Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2021 Çarşamba

Man of Tai Chi (2013)

Director / Yönetmen:

Keanu Reeves

Screenplay / Senaryo:

Michael G. Cooney

Cast / Kadro:

Tiger Hu Chen

Keanu Reeves

Karen Mok

Hai Yu

Quing Ye

Simon Yam

Michael Tong

Sam Lee

Iko Uwais

Zihan Xia

Subject / Konu:

Tiger Chen, bir yandan kuryelik yapmakta, diğer yandan tarihi tapınağa giderek ustası Yang’tan bir savunma sporu olan Tai Chi eğitimi almaktadır. Katıldığı turnuvada farklı bir Tai Chi tekniği kullanır ve agresif tarzıyla dikkat çeker.

Kaçak dövüşler düzenleyen Donaka Mark, özel dövüşçüleri keşfedip ölümüne kavga ettirmektedir. Tiger Chen’in Tai Chi felsefesiyle zıt düşen tekniği, Donaka Mark’ı harekete geçirir. Çünkü onu bir katile dönüştürebileceğini düşünür.

Para karşılığı Donaka Mark adına dövüşmeye razı olmayan Tiger Chen, ustasının tapınağını kurtarabilmek için teklifi kabul etmek zorunda kalır. Çıktığı her dövüşte daha acımasız bir kişiliğe bürünmeye başlar.

Polis müfettişi Suen Jing Si, kendisiyle iletişime geçen bir dövüşçünün öldürülmesinin ardından Donaka Mark’ın peşine düşer. Tiger Chen’in onun için dövüştüğünü farkına varır. Numarasını Tiger Chen’e verip Donaka Mark’ı suçüstü yakalamasına yardım etmesini ister…

Comment / Yorum:

Dublörlükten gelen, Matrix: Reloaded, Matrix Revolutions ve John Wick 3: Parabellum gibi yapımlarda Keanu Reeves’la çalışan Tiger Hu Chen, filmin başrolünde yer alıyor. İlk kez yönetmen koltuğuna oturan Keanu Reeves ise filmin kötü adamı Donaka Mark’ı canlandırıyor.

2013 yılında yaklaşık 25.000.000 dolar bütçeyle çekilen Man of Tai Chi, dünya genelinde 5.464.885 dolar hasılat elde edebildi. Filmin çekimleri Çin’in Macau, Pekin ve Hong Kong şehirlerinde gerçekleştirildi.

Vasatı aşamayan bir senaryoya sahip olan 1 saat 45 dakika uzunluğundaki yapım, dövüş sahneleriyle ayakta durmaya çalışıyor. Dövüş filmlerine meraklı seyircilere hitap eden Man of Tai Chi, beklentiye girilmeden izlenmesi gereken bir yapım.

Imdb note: 6.1                                My note: 4.5



1 Şubat 2015 Pazar

Another Me / İçimdeki Ben (2013)

Director / Yönetmen:
Isabel Coixet

Screenplay / Senaryo:
Isabel Coixet

Novel / Kitap:
Cathy MacPhail (from “Another Me”)

Cast / Kadro:
Sophie Turner
Claire Forlani
Rhys Ifans
Eugenio Perez
Gregg Sulkin
Priyanka Patel
Ivana Baquero
                                                             Jonathan Rhys Meyers
                                                             Charlotte Vega
                                                             Geraldine Chaplin
                                                             Neil D’Souza
                                                             Sara Lloyd – Gregory
                                                             Zita Sattar
                                                             Tara Flanagan
                                                             Sion Daniel Young
                                                             Daniel Hawksford
                                                             Ian Piekielniak
                                                             Leonor Watling

Subject / Konu:
Mutlu bir aile yaşantısı olan Fay’in babasının ani rahatsızlığı sonucu mükemmel çocukluk dönemi sona erer. Babası günbegün eriyip ölüme yaklaşır.
Fay, sürpriz şekilde hocası John tarafından Macbetch oyununda kraliçeyi oynaması için seçilir. Hayal kırıklığına uğrayan Monica ise Fay’in dublörü seçilir. Monica, Fay’e kırıcı sözler söyleyip onu aşağılamaya çalışır.
Takip edildiğini düşünen Fay, bir resimde iki gölgenin olduğunu görüp hayrete düşer. Psikolojisi bozulmaya başlar. Annesinin babasını aldattığını farkına varır. Fay, kendisiymiş gibi davranan biri olduğuna kanaat getirir. Annesine bu düşüncesini anlatınca, Layla isimli ölmüş bir ikizi olduğunu öğrenir. Monica’nın kendisi gibi davranıp insanların karşısına çıktığını düşünür.
Fay, annesinin hocası John’la yasak aşk yaşadığını farkına varır ve annesinden John’u terk etmesini ister. Annesi, John’dan ayrılır.
Fay, oyunda başrolü paylaştığı, okul arkadaşı Drew’la ilişki yaşamaya başlar.
Annesi tekrar John’la görüşmeye başlar. Birlikteyken camlarına taş fırlatan bir kız yüzünden büyük bir trafik kazası geçirirler. Annesi sıyrıklarla kurtulurken, John yoğun bakıma alınır. Fay, olayı öğrenir ve taşı atanın ikizi olduğu fikrine varır.
Fay, okula gitmediği bir günün ertesinde herkes kendisine okula gitmiş gibi davranınca, ikizinin yerine geçip okula gittiğini anlar.
Babası, Fay’e kendisinin de Layla’yı gördüğünü açıklar. Annesi hamileyken yaşanan sorundan ötürü ikizlerden birinin seçilmesi gerektiğini ve kendisini seçerek Layla’nın hayatından vazgeçişlerini anlatır. Layla’nın ölüm belgesini imzaladığı için kendi hayatını istediğini ve ondan zarar görmemek için yüzüne bakmamasını söyler.
Fay, hayalet kardeşi Layla’yla yüzleşmeye giderken arkasından gelmeye çalışan babası bozuk asansöre biner ve arıza sonucu can verir.
Oyunun sahneleceği gün sahneye çıkan Fay değil Layla’dır.

