Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2016 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2026 Salı

Queen of Katwe / Katwe Kraliçesi (2016)

Director / Yönetmen:

Mira Nair

Screenplay / Senaryo:

William Wheeler

Tim Crothers

Cast / Kadro:

Madina Nalwanga

David Oyelowo

Lupita Nyong’o

Martin Kabanza

Ethan Nazario Lubega

Nikita Waligwa

Edgar Kanyike

Ronald Ssemaganda

Taryn Kyaze

Esteri Tebandeke

Nicolas Levesque

Ivan Jacobo

Subject / Konu:

Katwe, Uganda’nın başkenti Kampala’daki bir gecekondu mahallesi. Erkek çocukları ağırlıklı olarak futbol oynamaktadır. Futbol oynamaktan çekinenlerse eğitmen Robert sayesinde satranç oynamayı keşfeder. On yaşındaki kız çocuğu Phiona, hızlı şekilde satranç oynamayı kavradıktan sonra karşısına çıkan herkesi yenmeyi başlar. Bu büyük yetenek, Robert’ın gözünden kaçmaz.

Ancak fakirlik ve Phiona’nın kendisini yaşam mücadelesine adamış annesi Nakku’nun ön yargıları, ilerleyişin önünde engel teşkil eder. Robert bir yandan Nakku’yu ikna edip diğer taraftan Phiona’yı uluslararası turnuvalara götürmeye çalışır. Uganda’nın ilk kadın satranç ustası olmayı kafasına koyan Phiona, kendisini büyük ve zorlu bir mücadele içerisinde bulur.

Comment / Yorum:

Yönetmen Mira Nair’ın Queen of Katwe’yi çekme fikri, Phiona’nın satranç eğitmeni Robert Katende’ye dair belgesel hazırladığı süreçte oluştu. İki saat dört dakika uzunluğundaki filmin çekimleri Uganda ve Güney Afrika’da gerçekleştirildi. Yaklaşık 15.000.000 dolar bütçeyle çekilen yapım, dünya genelinde 10.368.126 dolar hasılat elde etti.

Özel bir yeteneğin azmini konu alan filmin etkileyici tarafı, gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması. İki güçlü oyuncu David Oyelowo ve Lupita Nyong’o dışındaki oyuncuların performansları, amatör ve doğal oyunculuklar. Film sonundaki gerçek karakterlere ve onları canlandıran oyunculara birlikte yer verilen bölüm oldukça hoş düşünülmüş bir detay.

Hintli bir yönetmenin Disney yapımcılığında çektiği biyografik film için doğrudan Uganda yapımı demek doğru olmayabilir. Bununla birlikte Uganda atmosferi, getto çaresizliği ve yaşam mücadelesi, başarılı şekilde anlatılmış. Film müziği albümü, ağırlıklı olarak Nijerya çıkışlı şarkılarından oluşmakta.

Imdb note: 7.4                                My note: 7



12 Kasım 2017 Pazar

Misconduct / Hesaplaşma (2016)

Director / Yönetmen:
Shintaro Shimosawa

Screnplay / Senaryo:
Simon Boyes
Adam Mason

Cast / Kadro:
Josh Duhamel
Alice Eve
Malin Akerman
Byung-hun Lee
Julia Stiles
Glen Powell
Al Pacino
Anthony Hopkins

