Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Kevin Spacey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kevin Spacey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2015 Cumartesi

The United States of Leland / Leland Birleşik Devletleri (2003)

Director / Yönetmen:
Matthew Ryan Hoge

Screenplay / Senaryo:
Matthew Ryan Hoge

Cast / Kadro:
Don Cheadle
Ryan Gosling
Chris Klein
Jena Malone
Lena Olin
Kevin Spacey
Michelle Williams
Martin Donovan
Ann Magnuson
Kerry Washington
                                                             Sherilyn Fenn
                                                             Matt Maloy
                                                             Michael Pena

Subject / Konu:
16 yaşındaki Leland, baharın ilk sıcak günlerinden birinde yaşananları hatırlayamadığı ve fakat cinayeti kabul ettiği için mahkum olur. Çünkü zihinsel engelli Ryan bir parkta öldürülmüş, kendisinin de eli kesilmiştir. Bulgular cinayeti Leland’in işlediğini göstermektedir. Leland’ın hapisteki öğretmeni dost ve yardımsever biri olan Pearl olur. Aynı zamanda bir yazar olan Pearl, etkilendiği Leland hakkında yazmaya karar verir.
Leland’ın alkolik ve kadın düşmanı bir yazar olarak tanınan babası Albert Fitzgerald’tır. Olaylardan haberdar olan Albert, gelip eski karısı Beth’i bulur.
Leland, kız arkadaşı Becky Pollard’la gözaltı okulu dışında çalıştığı müzik markette tanışmıştır. Ryan, Becky’nin erkek kardeşidir. Leland, Ryan’la iletişim kurar. Becky’nin evlerinde yaşayan kız kardeşi Julie’nin erkek arkadaşı Allen, Leland’a Becky’nin Kevin isimli uyuşturucu satıcısıyla yaşadığı ilişki ve uyuşturucu kullanması yüzünden gözaltı okuluna gitmek zorunda kaldığını anlatır. Kevin’ın da hapisten tahliye olduğunu söyler. Çok geçmeden Becky, Kevin’ı sevdiğini söyleyip Leland’tan ayrılır.
Leland hakkında yazmaya başlayan Pearl, aynı zamanda hayranı da olduğu Albert’ı bulup Leland hakkında konuşmak ister. Ancak Albert, Pearl’e pek yardımcı olmaz. Pearl, Leland’tan aslında hiçbir zaman babası ile buluşmadığını, onun gönderdiği biletlerle başka yerlerde kaldığını öğrenir.
Julie, Allen’dan ayrılır. Allen, silahlı soygun yapar. Evin önünde tutuklanır.
Pearl, Albert’ın şikayeti üzerine izinsiz şekilde Leland’la görüştüğü için görevden alınır. Leland, yaşadıklarını yazdığı defteri Pearl’e verir. Pearl, Albert’ın şehre gelişinin Leland için değil, bir kitap yazmak için olduğunu farkına varır.
Leland’ın bulunduğu hapishaneye getirilen Allen, Pearl’ün meyva bıçağını çalıp Leland’ı bıçaklar.

Comment / Yorum:
Yönetmen ve senarist Matthew Ryan Hoge’un 2. ve son filmi olan “The United States of Leland / Leland Birleşik Devletleri”, 2003 yılında Los Angeles’ta çekildi. Filmin oyuncu kadrosunda da yer alan Kevin Spacey, filmin yapımcıları arasında yer aldı. Film, 343.816 dolar hasılat elde edebildi.
Parlak bir oyuncu kadrosuna sahip olan film, dönemim gelecekte yıldızlaşacak genç oyuncuları Ryan Gosling, Michelle Williams, Kerry Washington ve Jena Malone ile Don Cheadle, Kevin Spacey, Lena Olin ve Martin Donovan gibi tecrübeli oyuncuları bir araya getirdi.
The United States of Leland, suçu farklı bir bakış açısıyla irdeleyen ve sonuçtan ziyade olayın meydana gelişi ve öncesiyle ilgilenen, oyuncu kadrosuyla göz kamaştıran ve fakat ismini duyurmayı başaramamış bir yapım. Kıyıda köşede unutulmuş filmlerden biri olduğu söylenebilir.

