Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Mürüvvet Sim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mürüvvet Sim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2015 Perşembe

Keşanlı Ali Destanı (1964)

Director / Yönetmen:
Atıf Yılmaz

Screenplay / Senaryo:
Haldun Taner
Atıf Yılmaz

Play / Oyun:
Haldun Taner (from “Keşanlı Ali Destanı”)

Cast / Kadro:
Fikret Hakan
Fatma Girik
Danyal Topatan
Aydemir Akbaş
Sadık
Hayati Hamzaoğlu
                                                            Mualla Sürer
                                                            Hüseyin Baradan
                                                            Mehmet Ali Akpınar
                                                            Nusret Ersöz
                                                            Sami Hazinses
                                                            Osman Türkoğlu
                                                            Faik Coşkun
                                                            Osman Alyanak
                                                            Eşref Vural
                                                            Hayri Caner
                                                            Süha Doğan
                                                            Orhan Elmas
                                                            Feridun Çölgeçen
                                                            Mürüvvet Sim
                                                            Aziz Basmacı

Subject / Konu:
Bir ailenin yeni yaptıkları gecekonduları haraç isteyip alamayan Rüstem önderliğindeki serseriler tarafından yıkılır. Karısına sarkıntılık eden Rüstem’in üzerine giden adam ise Rüstem tarafından bıçaklanır.
Gazetede genel af çıktığı haberini gören mahalleli, Keşanlı Ali’nin tahliye olup mahalleye döneceğini ve yokluğunda haraç kesenlerin hakkından geleceğini konuşmaya başlar.
Muhtar olup gecekonduları yıkmak isteyen Rüstem’in gönlü, sevgisine karşılık bulamadığı Zilha’dadır. Zilha ise Ali’yi sevmektedir. Ancak Ali, dayısı Çamur İhsan’ı öldürüp hapse düştüğü için ona kızgındır.
Tahliye olan Ali, mahallede kral gibi karşılanır. Mahallelinin baskısıyla muhtar adayı olur. Ali’de Rüstem’de kulis yapmaya başlarlar. İkisi de birbirlerini saf dışı bırakabilmek için kahvehanelerine uyuşturucu gizleyip polise şikayet etmeye karar verir. Ali’nin kahvehanesindeki uyuşturucuyu mahallenin sarhoşu alınca, arama yapan polis sadece Rüstem’in kahvehanesinde uyuşturucu bulur ve onu tutuklayıp götürürler.
Diğer muhtar adayı Teke Kazım ise asker kaçağı olduğu için sahte nüfus kağıdı taşıdığından başı polisle belaya girince Ali, muhtarlık seçimini kazanıp muhtar olur.
Ali’nin aslında İhsan’ın katili olmadığını, gerçek katilin Suriye’ye kaçan Manyak Cafer olduğunu bilen Sipsi Selim, ortalığın Ali’ye kalmaması için Ali’nin cinayetiyle nam yaptığını Cafer’e bildirmeye karar verir.
Ali, Sinekli’nin muhtarı olur olmaz ortalığı muma çevirir. Gecekondu yıkımlarını durdurur. Rüstem ve Kazım’ı da kurtarıp taksi kahyası olarak iş bulmalarını sağlar. Herşey sütliman bir haldeyken Zilha'nın 400 ırgat bulmak için Ali’ye gelen müteahit Niyazi'nin arabasına binmesi, Ali'nin harekete geçmesine neden olur. Zilha'nın kendisinden uzak durmasına dayanamayıp dayısının gerçek katili olmadığını açıklar. Suçu inkar ettiğinde ezildiğini, kabul ettiğinde ise kazandığı itibarı anlatır.
Zilha, Ali'den meydanda herkese gerçeği açıklamasını ister. Ali, şanı sarsılacağı için bu isteği geri çevirir ve Zilha'ya kendisine varması için 3 gün süre verir. Zilha ise Ali'ye kendisine varmayacağını bildirir.
Niyazi, ruhsal problemleri olan oğlu Bülent'i kurtarabilmek için kendisine ihtiyaçları olduğunu söylediği Zilha'yı götürür. Çünkü Bülent'in kaçan karısı Nevvare'ye tıpa tıp Zilha'ya benzemektedir. Niyazi, Bülent'in Zilha'yla birlikte olabilmesi için yalandan bir imam nikahı tertiplemeye karar verir.
Çılgına dönen Ali, Niyazi'ye çalışan 400 ırgatı geri çekerek işlerini baltalamaya çalışır. Ancak Niyazi giden ırgatların yerini doldurup sorunu aşar. Niyazi, Cafer'i Ali'nin başına sardırmak için Selim'i kullanır.
Zilha'yla Bülent'in evlenecekleri akşam sevgilisi tarafından evine geri getirilen Nevvare, yatak odasında Zilha'yla karşılaşır. Oyuna getirildiğini anlayan Zilha kaçıp mahallesine geri döner. Zilha'yı kaçırmak için gelen ise Zilha olmadığını fark edemediği Nevvare'yi kaçırır. Ali mahalleye dönünce Zilha'yı görür ve gerçeği öğrenir.
Geceyarısı Selim'le çıkagelen Cafer, mahalle meydanında Ali'ye hakaretler yağdırıp karşısına çıkması için meydan okur. Zilha, Ali'yi engeller. Cafer, mahalledeki gecekonduları yakmaya başlar. İnsan ölür, destanı kalır diyen Ali, Cafer'in üzerine gitmek zorunda kalır. Ayağından vurulsa da, Cafer'i kendi silahıyla vurur. Ali'ye yine hapis yolu görünür.

