Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Hikmet Taşdemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hikmet Taşdemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2013 Perşembe

Kavgamız (1989)

Director / Yönetmen:

Melih Gülgen

Screenplay / Senaryo:

Erdoğan Tünaş

Cast / Kadro:

Kadir İnanır
Nil Ünal
Salih Kırmızı
Yıldırım Gencer
Aliye Rona
Nuri Alço
Baki Tamer
Hikmet Taşdemir
Süheyl Eğriboz

Subject / Konu:

Kan davasından kaçıp İstanbul’a gelen ailenin peşini kanlıları bırakmaz. Babası, kanlıları tarafından öldürülen Kemal, kardeşi Cemal’i okutabilmek için okulu bırakıp çalışmaya başlar. Babasını vuran Cumali’yi mahkeme çıkışı öldüren Kemal, böylece suç dünyasına ilk adımını atmış olur.
Kardeşini okutup gazeteci yapan Kemal, yer altı dünyasının önemli şahsiyetlerinden biri olur. Cemal’le aynı gazetede çalışan Cemile, Kemal’le röportaj yapıp yer altı dünyası hakkında bildiklerini öğrenmek ister. Kemal, Cemile’ye bildiklerini tüm samimiyetiyle anlatır. Cemile, başarılı haberi sonucu terfi alır.
Kemal, kendisine gelen cazip uyuşturucu işini geri çevirir.
Cemile’ye aşık olan Kemal, Cemile’ye aşkını itiraf etmeye karar verir. Ancak aşkını itiraf edemeden Cemile’nin kardeşi Cemal’le birlikte olduğunu ve evleneceklerini öğrenir. Aşkını kalbine gömen Kemal, yeraltı aleminden uzaklaşır.
Cemal ve Cemile evlenirler. Cemal, yaptığı haberlerle yer altı dünyasını yerinden sarsar. İşleri baltalanan yer altı baronları, Kemal’le görüşüp kardeşinin yaptığı haberlere son verdirmesini isterler. Kemal, bunun üzerine Cemal’i uyarır. Ancak Cemal, ne olursa olsun haberlerine devam edeceğini söyler.
Haberlerine devam eden Cemal, kiralık katiller tarafından öldürülür. Cemile, Cemal’in bıraktığı yerden haber yapmaya devam eder. Cemile’nin de öldürülmesi için peşine kiralık katiller gönderilir. Durumu haber alan Kemal, katillerden birini öldürür. Diğerini de Cemal’in mezarında Cemile’yi öldürmek üzereyken durdurmayı başarır. Kemal, ağır yaralanmasına karşın kiralık katili ve onu gönderen patronunu öldürmeyi başarır. Cemile’yi kurtaran Kemal, ölür.

Comment / Yorum:

Yönetmen koltuğunda Melih Gülgen’in oturduğu 1989 yapımı Kavgamız’ın senaryosu Erdoğan Tünaş’a ait.
Suç dünyasının adil ve sözü geçen ismi Kemal karakterini canlandıran Kadir İnanır, kendisini sıkça görmeye alışkın olduğumuz türden bir rolde. Filmin diğer önemli karakterlerini Nil Ünal ve Salih Kırmızı canlandırıyor. Kavgamız, 1986 – 1989 arası 10 sinema filminde rol aldıktan sonra bir daha sinema filmi çevirmeyen Nil Ünal’ın son filmi olma özelliğini taşıyor. Filmde ayrıca Yıldırım Gencer, Nuri Alço ve Aliye Rona gibi Yeşilçam’ın önemli isimleri de yer alıyor.
Yer altı dünyasının iç yüzünü gözler önüne seren film, aynı zamanda imkansız bir aşkı da işliyor. Zaman zaman oldukça sertleşen filmde özellikle sünnet cezası, en akılda kalan sahnelerden.
Kavgamız, vasat bir film olarak değerlendirilebilir. Ancak filmin Türk sinemasının kısır bir döneminde çekildiği de göz ardı edilmemeli.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 5

6 Mart 2013 Çarşamba

Ana Ocağı (1978)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro:

