Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

1966 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1966 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2015 Perşembe

Uccellacci E Uccellini / Şahinler ve Serçeler (1966)

Director / Yönetmen:
Pier Paolo Pasolini

Screenplay / Senaryo:
Dante Ferretti
Pier Paolo Pasolini

Story / Hikaye:
Pier Paolo Pasolini

Cast / Kadro:
Toto
Ninetto Davoli
Femi Benussi
Umberto Bevilacqua
Renato Capogna
Flaminia Siciliano
                                                                Pietro Davoli
                                                                Rosina Moroni
                                                                Lena Lin Solaro
                                                                Gabriele Baldini
                                                                Ricardo Redi
                                                                Rossana Di Rocco
                                                                Alfredo Leggi
                                                                Renato Montalbano
                                                                Giovanni Tarallo
                                                                Vittorio Vittori

Subject / Konu:
Baba ve oğlu Nino sohbet ederek yürümektedirler. Las Vegas Bar’a giderler. Dışarıda dans eden gençler, durmayan servisin peşinden koşarlar.  Barda bir şeyler içen baba ve oğlu Nino yollarına devam ederler. Nino, babasından 5 dakikalığına izin isteyip kız arkadaşına çıkma teklif etmeye gider. Ardından babasının yanına döner ve yola devam ederler. Yolda kendilerine konuşabilen bir kuzgun katılır.
2 keşiş Cicillo ve Ninetto, kuzgun olarak 2 farklı tür olan serçeler ve şahinleri dinlemekle görevlendirilirler. Cicillo, kuşlara sapanla taş atmak isteyen Ninetto’yu durdurur. 2 keşiş yola koyulurlar. İnsanlar kendileriyle alay ederler. Yaz gelip geçer, sonbahar gelip geçer ve ardından kara kış gelir. Mevsim yeniden ilkbahara geldiğinde hala kuşlarla konuşamamışlardır.
Ninetto ümidi kesmişken Cicillo şahinlerle konuşmaya başlar. Şahinlere Tanrı hakkında bilgi verdikten sonra Tanrı sevgisi aşılamaya çalışır. Şahin görevini tamamladıktan sonra serçe görevine başlarlar. Serçelerin bulunduğu bir yere giderler. Cicillo, serçelerle konuşmak için bekleyişine koyulurken, Ninetto’da onu insanlara mucizeler yaratmış bir aziz olarak tanıtır. İnsanlar, Cicillo’ya adak adamaya başlarlar. Yanından ayrılmayıp ses yapan ve serçeleri dinlemesini engelleyen insanlar Cicillo’yu çıldırtır. İnsanları etrafından uzaklaştırır ve bekleyişine koyulur.
Paskalya geldiğinde Cicillo ve Ninetto, hoplaya zıplaya serçelerle konuşmaya başlarlar. Onlara Tanrı sevgisi için oruç tutmaları gerektiklerini anlatırlar. Görevlerini tamamlayıp tekrar yola koyulurlar. Bir kuşun diğer bir kuşu öldürüşünü görürler. Şahinler ve serçeler dışındaki kuşların kıyıma uğramaktan nasıl kurtulacaklarını pederlerine sorarlar. Peder, gidip en baştan başlamalarını ve kuşlara ne yapmaları gerektiği öğretmelerini buyurur. 2 keşiş geldikleri yolu geri dönerler.
Nino ve babası tuvalet ihtiyaçlarını bir tarlada giderirler. Durumu gören tarlanın sahibi, pisliklerini temizlemesi için kendilerini uyarır. Tartışma büyür. Baba, 4 adamı yere serip kemeriyle pataklar. Kendilerine ateş edilmeye başlanınca hızla kaçarlar. Kiracılarının evlerine gidip alacaklarını isterler. Zor durumdaki kiracıları, borcunu ödeyemeyeceklerini söyler. Ancak kiracıya merhamet göstermezler.
Yolda kalan 5 kişinin arabasını itip bitap düşerler. Ancak araba çalışmaz. 5 kişi, uzaktan gelen kalabalığı görünce tiyatro oynamaya başlarlar. Hamile olan kadının sancısı tutar ve bir kız bebek doğurur. Arabalarını çalıştırıp giderler. Kuzgun, kandırılan babaya nutuk çekerken Nino ve babası kaçmaya çalışır. Ancak kuzgun peşlerini bırakmaz.
Borçları bulunan mühendisle görüşmek için bir toplantıya katılırlar. Köpekler kendilerini yere yıkar. Mühendis insaf etmez ve parasını ister. Otobüslerini kaçıran baba, oğul ve kuzgun yollarına yürüyerek devam ederler. Acılı bir cenaze görürler. Ardından yürümeyi sürdürürler. Yine tuvaleti geldiğini söyleyen baba, ihtiyacını görmek bahanesiyle tarlaya gider. Yolun gerisinde rastladıkları güzel kadının yanına gider ve onunla birlikte tarlaya giderler… Baba, Nino’nun yanına geri döner. Bu sefer de Nino aynı bahaneyle güzel kadının yanına gider ve onunla birlikte tarlaya giderler… Nino geri dönünce tekrar yola koyulurlar. Baba, kuzgunu yemeye karar verir.