Comment / Yorum:
Haldun Taner'in ses getiren oyunu Keşanlı Ali Destanı, 1964 yılında Atıf Yılmaz tarafından sinemaya da uyarlanır. Yılmaz, filmin senaryosunu oyunun yazarı Haldun Taner'le birlikte yazar. Filmin yapımcılığını Memduh Ün, müziklerini Yalçın Tura yapar. Filmin başrollerini paylaşan Fikret Hakan ve Fatma Girik ve yardımcı rollerde izlediğimiz Aydemir Akbaş, Danyal Topatan, Hüseyin Baradan ve Hayati Hamzaoğlu etkileyici performanslara imza atarlar. Zilha karakterini tiyatroda yıllarca başarıyla canlandıran Gülriz Sururi, filmde Zilha karakterini canlandıran Fatma Girik'i seslendirip şarkılarını söyler.
Film, 2. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi 2. Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini, İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği'nde “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Müzik” ödüllerini kazanır.
Çaresiz toplumun kahraman yaratma ihtiyacını ve bu yaratılmış sahte kahramanlardan Keşanlı Ali’nin trajikomik hikayesini konu alan film, tiyatro oyunu kadar zevk vermese de mesajını vermeyi başaran bir film.

Imdb note: 6.6                             My note: 6.5

19 Ocak 2015 Pazartesi

Cevriyem (1978)

Director / Yönetmen:
Memduh Ün

Screenplay / Senaryo:
Safa Önal

Cast / Kadro:
Türkan Şoray
Kadir İnanır
Erol Taş
Neriman Köksal
Nubar Terziyan
Mürüvvet Sim
Süleyman Turan
Memduh Ün
Ali Şen
Reha Yurdakul
                                                                Leman Akçatepe
                                                                Baki Tamer
                                                                Tuncay Özinel
                                                                Alpay İzer
                                                                Dinçer Çekmez
                                                                Yılmaz Kurt
                                                                Süheyl Eğriboz
                                                                Erdoğan Seren
                                                                Bilge Şen
                                                                Mustafa Yavuz
                                                                Abdi Algül
                                                                Tevfik Şen
                                                                Tahsin Koray

