UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.
Bear, Nikki’den çok hoşlanmaktadır.
Ona açılmak ve aşkını ilan etmek istemektedir. Ancak Nikki’nin bir kızdan
hoşlandığını görür ve bütün hayalleri yıkılır. Umutsuz bir anda tuhaf bir dilek
objesiyle en çok istediği şeyi, yani Nikki’nin kendisine aşık olmasını ister.
Dileği ani ve beklenmedik bir
şekilde kabul olan Bear, kendisini düşlediği cennetin içerisinde buluverir. İş,
gerçekleşmesini deli gibi istediği bir dileğin olumsuz taraflarıyla yüzleşmeye
geldiğindeyse kendisini korku dolu anlar beklemektedir.
Comment / Yorum:
Psikolojik ve doğaüstü korku öğelerini karanlık bir
romantizmle harmanlayan Obsession / Saplantı, şüphesiz ki 2026 yılının en çok
konuşulan yapımlarından biri oldu. Çekimleri 2025 yılında yapılan ve ilk
gösterimi Toronto Film Festivali’nde yapılan 1 saat 48 dakika uzunluğundaki film,
15 mayıs 2026 tarihinde seyirciyle buluşabildi. 750.000 dolar gibi oldukça
düşük bütçeyle 20 günde çekilen yapım, halihazırda 209.121.395 dolar hasılat
elde ederek tarihi bir başarıya imza attı.
Dokuz kısa film ve bir orta metrajlı filmin ardından yönettiği
ilk uzun metrajlı film olan Obsession’la turnayı gözünden vuran Curry Barker’ı
parlak bir geleceğin beklediğini söylemek yanlış olmaz. Başarılı oyunculuğuyla
öne çıkan Inde Navarrette için de kariyer basamaklarını hızlıca tırmanmak için büyük
bir fırsat doğmuş gibi görünüyor. Tuhaf, keyifli ve seyirciyi germeyi başaran yapım
için rahatlıkla yılın şimdiye kadar ki sürprizi denebilir.
Gustav Borg, önemli ve saygı duyulan bir yönetmendir. Buna
karşın sinemaya uzun bir ara vermiştir. Geri dönüş planı, ailesinin geçmişine
dayanacağı için son derece kişisel bir proje olacaktır. Bu nedenle oyunculuk
yapan kızı Nora’nın çekeceği filmde başrolü üstlenmesini istemektedir. Ancak
Nora, annesinin ölümü sonrası bağlarının koptuğu babasından uzak durmayı
yeğlemektedir.
Gustav, tanıştığı Hollywood yıldızı Rachel Kemp’i etkiler ve
filminde başrol oynamaya ikna eder. Başlangıçta role oldukça hevesli görünen
Rachel, Gustav’ın kendisini Nora’nın bir kopyasına dönüştürmeye çalıştığını
fark edince işler rayından çıkar. Gustav bir taraftan geri dönüş filmini hayata
geçirmeye uğraşırken diğer taraftan kızlarıyla kopmuş bağları olduğu gerçeğiyle
yüzleşmektedir.
Comment / Yorum:
2025 yılının ve Oscar yarışının en çok konuşulan
filmlerinden biri olan Affeksjonsverdi / Sentimental Value / Manevi Değer,
dokunaklı bir aile draması olarak nitelendirilebilir. Norveç yapımı filmin
çekimleri 63 günde tamamlandı. 2 saat 13 dakika uzunluğundaki yapımın yönetmen
koltuğunda İskandinav sinemasının parlayan isimlerinden Joachim Trier oturuyor.
Filmin senaryosu, Trier ve birçok projede birlikte çalıştığı
Eskil Vogt’a ait. Yapımın ortaya çıkış hikayesi, yönetmen Joachim Trier’in aile
evinin satışa konulmasına dayanıyor. Yönetmen, farklı jenerasyonların aynı yeri
ve ortak anıları nasıl karşıladığı fikriyle filmin hikayesini geliştirmiş.
Etkileyici oyunculardan oluşan kadro, başarılı performanslar ortaya koymuş.
7.800.000 dolar bütçeyle çekilen Affeksjonsverdi, dünya
çapında 23.881.521 dolar hasılat elde etti. Tam bir ödül avcısı olan film,
katıldığı festivallerden 72 ödülle geri döndü. 9 dalda Oscar’a aday gösterilen
yapım, “En İyi Uluslararası Film” kategorisinde ödülü kucaklamayı başardı. Ayrıca
Cannes Film Festivali’nden de prestijli “Jüri Özel Ödülü” ile geri döndü
Övgüye mazhar olan detayların dışında filmin eleştirilebilecek
kısımları da mevcut. Fazlasıyla kişiselleşen bir hikaye için filmin süresi uzun
bulunabilir. Sürükleyicilikte kopukluklar var. Bu da seyircinin sıkılması
sonucunu doğurabilir.
