Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Şener Şen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şener Şen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2013 Cuma

Şehzade Sinbad Kaf Dağında / Şehzade Sinbad (1971)

Director / Yönetmen:

Muharrem Gürses

Screenplay / Senaryo:

Muharrem Gürses

Cast / Kadro :

Fikret Hakan
Eva Bender
Erol Taş
Suna Pekuysal
Perihan Savaş
Abdullah Ferah
Muharrem Gürses
Ayton Sert
Faik Coşkun
                                                            Şener Şen
                                                            Arap Celal
                                                            Süheyl Eğriboz
                                                            Sönmez Yıkılmaz
                                                            Yaşar Şener
                                                            Kubilay Hakan
                                                            Reşit Çildam
                                                            Yılmaz Kurt
                                                            Mustafa Yavuz
                                                            Cevdet Özalaş
                                                            Niyazi Vanlı

Subject / Konu:

Sinbad, Zebra'nın büyücük yapmakla suçladığı ve kellesinin vurulmasına karar verdiği prens Gökçebay'ı son anda kurtarır. Çocukluğundan beri haksızlık eden kişilerle uğraşmayı huy edinen Sinbad, prensin isteği üzerine başından geçen olayları anlatmaya başlar.
Çocukluğunda yolunu kaybeden ve bir hayli acıkan Sinbad, Balkız ve sevgilisinin eğlenip ziyafet çektikleri evin kapısını çalar ve yardım ister. Balkız, Sinbad'ı tersleyip kovar. Balkız'ın kocası beklenenden erken eve dönünce; Balkız, sevgilisini sandığın içine saklar. Herşeye gözleriyle şahit olan Sinbad, tekrar evin kapısını çalar. Balkız'ın kocası Sinbad'ı içeri davet eder. Balkız yemekleri saklamaya çalışsa da; Sinbad, sihirbazının kendisine yemeklerin yerini bildirdiğini söyler ve yerini bildiği yemekleri bulup dışarı çıkarır. Yemeğin ardından sandığın sihirli olduğunu söyleyen Sinbad, bir kese altın karşılığı sandıkla birlikte evden çıkar. Sandıkta gizlenmekte olan adamı da altın karşılığı dışarı çıkarır. Sinbad, kurtardığı adamla baba - oğulmuş gibi rol yapıp geceyi geçirmek üzere bir hana yerleşir. Hancının deli oğlu, Sinbad'ı ve adamı öldürmek üzere odalarına gelir. Yatağın altına gizlenen Sinbad, öldürülmekten kurtulmayı başarır.

Sinbad, prens Gökçebay'ın Kaf Dağı padişahının oğlu olduğunu ve yerini bildiği büyük hazine yüzünden ölüm tehlikeleri atlattığını öğrenir. Gökçebay'la konuşurken çığlık sesleri duyar ve sahibi tarafından tecavüz edilmeye çalışılan bir köleyi kurtarır. Genç ve güzel kölenin diyetini sahibine öder ve onu azad eder.
Sinbad, Gökçebay'la birlikte köle pazarına gider. O sırada esir edilmiş bir prenses olan Sultan Mircan, satılmaktadır. Hiç parası olmamasına karşın 4400 altınla en yüksek teklifi veren Sinbad, mezat yerinde Gökçebay'la birlikte çaldığı altınlarla Mircan'ı özgürlüğüne kavuşturur. Mircan, Sinbad'ın elindeki izi görür ve Sinbad'ın abisi olduğunu anlar. Sinbad, isyankar olduğu için öldürülmesine karar verilen Kara Kaplan'ın da diyetini öder ve onu da özgürlüğüne kavuşturur.
Sinbad, mezat yerinde gördüğü Sultan Zaliha'ya aşık olur. Sinbad, Sultan Zaliha'nın babasını tahta geçirebilmek için çok yaşlı bir adamla evlendiğini öğrenir. Zaliha'nın kızkardeşi olan Sultan Zerefşan'ı yılan sokar. Sinbad, zehri emer ve Zerefşan'ı kurtarır. Bunu duyan Zerefşan'ın babası kızını Sinbad'la evlendirmeye karar verir. Ancak gönlü Zaliha'da olan Sinbad, bu duruma razı değildir.

Gökçebay ve Mircan kaldıkları odadan kaçırılırlar. Prensi ve sultanı kaçırtan Kasım, Kaf Dağı hazinesinin peşindedir. Kahinden oğlu Gökçebay'ın tehlikede olduğunu öğrenen Kaf Dağı padişahı, oğullarından birini Gökçebay'ı kurtarması için yollar. Kasım, Mircan ve Gökçebay'a esirlerini yaptığı işkenceleri izletir. Gökçebay'la Mircan'ın kaçırıldığını haber alan Sinbad, Kara Kaplan'la birlikte yola çıkar. Kaf Dağı padişahının oğlu, kardeşi Gökçebay'ı kurtarmaya çalışırken öldürülür. Gökçebay ve Mircan, kurtulurlar. Kasım, askerleri sayesinde Sinbad'ın elinden kurtulmayı başarır.
Gizlice saraya gelen Kasım, Zerefşan'ı öldürür. Sinbad, Kasım'ın peşine düşer. Ancak Kasım, yine kurtulmayı başarır. Törelere göre Zerefşan öldüğü için Sinbad'da karısıyla birlikte diri diri gömülmek zorundadır. Sinbad öldürüleceği sırada Zaliha gelir ve kocası öldüğü için kendisinin de diri diri gömüleceğini söyler. Bu sırada Kasım ve adamları saraya gelir. Sinbad, kılıcını çeken Kara Kaplan'la birlikte muhafızların elinden kurtulur. Kasım, hükümdarı ele geçirir. Tahta oturmaya gider. Adamlarına da Zaliha’yı kaçırmalarını emreder.