Subject / Konu:
Meyhanede Fosforlu Cevriye’ye sarkıntılık edilince, olay çıkar. Meyhanedekiler, polislerin geldiğini görünce kaçarlar. Cevriye polislerden gizlenmek için bir teknenin içine girer. Silahlı ve yaralı bir adamı karşısında bulur. Fenalaşan adamı evine taşır.
Sabah olunca başına bela olmaması için karakola gidip durumu anlatmaya karar verir. Ancak çocukluğunu ve babasının polislerce götürülüşünü hatırlayıp vazgeçer. İlaç almak için girdiği eczanede bulunan gazeteden evindeki adamın banka soygunu yapıp bir memuru öldürdüğünü ve görüldüğü yerde vurulacağını öğrenir.
Katil Ahmet’i yakalamakla görevli olan baş komiser Cemil, işe Ahmet’in ailesini soruşturarak başlar.
Cevriye, eve getirdiği doktora silah zoruyla Ahmet’teki kurşunu çıkarttırır. Cemil ve polisler doktorun ihbarı üzerine Cevriye’nin evini basarlar. Ancak Ahmet’i bulamazlar. Cevriye gözaltına alınıp sorgulanır. İlk başta katilden haberi olmadığını söylese de, doktorla yüzleştirilince tüm olanları itiraf etmek zorunda kalır. Cemil, Cevriye’yi serbest bırakır ve takip ettirir.
Cevriye, Ahmet’i Dudu’nun evinin çatı katında saklamaktadır. Dudu’nun evi Cemil tarafından basılınca, aşık olduğu Ahmet’i başka bir evde gizlemeye başlar. Ahmet’in aslında banka soygunu yapmak için adam öldürmediğini, öldürdüğü kişinin kardeşini kirletip ölmesine neden olan kişi olduğunu öğrenir. Ahmet, kardeşinin başına gelenlerin öğrenilmemesi için olaya soygun süsü vermiştir.
Yurt dışına kaçma planı yapan Ahmet, Cevriye’yi bırakıp gider. Ailesiyle helalleşmeye gider. Ancak babası soyguncu zannettiği oğluna hakkını helal etmez. Ahmet, Cevriye’nin yanına dönüp onunla da vedalaşır. Gitmek üzereyken bulundukları evin etrafını polisler sarar. Cemil, Ahmet’e teslim olması için 10 dakika süre verir. Ahmet teslim olmayacağını söyleyince; Cevriye, Cemil’den 1 saat mühlet isteyip Ahmet’in babasının yanına gider ve gerçekleri anlatıp oğlunu kurtarmasını ister. Babası Ahmet’in yanına gider ve onu teslim olmaya ikna eder.

Comment / Yorum:
Safa Önal tarafından senaryosu yazılıp Memduh Ün tarafından yönetilen 1978 yapımı “Cevriyem”, Türk sinemasındaki Fosforlu Cevriye uyarlamalarından biri olmakla beraber en son 2002 yapımı “Gönderilmemiş Mektuplar” adlı filmde bir araya gelen Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ı Yeşilçam’da son kez buluşturma özelliği de taşıyor. Filmin ilk gösterim tarihi 1 Kasım 1978. Filmin müzikleri Cahit Berkay imzası taşıyor.
Senaryoda Ahmet karakteri üzerinden karşımıza çıkan bir takım sorunlar var. Cevriye tarafından yaptıkları sorgulanan Ahmet, ilk başta sistemi eleştirip devrimci mesajlar veren, sonrasında ise yaptıklarını namus cinayetiyle açıklaması nedeniyle tutarsız bir karakter. Bu tutarsızlığın asıl nedeni ise sansür. Çünkü filmde sansür sorunları nedeniyle çıkartılmış sahneler ve değiştirilmiş kısımlar bulunuyor.
Türkan Şoray ve Kadir İnanır her zamanki gibi uyumlu. Birçok Yeşilçam emektarının bulunduğu yardımcı oyuncular arasında ise Erol Taş dikkat çekiyor. Cevriyem, Türkan Şoray ve Kadir İnanır filmlerinin en iyilerinden biri değil. Yine de ikili hatırına seyredilebilir.

Imdb note: 6                               My note: 5.5

5 Ağustos 2014 Salı

Barut Fıçısı (1963)

Director / Yönetmen:
Zafer Davutoğlu

Screenplay / Senaryo:
Osman F. Seden

Cast / Kadro:
Fatma Girik
İzzet Günay
Altan Erbulak
Çolpan İlhan
Vahi Öz
Bedia Muvahhit
Kadir Savun
Candan Sabuncu
Nubar Terziyan
Serap Acar
                                                               Mualla Sürer
                                                               Aziz Basmacı
                                                               Mürüvvet Sim
                                                               Necdet Tosun
                                                               Hüseyin Güler
                                                               Muammer Gözalan
                                                               İclal Genç
                                                               Behzat Baklaya
                                                               Ergül Buharalı
                                                               Hüseyin Zan
                                                               Talia Saltı
                                                               Faik Coşkun
                                                               Hasan Ceylan
                                                               Yavuz Karakaş
                                                               Nebahat Çehre