Kadir İnanır
Fatma Girik
Betül Aşçıoğlu
Bilal İnci
Yıldırım Gencer
Hülya Tuğlu
Senem Kayra
Osman F.Seden
Memduh Ün
                                                              Hikmet Taşdemir
                                                              Baki Tamer
                                                              İhsan Gedik
                                                              Hakkı Kıvanç
                                                              Tahsin Koray
                                                              Cevdet Arıkan

Subject / Konu:

Nakliye işi yapan Rıza, haksızlığa göz yummadığı için Kamil tarafından öldürtülür. Rıza'nın karısı Fatma, borçlarını ödeyebilmek ve 2 çocuğu Kadir ve Nur'a bakabilmek için kamyonet kullanıp nakliye işi yapmaya başlar. Fatma, kadın olduğu için yadırgansa da; çalışmaya devam eder ve çocuklarını büyütür.
Fatma, oğlu Kadir'in işinden ayrılıp kötü yollara girdiğini duyar. Kadir, güçlü olabilmek için Kamil'in yanında işe girer ve ailesini otelde çalıştığına inandırır. Fatma, Kadir'in düşmanları tarafından tartaklanır ve oğlunun Kamil'in fedaisi olduğunu öğrenir. Kadir, bu olayın ardından bir gün babasının intikamını alacağına yemin eder ve evden ayrılır. Nur, sevgilisi Vedat'la nişanlanır.
Babasının katilini arayan Kadir'den kurtulmanın zamanı geldiğini düşünen Kamil, düşmanı Reşit'in başına Kadir'i sardırmaya karar verir. Kadir, Reşit'in mekanına gider ve Reşit'e gözdağı verir. Tuzağa düşürülüp vurulan Kadir, zar zor annesinin evine gider. Hastahaneye yetiştirilen Kadir, komadan çıkar. Savcı tarafından sorguya çağrılan Kadir'in konuşmasından korkan Kamil, Fatma'yı Kadir'in konuşmaması için tehdit eder.
Kadir bildiklerini anlatır ve hapse girer. Tedbirli davrana Kamil, mallarını kaçırmayı başarıp kurtulur. Fatma, Kadir'i az bir cezayla kurtarmanın yolunu bulur. Ancak bunun için 50.000 lira bulması gerekir. Fatma, Nur'un ev alıp mutlu bir yuva kurma hayaliyle biriktirdiği parayı bankadan çeker ve bu iş için kullanır. Vedat'ın annesi bu olaya tepki gösterir ve Vedat, Nur'u terkeder. Avukat Osman, hem Fatma'dan 50.000 lira alır hem de Reşit'e Kadir'i hapisten çıkarıp babasının katili Kamil'in üzerine saldırtmak için akıl verir.
Kadir'e kinlenen Kamil, hain bir intikam tuzağı kurup Nur'a zorla sahip olur. Kamil, hapishaneye Kadir'i ziyarete gider ve olanları anlatıp alay eder. Kadir deliye döner ve kendine zarar verip hastahanelik olur. Fatma, öldürmeye çalıştığı Kamil'in adamları tarafından tartaklanır. Kamil, uyuşturucuya alıştırdığı Nur'u genelevde çalışmaya gönderir. Kadir, tahliye olur. Osman, Kadir'e babasının katilinin Kamil olduğunu açıklar.
Kadir, kız kardeşini bulmak için genelevi basar. Korkup çatıya çıkan Nur, ayağı kayınca binadan düşerek can verir. Kamil, adamlarını Kadir'in üzerine gönderir. Vurulan Kadir, yaralanır. Fatma, kaçmaya çalışan Kamil'i arabayla ezip öldürür. Tutuklanıp götürülen Fatma, yaralı haldeki Kadir'e sarılır.