Comment / Yorum:
2008 yapımı “Elegy / Aşkın peşinde” ile dünya çapında adından söz ettirmeyi başaran Katalan yönetmen Isabel Coixet’in senaryosunu Cathy MacPhail’in aynı adlı romanından uyarlayıp yönettiği “Another Me / İçimdeki Ben”, ağırlıklı olarak Galler’in Cardiff şehri ve İspanya’da çekildi. Film, yönetmenin İngilizce olarak çektiği 6. uzun metrajlı filmi oldu.
Filmin başrolünde “Game of Thrones / Taht Oyunları” dizisiyle şöhrete kavuşan Sophie Turner rol alıyor. Filmde ayrıca Claire Forlani, Rhys Ifans, Jonathan Rhys Meyers ve
Geraldine Chaplin gibi menşei Birleşik Krallık olan tanınan oyuncular da yer alıyor.
Filmin yapım aşaması, başrol oyuncusu Sophie Turner’ın Games of Thrones çekimleri yüzünden oldukça uzadı. Yönetmen Coixet, Jonathan Rhys Meyers’ın disiplinsiz hareketlerinden rahatsızlık duyduğunu belirtti.
Another Me, psikolojik gerilimle gizemin iç içe geçtiği, tahmin edilebilir bir hikayeye sahip. Bununla beraber filmin fena sayılmayacak bir temposu ve anlatım dili var.

Imdb note: 4.8                             My note: 5

26 Aralık 2014 Cuma

Begin Again (2013)

  Director / Yönetmen:
  John Carney

  Screenplay / Senaryo:
  John Carney

  Cast / Kadro:
  Keira Knighley
  Mark Ruffalo
  Hailee Steinfeld
  Adam Levine
  James Corden
  CeeLo Green
  Catherine Keener
  Mos Def
  Paul Romero

Subject / Konu:
New York'ta değişen müzik endüstrisinden ötürü işleri son derece kötü giden müzik yapımcısı Dan, Distressed Records isimli bir şirkette çalışmaktadır. Daha önce bu şirketin sahibi olan Dan, şirketi satmak durumunda kalmıştır.Kötü giden işlerinden dolayı artık kendisinden ümidini kesen patronu Saul tarafından işinden kovulur. Kendisini çaresiz hissedip bir bara gider. Barda şarkı söyleyen Steve, yakın arkadaşı Gretta'yı şarkı söylemesi için sahneye davet eder. Gretta ise o gece çok mutsuzdur. Çünkü 5 yıldır birlikte olduğu sevgilisi Dave tarafında aldatılmıştır. İstemeyerek de olsa sahneye çıkan Gretta şarkısını söylemeye başlar. Sarhoş olan Dan, Gretta'nın sesini duyar duymaz büyülenir ve sahneye doğru yürüyerek Gretta'yı dinler. O an Gretta ile büyük işler yapacağını düşünür. Gretta şarkısını bitirdikten sonra bir yere oturur ve Dan yanına gider.Gretta'ya kartvizitini verip onunla çalışmak istediğini söyler. Ün peşinde koşmayı sevmeyen Gretta ise bu işe başta sıcak bakmaz ve teklifi reddeder. 
Bar çıkışı Dan tekrar şansını denemek ister ve Gretta'nın yanına gider. Ona işinden kovulduğunu anlatır ve birlikte bir şeyler içmek ister. Gretta bu teklifi kabul eder ve birlikte bara giderler. Dan'in müzik eleştirmenliği yaptığını ve 2 Grammy ödüllü bir yapımcı olduğunu öğrenir. Dan'in teklifi üzerine konuşurlar. Dan, Gretta'ya imajını değiştirmesi gerektiğini söyler. Gretta ise doğallıktan ve orijinal olmaktan yanadır. Kesin bir karara varamayan Gretta, Dan'e kesin kararını ertesi gün bildireceğini söyler. Ertesi gün Gretta ve Dan buluşurlar. Gretta teklifi kabul eder. Dan, Greta ile şansını denemek için kovulduğu şirketine gider. Gretta'nın şarkısını dinleyen Saul, onun sesini beğenmez ve birlikte çalışamayacaklarını söyler. Dan, Gretta ile çalışmaya ve başarılı olmaya son derece kararlıdır. Aklına bir fikir gelir. Bir stüdyoya ve şirkete ihtiyaçları olmadan New York sokaklarında kayıt yapabileceklerini dile getirir. Bu fikir, Gretta'nın da hoşuna gider. Gretta'nın yakın arkadaşı olan Steve ve birkaç sokak sanatçısı bu iş için bir araya gelirler. İlk şarkılarını bir sokakta çocuk sesleri eşliğinde kaydederler.
Bir gece Gretta ve Dan kulaklıklarını takıp şarkılar eşliğinde New York sokaklarında dolaşırlar. Gretta ve Dan artık iki yakın arkadaş hatta arkadaştan fazlası olmuşlardır. Dan, kızı Violet ile Gretta'yı tanıştırır.Gretta ve Violet'te iki yakın arkadaş olurlar. Bir yıl önce eşi Miriam tarafından ihanete uğrayan Dan, hala ona aşıktır ve bu ayrılıktan ötürü kızı Violet sorunlu bir süreçten geçmektedir. Gretta'nın arkadaşlığı Violet'e iyi gelir. Gretta,Violet'e bir şarkılarında gitar çalarak onlara eşlik edebileceğini söyler.Bu fikir Violet'in hoşuna gider ve şarkı kaydında kendisinden beklenmeyen bir gitar performansı sergileyerek herkesi kendine hayran bırakır. Albümlerini hazırlarlar. Dan ve Gretta, Saul'a albümlerini dinletmek için giderler. Saul albümü çok başarılı bulur ve onlarla çalışmayı kabul eder.
Bunlar yaşanırken Gretta'nın eski sevgilisi besteci - şarkıcı Dave büyük üne kavuşmuştur. Bir zamanlar birlikte söz yazıp beste yapan iki sevgilinin yaraları hala tazedir. Bir gün Gretta, arkadaşı Steve ile söylediği şarkıyı Dave'e sesli mesaj olarak gönderir. Dave, çok pişmandır. Gretta ile yeniden bir araya gelmek ister. Gretta ile buluşurlar; fakat Gretta barışmakta istekli değildir. Dave, bir konserinde, Gretta'nın kendisine bir zamanlar hediye ettiği bestesini ve şarkısı seslendireceğini söyler. Gretta'nın orada bulunması ve insanların şarkıya olan tepkilerini görmesini ister. Dave, bunun yeniden bir araya gelmeleri için bir şans olacağını düşünür. Ama sonuç hiç de beklediği gibi olmaz. Gretta'nın ona hediye ettiği bir parçanın ticarete dönüşmesinden hoşlanmayan Gretta, şarkıyı dinleyip gider.
Dan ve eski eşi Miriam ise ilk tanıştıkları gecede olduğu gibi, o gece de birlikte kulaklıklarını takıp şarkılar eşliğinde New York'u seyrederler. Dan ve Miriam artık barışmıştır.
Twitter'da milyonlarca takipçisi olan "Çam Sakızı" lakaplı hiphop sanatçısını, bir zamanlar Dan keşfetmişti. Dan'e karşı kendisini çok minnettar hisseden Çam Sakızı, Gretta ve grubunun albümünü twetler. Böylelikle albümleri tüm dünya tarafından duyulur ve bir günde binlerce albüm satılır.

