Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Luis Buñuel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Luis Buñuel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2015 Cumartesi

L’age d’Or / Altın Çağ (1930)

Director / Yönetmen:
Luis Buñuel

Screenplay / Senaryo:
Luis Buñuel
Salvador Dali

Novel / Kitap:
Marquis de Sade

Cast / Kadro:
Gaston Modot
Lya Lys
Max Ernst
Lionel Salem
Caridad de Laberdesque
Josep Llorens Artigas
                                                              Germaine Noizet
                                                              Duchange
                                                              Bonaventura Ibanez
                                                              Jean Aurenche
                                                              Luis Buñuel

Subject / Konu:
Akrepler tehlikeli ve zehirli eklem bacaklılardır. Bir sıçanda akrebin avı olmaktan kurtulamaz.
Perişan haldeki bir grup adam, majorcanların geldiğini haber alınca silahlarına sarılırlar. Adeta sürüne sürüne gitmeye çalışırlar. Ancak birçoğu yolda kalınca geride sadece tek kişi kalır.
Bir dolu majorcan, tekne ve kayıklarla geldikleri yerde ölülere saygılarını gösterirler. Bir anıt inşasına başlanır. Bu sırada genç kızla öpüşen adam, 2 kişi tarafından yakalanıp götürülür.
Roma gibi modern şehirlerde kargaşa hakimdir.
Majorcanlar için müzikli bir etkinlik hazırlanmaktadır.
Yaka paça götürülen adam, Uluslararası İyiniyet Topluluğu tarafından özel temsilci olarak seçildiğini belirten belgeyi kendisini götüren adamlara gösterir. Kaba adam, yoldaki kör adama vurup taksiye binip gider.
Konuklar, olağanüstü Roma mülküne gelmeye başlar. Eli tüfekli korucu, tütününü yere düşüren oğlunu ateş edip öldürür.
Mülke gelen kaba adam, üzerine içki döken kadını tokatlayıp bayıltır. Mülkteki insanlar adama tepki gösterirken, genç kız adamı hayranlıkla izler. Adam ve genç kız bahçede buluşurlar. Müzikli etkinlik başladığı sırada kuytu bir köşeye geçip şehvetli anlar yaşamaya başlarlar. Bu sırada uşak yanlarına gelir ve İçişleri Bakanı’nın telefonda olduğunu adama bildirir.
Bakan, adama kendileri yüzünden birçok çocuk, yaşlı ve kadının öldüğünü bildirip sertçe çıkışır. Adam telefonu kapatıp tekrar kızın yanına döner. Kız yorulmaya başlar. Adam ise kanlar içinde kalır. Şef, başını tutarak orkestrasını bırakır. Acılı şekilde adamla kızın bulunduğu yere gider. 
Kızla şef öpüşmeye başlayınca adam sinirli bir şekilde kalkar ve başını vurup acılı şekilde uzaklaşır. Mülke giren adam, öfkelenir. Bir ağacı yakıp camdan dışarı atar. Daha sonra bir din adamı ve bazı eşyalar atar. Sonra da bir zürafa atar.
Chateau de Selliny’de hayatta kalanlar Paris’e dönmek için ortaya çıkarlar.
120 gün önce 4 dinsiz ve ahlaksız serseri, fesatlıkları ve düşkünlükleri yüzünden inzivaya çekildi. Onlar için bir kadının hayatı bir sineğin hayatından farksızdı. Yanlarında 8 genç ergen kızı ve 4 olgun kadını nefislerine hizmet etmeleri için götürdüler. İşte bu cümbüşlerden hayatta kalanlar Chateau de Selliny’i terk ettiler. Bu 4 kışkırtıcıdan ilk ve en önemlisi olan Duc de Blangis’tir.