Subject / Konu:
Sırtında taşıdığı sebze küfesiyle manavlık yapan Rüknettin, çok geçmeden tezgahtarlık yapmaya başlar. Çamaşırcı Sıdıka’nın işveli küçük kızı Bedia’yla evlenen Rüknettin’in hızlı yükselişi çalıştığı dükkana ortak olması, ardından dükkanı ele geçirmesi, yeni dükkanlar açması ve imalat işine girmesiyle devam eder. Villalar, şilepler satın alan Rüknettin, birkaç tane de banka sahibi olur. Böylece Bamyacı Rüknettin, milyarder Rüknettin Ünlüer olur.
Oğlu Osman’ın çapkınlıklarından usanan Rüknettin, Osman’a 1 ay içersinde evlenmesini şart koşar. Bedia, Osman’ın yeğenleri Gül veya Nur’dan biriyle evlenmesini ve servetlerinin aile içersinde kalmasını istemektedir.
Rüknettin’in çok sevdiği ve güvendiği yeğeni Fatma, Bedia’dan ise zulüm görmektedir. Fatma, Osman’ı sevmektedir. Ancak Osman bir türlü çapkınlıktan başını kaldıramadığı için Fatma’nın aşkını görememektedir.
Osman ve Fatma yakınlaşmaya başladıklarında ise tehlikeyi sezen Bedia, bir hırsızlık iftirasıyla Fatma’yı tutuklatır. Osman, olayı araştırır ve herşeyin annesinin oyunu olduğunu anlar. Bedia, oğlunun yeğeniyle evleneceğini sanırken suçsuzluğu anlaşılan Fatma nikaha yetişir. Osman ve Fatma evlenirler.

Comment / Youm:
Osman F. Seden’in senaryosunu yazdığı, Zafer Davutoğlu’nun yönettiği 1963 yapımı Barut Fıçısı, döneminin yıldızlar geçidi olarak adlandırılabilecek oldukça zengin bir oyuncu kadrosuna sahip. Film, Kemal Film platosunda çekildi. Fatma Girik ve İzzet Günay’ın başrolleri üstlendiği filmde Vahi Öz, Altan Erbulak, Kadir Savun, Çolpan İlhan, Nubar Terziyan, Nebahat Çehre ve Bedia Muvahhit gibi dev isimler de mevcut. Filmin anlatıcısı ise Sadettin Erbil.

Barut Fıçısı, 60’lar Türk sinemasının tipik komedilerinden biri. Osman F. Seden idaresindeki Kemal Film’in bu dönemde imza attığı tüm yapımlar gibi Barut Fıçısı’da zengin kadrosuyla dikkat çeken bir film. Sıkılmadan seyredilebilecek ve fakat tebessümden fazlasını vaat etmeyen bir yapım.

Imdb note: 5.5                           My note: 4

18 Mayıs 2014 Pazar

İncili Çavuş (1968)

Yönetmen / Director:
Nişan Hançer

Screenplay / Senaryo:
Sadık Şendil

Cast / Kadro:
İzzet Günay
Mine Mutlu
Sadettin Erbil
Kadir Savun
Hüseyin Baradan
Cenap Aydınoğlu
Suna Pekuysal
Mualla Sürer
Ergun Köknar
Necdet Yakın
                                                                 Mürüvvet Sim
                                                                 Zeki Alpan
                                                                 Arif Eriş
                                                                 Ahmet Kostarika
                                                                 Naci Saraç
                                                                 Kubilay Hakan

Subject / Konu:
Mülayim bir adam olan İncili Çavuş ile hovarda bir kabadayı olan Hızır, tıpatıp birbirlerine benzemektedir. Bu benzerlik, Hızır’ın yaptığı çapkınlıkların İncili Çavuş’a mal edilmesine neden olur.
3 saf ve çulsuz kafadar, taşı toprağı altın diye anıldığı için İstanbul’a gelirler. İncili Çavuş’la karşılaştıklarında yumuşak bir yardım eli bulurlar. Aynı kişi sandıkları Hızır’ın ise sert tavrıyla karşılaşırlar.
Rüstem Paşa’nın kızı Dilruba, görüp aşık olduğu Ali’yi dadısının yanıltması yüzünden İncili Çavuş’un oğlu zanneder. Halbuki Ali, İncili Çavuş’un değil Hızır’ın oğludur.
Hızır’ın çaldığı ve bostancılardan kaçarken 3 kafadara verdiği altınlar, ortalığı karıştırır. Önce İncili Çavuş’un hırsız olduğu zannedilir. Sonra da Rüstem Paşa’nın, kızı Dilruba’yı mutlu edebilmek için İncili Çavuş’un oğluyla evlendirmeye karar vermesiyle hürmetle karşılanır.
Ali, sarpa saran olayları bir ali cengiz oyunuyla çözer. Hızır’ın çaldığı altınlar sahibine verilir. Kadın kılığına girmek zorunda kalıp yakalanan ve idam ettirilecek olan 3 kafadar, kurtarılır ve mükafatlandırılır. Hızır, tövbe edip Paşa’nın hizmetine girer. Suçsuzluğu anlaşılan İncili Çavuş, hem Paşa’nın övgüsünü alır hem de ödüllendirilir. Ali de esas arzusuna kavuşur ve Dilruba’yla evlenmek için Paşa’dan izin alır.