Comment / Yorum:

Osman F. Seden'in yazıp yönetip oyuncu kadrosunda da yer aldığı Ana Ocağı, 1977 yılında çekildi ve 1978 yılında vizyona girdi. Ana rollerde sinemanın dev isimleri Kadir İnanır ve Fatma Girik'i seyrettiğimiz film, yan kadrosunda Yıldırım Gencer, Bilal İnci, Memduh Ün gibi önemli isimleri barındırıyor.
Filmin konusu fedakar bir annenin evlatları için çırpınışı ve kötü bir adamın bir ailenin başına bela oluşu üzerine kurgulanmış. Fatma Girik'i sık sık görmeye alıştığımız fedakar anne tiplemesi Fatma karakteriyle seyrediyoruz. Oyuncunun üstün performansıyla alkışı hak ettiğini söylemek yanlış olmaz.. Amma velakin Yıldırım Gencer'in canlandırdığı filmin kötü adamı Kamil, bir hayli abartılmış ve neredeyse süper kötüye dönüştürülmüş bir karakter olmuş. Öyle ki; Kamil, sadece haraç vermediği için ailenin babasını öldürtür, oğlunu kirli işlerinde kullanır, kızını zorla sahip olup geneleve düşürür ve annesini dövdürtür!
Kadir İnanır da karşımıza kendisini izlemeye alışkın olduğumuz bir karakter olan Deli Kadir'le karşımıza çıkıyor. Deli Kadir, haksızlığa uğramış, güçlü olabilmek için yanlış yollara girmiş ve patlamaya hazır bomba gibi bekleyen tipik bir Kadir İnanır performansı.
Ana Ocağı, aslında belli bir konusu olan ve fakat abartılarına yenik düşmüş bir film. Özellikle oyunculukları için izlenebilecek bir yapım.

Imdb note : 5                               My note : 4.5

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Hatasız Kul Olmaz (1977)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Orhan Gencebay
Fatma Girik
Yıldırım Gencer
Hülya Tuğlu
Kadir Savun
Süleyman Turan
İbrahim Uğurlu
Hikmet Taşdemir
İhsan Gedik
                                                                   Ata Saka
                                                                   Demircan Türkdoğan
                                                                   Turgut Savaş
                                                                   Tevfik Şen
                                                                   Muammer Gözalan
                                                                   Orhan Çoban
                                                                   Arzu Katıkaya
                                                                   Serkan Değirmenci
                                                                   Baykal Kent
                                                                   Osman F. Seden

Subject / Konu:

Arkadaşlarıyla birlikte gittiği eğlence mekanında dans etmeye zorlanan ve sıkılan kaptan Orhan, soluğu tuvalette alır. Uzun süredir hasta olan ve ateşi bir türlü dinmeyen çocuğuyla ilgilendiği için çalıştığı eğlence mekanına geç kalan Cennet, patronu tarafından azarlanır ve gözyaşlarına boğulur. O sırada kapının dışında olan Orhan herşeyi işitir. Cennet, konsomasyona çıkmadığı için garson tarafından patrona şikayet edilir. Patronun Cennet'i kovmak üzere yaklaştığını farkeden Orhan, Cennet'i dansa kaldırarak patronun hışmından kurtarır. Orhan, yüksek ücretine rağmen Cennet ile dışarı çıkmak ister. Orhan'ın amacı Cennet'i bir an önce hasta kızının yanına götürmektir. Cennet'in evine giderler. Orhan, eve doktor getirir. Doktor, hastahaneye gitmeleri gerektiğini söyler. Küçük kızı hastahaneye götürürler. Başarılı bir ameliyat geçiren küçük kız kurtulur. Orhan, bütün hastahane masraflaını karşılamakla kalmaz aynı zamanda Cennet'e iş bulacağını da söyler.
15 günlük bir sefere çıkacak olan Orhan, Cennet'e para bırakır. Hikmet'in adamlarının patronları Kamil'i götürdüğünü ve kendisini de aradıklarını öğrenen Orhan, vakit kaybetmeden büyük depoya gider. Hikmet, tehditle Kamil'in ambarını satın almaya çalışmaktadır. Orhan, Hikmet'e bir daha Kamil'i tehdit ederse karşısında kendisini bulacağını söyler ve Kamil'i de alıp depodan ayrılır.
Kamil, hesaplarını tutan adamı ayrıldığı için sıkıntıya düşer. Orhan, Kamil'in hesaplarını tutması için Cennet'i işe aldırır. Orhan, sefere çıkar. Cennet'in kızı tamamen iyileşir. Seferden dönen Orhan, Cennet ve kızıyla bir aile gibi olur. Birlikte yaşamaya başlarlar. Çok geçmeden Orhan, Cennet'e evlenme teklif eder. Cennet, geçmişinden dolayı çekinceleri olduğunu belirtse de; Orhan, Cennet'i evlenmeye ve memleketine götürüp orada yeni bir hayat kurmaya ikna eder. Evlenip Orhan'ın memleketindeki evine yerleşirler.
Hikmet, Orhan'ın memlekete yerleştiğini ve Kamil adına yeni bir şube açmaya hazırlandığını öğrenir. Adamlarına talimat verir ve Orhan'ın mekanını kurşunlatır. Orhan, Hikmet'le görüşmeye gider. Hikmet, Orhan'a ya Kamil'le birlikte kendi hesabına çalışmalarını ya da yeni şubelerini kapatmalarını söyler. Orhan, Hikmet'in tehditkar tavrına boyun eğmez ve işine devam edeceğini söyleyip gider.
Hikmet, adamlarına Orhan'ın teknelerini yaktırır. Orhan, şikayetçi olur. Savcı, delil olmadığı için Hikmet'i tutuklatamaz. Ama herkes tekneleri yaktıranın Hikmet olduğunu adı gibi bilmektedir. Eli kolu bağlanan Hikmet, daha önce gece yaşantısından tanıdığı Cennet'i yolda görür ve adamlarından Cennet'in Orhan'ın karısı olduğunu öğrenir. Orhan, yeni okula başlayacak kızlarını götürmek üzere evden çıkınca bütün kasabanın Cennet'in barda çalışırken kullanılan afişleriyle kaplandığını görür. Cennet, üzüntüden deliye döner. Orhan, Cennet'i teselli etmye çalışır. Hikmet'in adamları, etrafta Cennet hakkında dedikodu yaparlar ve Orhan'ı kötülürler. Kasabalı, Cennet'e kötü gözle bakmaya başlar. Hikmet, savcının uyarısına rağmen kasabalıyı doldurmaya devam eder. Kasabalı, Orhan'ı, Cennet'i ve kızlarını dışlamaya başlar. Kasabalı tarafından linç edilmeye çalışılan Cennet'i kasabanın imamı Akif kurtarır. Orhan, Hikmet'in adamlarına saldırır. Orhan'la iş yapanlar, teker teker anlaşmaları bozmaya başlar.
Çocukların taşla kovaladığı kızları, minibüs tarafından çiğnenerek ölür. Kızının ölümüyle çılgına dönen Cennet, kasabalıya saldırır.
Orhan ve yaşananların ardından ayaklanan kasabalı, Hikmet'in evine doğru gider. Durumu haber alan Hikmet, karısı ve oğluyla arabaya atladığı gii kaçmaya çalışır. Bir arabaya binen Orhan, Hikmet'in peşine düşer. Hikmet'in kullandığı araba, bir traktörle çarpışır. Ağır yaralı haldeki Hikmet, Orhan'dan oğlunu kurtarmasını ister. Orhan, çocuğu hastahaneye götürür. Ölmek üzere olan çocuğun ameliyat edilebilmesi için kan gerekmektedir ve kasabada bu kan grubuna sahip tek kişi Cennet'tir. Cennet, hayatını tehlikeye sokmak pahasına can düşmanlarının çocuklarına kan verir ve çocuğun kurtulmasını sağlar.
Orhan ve Cennet, kasabadan ayrılmaya karar verir. Yaptıklarından pişmanlık duyan kasabalı, Orhan'la Cennet'in kasabadan ayrılmamasını istemektedir. Akif, kasabalıyı affetmelerini ve kasabada kalmalarını isteyince Orhan ve Cennet gitmekten vazgeçerler.

