Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Ryan Gosling etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ryan Gosling etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2015 Cumartesi

The United States of Leland / Leland Birleşik Devletleri (2003)

Director / Yönetmen:
Matthew Ryan Hoge

Screenplay / Senaryo:
Matthew Ryan Hoge

Cast / Kadro:
Don Cheadle
Ryan Gosling
Chris Klein
Jena Malone
Lena Olin
Kevin Spacey
Michelle Williams
Martin Donovan
Ann Magnuson
Kerry Washington
                                                             Sherilyn Fenn
                                                             Matt Maloy
                                                             Michael Pena

Subject / Konu:
16 yaşındaki Leland, baharın ilk sıcak günlerinden birinde yaşananları hatırlayamadığı ve fakat cinayeti kabul ettiği için mahkum olur. Çünkü zihinsel engelli Ryan bir parkta öldürülmüş, kendisinin de eli kesilmiştir. Bulgular cinayeti Leland’in işlediğini göstermektedir. Leland’ın hapisteki öğretmeni dost ve yardımsever biri olan Pearl olur. Aynı zamanda bir yazar olan Pearl, etkilendiği Leland hakkında yazmaya karar verir.
Leland’ın alkolik ve kadın düşmanı bir yazar olarak tanınan babası Albert Fitzgerald’tır. Olaylardan haberdar olan Albert, gelip eski karısı Beth’i bulur.
Leland, kız arkadaşı Becky Pollard’la gözaltı okulu dışında çalıştığı müzik markette tanışmıştır. Ryan, Becky’nin erkek kardeşidir. Leland, Ryan’la iletişim kurar. Becky’nin evlerinde yaşayan kız kardeşi Julie’nin erkek arkadaşı Allen, Leland’a Becky’nin Kevin isimli uyuşturucu satıcısıyla yaşadığı ilişki ve uyuşturucu kullanması yüzünden gözaltı okuluna gitmek zorunda kaldığını anlatır. Kevin’ın da hapisten tahliye olduğunu söyler. Çok geçmeden Becky, Kevin’ı sevdiğini söyleyip Leland’tan ayrılır.
Leland hakkında yazmaya başlayan Pearl, aynı zamanda hayranı da olduğu Albert’ı bulup Leland hakkında konuşmak ister. Ancak Albert, Pearl’e pek yardımcı olmaz. Pearl, Leland’tan aslında hiçbir zaman babası ile buluşmadığını, onun gönderdiği biletlerle başka yerlerde kaldığını öğrenir.
Julie, Allen’dan ayrılır. Allen, silahlı soygun yapar. Evin önünde tutuklanır.
Pearl, Albert’ın şikayeti üzerine izinsiz şekilde Leland’la görüştüğü için görevden alınır. Leland, yaşadıklarını yazdığı defteri Pearl’e verir. Pearl, Albert’ın şehre gelişinin Leland için değil, bir kitap yazmak için olduğunu farkına varır.
Leland’ın bulunduğu hapishaneye getirilen Allen, Pearl’ün meyva bıçağını çalıp Leland’ı bıçaklar.

Comment / Yorum:
Yönetmen ve senarist Matthew Ryan Hoge’un 2. ve son filmi olan “The United States of Leland / Leland Birleşik Devletleri”, 2003 yılında Los Angeles’ta çekildi. Filmin oyuncu kadrosunda da yer alan Kevin Spacey, filmin yapımcıları arasında yer aldı. Film, 343.816 dolar hasılat elde edebildi.
Parlak bir oyuncu kadrosuna sahip olan film, dönemim gelecekte yıldızlaşacak genç oyuncuları Ryan Gosling, Michelle Williams, Kerry Washington ve Jena Malone ile Don Cheadle, Kevin Spacey, Lena Olin ve Martin Donovan gibi tecrübeli oyuncuları bir araya getirdi.
The United States of Leland, suçu farklı bir bakış açısıyla irdeleyen ve sonuçtan ziyade olayın meydana gelişi ve öncesiyle ilgilenen, oyuncu kadrosuyla göz kamaştıran ve fakat ismini duyurmayı başaramamış bir yapım. Kıyıda köşede unutulmuş filmlerden biri olduğu söylenebilir.

Imdb note: 7.2                             My note: 7

2 Eylül 2015 Çarşamba

The Believer / İnançlı (2001)

Director / Yönetmen:
Henry Bean

Screenplay / Senaryo:
Henry Bean

Story / Hikaye:
Henry Bean
Mark Jacobson

Cast / Kadro:
Ryan Gosling
Summer Phoenix
Glenn Fitzgerald
Garret Dillahunt
Kris Eivers
Joel Garland
                                                               Joshua Harto
                                                               Tommy Nohilly
                                                               Chuck Ardezzone
                                                               Ronald Guttman
                                                               Heather Goldenhersh
                                                               A. D. Miles
                                                               Elizabeth Reaser
                                                               Theresa Russell
                                                               Billy Zane