Comment/Yorum:
İrlandalı yönetmen John Carney'nin senaryosunu yazıp yönettiği, 2013 yapımı "Begin Again", yönetmenin ilk Hollywood yapımı olur. Çekimleri New York'ta gerçekleştirilen film, Amerika genelinde 16.168.741 dolar hasılat elde eder. Filmi oyuncu kadrosunda Hollywood'un tanınan isimleri Keira Knightley ve Mark Ruffalo'nun yanı sıra Adam Levine ve CeeLo Green gibi ünlü müzisyenlerde yer alır.
Gretta rolü için ilk düşünülen isim Scarlett Johansson olsa da, rol Keira Knightley'ye gider. Keira Knightley, rolü için gitar çalmayı öğrenir. Knightley'ye gitar çalmayı müzisyen eşi James Righton öğretir.
Begin Again, izlerken insanın yüzünde tatlı bir tebessüm bırakacak türden bir müzikal komedram..Film, hayatta hayallerimize ulaşmak için her zaman bir yolun var olduğunu anlatıyor bizlere. Basit bir senaryosu olmasına rağmen sonuna kadar keyifle izlenecek bir film.

Imdb note: 7.5                           My note: 6

23 Ekim 2014 Perşembe

Blood of Man (2013)

Director / Yönetmen:
Ben Watts

Screenplay / Senaryo:
Ben Watts

Cast / Kadro:
William Harrison
Cooper Guy
Canon Kuipers
Adam Boyer
Faith Dillon
Lesley Warren
Diane Wright



Subject / Konu:
Georgia, Amerika. 60’lı yılların sonu. Charlie, annesi ve ağabeyi Neal ile kırsal alanda yaşayan bir çocuktur. Charlie ve Neak anneleri tarafından markete gönderilir. Charlie orman yolundan gider ve birşeyler zulaladığı küçük sığınağı Neal’a gösterir. Bu sırada perişan halde çıkagelen bir kadın, çocuklardan kendisini saklamasını ve yerini kimseye söylememesini ister. Bunun üzerine çocuklar, kadını sığınağa saklarlar.
Çok geçmeden kadının kocası karşılarına çıkar ve Charlie’nin ağzından kaçırdıklarından dolayı kendisinden bir şeyler saklandığını anlar. Çocukları tartaklar ve kadının saklandığı yeri Charlie’den öğrenir. Kadını yakalayıp sırtına alır ve götürür.
Neal, gazeteden ormanda gördükleri kadının ölü olarak yakalandığını okur. Neal, Charlie ve arkadaşları cenazenin götürülüşünü seyrederler. Charlie, Neal’a yaşananlarda suçu olup olmadığını sorar.

Comment:

Birçok kısa filmin renklendirmesini yapan Ben Watts, 2 kısa metrajlı video film senaryosu yazıp yönettikten sonra 2012 yılında ilk kısa metrajlı filmi olan “Blood of Man”i çeker. 2013 yılında gösterilen film, gerilim öğeleri de içeren bir yapım olur. Blood of Man, eli yüzü düzgün bir kısa film. Ancak filmin finali, yeterince tatmin edici değil.

