Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Nilüfer Koçyiğit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nilüfer Koçyiğit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2011 Çarşamba

Kader Böyle İstedi (1968)

Director / Yönetmen:

Ömer Lütfi Akad

Screenplay / Senaryo:

Safa Önal
Oğuz Aral

Cast / Kadro :

İzzet Günay
Nilüfer Koçyiğit
Önder Somer
Aliye Rona
Turgut Boralı
Şaziye Moral
Muammer Gözalan

Subject / Konu:

Nilüfer, Edebiyat Fakültesi'ne gitmek için hayatında ilk kez İstanbul'a gelir. Havaalanında uzunca bir süre beklemesine karşın kimse karşılamaya gelmez. Kendisine bavulunu almasında yardımcı olan taksi şoförü Ahmet ile halasının evine gelir. Nilüfer havaalanından ayrıldıktan sonra havaalanına gelen Nilüfer'in halası ve enştesi, bir süre bekledikten sonra eve geri dönerler.
Üniversiteye gittiği ilk gün şiddetli şekilde yağmur yağmaktadır. Eve dönerken bindiği dolmuş, Ahmet'in dolmuşudur. Ahmet, Nilüfer'i evine kadar getirir. Evin önünde patlayan arka lastiği değiştirmek zorunda kalır. Yağmur hızını kesmediği için Ahmet sırılsıklam kalmıştır. Evde kurulandıktan sonra çayını yudumlayan Nilüfer, Ahmet'in halen evin önünde olduğunu ve yağmur altında arabanın lastiğini değiştirmeye çalıştığını görür ve Ahmet'e pardüse götürür. Ahmet işi bittiğinde pardüseyi yere düşürür ve o şekilde geri vermek istemez. Ahmet'in pardüseyi geri getirmeden gittiğini gören Nilüfer şaşırır. Nilüfer'in halası ise Ahmet'in pardüseyi bit pazarında satacağını söyler.
Eve gelen Ahmet, pardüseyi annesine ütületir. Ertesi sabah Nilüfer'in evden çıkışını bekler. Pardüseyi verip teşekkür eder. Üniversite'ye gidecek Nilüfer'i arabasına bindirip götürür. Nilüfer arabadan indiğinde pardüseyi giyer. Pardüsenin cebindeki kağıdı çıkarıp okur. Kağıtta; "Demek istediğim şu ki; arada sırada size İstanbul'u gezdirsem çok iyi olur, plaka 34 AH 310, şoför Ahmet Aydın." yazmaktadır. Nilüfer, kağıdı buruşturup yere atar ve arkasını dönüp Ahmet'e doğru bakar. Arabasından Nilüfer'i seyretmekte olan Ahmet, hızla uzaklaşır. Nilüfer ise birkaç adım attıktan sonra geri döner ve yere attığı kağıdı geri alır.
Ahmet Nilüfer'i, Nilüfer de Ahmet'i düşünüp durur. Nilüfer, Ahmet'in dolmuşuna tekrar biner ve diğer yolcular indikten sonra birlikte İstanbul'u gezmelerinin kendisi için de iyi olacağını söyler. Aynı gün birlikte zaman geçirirler, birbirlerini dahi iyi tanırlar, yakınlaşırlar. Ahmet, doğma büyüme İstanbul'lu olduğunu, babası ölünce çalışmak zorunda kaldığını; Nilüfer'de annesi ölünce varlıklı babası tarafından büyütüldüğünü, babasının kendisine çok düşkün olduğunu ve İstanbul'a biraz da babasından kaçarak gelebildiğini anlatır. Günün sonunda Ahmet, Nilüfer'i evine getirir. Nilüfer'in Ahmet'e para teklif etmesi, Ahmet parayı reddedince de parayı arabanın koltuğuna bırakması; Ahmet'i kırar. Hatasını farkeden Nilüfer, parayı geri alarak Ahmet'in gönlünü alır.