Comment / Yorum:
Pier Paolo Passolini’nin kendi hikayesinden yola çıkarak Dante Ferretti’yle birlikte senaryolaştırdığı ve yönettiği 1966 yapımı “Uccellacci E Uccellini / Şahinler ve Serçeler”, zaman zaman absürt komedi izleri verse de, dinden politikaya, burjuvaziden ahlaka kadar birçok alanda taşlama yapan bir komedi. Filmin çekimleri ağırlıklı olarak Lazio ve Perugia’da gerçekleştirilmiş. Filmin müzikleri efsane besteci Ennio Morricone’a ait.
Uccellacci E Uccellini, taşlamalarla dolu bir komedi. Ancak bazı taşlamaları anlayabilmek için alt metinleri yakalamak lazım. Özellikle din ve yönetime dair çarpıcı göndermeler ve semboller var. İstanbul yazılı tabela da dikkat çeken detaylardan biri.Filmin neredeyse ana yardımcı karakteri diyebileceğimiz konuşan kuzgun, sıra dışı ve başarılı bir taşlama aracı olmuş. Uccellacci E Uccellini, izlerken konsantrasyon gerektiren keyifli bir klasik.

Imdb note: 7.5                             My note: 6.5

13 Şubat 2014 Perşembe

Fahrenheit 451 (1966)

Director / Yönetmen:
François Truffaut

Screenplay / Senaryo:
François Truffaut
Jean – Louis Richard

Novel / Kitap:
Ray Bradbury

Cast / Kadro:
Oskar Werner
Julie Christie
Cyril Cusack
Anton Diffring
Jeremy Spenser
Bee Duffell
                                                                 Alex Scott
                                                                 Ann Bell
                                                                 Kevin Elder
                                                                 Caroline Hunt
                                                                 Anna Palk

