Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Jet Li etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jet Li etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2015 Salı

Hai Yang Tian Tang / Ocean Heaven (2010)

Director / Yönetmen:
Xue Xiao Lu

Screenplay / Senaryo:
Xue Xiao Lu

Cast / Kadro:
Jet Li
Wen Zhang
Kwai Lun Mei
Zhu Yuanyuan
Dong Yong
Gao Yuanyuan
Yan Minqiu
Chen Rui
Yong Mei

Subject / Konu:
İleri derecede karaciğer kanseri olan Wang, 21 yaşındaki otistik oğlu Dafu’yu yanına alıp kayıkla okyanusa açılır. Amacı ayaklarına bağladığı ağırlıkla intihar etmek ve oğlunu geride yalnız bırakmamak için onu da ölüme sürüklemektir. Ancak Dafu ipi çözdüğü için intihar planı gerçekleşmez ve eve dönerler.
Wang, bir okyanus parkında elektrik işlerine bakmaktadır. Dafu’nun en büyük tutkusu dev akvaryumlarda yüzmektir. Wang, Dafu 7 yaşındayken eşi öldüğü ve başka akrabaları olmadığı için Dafu’yu onu bir okula yerleştirmek ister. Ancak Wang, Dafu’nun rahatsızlığı nedeniyle okula kabul edilemeyeceğini öğrenir.
Dafu yaşı nedeniyle yetimhane ya da huzurevine de yerleştirilememektedir. Dafu, eski okul müdiresi Liu sayesinde yeni açılan özel bir kuruma yerleştirilir. Wang, Dafu’nun özlemini çeker. Wang, Dafu agresif tavırlar sergilediği için bakıcıları tarafından kuruma çağrılır. Dafu’nun uyum sağlayabilmesi için Wang’da kurumda yaşamaya başlar. Dafu’ya gündelik hayatta yapması gereken şeyleri uygulamalı şekilde öğretmeye devam eder.
Ölümünün yaklaştığını farkında olan Wang, öldüğünü anlayamasın diye Dafu’ya bir deniz kaplumbağası olduğunu söyler. Wang çok geçmeden ölür. Dafu, babasının öğrettiği gibi kıyafetlerini giymeyi, kahvaltısını hazırlamayı, otobüsle okyanus parkındaki temizlik işine gitmeyi ve temizlik işini yapmayı başarır.

Comment / Yorum:
Çinli yönetmen ve senarist Xue Xiao Lu’nun ilk uzun metrajlı filmi “Hai Yang Tian Tang / Ocean Heaven”, 2010 yılında Çin’in Qing Dao ve Yantai bölgelerinde çekildi. Dokunaklı bir hikayeye sahip dramanın baş rollerinden birini aksiyon filmlerinde izlemeye alışkın olduğumuz ve fakat 2005 yapımı “Danny The Dog / Unleashed / Kır Zincirleri” ile dramada da başarılı olabileceğini gösteren Jet Li üstlendi.
Jet Li’nin başarılı performansı dışında filmin ana karakteri Dafu’yu canlandıran Wen Zhang’ın da rolünün hakkını ziyadesiyle verdiğini söylemek lazım. Filmde çarpıcı bir konu işleniyor. Senaryo da eli yüzü düzgün bir senaryo. Ancak filmin temposu oldukça ağır. Bu sıkıntı, filmin süresi kısa tutularak giderilmeye çalışılmış.
Hai Yang Tian Tang, hak ettiği ilgiyi görmemiş bir yapım. Hikayesi ve oyunculuklarıyla ön planda olan bir film. Jet Li’nin dram performansını görmek için bile seyre değer.

