Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Susan Sarandon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Susan Sarandon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2014 Perşembe

You Don't Know Jack / Doktor Ölüm (2010)

Director / Yönetmen:
Barry Levinson

Screenplay / Senaryo:
Adam Mazer

Cast / Kadro:
Al Pacino
Susan Sarandon
Danny Huston
Brenda Vaccaro
John Goodman
Cotter Smith
James Urbaniak
David Wilson Barnes
Anna Reeder
Sandra Seacat
                                                             Adam Mucci
                                                             Eric Lange
                                                             Deborah Hedwall
                                                             Rondi Reed

Subject / Konu:
Doktor Jack Kevorkian, acı çeken ağır hastalara acısız ve hızlı şekilde ölmelerini sağlamak istemektedir. Ölümü sağlayıcı bir düzenek sağlamıştır ve hasta istediği zaman ölümünü kendi kendine gerçekleştirebilmektedir.
İleri derecede Alzheimer olan Janet Adkins’in ölümü, bir minibüsün içersinde gerçekleştirilir. Janet, Jack’in düzeneğini kullanan ilk kişi olur. Jack, Ölüm Doktoru diye anılmaya başlar. 2. ve 3. hastalarının ölümü gerçekleştikten sonra Jack gözaltına alınmaya çalışılır. Avukatı Jeff, Jack’in kimseyi zorlamadığını ve ölümü gerçekleştiren kişi olmadığı için tutuklanamayacağını söylese de Jack tutuklanır. Jeff, Jack’in kefaletini ödeyip çıkmasını sağlar. Yargıç davayı düşürür. Ancak savcı, Jack’i durdurabilmek için elinden geleni yapmaya devam eder.
Jack aleyhinde protestolar başlar ve olumsuz bir kamuoyu oluşur. Jeff, malzemelerine el konan Jack’e birkaç ay durmasını söylese de, Jack elindeki gaz tüpleriyle ölümcül durumdaki insanların intihar etmesine yardıma devam eder.
Hakkındaki suçlamalar devam eden Jack’in kefalet bedeli bu kez 50.000 dolar olarak belirlenir. Kefaletinin ödenmesini reddeden Jack, karara protestosunu yemek yemeyerek gösterir. 19 günün ardından hakim kefaleti 100 dolara indirmek zorunda kalır. Kefaleti ödenen Jack tahliye olur.
Jack, klinik açarak verdiği hizmeti sürdürmek istese de, sürekli engellenmeye devam eder. Jack, en büyük destekçilerinden Jenny’nin pankreas kanseri olduğunu ve 6 ay ömrü kaldığını öğrenir. Mahkeme lehte karar verince dava düşer. Janet, Jack’in 82. hastası olarak ölümü seçer.
Jack’in ölümüne yardımcı olduğu 130. hastanın ölüm ulusal kanalda yayınlanınca yine hakkında dava açılır. Jack, bu sefer Jeff’in avukatlığını yapmasını istemez ve mahkemede savunmasını kendisi yapar. Jack, 25 yıl ağır hapse mahkum edilir. Mahkemeler, davayı temyize çıkarmayı reddeder. 8,5 yıl hapis yatan Jack, 2007 yılında 79 yaşındayken tahliye olur.

Comment / Yorum:
Ölüm Doktoru ya da Doktor Ölüm isimleriyle anılan Doktor Jack Kevorkian’ın gerçek hayat hikayesini konu alan 2010 yapımı “You Don’t Know Jack / Doktor Ölüm”, Adam Mazer tarafından kaleme alınıp Barry Levinson tarafından yönetilir. Proje, ilk olarak sinema filmi olarak tasarlansa da, sonradan televizyon filmine dönüştürülür. HBO’nun yapımcılığını üstlendiği projede filmi ilk olarak Barbara Kopple’ın yönetmesi, Doktor Jack Kevorkian’ı da Ben Kinsley’nin canlandırması planlansa da, filmi Barry Levinson yönetir, Doktor Jack Kevorkian’ı da Al Pacino canlandırır. Film yaklaşık 18.000.000 dolara mal olur.
İyilik meleği mi yoksa Azrail mi olduğu hep tartışılan Doktor Jack Kevorkian’ın hikayesini konu alan filmde Al Pacino’yu başrolde, Susan Sarandon, Danny Huston ve John Goodman gibi önemli oyuncuları da yardımcı rollerde izliyoruz. Filmde döktüren Al Pacino, “Mini Seri ya da Televzyon Filmi kategorisinde En İyi Erkek Oyuncu” dalında Altın Küre, Emmy ve Saga ödüllerini kazanmayı başardı.
You Don’t Know Jack, bir televizyon filmi için oldukça iddialı bir proje. Bir sinema filminden eksik kalır tarafı yok. Gerçek hikaye olması ve biyografik özellikler taşıması nedeniyle daha çok türün meraklılarına ve Al Pacino hayranlarına hitap edecektir.