Kaf Dağı Padişahı, bir hayal şeklinde Sinbad ve Gökçebay’a görünür. Sinbad’a Periler Mağarası’na koşmasını, mağarada Kraliçe Mahnamara’nın olduğunu, ona yenilmemesi gerektiğini anlatır. Kraliçeyi alt etmenin yolunun elindeki asayı almak olduğunu söyler. Ardından Kaf Dağı’na gelmelerini, orada kendisine vereceği altın kılıçla Zaliha’yı kurtarabileceğini söyler. Sinabd ve Gökçebay, Periler Mağarası’na doğru yol alırlar.
Kasım, padişahın dilini koparttırır. Zaliha’ya da sahip olmaya çalışır. Zaliha ise Kasım’ı kandırıp oyalamayı başarır.
Sinbad ve Gökçebay mağaraya vardıklarında Mahnamara, Sinbad’ı tanır ve kendisini arzuladığını söyler. Gökçebay, fırsattan istifade edip Mahnamara’nın asasını ele geçirir ve onu etkisiz hale getirir. Sinbad ve Gökçebay, asanın gücüyle Kaf Dağı’na giderler. Kaf Dağı Padişahı, Sinbad’a vereceğini söylediği altın kılıcın, kendi aklı olduğunu; güzel günlerin yaklaştığını, ancak sabırlı olması gerektiğini söyler.
Kasım, kendisini oyaladığını anladığı Zaliha’yı öldürmeye kalkışır. Tam bu sırada ortaya çıkan Sinbad, Kasım’ı kılıcıyla öldürür ve Zaliha’yı kollarına alır.

Comment / Yorum:   

Muharrem Gürses’in yazıp yönettiği Şehzade Sinbad Kaf Dağında ya da diğer bilinen adıyla Şehzade Sinbad, fantastik bir macera filmi. 1971 yapımı filmin yapımcısı Turgut Akınvar’ın kurmuş olduğu Akın Prodüksiyon. Başrolü Fikret Hakan’ın üstlendiği filmde hiçte küçümsenmeyecek bir oyuncu kadrosu var.  
Diğer önemli rollerde Eva Bender, Erol Taş ve Suna Pekuysal gibi tanınmış oyuncular var. Film ayrıca henüz 16 yaşında olan Perihan Savaş’ın ilk filmi olma özelliğini taşıyor. Filmde, kariyerinin ilk dönemlerinde küçük rollerde izlediğimiz Şener Şen’i de görebilmek mümkün.
Şehzade Sinbad Kaf Dağında, her ne kadar fantastik bir deneme olması nedeniyle dikkat çekici olsa da başarısız sayılabilecek bir film. Senaryo oldukça sıradan. Filmin görüntü kalitesi de düşük. Türün meraklılarının ilgisini çekebilir.

Imdb note : 6.4                               My note : 4

12 Haziran 2012 Salı

Amerikalı (1993)

Director / Yönetmen:

Şerif Gören

Screenplay / Senaryo:

Ümit Ünal

Cast / Kadro :

Şener Şen
Lale Mansur
Taner Barlas
Eray Özbal
İhsan Bilsev
İlteray İlter
Gabriella
Sırrı Elitaş
Mustafa Oğuz
                                                              Ayşem Saraçoğlu
                                                              Enver Dönemz
                                                              Tarkan Kaynaş
                                                              Ayton Sert
                                                              Melih Çardak
                                                              Selahattin Fırat
                                                              Yüksel Arıcı
                                                              Halil Dede
                                                              Ertan Sımsıkı
                                                              Arda Can Buze

Subject / Konu:

Şeref the Türk ve Şerefli Türk namlarıyla anılan Şeref, 20 yılın ardından vatanı Türkiye'ye geri döner. Şeref, Amerika'da ciddi bir servet yapmıştır. Uçak piste iner inmez dev bir basın ordusunu karşısında bulur. Arabasına bindikten sonra kendisiyle röportaj yapmak isteyen gazeteci Tilki Selim peşlerine takılır. Kovalamacanın ardından Selim'den kurtulmayı başarırlar. Ancak limuzin, savrulmaya başlar. Şeref, limuzinden dışarı atlamayı başarır. Limuzinse kaza yapıp denize uçar.
Şeref, bir taksiciyi taksiden indirir ve taksiye el koyup yola koyulur. Gideceği oteli bulamayan Şeref, hayat kadını Angel'ın yardımıyla otele gider. Angel'la birlikte olmak için gecelik anlaşır.
Şeref'in damları borsadan Hamit'e ait hisse senetlerini toplamaya başlar.
Şeref, Angel'la birlikte olmaya hazırlanırken Selim, otel camının dışından fotoğraflarını çeker. Çok geçmeden Şeref, Selim'in çocukluğundan tanıdığı eski mahallelisi olduğunu farkına varırı. Hiç unutamadığı ve Hamit'le evlendiği için kin beslediği sevgilisi Melek'i bulmak isteyen Şeref, Selim'le röportaj yapma karşılığı kendisine Melek'i bulmakta yardım etmesi için anlaşır.
Angel'dan memnun kalan ve onu sevgilisi Melek'e benzeten Şeref, Angel'ı 1 haftalığına kiralar.
Selim'le Melek'i aramaya koyulan Şeref, Melek'in evini bulur. Evin kapısı açıktır. Şeref ve Selim içeriye girer. Evde bir çocuk vardır ve bütün evi tuzaklarla doldurmuştur. Çocuğu yakalamaya çalışsalar da; çok geçmeden kendilerini evin dışarısına atılmış bulurlar. Şeref, Hamit'in Melek'i terk etttiğini, Melek'in önce geneleve sonra pavyona düştüğünü öğrenir.
Polis, Angel'ı cinayet şüphesiyle sorgular.
Hamit, şüphelenmeye başladığı Şeref'i araştırmaya başlar.
Melek'i bulabilmek için pavyona giderler. Melek'in 3 gündür işe gelmediğini öğrenirler. Otele dönerler. Şeref, Angel'ın Melek'in ta kendisi olduğunu anlar. Birbirlerini suçlayıp kavga ederler. Melek gider. Şeref, Hamit'in oyunlarına kurban gittiklerini farkına varır. Gençlik yıllarında Hamit yüzünden hapse düşmüş olan Şeref, Melek'le ayrılmalarının nedeninin Hamit'in yazdığı sahte mektuplar olduğunu öğrenir. Melek'i bulup ona gerçekleri anlatır. 2 aşık yılların ardından bir araya gelir. Melek, başından geçenleri Şeref'e anlatır. Bebekken sokakta bulduğu Can'ı evine alıp oğlu gibi yetiştirmiştir.
Herşeyini yavaş yavaş kaybeden Hamit, kaybettiklerini Şeref'in aldığını öğrenir. Şeref ve Melek, Hamit'le yüzleşir.
Şeref ve Melek kaçırılırlar. Kullanılan dekor ve sesler yüzünden uçağa bindirildiklerini zannederler. Şeref'e Hamit'ten aldıklarını geri vermesi için anlaşma imzalatmaya çalışırlar. Şeref anlaşmayı reddedince Melek'i uçaktan atıyormuş gibi yaparlar. Melek'i kurtarabilmek için intikamından vazgeçen Şeref, anlaşmayı imzalar. Anlaşmanın imzalanmasından sonra Hamit ortaya çıkar ve herşeyin onun kurguladığı bir düzmece olduğu anlaşılır. Hamit, Şeref'i öldürmek üzereyken; Hamit'i izleyip yerlerini bulan Can, mekanı basar ve Şeref'le Melek'i kurtarır.
Şeref, Melek'e evlenip Amerika'ya gitmeyi teklif eder. Melek, teklifi kabul eder.
Şeref, Melek'e tecavüze kalkışan bir adamı Can'ın kendisine verdiği ve oyuncak sandığı silahla vurup öldürür. Polis, Şeref'i aramaya başlar. Peşine takılan polislerden keskin manevralarla kurtulan Şeref, .Hamit'in adamlarının da peşine takılmış olduğunu farkeder. Hamit'in adamlarıyla silahlı çatışmaya girer. Şeref ve Melek, bir taraftan Hamit'in peşlerine taktığı helikopter, diğer taraftan polis ekiplerince kıstırıır. Şeref, arabayı helikopterin üzerine sürer. Son anda arabadan atlarlar. Araba, helikopterle çarpışıp havaya uçar.
Şeref, Can'ın nasihatlerini dinler ve türk adaletinin elinden kurtulur. Melek ve Can'la birlikte Ameriak'ya uçar. Namı yürüyen Şeref, artık mafyayla da uğraşmak zorunda kalır. Yeni lakabı Müthiş Türk olur.
Şeref'le evlenip ev kadını olan Melek, eski belalısı Şeyhmuz peşinden Amerika'ya uçana kadar çok mutlu bir yaşam sürer.
Can, New York sokaklarında tek başınadır ve hayatından memnundur. New York polis ordusu, Can'la başa çıkabilmek için Washington'dan yardım ister.