Comment / Yorum:
Luis Buñuel, 2. filmi “L’age d’Or / Altın Çağ”da tıpkı ilk filminde olduğu gibi ünlü ressam dostu Salvador Dali’yle bir araya gelir. İkili, Marquis de Sade’in romanından yola çıkarak filmin senaryosunu yazarlar. Buñuel, filmi yönetir. Ayrıca filmin müziklerini ve kurgusunu da kendisi yapar. 1930 yapımı film, Fransa’da çekilen ilk sesli filmlerden biri olur. Filmin çekimleri Fransa ve İspanya’da yapılır. Dali’yle Buñuel’in tartışmaları ve Buñuel’in Dali’yi yapımın dışında bırakmasıyla ikilinin sinemadaki ortaklıkları biter.
Filmde birbirlerini tutkuyla istemelerine karşın kavuşamayan bir adamla bir kadının hikayesi üzerinden gelenekçi, tutucu, milliyetçi, dindar toplum ve aile düzenleri eleştirilir. Soyluların ve burjuvanın yaşam tarzları sorgulanır. Gerçeküstücülük deyince akla gelen ilk 2 isim Salvador Dali ve Luis Buñuel, düşle gerçeği içi içe sokan sadist bir taşlama dili kullanırlar. Bastırılmış duygular, hayvanlar, şiddet, sürrealizm, olabildiğince az diyalog ve bağlantı kopukluğundan ötürü zor anlaşılır kurgu filmin öne çıkan tarafları olur.
L’age d’Or sesli olmasına karşın sessiz filmlerde kullanılan ara yazı tekniği, bu filmde de uygulandı. Filmin başındaki akrepli sahneler aslında 1912’de çekilmiş görüntülerdi. Film gösterime girdiğinde büyük tepkilerle karşılaştı ve yarım asıra yaklaşan yasaklamalara maruz kaldı. Filmin Amerika gösterimi ancak 1 Kasım 1979 tarihinde yapılabildi.
L’age d’Or, izleyeni yoran ve fakat düşünmeye iten sahnelerinden ötürü kolay anlaşılabilir bir film değil. Bunda Buñuel ve Dali’nin gerçekle düşü iç içe geçirme çabasıyla kullandıkları anlatım dilinin de payı var. Filmin, sinemada gerçeküstücülük akımının atalarından biri olduğu söylenebilir.

Imdb note: 7.5                             My note: 6.5

16 Eylül 2013 Pazartesi

Un Chien Andalou / Un Perro Andaluz / Endülüs Köpeği (1929)

Director / Yönetmen:

Luis Buñuel (Louis Bunuel adıyla)

Screenplay / Senaryo:

Luis Buñuel
Salvador Dali

Cast / Kadro :

Simone Mareuil
Pierre Batcheff
Luis Buñuel
Salvador Dali
Robert Hommet
Marval
Fano Messan
Jaume Miravitlles

Subject / Konu:

8 yıl sonra.
Usturasını bileyen adam, balkona çıkar ve aya bakar. Ayın önünden geçen ince bulut sanki ayı ortadan ikiye keser. Elindeki usturayla kadının gözünü keser.
Kadın kıyafetini andıran tuhaf bir kıyafet giyen adam, sokakta bisikletiyle yol alır. Adamın boynunda asılı bir kutu durmaktadır. Pencereden adamın bisikletle geçmekte olduğunu gören kadın, adam yere düşünce aşağıya iner. Yerde yatmakta olan adamı öpücüklere boğar. Adamın tuhaf kıyafetlerini ve kutuyu yatağının üstüne düzgün şekilde koyar. Kapının önünde dikilen adamın elinde karıncalar dolaşır.

Sokakta kadının biri, elindeki sopayla yerde durmakta olan el parçasına dokunmaktadır. Polisler, kadının etrafındaki insanları kontrol etmeye çalışır. Yukarıdaki adam ve kadın, pencereden olanları seyrederler. Polis, yerdeki eli alıp bir kutuya koyar ve kadına teslim eder. Yolun ortasında duran kadına araba çarpar.
Yukarıdaki adamın cinsel dürtüleri harekete geçince yanındaki kadına sahip olmaya kalkışır. Ancak kadın, adama rıza göstermeyip direnir. Adam, kadının üzerine doğru gitmek ister. Ancak boynuna dolanan halatlara bağlı 2 piyano ve 2 peder gitmesini engeller. Piyanolarda 2 eşek ölüsü vardır. Adam kendisini zorlayıp hareket etmeyi ve kadına doğru gitmeyi başarır. Tam halatlardan kurtulup kadının üzerine gittiği sırada kadın kapıyı açıp dışarı kaçar. Adam, kadının peşinden gitmek isteyince kadın, adamın üzerinde karıncalar dolaşan elini kapıya sıkıştırır. Adam, yatağın üzerindeki elbiselerin içinde belirir.