Imdb note: 7.7                           My note: 6

29 Ocak 2011 Cumartesi

A Dry White Season / Kuru Beyaz Bir Mevsim (1989)

Director / Yönetmen:

Euzhan Palcy

Screenplay / Senaryo:

Colin Welland & Euzhan Palcy

Novel / Kitap :

Andre Brink

Cast / Kadro :

Donald Sutherland
Janet Suzman
Zakes Mokae
Susan Sarandon
Marlon Brando

Subject / Konu:

Ben Du Toit,eşi ve çocuğuyla sıradan yaşamı olan bir öğretmendir.Evindeki bahçıvanın oğlu polislerce tutuklanır ve dövülür.Önce önyargılarıyla çocuğun suçlu olduğuna kanaat getirir ve olanları normal karşılar.Fakat sonra şahit olduğu bir ölüm,tüm önyargılarının yıkılmasına neden olur.Olayı araştırdıkça karşısına çıkan acı gerçekler,adaletsizliğe karşı isyan etmesine neden olur.Stanley Makhaya ile birlikte mücadele etmeye başlarlar.Gazeteci Melanie Bruwer bu mücadeleyi haber yapıp,gazete sütunlarına taşıyarak destek verir.Adalet arayışlarını mahkemeye taşırlar.Avukatları olmayı kabul eden Ian Mckenzie,Ben'e kazanamayacaklarını çünkü sistemin bu şekilde kurulmuş olduğunu anlatır.Ardından da mahkeme salonunda harikalar yaratır.Ama sonuç söylediği gibi olur ve kaybederler.Ben'in mücadeleyi bırakmaya niyeti yoktur.Tek yaşama amacı;adalet ve eşitlik için başkaldırmaktır artık.Aslında tek kişi için mücadele ediyormuş gibi görünürken tüm ezilenler için savaşmaktadır.Üstelik sevdiklerini ve tüm varlığını kaybetme pahasına.

Comment / Yorum:

Irkçılığın,renk ayrımcılığının,çoğu zaman doğuluları ve siyahları vahşilikle ve medeniyetten uzaklıkla suçlayan batılıların ve beyaz ırkın,afrikalı siyah ırkı inanılmaz işkencelerle ve akıl almaz bir şiddetle nasıl yok etmeye çalıştığını anlatan müthiş bir roman uyarlaması.Üstelik romanın yazarı Andre Brink'in Güney Afrika'lı bir beyaz olması ve hikayenin de bir beyaz adam üzerinden kurgulanması,anlatım gücünü kat kat arttırıyor.
Film,senaristinin ve yönetmeninin kariyerlerindeki en başarılı işleri.Yönetmen Euzhan Palcy,bu başyapıtıyla hiçbir ödül alamasada adını sinema tarihine yazdırmayı başardı.Çünkü Fransız Yönetmen,Hollywood tarihinin ilk siyah kadın yönetmeni oldu.
Donald Sutherland'in oynadığı,hikayenin merkezindeki Ben Du Toit karakterinin,gerçekleri gördükçe;sıradan bir öğretmenden,başkalarının hakları için mücadele eden ve yanlış önyargıları teker teker yokeden bir özgürlük savaşçısına dönüşümü,başarılı şekilde işlenmiş.Kariyerinin büyük bölümünde karakter oyunculuğu yapmış Donald Sutherland,bu görkemli başrolün hakkını fazlasıyla vermiş.
Susan Sarandon'ı,olayları takip eden idealist gazeteci Melanie Bruwer rolünde izliyoruz.Başarılı bir yardımcı oyuncu performansı.
Güney Afrika'lı oyuncu Zakes Mokae'yi,özgürlük için Ben Du Toit ile beraber mücadele edn Stanley Makhaya rolünde izliyoruz.Zakes Mokae,film için çok önemli ve kilit olan bu karakteri ustalıkla canlandırıyor.
Sinemaya verdiği 9 yıllık arayı bu filmdeki kısa sayılabilecek bir rol için bozan Marlon Brando ise Avukat Ian Mckenzie rolüyle unutulmaz bir performansa daha imza atıyor.Oyuncu olmak isteyenlere izlemeleri gereken,ders niteliğnde bir oyunculuk gösterisi.Marlon Brando bu kısacık performansıyla;1989 yılında Tokyo film festivalinde en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandı.1990 yılında ise en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Altın Küre,Bafta ve Oscar'a aday gösterildi ama hiç birini kazanamadı.Marlon Brando'nun adı geçen festivallerde ödül alamamasını performansıyla değil de,Hollywood'un kara listesinin başında olmasıyla bağdaştırırsak bu oyunculuk resitalinin neden göz ardı edildiğini daha açık anlamış oluruz.
Filmi ırkçılık üzerine çevrilmiş diğer filmlerden ayıran ve üstün kılan bir detay var.Bu filmdeki renk ırkçılığı diğer filmlere oranla farklı.Çünkü Güney Afrika'lı siyahlara ırkçılık yapanlar başka ülke vatandaşları değil,bizzat Güney Afrika'lı beyazlar(her ne kadar köken olarak Avrupa asıllı olsalarda).Yani bu filmde anlatılan ırkçılık,iki ülkenin savaşmasından kaynaklanmış bir ırkıçılık değil.İşte bu durum hikayeyi daha karmaşık ve enteresan bir hale sokuyor.Bireysel direnişten toplumsal mücadeleye doğru uzanan güçlü anlatımı ve başından sonuna kadar sürükleyiciliğini korumayı başaran gerçekçi ve bir o kadar da öğretici bir başyapıt.

Imdb note : 6.9                          My note : 10