Comment / Yorum:
Türk mizahının önemli karakterlerinden İncili Çavuş, 1968 yılında 2. kez Türk sinemasına uyarlanır. Sadık Şendil’in senaryosunu yazdığı filmin yönetmenliğini Nişan Hançer üstlenir. Filmin görüntü yönetmenliğini Çetin Tunca yapar.
1951 yılındaki ilk çevrimde usta komedyen İsmail Dümbüllü’nün canlandırdığı İncili Çavuş karakterini bu kez Sadettin Erbil canlandırır. Erbil, aynı zamanda Hızır karakterini de oynar. Ana karakterleri canlandırıyormuş gibi görünen İzet Günay ve Mine Mutlu’nun İncili Çavuş ve 3 kafadar karakterlerinin gölgesinde kaldıkları söylenebilir. Filmin yan kadrosunda da oldukça önemli isimler yer alıyor.
Filmin türü Türk sinemasında çok da denenmeyen bir tür olan dönem komedisi. Film, özellikle zayıf senaryosundan ötürü vasatı aşamayan bir yapım olmuş.

Imdb note: - (Filmin Imdb'de notu bulunmuyor)          My note: 4

20 Mart 2012 Salı

Çıtkırıldım (1966)

Director / Yönetmen:

O. Nuri Ergün

Screenplay / Senaryo:

Beyza Selman

Cast / Kadro :

Filiz Akın
Cüneyt Arkın
Salih Güney
Hulusi Kentmen
Gülsüm Kamu
Mualla Sürer
Aziz Basmacı
Sevinç Pekin
Semiramis Pekkan
                                                              Mürüvvet Sim
                                                              Osman Alyanak
                                                              Cevat Kurtuluş
                                                              Necdet Tosun
                                                              Emine Erhan
                                                              Serpil Birsen
                                                              Meral Özen
                                                              Feridun Çölgeçen
                                                              Gülten Ceylan
                                                              Buket Sakullu
                                                              Sabahat Cabbar
                                                              Mahmure Handan
                                                              Faik Coşkun
                                                              Zeki Alpan
                                                              Feriha Eyüpoğlu
                                                              Ayben Erman
                                                              Senay Ülkü
                                                              Tülin Aktay

Subject / Konu:

Şımarık bir zengin kızı olan Filiz, özel bir kolejde okumaktadır. Filiz, evde kuzeni Ergun'la, okulda hocalarıyla uğraşmaktadır. Hocaları Filiz'den illallah etseler de; varlıklı bir aileden gelen Filiz'e ufak uyarılar yapmak haricinde bir ceza verememektedir. Çünkü babası zengin fabrikatör Cemil Akın'dır.
Fakir bir genç olan öğretmen Orhan, ilk öğretmenlik görevine Filiz'in okuduğu kolejde başlar. Filiz'le okul yolunda çarpışmak suretiyle başlayan tuhaf diyalogları, okulda da devam eder. Bu tuhaflık yerini kısa sürede bir aşka bırakır.
Orhan, Filiz'i arkadaşıyla kavga ederken görür ve Filiz'i tokatlar. Filiz durumu annesine anlatınca; Filiz'in annesi Sabiha okula gelir ve okul müdürüne şikayette bulunur. Müdür, yağlı müşteri olarak gördüğü Sabiha'nın şikayeti üzerine Orhan'a kapıyı gösterir. Yaşananlarda bir kabahati olmadığını düşünen Orhan, alttan almaz ve işi bırakır. Anadolu'ya tayini çıkar ve gitmeye hazırlanır.
Filiz'e aşık olan Ergun, dertli görünen Filiz'le konuşur. Filiz, Ergun'a Orhan'a aşık olduğunu anlatır. Ergun'da bu durumu amcası Cemil'e anlatır. Orhan, Anadolu'ya gitmek üzereyken kapı çalar ve Cemil gelir. Cemil yanında Filiz'i de getirmiştir. Orhan'a kızına karşı takındığı tavrın arkasında olup olmadığını soran Cemil, Orhan'ın yaptıklarının arkasında olduğunu söylemesiyle memnun olur. Filiz'i Orhan'a teslim eder ve 2 aşık birbirlerine kavuşmuş olur.