Imdb note: 7.9                           My note: 5.5

10 Eylül 2014 Çarşamba

Sparks (2013)


Director / Yönetmen:
Christopher Folino
Todd Burrows

Screenplay / Senaryo:
Christopher Folino

Cast / Kadro:
Chase Williamson
Ashley Bell
Clancy Brown
Jake Busey
William Katt
Marina Squerciati
Clint Howard
Scott Rinker
                                                            David Sobolov
                                                            Larry Cedar
                                                            Esteban Cueto
                                                            Dave Hanson
                                                            Stephen Kearin
                                                            Jeremy Rowley
                                                            Austin Michael Coleman

Subject / Konu:
1920 yılında Rochester’a bir meteor düşer. Bölgedeki 75 kişiden sadece 13’ü hayatta kalır. Yapılan araştırmalarda bu 13 kişinin mutasyonla geliştikleri anlaşılır. Kömürleşmiş bedenlerden birinin de 4 yılda 45 kişiyi öldürmüş olan seri katil Kevin Sherwood olduğu düşünülmektedir. Sherwood bir intihar notu bırakmış ve meteorun tanrının insanları cezalandırmak için gönderildiğini yazmıştır.
28 yıl sonra. Ian Sparks katil olduğu gerekçesiyle aranmaya başlanır. Ian, gazete binasına gelip kendi cinayetini bildirir. Gazeteci kayıt cihazını getirtir ve Ian tüm hikayesini anlatmaya başlar. 6 yaşındayken büyük bir kazada anne ve babası ölen Ian kazadan kurtulmuş ve insanları korumanın kaderi olduğuna inanmıştır. 15 yaşına geldiğinde ise mahalledeki çetelerle savaşıp sükuneti sağlamaya çalışmaktadır. 21 yaşına bastığında diğer süper kahramanlar gibi büyük liglerde olmak ister. Yediği dayaklar sonrası süper olabilmek için desteğe ihtiyacı olduğunu anlar.
Sparks, polise yardım ettiği bir baskında güzel ve etkileyici süper kahraman Heavenly ile tanışır. Çok geçmeden hem maceralarda hem de aşkta partner olurlar. Şehre gelen Matanza isimli katil daha ilk geceden 11 kişiyi öldürür. Üstelik cinayetleri de kayda alır. Bu en son Kevin Sherwood tarafından yapılmıştır. Sparks ve Heavenly, Matanza’nın peşine düşerler.
Sparks’ın Heavenly’ye evlenme teklif ettiği gece Matanza, Sparks’ı bayıltır ve Heavenly’ye işkence eder. Sparks kendine geldiğinde bir başka süper kahraman Sledge, Matanza’yı öldürmüştür. Heavenly, olayın ardından Sparks’a başka gözle bakmaya başlar ve çok geçmeden de onu terk eder.
Hikayeden sıkılan gazeteci Sparks’a işlediği cinayetleri itiraf etmesini ister. O sırada gazete binasında tuhaf şeyler olmaya başlar. Sparks ses kaydını yapan kişiyle çatıya çıkar ve hikayesine kaldığı yerden devam eder. 23 yaşındayken kimliği ortaya çıkmış ve alay konusu olmuştur. Daha da kötüsü önceden hakladığı kişiler ortaya çıkıp babaannesini öldürürler.
Heavenly, Sledge’le birlikte olmaya başlar. Sparks intihar etse de çocukluğundaki kaza günü kendini kurtaran kişi tarafından bir kez daha kurtarılır ve sıkı bir eğitime tabi tutulur.
Gazeteci, binada öldürülür.
Kurtarıcısı tarafından Rochester’da ölmeyen kişilerin soyundan olan ve süper güçlere sahip 2 kişiyle tanıştırılıp ekibe dahil edilen Sparks, anne ve babasının ölümünün sorumlularından intikam almaya hazırlanır. Düzenledikleri saldırıda Sparks yaralanır. 3 gün sonra Sparks kendine geldiğinde işin içinde para da olduğunu öğrenir. Üstelik ailesinin ölümüne neden olan kazada da kurtarıcısının olayın içinde olduğunu öğrenir.
Sparks, istediği kişiye dönüşebilen Dawn'ı Heavenly gibi kullanıp para kazanmaya başlar. Heavenly ile nişanlanan Sledge, Heavenly Matanza'nın tacizine uğradığından beri ilişkiye giremediğinden Dawn'la ilişkiye girmek ister. Sparks otel odasına Sledge ve başka birinin geldiğini görür. Sledge ve Matanza, Dawn'ı öldürüp öldürülüşünü kameraya çekerler. Odaya gelen Sparks bayıltılır. Kendisine geldiğinde cinayetin silahıyla işlendiğini görür. Üstelik silah da elindedir ve polisler otele ulaşmıştır. Kanalizasyondan kaçmaya çalışan Sparks, yolun Matanza'nın sığınağına çıktığını görür. Burada işkence aletleri ve film makaraları vardır. Sparks kendi makarasını bulur. Sparks, Matanza'nın Heavenly'ye işkence ettiği gece başından vurularak öldürüldüğünü ama süper gücünden ötürü ölmediğini anlar. Matanza ve Sledge'in suç ortağı olduğu da film de görünmektedir. Sparks, filmi Heavenly'ye ulaştırı ve gerçeği görmesini sağlar.
Sledge, Heavenly'nin gerçeği öğrendiğini ve Sparks'la buluşmaya gittiğini öğrenir. Tıpkı Dawn gibi istediği kişiye dönüşebilen Matanza, önce Heavenly kılığında Sparks'ı, sonra da Sparks kılığında Heavenly'yi öldürür.
Çatı katında anlatacaklarını bitirip kayıt yapan kişiyi gizleyen Sparks, çatıya gelen Sledge'le kavgaya tutuşur. Çatıya gelen Matanza tarafından vurulan Sparks binadan aşağıya düşer. Sledge, Heavenly'yi öldürdüğünü öğrendiği Matanza'ya saldırır. Matanza Sledge'i öldürüp Sparks'ın yanına iner. Sparks, vücuduna bağladığı dinamitleri ateşler.
Heavenly'nin Sparks'ın kendisine verdiği titanyum yüzük sayesinde ölmediği anlaşılır. Matanza'nın sığınağı araştırılınca Kevin Sherwood'un ta kendisi olduğu ve Sledge'in de oğlu olduğu ortaya çıkar. Sparks'ın üzerine atılan cinayetlerin de baba, oğul tarafından gerçekleştirildiği açığa çıkar.
Sparks, 6 ay sonra. Hindistan'ın Mumbai kentinde işkenceye uğramakta olan kurtarıcısı sandığı ama ailesinin ölümünde pay sahibi olduğunu anladığı eski dostunu üzerinde işkenceye devam edilebilmesi için ölümsüzlüğe kavuşturur.
Sparks geri döner ve Heavenly'ye sürpriz yapıp karşısına çıkar.