Bruce bir yandan kariyerinin en önemli albümlerinden biri
olan Nebraska’yı hazırlamaya çalışırken diğer yandan küçük bir kızı olan Faye’le
ilişki yaşamaktadır. Üretim sürecinde yaşadığı sıkıntılar, özel hayatına da
yansıyınca ağır bir depresyon geçirmeye başlar.
Faye’den uzak durmaya çalışmasında çocukluk travmaları büyük
rol oynar. Annesine şiddet uygulayan babası Douglas’la yaşadığı acı hatıralar
canlanır. Her düşmek üzereyken menajeri Jon yanında durup destek olur.
Depresyon, kararsızlık, kabul edilmesi zor şartlar ve mükemmeliyetçilik, albüm
hazırlama sürecini durma noktasına getirir. Acaba Bruce tüm yaşadıklarının
ardından ayağa kalkmayı başarabilecek midir?
Comment / Yorum:
Bruce Springsteen’in efsane albümü Nebraska’nın zorlu üretim
sürecine yoğunlaşan 2025 yapımı Springsteen: Deliver Me from Nowhere, Warren
Zanes’in kaleme aldığı biyografik kitaptan uyarlandı. 1 saat 59 dakika
uzunluğundaki filmin çekimleri New Jersey’de gerçekleştirildi.
Springsteen’i canlandıran Jeremy Allen White, rol için
başarılı bir seçim olmuş. Springsteen, The Bear ile büyük ses getiren White’ın
kendisini canlandırmasını bizzat talep etmiş. Hatta film yapım aşamasında ikili
arkadaş olmuş ve Springsteen, White’a gitarını hediye etmiş. Oyuncu
kadrosundaki Jeremy Strong ve Stephen Graham’ın da performansları göz
dolduruyor.
White, film için gitar çalmayı öğrenmiş. Filmde armonika
çalıp şarkılar seslendirmiş. 55.000.000 dolar bütçeyle çekilen yapım, dünya
genelinde 45.240.624 dolar hasılat elde ederek gişede zarar etti.
Springsteen: Deliver Me from Nowhere, biyografik özellikler
taşıyan, zaman zaman belgesel tadı veren bir dönem filmi. Bruce Springsteen
seven sinemaseverler için iyi bir deneyim olabilir. Ancak sanatçıya aşina
olmayan seyirciler tarafından uzun ve sıkıcı bulunabilir.
Müzisyen Tim ve öğretmen Millie,
evliliklerinde çeşitli problemler olan bir çifttir. İlişkilerindeki sorunları
düzeltmek amacıyla şehirden ayrılıp kırsaldaki evlerine yerleşirler. Ancak yeni
bir şeyler denemek, mevcut anlaşmazlıkların üstünü örtmeye yetmez.
Ayrılığın sınırlarında dolaşan çift, yaşadıkları ilginç olayın
arından kuvvetli bir fiziksel çekim yaşarlar. Üstelik bu çekimi yaşamış
başkalarının da olduğunu fark ederler. Tuhaf deneyimlere maruz kalan çift, onları
birleşmeye zorlayan bu güçlü çekimle başa çıkmaya çalışır.
Comment / Yorum:
2025 yapımı Together / Birlikte,
son yılların popüler türlerinden vücut temalı bir korku filmi. Avustralya
yapımı filmin çekimleri Melbourne, Victoria’da gerçekleştirilmiş. Çekimleri 21
günde tamamlanan yapım, yönetmen Michael Shanks’in ilk uzun metrajlı filmi olma
özelliği taşıyor.
Yaklaşık 3.500.000 dolar bütçeyle
çekilen Together, dünya genelinde 32.273.159 dolar hasılat elde etti. Romantizm
ve psikolojik korku öğeleri de içeren yapım, 102 dakika uzunluğunda. Filmin başrollerini
paylaşan ve evli bir çifti canlandıran Dave Franco ve Alison Brie, 2017
yılından beri evliler.
Orijinal bir fikri işleyerek ve
bu fikri mitolojik olarak temellendirerek insanın dünyaya diğer yarısını bulmak
için geldiğini anlatan filmin, son dönemin eli yüzü düzgün korku yapımlarından
biri olduğu söylenebilir. Filmi izlerken rahatsız edici sahnelere hazırlıklı olmakta
yarar var.
7 yıl önce reklam çekimi için gittiği Japonya’da yaşamaya
başlayan Phillip, enteresan bir ajanstan teklif alıp onlar için çalışmaya
başlar. Bu ajans, reklamlar için değil insan hayatlarına yönelik oyuncular
sağlamaktadır.
Düğünden cenazeye kadar birçok farklı etkinlikte yer alır. Gazeteci
rolünden baba rolüne kadar çeşitli roller oynar. Ancak bazı roller, duygusal
bağlar kurmasına ve spontane hareket etmesine neden olur. Bu da Phillip'in kimi zaman eğlenceli, kimi zaman hüzünlü olaylar yaşamasını sağlar.