Comment / Yorum:

Çıtkırıldım, Filiz Akın, Cüneyt Arkın, Salih Güney, Hulusi Kentmen, Semiramis Pekkan ve Mürüvvet Sim gibi oyunculardan oluşan kayda değer oyuncu kadrosuna karşın Türk sinemasındaki çoğu iğreti klişenin kullanıldığı, yapmacık bir film.
Çalıkuşu'nu andırır şekilde başlayan filmin hikayesi, daha sonra genç ve fakir öğretmenle zengin ve şımarık kolejli kızın aşkına bağlanıyor. Hulusi Kentmen'de zengin ve iyi kalpli fabrikatör Cemil Akın rolüyle filme son noktayı koyuyor. Filmde oynadıkları karakterler, Filiz Akın ve Hulusi Kentmen'in kariyerlerinde birçok kez benzerlerine rastlayabilceğimiz türden roller.
Filmin en zayıf yönünün senaryosu olduğu söylenebilir. Bu durumu anlatmanın en iyi yolu; kısa süresine karşın filmde bir dolu şarkının kullanılmış olması. Filmdeki şarkıları Ajda Pekkan'ın sesinden dinliyoruz.
Zengin kızla fakir delikanlının aşkı; şımarık zengin kızı; fakir ama mağrur genç; iyi kalpi fabrikatör gibi klişelerin cömertçe ve başarıszca işlendiği, iyilik timsali öğretmenin öğrencisiyle yaşadığı aşkınsa eleştirilmek şöyle dursun herkes tarafından takdirle karşılanmasıyla ciddi bir soru işaretine neden olan film, vasata bile yaklaşamayan bir yapım.

Imdb note : 5.3                              My note : 4

3 Şubat 2012 Cuma

Kenarın Dilberi (1966)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
Göksel Arsoy
Gürel Ünlüsoy
Senih Orkan
Kenan Pars
Hulusi Kentmen
Nubar Terziyan
Hayri Caner
Mürüvvet Sim
                                                             Necdet Tosun
                                                             Mualla Sürer
                                                             Muammer Gözalan
                                                             Necabettin Yal
                                                             Emire Erhan
                                                             Gülten Ceylan
                                                             Nevzat Okçugil
                                                             Renan Fosforoğlu
                                                             Selahattin İçsel

Subject / Konu:

Ekrem, New York'ta memleket hasreti ve çok sevdiği nişanlısı Necla'nın özlemiyle yaşamaktadır. Tahsil için gittiği New York'ta işleri bozulan babasına yük olmamak için geceleri pavyonda çalgıcılık yaparak para kazanmaktadır. Hovarda bir yaşam süren ve esrar kullanan Necla ise Ekrem'e karşı soğuk davranmakta ve onu arayıp sormamaktadır.
Ayşe ananın evine sığınmış olan Türkan, ev ahalisiyle birlikte sokaklarda çalıp söylemekte ve kendi yaptıkları herkül kuvvet şurubunu satmaktadır. Ali, Türkan'a aşıktır ve Türkan'a açılmak için fırsat kollamaktadır. Türkan ise aynı evde yaşadığı Ali'yi bir ağabey gibi görmektedir.
Herkül kuvvet şurubunu satarken yakalanan Türkan, cezasını ödeyen Aziz İzmen sayesinde kurtulur. Aziz İzmen, kızı Necla'ya ikizi kadar benzeyen Türkan'a kendisine yardım etmesi karşılığında 50.000 lira teklif eder. Aziz'in teklifi esrakeş olan ve tedavi gören kızı Necla iyileşene kadar onun yerine geçmesidir. Türkan teklifi reddeder. Ama Ayşe ananın ansızın hastalanması ve tedavisi için çok paraya ihtiyaç duyulması, Türkan'ın bu teklifi kabul etmesine neden olur. Türkan, Aziz'le yaptığı anlaşma gereği kimseye durumu anlatmaz.
Ekrem memlekete geri döner. Babasına Necla'nın tavrından yakınır. Babası ise Ekrem'e şayet Necla'yı bırakırsa; Aziz İzmen'le arasındaki ticari ilişkilerin bozulacağını ve dolayısıyla ailelerinin geleceğinin tehlikeye gireceğini söyler.
Türkan, Necla rolünde Ekrem'le görüşmeye başlar. İlk başta aralarında anlaşmazlıklar yaşanır ve Ekrem nişanı bozmaya karar verir. Ama Türkan, Ayşe ananın tedavisi için paraya ihtiyaç olmasından dolayı Ekrem'i ayrılmamaya ikna etmeyi başarır. Ekrem'le Türkan yakınlaşmaya başlar.
Necla iyileşir. Doktor, Aziz'e Necla'nın tamamen iyileştiğini, ancak onu korkutan sırrın ne olduğunun kesinlikle öğrenilmesi gerektiğini söyler. Aziz, Necla'ya kendisini korkutan sırrın ne olduğunu sorsa da bir yanıt almayı başaramaz.
Önce Necla'nın evine esrarengiz telefonlar açan sonra da Necla zannettiği Türkan'ın karşısına çıkan Melih, Türkan'ı tehdit eder ve kendisiyle görüşmeye mecbur eder. Türkan görüşmeye gider. Melih, Necla zannettiği Türkan'ı geçmişte çekilmiş çıplak fotoğraflarla ve mektuplarla tehdit eder. 100.000 lira para isteyen Melih, Türkan'ı birlikte olmaya zorlar. Direnen Türkan, kurtulmayı başarıp kaçar. Türkan kaçarken içeri giren Necla, Melih'i öldürür. Necmi, Necla Melih'i öldürürken cinayetin fotoğraflarını çeker.
Türkan Aziz'e, Ekrem'e aşık olduğunu anlatır ve artık bu oyunu noktalamaya karar verdiğini söyler. Türkan tam evi terketmek üzereyken polis Türkan'ı Melih'in cinayet zanlısı olarak tutuklar. Karakolda gerçek kimliği ortaya çıkan Türkan, suçu üstüne alır. Necla'nın kimliğine hırsızlık yapmak için büründüğünü söyler. Mahkemede de cinayeti kabul eden Türkan'ın idamına karar verilir.
Necmi, Aziz'e elindeki cinayet fotoğrafı ve mektuplarla şantaj yapıp para sızdırmak için telefon açar. Telefonu açan Ekrem, Necmi'yle Aziz'miş gibi konuşmaya devam eder. Necmi cinayeti Necla'nın işlediğini, Türkan'ın mektuplarda Ekrem'i suçlayıcı ifadeler geçtiği için suçu üstlendiğini söyler ve gece paraları getirmesini ister.
Gece paralarla birlikte Necmi'yle buluşmaya giden Ekrem, tüm konuşmaları polisin dinlemesini sağlar. Necmi'yle aralarında geçen boğuşmanın ardından cinayet fotoğrafını alan Ekrem, Türkan asılmak üzereyken idamı durdurmayı başarır. Necla cezasını çekmek üzere hapsi boylarken Ekrem ve Türkan'da birbirlerine kavuşur ve evlenirler.

Comment / Yorum:

1966 yılında tam 5 film ("Çalıkuşu", "Düğün Gecesi", "Sana Layık Değilim", "Kenarın Dilberi" ve "Meleklerin İntikamı") çeken yönetmen Osman F. Seden, bu 5 filmin başrolünde de Türkan Şoray'ı oynatır. Türkan Şoray, aynı yıl başrolünde oynadığı 10 filmde ("Eli Maşalı", "Altın Küpeler", "Siyah Gül", "Meyhanenin Gülü", "Karanfilli Kadın", "El Kızı", "Günahkar Kadın", "Çamaşırcı Güzeli", "Anaların Günahı", "Akşam Güneşi") daha yer alır ve 1 yıl içersinde toplam 15 filmde başrol oynamış olur. Bu rakamlar, 1966 yılının Türkan Şoray'ın kariyerinin en verimli yılı olduğunu gösteriyor. Türk sinemasında 1 yıl içersinde 15 filmin dahi çevrilmediği yıllar olduğu göz önüne alınırsa; bir aktristin 1 yıl içersinde 15 filmde başrol oynamış olması, akıl almaz bir istatistik.
Kenarın Dilberi, abartılı ve gerçekçilikten uzak bir senaryoya sahip. Türk sinemasında sıkça kullanılan ve genellikle başarılı sonuç vermeyen 1 kişinin benzerinin yerine geçmesi klişesi bu filmde de kullanılmış. Bu da 1 oyuncunun 2 farklı rolde oynaması (genelde bu 2 rolden biri iyi diğeri kötü karakter olur) ve filmin inandırıcılığının azalması sonucunu doğurmuş.
Film, oyuncu kadrosunda Yeşilçam'ın tanıdık isimlerini barındırsa da; Kenan Pars, Nubar Terziyan, Necdet Tosun, Mualla Sürer ve Mürüvvet Sim gibi isimler ufak rollerde kullanılmışlar. Filmin yardımcı yönetmenlerden biri, daha sonra kendi filmlerini yönetecek olan Erden Kıral.
Kenarın Dilberi, Osman F. Seden'in de, Türkan Şoray'ın da kariyerlerinin zayıf filmlerinden biri. Film, tüm olumsuz yönlerine rağmen iyi sayılabilecek görüntü kalitesi ve elbette Türkan Şoray için izlenebilir.

