Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Ayhan Işık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayhan Işık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2013 Pazartesi

Katil (1953)

Director / Yönetmen:
Ömer Lütfi Akad

Screenplay / Senaryo:
Osman F. Seden

Cast / Kadro:
Ayhan Işık
Gülistan Güzey
Neriman Köksal
Turan Seyfioğlu
Necla Sertel
Zaruhi Değirmenci
                                                                                 Muazzez Arçay
                                                                                 Şevki Artun
                                                                                 Nubar Terziyan
                                                                                 Rıza Tüzün
                                                                                 Mualla Sürer
                                                                                 Hamdi Şarlıgil
                                                                                 Fikri Çöze
                                                                                 Sadettin Erbil
                                                                                 Kemal Tözem
                                                                                 Fadıl Garam
                                                                                 Erkan Baydemir

Subject / Konu:

Süleyman evinde öldürülür. Gün içersinde hakkını almak için Süleyman'ın evine giden ve onunla kavga eden elektrikçi Kemal, gece yarısı polis tarafından evinden alınıp tutuklanır. Mahkemede Süleyman'ın karısı Süheyla, hizmetçisi Fatma, şirketinin müdürü Muzaffer ve şirket çalışanları, Kemal'in aleyhinde şahitlik ederler. Kemal, 18 sene 3 ay hapse mahkum edilir. Kemal, cezasını çekmek üzere Sinop Cezaevi'ne gönderilir.
Süheyla, şirketin idaresini aşk yaşadığı Muzaffer'e bırakır.
Kemal'in karısı Nevin, çamaşır yıkayarak geçimini sağlamaya çalışır. Oğlu Turan trafik kazası geçirip kör kalır. İyileşebilmesi için pahalı bir ameliyat olması gerekmektedir.
Kemal, gazeteden Süheyla ile Muzaffer'in evlendiğini öğrenince esas katilin kim olduğunu farkına varır.
Fatma, erkek arkadaşı Hüsnü'ye asıl katilin Muzaffer olduğunu anlatır. Hüsnü, Muzaffer'den para sızdırabilmek için şantaj yapar. Muzaffer, kavgaya tutuştuğu Hüsnü'yü öldürür. Fatma'yı da kimseye bir şey anlatmaması için ölümle tehdit eder. Hüsnü'nün cesedini de denize atar.
Nevin, Turan'ın ameliyat parasını bulabilmek için kötü yola düşer. Nevin'in çalıştığı genelev, polis tarafından basılır. Nevin'e vesika verilir. Turan'ın ameliyatı için gerekli parayı biriktiren Nevin, düştüğü durumdan utandığı için Kemal'e öldüğüne dair bir mektup gönderir. Kemal, izin istemek için müdüre giderken fırsattan istifade edip kaçar. Sıkı polis denetiminden kurtulup İstanbul'a gitmeye uğraşır. Kaçak olarak yolculuk ettiği trende bir arkadaş edinir ve onunla yolculuğa devam eder. İstanbul'a ulaşan Kemal, ilk önce Turan'la görüşmek ister. Turan'la görüştükten sonra polisler tarafından yakalanıp müdüriyete götürülür. Müdüriyette polislerin kaçışından itibaren kendisini bilerek yakalamadığını ve yol arkadaşı Nuri'nin de aslında bir polis memuru olduğunu öğrenir. Polis, Kemal'den cinayeti işlediğinden şüphelendikleri Muzaffer'i konuşturmaya çalışmasını ister. Süheyla'nın evine giden Kemal, Muzaffer'le kavgaya tutuşur. Kavga esnasında Muzaffer'in silahı 2 kere patlar. İlk önce Fatma, sonra da Süheyla vurulur. Kemal, Muzaffer'i konuşturur. Fatma'da gerçekleri itiraf eder. Muzaffer, kendisini tutuklamaya gelen polislerin elinden sıyrılıp camdan atlar ve ölür. Suçsuzluğu anlaşılan Kemal beraat eder.
Kemal ve Turan, trenle yolculuğa çıkacakları sırada Nevin, uzaktan kendilerini izler. Turan, tesadüfen Nevin'i görür. Nevin, Turan'a artık kötü bir kadın olduğunu ve Kemal'den yaşadığını gizlemesini ister. Kemal ve Turan, trene binip giderler.

Yorum:

Osman F. Seden’in senaryosunu yazıp yapımcılığını üstlendiği, Ömer Lütfi Akad’ın yönettiği Katil, daha önce de “Kanun Namına” ve “İngiliz Kemal Lawrence’a Karşı” gibi ortak işlere imza atan ikilinin yine ses getiren bir yapımı olur. Başrollerde ikilinin favori oyuncuları Ayhan Işık ve Gülistan Güzey oynar. Ayrıca Neriman Köksal ve Turan Seyfioğlu gibi dönemin yükselen yıldızları da filmde rol alır. Filmin yardımcı yönetmenliğini Sırrı Gültekin ve Zeki Dinçsoy, görüntü yönetmenliğini Kriton İlyadis, kurgusunu Turgut Kuzu yapar. And Dilm Stüdyosu’nda çevrilen film, Ses Film Stüdyosu’nda seslendirilir.
Özellikle 1952 yapımı “Kanun Namına” filmiyle paralellikler taşıyan film, ileriki yıllarda çekilecek benzerleri için de bir önder olarak kabul edilebilir. Film, sürükleyici olmakla beraber senaryo da belirgin tutarsızlıklar var. Oyunculuklar vasatın üzerinde. Katil, özellikle Ömer Lütfi Akad ve Osman F. Seden sayesinde statiklikten çıkıp hareketlenmeye başlayan Türk sinemasının ilk örneklerinden biri olması nedeniyle izlenmeye değer bir yapım.