Imdb note: 7.7                             My note: 6.5

2 Ağustos 2014 Cumartesi

The Expendables 3 / Cehennem Melekleri 3 (2014)

Director / Yönetmen:
Patrick Hughes

Screenplay / Senaryo:
Sylvester Stallone
Creighton Rothenberger
Katrin Benedikt

Story / Hikaye:
Sylvester Stallone

Cast / Kadro:
Sylvester Stallone
Jason Statham
Antonio Banderas
Jet Li
Wesley Snipes
                                                             Dolph Lundgren
                                                             Kelsey Grammer
                                                             Randy Couture
                                                             Terry Crews
                                                             Mel Gibson
                                                             Harrison Ford
                                                             Arnold Schwarzenegger
                                                             Kellan Lutz
                                                             Ronda Rousey
                                                             Glen Powell
                                                             Victor Ortiz
                                                             Robert Davi

Subject / Konu:
Barney ve Cehennem Melekleri ekibi, Doc isimli mahkumu taşıyan zırhlı trene helikopterle saldırır. Kurtarılan Doc, trende kalan askerleri teker teker öldürür. Tren hapishaneye çarpıp infilak ederken Doc’u alan helikopter yola koyulur. 8 yıldır mahkum olan Doc, Cehennem Melekleri’nin ilk elemanlarından biridir ve şimdiki elemanların hiçbirini tanımamaktadır.
Cehennem Melekleri, Binbaşı Drummer tarafından hedef gösterilen Victor Menz isimli bir silah satıcısını öldürmek üzere Somali’nin Mogadishu şehrine giderler. Cehennem Melekleri, Victor’ın silah teslimatı için gelmesini beklemeye koyulurlar. Barney, Victor’ın yıllar önce anlaşmazlığa düşüp öldürdüğünü sandığı Cehennem Melekleri’nin kurucularından Stonebanks olduğunu görüp büyük bir şaşkınlık yaşar. Çok geçmeden çatışma başlar. Stonebanks, tüfeğiyle Caesar’ı yaralar ve alanı bombalayıp gider. Caesar, komaya girer.
Drummer, Barney’ye Stonebanks’in özellikle Ortadoğu’da silah satışından milyarlarca dolar kazandığını anlattıktan sonra Stonebanks’i yakalayabilmesi için bir fırsat daha verir.
Barney, son işlerinde başarısız olan ve yara alan takımına artık işleri bırakma vaktinin geldiğini söyler. Yeni bir takım kurmaya karar veren Barney, Las Vegas’ta kendisine yeni elemanlar bulacak olan Bonaparte’la buluşur. Yeni ekibin ilk elemanı, usta bir hacker olan Thorn olur. Yeni ekibin 2. elemanı şaşırtıcı şekilde bir kadın olur. Bar güvenliği olan Luna, aynı zamanda arazi ve yakın dövüş uzmanıdır. Ekibe katılması planlanan 3. eleman, sahtekarlık yapıp kendisini genç biri olarak tanıtan Galgo’dur. Ancak Galgo, Bonaparte’ın onayını alamaz. Orduda silah uzmanı olarak görev almış Mars, yeni ekibin 3. elemanı olur. Ekibe dahil edilen son kişi ise sorunlu bir tip olan denizci John olur.
Drummer, Stonebanks’in Bükreş’e gideceğini ve operasyon yapılması için 36 saatleri olduğunu Barney’ye bildirir. Stonebanks’in Lahey’de savaş suçlarından yargılanabilmesi için sağ olarak ele geçirilmesi gerektiğini söyler.
Barney, eski dost Trench’i de dahil ettiği yeni ekibiyle yola çıkarken eski ekibinin tepkisiyle karşılaşır. Bükreş’e giden ekip başarılı bir operasyonun ardından Stonebanks’i yakalamayı başarır. Stonebanks, helikopterde Barney’le başlarından geçenleri anlatır. Gps cihazını çalıştırıp adamlarının helikopterin izini bulmasını sağlar. Stonebanks kurtulurken John, Mars, Thorn ve Luna’yı da esir etmeyi başarır. Barney ise patlama etkisiyle düştüğü nehirde başını bir kayaya çarpıp sürüklenir. Kendisini yakalamaya çalışan askerlerden kurtulup Trench’in yanına ulaşmayı başarır.
Stonebanks, Barney’ye bir görüntülü mesaj gönderir. 48 saat içinde gelmezse elindeki adamlarını öldüreceğini söyler. Barney, bunun üzerine tek başına gitmeye karar verir. Ansızın çıkagelen Galgo, Barney’yi kendisini de yanında götürmesi için ikna etmeyi başarır. Uçak havalanmaya hazırlanırken Barney, eski ekibini karşısında bulur.
Drummer, Stonebanks’in ordunun da gücünden faydalanabildiği küçük ve zorlu bir ülke olan Asmanistan’da olduğunu öğrenir. Trench ve Yin Yang’la Cehennem Melekleri’ne ek destek olarak yola çıkar. Esir tutulan ekibin tutulduğu binaya giren Cehennem Melekleri, Stonebanks’in görüntülü mesajından binanın 45 saniye içinde havaya uçurulacağını öğrenirler. Thorn, sinyalleri kesip patlamayı engellese de, Stonebanks binaya ordunun askerlerini ve tanklarını gönderir. 
Drummer, Yin Yang ve Trench, Cehennem Melekleri’ne havadan destek verir. Stonebanks, bir türlü sonuç alınamamasına sinirlenip binaya doğru yola çıkar. Çatıya çıkan tüm ekip helikopterle binadan ayrılmaya hazırlanırken tek eksik henüz çatıya gelmeyen Barney’dir. Barney, Stonebanks tarafından vurulur. Barney, kavgaya tutuştuğu Stonebanks’i öldürür ve bina havaya uçarken çatıya çıkmayı başarır. Bina infilak ederken helikopterden uzatılan ipi yakalar.
Tüm ekip iyileşen Caesar’la birlikte barda kutlama yapar.

