Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

1955 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1955 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2011 Pazar

Battal Gazi Geliyor (1955)

Director / Yönetmen:

Sami Ayanoğlu

Screenplay / Senaryo:

Sami Ayanoğlu

Cast / Kadro :

Fikret Hakan
Sadri Alışık
Neriman Köksal
Gül Gülgün
Sami Ayanoğlu
Atıf Kaptan
Mümtaz Ener
Feridun Çölgeçen
Hasan Ceylan
                                                             Kadri Ögelman
                                                             Kadir Savun
                                                             Efkan Efekan
                                                             Öztürk Serengil

Subject / Konu:

Amuryonlu asilzadeler Şemmun ve Mihriyabil, artık Malatya Beyliği'ne vergi vermek istememektedirler. Amaçları; kız kardeşleri Mari Peruz'u Bizans'a gelin olarak verip onların da desteğini elde etmektir. Ancak Mari Peruz, Eflatun Bey'i sevmektedir.
Malatya Beyliği'nin her zaman kendilerini koruyup kolladığını söyleyen Eflatun Bey, asilzadelerin vergiyi vermeyi kesme fikrine karşı çıkmaktadır. Ama asilzadeler kesin olarak karar alınca; onların emrindeymiş gibi hareket eder. Malatya Beyliği'ni durumdan haberdar eder.
Amuryonlu asilzadeler, vergiyi geciktireceklerini haber verir, durumu yerinde görmek için Amuryon'a giden Malatya Serdarı Hüseyin Gazi'yi de bir oyunla şehit ederler.
Malatya Beyliği, Serdarlığa getirilmesi için Hüseyin Gazi'nin oğlu Cafer yerine Abdülselam'ı düşününce; Cafer, intikamını almak için Amuryon'a doğru gider. Yolda uğradığı keşişin evinde, çare aramak için gelen prenses Mari Peruz ile tanışır ve birlikte Amuryon'a giderler. Amuryon'da Mihriyabil'in askerleriyle tek tek savaşan Cafer, en sonunda Mihriyabil'le karşılaşır. Kaybeden Mihriyabil, Amuryon'lu askerler tarafından oklanarak öldürülür. Mihriyabil'in kafasını kesen Cafer, kendilerine sığınan Eflatun Bey, prenses Mari Peruz ve askerle birlikte Malatya'ya geri döner.
Durumdan faydalanmak isteyen Şemmun, Bizans'ı yanına çekmeye çalışır. Kayzerin oğlu, Bizans askerleriyle birlikte Malatya'ya gelip Cafer'i teslim almak isterler. Ancak Malatya'lı Beyler, Cafer'i vermezler. Cafer, Bizanslı askerlerin ardından gider ve teker teker hepsini haklar. Bu sırada kendisini öldürmek için gelen Mihriyabil'in güçlü baş pehlivanını yener ve Ahmet Turan adını alan pehlivanı yoldaşı yapar.
Cafer'in Zeynep'le, Eflatun Bey'in Mari Peruz'la evleneceği gün kılık değiştirerek Malatya'ya gelen ve Zeynep ile Mari Peruz'u kaçıran Şemmun, tekrar Amuryon'a döner. Şemmun'un ardından giden Cafer, Eflatun Bey ve Ahmet Turan; kılık değiştirerek Amuryon'a girerler.
Mari Peruz'u bayıltan Şemmun, Zeynep'e zorla sahip olmaya çalıştığı sırada Cafer'i karşısında bulur. Zeynep'i yaralayan Şemmun kaçar. Cafer, peşinden gittiği Şemmun'u öldürür. yaralı Zeynep, Malatya toprağına gömülmeyi vasiyet ettikten sonra ölür.
Eflatun Bey, Şemmun öldüğü için Amuryon'un idaresinin prenses Mani Peruz'a geçtiğini herkese ilan eder. Zeynep'i kucağına alan Cafer, Ahmet Turan'la birlikte saraydan çıkar.

