Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Boris Karloff etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boris Karloff etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2015 Cuma

Isle of The Dead / Ölüm Adası (1945)

Director / Yönetmen:
Mark Robson

Screenplay / Senaryo:
Ardel Wray

Cast / Kadro:
Boris Karloff
Ellen Drew
Marc Cramer
Katherine Emery
Helene Thimig
Alan Napier
Jason Robards Sr.
Ernst Dorian


Subject / Konu:
İşgal altındaki Yunan halkı, efsanelerini batıl inanca dönüştürür. Afrodit, Vorvolaka’ya boğun eğer. Vorvolaka, 1912 yılındaki Balkan Savaşı sırasında köylülerin zihnindeki hayali bir yaratıktır.
Acımasız biriymiş gibi görünen, bekçi köpeği lakaplı General Pherides, haber yapmak için gelen Amerikan gazeteci Oliver Davis’le beraber ölülerin ve yaralıların arasından geçerek karısının adada bulunan mezarına gider. Ancak gittiğinde tabutun kırıldığını ve cesedin orada olmadığını görür. Dönmek üzerelerken mezarlıkta şarkı söyleyen biri olduğunu fark edip sese doğru giderler. Ses, onları bir eve götürür. Burada tabutların, antik eser arayan köylüler tarafından kırılıp boşaltıldığını öğrenirler. Evdeki konuklarla tanışırlar.
Şarkıyı söyleyen kişi, güzel Thea’dır. Thea zalimliğiyle ün yapmış General’e soğuk davranır. General ve Oliver, ısrar üzerine geceyi misafir bulundukları evde geçirmeye karar verirler. Sabah evden ayrılacakları sıra evdeki misafirlerden birinin tuhaf şekilde öldüğünü görürler. General bunun üzerine adadan kimsenin ayrılmamasını söyler ve adaya doktor getirir. Doktor, ölüm nedeninin güçlü ve bulaşıcı bir veba virüsü olduğunu söyler. Evde bulunanların hiçbir yere gitmemesine karar verilir.
Evde bulunan misafirlerden biri daha ölür. Çok geçmeden doktor da rahatsızlanıp ölür. Evdeki hizmetçi kadın Kyra ölümleri Vorvolaka’ya bağlar ve General’i etkiler. General, Thea’nın Vorvolaka olabileceğini düşünmeye başlar. Oliver ve Thea birbirlerine aşık olur. General’in onları engelleme çabası, birlikte adadan ayrılmaya karar vermelerine neden olur. Ancak General, salgının yayılmasını engellemek için gitmelerine izin vermez ve sandalı batırır. Öldüğü sanılan ve fakat ölmeyen bayan Aubyn tabuta konur.
Aubyn uyandıktan sonra tabuttan çıkar. Karşılaştığı Thea’yı tanımaz. Eve dönüp Kyra’yı öldürür. Thea, Kyra’nın öldürüldüğünü anlamaz ve yatağına yatar. Hasta haldeki General şüphelenip odaya gelir ve Kyra’nın öldürülmüş olduğunu görür. General, katil sandığı Thea’nın üzerine giderken Aubyn tarafından bıçaklanır. Evden kaçan Aubyn, kendisini kayalıklardan atar. Yaralı General’de can verince geriye sadece 3 kişi kalır. Thea ve Oliver sağ salim adadan ayrılırlar.

Comment / Yorum:
Yönetmen Mark Robson’ın 4. uzun metrajlı filmi olan “Isle of The Dead / Ölüler Adası”, yazdığı korku senaryolarıyla tanınan Ardel Wray’in kaleminden çıkma. 1945 yapımı korku filminin ismi 19. yüzyıl ressamlarından Arnold Böcklin’in meşhur tablosundan geliyor.
Filmin baş rollerinden birini korku sinemasının dev aktörlerinden Boris Karloff canlandırıyor.
Yunan kültüründe vampire benzetilebilecek ölümsüz yaratık olarak bilinen vorvolaka, filmde fantastik olmasa da psikolojik korku unsuru olarak kullanılmış. 
Vampir, yunan diline vrykolakas yani vorvolaka şeklinde tercüme ediliyor. Bu nedenle vorvolaka ve vampir birbirlerine yakın yaratıklar olarak nitelendirilebilir. Fakat bu yaratıklar, vampirler gibi kan içmemekteler.
Isle of The Dead, fantastik bir temele dayansa da, bir fantastik korku değil. Filmin türü için psikolojik gerilim ve korku harmanlaması demek yanlış olmaz. Türlerden hoşlananların yanı sıra Boris Karloff için de seyredilebilir.