Comment / Yorum:
Filmin baş kötü karakteri olan Stonebanks’i canlandıran Mel Gibson’a filmi yönetmesi için de teklif götürülür. Ancak Gibson filmi yönetmek istemeyince yönetmen olarak Patrick Hughes’la anlaşılır. Daha önce 2010 yapımı “Red Hill” isimli western türündeki filmi yazıp yöneten Patrick Hughes, 2. uzun metrajlı filmi The Expendables 3’te çoğu yönetmene kısmet olmayacak bir yıldızlar topluluğuyla çalışır.
Sylvester Stallone, tıpkı serinin ilk 2 filminde olduğu gibi bu filmde de bütün detaylarla ilgilenir. Stallone, başrolünü de üstlendiği filmin yapımcılarından biri olur, filmin hikayesini yazar, senaryo ekibinde bulunur ve oyuncu kadrosunu belirler.
İlk 2 filmde rol alan ve Church karakterini canlandıran Bruce Willis, 4 gün çekimlerinde yer alacağı 3. filmde oynamak için günlük 750.000 dolar, toplamda da 3.000.000 dolar talep eder. Sylvester Stallone, Willis’e 1.000.000 dolar önerince Willis filmde oynamaktan vazgeçer. Stallone bunun üzerine Church karakterinin yerini dolduracak Drummer karakterini oynaması için Harrison Ford’la anlaşır.
Bonaparte karakterini oynaması için ilk düşünülen isim Nicolas Cage’ti. Ancak rol Kelsey Grammer’a gitti. John karakterini ilk olarak Lucas Till’in oynaması düşünülse de rol, Kellan Lutz’a gitti. Milla Jovovich, söz verdiği projeler olduğu için filmde rol alamadı. Dwayne Johnson, filmde oynaması düşünülen isimlerin arasındaydı. Filmde oynaması için teklif götürülen Steven Seagal filmde oynamayı reddetti. Sylvester Stallone, Jackie Chan’e filmde rol alması için teklifte bulundu. Ancak Chan, yardımcı bir rolde oynamak istemediği için filmde oynamayı reddetti.
Antonio Banderas, filmde oynamayı kabul ederken bazı şartlar öne sürdü. Bu şartlardan biri de oynayacağı Matador karakterinin isminin tazı anlamına gelen Galgo ile değiştirilmesi oldu. Serinin ilk filminde yarım gün, ikinci filminde 4 gün sette bulunan Arnold Schwarzenegger, 3. filmde ise sette 1 haftadan fazla bulundu. Film çekimleri sırasında Jason Statham ölümcül bir kaza atlattı.
Bu kadar yıldız oyuncu bir araya gelince doğal olarak bazı oyuncuların süreleri kısa kalmış. Örneğin Jet Li filmde toplamda 5 dakikadan kısa süre rol aldı. Buna karşın Li dışında neredeyse tüm oyuncular verimli şekilde kullanılmış. Oyunculuklara bakıldığında özellikle Antonio Banderas’ın keyifli performansının altını çizmek gerek.
The Expendables 3, tıpkı serinin diğer filmleri gibi izle, eğlen ve unut türünde bir yapım. Bir araya gelmeleri imkansız gibi görünen birbirinden büyük yıldızları aynı filmde görmek için dahi keyifle izlenebilecek bir yapım.

