
Howard'ın teklifini kabul eden Ian ve Terry, Burns'ü nasıl öldüreceklerine karar verip tek kullanımlık el yapımı 2 adet silah yaparlar. Uzun süren ve birkaç kez değişmek zorunda kalan bir takibin ardından kuytu bir yerde kıstırdıkları Burns'ü öldürürler.
Cinayetin ardından Ian için herşey mükemmel gitmeye başlar. Angela ile birlikte Los Angeles'a gidip aldığı otellerin başına geçecek ve Howard'ın bağlantıları sayesinde Angela'yı önemli kişilerle tanıştırıp, ona iyi bir oyunculuk kariyeri sağlayacak olan Ian, Terry'nin cinayetin ardından girdiği bunalım yüzünden herşeyi kaybetmekle karşı karşıya kalır. Çünkü Terry, çektiği vicdan azabı yüzünden suçunu itiraf edip teslim olmayı bile göze almıştır.
Terry'nin durumunu Howard'a anlatan Ian, Terry'yi intihar süsü vererek öldürmeye karar verir. Ian, Terry'yi Cassandra'nın rüyasına binip denize açılmaya ikna eder. Planı, Terry'nin birasına yüksek dozda ilaç karıştırıp kardeşini öldürmek olan Ian, son anda planından vazgeçer. Terry ile itiştikleri sırada düşüp kafasını vuran Ian ölür. Zaten cinayet işlediği için bunalımda olan Terry, bir de kardeşinin ölümüne sebep olduğu için intihar eder. Çok geçmeden 2 kardeşin cesedi bulunur.

Comment / Yorum:

Woody Allen'ın 2005 yapımı "Match Point (Maç Sayısı)" ve 2006 yapımı "Scoop" filmlerinden sonra İngiltere'de çektiği 3. film olan Cassandra's Dream, yönetmenin oyuncu kadrosunda herhangi bir Amerikan oyuncu olmadan çektiği ilk film olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 13.000.000 sterline mal olan film, 971.561 dolar hasılat ederek gişede mutlak başarısızlığa uğradı.
Cassandra's Dream, daha ziyade kadın-erkek ilişkilerini işlemesiyle ve absürd komedi örnekleriyle tanıdığımız Woody Allen'ın farklı bir denemesi. Film, 2 kardeş ekseninde insanların nasıl cinayet işlemek zorunda kaldıklarını, bazı insanların ihtirasları uğruna işlediği günahları nasıl görmezden geldiklerini, bazılarınınsa vicdan azabıyla yanıp tutuştuklarını ve hayatlarının kahrolduğunu samimi bir dille resmediyor.
Ewan Mcgregor idealleri ve aşkı uğruna kardeşini dahi öldürmeyi düşünecek kadar gözünü karartan Ian rolünde, Colin Farrell zar zor karar verip cinayet işleyen ve cinayetin ardından pişman olup vicdan azabı çeken Terry rolünde, Hayley Atwell çılgınca arzulanan ihtiraslı güzel Angela rolünde ve Tom Wilkinson önündeki engel her ne olursa olsun gücüyle engelleri yok etmek için kullanan Howard rolünde karşımıza çıkıyor. Rolleriyle özdeşleşen oyunculuk performansları, oyuncu seçimlerinin ne kadar yerli yerinde olduğunu kanıtlar nitelikte.
Cassandra's Dream, klasik Woody Allen sinemasının dışında kalan bir film. Bu nedenle özellikle komedi beklentisiyle filmi izleyecek olanlar hayal kırıklığına uğrayabilir. Yaptığı vicdan muhasebesi ve her başarılı planın başarılı sonuçlar veremeyebileceği şeklinde önermesiyle oldukça farklı bir Woody Allen filmi izlemek isteyenlerinse sevecekleri bir yapım.

Imdb note : 6.8                            My note : 7

26 Şubat 2011 Cumartesi

Eternal Sunshine of the Spotless Mind / Sil Baştan (2004)

 

Director / Yönetmen:

Michel Gondry

Screenplay / Senaryo:

Charlie Kaufman

Story / Hikaye:

Charlie Kaufman
Michel Gondry
Pierre Bismuth

Cast / Kadro :