Imdb note: 6.2                           My note: 5.5

14 Kasım 2013 Perşembe

Katil (1953)

Director / Yönetmen:

Ömer Lütfi Akad

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro:

Ayhan Işık
Gülistan Güzey
Neriman Köksal
                                                                                       Turan Seyfioğlu
                                                                                       Necla Sertel
                                                                                       Zaruhi Değirmenci
                                                                                       Muazzez Arçay
                                                                                       Şevki Artun
                                                                                       Nubar Terziyan
                                                                                       Rıza Tüzün
                                                                                       Mualla Sürer
                                                                                       Hamdi Şarlıgil
                                                                                       Fikri Çöze
                                                                                       Sadettin Erbil
                                                                                       Kemal Tözem
                                                                                       Fadıl Garam
                                                                                       Erkan Baydemir

Subject / Konu:

Süleyman evinde öldürülür. Gün içersinde hakkını almak için Süleyman'ın evine giden ve onunla kavga eden elektrikçi Kemal, gece yarısı polis tarafından evinden alınıp tutuklanır. Mahkemede Süleyman'ın karısı Süheyla, hizmetçisi Fatma, şirketinin müdürü Muzaffer ve şirket çalışanları, Kemal'in aleyhinde şahitlik ederler. Kemal, 18 sene 3 ay hapse mahkum edilir. Kemal, cezasını çekmek üzere Sinop Cezaevi'ne gönderilir.
Süheyla, şirketin idaresini aşk yaşadığı Muzaffer'e bırakır.
Kemal'in karısı Nevin, çamaşır yıkayarak geçimini sağlamaya çalışır. Oğlu Turan trafik kazası geçirip kör kalır. İyileşebilmesi için pahalı bir ameliyat olması gerekmektedir.
Kemal, gazeteden Süheyla ile Muzaffer'in evlendiğini öğrenince esas katilin kim olduğunu farkına varır.
Fatma, erkek arkadaşı Hüsnü'ye asıl katilin Muzaffer olduğunu anlatır. Hüsnü, Muzaffer'den para sızdırabilmek için şantaj yapar. Muzaffer, kavgaya tutuştuğu Hüsnü'yü öldürür. Fatma'yı da kimseye bir şey anlatmaması için ölümle tehdit eder. Hüsnü'nün cesedini de denize atar.

Nevin, Turan'ın ameliyat parasını bulabilmek için kötü yola düşer. Nevin'in çalıştığı genelev, polis tarafından basılır. Nevin'e vesika verilir. Turan'ın ameliyatı için gerekli parayı biriktiren Nevin, düştüğü durumdan utandığı için Kemal'e öldüğüne dair bir mektup gönderir. Kemal, izin istemek için müdüre giderken fırsattan istifade edip kaçar. Sıkı polis denetiminden kurtulup İstanbul'a gitmeye uğraşır. Kaçak olarak yolculuk ettiği trende bir arkadaş edinir ve onunla yolculuğa devam eder. İstanbul'a ulaşan Kemal, ilk önce Turan'la görüşmek ister. Turan'la görüştükten sonra polisler tarafından yakalanıp müdüriyete götürülür. Müdüriyette polislerin kaçışından itibaren kendisini bilerek yakalamadığını ve yol arkadaşı Nuri'nin de aslında bir polis memuru olduğunu öğrenir. Polis, Kemal'den cinayeti işlediğinden şüphelendikleri Muzaffer'i konuşturmaya çalışmasını ister. Süheyla'nın evine giden Kemal, Muzaffer'le kavgaya tutuşur. Kavga esnasında Muzaffer'in silahı 2 kere patlar. İlk önce Fatma, sonra da Süheyla vurulur. Kemal, Muzaffer'i konuşturur. Fatma'da gerçekleri itiraf eder. Muzaffer, kendisini tutuklamaya gelen polislerin elinden sıyrılıp camdan atlar ve ölür. Suçsuzluğu anlaşılan Kemal beraat eder.
Kemal ve Turan, trenle yolculuğa çıkacakları sırada Nevin, uzaktan kendilerini izler. Turan, tesadüfen Nevin'i görür. Nevin, Turan'a artık kötü bir kadın olduğunu ve Kemal'den yaşadığını gizlemesini ister. Kemal ve Turan, trene binip giderler.

Comment / Yorum: 

Osman F. Seden’in senaryosunu yazıp yapımcılığını üstlendiği, Ömer Lütfi Akad’ın yönettiği Katil, daha önce de “Kanun Namına” ve “İngiliz Kemal Lawrence’a Karşı” gibi ortak işlere imza atan ikilinin yine ses getiren bir yapımı olur. Başrollerde ikilinin favori oyuncuları Ayhan Işık ve Gülistan Güzey oynar. Ayrıca Neriman Köksal ve Turan Seyfioğlu gibi dönemin yükselen yıldızları da filmde rol alır. Filmin yardımcı yönetmenliğini Sırrı Gültekin ve Zeki Dinçsoy, görüntü yönetmenliğini Kriton İlyadis, kurgusunu Turgut Kuzu yapar. And Dilm Stüdyosu’nda çevrilen film, Ses Film Stüdyosu’nda seslendirilir.
Özellikle 1952 yapımı “Kanun Namına” filmiyle paralellikler taşıyan film, ileriki yıllarda çekilecek benzerleri için de bir önder olarak kabul edilebilir. Film, sürükleyici olmakla beraber senaryo da belirgin tutarsızlıklar var. Oyunculuklar vasatın üzerinde. Katil, özellikle Ömer Lütfi Akad ve Osman F. Seden sayesinde statiklikten çıkıp hareketlenmeye başlayan Türk sinemasının ilk örneklerinden biri olması nedeniyle izlenmeye değer bir yapım.

Imdb note: 6.2                               My note: 5.5

5 Kasım 2013 Salı

Şampiyon (1970)

Director / Yönetmen:

Yılmaz Atadeniz

Screenplay / Senaryo:

Turgut Demirağ

Cast / Kadro:

Emel Sayın
Ayhan Işık
Hüseyin Baradan
Eva Bender (Eva Kom adıyla)
Turgut Özatay
Tamer Balcı
Zeki Sezer
Haydar Karaer
Mehmet Büyükgüngör
                                                               İhsan Gedik
                                                               Cemal Konca
                                                               Muzaffer Civan
                                                               Ali Demir
                                                               Lütfü Engin

Subject / Konu:

Şampiyon lakaplı eski bir boksör olan Nihat'ın Leyla ile mutsuz bir evliliği vardır. Şoförlüğünü yaptığı arabanın taksitini bitirdikten sonra bir gazinoda garson olarak çalışan arkadaşı Kocabıyık'la benzin istasyonu açmayı düşünmektedir. Nihat'ın da arkadaşı olan gazinonun solisti Emel, tiyatroda başrol oynamaya hazırlanmaktadır.
Leyla'nın sevgilisi Kerim, Leyla'nın çalıştığı antikacı Şerbetyan'ı öldürür ve değerli mücevherleri çalar. Birlikte kaçma planı yaparlar. Eve dönen Nihat, Leyla'nın kendisine bıraktığı veda mektubuyla karşılaşır.
Tiyatronun yapımcıları reklam yapabilmek için Nihat'la Emel'i birliktelermiş gibi gösterirler. Nihat, oyuna getirilişinden dolayı yapımcıları döver, Emel'e de kızar. Yapımcılar, Nihat'ı polise şikayet eder. Emel bunun üzerine tiyatrodaki işini bırakır.