Comment / Yorum:

Kendinden çok daha meşhur Cüneyt Arkın'lı versiyonlarından daha iyi bir Battal Gazi filmi. Film, Cüneyt Arkın'ın oynadığı Battal Gazi'ler kadar atlamalı zıplamalı bir aksiyon filmi değil. Bu yüzden aksiyon yönünün çokta kuvvetli olduğu söylenemez. Senaryo entrikalar üzerine kurulmuş. Çoğu tarihi filmde karşımıza çıkan; bizden olmayan herkes kötüdür zihniyeti bu filmde yok. Yani Amuryonlu'lar arasında Mari Peruz, Eflatun Bey ve Ahmet Turan gibi iyi kişilere rastlamak mümkün. Filmin bir diğer hoş tarafı da; savaşçıların birbirleriyle savaşmadan önce yaptıkları atışmalar.
Filmdeki oyunculuklar, güçlü sayılabilecek oyuncu kadrosuna rağmen vasat. Kadir Savun, Efkan Efekan ve Öztürk Serengil gibi önemli isimleri ufak rollerde görmek mümkün. Filmin müzikleri, oyunculuğuyla da tanınan Kunt Tulgar'a ait.
Çevrilmiş ilk Battal Gazi filmini izlemek isteyenlerin ilgilenebileceği bir film.

Imdb note : 6.3                             My note : 5.5

4 Eylül 2011 Pazar

Uçan Daireler İstanbul'da (1955)

Director / Yönetmen:

Orhan Erçin

Screenplay / Senaryo:

Orhan Erçin

Cast / Kadro :

Orhan Erçin
Zafer Önen
Halide Pişkin
Semiramis Göze
Özcan Tekgül
Mirella Monro
Sadri Karan
Turgut Pasiner
Kadri Şenkal
                                                                     Hakkı Ruşen
                                                                     Akif Maden
                                                                     Özdemir Asaf

Subject / Konu:

Yalnız kalpler klubü, namı diğer çirkin kadınlar klubü tarihinde ilk kez 2 erkek misafir ağırlamaktadır. Ama bu 2 erkek misafir, kadınların sandığı gibi evlenmek maksadıyla değil, röportaj yapıp gazetelerinde yayınlamak için gelmişlerdir. Fotoğraf çektikten sonra gitmeye hazırlanan 2 gazeteci Şapşal ve Kaşar, klubün reisi tarafından çok önemli bir haber alır; çirkin kadınlar klübü, erkeklerin ilgisini çekebilmek amacıyla Marilyn Monroe'yu İstanbul'a getirecektir.
Aldıkları bu önemli haberi, patronlarına bildirmek üzere gazeteye giden Şapşal ve Kaşar, patronlarının tepkisiyle karşılaşır. Çünkü bütün gazeteler uçan daire haberleriyle dolup taşmaktayken; kendileri henüz bu konuda haber yapmamıştır. Patronları, şayet bu konuda haber yapamazlarsa; gazeteden kovulacaklarını söyler. Vakit kaybetmeden araştırmaya başlayan 2 kafadar, uçan daireleri inceleyen bilim adamlarının bulunduğu rasathaneye gizlice girer. Saklanıp, bilim adamları gidene kadar beklerler. Bilim adamları gidince; ne olduklarını bilmedikleri aletleri kurcalarlar. Açılan telsizden sesler gelir. Merih'ten gelen uçan daire, gazetecilerin sesinin geldiği istikamete doğru iniş yapacağını bildirir ve çok geçmeden bahçeye iner. Bahçeye atlayıp, gizlice uçan daireyi gözetleyen Şapşal ve Kaşar; gördüklerine inanamaz. Çünkü uçan daireden dışarı çıkan Merih'li güzel kadınların, Merih'te erkek kıtlığı olduğu için dünyaya geldiklerini ve eğer dünyadaki erkekler iri ve kuvvetliyse; onları alıp Merih'e dönmeyi planladıklarını öğrenir. Kraliçe ve yanında gelen diğer 5 kadın, telsizde konuştukları erkekleri ve hemen bulabilecekleri birkaç erkeği daha uçan dairelerine bindirip, çabucak geri dönmek istemektedirler. Çünkü dünyadaki kadınların kıskanç olduklarını bilmektedirler. Yanlarında getirdikleri erkek bulma makinasıyla erkekleri bulacaklardır.
Şapşal ve Kaşar'ı yakalayıp uçan dairenin içine sokan Merih'li kadınlar, erkek bulma makinasıyla yaptıkları analiz sonucu; Şapşal'ın erkek, Kaşar'ın ise eksta ekstra erkek olduğunu saptarlar.Şapşal ve Kaşar, birer Merih'li kadınla evlenebileceklerini, ancak birden fazla kadınla evlenemeyeceklerini söyleyince; Kraliçe, diğer 4 Merih'li kadın için 4 erkek daha bulmaya karar verir.
Merih'li kadınların, 1000 yıl gençlik ve dinçlik veren iksiri içtikleri için güzel olduklarını öğrenen Şapşal ve Kaşar, Kraliçe'den erkek getirme vaadiyle bir şişe iksir alırlar. Amaçları; iksiri çirkin kadınlar klübünde yüksek fiyatla satmaktır. Kraliçe, Şapşal ve Kaşar'a kendilerini uçan dairede bulunan televizyonla takip edeceğini söyler.
Otele giden Şapşal ve Kaşar, patronlarını iksirin gücüne inandırabilmek için; ona iksirden içirirler. Patronları gençleşir ve dinçleşir. Patronun bu durumunu gören oteldeki insanlar, iksirden satın almak için kuyruğa girer. Şapşal, iksiri bölmek için şişe almaya gittiği sırada adamın biri iksiri alıp kaçar. Kaşar, adamın peşinden gider. Kılık değiştirip içki yarışına girdiği adamı sarhoş eder. İksiri geri alır almasına ama kendisi de sarhoş olur ve şişenin içindeki iksiri bitirir.
İstanbul'a gelen Marilyn Monroe, otele yerleşir. Oteldekilerin yoğun ilgisiyle karşılaşır.
Yeni bir şişe iksir alıp söz verdikleri kişilere götürebilmek için uçan daireye geri dönen Şapşal ve Kaşar'ın çevirdiği dolapları uçan dairedeki televizyondan izleyip öğrenen Kraliçe, 2 kafadarı uçan dairedeki makinalardan biri vasıtasıyla cezalandırır. Ancak Merih'li kadınlardan biri, Kraliçe'yi ve diğer Merih'li kadınları uyutur, 2 kafadarı kurtarır ve onlara 2 şişe iksir verir. Şapşal ve Kaşar'dan tüm bu iyilikleri karşılığında kendisine çok erkek getirmesini ister.
Otele gelen Şapşal ve Kaşar, oteldekilere ve Marilyn Monroe'ya iksirden içirir. Oteldekiler iksiri içtikten sonra çılgınlaşır ve dans etmeye başlar. Çünkü Merih'li kadın, Şapşal ve Kaşar'a gençlik iksirinden değil, çılgınlığa yol açan başka bir iksir vermiştir. Kraliçe ve Merih'li kadınlar otele gelirler, Şapşal ve Kaşar'ı alıp uçan daireye geri dönerler. Uçan daire, rasathanedeki bilim adamlarının bakışları arasında Merih'e gitmek üzere yükselir.