Comment / Yorum:
Christopher Folino'nun senaryosunu yazıp Todd Burrows'la birlikte yönettiği 2013 yapımı Sparks, yüz milyon dolarları bulan devasa bütçeleri ve yıldızlar topluluğu oyuncu kadrolarıyla istisnalar dışında belli bir çıtanın üstüne çıkmayı başaramayan çizgi roman uyarlamalarının bulunduğu bir sektörde düşük bütçe ve tanınmayan bir oyuncu kadrosuyla çekilmiş özgün bir çizgi roman uyarlaması.
Filmin hikayesi 1920'lerden başlıyor. Filmde bilindik bir süper iyi - süper kötü savaşı yaşanmıyor. Hikayede seri katil, intikam, mutasyon gibi zenginleştirici kavramlarda kullanılmış. Üstelik filmin ana karakteri Sparks'ın bir süper iyi olmamakla beraber zaman zaman çıkarları doğrultusunda kötülük yaptığı dahi oluyor. Filmin görsel efekt ve oyunculuk gibi alanlarda zayıf kalışını ise filmin düşük bütçesiyle bağlantılı değerlendirmek gerek.
Sparks, seyirciye harika bir çizgi roman uyarlaması vaat etmese de, düşük bütçeyle de tutarlı işler yapılabileceğini gösteren bir yapım. Sürükleyici bir yapım olduğu için özellikle türün meraklılarının sıkılmadan izleyebilecekleri bir film.

Imdb note: 5.4                           My note: 5.5

8 Eylül 2014 Pazartesi

The Necessary Death of Charlie Countryman / Charlie Countryman’in Gerekli Ölümü (2013)

Director / Yönetmen:
Fredrik Bond

Screenplay / Senaryo:
Matt Drake

Cast / Kadro:
Shia Labeouf
Evan Rachel Wood
Mads Mikkelsen
Til Schweiger
Rupert Grint
Aubrey Plaza
James Buckley
Ion Caramitru
Vincent D’Onofrio
Melissa Leo
                                                             Andrei Finti
                                                             Lachlan Nebder
                                                             Vanessa Kirby