Saat 3 civarı.
Kapı çalar. Kadın kapıyı açar. Fötr şapkalı bir adam, hiddetle içeri girer. Yatakta tuhaf elbiselerle yatmakta olan adamı kaldırır. Adamın üzerindeki tuhaf giysileri çıkartıp camdan dışarı fırlatır. Ardından adam duvarın köşesinde ellerini açıp durmasını söyler.
16 yıl önce.
Adam duvarın köşesinde dururken diğer adam bir kitap alır ve duvarın köşesinde duran adama verir. 2 adam birbirlerinin ta kendisidir. Kitabı veren adam, gitmek için kapıya doğru yönelirken elindeki kitaplar silaha dönüşen diğer adam silahlarını ateşleyip adamı vurur. Adam bir ormanın ortasında çıplak halde duran kadının sırtına dokunup düşer. Birileri gelip adamı taşırlar.
Kadın odasına girdiğinde duvara konmuş bir kelebek görür. Kelebek, kendisine zorla sahip olmaya kalkan adama dönüşür. Adam elini ağzına doğru götürür. Adamın ağzı yok olur. Kadın dudaklarına ruj sürdüğünde adamın ağzı boyanır. Kadın alaycı bir tavırla kapıyı kapatıp dışarı çıkar. Kendisini sahilde bulur.  El salladığı adamın yanına gider. Adam, kadına saatini gösterip soğuk davransa da kadın, adamın dudaklarını öperek gönlünü çalmayı başarır. Sahilde yürümeye başlarlar. Ayaklarına takılan kıyafetleri ve parçalanmış bir kutuyu alıp fırlatırlar.

Comment / Yorum: 

Sürrealizm akımının 2 önder ve dev ismi Luis Buñuel ve Salvador Dali’yi buluşturan Un Chien Andalou ya da bilinen diğer adıyla Un Perro Andaluz, sinema tarihinin en çok tartışılan filmlerinden biri oldu. Buñuel ve Dali’nin gördükleri rüyaları birbirlerine anlatması sonucu doğan film yapma fikri, ikilinin gerçekle düşü birbirine karıştırdığı, akla aykırı ve sahne devamlılığı olmayan bir senaryo yazmasıyla can bulur. Film, Luis Buñuel’in ilk yönetmenlik deneyimi olur. Buñuel ve Dali, filmde oyuncu olarakta yer alırlar.
Filmde çokça simgeleme kullanılır. Bazı sahneler arasında devamlılık varmış gibi görünmesine rağmen filmin bir kurgusu olduğundan söz edebilmek zor. Bu durum, Buñuel ve Dali’nin istedikleri anlatım tarzına ulaşmak için kasten yaptıkları bir seçim. Buñuel’in bu konuyla ilgili yorumu; açıklamaya imkan vermeyecek şekilde sahnelerin arka arkaya dizilmesiyle oluştuğu yönündedir.

Filmin kült sahnelerinden biri olan göz kesme sahnesinde inek gözü kullanılmıştır. Sessiz olan çekilen filme 1960 yılında Richard Wagner’in besteleri eklenerek film müziklendirilmiştir. 16 dakikalık film, Steven Jay Schneider’in “Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film” adlı kitabında yer alan en kısa süreli film oldu. Filmle ilgili en tuhaf not ise filmin başrollerini paylaşan Simone Mareuil ve Pierre Batcheff’in gerçek hayatlarında intihar ederek ölmeleri. Pierre Batcheff, 1932 yılında 24 yaşındayken aşırı dozda uyuşturucu kullanarak;  Simone Mareuil ise 1954 yılında 51 yaşındayken bir meydanda üzerine döktüğü benzini ateşleyerek intihar etmiştir.
Türkçeye “Endülüs Köpeği” diye çevrilen Un Chien Andalou, anlaşılmaz ve karmaşık oluşundan dolayı seyirciyi zorlayan ve ikiye bölen bir film oldu. Bu da ortaya filmin alt metinlerinden ve simgelemelerinden anlam çıkarmaya çalışan seyirci ile filmi bütünüyle anlamsız kabul edip bu anlamsızlığı rüyayla gerçeğin birbirine karışmasının sonucu olarak gören seyircinin fikir ayrılığına düşmesine neden oldu. Filmde 2 pederle dinin cinsellik önündeki bir engel olduğu şeklinde anlaşılabilir mesajlar yer alsa da; filmin bir bütün olarak anlaşılabilmesi olası görünmüyor. Bu kadar tartışılan, sevilen ve nefret edilen bir film, hakkında fikir edinmek için bile seyredilebilir.

Imdb note : 7.9                               My note : 6.5