Emel, Nihat'tan özür dilemek için evine gelir. Evi terk etmeye hazırlanan Nihat, arabasının arka koltuğunda Leyla'nın cesedini bulur. Emel'le birlikte Leyla'nın çantasında buldukları adrese giderler. Nihat, Kerim'i aramaya gelen Pazı'dan tüm gerçekleri öğrenir. Polis gelip Leyla'nın arabadaki cesedini bulur. Nihat ve Emel, kaçarlar. Nihat, Pazı tarafından silah zoruyla götürülür. Emel ise yurtdışına kaçmak için sahte evrak düzenleten Kerim'i takip eder. Emel ve Kerim'de Pazı tarafından yakalanır. Nihat Pazı ve diğer adamların elinden kurtulmayı başarır. Karmaşadan yararlanan Kerim kaçar. Nihat'ta Kerim'i takibe koyulur. Ancak yolda benzini bitince koşarak takibini sürdürür. Kerim, sınırı geçecek olan trene atlayıp gider. Nihat, bir arabaya biner ve 15 dakika sonra sınırı geçecek olan trenin üzerine bir köprüden atlamayı başarır. Peronları dolaştıktan sonra yemek salonunda Kerim'i yakalamayı başarır. Boğuşmaya başlarlar. İkisi de trenden atlamak zorunda kalır. Kerim, yaralı haldeki Nihat'a saldırır. Kavgaları sürerken Emel ve çağırdığı polisler gelir ve Kerim'i tutuklarlar. Nihat, sahnede şarkı söylemeyi tamamlayan Emel'e evlenme teklif eder.

Comment / Yorum: 

Yılmaz Atadeniz, Turgut Demirağ’ın senaryosunu yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği Şampiyon’u yönetir. Filmin Görüntü yönetmenliğini Manasi Filmeridis, müziklerini Erköse Kardeşler yapar. Emel Sayın, ilk oyunculuk deneyiminde Ayhan Işık’la birlikte başrolleri paylaşır. Filmin hikayesi, Ayhan Işık üzerine kurulur. Zayıf bir oyunculuk sergileyen Emel Sayın ise bol bol şarkı söyler. Filmin diğer dikkat çeken isimleri Hüseyin Baradan, Eva Bender ve Turgut Özatay olur.
2 büyük starı bir araya getiren Şampiyon’da kimin isminin ilk yazacağı problemi ise afişte Ayhan Işık’ın, jenerikte ise Emel Sayın’ın isminin ilk yazılmasıyla halledilir.
Film, yaklaşık 1 saatlik kısa süresiyle orta metrajlı bir film olarak değerlendirilebilir. Ayhan Işık ve Turgut Özatay’ın dövüş sahneleri, başarılı. Süre ve oyunculuk performansları bakımından vasatı aşamayan film, buna karşın sürükleyici.

Imdb note: 6.1                               My note: 4.5

2 Mart 2013 Cumartesi

Gölgedeki Adam (1970)

Director / Yönetmen:

Tunç Başaran

Screenplay / Senaryo:

Vural Pakel

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Selma Güneri
Süleyman Turan
Ayla Algan
Behçet Nacar
Melek Görgün
Seher Şeniz
Birtane Güngör
Tarık Şimşek
                                                                Haydar Karaer
                                                                Tunç Aydınoğlu
                                                                Altan Günbay

Subject / Konu:

Ülkenin en değerli hazinesi olan yeşil küre çalınır. Yeşil kürenin bulunması için en iyi müfettiş görevlendirilir.
Saldırıya uğrayan adam boynundan vurulur. Hafızasını kaybeder. Bilinçsizce 1 ay hastahande yatar. Kendisini sorgulayan komiser Rıza, askerden sonra 5 yıl süreyle ortalarda görünmediğini, bu süreçte ne yaptığını sorar. Tekrar saldırıya uğrama riskiyle karşı karşıya olduğunu söyler.
Hastahaneden kaçan adam, peşinden gelen silahlı adamı haklar ve silahını alıp kaçar.
Bir eve girer. Evin sahibi kadını alıkoyar. Kadının babasından miras kalan evde oturan ve mankenlik yaparak geçimini sağlayan biri olduğunu öğrenir. Meral'in haftasonu tatili için yatılı okuldan gelen çocuğu Ömer'i alıkoyar ve kadını kendisine kıyafet almaya yollar. Ömer'le iyi anlaşır. Ona adının Ekrem olduğunu söyler. Meral, kıyafet alıp döner. Doğumgünü olan Ömer, Ekrem'in de kendileriyle birlikte olmasını ister. Ömer'in doğumgününü kutlarlar. Ardından dışarıya çıkıp gezerler. Ekrem, bir adam tarafından takip edilir. Eve dönerler. Ekrem'le Meral yakınlaşır. Kapının altından bir not atılır. Notta "Orhan, beni ne çabuk unuttun. Korkuyorum. Amar peşimde. Seni muhakkak bekliyorum. Berrin." yazmaktadır.
Kim olduğunu öğrenmek isteyen Ekrem, Meral'e gitmek zorunda olduğunu söyler. Silahını bırakır ve vurulmuş halde bulunduğu yere gider. Son derece iyi bıçak kullandığını farkına varan Ekrem, bıçakçıdan bıçak satın alır. Karşısına çıkan komiser Rıza, Ekrem'e başka ülkede diplomatik pasaportla paralı askerlik yaptığını söyler.
Vurulduğu yerin önündeki eve girip araştırma yapan Ekrem, adının gerçekte Orhan olduğunu ve dansçı Berrin'le birliktelik yaşadığını öğrenir. Çok geçmeden Berrin eve gelir. Berrin, Orhan'a prensesin işini kabul ettiği için herşeyin ters gittiğini söyler. Kendisine verdiği emaneti gözü gibi sakladığını ve emanetin çantasında olduğunu söyler ve duşa girer. Orhan, Amar'la ilgili birşeyler sorar. Tam bu esnada gelen Amar'ın adamı, Berrin'i öldürüp Orhan'daki emaneti almaya çalışır. Orhan, adama karşı koyar ve konuşturur. Adam, El Seyit'in bu iş için dünyanın öbür ucundan geldiğini söyler. Eve gelen komiser Rıza, adamı tutuklar. Ancak adam, evden çıkarlarken öldürülür.
Orhan, Meral'in evine gelip ondan elindeki makbuzu araştırmasını ister. Orhan gittikten sonra Meral, çalan telefonu cevaplar. Telefondaki adam, Orhan'ın sakladığı emaneti getirmesin aksi takdirde öleceğini söyler.
Komiser Rıza, bir kadınla Meral'in evine gelir. İsmi Cevhere olan kadının Orhan'ın karısı olduğunu söyler. Cevhere, Orhan'a bir not bırakır ve onu ölene kadar bekleyeceğini söyleyip gider.
Meral, Orhan'la buluşur. Makbuzun, bir pakete ait olduğunu ve ancak imzayla teslim alınabileceğini söyler. Cevhere'nin Orhan'a bıraktığı notu verir ve Cevhere'nin karısı olduğunu söyler. Orhan, notta yazan adrese gider. Cevhere'ye karısı olup olmadığını sorar. Cevhere, ülkelerine yaptığı hizmetten dolayı sultan tarafından Orhan'a hediye edildiğini söyler. Orhan, yeşil kürenin ve ülkenin prensesinin güvenliğinden sorumlu olduğunu, boynundan vurulduğu gün yeşil kürenin çalındığını öğrenir. Cevhere'nin anlattıklarına göre kendisini vurdurtan, küreyi ele geçirmek isteyen ve halkı ayaklandırmaya çalışan Amar'dır. İçerden çıkagelen Prenses, 2 gün sonra ülkesine döneceğini ve bu süre zarfında yeşil küreyi bulması için Orhan'dan ricacı olur ve ona bir servet sunar.
Orhan, elindeki makbuzla paketini teslim almaya gider. Teslim aldığı kutudan yeşil küre çıkar. Karşısına çıkan komiser Rıza, artık kendisinden şüphelenmediğini ve yardıma ihtiyaç duyduğunda yanında olacağını söyler. Orhan, Meral'ın evine gider. Aslında evli olmadığını açıklar. Meral, bu duruma çok sevinir.
Orhan, yeşil küreyi Cevhere'ye teslim eder. Meral'in evine döndüğünde ortalığın darmadağınık olduğunu görür. Kafasına silahla vurulunca bayılır. Kendine geldiğinde Amar ve adamlarını karşısında bulur. Amar, Orhan'a saat 9'a kadar mühlet verir ve eğer yeşil küreyi getirmezse Meral'i ve Ömer'i öldüreceğini söyler.
Orhan, yeşil küreyi almak için Cevhere'nin yanına gider. Ağır yaralı haldeki Cevhere, ölmeden önce yeşil kürenin havaalanında bulunan El Seyit'te olduğunu söyler. Orhan, kendisini öldürmeye çalışan adamı, bıçağını fırlatarak öldürür. Vakit kaybetmeden El Seyit'in peşine düşer. Önce El Seyit'in adamlarını haklar, sonra da El Seyit'i öldürür. Tam yeşil küreyi aldığı sırada olay yerine gelen komiser Rıza, küreye el koyar. Meral ve Ömer'in hayatlarını kurtarabilmek için küreye ihtiyacı olduğunu söyleyen Orhan, küreyi Rıza'dan alır ve yola koyulur. Orhan, Amar'ın adamları Meral ve Ömer'i öldürmek üzereyken yetişir ve adamları öldürür. Baloda olan Amar'ın yanına giderler. Orhan, Amar'ın adamlarıyla kavgaya tutuşur. Amar, şayet küreyi almazsa bıçağı boğazına dayadığı Ömer'i öldüreceğini söyler. Orhan, küreyi verdiği Amar'ı bıçağını fırlatarak öldürür. Küreyi alan Prenses, kürenin sahte olduğunu söyler. Ansızın gelen komiser Rıza, gerçek küreyi Prenses'e teslim eder.

Comment / Yorum:

Tunç Başaran'ın filmografisi incelendiğinde 8 film çektiği 1972 yılından sonra en fazla film çektiği sene, 6 film çektiği 1970 yılı. Bu dönemde genellikle pek kaliteli sayılmayacak macera filmlerine imza atan yönetmen, 1970 yılında çektiği 6 filmin 5'in de Süleyman Turan'a rol verdi. Polisiye - gerilim türündeki Gölgedeki Adam'da Tunç Başaran'ın 1970 filminde çektiği ve Süleyman Turan'a rol verdiği filmlerden biri.
Ayhan Işık ve Selma Güneri'nin başrolleri paylaştığı film, enteresan bir senaryoya sahip. Vural Pakel imzası taşıyan senaryoda bazı kopukluklar var. Mantığa oturmayan kısımlarda mevcut. Özellikle olayları seyretmekle yetinen komiser Rıza karakterinin, filmin ciddiyetini düşürdüğü söylenebilir. Ancak tüm bu aksaklıklara rağmen senaryonun gerilim düzeyi ve sürükleyiciliği yerinde.
Gölgedeki Adam, salt vurdulu kırdılı macera filmleri yerine türü içinde farklılıklar deneyen; kimi açılardan başarılı, kimi açılardan başarısız olan; seyirciye çok şey vadetmese de sıkılmadan seyredilebilecek bir yapım.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 4.5

2 Ağustos 2012 Perşembe

20 Yıl Sonra (1972)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Nazan Şoray
Hülya Darcan
Kenan Pars
Yalçın Gülhan
Meltem Mete
Aytaç Arman
Hulusi Kentmen
Gülistan Güzey
                                                               Hüseyin Peyda
                                                               Mine Sun
                                                               Nubar Terziyan
                                                               Talat Gözbak
                                                               Erdoğan Seren
                                                               Mehmet Yağmur
                                                               Bedri Aydın
                                                               Oktay Yavuz
                                                               Ali Demir
                                                               Ahmet Koç
                                                               İbrahim Kurt
                                                               Mustafa Yavuz
                                                               Giray Alpan

Subject / Konu:

Nazım, 3 kişiyi öldürüp polisle çatışmaya girmiş, intihar etmek üzereyken karısı Ayten'in hamile olduğunu öğrenip teslim olmuştur. 20 yıl hapse mahkum olan Nazım, cezasını doldurur ve tahliye olur. Kendisini ustası Mahmut karşılar.
Nazım hapisteyken biri erkek biri kız olmak üzere ikiz çocuk doğuran Ayten, çocuklarına babalarının öldüğünü söylemiştir. Nazım, hapiste olduğu süre içersinde Ayten'den gelen mektuplar sayesinde ailesinden haberdar olmuştur.
Nazım, tahliye olduktan sonra acı gerçeklerle karşı karşıya kalır. Ayten'in hafızasını kaybettiğini, çocuklarının evi terkettiğini, oğlu Cüneyt'in yasadışı işlere bulaştığını ve kızı Tülay'ın zengin çocuğu Erol'un peşinden gidip uyuşturucu bağımlısı olduğunu öğrenir.
Nazım, önce izini bulup sonra da hayatını kurtardığı Cüneyt'le yakınlaşmayı başarır. Cüneyt'i tehlikelerden koruyabilmek için Cüneyt'in patronu Kenan'dan gelen teklifi kabul eder ve onlarla birlikte çalışmaya başlar. Kenan, canı gibi sevdiği oğlunun ölümüyle yıkılmış bir babadır.
Nazım, Mahmut'un kızı Hülya sayesinde Tülay'ın başından geçen bütün olayları öğrenir. Kenan, kendisine bir hayli borçlanan Erol'la Tülay'ı adamlarına kaçırtır. Nazım, Tülay'ı tecavüze uğramak üzereyken kurtarır. Erol ve Tülay'ı Kenan'ın adamlarının elinden kurtaran Nazım, Tülay'a babası olduğunu açıklar.
Ayten'in hafızası düzelir.
Nazım tahliye olduğundan beri peşinde olan komiser, Cüneyt'i tutuklar. Cüneyt, muhbirlik yapması karşılığında serbest bırakılır. Kenan'ın adamları Cüneyt'in muhbir olduğunu öğrenince; Cüneyt'e kumpas kurup öldürmeye karar verirler. Cüneyt'in öldürüleceğini öğrenen Nazım, Kenan'a kendine yardım etmesi için yalvarır ve Cüneyt'in babası olduğunu itiraf eder. Yaralı bir baba olan Kenan, Nazım'a yardım etmeye karar verir. Kenan ve Nazım, çatışmanın ortasında kalan Cüneyt'in yanına gelirler. Kenan vurulup ölür. Nazım ise yaralanan oğlunu kurtarmayı başarır ve ona öz babası olduğunu açıklar.
Cüneyt, polis tarafından tutuklanır ve hapishaneye götürülür. Köprüde oğluyla vedalaşan Nazım, kendisini beklemekte olan Ayten'in yanına gider.

Comment / Yorum:

20 Yıl Sonra, Türk sinema tarihinde pek benzerine rastlanmayan devam filmlerinden biri. Film, Ömer Lütfi Akad'ın Türk sinemasının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen 1952 yapımı "Kanun Namına" adlı filminin devamı niteliğinde. Kanun Namına'dan tam 20 yıl sonra çekilen bu devam filminin, yönetmeni ve senaristi Osman F. Seden.
İlk filmde yer alan Ayhan Işık, Gülistan Güzey ve Nubar Terziyan, 20 Yıl Sonra'nın oyuncu kadrosunda da yer aldılar. Başrolü yine Ayhan Işık'ın oynadığı bu devam filminde diğer önemli rolleri Kenan Pars ve Yalçın Gülhan üstlendi. Filmde ayrıca Hulusi Kentmen ve Hüseyin Peyda gibi usta isimler ve yıldızı ilerki senelerde parlayacak olan Hülya Darcan, Nazan Şoray ve Aytaç Arman gibi önemli isimler, küçük sayılacak rollerde boy gösterdiler.
Osman F. Seden, tam 20 yıl sonra bir devam filmine imza atarak hayli cesur bir işe imza atsa da; 20 Yıl Sonra, Kanun Namına'nın ayarında bir film olamadı. Film, nereden başladığı ve nereye gideceği çok aşikar olan ve zaman zaman abartıya kaçan klişeler yüzünden inandırıcılıktan uzaklaşan bir senaryoya sahip.
20 Yıl Sonra, Kanun Namına'nın devam filmi olması nedeniyle ilgi çekici bir film. Kuvvetle ihtimal fazla beğenilmeyecekte olsa Kanun Namına ve Ayhan Işık hatırına seyredilebilir.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 4

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Beyoğlu Kanunu (1971)

Director / Yönetmen:

O. Nuri Ergün

Screenplay / Senaryo:

Vecdi Uygun

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Piraye Uzun
Kuzey Vargın
Turgut Özatay
Nevin Nuray
Semra Sine
Feridun Çölgeçen
Hasan Ceylan
Ali Ekdal
                                                            Necip Tekçe
                                                            Leman Akçatepe
                                                            Yaşar Güçlü
                                                            Cevdet Balıkçı
                                                            Asım Nipton
                                                            Yaşar Güçlü
                                                            Mustafa Yavuz
                                                            Haydar Karaer
                                                            Zeki Sezer

Subject / Konu:

Salih, pavyonunda çalışan Yıldız'la birlikte olan Bekir'e ses çıkarmaz. Çünkü amacı Vedat için çalışan Bekir'i kendi tarafına çekip Vedat'ı zayıflatmaktır. Vedat, Bekir'in verdiği bilgiler sonucu, Salih'in ne yapmaya çalıştığını öğrenmek ister. Bekir'e Salih'i aratır. Salih, Bekir'i pavyona davet eder. Davut Ağa ve Salih, Vedat yüzünden iş yapamaz olduklarını, artık birleştiklerini ve büyük oynayacaklarını, Bekir'e anlatırlar ve bir servet karşılığı Vedat'ı öldürüp aralarına katılmasını isterler. Bekir, Vedat'a ihanet etmeyeceğini söyler ve Davut'la Salih'i tersler. Bekir'i kendi taraflarına çekemeyeceklerini anlayan Davut ve Salih, Bekir'i öldürürler.
Vedat, Bekir'den ses seda çıkmayınca Bekir'in salih tarafından öldürülmüş olduğunu anlar. Kardeşi Ferit'i Yıldız'ın evine gönderir. Ferit, Yıldız'ı tartaklar ve gözünü korkutur. Korkan Yıldız, durumu Salih'e bildirir. Salih, Yıldız'ı ortalık durulana kadar Adana'ya göndereceğini söyler. Vedat'ın Bekir'le görüşmesinden haberdar olduğunu anlayan Salih, Vedat harekete geçmeden üzerine gitmeye karar verir.
Vedat, artık evlenmeleri gerektiğini söyleyen sevgilisi Semra'ya işlerinin yoğun olduğunu söyler ve bir süre daha beklemesini ister.
Salih, Vedat'a adam yollar ve görüşmek istediğini bildirir. Vedat'ın mekanına gelen Salih, birleşmeyi teklif eder. Ancak Vedat, Salih'e karanlık işler çevirdiğini ve kendisiyle birleşemeyeceklerini, bundan sonra düşman olduklarını söyler.
Vedat ve Ferit, kulübe gitmek üzere çıkarlar. Silahlı saldırıya uğrarlar. Vedat vurulur. Osman'ın kendilerine ihanet ettiğini öğrenen Ferit, Osman'ı öldürtür. Vedat'ın öldüğünü sanan Salih, Vedat'ın ölmediğini ve ameliyatla kurtulduğunu öğrenince adamlarıyla birlikte hastahaneyi basar. Ancak Vedat odasını değiştirdiği için onu bulamazlar.
Ferit, Vedat'ın talimatıyla Salih'in adamı Necip'i öldürür. Korkuya kapılan Salih, olanları Davut'a anlatır. Davut, barışmak istiyorlarmış gibi davranıp Vedat'ı oyuna getirmeye ve buluşacakları gizli yerde Vedat'ın işini bitirmeye karar verir. Vedat'a aracı gönderirler.
Semra, tüccar sandığı Vedat'ın kaçakçı ve katil olduğunu öğrenir ve Vedat'a hesap sorar.
Vedat ve Ferit'in babası, oğullarının kötü yolda olmalarından yakınır. Vedat ve Ferit'le çalışan ve kızkardeşleriyle evli olan Cahit, kendisine önem verilmediğini düşünmekte ve onların kötülüğünü istemektedir.
Vedat, kendisine tuzak kurulduğunu anlamasına rağmen buluşma teklifini kabul eder. Buluşma yerine silahsız gitmesi gerektiği için adamı aracılığıyla buluşma yerinin tuvaletine 2 silah koydurur. Buluşmaya gider. Tuvalete gitme bahanesiyle silahları alır ve kendisini vurmaya hazırlanan Salih'le adamını öldürür.
Salih'in ölüm haberini alan Davut, Vedat'ın mekanlarını basmaya karar verir. Vedat ve Ferit'i sevmediğini bildiği Cahit ile birlikte çalışmak için anlaşır.
Cahit, karısını yine feci şekilde döver. Dayağa dayanacak gücü kalmayan kadın, ağabeyi Ferit'i arar ve yardım ister. Ferit, kızkardeşine yardım etmek için yola çıkar. Cahit, Davut'un adamlarına Ferit'in yola çıktığını haber verir. Davut'un adamları pusu kurup Ferit'i öldürürler. Vedat, Ferit'in ölüm haberini telefonla arayan Davut'tan öğrenir. Ferit'in cenazesine gelen Semra, Vedat'la barışır ve kötü işlerden elini çekmesini isteri Vedat'ın babası, Davut başta olmak üzere Vedat'ın düşmanlarına gider ve oğlunu öldürmemeleri için yalvarır. Vedat, babasının yaptıklarından haberdar olunca çok sinirlenir. Vedat'ın itibarı sarsılır ve işleri kötü gitmeye başlar.
Vedat, bulunduğu alemden çekilip kendisine namuslu bir hayat kurmaya karar verir. Parasını adamlarına dağıttıktan sonra Semra'yla başka bir yere yerleşecektir.
Cahit, karısıyla kayınpederinin Ferit'in ölümü hakkında konuşmasını gizlice dinler. Karısı, Ferit'in öldürülmesine Cahit'in de yardım ettiğini söyleyince; Cahit, önce kayınpederini sonrada karısını silahla vurur. Vedat'ın gelmek üzere olduğunu farkeden Cahit, camdan atlayıp kaçar. Vedat, ölmek üzere olan kızkardeşinden Cahit'in yaptıklarını öğrenir. Mekanına gittiğinde Cahit'i karşısında bulan Vedat, babasının ve kardeşlerinin intikamını alır ve Cahit'i öldürür. Vedat'ın artık tek hedefi, Davut'u öldürmektir.
Vedat'ın başını beladan kurtarmak isteyen Semra, polisten yardım ister. Semra'nın ardından Vedat'ın annesi de polise gelir ve oğlunun hayatının tehlikede olduğunu söyler. Polis, Davut'un deposunu tespit eder ve baskın düzenlemek üzere harekete geçer. Vedat, Davut'un deposunu basar. Davut ve adamlarını öldürür. Depoya ulaşan polislere teslim olur.

Comment / Yorum:

Beyoğlu Kanunu, zaman zaman abartıya kaçmakla birlikte kahramanın herkesi öldürdüğü ve fakat kahramanın hiç kayıp vermediği filmlerden farklı bir yerde durmayı başaran bir film. Filmi baştan sona Ayhan Işık'ın sürüklediği söylenebilir. Kuzey Vargın, Turgut Özatay ve Hasan Ceylan'da performanslarına bakılırsa yerinde seçimler olmuşlar.
Filmde kaçakçılık dünyasında Vedat'ın hakimiyetine son vermek için birleşen Salih ve Davut'un başlattığı savaş ve Vedat'ın düşmanlarına karşı ayakta kalmaya çalışması anlatılıyor. Filmin bazı sahneleri 1972 yapımı "The Godfather / Baba" filmini andırsa da; Beyoğlu Kanunu 1971 yapımı bir film ve 1 Nisan 1972'de vizyona girmiş. The Godfather ise 12 Mart 1972'de vizyona girmesine karşın Türkiye'de gösterimi ancak 1973'ün Kasım ayında yapılabilmiş. Yani tarihler, esinlenme olma ihtimalini ortadan kaldırıyor. Ancak Ferit'in öldürülüşüyle The Godfather filminde Sonny'nin öldürülüş hikayeleri ve Vedat'ın silahsız olarak düşmanlarıyla buluşmaya gidip tuvalete saklanmış silahı alıp düşmanlarını öldürmesi, The Godfather filminde Michael'ın düşmanlarını öldürüşüyle oldukça benziyor.
Beyoğlu Kanunu için vasat ve fakat sürükleyici bir film demek yanlış olmayacaktır. Bazen abartılı bulabileceğiniz, ancak sıkılmadan seyredebileceğiniz bir film.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 5