Comment / Yorum:

Şerif Gören ve Şener Şen'in kariyerlerini inceleyecek olursak, Amerikalı'nın bu 2 usta ismin kariyerlerinin en kötü işi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Amerikalı, bazı şeylerle dalga geçmeye çalışırken dalga geçilecek hallere düşen bir film. Lale Mansur'dan Sharon Stone, Arda Can Buze'den ise Macaulay Culkin yaratma çabaları oldukça başarısız sonuçlar vermiş.
Film, herşeyin Amerikanlaştığına değinse de; 2. sınıf Hollywood filmlerini anımsatan cinsellik, aksiyon ve takip sahneleriyle aslında eleştirmeye çalıştığı şeylerden nemalanıyor. Üstelik nemalandıkları da kalitesiz şeyler. Amerikalı, absürd komedi çekerken dikkat edilmesi gereken en önemli noktayı yani mantıksızlıkların bile bir mantığa oturtulması prensibini görmezden gelmiş ve ne yazık ki ortaya bir fiyasko çıkmış.
Filmin 30. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Şevket Ünsal'la kazanmış olduğu "En iy kurgu" dalındaki Altın Portakal, 90'lı yılların Türk sineması adına ne kadar kısır geçtiğini gözler önüne seriyor. Öyle ki; kötü olarak niteleyebileceğimiz bu film bile Altın Portakal kazanmayı başarmış.
Filmin senaryo metni kitaplaştırılıp piyasaya sürüldü. Filmin son bölümlerinde arabadayken dinlediğimiz radyo programının sunucusu Mehmet Ali Erbil.
Amerikalı, hayal kırıklığının ötesine geçemeyen ve Şener Şen'in böyle bir filmde ne işi var dedirten bir yapım.

Imdb note : 5                                My note : 2.5

8 Mayıs 2012 Salı

Namuslu (1984)

Director / Yönetmen:

Ertem Eğilmez

Screenplay / Senaryo:

Başar Sabuncu

Cast / Kadro :

Şener Şen
Ayşen Gruda
Adile Naşit
Erdal Özyağcılar
Ergün Uçucu
Necati Bilgiç
Zihni Küçümen
Metin Çeliker
Tuncer Sevi
                                                            Bilge Zobu
                                                            Ali Şen
                                                            Haşmet Zeybek
                                                            Yaşar Güner
                                                            Metin Çekmez
                                                            Metin Çeliker
                                                            Sevim Çalışgir
                                                            Oktay Güzeloğlu
                                                            Dursun Ali Sarıoğlu
                                                            Levend Yılmaz
                                                            Sevil Uluyol
                                                            Kadri Ögelman

Subject / Konu:

Ali Rıza, dar gelirli olmasına karşın namuslu bir yaşam sürmektedir. Değil iş arkadaşlarından; karısından, kaynanasından ve oğlundan bile saygı görmemektedir. Ali Rıza, bankadan tahsil ettiği büyük miktarda parayı çaldırır. Ali Rıza şirkete döndüğünde; iş arkadaşları ona inanmak yerine çaldığını düşündükleri paradan nemalanmaya çalışırlar. Hatta bu uğurda Ali Rıza'nın soyuşunu daha inandırcı hale sokmak isterler ve Ali Rıza'yı tartaklayıp kıyafetlerini paralarlar.
Ali Rıza'ya karşı en basit memurdan genel müdüre kadar herkesin tavrı değişir. Herkes, Ali Rıza'nın emrine amade olur. Ali Rıza, ne yapsa da ne etse de; namuslu olduğuna insanları inandıramaz. Ali Rıza'ya en çok koyan ise ailesinin kendisini hırsız gibi görmesi olur.
Hep okuyup adam olmasını hayal ettiği oğlu, babasının istediği gibi birisi olmak yerine para peşinde koşan dayısını örnek alır.
Komşular ve mahalleli de şirkettekilerden geri kalmaz ve Ali Rıza'yı kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla el üstünde tutarlar. Kimseye namuslu olduğunu anlatmayı başaramayan Ali Rıza, kendisini namussuzmuş gibi gösterip çevresindekilerden para toplamaya başlar. Paralarını gönül rahatlığıyla Ali Rıza'ya verenler, kendilerini Ali Rıza'nın çaldığına inandıkları paraya ortak ettiklerini zannederler.
Ali Rıza'nın namussuz olmadığı ve topladığı paralarla gemiye binip kaçacağı bilgisi kulaktan kulağa yayılır. Ali Rıza'yı yakalamak için bahsi geçen geminin kalkacağı yere gidenler, hareket eden gemiyi yakalayamazlar. Namuslu Ali Rıza, kendini uyanık zannedenlerden topladığı hatırı sayılır parayla uzaklaşır gider.

Comment / Yorum:

Namuslu, 1985 yılında çektiği "Çıplak Vatandaş" filmiyle yönetmenlik kariyerine başlayan ve bu tarihten itibaren kendi senaryolarını kendisi filme çeken Başar Sabuncu'nun başka bir yönetmen için yazdığı son senaryo. 1984 yapımı film, Ertem Eğilmez'in son filmlerinden biri. (sondan 3. filmi)
Film, tür olarak komedram olarak nitelense de; kara mizah özellikleri de taşımakta. Namuslu memur Ali Rıza'nın yaşadığı soyulma vakasından sonra masumiyetini kanıtlayamamasını ve çevresindeki herkes tarafından sömürülmeye çalışılmasını anlatan film, güldürdüğü kadar sistem eleştirisi de yapmayı da başaran bir yapım.
Namuslu, Türk sinemasının komedi denildiğinde alkla ilk gelen isimlerinden biri olan Şener Şen'in karakter oyunculuğundan başrole terfi ettiği ilk film olma özelliğini taşıyor. Ayşen Gruda, Adile Naşit ve Erdal Özyağcılar filmin diğer ağır topları. Oyunculuk performansları oldukça iyi.
Namuslu namussuz repliğiyle akıllara kazınan film, toplumun genel algısını yansıtan ve güldürürken düşündüren bir yapım. Namuslu, bir başyapıt olmasa da kaliteli bir karah mizah.