Subject / Konu:
Evden hemen dışarı çıkması için bir telefon alan adam aceleyle evden kaçıp gider. Adamın evine gelen Fahrenheit 451 isimli itfaiye teşkilatının görevlileri evde buldukları kitapları toplarlar. Toplanan kitaplar, evin önünde itfaiye görevlisi Montag tarafından lav silahıyla yakılır. Amiri Montag’a kendisini bir terfinin beklediğini müjdeler.
Montag evine dönerken hiç tanışmadığı komşusu Clarisse kendisiyle sohbet eder. Clarisse, Montag’ın karısı Linda’ya çok benzemektedir. Montag, itfaiyecilerin görevlerinin kitapları toplayıp yakmak olduğunu anlatır. Bir stajyer öğretmen olan Clarisse’e kitapların okumanın insanları mutsuz ve anti – sosyal yaptığı için yasak olduğunu anlatır.
Bir gün eve geldiğinde Linda’yı yerde bulan Montag, hastaneyi arar. Gelen görevliler, Linda’yı hastaneye götürmek yerine yenilerler.
Merakını dizginleyemeyen Montag, Charles Dickens’ın David Copperfield adlı romanını okumaya başlar.
Okuldan atılan Clarisse, Montag’la dertleşir. Montag’ın kendisiyle birlikte okula gelmesi için Linda arıyormuş gibi yüzbaşıyı arar. Kocasının hasta olduğunu ve işe gelemeyeceğini söyler. Birlikte okula giderler. Bütün öğrencileri kendisini görünce koşup kaçar. Bu duruma çok üzülür.
Geceleri kitap okuyan Montag’ın düşünceleri değişmeye başlar. Evini gizili bir kütüphaneye çevirmiş kadının evine düzenlenen baskında kadının evden çıkmayıp kendisini kitaplarıyla birlikte yakması Montag’ı çok etkiler.
Clarisse’in evine baskın düzenlenir. Montag, Clarrise’i evinde bulamaz ve baskından haberdar olur. İtfaiye merkezine gittiğinde Clarisse’in kaçtığını öğrenir.
Linda, Montag’ın kitapları olduğuna dair ihbarı, itfaiye ihbar kutusuna atar.
Clarisse, Montag’ı bulur. Ona ormanlarda yaşayan kitap insanların arasına katılacağını söyler. Montag ise her itfaiyecinin evine bir kitap yerleştirip onları ihbar edeceğini; böylece sistemi yok edeceğini söyler
İşten ayrılacağını bildiren Montag, son görevi için yola çıkar. Son görevin kendi evine yapılacak olan baskın olduğunu öğrenir. Baskın sırasında lav silahıyla önce eşyalarını ve kitaplarını yakan Montag, sonra da yüzbaşıyı yakar. Kendisi için önemli olan bir kitabı alır ve kaçar. Her yerde aranan Montag, yakalanmadan kitap insanların yanına ulaşmayı başarır. Emniyet teşkilatı, başka birini öldürüp Montag’ı öldürdüğünü açıklar. Montag, hepsi bir kitabı ezberlemiş olan kitap insanlarla tanışır ve Clarisse’le bir araya gelir.

Comment / Yorum:
Ray Bradbury’nin 1951 yılında yayınlayıp büyük ses getiren kitabı Fafrenheit 451 / Değişen Dünyanın İnsanları, hem bilim – kurgu hem de distopik edebiyatın klasikleri arasında yerini alır. Kitabın yazılmasının 15 yıl ardından ünlü Fransız yönetmen François Truffaut, Fahrenheit 451’i sinemaya uyarlar. Truffaut, filmin senaryosunu Jean – Louis Richard ile birlikte yazar. Kitabı bire bir uyarlamak yerine özellikle kurguda değişiklikler yapmayı tercih eder. Truffaut, bu proje için tam 6 yıl hazırlanır. İngiltere’de çekimleri yapılan film, aynı zamanda Truffaut’nun ilk renki filmi olur. Bir diğer ilk ise filmin, yönetmenin ilk ve son İngilizce çekilmiş filmi olması.
Truffaut, filmin başrolleri için Jean Seberg ve Tippi Hedren’i düşünür. Ancak yapımcıların Jean Seberg’i yeterli görmemeleri ve o sırada Tipi Hedren’la çalışan Alfred Hitchcok’un Hedren’ın filmde oynayamayacağını bildirmesi üzerine bu düşünce gerçekleşemez. Filmin erkek baş karakteri Montag için Paul Newman, Montgomery Clift, Jean – Paul Belmondo, Peter O’Toole, Terence Stamp ve Charles Aznavour gibi aktörlerin isimleri geçse de rol Oskar Werner’e gider. Filmin başrol kadın oyuncusu ise rol başı 400.000 dolar ücret talep etmesine karşın bu filmde oynayabilmek için 200.000 dolar ücrete razı olan Julie Christie olur.Truffaut, performansından ötürü Oskar Werner’le çalışmaktan hayal kırıklığını yaşadığını itiraf eder.
Filmde Don Kişot, Karamazov Kardeşler, Madam Bovary, Lolita, Alice Harikalar Diyarında, Robinson Crusoe, Moby Dick, Rüzgar Gibi Geçti gibi bir çok edebiyat klasiğine gönderme yapılır.
Fahrenheit 451, gerek romanı gerekse filmiyle seçkin distopik klasikler arasında yerini almış bir eser. Günümüzün de büyük sorunu olan baskıcı hükümetler tarafından yaratılmaya çalışılan okumayan, düşünmeyen ve tepki göstermeyen halk modellemesi, gerçekçilikten hiç ama hiç uzak değil.