Imdb note: 6.6                             My note: 5.5

8 Ocak 2014 Çarşamba

The Bride of Frankenstein / Frankeştayn'ın Nişanlısı (1935)

Director / Yönetmen:
James Whale

Screenplay / Senaryo:
William Hurlbut

Original Story / Orijinal Hikaye:
Mary Shelley

Cast / Kadro:
Boris Karloff
Colin Clive
Valerie Hobson
Elsa Lanchester
O. P. Heggie
Una O’Connor
Ernest Thesiger
                                                                   Gavin Gordon
                                                                   Douglas Walton
                                                                   E. E. Clive
                                                                   Lucien Prival
                                                                   Dwight Frye
                                                                   Reginald Barlow
                                                                   Mary Gordon
                                                                   Ann Darling
                                                                   Ted Billings

Subject / Konu:
Fırtınalı bir gecede Shelley, Mary ve Lord Byron şatoda sohbet etmektedirler. Frankenstein romanının yazarı olan Mary, aslında hikayenin bitmediğini söyleyip hikayeyi kaldığı yerden anlatmaya başlar.
Doktor Henry Frankenstein’ın canavarı büyük bir fırında yakılır. İnsanların öldüğünü düşündüğü canavar, ateşler arasından çıkmayı başarır. Bir diğer öldüğü düşünülen Henry’de evine götürülür. Ancak Henry, evine getirildiğinde kendisine gelir.
Bir gece yarısı Henry’nin evine gelen doktor Pretorious, ölmüş yaratıklardan yeni yaşamlar elde etmeyi başardığını söyleyip Henry’ye birlikte çalışmayı teklif eder. Pretorious’un evine giderler. Henry’ye yarattığı minik insanları gösteren Pretorious, birlikte gerçek boyutlarda bir kadın yaratmayı önerir.
Kasabalılar, ormanda olduğu tespit edilen ve kolundan vurulan Henry’nin canavarının peşine düşerler. Canavar yakalanır ve zindana kapatılır. Ancak canavar, bağlandığı zincirleri koparıp zindandan kaçmayı başarır. Kör bir adamın dağ başındaki kulübesine sığınan canavar, hiç kimseden görmediği sevgi ve şefkati kör adamdan bulur.
Kör adam, canavarı besler ve ona konuşmayı öğretir. Kulübeye gelen 2 adam, canavarı görünce üzerine saldırırlar. Kör adam araya girmeye çalışır. Kulübede yangın çıkar. Canavar, bir mezarlığa gider. Gelenlerin olduğunu duyunca gizlenir. Mezara adamlarıyla gelen Pretorious, bir kadın cesedi seçer ve adamlarını gönderir. Pretorious, ortaya çıkan canavar ile Henry’nin evine gider. Pretorious’un amacı, bir yolculuğa hazırlanan Henry’yi canavar yardımıyla dişi bir canavar yaratmaya ikna etmektir.
Canavar, Henry’nin karısı Elizabeth’i odasından kaçırıp gider. Pretorious, Henry’ye karısını tekrar görebilmesi için dediklerini yapmasını söyler. Pretorious ve Henry dişi canavar yaratmak için birlikte çalışmaya başlarlar. Yapay beyin ve yeni öldürülmüş bir kadının kalbi yerleştirilen ceset, fırtınalı bir gecede kuleye çıkartılır. Hazırlanan kozmik vericiye yıldırım isabet ettikten sonra ceset, aşağıya indirilir. Pretorious ve Henry’nin dişi canavarı canlanır. Dişi canavar, Henry’nin yarattığı erkek canavardan korkar. Canavar bunun üzerine Henry’nin Elizabeth’le gitmesine izin verir ve kendilerini yok edecek mekanizmayı harekete geçirir. Pretorious, canavar ve dişi canavar, infilak eden kuleyle birlikte yok olurlar.

Comment / Yorum:
Yönetmen James Whale, 1935 yılında çok ses getiren 1931 yapımı korku klasiği “Frankenstein / Frankeştayn” filminin devam niteliğindeki “The Bride of Frankenstein / Frankeştayn’ın Nişanlısı” filmini yönetir. Filmin senaryosunu Mary Shelley’nin orijinal hikayesinden uyarlayan William Hurlbut yazar. 46 günde çekilen Film yaklaşık 397.000 dolara mal olur. Filmin başrollerini Frankenstein’da olduğu gibi yine Boris Karloff ve Colin Clive üstlenir.
Doktor Pretorious’un tam adı Septimus Pretorious, Latince’de 7 ölümcül günah anlamına gelir. Jenerikte kadın canavarın isminin karşısına soru işareti konur ve kadın canavarı oynayan Elsa Lanchester’ın adı yazılmaz.
1936 yılında “En iyi ses” dalında Oscar’a aday gösterilen ancak ödülü kazanamayan film, 1998 yılında Ulusal Film Koruma Vakfı tarafından Ulusal Film Arşivi’ne alınır.
Boris Karloff, Frankenstein’ın devam niteliğindeki filmler, 1939 yapımı “Son of Frankenstein / Frankeştayn’ın İntikamı” ve 1958 yapımı “Frankenstein 1970” isimli filmlerde de rol alır.
Film, Frankenstein’ın yarattığı etkinin gerisinde kalsa da beğenilir. Korku ile bilim – kurgu türlerini harmanlayarak korku sinemasında bir alt dal oluşturan Frankenstein, türün halen temel taşlarından biri olan, defalarca yeniden çevrimleri veya taklitleri yapılmış bir klasik. Bu sebeple türe aşina olanların The Bride of Frankenstein’ı da izlemeleri tavsiye edilir.


Imdb note: 7.9                           My note: 6