Jim Carrey
Kate Winslet
Kirsten Dunst
Mark Ruffalo
Elijah Wood
Tom Wilkinson




Joel Barish içine kapanık biridir.Bir gün kardeşi ve kardeşinin eşiyle ufak bir gezintiye çıkar.Kumsalda Clementine Kruczynski ile tanışır.Birbirlerini daha tam anlamıyla tanımadan aşık olmuşlardır.Zamanla aralarında problemler doğmaya başlar.Sürekli tartışmaya başlarlar.Kavgalarının dozajı giderek artar.Çünkü Clementine,Joel'in aksine dışa açık tipte biridir.Düşünme stilleri de farklıdır;Joel düşünürken mantığını kullanmayı tercih ederken,Clementine içgüdüleri doğrultusunda hareket eder.Bu temel farklılıklar iki sevgilinin ayrılmasına neden olur.Joel,bir süre önce ayrıldıkları Clementinen yaşadıkları herşeyi unutabilmek ve tüm anılarını sildirmek için Lacuna isimli klinikte Doktor Howard Mierzwiak tarafından tuhaf ve yasadışı bir yolla operasyon geçirdiğini öğrenir.Bu operasyon,unutmak istediğiniz kişiye dair tüm anıları beyinden teker teker silen bir yöntemdir.Joel,bu durumu kendine yediremez ve aynı işlemi yaptırıp Clementine'ı aklından sildirmeye karar verir ve Lacuna kliniğine gider.Klinik,yasadışı işlem yaptığı için büyük bir gizlilik çerçevesinde ve geçmişe dair hatırlatıcı olabilecek tüm hediye,fotoğraf,not,eşya vb.tüm materyalleri hastalarından teslim almak prensibiyle çalışmaktadır.Operasyona başlanır.Doktor Howard,hafıza silme işlemi normal seyrinde göründüğünden;operasyonu yardımcılarına bırakır ve gider.Hatıralar silinmeye başladıkça;bir çeşit uyku halinde olan Joel,Clementine'ı hala sevdiğini ve unutmak istemediğini anlar.Direnç göstermeye başlar.Hatıralar tek tek yok oldukça Joel,Clementine'ı zihnindeki farklı hatıralarda gizlemeye çalışır.Tüm bunlar yaşanırken Joel;hafıza silme işlemini gerçekleştirenlerden Patrick'in,Clementine'ın kişisel özelliklerini öğrenip onunla birlikte olmaya çalıştığını öğrenir.Hafıza silme işlemini yapan diğer kişi Stan ise Doktor Howard ile yasak ilişki yaşadıktan sonra hafızasını sildiren Mary ile bir ilişki yaşamaktadır.Joel'in hafıza silme işlemine karşı direnç gösterdiği farkedilir farkedilmez Doktor Howard geri çağrılır.Doktor Howard,hatıraları teker teker silmey başarsada;Mary kendisininde hafızası silinmiş kişilerden biri olduğunu öğrenir.Operasyonu geçirmiş her kişiye ait,operasyondan önce doldurulan ve neden hafızasını sildirdiğini anlatan ses kayıtlarını ve teslim edilmiş tüm materyalleri sahiplerine geri gönderir.Bunlar arasında önce sevgili olduklarını,sonra ayrılıp birbirlerini unutmak için hafızalarını sildirdiklerini öğrenen Joel ve Clementine'de vardır.

Subject / Konu:



Comment / Yorum:

Dile kolay,katıldığı festivallerde tam 38 ödül ve 50 adaylık kazanmış bir film.Ödül ve adaylıklar;senaryo ve en iyi kadın oyuncu ağırlıklı.Kate Winslet filmdeki performansıyla 5 ödül,aralarında Altın Küre,Bafta ve Oscar adaylığıda dahil 7 adaylık yanısıra Premiere Magazine dergisince yayınlanan "tüm zamanların en iyi 100 performansı" listesinde 81. sırada yer almayıda başardı.Charlie Kaufman'ın inanılmaz senaryosu ise aralarında Oscar ve Bafta'da olan 16 ödülün yanında 3'te adaylık kazanmayı başardı.Bu da filmin en kuvvetli tarafının senaryosu olduğunu kanıtlar nitelikte.Kariyerinin büyük bölümünü gereksiz komedi filmlerinde harcayan Jim Carrey için "Truman Show" ve "The Majestic" filmlerinden sonra oyunculuk gücünü tam anlamıyla sergileme şansı bulduğu ve kusursuz performansıyla bu şansı çok iyi değerlendirdiği bir film.(Her ne kadar bu filmden sonra gereksiz komedilere devam etse de).
Film,ismini Alexander Pope'un "Eloisa to Abelard" şiirinin bir dizesinden almış.Belki de gelecekte mümkün olacak bilimsel bir fikri aşkla harmanlayan nevi şahsına münhasır bir başyapıt.Gelecekte 2000'li yılların en iyileri anıldığında adı mutlaka geçecektir.

Imdb note : 8.5                          My note : 9