Imdb note : 7.9                              My note : 7.5

29 Mart 2012 Perşembe

Sultan (1978)

Director / Yönetmen:

Kartal Tibet

Screenplay / Senaryo:

Yavuz Turgul

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
Bulut Aras
Şener Şen
Adile Naşit
İhsan Yüce
Erdal Özyağcılar
Tuncer Sevi
İlyas Salman
Ayşe Kemikoğlu
                                                                Güzin Özyağcılar
                                                                Gül Yalaz
                                                                Filiz Bozkurt
                                                                Hikmet Gül
                                                                Ahmet Arıman
                                                                İlhan Hemşeri
                                                                Selim Naşit Özcan
                                                                Ekrem Dümer

Subject / Konu:

Gecekondu mahallesindeki insanlar, fakir yaşantılarına karşın kuvvetli komşuluk bağlarıyla mutlu bir yaşam sürmektedir. Bu gecekondu mahallesinin fertlerinden biri olan Sultan, 4 çocuğuyla birlikte yaşayan bir duldur. Gündelikçilik yaparak geçimini sağlamaktadır.
Minibüsçülük yapan muhtarın oğlu Kemal, çapkınlığıyla dillere destan olmuş biridir. Kemal, birlikte olmak istediği bir kadını elde etmek için her türlü numarayı yapabilecek karakterdedir. Kemal, bu kez Sultan'ı gözüne kestirir ve harekete geçer.
Mahalleye birileri gelip gider ve muhtarla görüşür. Çünkü köprü yapımı söylentilerinden dolayı gecekondu bölgesi bir anda değerlenmiştir. Muhtar, durumu bilmeyen gecekonduluları 3-5 kuruşa evlerinden çıkartıp bu ranttan nasibini almaya çalışır.
Kemal, Sultan'la yakınlaşmaya çalışsa da; Sultan kolay bir kadın olmadığını gösterir ve Kemal'i tersler. Kemal, Sultan'ı elde etmenin tek yolunun evlilik olduğunu anlar. Önce Sultan'la evlenmek isteyen pısırık bakkal Bahtiyar'ı tehdit eder, ardından evlilik numarasını kullanarak Sultan'la yakınlaşmayı başarır. Sultan'ı evlilik işlemlerini başlattığına inandıran Kemal, amacına ulaşır ve Sultan'la birlikte olur.
Fırıldak muhtar icraate geçer ve gecekondu mahallesi yavaş yavaş boşalmaya başlar. Evlerini terketmek istemeyen mahalle sakinleri, muhtarın oyunlarını anlamaya başlasa da yaşadıkları gecekonduların tapuları olmadığı için direnç gösteremezler.
Kemal'in kendisine oynadığı oyunu öğrenen Sultan, Kemal'i öldürmeye niyetlense de; ona herkesin içinde öldürülmeye bile layık bir insan olmadığını söyleyerek nefretini kusar ve elini kana bulamaz. Kemal, yaşananların ardından nasıl büyük bir hata yaptığını farkını varır. Çünkü Sultan'a aşık olmuştur.
Sultan, tüm baskılara rağmen gecekondusunu terketmeyince; yıkım ekipleri gecekondusunu yıkmaya gelir. Sultan, başka birisi gecekondusunu yıkacağına kendi kendine gecekondusunu yıkar. Çocukları ve komşularıyla yeni bir ev yapmak üzere yola koyulduğunda; babasının çevirdiği dalaverelerden yeni haberdar olan ve babasıyla kavga eden Kemal'i görür. Kemal, herşeyini bırakıp babasına rest çeker ve Sultan'ın peşinden gider. Sultan, peşinden gelen ve hala kızgın olduğu Kemal'e saldırır. Aralarında çıkan itiş kakış esnasında Kemal'in elindeki paket havalanıp açılır ve Kemal'in Sultan'a aldığı gelinlik süzülerek yere düşer. Sultan gelinliği görünce Kemal'in kendisini gerçekten sevdiğine inanır.