Imdb note: 7.2                           My note: 7.5

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Tehlikeli Oyun (1966)

Director / Yönetmen:

Semih Evin

Screenplay / Senaryo:

Semih Evin

Cast / Kadro :

İzzet Günay
Pervin Par
Kenan Pars
Vahi Öz
Kadri Ögelman
Saime Bekbay
Necdet Yakın
Faik Coşkun
Yaşar Şener
                                                                 Hüseyin Zan
                                                                 Leman Akçatepe
                                                                 Hakkı Haktan
                                                                 Mahmure Handan
                                                                 Hüseyin Kutman
                                                                 Hakkı Kıvanç

Subject / Konu:

Kasımpaşalı Ahmet, çapkın mı çakın bir şofördür. Vaktini hovardalıkla ve kahvehanede Cemal Baba'ya takılmakla geçirmektedir. Bir gün arabası yolda kalan Ekrem'e yardım eden Ahmet, Ekrem'den özel şoförü olması için teklif alır. Ekrem'in teklifini kabul eden Ahmet, şirkette Ekrem'in ortağı Rasim'le tanışır. Ahmet'in gözü Rasim'i pek tutmaz.
Ekrem'in evine yerleşmek için eşyalarını almaya giden Ahmet, yolda gördüğü güzel kızın peşine takılır. Peşine takıldığı kız, bir köşkten içeri girer. Köşkün önünde arabasıyla bekleyen Ahmet, oradan geçmekte olan bir arkadaşından köşkün kızının isminin Tülin olduğunu öğrenir ve gider. Halbuki Ahmet'in görüp beğendiği kız Tülin değil, köşkün hizmetçisi Ayşe'dir.
Ayşe, izin gününde annesine para götürmeye gider. Hapisten tahliye olmuş üvey kardeşi Tırnakçı Cavit, zorla bütün parasını alır. Ayşe köşke dönerken Ahmet, arabayla peşine takılır. Ama Ayşe, Ahmet'e yüz vermez.
Rasim, Ekrem'den habersiz kirli işler çevirmektedir. Cavit'te Rasim'in adamlarından biridir.
Köşkün hanımı Ayşe'ye terziye götürmesi için para verir. Ayşe eve gittiğinde Cavit, parayı görür ve almaya kalkışır. Ayşe ise Cavit'e karşı koyar. Ayşe çareyi evden kaçmakta bulur. Ancak parayı almaya niyetli olan Cavit, Ayşe'nin peşini bırakmaz. Yolda arkadaşları da Cavit'e eklenir. Ayşe'yi kıstırırlar. Tam bu sırada Ahmet çıkagelir. Cavit'i ve arkadaşlarını döver ve Ayşe'nin başını beladan kurtarır.
Ayşe, Ahmet'in kendisini Tülin zannettiğini anlayınca; bozuntuya vermez ve Tülin'miş gibi hareket eder. Ayşe'nin Ekrem sandığı Ahmet'te; Ekrem'miş gibi davranır. Aşk yaşamaya başlarlar.
Ahmet, Ekrem'le birlikte bir iş seyahatine çıkar. Ekrem'in işleri uzayınca Ahmet, İstanbul'a yalnız döner. Ahmet, Ekrem'in yokluğundan istifade ederek Ayşe'yi köşke davet eder. O sırada köşke dönmüş olan Ekrem, uşak gibi davranır ve Ahmet'in oyununu bozmaz. Ancak daha sonra şirkette Ahmet'i paylar.
Ekrem, yokluğunda çevirdiği işlerden haberdar olduğu Rasim'den şüphelenmeye başlar.
Ekrem'in karısının Avrupa'dan dönüşü gazetede haber olur. Bu haberi duyan Ayşe, Ekrem zannettiği Ahmet'in evli olduğunu sanar ve yıkılır. Çalıştığı muhitten uzak kalmaya karar verir ve işten ayrılır.
Ahmet, Ayşe'nin kendisiyle irtibatı kesmesini gerçek kimliğinin Ayşe tarafından anlaşılmış olmasına bağlar.
Ayşe'nin aşk mektuplarını bulan Cavit, kardeşiyle Ekrem'in ilişki yaşadığını Rasim'e bildirir. Rasim, Ekrem'in kendisine olan borcunu ödeyip rahatlığa kavuşmaması için mektuplardan Ekrem'in karısına bahsetmeye ve böylece Ekrem'in karısını Ekrem'e para vermekten vazgeçirmeye karar verir. Karısı duyduklarından sonra Ekrem'i terkeder.
Köşke giden Ahmet, sevdiği kızın evin kızı Tülin değil, hizmetçi Ayşe olduğunu öğrenir ve Ayşe'nin evine gider. Ayşe'ye gerçekleri anlattıktan sonra Ayşe'yle birlikte Ekrem'in şirketine gider.
Ekrem'i düştüğü durumdan kurtarmak için önce Ayşe'yle Ahmet'in aşk mektuplarını ele geçiren Cavit'i aramaya koyulurlar. Durumu lehine çevirmeye çalışan Rasim ise Ekrem'in karısını görüşmeye çağırır ve mektupları gösterir. Şoför arkadaşlarının yardımıyla Cavit'i bulan ve konuşturan Ahmet, Rasim'in mekanına gider. Gerçekleri Ekrem'in karısına anlatır. Rasim ise çevirdiği dolaplar ortaya çıkınca silah zoruyla Ekrem'in karısını kaçırır.
Ahmet, Rasim'in peşine düşer. Rasim'le kavga ettiği sırada polis gelir ve Rasim'i esrar kaçakçılığından tutuklar. Ekrem, yardımlarından dolayı Ahmet'le Ayşe'nin düğününü yapmayı üstlenir ve Ahmet'e son model bir araba hediye eder.