Imdb note: 7.2                             My note: 7

3 Haziran 2012 Pazar

The Life of David Gale / Ölümle Yaşam Arasında (2003)

Director / Yönetmen:

Alan Parker

Screenplay / Senaryo:

Charles Randolph

Cast / Kadro :

Kevin Spacey
Kate Winslet
Laura Linney
Gabriel Mann
Matt Craven
Rhona Mitra
Leon Rippy
Jim Beaver
Cleo King

Subject / Konu:

David Gale, yakın arkadaşı olarak bilinen Constance Harraway'e tecavüz edip öldürdüğü gerekçesiyle idam cezasına çarptırılır. David, idam cezasının infazına kısa süre kala gazeteci Bitsey Bloom'la para karşılığı görüşmek ister. Bitsey, David'in görüşme teklifini kabul eder ve David'in idamından önceki 3 gün üst üste röportaj yapabilmek için izin alır. Stajyer Zack'le birlikte hapishanenin bulunduğu yere gidip bir motele yerleşirler.
David, röportajın ilk gününde daha önce öğrencisi Berlin'e tecavüz etmekten suçlanıp aklandığı davayı Bitsey'ye tüm detaylarıyla anlatır. Berlin, haksızlığa uğrayıp öğrenim hakkını kaybettiğini düşündüğünden; okuldan ayrıldıktan sonra üniversitedeyken de flört ettiği hocası David'le cinsel ilişkiye girer ve tecavüze uğramış gibi davranır. Eşi, çocuklarını da alarak David'ten ayrılır ve İspanya'ya gider. David aklanmasına karşın hem ailesini kaybeder hem de iş bulamaz hale gelir. Berlin, olayın üzerinden belli bir süre geçtikten sonra David'e neden böyle davrandığını ve özrünü içeren bir kart gönderir.
Bitsey, David'in söylediği gibi gerçekten masum olup olmadığı üzerinde düşünmeye başlar. Yolda bir araba tarafından takip edildiklerini farkeder. David, röportajın devamında Constance'la arasındaki bağı anlatır. Constance, kendisini David'in de mensup olduğu Dead Watch isimli, idamı protesto eden bir gruba adamıştır. Her gerçekleşen idam, Constance'ı biraz daha yıkmaktadır.
Bitsey ve Zack, David'in anlattıklarından zaman zaman peşlerinde görünen kişinin Dead Watch'ta Constance'la çalışan Dusty olduğunu anlarlar.
Bitsey, David'e sadece arkadaşlık ilişkisi olduğunu söylediği Constance'ta nasıl olupta sperminin bulunduğunu sorar. David, Constance ölmeden bir gece önce cinsel ilişkiye girdiklerini ama aralarında arkadaşlıktan öte birşey olmadığını söyler.
Constance'ın öldürülüş anını defalarca izleyen Bitsey, Constance'ın öldürülüş anını başına poşet geçirip bantlayıp, ellerini kelepçeleyerek bire bir tatbik eder ve Constance'ın intihar ettiğine dolayısıyla David'in suçsuz olduğuna kanaat getirir. Constance'ın bu intiharı, hayatını adadığı davasına hizmet edip, David'i haksız bir idama götürüp insanların idam edilmesinin ne kadar yanlış olduğuna dikkat çekmek için yaptığını düşünür. İdamın gerçekleşeceği gün Bitsey, idamın ardından olayın intihar olduğunu ortaya çıkaracak bir kasetin yayınlanarak olaya dikkat çekileceğini düşündüğü için kasedin elinde bulunduğunu düşündüğü Dusty'nin evine gizlice girer ve tüm kasetleri kontrol etmeye başlar. Kasetlerden birinde Constance'ın gerçekten intihar ettiği görüntüleri gören Bitsey, kaseti yanına alır ve idamın gerçekleştirileceği yere doğru gider. Benzini bitince koşmak zorunda kalan Bitsey, David idam edildikten birkaç dakika sonra idam noktasına varır ve David'i kurtaramaz.
Ortaya çıkan intihar kasedi, kamuoyunda geniş yankı uyandırır ve idama karşı tepkiler çığ gibi yükselir. Dusty, İspanya'ya uçar ve içinde David'in röportaj için aldığı yüklü paranın ve Berlin'in David'e yolladığı, kendisine tecavüz etmediğini kanıtlayan kartın yer aldığı çantayı David'in eski karısının kapısının önüne bırakır. Böylece David'in masumiyeti ve çocuğunun geleceği garanti altına alınmış olur. Bitsey'ye bir kargo gelir. Kargonun içinden çıkan oyuncağı inceleyen Bitsey, oyuncağın içinde bir kaset olduğunu farkeder. Kasette kayıt dışı yazmaktadır. Bitsey kasedi izler ve Constance'ın intihar ettiği sırada David'in de orada olduğunu ve intiharı da idamı da birlikte planladıklarını anlar.