Subject / Konu:
Arthur Denning’in ilaç firması soruşturma altındadır. Genç sevgilisi Emily’yi kaçıranlar kendisinden 2.500.000 dolar fidye ister. Özel bir güvenlik şirketinden destek alan Arthur fidyeyi ödemeye razı olur ve parayı getirmesi istenen sanat galerisine gider. Ancak galeride planların dışına çıkar ve kendisini takip etmesini söyleyen adamın suratına vurup onu yere düşürür.
Bir hafta önce:
Yoğun şekilde çalışan ve karısı Charlotte’la fazla vakit geçiremeyen Avukat Ben, eski sevgilisi Emily’nin sosyal medyadan gelen arkadaşlık isteğini kabul eder. Onunla buluşmaya gider. Emily patronu Arthur’la birlikte olduğunu ama ondan ayrılmak istediğini anlatır. Arthur’un kendisini tehdit ettiği için ayrılamadığını belirtir.
Ardından ilaç firmasının neden olduğu ölümler ile ilgili Ben’e bilgi verir. Evinde firmanın yasadışı işleri ve yolsuzluğu ile ilgili tuttuğu kanıtları gösterir. Ben, Emily ile tutkulu bir şekilde öpüşmeye başlasa da, onunla birlikte olmayı reddeder.
Ben, elindeki kanıtlarla daha önce Arthur’u alt etmeye çalışmış olan avukatlık şirketi sahibi Charles Abrams’la görüşür. Charles, Ben’i işe alıp davanın başına getirir.
Emily, Ben’i birlikte hareket etmeye zorlar. Kendisini internette tanıştığı birine dövdürtüp fotoğraflarını çeker. Ben, Emily’nin herkesten gizlediği ve sahte isimle yaşadığı evine geldiğinde onu ölmüş halde bulur. Telefonunda bir sanat galerisinde buluşmak üzere mesaj yazmaktadır. Ne yapacağı üzerine düşünmeye başlar. Emily’nin cesedini bırakıp gider. Evine dönüp olanları Charlotte’a anlatır.
Sanat galerisine giden Ben, Arthur’un da orada olduğunu görür. Ben’in orada olduğunu fark eden Arthur, fidye vermek yerine kendisini takip etmesini söyleyen adamın suratına vurup onu yere düşürür.
Endişe içersindeki Ben’in telefonu çalar. Arayan Emily’nin numarasıdır. Telefonu açar ve bir adam ona neden telefonu açtığını sorup telefonu kapatır.
Dava ile ilgili ön görüşme yapılır. Arthur, Ben ve Charles’a 400.000.000 dolar ödeyerek ellerindeki delillerin kendisine teslim edilmesini teklifini sunarak kendisini davadan kurtarır.
Ben evine geldiğinde Emily’nin cesediyle karşılaşır. Ardından da kapıya polis gelir. Ben, polis içeri girmeden camdan kaçmayı başarır.
Kaçak durumdaki Ben, silah bulup Arthur’un evine gider. Yüzleşip anlaşmak ister. Ancak Arthur, Emily’yi öldürenin kendisi olmadığını söyler.
Yolda motorlu bir kişi Ben’in karşısına çıkar. Onu etkisiz hale getirip bir kiliseye getirir. Elleri kolları bağlı olan Charlotte’da bu kilisededir. Charlotte’u kalbinden bıçaklayan adamın boynunu kıran Ben, karısını hastaneye götürüp kaçar.
Ben katilin bilgisayarında ulaştığı bilgi ile Charles’ın aslında Arthur için çalıştığını ve kiralık katili tutan kişi olduğunu keşfeder. Onun bulunduğu mekana gider. Polis Charles’ı tutuklamak üzereyken silahını alıp Ben’in başına dayar. Sonrasında ise intihar eder.
Ben, Charlotte’un Emily’nin katili olduğunu öğrenir.

Comment / Yorum:
Çekimleri New Orleans’ta gerçekleştirilen film 11.000.000 dolara mal oldu. Filmin yönetmen koltuğuna ilk yönetmenlik deneyimini yaşayan Shintaro Shimosawa oturdu. Shimosawa, yönetmenlik deneyimi öncesinde çeşitli dizilerde senaristlik deneyimi yaşamıştı.
Filmin senaristleri Simon Boyes ve Adam Mason, yazdıkları vasatı aşamayan senaryoları ile 2. sınıf bir senarist ikilisi.  Ne yazık ki Misconduct / Hesaplaşma’da bu 2. sınıf senaryolardan bir diğeri.
Filmin ses getiren tarafı yaşayan en büyük aktörlerden ikisini ilk kez bir araya getiriyor olması idi. Ancak çok önemli 2 dev aktör, 2.sınıf senaristler, 2. sınıf yönetmen ve başrollerin hakkını veremeyen Josh Duhamel ve Alice Eve gibi 2. sınıf oyuncularla boş yere bir araya getirilmişler gibi gözüküyor.
Senaryoda ciddi sıkıntılar var. Birçok önemli detay muallakta kalmış. Kurguda kopukluklar da mevcut sıkıntılara tuz biber ekmiş. Al Pacino ve Anthony Hopkins’in oynadıkları yardımcı karakterler derinlikleri olmadığı için sabun köpüğü gibi sönüyorlar. Dolayısıyla da ortaya ayakları yere basmayan bir film çıkıyor.