Comment / Yorum:

Semih Evin'in senaryosunu yazıp yönettiği Tehlikeli Oyun, yönetmenin 1966 yılında çektiği 8 filmden biri. Yönetmen, aynı yıl çektiği diğer filmlerde Tehlikeli Oyun'un başrollerini paylaşan İzzet Günay'la "Ay Yıldız Fedaileri" isimli filminde Pervin Par'la da "Kanlı Pazar" adlı filminde de bir kez daha beraber çalıştı.
Oyunculuklar vasatın üzerinde olsa da karakterler çok klişe. İzzet Günay, çapkın ve yaman yakışıklı Ahmet; Pervin Par, fakir ve güzel kız Ayşe; Vahi Öz, Hulusi Kentmen'i aratmayan ve iyi yüreklilik sınırlarını zorlayan fabrikatör Ekrem ve Kenan Pars, kariyerinin genelinde görmeye alıştığımız kötü adam rollerinden biri olan Rasim'le filmde arzı endam ediyor. Kadri Ögelman'ın canlandırdığı Cemal Baba karakteri ise klişe karakterlerin aksine samimi bir karakter.
Senaryo zayıf olarak nitelenebilir. Ekrem'in nasıl olupta Rasim'e borçlandığının açıklanmaması ve Ayşe'nin üvey kardeşi Tırnakçı Cavit'in tesadüf sınırlarını zorlar şekilde Rasim'in adamı çıkması, filmin inandırıcılığını düşürmüş. Ekrem'in şoförü Ahmet'e karşı akıl almaz babacanlığı ise yok artık dedirtecek cinsten.
Tehlikeli Oyun, zayıf senaryosuna karşın komedi dozajı fena olmayan bir film. Oyuncu kadrosu hatırına seyredilebilir.