Subject / Konu:
Charlie acilen hastaneye gider ve annesinin son anlarına şahitlik eder. Hastane koridorunda hayali bir şekilde annesiyle konuşur. Özgün olabilmek için ne yapması gerektiğini sorar. Annesi Bükreş’e gitmesini söyler. Gece yarısı eski kız arkadaşı Ashley’nin evine gider ve onunla vedalaşır.
Uçakta Victor Ibanescu ile tanışır. Güzel bir sohbetin ardından uykuya dalarlar. Charlie uyandığında Victor’ın ölmüş olduğunu fark eder ve uçaktan inene kadar Victor’ın cesediyle yan yana oturmak zorunda kalır. Victor’la da hayali bir konuşma gerçekleştirir. Victor, Charlie’den kızı için aldığı hediyeyi teslim etmesini ister.
Uçaktan indikten sonra Victor’ın kızına aldığı hediyeyi almak isterken başı güvenlikle belaya girer. İfade verdikten sonra Victor’ın kızı Gabi’yle tanışır ve olanları anlatır.
Havaalanından taksiye binip uzaklaşan Charlie, Gabi’nin bir arabada ağladığını görünce taksiden iner ve Gabi’yle birlikte Victor’ı götüren ambulansı yakalamak için yola koyulur. Gabi’nin Bükreş Operasında çello çaldığını ve Victor’ın aynı zamanda öğretmeni olduğunu öğrendiği sırada sürücüsünün esrar kullandığı ambulansla çarpışırlar. Victor’ın cesedi ambulanstan yola düşer. Yeni bir ambulans Victor’ın cesedini almak için gelir. Gabi’de ambulansla gider.
Charlie, Gabi’nin arabasını bıraktığını farkına varınca arabaya biner. Gabi’nin çantasında bir silah bulur. Opera binasına gidip Gabi’nin çellosunu ve çantasını teslim etmek ister. Gabi telefonla kendisine ulaşır. Charlie, Gabi’nin çaldığı oyunu izler. Oyun bitiminde Gabi’nin belalı eski kocası Nigel, Gabi’ye hala peşinde olduğunu söyler. Charlie’ye ise pek dostça davranmaz.
Gabi’nin önerdiği otele yerleşen Charlie, oda arkadaşlarıyla içki ve ekstazi içtikten sonra Nigel tarafından tehdit edilir. Çantasını otele getiren Gabi’nin peşinden giden Charlie, birlikte geçirdikleri hoş akşamın ardından Gabi’ye aşık olduğunu anlar.
Charlie, oda arkadaşının ereksiyon sorununu çözebilmek için striptiz kulübüne gitmek zorunda kalır. Başları yüklü hesaptan dolayı belaya girince kulübün sahibi Darko’yla görüşmek zorunda kalırlar. Darko odasında Nigel’le çekilmiş fotoğrafına bakan Charlie’nin Nigel’i tanıdığını anlar ve işini halletmesi için gitmelerine izin verir.
Charlie Gabi’yle beraberken Nigel gelip olay çıkarır. Gabi, Nigel’a silah çekip gitmesini sağlar ve babasında Nigel’ı uzak tutmak için Darko ile kirli işlerinin yer aldığı bir video kaset olduğunu Charlie’ye anlatır.
Charlie ve Gabi aşk yaşamaya başlarlar. Gabi’nin kahvaltılık almak için evden çıktığı bir sabah Charlie tesadüfen Nigel’ın birkaç kişiyi öldürdüğü video kasedi bulur. Gabi’yi bulabilmek için aceleyle dışarıya çıkar. Gabi’yle Nigel’ı bir mekanda otururken bulur. Charlie’nin kasedin kendisinde olduğunu ve Gabi’yi sevdiğini söylemesi Nigel’ı öfkelendirir. Charlie’yi sıkı şekilde dövdükten sonra silah çeker. Ancak polis gelince kaçmak zorunda kalır.
Polis, Charlie’yi kavgaya karıştığı için Budapeşte’ye gönderme kararı alır. Charlie eşyalarını alması için otele getirilir. Otelde bulunan Darko ve adamları Charlie’nin peşine takılır. Uzun bir kovalamacanın ardından kurtulmayı başaran Charlie, Gabriela’yı bulmak için eve geldiğinde Darko ve adamlarına yakalanır. Kasedin peşindeki Darko, Charlie’yi dövüp opera binasının önüne bırakır. Oraya gelen Gabi, kendisine aşık olmadığını ve bir daha görüşmeyeceklerini söyleyip gider. Gabi, Nigel’ın arabasına biner ve Darko’yla buluşup kaseti imha edeceklerini, ardından herşeyin eskisi gibi devam edeceğini söyler.
Charlie yine annesinin hayaliyle konuşur. Nigel’ın arabasına gider. Nigel’a yumruk atıp arabadan dışarıya fırlatır. Ancak Nigel, Gabi’yle kaçmaya çalışan Charlie’yi yakalayıp döver.
Charlie ayağından bağlanıp köprüden sallandırılır. Nigel, Darko’nun önünde kasedi yakar. Nigel, Charlie’yi vurması için Gabi’ye silah verir. Ancak Gabi, Charlie’yi vurmaz. Polisler köprüye doğru gelirken Darko’nun adamları Charlie’yi köprüden aşağıya bırakır. Gabi’nin Charlie’ye aşık olduğunu gören Nigel, kendisini polislere öldürtür. Su yüzeyine çıkmayı başaran Charlie kurtulur.

Comment / Yorum:
Yönetmen Fredrik Bond’un ilk uzun metrajlı filmi olan "The Necessary Death of Charlie Countryman / Charlie Countryman’in Gerekli Ölümü", bir ilk film için oldukça parlak, uluslararası bir oyuncu kadrosuna sahip. Tamamına yakını Bükreş'te çekilen filmde genç kuşağın parlak oyuncularından Shia Labeouf ve Evan Rachel Wood başrolleri paylaşıyorlar. Filmde ayrıca Mads Mikkelsen ile Til Schweiger gibi Avrupalı yıldızlar ve Vincent D’Onofrio ile Melissa Leo gibi Hollywood'un tanınan isimleri de rol alıyor. Charlie rolünü oynaması için anlaşılan Shia Labeouf projeden ayrılınca yerine Zac Efron düşünülmüş. Ancak sonradan Labeouf projeye geri dönünce rolü yeniden almış.
The Necessary Death of Charlie Countryman, aksiyon dozajı yüksek bir romantik film. Filmin sertlik seviyesi, bu tür filmlere oranala oldukça yüksek. Bir ilk film olduğu da düşünülecek olursa, gerek temposu, gerekse sürükleyiciliğiyle başarılı bir film olarak değerlendirilebilir. Oyunculukların da tatmin edici düzeyde olduğunu, Shia Labeouf'ün özellikle fiziksel eforuyla, Evan Rachel Wood'un aksanıyla, Mads Mikkelsen'in karizmatik performansıyla göz doldurduğunu söylemek gerek. Keyifle izlenebilecek bir yapım.