Imdb note: 5.3                             My note: 4.5



29 Nisan 2017 Cumartesi

Powidoki / After Image (2016)

Director / Yönetmen:
Andrzej Wajda

Screenplay / Senaryo:
Andrzej Mularczyk
Andrzej Wajda

Cast / Kadro:
Boguslaw Linda
Bronislawa Zamachowska
Zofia Wichlacz
Aleksandra Justa
Krzystof Pieczynski
Mariusz Bonaszewski
Szymon Bobrowski
Aleksander Fabisiak
Paulina Galazka
Irena Melcer
Tomasz Chodorowski
Filip Gurlacz

Subject / Konu:
Wladyslaw Strzeminski, Polonya topraklarından çıkmış en sıra dışı sanatçılardan biridir. Usta ressam I. Dünya Savaşında sol kolunu ve sağ bacağını yitirmiş, buna karşın sanatını icra etmeye ve öğrenciler yetiştirmeye devam etmiştir.
Komünizm baskısı ile birlikte düzene aykırı bulunan ve kara listeye alınan Strzeminski, her geçen gün daha zor şartlarda yaşamaya zorlanır. Bir yandan ders vermesi engellenirken, öbür yandan da eserleri tahrip edilir.
Eski eşinin ölümü ve kızının sorumluluğu da dertlerinin üzerine eklenir. Öğrencileri ve sınırlı sayıdaki dostu yanında olmaya çalışır. Ancak her şey kötüye gider…

Comment / Yorum:
9 Ekim 2016’da 90 yaşında ölen Bafta ve Oscar Onur ödüllü usta yönetmen Andrzej Wajda’nın son filmi olan Powidoki / After Image ağırlıklı olarak ressam Wladyslaw Strzeminski’nin zorlu yaşamının son dönemine değinen biyografik tarafı ağır basan bir drama. Senaryo fikri Wajda tarafından ortaya atılmış ve Andrzej Mularczyk tarafından yazılmış.
Strzeminski’nin hayat hikayesi yanında komünizmin olumsuz taraflarına da odaklanmış olan senaryo, bu yönü ile objektifliği tartışılacak, tek taraflı bir film. Ancak yine de filmin gerçekçilikten çok uzak olduğunu söylemek yanlış olacaktır.
Filmin çekimleri Polonya’nın Lodz şehrinde gerçekleştirilmiş. Başrolde izlediğimiz Boguslaw Linda oldukça tatmin edici bir performansa imza atmış. Filmin oyunculuklarının genel anlamda iyi olduğunu da eklemek gerek.
Polonya Film Festivali’nde Andrzej Wajda’ya “Jüri Özel Ödülü” kazandıran film, 2017 yılı için Polonya’nın “Yabancı Dilde En İyi Film” Oscar adayı olsa da finalistler arasına kalmayı başaramadı.

Imdb note: 7.3                             My note: 6.5



17 Kasım 2016 Perşembe

Whiskey Tango Foxtrot (2016)


Director / Yönetmen:
Glenn Ficarra
John Requa

Screenplay / Senaryo:
Robert Carlock

Novel / Kitap:
Kim Barker (from “The Taliban Shuffle: Strange Days in Afghanistan and Pakistan”)

Cast / Kadro:
Tina Fey
Margot Robbie
Martin Freeman
Alfred Molina
                                                            Christopher Abbott
                                                            Billy Bob Thornton
                                                            Nicholas Braun
                                                            Stephen Peacocke
                                                            Sheila Vand
                                                            Josh Charles
                                                            Cherry Jones

Subject / Konu:
Amerika, Irak operasyonuna başlayınca medyanın ilgisi de Irak’a kayar ve Afganistan’daki gazeteci ve savaş muhabirleri Irak’a gönderilir. Afganistan’da oluşan boşluğun Amerika’daki savaş muhabirliği tecrübesi olmayan kişiler ile giderilmesine karar verilince piyango Kim’e vurur. 2003 yılında Afganistan’a gönderilir.
İlk günlerinde Amerikan askerleriyle araçtayken saldırıya uğrarlar ve çatışma çıkar. Bu çatışmayı görüntüleyip başarılı bir haber yapar.
Önemli bir röportaj şansı yakaladığı için erkek arkadaşıyla görüşebilmek için New York’a gitmekten vazgeçer. Sonrasında internet üzerinden görüntülü görüştüğü erkek arkadaşının kendisini aldattığını farkına varır ve ondan ayrılır.
İlk başlarda mesafeli davrandığı İskoç Iain’la birlikte olmaya başlar. İlgi çekici haber yapamadıkça gerilir ve kanal politikasının değişmesi nedeniyle de Afganistan’la ilgili daha az haber yapılmasına karar verilir. Kim bu karara itiraz edip gerekli görüşmeler yapmak üzere New York’a gider ve arkadaşı Tanya’nın arkasından iş çevirip yerine geçtiğini öğrenir.
Glasgow’a Iain’la buluşmak üzere uçan Kim, uçağı indiğinde Iain’ın Afganistan’da bindiği otobüsün pusuya düşürüldüğünü ve kayıp olduğunu öğrenir. Afganistan’a döner ve Iain’ın kurtarılabilmesi için bütün bağlantılarını kullanır. Iain, askeri operasyonla kurtarılırken operasyon kamerayla kaydedilir ve önemli bir haber olur.
Iain’ın başına gelenleri kendisinden habersizce iş yapmaya kalkışırken gerçekleştiğini öğrenen Kim, Iain’ı ae geride bırakıp başarılı haberinin ardından ülkesine döner.