Imdb note : - (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)  My note : 4.5

20 Mart 2012 Salı

Çıtkırıldım (1966)

Director / Yönetmen:

O. Nuri Ergün

Screenplay / Senaryo:

Beyza Selman

Cast / Kadro :

Filiz Akın
Cüneyt Arkın
Salih Güney
Hulusi Kentmen
Gülsüm Kamu
Mualla Sürer
Aziz Basmacı
Sevinç Pekin
Semiramis Pekkan
                                                              Mürüvvet Sim
                                                              Osman Alyanak
                                                              Cevat Kurtuluş
                                                              Necdet Tosun
                                                              Emine Erhan
                                                              Serpil Birsen
                                                              Meral Özen
                                                              Feridun Çölgeçen
                                                              Gülten Ceylan
                                                              Buket Sakullu
                                                              Sabahat Cabbar
                                                              Mahmure Handan
                                                              Faik Coşkun
                                                              Zeki Alpan
                                                              Feriha Eyüpoğlu
                                                              Ayben Erman
                                                              Senay Ülkü
                                                              Tülin Aktay

Subject / Konu:

Şımarık bir zengin kızı olan Filiz, özel bir kolejde okumaktadır. Filiz, evde kuzeni Ergun'la, okulda hocalarıyla uğraşmaktadır. Hocaları Filiz'den illallah etseler de; varlıklı bir aileden gelen Filiz'e ufak uyarılar yapmak haricinde bir ceza verememektedir. Çünkü babası zengin fabrikatör Cemil Akın'dır.
Fakir bir genç olan öğretmen Orhan, ilk öğretmenlik görevine Filiz'in okuduğu kolejde başlar. Filiz'le okul yolunda çarpışmak suretiyle başlayan tuhaf diyalogları, okulda da devam eder. Bu tuhaflık yerini kısa sürede bir aşka bırakır.
Orhan, Filiz'i arkadaşıyla kavga ederken görür ve Filiz'i tokatlar. Filiz durumu annesine anlatınca; Filiz'in annesi Sabiha okula gelir ve okul müdürüne şikayette bulunur. Müdür, yağlı müşteri olarak gördüğü Sabiha'nın şikayeti üzerine Orhan'a kapıyı gösterir. Yaşananlarda bir kabahati olmadığını düşünen Orhan, alttan almaz ve işi bırakır. Anadolu'ya tayini çıkar ve gitmeye hazırlanır.
Filiz'e aşık olan Ergun, dertli görünen Filiz'le konuşur. Filiz, Ergun'a Orhan'a aşık olduğunu anlatır. Ergun'da bu durumu amcası Cemil'e anlatır. Orhan, Anadolu'ya gitmek üzereyken kapı çalar ve Cemil gelir. Cemil yanında Filiz'i de getirmiştir. Orhan'a kızına karşı takındığı tavrın arkasında olup olmadığını soran Cemil, Orhan'ın yaptıklarının arkasında olduğunu söylemesiyle memnun olur. Filiz'i Orhan'a teslim eder ve 2 aşık birbirlerine kavuşmuş olur.

Comment / Yorum:

Çıtkırıldım, Filiz Akın, Cüneyt Arkın, Salih Güney, Hulusi Kentmen, Semiramis Pekkan ve Mürüvvet Sim gibi oyunculardan oluşan kayda değer oyuncu kadrosuna karşın Türk sinemasındaki çoğu iğreti klişenin kullanıldığı, yapmacık bir film.
Çalıkuşu'nu andırır şekilde başlayan filmin hikayesi, daha sonra genç ve fakir öğretmenle zengin ve şımarık kolejli kızın aşkına bağlanıyor. Hulusi Kentmen'de zengin ve iyi kalpli fabrikatör Cemil Akın rolüyle filme son noktayı koyuyor. Filmde oynadıkları karakterler, Filiz Akın ve Hulusi Kentmen'in kariyerlerinde birçok kez benzerlerine rastlayabilceğimiz türden roller.
Filmin en zayıf yönünün senaryosu olduğu söylenebilir. Bu durumu anlatmanın en iyi yolu; kısa süresine karşın filmde bir dolu şarkının kullanılmış olması. Filmdeki şarkıları Ajda Pekkan'ın sesinden dinliyoruz.
Zengin kızla fakir delikanlının aşkı; şımarık zengin kızı; fakir ama mağrur genç; iyi kalpi fabrikatör gibi klişelerin cömertçe ve başarıszca işlendiği, iyilik timsali öğretmenin öğrencisiyle yaşadığı aşkınsa eleştirilmek şöyle dursun herkes tarafından takdirle karşılanmasıyla ciddi bir soru işaretine neden olan film, vasata bile yaklaşamayan bir yapım.