Comment / Yorum:

Yaklaşık 50.000.000 dolara mal olan The Life of David Gale, gişe hasılatına bakıldığında maliyetini çıkaramadı ve başarısız oldu. 1978'de çektiği "Midnight Express / Geceyarısı Ekspresi" adlı filmle Türkiye'de adeta lanetlenen yönetmen Alan Parker'ın 2003 yılında çektiği film, gişedeki başarısızlığının yanında sinema eleştirmenlerince de hak ettiği değeri göremedi.
David Gale rolü önce George Clooney'ye daha sonra da Nicolas Cage'e teklif edildi. 2 oyuncu da teklifi reddedince rol Kevin Spacey'ye gitti. Bitsey Bloom rolü için de ilk tercih Nicole Kidman'dı. Nicole Kidman filmde oynamaktan vazgeçince; rol Kate Winslet'a gitti. Hem Kevin Spacey'nin, hemde Kate Winslet'ın muazzam oyunculuk performanslarına bakınca; iyi ki oyuncu kadrosu böyle oluşmuş demekten kendinizi alamıyorsunuz. Başlarda sıradan bir yan karaktermiş gibi görünen, fakat film ilerledikçe önemi anlaşılan Constance karakterini ustaca canlandıran Laura Linney'nin de hakkını teslim etmek gerek.
Texas Eyaleti özelinde idam karşıtlığını işleyen film, bazen haklılığın ispatı için kurbanlar (ya da gönüllüler) vermenin; insanların uyandırılması ve harekete geçirilmesinde oldukça derinden etkileyici bir yöntem olduğunun altını kalın çizgilerle çiziyor.
The Life of David Gale'i izledikten sonra etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız gibi böyle bir filmin nasıl olupta popüler olamadığına da şaşıracaksınız. Özellikle sürpriz finaliyle seyirciyi hayretler içersinde bırakmayı başaran film, her yönüyle başyapıt tanımlamasını hak eden bir yapım.

Imdb note : 7.3                              My note : 9.5

17 Nisan 2012 Salı

Margin Call / Oyunun Sonu (2011)

Director / Yönetmen:

J. C. Chandor

Screenplay / Senaryo:

J. C. Chandor

Cast / Kadro :

Kevin Spacey
Paul Bettany
Jeremy Irons
Zachary Quinto
Penn Badgley
Simon Baker
Mary Mcdonnell
Demi Moore
Stanley Tucci
                                                                    Aasif Mandvi
                                                                    Ashley Williams
                                                                    Susan Blackwell
                                                                    Maria Dizzi
                                                                    Jimmy Palumbo
                                                                    Al Sapienza
                                                                    Peter Y. Kim
                                                                    Grace Gummer

Subject / Konu:

Bir yatırım bankasında gün içersinde aynı katta çalışmakta olan bir çok kişi işten çıkartılır. İşten çıkartılan herkesin telefon hatları dahil tüm iletişim araçları, şirket tarafından iptal ettirilir. Bu kişilerin arasında şirkete uzun yıllardır hizmet etmiş olan risk yöneticisi Eric'te vardır. Eric, şirketten ayrılmadan önce Peter'a bir dosya bırakır ve dosyayı incelerken dikkatli olmasını söyler.
Kat yöneticisi Sam, çok hasta olan ve yaşatmak için günde 1000 dolar harcadığı köpeğinin durumuna çok üzülmektedir.
Peter, Eric'in bıraktığı dosyayı incelerken kendi çalıştıkları bölümün öngörülen dalgalanmalar sonucunda şirketin değerinden daha büyük bir zarara uğrayacağını görür. Durumu hemen çalışma arkadaşları Seth ve Will'e bildirir. Şirkete gelip dosyayı incelerler ve ardından Eric'e ulaşmaya çalışırlar. Ancak Eric'i bulamazlar.
Will, durumu Sam'a bildirir. Şirkette üst düzey yöneticiler bir araya gelip kriz toplantısı yaparlar. Toplantıya Peter ve Seth'te katılır. İncelemeler sonucu, Peter'ın analizinin doğru olduğu ortaya çıkar. Köşeye sıkışan yöneticiler, son çare olarak durumu şirket sahiplerinden John'a bildirirler.
Helikopteriyle şirkete gelen John, bütün kıdemli ortaklarla toplantı yapar ve Peter'dan tüm riskleri öğrenir. John, ne yapabileceklerine dair yöneticilerle görüş alışverişi yapar ve tüm yatırımcılarını kaybetme pahasına hissedarların hisselerini borsada satmasına karar verir. Satış operasyonunun başına Sarah'ı getirir. Bu satış, çoğu çalışanın işini kaybetmesi anlamına gelmektedir.
Eric'in yerini öğrenen Will, Seth'le birlikte Eric'i ikna etmeye çalışır. Will, Eric'i ikna etmekte başarısız olsa da; şirketin gönderdiği adamlar yaptıkları şantajla karışık teklifle Eric'i geri getirmeyi başarırlar.
Sam, güne başlarlarken çalışanları yaşanan olaylardan bilgilendirir. Satış yapılmaya başlanır. Gün ortasında bazı çalışanların işine son verilmesi üzerine Sam'de işi bırakmaya karar verir. John ile konuşan Sam, kararından vazgeçer.
Sam, geceyarısı eski evinin bahçesinde çukur kazmaya başlar. Artık birlikte yaşamadığı karısı uyanır ve Sam'e ne yaptığını sorar. Sam, ölen köpekleri için mezar kazdığını söyler.

Comment / Yorum:

Margin Call, yönetmen J. C. Chandor'ın ilk uzun metrajlı filmi. Filmin senaryosu da yönetmenin imzasını taşıyor. Yaklaşık 3.395.000 dolara mal olan film, 5.353.586 dolar hasılat elde etti. Güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken film, özellikle Kevin Spacey, Jeremy Irons, Stanley Tucci ve Demi Moore gibi orta yaşlı oyuncularıyla akılda kalmayı başarıyor. Ayrıca Will rolündeki Paul Bettany, "Heroes" dizisiyle tanınan Peter rolündeki Zachary Quinto ve "Gossip Girl" dizisiyle tanınan Seth rolündeki Penn Badgley de filmde kilit karakterler üstlenmişler.
Filmin oyuncu kadrosu oluşturulurken Jeremy Irons'ın canlandırdığı John Tuld rolü ilk olarak Ben Kingsley'ye önerildi. Ancak Ben Kingsley, başka projelerde yer alacağı için rolü kabul etmedi.
Bir yatırım bankası özelinde, Wall Street'te dönen kirli dolapları anlatan film, bir şirketin bütün yatırımcıları aldatmak pahasına ayakta kalmaya çalışmasına değiniyor. Film, çarpıcı bir hikayeye sahip olsa da; kısıtlı kitleye hitap edebilecek bir film. Çünkü film, işlediği konu itibariyle sıkıcı bulunabilir.
Katıldığı festivallerde 8 ödül ve 14 adaylık kazanan Margin Call'un en önemli başarısı; "En iyi orjinal senaryo" dalında Oscar'a aday gösterilmesi oldu.
Konuya uzak kişilerin muhtemelen sevmeyeceği bir film olan Margin Call, konu ne olursa olsun senaryo çekiciyse filmi izlerim diyen seyirciler için iyi bir seyirlik olabilir. Ayrıca kayda değer oyuncu kadrosu da yabana atiılmamalı.

Imdb note : 7.1                              My note : 6