Comment / Yorum:
Filmin çekimleri ağırlıklı olarak New Mexico ve Fas’ta gerçekleştirildi. Yaklaşık 35.000.000 dolara mal olan film, Amerika genelinde 23.049.575 dolar hasılat elde etti. Senaryosu Kim Barker’ın The Taliban Shuffle: Strange Days in Afghanistan and Pakistan isimli kitabından Robert Carlock tarafından uyarlanan film, Glenn Ficarra ve John Requa tarafından yönetildi. Carlock, filmin başrolünü üstlenmesinin yanında aynı zamanda filmin yapımcılarından biri de olan Tina Fey’in “30 Rock” isimli dizisinde de senaristlik yapmıştı.
Nato fonetik alfabesinde filme adını veren Whiskey Tango Foxtrot kelimelerinin baş harfleri ile WTF yani What The Fuck denmekte ve sorunlu bir durum belirtilmektedir. Bu özellikle askeri alanda kullanılan bir terimdir. Film, Tina Fey’in gazi savaş muhabiri olan babası Donald H. Fey’in anısına adandı.
Başrolde Tina Fey’in olduğunu görüp bir komedi filmi bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Whiskey Tango Foxtrot, her ne kadar komedi filmi gibi başlasa da savaş komedisine dönüşen biyografik bir drama. Filmin kaliteli bir oyuncu kadrosu var. Tina Fey ve Martin Freeman başarılı bir ikili olmuşlar.
Hollywood’un yıldızı parlayan isimlerinden Margot Robbie ve tecrübeli aktör Billy Bob Thornton’ın katkıları da gayet iyi. Alfred Molina ve Christopher Abbott’a ise ayrı bir parantez açmak lazım. Filmde Afgan karakterleri canlandıran aktörler, rollerini karikatürize etmeyip dengeli performanslar sergilemişler.
Whiskey Tango Foxtrot, salt komedi izlemek beklentisinde olan seyircileri memnun etmeyecektir. Bununla beraber komedi öğeleri de içeren eli yüzü düzgün bir drama izlemek isteyen seyirciler için ise sıkılmadan seyredebilecekleri hoş bir film kendilerini beklemekte.

Imdb note: 6.6                             My note: 7

15 Kasım 2016 Salı

Hands of Stone (2016)

Director / Yönetmen:
Jonathan Jakubowicz

Screenplay / Senaryo:
Jonathan Jakubowicz

Cast / Kadro:
Edgar Ramirez
Robert De Niro
Usher Raymond
Ruben Blades
Pedro Perez
Ana De Armas
Reg E. Cathey
Oscar Jaenada
David Arosemena
Drena De Niro
                                                             Ellen Barkin
                                                             John Turturo