Imdb note : 5.3                              My note : 4

3 Şubat 2012 Cuma

Kenarın Dilberi (1966)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
Göksel Arsoy
Gürel Ünlüsoy
Senih Orkan
Kenan Pars
Hulusi Kentmen
Nubar Terziyan
Hayri Caner
Mürüvvet Sim
                                                             Necdet Tosun
                                                             Mualla Sürer
                                                             Muammer Gözalan
                                                             Necabettin Yal
                                                             Emire Erhan
                                                             Gülten Ceylan
                                                             Nevzat Okçugil
                                                             Renan Fosforoğlu
                                                             Selahattin İçsel

Subject / Konu:

Ekrem, New York'ta memleket hasreti ve çok sevdiği nişanlısı Necla'nın özlemiyle yaşamaktadır. Tahsil için gittiği New York'ta işleri bozulan babasına yük olmamak için geceleri pavyonda çalgıcılık yaparak para kazanmaktadır. Hovarda bir yaşam süren ve esrar kullanan Necla ise Ekrem'e karşı soğuk davranmakta ve onu arayıp sormamaktadır.
Ayşe ananın evine sığınmış olan Türkan, ev ahalisiyle birlikte sokaklarda çalıp söylemekte ve kendi yaptıkları herkül kuvvet şurubunu satmaktadır. Ali, Türkan'a aşıktır ve Türkan'a açılmak için fırsat kollamaktadır. Türkan ise aynı evde yaşadığı Ali'yi bir ağabey gibi görmektedir.
Herkül kuvvet şurubunu satarken yakalanan Türkan, cezasını ödeyen Aziz İzmen sayesinde kurtulur. Aziz İzmen, kızı Necla'ya ikizi kadar benzeyen Türkan'a kendisine yardım etmesi karşılığında 50.000 lira teklif eder. Aziz'in teklifi esrakeş olan ve tedavi gören kızı Necla iyileşene kadar onun yerine geçmesidir. Türkan teklifi reddeder. Ama Ayşe ananın ansızın hastalanması ve tedavisi için çok paraya ihtiyaç duyulması, Türkan'ın bu teklifi kabul etmesine neden olur. Türkan, Aziz'le yaptığı anlaşma gereği kimseye durumu anlatmaz.
Ekrem memlekete geri döner. Babasına Necla'nın tavrından yakınır. Babası ise Ekrem'e şayet Necla'yı bırakırsa; Aziz İzmen'le arasındaki ticari ilişkilerin bozulacağını ve dolayısıyla ailelerinin geleceğinin tehlikeye gireceğini söyler.
Türkan, Necla rolünde Ekrem'le görüşmeye başlar. İlk başta aralarında anlaşmazlıklar yaşanır ve Ekrem nişanı bozmaya karar verir. Ama Türkan, Ayşe ananın tedavisi için paraya ihtiyaç olmasından dolayı Ekrem'i ayrılmamaya ikna etmeyi başarır. Ekrem'le Türkan yakınlaşmaya başlar.
Necla iyileşir. Doktor, Aziz'e Necla'nın tamamen iyileştiğini, ancak onu korkutan sırrın ne olduğunun kesinlikle öğrenilmesi gerektiğini söyler. Aziz, Necla'ya kendisini korkutan sırrın ne olduğunu sorsa da bir yanıt almayı başaramaz.
Önce Necla'nın evine esrarengiz telefonlar açan sonra da Necla zannettiği Türkan'ın karşısına çıkan Melih, Türkan'ı tehdit eder ve kendisiyle görüşmeye mecbur eder. Türkan görüşmeye gider. Melih, Necla zannettiği Türkan'ı geçmişte çekilmiş çıplak fotoğraflarla ve mektuplarla tehdit eder. 100.000 lira para isteyen Melih, Türkan'ı birlikte olmaya zorlar. Direnen Türkan, kurtulmayı başarıp kaçar. Türkan kaçarken içeri giren Necla, Melih'i öldürür. Necmi, Necla Melih'i öldürürken cinayetin fotoğraflarını çeker.
Türkan Aziz'e, Ekrem'e aşık olduğunu anlatır ve artık bu oyunu noktalamaya karar verdiğini söyler. Türkan tam evi terketmek üzereyken polis Türkan'ı Melih'in cinayet zanlısı olarak tutuklar. Karakolda gerçek kimliği ortaya çıkan Türkan, suçu üstüne alır. Necla'nın kimliğine hırsızlık yapmak için büründüğünü söyler. Mahkemede de cinayeti kabul eden Türkan'ın idamına karar verilir.
Necmi, Aziz'e elindeki cinayet fotoğrafı ve mektuplarla şantaj yapıp para sızdırmak için telefon açar. Telefonu açan Ekrem, Necmi'yle Aziz'miş gibi konuşmaya devam eder. Necmi cinayeti Necla'nın işlediğini, Türkan'ın mektuplarda Ekrem'i suçlayıcı ifadeler geçtiği için suçu üstlendiğini söyler ve gece paraları getirmesini ister.
Gece paralarla birlikte Necmi'yle buluşmaya giden Ekrem, tüm konuşmaları polisin dinlemesini sağlar. Necmi'yle aralarında geçen boğuşmanın ardından cinayet fotoğrafını alan Ekrem, Türkan asılmak üzereyken idamı durdurmayı başarır. Necla cezasını çekmek üzere hapsi boylarken Ekrem ve Türkan'da birbirlerine kavuşur ve evlenirler.