Imdb note : - (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                           My note : 5

16 Şubat 2011 Çarşamba

Ying Xiong / Hero / Kahraman (2002)


Director / Yönetmen:

Zhang Yimou

Screenplay / Senaryo:

Feng Li
Bin Wang
Zhang Yimou

Cast / Kadro :

Jet Li
Tony Leung
Maggie Cheung
Zhang Ziyi
Donnie Yen
Daoming Chen

Subject / Konu:


Çin'de Savaşan Krallıklar dönemi yaşanmaktadır.Ülke 7 ayrı krallığa bölünmüştür.Bu krallıklar;Qin, Zhao, Han, Wei, Yan, Chu ve Qi krallıklarıdır.Qin Kralı,bütün krallıkları birleştirip ülkeyi tek bir imparatorluk haline getirmeyi planlamaktadır.Zhao'lu suikastçılar imparatoru öldürmek istemektedirler.Özellikle Zhao'lu 3 efsanevi suikastçı;Gök,Uçan Kar ve Kırık Kılıç imparatorun hayatında büyük tehdit oluşturur.Fakat bu üç savaşçının durdurulması neredeyse imkansız gibidir.Uçan Kar ve Kırık Kılıç,İmparator'un sarayına düzenledikleri saldırıda 3000 muhafızı geçip İmparator'a ulaşmayı başarmışlardır.Ancak Kırık Kılıç,İmparator'u öldürme fırsatını yakalamasına rağmen İmparator'u öldürmekten vazgeçer.Sevgilisi Uçan Kar bunun üzerine Kırık Kılıç'la bir daha asla konuşmaz.Bu 3 suikastçının öldürülmesi için ortaya ödüller konur.Bir gün ortaya "Adsız" isminde bir savaşçı çıkar ve 3 suikastçıyı birden öldürdüğünü söyler.Adsız,Gök'ü öldürüp gümüş mızrağını getirdiği için altın ve arazi ödüllerinin yanında imparatorun 20 adım yakınına kadar gelmeyi ve içki içmeye hak kazanır.İmparator'a suikast girişiminde bulunmuş Kırık Kılıç ve Uçan Kar'ı öldürdüğü içinse altın ve arazi ödüllerinin yanında imparatorun 10 adım yakınına kadar gelmeyi ve içki içmeye hak kazanır.İmparator,Adsız'dan suikastçıları nasıl öldürdüğünü anlatmasını ister.Adsız,önce Gök ile sonra Kırık Kılıç ve Uçan Kar ile olan mücadelerini anlatır.Ama İmparator,Adsız'ın anlattığı hikayeye inanmaz ve Adsız'ı sorgulamaya başlar.Esasen İmparator'u "10 adımda ölüm" tekniğiyle öldürmek için bir plan kurgulamış ve İmparator'un 10 adım yakınına kadar gelmeyi başarmış Adsız,saraya gelmeden önce Kırık Kılıç'ın İmparator'u neden öldürmediğini öğrenir.Kırık Kılıç,İmparator'un öldürülmemesi gerektiğini ve Qin ile Zhao'nun düşmanlığından daha önemli birşey olduğunu,sadece 3 kelimeyle Adsız'a anlatır; "Tek çatı altında" ya da filmin orjinal anlatımyla; "Aynı cennetin altında".Adsız'ın kafası karışır ve ikileme düşer;Zhao'nun intikamını almak mı,İmparator'un ülkeyi birleştireceğine inamak mı?