Imdb note: 6.4                           My note: 7

23 Haziran 2014 Pazartesi

Grude Match / Hesaplaşma Zamanı (2013)

Director / Yönetmen:
Peter Segal

Screenplay / Senaryo:
Tim Kelleher
Rodney Rotham

Story / Hikaye:
Tim Kelleher

Cast / Kadro:
Sylvester Stallone
Robert Deniro
Kevin Hart
Alan Arkin
Kim Basinger
Jon Bernthall
                                                             Ll Cool J
                                                             Paul Ben Victor
                                                             Todd Truley
                                                             Joey Diaz
                                                             Carrie Lazar
                                                             Don Lake
                                                             Han Sodo
                                                             Anthony Anderson
                                                             Frederick Douglas Plunkett Jr.
                                                             Mykel Shannon Jenkins
                                                             Oscar Gale
                                                             Barry Primus
                                                             Ireland Baldwin
                                                             Kirk W. Johnson
                                                             Jim Lampley
                                                             Mike Tyson
                                                             Evander Holyfield

Subject / Konu:
Yıl 1982, Pittsburgh. Döneminin yenilgisiz 2 efsane boksörü Henry “Razor” Sharp ve Billy “The Kid” Mcdonnen karşı karşıya gelirler. Kid, Razor’ı yener. Rövanş maçında ise Razor, Kid’i 4. raunda nakavt eder ve maçın ardından sürpriz bir kararla emekliliğini açıklar. Razor, mütevazı bir hayat seçip işçi olarak hayatını sürdürür. Hazır değilken maça çıktığını ve o yüzden yenildiğini söyleyen Kid ise reklamlarda ve gösteri dünyasında boy gösterir. Aradan 30 yıl geçmesine karşın rövanş için yanıp tutuşur.
Fırsatçı bir organizatör olan Dante, Razor’a bir video oyununun animasyon yapım aşamasında Kid’le birlikte yer alması için teklifte bulunur. Ancak Kid’i görmemek için evine televizyon dahi almayan Razor, teklife sıcak bakmaz. Ama biriken borçları Razor’un Kid’le karşılaşmamak şartıyla 15.000 dolarlık teklifi kabul etmesine neden olur. Razor’ın kayıtları yapılırken ansızın stüdyoya gelen Kid, Razor’a sataşır. Aralarında ciddi bir kavga çıkar ve stüdyo savaş alanına döner. İkilinin kapışma görüntüleri, stüdyodaki bir eleman tarafından videoya çekilip sanal ortamda paylaşılınca Razor ve Kid kısa sürede tekrar fenomene dönüşürler.
Paranın kokusunu alan Dante, Razor ve Kid’i tekrar bir boks maçında karşılaştırmak ister. Ama Razor teklifi kabul etmez. Kid, Dante’ye Razor’ın kendisine tahammül edememesinin asıl nedeninin yıllar önce kız arkadaşı Sally’yi elinden çalması olduğunu açıklar.
Razor fikrini değiştirip maça çıkmayı kabul edince 30 yıl sonra yapılacak büyük rövanş için hazırlıklar başlar. Sally yıllar sonra Razor’ın karşısına çıkıp dikkatli olmasını ister ve geç kalınmış özrünü diler. Kid ise Sally’den olan hiç ilgilenmediği oğlu B.J. ile karşılaşır. Kid, B.J.’den kendisini çalıştırmasını ister. Razor’ı da eski koçu Louis çalıştırmaya başlar.
Kid torunuyla vakit geçirmeye başlar. Razor ise Sally ile görüşüp kendisine neden ihanet ettiğini öğrenir. Yılların ardından tekrar çıkmaya başlarlar. Sally ile buluştuğunda trafik kazası yapan Razor’ın yıllardır sakladığı sır ortaya çıkar ve tek gözünün görmediği Sally ve Louis tarafından öğrenilir. Razor, ve Louis’in baskıları sonucu maçtan çekilse de Kid’le aralarındaki hesabı kapatmaları gerektiğine karar verir.
Tüm biletler satılır ve 2 efsane, 30 yıl sonra ringde tekrar karşı karşıya gelirler. Razor maça hızlı başlar. Kid karşılık vermekte geç kalmaz. Razor’un tek gözünün kör olduğunu öğrenen Kid, önce bunu avantaja dönüştürmeye çalışsa da sonra düşen Razor’ın kalkıp dövüşe dönmesinde yardımcı olur.Razor’da aynı hamleyi Kid düştüğünde yapar. Dövüş son raunda kadar sürer ve maçı sayıyla Razor kazanır.

Comment / Yorum:
Tim Kelleher’ın hikayesinden yazarın kendisi ve Rodney Rotham tarafından senaryolaştırılan “Grudge Match / Hesaplaşma Zamanı”, gişe başarısı yakalayan ve fakat vasatı aşamayan komedi filmleriyle tanınan yönetmen Peter Segal tarafından yönetildi. Yaklaşık 40.000.000 dolara mal olan film, dünya genelinde 42.307.260 dolar hasılat elde etti.
Sylvester Stallone ve Robert De Niro’nun bir araya getirilmesi bile başlı başına bir sinema olayıyken; eli yüzü düzgün bir senaryo ve parlak bir oyuncu kadrosunun da oluşturulmasıyla ortaya hem kaliteli hem de eğlenceli bir film çıkmış. Daha önce 1997 yapımı “Copland / Güçlüler Bölgesi” filminde bir araya gelen Stallone ve De Niro, Grudge Match’ta ilk kez bir filmde başrolleri paylaşmış oldular. Boksla özdeşleşmiş 2 aktörün boks temalı bir filmde bir araya gelmesi dahi dev bir buluşma olarak değerlendirilmeli. Peter Segal’in bu dev buluşma ile gayet başarılı bir sonuç aldığını söylemek mümkün.
Amerikan komedi dünyasının son dönem yıldızlarından Kevin Hart, 80 yaşına dayanan Oscar’lı usta aktör Alan Arkin, özellikle 80’li yılların seks ikonlarından Kim Basinger, ünlü rap yıldızı Ll Cool J ve son dönem Amerikan dizi sektörünün aranan oyuncularından biri olan Jon Bernthal, filmin diğer dikkat çekici isimleri. Kim Basinger'ın gençlik dönemini kızı Ireland Baldwin canlandırdı. Ayrıca filmin iki boks efsanesi Mike Tyson ve Evander Holyfield’lı sürprizi de görülmeye değer.
Film çekimleri sırasında Stallone’nin 67, De Niro’nun ise 70 yaşında olduğu da bir diğer önemli not. Türk sinemasında bu yaştaki oyunculara koltukta oturan dede rolleri verildiği dikkate alınacak olursa sinemamızın geride kalışını sadece maddiyatla izah edebilmek mümkün değil.
Stallone ile ilgili bir başka detay da 2013 yılında rol aldığı filmlerdeki oyunculuk performanslarından ötürü “En Kötü Erkek Oyuncu” kategorisinde Altın Ahududu’ya aday gösterilmesi. Stallone’nin zaman zaman kariyerine yakışmayacak düzeyde filmlerde rol aldığı su götürmez bir gerçek. Ancak bu durum Stallone’nin Hollywood’un en çok haksızlığa uğrayan aktörlerinden biri olduğu gerçeğini de değiştirmez. Stallone’nin Grudge Match’ta başarılı bir performansa imza attığı, De Niro, Arkin ve Basinger gibi Oscar’lı isimlerle gayet iyi bir iş çıkardığı ortadayken bu yıl ki Altın Ahududu adaylığının adil olmadığını söylemek gerek.
Film, boks temalı olmakla beraber aynı zamanda ciddi bir komedi de. Özellikle Hart, Arkin ve De Niro’nun buna katkıları bir hayli fazla. Filmin komedi yaparken 2 boks efsanesini sömürmediğini de belirtmek gerek.