Imdb note : 6                              My note : 4

2 Ocak 2012 Pazartesi

Abbas Yolcu (1959)

Director / Yönetmen:

Semih Evin

Screenplay / Senaryo:

Semih Evin

Cast / Kadro :

Renan Fosforoğlu
Necdet Tosun
Adile Naşit
Sadettin Erbil
Mürüvvet Sim
Dursune Şirin
Ayfer Yeniyuva
Nuri Genç
Osman Alyanak
                                                               Müşerref Çapan
                                                               Orhan Çağman
                                                               Bedri Çavuşoğlu
                                                               Saim Kantan
                                                               Suzan Avcı

Subject / Konu:

15 yıldır görmediği kız kardeşi Selma'dan İstanbul'a gelmesi için mektup alan Necdet, 1 yıl sonra arkadaşı Apti ile birlikte Bursa'dan yola çıkar. Bindikleri aracın şoförü araç daha Yalova'ya bile varmamışken Necdet ve Apti'yi indirir. Çünkü çok şişman olan Necdet, aracı yavaşlatmaktadır. Yol ortasında kalan Necdet ve Apti yollarına yürüyerek devam ederler.
İstanbula varan 2 kafadar, Necdet'in Selma'nın evini bulurlar. Ancak Selma'nın 6 ay önce bu evden taşındığını öğrenirler.
Necdet parkta gördüğü kendisi gibi şişman olan Didar'a aşık olur. Didar, parkta maç yapan çocuklardan Saim'in siyahi dadısıdır. Çocuklar, Necdet ve Apti'yi de maça çağırır. Simitçinin camekanını kıran Necdet ve Apti kaçarlar.
Gece eğlenmeye giden Necdet ve Apti, kekeme Necip'le kavgaya tutuşurlar ve pavyondan atılırlar. Aralarındaki anlaşmazlık çözülünce Necip'in karısı madam Siranuş, Necdet ve Apti'yi evlerine davet eder. Beraberce Necdet'in kız kardeşi Selma'yı aramaya başlarlar. Yolda karşılaştıkları Saim'e Selma'nın resmini gösterip tanıyıp tanımadıklarını sorarlar. Selma, Saim'in annesi olduğu için Necdet Selma'ya, hiç tanımadığı yeğeni Saim'e ve Selma'nın evinde dadılık yapan aşkı Didar'a kavuşmuş olur.
Selma, kısa sürede samimi olduğu madam Siranuş'a kocası Salih'i yersiz kıskançlıklarla evi terk etmek zorunda bıraktığını ve bu yüzden oğluyla mutsuz olduklarını anlatır. Siranuş, bu duruma çok üzüldüğü için Salih'i eve getirmek için harekete geçer. İşyerinde bulduğu Salih'i ikna eder ve evine geri getirir.
Didar'ı eniştesi Salih'ten isteyen Necdet, eniştesi evliliğe müsade edince; Didar ve Apti'yle Bursa yollarına düşer. Bu sefer 2 şişman bir arada olduğu için araç bulmaları imkansız hale gelir ve yürüyerek gitmek zorunda kalırlar.

Comment / Yorum:

Filmin görüntü kalitesi çok iyi. Sadece İstanbul görüntüleri ve sokak çekimleri için bile izlenebilecek bir film. Senaryoda bazı boşluklar var. Bu boşluklar şarkılarla, türkülerle ve danslarla doldurulmaya çalışılmış. Ama özellikle pavyon bölümü oldukça uzun tutulmuş.
Oyunculuklar vasatın üzerinde. Özellikle Necdet Tosun ve Adile Naşit'in keyifli performansları seyre değer. Filmde diğer önemli rollerde Renan Fosforoğlu ve Sadettin Erbil yer alıyor. Dikkatli seyirciler filmde birkaç saniye yer alan Suzan Avcı'yı da farkedebilirler.
Abbas Yolcu, sıradan bir hikayeye sahip olsa da zaman zaman güldürmeyi başarabilen, Laurel & Hardy filmlerinden de ziyadesiyle izler taşıyan keyifli bir yapım. Bol bol dış çekim içermesi nedeniyle 50'lerin sonundaki İstanbul'a göz atmak için de iyi bir fırsat olduğu söylenebilir.

Imdb note : 6.1                            My note : 5.5