Comment / Yorum:

Türk sinemasında arabesk ve erotik filmlerin hakim olduğu dönemde piyasadan çekilmek yerine arabesk tarzda filmler yönetmeyi yeğleyen Osman F. Seden, hemen hemen dönemin bütün popüler sanatçılarıyla çalıştı. Osman F. Seden'in hem senaryosunu yazdığı, hemde yönettiği Hatasız Kul Olmaz, Orhan Gencebay ve Fatma Girik gibi 2 dev ismin bir araya geldiği, dönemin ses getiren yapımlarından biri oldu.
Hatasız Kul Olmaz'da Orhan Gencebay ve Fatma Girik'e; Yıldırım Gencer, Kadir Savun ve Süleyman Turan gibi önemli karakter oyuncularından oluşan hatırı sayılır bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor. Filmin yönetmeni Osman F. Seden'i de filmde Kamil karakteriyle seyrediyoruz. Oyunculuk performanslarının genel olarak başarılı olduğu söylenebilir.
Senaryo, zaman zaman trajediyle duygu sömürüsü arasındaki sınırları zorlasa da; kötü bir senaryo sayılmaz. Bu tür filmlerin çoğunda karşımıza çıkan, şarkılar söylenirken adeta video klip izlediğimiz bölümler, Hatasız Kul Olmaz'da da mevcut. Bu durum, olumsuz bir algı yaratabilir. Ancak bu filmlerin, asıl çekiliş amaçlarının albüm ve şarkı tanıtımı yapmak olduğunu da gözardı etmemek gerekir.
Filmin müzik direktörlüğünü, hemen her filminde olduğu gibi Orhan Gencebay üstlenmiş. Filme dair en enteresan bilgi; filme adını veren meşhur Orhan Gencebay şarkısı "Hatasız Kul Olmaz"ın filmde kullanılmamış olması. Filmde birçok Orhan Gencebay şarkısı kullanılmış. Ancak kullanılan şarkılar, sanatçının pekte popüler olmayan eserleri.
Hatasız Kul Olmaz, çok beğenilecek ya da nefret edilecek bir film değil. Bu yüzden filmin orta düzeyde seyrettiği ve daha çok Orhan Gencebay hayranlarına hitap ettiği söylenebilir.

Imdb note : 4.3                              My note : 5

17 Mart 2012 Cumartesi

Bir Araya Gelemeyiz (1975)

Director / Yönetmen:

Orhan Aksoy

Screenplay / Senaryo:

Suphi Tekniker
Orhan Aksoy

Cast / Kadro :

Orhan Gencebay
Hülya Koçyiğit
Yıldırım Gencer
Aysun Güven
Bora Ayanoğlu
Muzaffer Tema
Mümtaz Ener
Hikmet Taşdemir
                                                            Leman Akçatepe
                                                            Osman Alyanak
                                                            İsmet Erten
                                                            Ayşen Gruda
                                                            Muzaffer Civan
                                                            Hakkı Kıvanç

Subject / Konu:

Ünlü şarkıcı Füsun Atakan, meçhul bir hayranından gelen besteleri seslendirerek giderek yükselmekte olan bir ses yıldızıdır. Bu besteleri, kız kardeşinin intikamını alıp hapse düşen Orhan göndermektedir. Füsun, Orhan'ın çocukluk aşkıdır. Füsun'un ailesi Samsun'dan göç ettiği için Füsun'la Orhan'ın yolları ayrılsa da; Orhan, Füsun'un izini hiçbir zaman kaybetmez ve onu uzaktan takip etmeye devam eder.
Hapisten çıkan Orhan, Samsun'da yaşamakta ve gemi yapımıyla uğraşmaktadır. Güvenilir kişiliğinden ötürü insanlar arasındaki anlaşmazlıkları çözmekte olan Orhan, işi dolayısıyla İstanbul'a gelir. İstanbul'da 2 hapishane arkadaşının arasındaki husumeti gidermek için devreye giren Orhan, gazino işleten Behçet'in gazinosunda çalışmayı kabul etmeyen Füsun'u vurdurtmayı planladığını öğrenir.
Tehlike geçene kadar Füsun'u İstanbul'dan uzaklaştırmaya karar veren Orhan, Füsun'u kaçırıp Samsun'a götürür. Füsun ilk başta Behçet tarafından kaçırtıldığını düşünür. Orhan, Füsun'u Samsun'a kaçırdıktan sonra tekrar İstanbul'a döner ve Behçet'le görüşmeye gider. Behçet, Orhan'ın Füsun'a dokunulmaması yönündeki isteğini kabul edince tüm tehlike ortadan kalkmış olur.
Polis ve basın, kayıplara karışan Füsun Atakan'ın nerede olduğunu bulmaya çalışır. Samsun'a dönen Orhan, Füsun'la birlikte İstanbul'a gitmek üzere havaalanına doğru yola çıkar. Füsun, çocukluğunun geçtiği Samsun'da olduğunu anlar. İstanbul'a vardıklarında Orhan, Füsun'a sanat hayatında başarılar diler ve gider.
Yaşadığı tuhaf kaçırılma olayını araştırmaya başlayan Füsun, Orhan'ın neden kendisini korumaya çalıştığını öğrenmeye çalışır. Samsun'a giden Füsun, Orhan'ın şarkılarının bestecisi ve çocukluk sevgilisi olduğunu farkına varır.

Comment / Yorum:

Arabesk film furyasının bir ürünü olan Bir Araya Gelemeyiz, genel amacı albüm tanıtımı olan bu tarz filmlerin en iyi örneklerinden biri. Orhan Gencebay ve Hülya Koçyiğit gibi 2 dev ismi bir araya getiren film, oyuncu kadrosunda Yıldırım Gencer, Muzaffer Tema, Osman Alyanak ve Ayşen Gruda gibi Yeşilçam'ın emektar isimlerini de bulunduruyor. Bir Araya Gelemeyiz, küçük bir rolde seyrettiğimiz Ayşen Gruda'nın ilk filmlerinden biri.
Senaryo, sürükleyici ve arabesk film furyasının diğer örnekleriyle karşılaştırmak gerekirse; oldukça farklı bir yerde duruyor. Oyunculuk performansları, gayet iyi. Şarkılar dozajında kullanılmış ve filmle bütünlük sağlamayı başarmış. Özellikle "Bağrımda Bir Ateş Var", filmin en dikkat çekici şarkısı.
Film, arabeskten hoşlanmayanlara hitap etmeyebilir. Türü sevenler ve Orhan Gencebay hayranları içinse biçilmiş kaftan.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 7.5

1 Eylül 2011 Perşembe

Dünyayı Kurtaran Adam / The Man Who Saves The World (1982)

Director / Yönetmen:

Çetin İnanç

Screenplay / Senaryo:

Cüneyt Arkın

Cast / Kadro :

Cüneyt Arkın
Aytekin Akkaya
Füsun Uçar
Hüseyin Peyda
Necla Fide
Yadigar Ejder
Hikmet Taşdemir

 

Subject / Konu:

İnsanoğlu uzaya açılır ve aya gider. Aya gidişle birlikte uzay çağı başlamış olur. Uzay çağı insanlığın gelişmesini sağlar. Uzay çağının ardından da galaksi çağı başlar. Galaksi çağının başlamasıyla insanlık; din,ırk ve medeniyet olarak tek potada yer almaya başlamış, bu da tarihte yaşananların unutulmasına neden olmuştur. Gelişim sürecini bitirmiş insanlık; tıpkı ilk çağ insanlığı gibi bir yaşam sürmeye başlamıştır.
Başka gezegenlerde de hayat bulunmaktadır. Bilinmeyen bir düşmanın başlattığı savaş; dünyayı tehdit etmektedir. Bu düşmanı bulup savaşma görevi; 2 Türk uzay savaşçısı Murat ve Ali'ye verilmiştir.
Uzayda gemileri saldırıya uğrayan Murat ve Ali, bir gezegene düşerler. Çeşitli uzay yaratıklarının saldırısına uğrayan savaşçılar, gezegende bir insan kolonisi olduğunu farkına varır. 13. kabileyi oluşturan bu insanlardan biri olan Bilgin, Murat ve Ali'yi bazı konularda aydınlatır.
Gezegeni kontrol eden ve uzaylı yaratıkları, Murat ile Ali'nin üzerine gönderen Sihirbaz, tam 1000 uzay yılı beklemiştir. Elde etmeye uğraştığı insan beyni sayesinde önce dünyanın kontolünü eline geçirip sonra dünyayı yok ederek uzayın tek hakimi olmak niyetindedir.
Ali'nin çapkınlığından faydalanan Kraliçe, Ali'yi etkisi altına alır. Bilgin'in ölmesine neden olan Ali, kendine geldiğinde intikam almak için derhal Sihirbaz'ı bulmaya çalışır. Ama bir patlama sonucu ölür.
Zaten dünyayı kurtarmak gibi kutsal bir amacı olan Murat, Ali'nin öldürülmesiyle daha da hırslanır ve tüm engelleri aşarak Sihirbaz'la karşılaşır. Sihirbazı ortadan ikiye bölerek öldüren Murat, dünyayı ve insanoğlunun geleceğini kurtarır.

Comment / Yorum:

Tartışmasız dünyada en çok tanınan Türk filmi. Ama gelmiş geçmiş en kötü film olarak tanınıyor olması; Türk sinemasının imajının uzun süre zedelenmesine neden oldu. İnanılmaz mantık hataları, kötü senaryo, kötü yönetim, teknik yetersizlikler, kısıtlı bütçe, Star Wars'tan ve 15 diğer film ve belgeselden araklanıp filme eklenmiş sahneler, Raiders of the Ark'tan araklanan müzikler ve daha bir sürü unsurun bileşimi sonucu; bilimkurgu film çekmek maksadıyla yapılmış ve fakat absürd komedi olabilmiş bir yapım. Film; peluş canavarlar, ayağa bağlanan kayalarla yapılan koşu ve karate hareketleri, film negatiflerinin toplu iğneyle çizilmesi suretiyle elde edilmiş lazer ışınları, uzakdoğu dövüş sanatlarıyla saldıran uzaylılar, dünyadan kopmuş yatır olarak gösterilen Hacı Bektaş Veli'nin türbesi gibi garip ve unutulmaz özellikleriyle kült olmayı başarıyor.
Turkish Star Wars olarakta bilinen film, trash filmler yani kötü oldukları için güldüren filmler kategorisinde yer alıyor. Filmin sıradışı repliklerini de unutmayalım;
"Bilinmeyen bir güç bizi kendine çekiyor."
"Vücudundan kurtul, sadece zihnin ve ruhunla yaşa, o zaman toprağın altında nefes alabilirsin."
"Sana ulaşamamak, kaybetmek değildir dünya."
"İşkenceye dayandılar, götürün arenaya rezil edin bunları."
Bu kült filmin tek iddiası olabilir; bu filmden kötü film çekilemez! Peki bu kadar kötü bir film, nasıl olur da fanatiklik derecesinde sevilir? Cevabı çok basit; hiç bir filmi izlerken bu filmde güldüğünüz kadar gülemezsiniz.

Imdb note : 5.1                             My note : 1

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Korkusuz Korkak (1979)

Director / Yönetmen:

Natuk Baytan

Screenplay / Senaryo:

Erdoğan Tünaş

Cast / Kadro :

Kemal Sunal
Turgut Özatay
Ayşin Atav
Hikmet Taşdemir
Belkıs Dilligil
Zafer Önen
Nejat Gürçen
Rıza Pekkutsal
Aynur Akkum
                                                              Renan Fosforoğlu
                                                              Yadigar Ejder

Subject / Konu:

Mülayim, özel bir firmada çalışmaktadır. Çok çalışkan olmasına ve şirketteki herkesin işlerini yapmasına rağmen, patronu tarafından yan gelip yatmakla suçlanmakta, iş arkadaşlarınca ezilmekte ve ev kirasını dahi ödeyememektedir.
Mide probleminden ötürü hastahaneye giden Mülayim'in tahlilleri aynı isimli ve ölmek üzere olan bir hastanın tahlilleriyle karışır. Doktor, Mülayim'e 6 ay ömrü kaldığını söyler. Korkusuz birine dönüşen Mülayim, herkese ve herşeye kafa tutmaya başlar. Mahallesine bırakılan saatli bombayı bile düşünmeden alıp fırlatır ve adı Bombacı Mülayim'e çıkar. Kendisine piyangodan büyük ikramiye çıktığını öğrenen Mülayim, ikramiyenin üzerine bir de bankadan çektiği kredi parasını ekler ve tüm parayı umumi tuvalethane açmak için harcar. Patronundan haraç isteyen mafya Ayı Abbas'ın zaaflarını öğrenir ve bundan böyle Abbas'tan haraç almaya karar verir. Haraç vermeyi onuruna yediremeyen Abbas, Mülayim'in peşine adamlarını takar.
Böyle yaşamaktan sıkılan Mülayim, ölmek için kiralık katil tutmaya karar verir. Aracılık yapan Sansar Selim sayesinde en acımasız katil Gaddar Kerim'i tutar. Fakat Mülayim, Gaddar Kerim'in kendisini öldüreceğini bilmemektedir. Çünkü yağmurlu havada ve hastayken öldürülmemeyi ve katilinin kim olduğunu öğrenmek istemediğini şart olarak Sansar Selim'e bildirmiştir.
Hastahanede yapılan büyük hatayı farkına varan hemşire Sevil, Mülayim'i bulup gerçekleri anlatır. Korkusuz Mülayim, peşindeki acımasız katilin canını almasından korkar. Sansar Selim'i bulup, katilin kim olduğunu öğrenmeye çalışır. Ama trafik kazası geçiren Selim, katilin kim olduğunu söylemeden ölür. Hemşire Sevil'in yardımıyla katilinin kim olduğunu aramaya başlar. Çevresindeki tüm kişilerden şüphelenen Mülayim, sonunda tuttuğu kiralık katilin Gaddar Kerim olduğunu öğrenir. Bir yandan Abbas ve adamlarından, bir yandan Kerim'den kaçan Mülayim yine bir saatli bombayla karşı karşıya kalır.

Comment / Yorum:

Yönetmenlik kariyeri boyunca macera filmleri, arabesk filmler ve Kemal Sunal'ın yer aldığı komedi filmleri çekmiş olan Natuk Baytan'ın tarışmasız en iyi filmi. Senarist Erdoğan Tünaş'ın da en iyi işlerinden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir.
Doktorun, ölen hastayı ne yapalım sorusuna "Çöp kutusuna atın" demesi; doktordan 6 aylık ömrü kaldığını öğrenen Mülayim'in "7 ay olmaz mı, bak açıktan bi binlik çalışır" diye sorması; Mülayim'in, neden bütün paranı tuvalethane yaptırmak için harcadın sorusuna, "Ben zamansız gelen paranın ancak üstüne sıçarım." diye cevap vermesi; konuşma dilimize geçmiş "mesela yani" esprisi, Gaddar Kerim'in tehditkarca söylediği, "Benim adım Kerim, hepinizi severim" ve kendisini yatatağın altında bulan ev sahibesinin orada ne yapıyorsun sorusuna "Bunca yıl ben yatağın üstünde yattım, biraz da o benim üstümde yatsın." şeklinde verdiği cevap, filmi unutulmazlar arasına sokmaya yetipte artacak düzeyde.
Zaten başarılı bir iş çıkarmış yönetmen ve senaristin, bir de üstüne muazzam bir baş rol oyuncusu Kemal Sunal'la birlikte çalışmış olması ve yan kadronunda çok etkili kullanılmış olması ortaya absürd komedinin Türk sinemasındaki en iyi örneklerinden birinin, hatta en iyisinin çıkmasına neden olmuş.

Imdb note : 7.7                             My note : 9