Subject / Konu:
Roberto Duran, annesini terk edip giden Amerikalı babası yüzünden Amerika düşmanı olarak büyümüş, çocuk yaşta dövüşmeye başlamış, vahşi ve yenilmez bir boksör olmuştur. Panama’nın en zengin adamı Carlos Eleta ile tanışınca hayatı değişir.
Dünya şampiyonları yetiştiren Amerikalı efsane antrenör Ray Arcel, boksu tüm ülkeye yaymak istediği için mafyayla sorun yaşamış, ağır darp edilmiş ve kritik günler geçirmiştir. İşini tekrar yapabilmesi için kendisine koşulan şart, işini ücretsiz olarak yapmasıdır.
Roberto, ilk olarak kendisini çalıştırmak isteyen Ray’i reddetse de, dünya şampiyonu olabilmek için birlikte çalışmayı kabul eder. Diğer taraftan da bir aşka yelken açar..
26 Haziran 1972’de Roberto kendisine düşük şans verilen maçta İskoç Dünya hafif siklet şampiyonu Ken Buchanan ile karşılaşır. Ray’in sözlerine uymada sıkıntı yaşasa da, rakibini yener. Seri galibiyetlerle önemli bir kariyere sahip olur. Bu arada bir sürü de çocuğu olur.
Ray, Roberto’yu yeni Amerikalı rakibi ‘Sugar’ Ray Leonard‘ın hızı konusunda uyarınca Roberto, Ray’i tersler. Rakibini ise karısının yanında aşağılayıp tahrik eder. Ray’den ise özür diler ve sözünden çıkmamaya söz verir.
2 boksör, 20 Haziran 1980’de Kanada, Montreal’de yapılan 15 raundluk dövüşün sonuna kadar mücadele ederler. Roberto puanla Dünya yeni orta siklet şampiyonu olur.
Maçın ardından ‘Sugar’ Ray, Roberto’nun kendisini tahrik etme nedeninin kendisini agresif dövüşmeye zorlamak için bir strateji olduğunu anlar. Rövanş maçı yapmak ister.
Eleta büyük para geleceği için maçı ayarlar. Ray ise 20 kilo almış ve kendini partilere vermiş olan Roberto’nun 3 ayda hazır olabilmesinin zor olduğunu düşünmektedir. 25 Kasım 1980’de yapılacak maça kadar Roberto gerekli kiloyu vermeyi başarır. Maç öncesi ‘Sugar’ Ray, Roberto’yu sakin tarzıyla tahrik edici bir strateji uygular.
Maç esnasında ‘Sugar’ Ray hızını kullanıp sürekli Roberto’dan kaçar. Roberto dövüşemediği için palyaço olmadığını söyler ve maçı bırakır. Medya ve insanlar tarafından aşağılanır.
32 yaşında tekrar ringlere geri dönme kararı alır. Ray artık antrenörü olamayacağını söyler ama maç ayarlamasında yardımcı olur. 16 Haziran 1983’te Roberto, Dünya şampiyonluğunu elinde bulunduran güçlü boksör Moore ile karşılaşır. Maç öncesi maçın anlatım ekibinde bulunan ‘Sugar’ Ray, Roberto’ya şans diler. Roberto rakibini nakavt edip yeniden dünya şampiyonu olur.

Comment / Yorum:
Venezüellalı yönetmen Jonathan Jakubowicz’in senaryosunu yazıp yönettiği “Hands of Stone”, Panamalı efsane boksör Roberto Duran’ın gerçek hayat hikayesini anlatıyor. Jakubowicz’in ilk Hollywood projesi olan filmin çekimleri Panama ve New York’ta yapıldı.
Yaklaşık 20.000.000 dolara mal olan film, Amerika genelinde 4.711.736 dolar hasılat elde etti.
Robert Duran rolü için ilk tercih Gael Garcia Bernal’dı. Bernal projeden ayrılınca rol Edgar Ramirez’e gitti. Ray Arcel rolü için ilk tercih Al Pacino’ydu. Ancak Pacino filmde oynamaktan vazgeçince rol Robert De Niro’ya gitti.
Hands of Stone, görkemden uzak, vasatın biraz üzerinde bir boks filmi. Süresinin fazla uzun olmaması ve akıcılık sorunu olmaması nedeniyle sıkılmadan seyredilebilecek bir film. Film, boks severlerin ve Robert De Niro hayranlarının hoşuna gidebilir.

 Imdb note: 6.7                             My note: 6

26 Ekim 2016 Çarşamba

Cafe Society (2016)

Director / Yönetmen:
Woody Allen

Screenplay / Senaryo:
Woody Allen

Cast / Kadro:
Jeannie Berlin
Steve Carell
Jesse Eisenberg
Blake Lively
Parker Posey
Kristen Stewart
Corey Stoll
Ken Stott
Sheryl Lee
Paul Schackman
                                                                  Sari Lennick
                                                                  Stephen Kunken