12 Mayıs 2012 Cumartesi

İntikam Alevi (1956)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Kenan Pars
Deniz Tanyeli
Turgut Özatay
Behzat Balkaya
Ali Üstüntaş
Mualla Sürer
O. Nuri Ergün
Nubar Terziyan
                                                               Hüseyin Güler
                                                               Hüseyin Kaşif
                                                               Fadıl Garan
                                                               Asım Nipton
                                                               Muammer Gözalan
                                                               Hikmet Serçe
                                                               Mualla Kaynak

Subject / Konu:

Katil Ekrem hapishaneden kaçar. Ekrem'in kaçışı gazetelerde haber olur. Mahalleli Hikmet'e bu haberden bahseder. Hikmet ise Ekrem'den korkmadığını, Suzan'ın kendi karısı olduğunu söyler. Hikmet evine gittiğinde Suzan, Ekrem'in bir delilik yapabileceğinden korktuğunu söyleyip kaçıp kaçmayacaklarını sorar. Hikmet, bir yere gitmeyeceklerini, şayet Ekrem gelirse onu vuracağını söyler.
Hüseyin, sessiz kalmak için Hikmet'ten para ister. Kavgaya tutuşurlar.
Ekrem, kaçak olarak bir kamyonun kasasında yolculuk ettikten sonra arkadaşı Ali'nin yanına gider. Aleyhinde tertiplenen bir tuzağa düşürüldüğünü ve kaçmak zorunda kaldığını söyleyen Ekrem, Ali'ye olayı 2 sene öncesinden anlatmaya başlar.
Necla'yla işanlanma arifesindeki Ekrem, bir taraftan da içki batağındaki serseri kardeşi Mahmut'la uğraşmaktadır. Ekrem'de gözü olan Suzan, Ekrem'i kendisiyle buluşmaya ikna eder. Ekrem, Suzan'a kendisiyle bir ilgisi olmadığını söyler ve gider. Kamyon şoförlüğü yapan Ekrem'in iş arkadaşı Hikmet, bir dönem ilişkisi olduğu Suzan'la ilgilenmektedir. Ekrem'in Suzan'la buluştuğunu öğrenen Hikmet, Ekrem'i tersler.
Suzan, Ekrem'e son bir defa buluşurlarsa peşini bırakacağına dair söz verir. Ekrem'de bu teklifi kabul eder. Suzan'la Ekrem'in buluştuğunu gören Hikmet, Ekrem'le kavgaya tutuşur ve dayak yer.
Ekrem tarafından reddedilen Suzan, gözyaşlarına boğulur. Kızının üzüntülü halini gören Huriye, Ekrem'e bir oyun oynayarak onu kucaklarına düşüreceğini söyler. Huriye, Mahmut'a gider ve istediklerini yapması karşılığında para verir. Mahmut, kahvehanedeki arkadaşlarına Ekrem'in nişanından önce kutlama yapma fikrini ortaya atar. Hep beraber içmeye giderler. Mahmut, Ekrem'in içkisine ilaç karıştırır. Baygın haldeki Ekrem'i eve getirip yatağına yatıran Mahmut, Suzan'ı içeriye alır ve onunla birlikte olur. Sabah Huriye, Ekrem'in evinin kapısına dayanır ve kızının kaçırıldığını söyleyerek ortalığı birbirine katar. Polis gelir. Ekrem yaşananları hatırlamamaktadır. Muayene sonucu Suzan'ın cinsel ilişkiye girdiğinin ispatlanması ve Mahmut'un yaptığı şahitlik; Ekrem'i Suzan'la evlenmek zorunda bırakır.
Ekrem'e kinlenen Hikmet, şirkete gelen paraları görünce kumar borcu olan Hüseyin'i de planına dahil ederek Ekrem'in başına çorap örmeye karar verir. Hüseyin, korka korka da olsa Hikmet'in teklifini kabul eder. Hüseyin, Ekrem'i nakliye işi bahanesiyle kandırır ve saat 8'de buluşmaya çağırır. Hikmet ve Hüseyin, Ekrem gelmeden garaj sahibini demir levyeyle öldürüp paraları çalarlar. Hikmet, levyedeki ve kapıdaki parmak izlerini temizler. Ekrem'in olay yerine geldiğini gördüklerinde ise polise garajdan garip sesler geldiğini haber verirler. Garaj sahibini yerde kanlar içinde yatarken gören Ekrem, kapıyı açıp içeri girer ve demir levyeyi alır. Polis, Hikmet ve Hüseyin olay yerine gelir. Ekrem'i elindeki kanlı levyeyle gören polis, Ekrem'i tutuklar.
Ekrem mahkemede masum olduğunu söyler. Ancak kapıdaki ve levyedeki parmak izleri Ekrem'e aittir. Üstelik Hüseyin ve Hikmet'in verdiği ifadeler de aleyhindedir. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenir.
Hikmet, Huriye'yle görüşür ve Ekrem'in uzun yıllar hapiste yatacağını, eğer Suzan kendisiyle birlikte olursa onu paraya boğacağını söyler. Suzan, Hikmet'le gezip tozmaya ve birlikte olmaya başlar. Hikmet mahkemeden bir gün önce Suzan'a mutlu birlikteliklerinin bitmemesi için Ekrem'in hapiste kalmaya devam etmesini sağlamaları gerektiğini söyler ve Ekrem'in aleyhinde şahitlik yapmasını ister.
Suzan, Ekrem'in aleyhinde şahitlik yapar ve Ekrem, 20 yıl hapse mahkum olur. İntikam aleviyle yanıp tutuşan Ekrem, 2 yıl hapis yattıktan sonra firar eder.
Ekrem, Ali'den kendisine Necla'yı çağırmasını ister. Ali, verem olan Necla'yı Ekrem'in yanına getirir. Ekrem, masumiyetini kanıtlamak için Necla'dan yardım ister. Necla, Hüseyin'e Hikmet'in kendisini gizlendiği yerde beklediğini söyler ve onunla birlikte Ekrem'in gizlendiği balıkçı kulübesine doğru gider. Ne Necla, ne de Hüseyin, peşlerine takılan 2 adamı farketmez.
Ekrem, Hüseyin'i görür görmez üzerine atlar. Bir süre kavga ederler. Tam Ekrem, Hüseyin'i konuştururken yolda Necla'yla Hüseyin'in peşine takılan 2 adamdan biri ortaya çıkar. Bu adam, cinayet masasından Fehmi'dir. Fehmi, Ekrem'i teslim olmaya çağırır. Fırsatını bulup kaçan Hüseyin, trenin altında ezilerek can verir. Ekrem kaçar.
Hikmet, gazetede Hüseyin'in ölüm haberini ve bu ölümün arkasında Ekrem'in olduğunun düşünüldüğünü okur. Suzan'ı büyük bir korku sarar.
Fehmi, Necla'nın evine gelir ve Ekrem hakkında bilgi edinmeye çalışır. Necla, Ekrem'in balıkçı kulübesinde saklandığını ağzından kaçırır. Sıkı polis denetimine rağmen Suzan'ı bulup konuşturmak zorunda olan Ekrem, yoğurtçu kılığına girer ve Suzan'ı evde yakalamayı başarır. Suzan, yediği dayağın ardından herşeyin Hikmet'in planı olduğunu ve bildiklerini mahkemede anlatacağını söyler. Bu sırada eve gelen ve Suzan'ın söylediklerini işiten Hikmet, Suzan'ı silahıyla vurur. Ekrem'le Hikmet kavgaya tutuşur. Silah sesini duyan polisler eve gelince Ekrem kaçmak zorunda kalır. Ekrem, peşindeki polislerden kaçarken yaralanır. Ancak kendisini köprüden hareket halindeki trene atarak kurtulmayı başarır.
Hikmet, meyhaneye gider ve Mahmut'a para karşılığı Necla'yı kandırıp kendisine getirmesini teklif eder. Hikmet, Necla'yı döverek Ekrem'in yerini öğrenmeye çalışır. Ancak Necla konuşmaz. Bunun üzerine Hikmet, Necla'yı babasını öldürmekle tehdit eder.
Fehmi, Ekrem'i saklandığı kulübede yakalar. Suzan'ın katilinin Hikmet olduğunu bildiklerini ve onun diğer cinayetlerin de katili olabileceğinden şüphelendikleri için delil bulabilmek amacıyla tutuklamadıklarını söyler. Fehmi, Ekrem'e Hikmet'in er geç kulübeye geleceğini ve bunun masumiyetini ispat etmek için tek fırsatı olduğunu söyleyip gider.
Necla, babasının canı söz konusu olduğu için Ekrem'in yerini söylemek zorunda kalır. Hikmet, kulübeye doğru gider. Necla da Hikmet'in arkasından gider. Ekrem ve Hikmet birbirlerine ateş eder. Ekrem, Hikmet'i yakalamak üzereyken Necla kulübeye girer. Önce Necla'yi yakalayan daha sonra da vuran Hikmet, kulübeden kaçar. Hikmet, sürat teknesine atlayıp deniz yoluyla kaçmayı dener. Başka bir sürat teknesine atlayan Ekrem, Hikmet'i takip eder. Birbirlerine ateş etmeye devam ederler. Ekrem, Hikmet'in içinde bulunduğu sürat teknesinin motorunu vurur. Hikmet kendini denize atar. Ekrem'de Hikmet'in peşinden denize atlar. 2 sürat teknesi çarpışır ve infilak eder. Yüzerek karaya çıkarken dahi kavgaya devam ederler. Fehmi önderliğindeki polis teşkilatı, kendilerini Hikmet'e hissettirmeden takiplerini sürdürürler ve Hikmet suçlarını itiraf ettiği anda Hikmet'i tutuklarlar.
Suçsuz olduğu anlaşılan Ekrem beraat eder. Hikmet ise idamla yargılanır.
Ekrem, durumu ağırlaşan Necla'yı görmek için hastahaneye gider. Necla, Ekrem gelmeden kısa süre önce ölür. Ekrem, Necla'nın ölümünden dolayı büyük vicdan azabı çeker ve kendini sorumlu hisseder. Ekrem, Necla'nın ölmeden önce kendisine bıraktığı mektubu okur. Mektupta Necla, ömrü boyunca Ekrem'i sevdiğini ve onları kaderin ayırdığını söyler.