Comment / Yorum:

Çin tarihinin en pahalı yapımı Ying Xiong,2003 yılında en iyi yabancı film dalında Oscar ve Altın Küre'ye aday oldu.Ne gariptir ki bu 2 ödülüde kazanamadı.Özellikle Oscar kazanamaması çok şaşırtıcı.Film,dünya genelindeki festivallerde 26 ödül ve 19 adaylık kazandı.Özellikle Christopher Doyle sinematografi dalında birçok ödüle layık görüldü.Bu başarılarına rağmen film,Quentin Tarantino'nun işaret etmesiyle gün yüzüne çıktı ve dünya çapında üne kavuştu.Tarantino'nun 2000'li yıllarda yaptığı en iyi iş diyebiliriz.Film Amerika'da açılış haftasını birinci sırada kapatmayı başaran ilk yabancı film oldu.
Film için uzakdoğu sineması için inanılmaz zengin bir kadro biraraya geldi;Jet Li,Tony Leung,Maggie Cheung,Zhang Ziyi,Donnie Yen.İmparator rolü için de önce Jackie Chan'e teklif götürüldüğünü ekleyelim.
Kariyeri genellikle vasat aksiyon filmlerinden oluşmuş Jet Li'nin en önemli filmi.Tony Leung ve Maggie Cheung zaten yıldız oldukları Uzakdoğu'da,bu filmle çok daha popüler hale geldiler.Ay karakteriyle izlediğimiz Zhang Ziyi ise popülerliğini arttırmaka kalmayıp,Hollywood'a kadar uzanmayı başardı.
Film her ne kadar fantastik yönleriyle daha göz önünde olsa da Çin İmparatorluğu'nun kuruluşu,Çin Seddi'nin inşası,İlk İmparator Qin Shi Huang gibi Çin tarihi için büyük önem taşıyan noktalara ustaca değinmeyi başarmış,hat ve kılıç sanatı gibi kültürel mozaiklerle zenginleştirilmiş ve Zhang Yimou'nun akıl sır erdirilmeyen teknikleriyle görsel bir şölene dönüşmeyi başarmış,üstelik Hollywood'taki meslektaşları gibi 100 milyonlarca dolar harcamadan ve onlardan daha iyisini yaparak.Filmin diğer öne çıkan 2 kısmı ise filmin kurgusu ve müzikleri.Hikaye öyle ustaca kurgulanmış ki,zaman zaman hikayenin gidişatı hakkında yanılgılara düşmemek elde değil.Senaryonun bu dinamizmi,sürükleyiciliği en üst noktaya çıkartıyor.Tan Dun imzalı müthiş müziklerde filmin yüksek temposuyla çok iyi örtüşüyor.
Filmle ilgili akılda kalıcı bir diğer noktada daha önce sinemada hiçbir örneği sergilenmemiş bir dövüş sanatı;Adsız'la Kırık Kılıç arasında yapılan "Zihin Savaşı".Zhang Yimou,savaş ve dövüş sahnelerini öyle müthiş bir görsellikle ve Tan Dun'un usta işi müzikleriyle süslemiş ki;bazen bu izlediğim dövüş sahnesi mi,yoksa bale gösterisi mi diye kendinize sorabilirsiniz.

Imdb note : 8                          My note : 10