Nilüfer'in babası telefonla arar ve önce enişteyle sonra Nilüfer'le konuşur. Bu telefon konuşmasıyla Nilüfer'in İstanbul'a kaçarcasına gelişi aydınlanmaya başlar. Babası, Nilüfer'i varlıklı bir ailenin oğlu olan Halit'le nişanlamak istemektedir. Telefon konuşmasında babası, Nilüfer İstanbul'da olduğu için nişanlanacağı Halit ve ailesiyle birlikte İstanbul'a geleceklerini ve nişan yapılacağını bildirir.
Nilüfer, babası ve Halit İstanbul'a gelince; Üniversite'ye gidemez. Ahmet, Üniversite çıkışında beklediği Nilüfer'i göremeyince Nilüfer'i görebilmek için kaldığı eve gelip beklemeye koyulur. Nilüfer'in başka bir erkekle arabaya bindiğini gören Ahmet, efkarlanır.
Nişan yapılır. Ailesi ve Halit, Nilüfer'in Üniversite'yi bırakmasını istemektedir. Sadece eniştesi Nilüfer'den yanadır. Nilüfer, ailesinin ve Halit'in Üniversite'yi bırakma baskısına boyun eğmez ve yine Üniversite'ye gider. Ahmet, Nilüfer'i Üniversite'de bulur. Yine İstanbul'u gezerler. Araba arızalanınca Nilüfer, Ahmet'e yardım etmek ister. Ahmet, Nilüfer'in parmağındaki nişan yüzüğünü görür. Bir süre konuşurlar. Ardından Nilüfer eve geri döner. Evde kendisini bekleyen ailesi ve Halit, nerede olduğunu sorarlar. Babası yeniden ellerinde motor yağı gördüğü Nilüfer'i azarlar, halası şoför Ahmet'le aralarında birşeyler olduğunu anlar. Halit, derhal İzmir'e gitmelerine karar verir. Nilüfer, babası ve Halit havaalanına giderler. Nilüfer fırsatını bulup kaçar. Ahmet'in ev adresini öğrenir. İşe çıkacak olan Ahmet, evden çıkıp arabasının yanına gelince büyük bir sürprizle karşılaşır; Nilüfer arabanın içindedir.
Halit, adamlarını İstanbul'a çağırır. Halası, Ahmet'in Nilüfer'e verdiği notu bulur.
Ahmet, Nilüfer'i evine götürür. Annesi, Nilüfer'i kızı gibi kabul eder. Nilüfer, evde kalırken; Ahmet, arabada uyur.
Halit'in adamları, Ahmet'in evini tespit eder. Adamlar Ahmet'in evini kolaçan etmeye başlar. Ancak Ahmet'in arkadaşı Apti durumu sezer ve Ahmet'e bildirir. Ahmet, arabasını Apti'ye teslim eder ve Nilüfer ile birlikte evden uzaklaşır. Ormanda arabayı almak için Apti'yle buluşacakları gün, Halit ve adamları karşılarına çıkar. Adamlar, Ahmet'i döverler ve Nilüfer'i alıp giderler.
Evde ailesine isyan eden Nilüfer, Halit'le evlenmeyeceğini, şayet zorlanırsa canına kıyacağını söyler. Eniştesi Nilüfer'e destek olur.
Ahmet, arabasını Nilüfer'in kaldığı evin önüne çeker ve beklemeye başlar. Nilüfer ile birbirlerine bakıp dururlar. Günler geçer. Nilüfer, babası ve Halit ile birlikte İzmir'e gitmek üzere evden çıktığında; Ahmet arabasıyla önlerini keser. Önce Halit'in adamlarından biriyle sonra Halit'le dövüşür. Nilüfer'i arabasına bindirir ve gider. Halit önce tabancasıyla arkadan ateş eder, sonra da arabasına atlayıp Ahmet'le Nilüfer'in peşlerine düşer. Ahmet yolda fenalaşır, çünkü vurulmuştur. Arabayı Uçurumun kenarında park eder. Halit ve ailesinin peşlerinden geldiğini gören Nilüfer, eğer yaklaşırlarsa; kendini uçurumdan atacağını söyler. Ahmet, uçurumdan kendini atmaya karar verir. Arabayı uçuruma doğru sürmek için çalıştırır. Ahmet'in ne yapacağını anlayan Nilüfer, arabaya biner. 2 sevgili ayrılmak yerine beraberce uçurumdan düşmeyi seçerler.