Comment / Yorum:

"Polis herşeyi bilir" jeneriğiyle başlayan İntikam Alevi, yönetmenlik kariyerine 1956 yılında başlayan ve bu yıla tam 4 film sığdırmayı başaran Osman F. Seden'in 1956'da çektiği 4. ve son filmi. Filmin vizyona giriş tarihi 14.11.1956
Dönemin Türk filmlerini incelediğimizde film sürelerinin genellikle 70 - 90 dakika arası olduğunu görüyoruz. İntikam Alevi ise 2 saate yaklaşan süresiyle bu genellemenin dışında kalıyor. Filmin süresinin dönemin diğer örneklerine göre uzun olması, filmi sıkıcı kılmamış. Tam aksine filme anlatmak istediği herşeyi kesmeden, yarım bırakmadan anlatabilme fırsatı vermiş.
Filmin kötü adamları Hikmet ve Hüseyin'in kötülük yapma nedenlerini ve polisin Hikmet'i ele geçirebilmek için arka planda durduğunu bilmemiz, senaryonun inandırıcılığını bir kat daha arttırıyor. Üstelik filmin mutlu final yapmaması da şaşırtıcı.
Ayhan Işık'ın giderek zirveye tırmanmaya başladığı bir dönemde Kenan Pars, Mualla Kaynak ve Turgut Özatay gibi yine dönemin popüler olmaya başlayan isimleriyle bir araya geldiği film, oyunculuk performansları bakımından da başarılı olarak değerlendirilebilir. Filmin oyuncu kadrosunda aynı yıl yönetmenliğe atılan ve 1984'e kadar yönetmenliğe devam eden O. Nuri Ergün'de yer alıyor.
Osman F. Seden'in dehasının ilk örneklerinden biri olan İntikam Alevi, dönemsel olarak incelendiğinda yenilikçi olarak değerlendirilebilecek geri dönüşlü anlatım tarzıyla süre kısıtlamasına girmeden anlatmak istediğini anlatan oldukça sürükleyici bir polisiye.

Imdb note : - (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)     My note : 7