Comment / Yorum:

1966 yılında tam 5 film ("Çalıkuşu", "Düğün Gecesi", "Sana Layık Değilim", "Kenarın Dilberi" ve "Meleklerin İntikamı") çeken yönetmen Osman F. Seden, bu 5 filmin başrolünde de Türkan Şoray'ı oynatır. Türkan Şoray, aynı yıl başrolünde oynadığı 10 filmde ("Eli Maşalı", "Altın Küpeler", "Siyah Gül", "Meyhanenin Gülü", "Karanfilli Kadın", "El Kızı", "Günahkar Kadın", "Çamaşırcı Güzeli", "Anaların Günahı", "Akşam Güneşi") daha yer alır ve 1 yıl içersinde toplam 15 filmde başrol oynamış olur. Bu rakamlar, 1966 yılının Türkan Şoray'ın kariyerinin en verimli yılı olduğunu gösteriyor. Türk sinemasında 1 yıl içersinde 15 filmin dahi çevrilmediği yıllar olduğu göz önüne alınırsa; bir aktristin 1 yıl içersinde 15 filmde başrol oynamış olması, akıl almaz bir istatistik.
Kenarın Dilberi, abartılı ve gerçekçilikten uzak bir senaryoya sahip. Türk sinemasında sıkça kullanılan ve genellikle başarılı sonuç vermeyen 1 kişinin benzerinin yerine geçmesi klişesi bu filmde de kullanılmış. Bu da 1 oyuncunun 2 farklı rolde oynaması (genelde bu 2 rolden biri iyi diğeri kötü karakter olur) ve filmin inandırıcılığının azalması sonucunu doğurmuş.
Film, oyuncu kadrosunda Yeşilçam'ın tanıdık isimlerini barındırsa da; Kenan Pars, Nubar Terziyan, Necdet Tosun, Mualla Sürer ve Mürüvvet Sim gibi isimler ufak rollerde kullanılmışlar. Filmin yardımcı yönetmenlerden biri, daha sonra kendi filmlerini yönetecek olan Erden Kıral.
Kenarın Dilberi, Osman F. Seden'in de, Türkan Şoray'ın da kariyerlerinin zayıf filmlerinden biri. Film, tüm olumsuz yönlerine rağmen iyi sayılabilecek görüntü kalitesi ve elbette Türkan Şoray için izlenebilir.

Imdb note : 6                              My note : 4