Comment / Yorum:

Kader Böyle İstedi, Ömer Lütfi Akad'ın "İmkansız aşklar üçlmesi" bir diğer adıyla "Kent üçlemesi"nin 2. filmi. İşin enteresan tarafı, usta yönetmenin üçlemenin 2 filmini birden 1968'e sığdırmış olması. Ancak bu biraz da filmin tahlisizliği olmuş. Çünkü film ne kadar başarılı da olsa; aynı yıl çekilmiş, üçlemenin ilk filmi olan Vesikalı Yarim'in gölgesinde kalmış. Kader Böyle İstedi, biraz da bu yüzden Ömer Lütfi Akad'ın en az popüler olan başyapıtı.
Üçlemenin tüm filmlerinde başrol erkek oyuncusu olan İzzet Günay, bu filmde de mükemmel performansıyla göz dolduruyuor. Bu başarının arkasında Ömer Lütfi Akad'ın, İzzet Günay'ı en iyi değerlendiren yönetmen olması yatıyor. Başrol kadın oyuncusu Nilüfer Koçyiğit ise oyunculuğundan ziyade masum ve zarif yapısıyla dikkat çekiyor. Bu masum ve zarif yapının Nilüfer karakteriyle örtüştüğünü de belirtmek gerekli. Önder Somer ve Aliye Rona, filmografilerinde benzerlerine rastlanabilecek rollerdeler. Performansları tatmin edici. Dikkat çeken bir diğer oyuncu da; anlayışlı enişte rolündeki Turgut Boralı.
Film müzikleri Metin Bükey'e ait. Filmde öne çıkan şarkı; dönemin popüler Suat Sayın bestesi "Bu sana son mektubum". Şarkıyı Belkıs Özener seslendirmiş.
Filmin senaryosu Safa Önal ustayla sürpriz bir isme ait; ünlü karikatürist Oğuz Aral. Türk sinemasının en belirgin klişesi olan fakir erkekle zengin kız arasındaki aşk, 2 dev ismin senaryosunda ustaca işlenince ortaya çok kaliteli bir iş çıkmış.
Hak ettiği değeri görememiş ve sinema eleştirmenlerince fazla adı anılmamış olsa da; Kader Böyle İstedi'nin Ömer Lütfi Akad'ın önemli filmlerinden biri olduğu su götürmez bir gerçek. Kader Böyle İstedi, klişe hikayelerin dahi usta isimlerin ellerinde değerli yapımlara dönüşebileceğinin güzel örneklerinden biri.

Imdb note : 4.6                            My note : 8.5

31 Mart 2011 Perşembe

Kolsuz Kahramanın Kolu (1973)

Director / Yönetmen:

Temel Gürsu

Screenplay / Senaryo:

Ahmet Üstel

Cast / Kadro :

Öztürk Serengil
Nilüfer Koçyiğit
Sevda Nur
Hüseyin Zan
Sami Hazinses
Ekrem Gökkaya
Cevat Kurtuluş

Subject / Konu:

Çalıştığı hiçbir işte tutunamyan Hamsi Nuri,yarattığı kargaşa yüzünden son işi olan çaycılıktan da olmuştur.Arkadaşı Nermin,Hamsi Nuri'ye yardım etmek ister ve ona şarkıcılık yaptığı gece klübünde garsonluk işi ayarlar.
Türkiye'ye gelen ünlü karateci Wang Yu,Hamsi Nuri'ye ikizi kadar benzemektedir.Çeşitli kirli işlerin içinde olan Wang Yu,Hamsi Nuri'nin çalıştığı gece klübünde öldürülür.Hamsi Nuri,Wang Yu'nun öldürülüşüne şahit olmuştur.Hamsi Nuri'yi de öldürmeye çalışırlar,öldüremeselerde Hamsi Nuri'nin kolunu koparırlar.Hastahaneye kaldırılan Hamsi Nuri'ye ölen Wang Yu'nun kolu nakledilir.Nakledilen kol Wang Yu'nun kuvvetini taşımaktadır.Ancak bir kadın tarafından öpüldüğünde gücünü kaybetmektedir.Kolun tekrar eski gücüne kavuşmasının tek yolu ise tekrar bir kadın tarafından öpülmektir.
Hamsi Nuri'nin aslında Wang Yu'ya ait olan kolunun peşindeki Çin'li çete Nermin'i kaçırır.Hamsi Nuri'de Nermin'i kurtarmak için maceradan maceraya atılır.

Comment / Yorum:

Öztürk Serengil'in "Adana'lı Tayfur"dan sonraki en önemli seri film karakteri olan "Hamsi Nuri" serisine ait bir film.Türk sinemasında genelde başarısız örneklerle dolu bir tür olan absürt komedinin vasatı aşan nadir örneklerinden biri.Dönemsel olarak incelediğimizde popüler karate filmlerini tiye alan ve özellikle uçak sahneleriyle akılda kalan filmi baştan sona Öztürk Serengil'in performansının ayakta tuttuğu söylenebilir.Yönetmenliğe "Dikkat Kan Aranıyor" gibi önemli ve başarılı bir işle giriş yapan ve fakat sonrasında seks filmlerinden;"Küçük Emrah" filmlerine kadar bir dolu ticari amaçlı ve başarısız filmi yöneten Temel Gürsu'nun iyi sayılabilecek filmlerinden biri.Görüntü kalitesi düşük olsa da seyri keyif veren bir film.

Imdb note :   - (Filmin imdb'de kaydı yok)                           My note : 7