Comment / Yorum:

Bir gecekondu mahallesinin, birilerinin rantı için tasviye edilmeye başlaması ve bu süreç içerisinde güzel bir dul olan Sultan ile onu elde etmeye çalışan uslanmaz çapkın Kemal'in fırtınalı ilişkilerinin işlendiği film, Yavuz Turgul'un senaryosu, Ertem Eğilmez'in yapımcılığı, Kartal Tibet'in yönetmenliği, Cahit Berkay ve Yavuz Turgul imzalı müzikleri ve Türkan Şoray'ın başı çektiği inanılmaz oyuncu kadrosuyla bir başyapıt olarak değerlendirilmeyi fazlasıyla hak ediyor.
Sultan için Yavuz Turgul sinemasının temel prensibi olan karakterlerin detaylıca tanıtılması özelliğinin kullanıldığı ilk film denebilir. Bu önemli özellik Sultan'ın, Türk sinemasında bol bol rastladığımız, sadece başrol oyuncuları üzerine kurulan ve bu nedenle yan karakterlerden hiç katkı alamayan içi boş filmlerden kolaylıkla ayrılmasını sağlıyor.
Yavuz Turgul'un dönemi çok iyi yansıttığına dair en belirgin örnekler; mahallelinin İlyas Salman'ın canlandırdığı bekçiyi "Kolombo" diye çağırması ve Sultan'ın çocuklarının köpeklerine "Joe" ismini vermesi. Bu isimler, televizyonun o dönemde ne kadar etkin olduğunu gösteriyor. Filmde ayrıca dönemin egemen müziği arabeske dair de bazı popüler örnekler kullanılmış.
Oyunculuk kariyerinin ardından yönetmenlik koltuğuna oturan Kartal Tibet, 1976 yapımı "Tosun Paşa" ve 1977 yapımı "Cennetin Çocukları"nın ardından 3. uzun metrajlı film çalışması olan Sultan'da oyuncuyken defalarca birlikte rol aldığı Türkan Şoray'ın bu kez yönetmenliğini yaptı. Sultan, yönetmenlik kariyerinde özellikle çevirdiği komedi filmleriyle başarıyı yakalayan Kartal Tibet'in en önemli filmlerinden biri oldu.
Türkan Şoray'ın son derece güçlü ve gerçekçi bir performansla yorumladığı Sultan karakteri, oyuncunun kariyerinin en iyi performanslarından biri. Film, kariyerinin başlarındaki Bulut Aras'ın popülerliğine büyük katkı yaptığı gibi oyuncunun en önemli filmlerinden biri de oldu. Filmin Şener Şen, Adile Naşit, Erdal Özyağcılar, İhsan Yüce ve İlyas Salman gibi dev isimlerden oluşan yardımcı oyuncu kadrosu da filme muazzam bir katkıda bulunmuş.
Sultan, sıcak ve samimi senaryosu ve zengin kadrosundan anlaşılacağı gibi bir Arzu Film yapımı. Sinemada Türkan Şoray'la Şener Şen'in ve Türkan Şoray'la İlyas Salman'ın birlikte rol aldığı ilk ve tek film.
Sultan, oyuncu kadrosu, senaryosu, yönetilişi, kurgusu ve müziği bakımından kusursuza yakın olması nedeniyle sadece döneminin değil, Türk sinema tarihinin de en iyi filmlerinden biri.

Imdb note : 7.5                              My note : 9.5

13 Şubat 2012 Pazartesi

Çöpçüler Kralı / The King of the Street Cleaners (1977)

Director / Yönetmen:

Zeki Ökten

Screenplay / Senaryo:

Umur Bugay

Cast / Kadro :

Kemal Sunal
Şener Şen
Ayşen Gruda
İhsan Yüce
Türker Tekin
Erdal Özyağcılar
Nejat Gürçen
İlyas Salman
İhsan Bilsev
                                                              Muadelet Tibet
                                                              Selim Naşit Özcan
                                                              Salih Sarıkaya
                                                              Nezahat Tanyeri
                                                              Nermin Özses
                                                              Ertuğrul Bilda
                                                              Ali İnce
                                                              Hikmet Gül
                                                              Necdet Doğan
                                                              Çetin Tolbaş
                                                              Kenan Karagöz

Subject / Konu:

Çöpçülük yaptığı mahallenin sevilen simalarından biri olan Apti, mahalledeki evlere temizliğe gelen Hacer'e abayı yakar. Ancak huysuz annesi yüzünden Hacer'i oyalamaya devam eden zabıta Şakir'in, Hacer'i kimseye kaptırmaya niyeti yoktur. Zabıtalığının forsuyla mahalleliye kan kusturan Şakir, Apti'yi de emir eri gibi kullanmaktadır.
Şakir'in kendisini oyaladığına ve evlenmeye niyeti olmadığına kanaat getiren Hacer, peşinde dolanan Apti'yle flört etmeye başlar. Mahalledeki dostlarının verdiği cesaretle Hacer'le evlenmeye niyetlenen Apti, karşısında deliye dönen Şakir'i bulur. Hacer'le evlenmesine karşı çıktığı için Şakir'in camdan attğı annesi, Hacer'i ailesinden istemeye razı olur. Apti, Hacer'i istemeye gittiği gece; Şakir ve annesi, Hacer'i ailesinden ister. Hacer'in ailesi Apti'yi kapılarından kovar ve Hacer'i Şakir'e verir.
Duruma içerleyen Apti, arkadaşlarının da doldurmasıyla Hacer'in evine gider ve annesine saldırır. Hacer'in babası ve serseri kardeşleri, Apti'nin peşine düşer. Uzun bir kovalamacanın ardından gizlenmek için girdiği gazinoda kendisini sahnede bulan Apti, söylediği türküyle seyirciyi coşturur. Gazino, iyi bir ücret karşılığında Apti'yi solist olarak işe alır. Durumu öğrenen Hacer'in ailesi, kızlarını Apti'ye vermek için son bir hamle yapsalar da; havaya giren Apti, Hacer'in ailesini tersler. Sahneye çıkan Apti, ortalığı birbirine katar ve işten kovulur. Çöpçülüğe geri döner.
Hacer ve Şakir evlenir. Daha evlenir evlenmez kavga etmeye başlarlar. Bu kavgayı gören Apti, Hacer'le evlenmediğine şükreder. Apti bu seferde mahalledeki evlerden birine temizliğe gelen yeni temizlikçiye abayı yakar.