Subject / Konu:
1930’ların sonlarıdır. Ajans sahibi olan Phil Stern, güçlü bir yapımcıdır. Phil bir partideyken kendisine telefon gelir. Arayan ablası Rose’dur ve işinden ayrılıp Hollywood’a gitmeye hazırlanan oğlu Bobby için ajansta iş bulmasını istemektedir. İşiyle meşgul görünen Phil, Rose’a yardım sözü vermeden telefonu kapatır.
Bobby 2 hafta sonra Hollywood’a gelir ve dayısı Phil’le görüşmeye çalışır. Aradan haftalar geçse de görüşmeyi başaramaz.
Bir gangster olan ağabeyi Ben’in tavsiyesine uyar ve kendisine arkadaşlık etmesi için bir kadın çağırır. Evine geç saatte gelen Candy, ilk iş tecrübesini Bobby ile yaşayacaktır. Ancak işler yolunda gitmez.
Bobby en sonunda Phil’le görüşmeyi başarır. Phil, Bobby’ye tuhaf işler vereceğini söyleyip her gün uğramasını söyler. Asistanı Vonnie’ye Bobby ile ilgilenme görevi verir. Bobby, kısa sürede Vonnie’ye ilgi duymaya başlar. Vonnie’ye açıldığında ise onun Doug isimli bir gazeteci ile birlikte olduğunu öğrenir. Halbuki Vonnie, Phil ile yasak aşk yaşamaktadır.
Phil, Vonnie’ye kendisiyle birlikte olabilmek için karısından ayrılmaya karar verdiğini açıklar. Bobby’nin Vonnie’ye olan ilgisi değişmez. Phil, karısından ayrılmaktan vazgeçtiğini ve artık birlikte olamayacaklarını Vonnie’ye  söyler. Vonnie’de Bobby ile yakınlaşmaya başlar.
Bobby, Vonnie’ye New York’a taşınıp evlenmeyi teklif eder. Ağabeyi Ben’in açtığı gece kulübünde yöneticilik yapabileceğini söyler. Vonnie tekliften etkilenir.
Kendisini iyi hissetmeyen Phil, yakın hissettiği Bobby’ye içini açar. Bir kadına aşık olduğunu ve bu nedenle karısından boşanmak istediğini söyler. Bobby ise Phil’e Vonnie ile evlenip New York’a geri dönmek istediğini anlatır. Bobby, Vonnie’ye de Phil’in sevdiği kadın için karısından ayrılmaya karar verdiğini söyler. Vonnie’nin kafası karışır.
Phil’in yasak aşk yaşadığı kişinin Vonnie olduğunu farkına varan Bobby, Vonnie’ye kimi seçeceğini sorar. Vonnie’nin cevabı Phil olur.
New York’a geri dönüp Ben’in gece kulübünü yönetmeye başlayan Bobby, oldukça başarılı olur ve kulübü Cafe Society yüksek noktalara taşır. Kendisi de yükselir. Etkileyici bir dul olan Veronica ile evlenir. Çocukları olur.
Birkaç haftalığına New York’a gelen Phil ve Vonnie, bir gece Cafe Society’ye gelirler. Vonnie, Bobby ile görüşmek ister. Bu görüşmeler aralarında tekrar bir ilişki yaşanmasına neden olur.
Ben tutuklanır ve hakkındaki suçlamalar kabul edildiği için elektrikli sandalyede idama mahkum olur. Ben idam edilir. Kulüpte çeşitli dostların yardımı sonrası Bobby’nin olur…

Comment / Yorum:
Filmin çekimleri California ve New York’ta yapıldı. Yaklaşık 30.000.000 dolara mal olan film, dünya genelinde 34.314.223 dolar hasılat elde etti. Filmin çekimleri başladıktan sonra yönetmen Woody Allen, filmde Phil karakterini canlandıracak Bruce Willis’i uygunsuz davranışları sonrası oyuncu kadrosundan çıkardı. Willis’in yerine Steve Carell kadroya dahil edildi. Kristen Stewart yaklaşık 8 yıllık aranın ardından filmdeki rolünü alabilmek için oyuncu seçmelerine katıldı.
Cafe Society, Woody Allen’ın 1987 yapımı “ Radio Days / Radyo Günleri”  isimli filminden itibaren oyuncu kadrosunda yer almayıp anlatıcı olduğu ilk film oldu. Film, Allen’ın Cannes Film Festivalinde açılış yapan 3. filmi olma özelliğini de taşıyor. Cafe Society, Woody Allen’ın zengin mizahlı filmlerinden uzak olsa da sürükleyiciliği olan bir dönem draması.

 Imdb note: 6.8                             My note: 6