Comment / Yorum:

Birsel film şirketinin ilk projelerinden biri olan filmin yönetmenliği ve senaryosu Orhan Erçin'e ait. Orhan Erçin aynı zamanda filmin başrollerinden birinde de oynamış. Diğer başrolde Zafer Önen oynamış. Müzikler Metin Bükey'e ait.
Zaten süresi kısa olan bir filmde (66 dakika), bu kadar çok uzun ve gereksiz dans sahnesi olması; filmin en olumsuz tarafı. Filmin enteresan ve dönem itibariyle bakıldığında cesur denebilecek bir hikayesi var. 1955 yılında fantastik komediyi denemek bile saygı duruşunu hak ediyor. Orhan Erçin, Türk sinemasının iyi incelenmesi gereken figürlerinden biri. Önceki yönetmenlik denemelerinde de fantastik komediden izler olan Orhan Erçin, filmi kötü eleştiriler alıp beğenilmediği için; bu filmden sonra bir daha yönetmenlik yapmamış. Orhan Erçin'in bu kararı almasında; filmi eleştirip, yerden yere vuranlar arasında filmin oyuncularının da olmasının payı vardır herhalde.
Uçan daireler İstanbul'da, maddi yetersizliklerden ötürü; mukavva kaplanarak yapılmış robot, tencereden üretilmiş uçan daire, güçlü bir hayal gücü gerektiren "Erkek bulma makinası" ve televizyondan (yani kameradan) kişi takip etmek gibi fikirleriyle baştan sona enteresan bir film olmayı başarıyor.
Türk sinemasının en tuhaf filmlerinden biri. Hikayesi çok daha iyi işleneblirdi. Ama kesinlikle ciddi fantastik bir film çekmek amacıyla çekilmiş ve sonradan komediye dönmüş kötü filmlerden biri değil. Arşivsel değeri olan, seyri keyifli bir kült film.

Imdb note : 4.7                             My note : 5.5