Comment / Yorum:

Çöpçüler Kralı, Arzu Film ekolünün en sıcak yapımlarından biri. Film, Zeki Ökten'in 1978 yapımı "Sürü" filmiyle başlayıp 1986 yılında çektiği "Davacı" ve "Yoksul" filmlerine kadar komediye ara veren yönetmenin bu aralıktan önce çektiği son komedi filmi olma özelliğini taşıyor. Film ayrıca kariyerleri boyunca tam 8 kez çalışan Kemal Sunal ve Zeki Ökten'in 5. kez bir araya gelişleri.
Tamamına yakını sokakta geçen film, Türk sinema tarihinin en önemli komedi filmlerinden birisi olmanın yanında dönemini de ustalıkla resmetmeyi başaran bir yapım. Umur Bugay imzası taşıyan senaryo, bir çok şey için kuyrukta bekleyen insanlar, kaçak sigara satışı ve seyyar gazeteci çocuk gibi detaylarla oldukça gerçekçi bir sokak analizi yapıyor. Bu kadar gerçekçi detaylarla, olabildiğine komik bir hikayeyi harmanlayabilmek; senaryonun ne kadar ustaca yazıldığını kanıtlar nitelikte. Umur Bugay, bu müthiş senaryoyla 15. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En iyi senaryo" Altın Portakal ödülünü kazanmayı başardı.
Komedinin dev isimlerini bir araya getiren Çöpçüler Kralı, bu dev isimlerin karşılıklı oyunculuk gösterileriyle bir çıta daha yukarıya çıkmayı başarmış ve ortaya seyri doyumsuz bir komedi filmi çıkmış. Ana rollerdeki Kemal Sunal, Şener Şen ve Ayşen Gruda kadar yan rollerdeki İhsan Yüce ve Erdal Özyağcılar gibi isimlerde şapka çıkartılacak performanslar sergilemişler. Ne tuhaftır ki; filmin oyuncu bazında kazandığı ödül sayısı sadece Şener Şen'in 15. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde kazandığı "En iyi yardımcı erkek oyuncu" Altın Portakal ödülü. Film aynı zamanda küçük bir rolde seyrettiğimiz İlyas Salman'ın 2. sinema filmi olma özelliği taşıyor.
Film, müzikleri bakımından da zengin ve başarılı bir içeriğe sahip. Filmle özdeşleşen Özdemir Erdoğan'ın Gurbet adlı şarkısının enstrümantal versiyonu ve Cahit Berkay imzalı müzikler, Türk sinema tarihinin unutulmaz film müzikleri arasında yer almayı başardı.
Muhtemelen her Türk vatandaşının birkaç kez seyretmiş olduğu Çöpçüler Kralı, aradan geçen onca yıla rağmen halen televizyonlarda yayınlanıp büyük izlenme oranları elde etmeyi başarıyor. Bu da filmin Türk toplumu tarafından ne kadar sevildiğinin bir göstergesi. Çöpçüler Kralı, onlarca kez seyretmiş olsanız da ilk kez seyrediyormuşsunuz gibi zevk alacağınız bir başyapıt.

Imdb note : 8.2                              My note : 9.5

21 Kasım 2011 Pazartesi

Muhsin Bey / Mr. Muhsin (1987)

Director / Yönetmen:

Yavuz Turgul

Screenplay / Senaryo:

Yavuz Turgul

Cast / Kadro :

Şener Şen
Uğur Yücel
Sermin Hürmeriç
Osman Cavcı
Erdinç Üstün
Sönmez Yıkılmaz
Doğu Erkan
Erdoğan Sıcak
Tayfun Çorağan
                                                           Kutay Köktürk
                                                           Kemal İnci
                                                           Birol Işın
                                                           Oktay Güzeloğlu

Subject / Konu:

Muhsin Bey, günden güne yozlaşan ve arabesk kültürün hakim olmaya başladığı İstanbul'da piyasanın kendisini zorladığı değişime karşı direnen bir menejerdir. Temiz, titiz ve saygın kişiliğinden dolayı komşusu Sevda hanımın ilgisini çekmektedir. Kendisi de Sevda hanıma karşı boş değildir.
Bir gün çıkagelen Ali Nazik isimli genç, Muhsin'in başına bela olur. Muhsin'in asker arkadaşı Bitli Salman tarafından İstanbul'a Muhsin'in yanına gönderilen Ali Nazik, türkücü olmayı arzulamaktadır. Muhsin'in önce menejerliğini yapmayı reddettiği, daha sonraysa şartlı olarak kabul ettiği Ali Nazik, Muhsin'in kurallarına uymaya çalışır. Muhsin'in en katı kuralı; Ali Nazik'in kesinlikle arabesk söylememesidir.
Muhsin, asistanı Osman ve Ali Nazik'in çabalamaları sonuç vermez. Muhsin, Ali Nazik'i memleketine göndermeye karar verir. Ali Nazik'i otobüse bindirirler. Ama Muhsin bu kararından vazgeçer ve otobüsü durdurarak Ali Nazik'i aşağı indirir. Ne pahasına olursa olsun Ali Nazik'i bırakmamaya karar veren Muhsin, Ali Nazik'e kaset yapmak uğruna dolandırıcılığa bulaşır. Ses yarışması düzenlemek vaadiyle topladıkları parayla Ali Nazik'e kaset yaparlar.
Muhsin dolandırıcılıktan tutuklanır. Tahliye olduğunda herşeyin değişmiş olduğunu görür. Uğrunda fedakarlıklar yaptığı Ali Nazik, ucuz bir mekanda arabesk söylemektedir. Sevda, Ali Nazik'e sığınmıştır ve Ali Nazik tarafından horlanmaktadır.
Muhsin, Ali Nazik'i sahne aldığı yerde izler ve Sevda'yla kızının perişan halini görür. Yozlaşmış halini seyrettiği Ali Nazik'e bir çift söz söyler ve mekandan çıkar. Sevda kızıyla birlikte Muhsin'in peşinden gelir ve bizde gelebilir miyiz diye sorar.
Muhsin, Sevda ve kızıyla birlikte yatağa yatar. Uykuya daldığında özlediği günlerin özlediği şarkısını ruyasında görür.

Comment / Yorum:

Film "Ağlamakla inlemekle ömrüm gelip geçiyor" şarkısıyla başlar ve yine aynı şarkıyla biter. Çünkü herşey değişmiş olsa da; Muhsin Bey değişmemiştir, unutmamıştır şarkılarını.
Muhsin Bey, birçok açıdan 1966 yapımı "Ah Güzel İstanbul"un baş karakteri Haşmet Bey'i hatırlatır. 2 karakterde eskiyi sembolize eder ve dejenerasyonun şehri ele geçirişine dair uyarılarını yaparlar. Aslında Muhsin Bey'de işlenen arabesk kültüre karşı duruş; sadece müzik tarzı eleştirisi değildir. Burada arabesk, dejenerasyonun sembolize edilmesi için kullanılmıştır. Senaryo o kadar gerçekçidir ki; Muhsin Bey'in işaret ettiği dejenere olmaya başlayan kültür, günümüzde egemen olmuş kültürün ta kendisidir.
Muhsin Bey'in bir diğer önemi; muhteşem senaryolara imza atmış Yavuz Turgul'un daha 2. yönetmenlik denemesinde bu alanda da ustalığının ispat etmiş olmasıdır.
Oyunculukların en üst seviyede olduğu filmde Şener Şen ve Uğur Yücel'in karşılıklı performansları, Türk sinema tarihinin en iyi oyunculuk performansları arasında yerlerini aldı. Usta 2'linin bu dev performansları 24. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En iyi erkek oyuncu" ve "En iyi yardımcı erkek oyuncu" Altın Portakal ödülleriyle taçlandırıldı. Diğer önemli rollerde karşımıza çıkan Sermin Hürmeriç ve Osman Cavcı'da oldukça başarılılar.
Film, İstanbul Film Festivali'nde "Jüri özel ödülü", 24. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En iyi film" ve "En iyi senaryo" ve 1988'de İspanya'da düzenlenen Uluslararası San Sebastian Film Festivali'nde "San Sebastian Ödülü" kazandı.
Muhsin Bey, 1986 yapımı "Son Urfalı" filmiyle hikaye bazında büyük benzerlikler taşıyor. Bu belirgin benzerliklerin irdelenmemesinin nedeni Muhsin Bey'den 1 yıl önce çekilen Son Urfalı'nın pekte popüler bir film olmaması olabilir. Ama 2 filmi de izleyenler, belirgin benzerlikleri mutlaka farkına varacaktır.
Filmin müziklerine imza atan Atilla Özdemiroğlu, 24. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En iyi özgün müzik" dalında Altın Portakal kazandı. Özellikle Müzeyyen Senar'ın seslendirdiği "Ağlamakla inlemekle ömrüm gelip geçiyor" ve Uğur Yücel'in seslendirdiği "Evlerinin önü boyalı direk" adlı şarkılar, sadece filmin değil Türk sinema tarihinin de en önemli film müzikleri arasında yerlerini aldı.
Ortalama her Türk seyircisinin en az bir kere seyretmiş olduğu Muhsin Bey, başta Türk sinema severler olmak üzere her sinema severin arşivine katması gereken bir şaheser.

Imdb note : 8.4                            My note : 9