Imdb note: 6.5                           My note: 7.5

18 Haziran 2014 Çarşamba

Dom Hemingway (2013)

Director / Yönetmen:
Richard Shepard

Screenplay / Senaryo:
Richard Shepard

Cast / Kadro:
Jude Law
Richard E. Grant
Demian Bichir
Emilia Clarke
Kerry Condon
Jumayn Hunter
Madalina Ghenea
Nathan Stewart Jarrett
Nick Raggett
Simeon Moore
                                                            Kerry Condon
                                                            Jordan A. Nash
                                                            Luca Franzoni
                                                            Richard Graham
                                                            Phillipe Pierrard
                                                            George Sweeney
                                                            Mark Wingett
                                                            David Baukham
                                                            Glenn Hirst
                                                            Jeanie Gold
                                                            Brahim Shala
                                                            Earnesto Guthrie
                                                            Samio Olowu

Subject / Konu:
Dom, 12 yıl hapis yattıktan sonra tahliye olur. Dışarı çıkar çıkmaz Sandy Butterfield’ı aramaya koyulur. Hapisteyken eski karısıyla birlikte olan Sandy’yi sıkıca pataklar.
Eski dostu Dickie ile birlikte uğruna hapis yattığı Fontaine’le görüşmek için Fransa’ya gider. Hapisteyken karısının başka bir adamla evlenişi ve kanserden ölüşü için tehlikeli bir adam olan Fontaine’i suçlar ve ileri gider. Fontaine, Dom ileri gitmesine karşın borçluluk hissettiği için Dom’u bir servetle ödüllendirir. Ancak uyuşturucu kullandıkları ve içkili oldukları gece Dom’un yaptığı kaza sonucu Fontaine ölür. Fontaine’in kız arkadaşı Paolina, Dom’un paralarını alıp kaçar.
Dom Perişan halde ülkesine geri dönüp kızı Evelyn’in evine gider. Senegal’li bir adamla evlenen ve çocuğu olan Evely, Dom’a duyduğu öfkeden dolayı onunla konuşmaz. İş alabilmek için girdiği iddia yüzünden hadım edilmeye çalışılır ve son anda kurtulur. Kızı tarafından reddedilen ve tüm beklentileri boşa çıkan Dom’un kötü şansı bir anda döner. Önce Evelyn, beklenmedik şekilde kendisine adım atar. Sonra da Paolina’yı bir restorana girerken görür. Yanına gider ve elmas yüzüğünü alır.

Comment / Yorum:
Özellikle 2007 yapımı “The Hunting Part / Av Partisi” ve televizyon için yaptığı işlerle tanınan yönetmen ve senarist Richard Shepard’ın hem yazıp hem de yönettiği 2013 yapımı “Dom Hemingway”, argo, şiddet ve eğlence düzeyi oldukça yüksek bir film.
Filmin çekimleri İngiltere ve Fransa’da yapıldı. Özellikle Saint Tropez’de çekilen sahneler görsel açıdan seyre değer. Film, 15 Kasım 2013 itibariyle Birleşik Krallık’ta 221.449 dolar, 11 Mayıs 2014 itibariyle Amerika’da 518.134 dolar hasılat elde etti.
Filmin başrolünde izlediğimiz Jude Law, kariyerinin en önemli performanslarından birini sergilemekle kalmayıp kült bir karakter yaratmış. Law film için 13,5 kilo almış ve hızlı kilo alabilmek için günde 10 kutu kola içmiş. Filmin bir diğer tanıdık yüzü ise Evelyn karakterini canlandıran Game Of Thrones dizisinin Daenerys Targaryen’i Emilia Clarke.
Dom Hemingway, sert filmlerden hoşlanmayanları rahatsız edebilecek bir film. Ancak bir yer altı kahramanının hikayesi anlatılırken argo ve şiddet öğelerinin kullanılması, inandırıcılığı ve mizahi anlatım dilini beslemiş. Film, kült olmaya aday ve oldukça eğlenceli. Jude Law’ın performansı da görülmeyi hak ediyor.

Imdb note: 6.3                           My note: 8