Comment / Yorum:
Japon yapımı Rental Family / Kiralık Aile, Hikari adıyla da bilinen
yönetmen Mitsuyo Miyazaki’nin ikinci uzun metrajlı filmi olma özelliğini
taşıyor. 2019 yılında start verilen projede 2023 yılında Brendan Fraser’ın başrol
oynayacağı kesinleşti. Çekimler Japonya’da gerçekleştirilen yapım, 2025 yılında
seyirciyle buluştu.
Kariyerinin büyük bölümünde vasat komedi ve gişe filmlerinde
yer aldıktan sonra 2022 yapımı The Whale / Balina ile Oscar’ı kucaklayan
Brendan Fraser’ı ayağı yere basan kaliteli işlerde görmek gayet güzel. Filmin
oyuncu kadrosunda Shogun dizisinden hatırlayabileceğiniz Takehiro Hiro’da yer
almakta. 109 dakika uzunluğundaki Rental Family, dünya genelinde 11.526.377
dolar hasılat elde etti.
Japonya’da filmde konu edilen kiralık oyuncu hizmetini
gerçekten veren 300’e yakın şirket bulunuyor. Afişi, fragmanı ve Brendan Fraser’ın
varlığı nedeniyle filmi bir komedi olarak algılamak söz konusu olabilir. Ancak Japon
toplumunun karanlıkta kalmış gelenekçi, baskıcı ve yalnız yaşamlarına dokunaklı
biçimde temas eden film, aslında trajikomik bir yapım.Imdb note: 7.7 My note: 7.5
Jem, yıllar önce ulaşılması zor
bir noktada inzivaya çekilip yaşamını sürdüren Ray’i bulmak üzere yola çıkar.
Yola çıkış amacı, Ray’in geride bıraktığı sorunlu oğlu Brian’a yardım etmek
için onu şehre geri getirmektir.
İki kardeşin buluşması, oldukça
mesafeli başlar. Birlikte zaman geçirdikçe buzlar erir ve geçmişlerine dair olayları
konuşurlar. İtiraflar ve yüzleşmeler, Ray’in yaşadığı ağır travmaların
nedenlerini ortaya koyar.
Comment / Yorum:
Anemone, 2017 yapımı Phantom Thread sonrası emekli olduğunu
açıklayan Daniel Day - Lewis’i yeniden oyunculuğa döndürdü. Bu kararın nedeni,
ilk yönetmenlik deneyimi için filmin yönetmen koltuğunda oturan Ronan Day -
Lewis’in Daniel Day - Lewis’in oğlu olması.
Filmin senaryosunu baba ve oğul
birlikte kaleme almışlar. Vasatı aşamayan senaryoda ana karakter Ray
parlatılmaya çalışılmış. Ancak sonuç pek iç açıcı değil. Oscar adaylığı sürpriz
olur. Fantastik öğelerin filme olumlu katkısı olmadığı söylenebilir. 2 saat 5
dakika uzunluğundaki filmin çekimleri Galler’de yapılmış. Seyirci tarafından
ilgi görmeyen filmin hasılatı oldukça düşük.
Yıl 1998. Geçirdiği trafik kazası yüzünden beyzbolcu olma
hayallerini yitiren Hank, barmenlik yapmaktadır. Yan komşusu Russ, babasının
felç geçirdiğini söyleyip kedisini ona emanet eder. Russ’ı arayan iki belalı
adam, Hank’i feci şekilde döver.
Gözlerini hastanede açan Hank, kendisini büyük bir belanın
içinde bulur. Kız arkadaşı Yvonne’un uyarılarını dinlemediği için olaylar daha
da karmaşık bir hal alır. Hem polis hem de mafyadan kurtulmak için Russ’ın
sakladığı anahtarın gizemini çözmek zorundadır.
Comment / Yorum:
Altın çağını geride bırakmış gibi görünen yönetmen Darren
Aronofsky imzalı Caught Stealing, kara komedi, suç, gerilim ve aksiyon gibi
birçok farklı türü harmanlayan bir yapım. Film bir kitap uyarlaması. Senaryo, kitabın
da yazarı olan Charlie Huston tarafından kaleme alındı.
Oyuncu kadrosu oldukça zengin. Filmde 90’ların ruhu başarılı
şekilde yansıtılıyor. Komedi aksiyonun ağır bastığı dakikalar, dönemin Bruce
Willis ve Mel Gibson filmlerini andırıyor. Yapım, seyri zevkli olmasına karşın
hikaye akışı bir noktadan sonra kolay tahmin edilebilir hale geliyor.
Aronofsky’den yeni bir başyapıt beklentisine girmeden izlendiği takdirde
keyifli bir seyirlik olabilir.