Subject / Konu:
Faşist bir genç olan Daniel, trende sataşmaya başladığı Yahudi genci takip edip döver. Curtis’in ev sahipliği yaptığı bir faşist toplantısına katılır ve ünlü Yahudileri öldürmeleri gerektiği fikrini ortaya atar. Daniel’ın fikirleri Curtis’in karşı çıkmasına karşın karısı Lina’nın ilgisini çeker. Daniel toplantıda tanıştığı Carla ile birlikte olmaya başlar.
Aslında bir Yahudi olan ve Yahudi okulunda okuyan Daniel, gazeteci Guy’la buluşur. Guy’ın Yahudi olduğunu öğrenmiş olması, Daniel’ı sinirlendirir. Carla’nın kendisini Curtis’le aldattığını öğrenir. Arkadaşlarıyla bir sinagogu tahrip ederler. Geçmişini anımsadıkça pişman olmaya başlar.
Carla’yla yeniden birlikte olurlar. Carla Yahudiliğe ve İbranice’ye merak sarınca ona dili ve dini öğretmeye başlar. Kendisinden Yahudi karşıtı sert mesajlar beklenen toplantıda barış yanlısı bir konuşma yapar. Manzetti isimli ünlü bir Yahudi öldürülür. Sinagog kürsüsüne bomba düzeneği kurdurtur. Dua okumak için kürsüye çıkar. Bomba patlamadan önce sinagogda bomba bulunduğunu söyleyip içlerinde Carla’nın da olduğu insanların dışarı çıkmasını sağlar. Kendisi ise içerde kalır.

Comment / Yorum:
Senarist olarak tanınan Henry Bean’in ilk uzun metrajlı yönetmenlik deneyimi olan 2001 yapımı “The Believer / İnançlı”, antisemitist bir Yahudi gencin geçmişini hatırlaması, hayatla yüzleşmesi ve yaşadığı dönüşümü konu alıyor. The Believer, New York’ta Yaklaşık 1.500.000 dolarlık bir bütçeyle çekildi. Film, Amerika genelinde 406.035 dolar, İspanya genelinde 892.335 euro hasılat elde etti.
Filmin senaryosu da Henry Bean imzası taşıyor. Senaryo, Amerikan Nazi Partisi ve Amerika Birleşi Klanları (kkk) gibi antisemitist oluşumlara katılmış, daha sonra New York Times’ta haber olunca kendisini öldürmüş Dan Burros’un gerçek hayat hikayesinden esinlenilerek yazılmış. Filmin çarpıcı bir senaryosu var. Katıldığı festivallerde 6 ödül ve 9 adaylık kazanan filmin en dikkat çekici ödülü ise Sundance Film Festivali’nde kazandığı “Büyük Jüri Ödülü”.
Filmin oyuncu kadrosunda Summer Phoneiz, Billy Zane ve Garrett Dillahunt gibi Hollywood’ta tanınan ve fakat belli noktalara gelmeyi başaramamış isimler yer alıyor. Filmin başrolünde ise kariyerine televizyon yapımlarında başlayan, 3. uzun metrajlı filminde ilk başrolünü oynayan günümüzün yıldız oyuncularından Ryan Gosling var. Gosling’in ilk başrolünde başarılı bir performans sergilemekle kalmayıp filmi sırtladığını da söylemek lazım.
The Believer sert anlatımı olan ve daha iyi olabilirmiş dedirten bir film. Buna karşın çarpıcı ve izlenmeye değer.

Imdb note: 7.3                             My note: 7

24 Temmuz 2013 Çarşamba

All Good Things / Güzel Günler (2010)

Director / Yönetmen:

Andrew Jarecki

Screenplay / Senaryo:

Marcus Hinchey
Marc Smerling

Cast / Kadro :

Ryan Gosling
Kirsten Dunst
Frank Langella
Lily Rabe
Philip Baker Hall
Diane Venora
Michael Esper
Nick Offerman
                                                            Kristen Wiig
                                                            Stephen Kunken
                                                            John Cullum
                                                            Maggie Kiley
                                                            Liz Stauber
                                                            Marion Mccorry
                                                            Mia Dillon

Subject / Konu:

David, yeni tanıştığı Katie'yle kısa sürede büyük bir aşka yelken açar. Çok geçmeden evlenirler. Katie, sıradan bir ailenin kızıdır. David ise annesini 7 yaşındayken acı bir olayla kaybetmiş, varlıklı ve fakat kendisini hor gören bir babaya sahiptir. David'in annesi damdan atlayarak intihar etmiştir. Babası, David'e bu acı anları izlettirmiştir.
Evliliklerinin ilk dönemleri oldukça mutlu geçse de; Katie'nin David'in annesinin intiharının ardından bazı psikolojik sorunlar yaşadığını öğrenmesi çok vakit almaz. Katie'nin çocuk sahibi olmak istemesini, David'in olumsuz karşılar. Hamile kalan Katie, kürtaj olmak zorunda kalır. Aralarında önce soğukluk baş gösterir. Bu soğukluk, David'in Katie'ye uyguladığı fiziksel şiddetle farklı bir boyut kazanır. Katie boşanmayı düşünse de; şayet boşanırsa hiçbir şey alamayacağını öğrenir.
Yıl 1982'yi gösterirken David'in köpekleri Ivan'ı öldürdüğünü farkına varan Katie, ortadan kaybolur. Katie'nin en son kez New York'taki evlerinde yalnız göründüğüne dair şahit vardır.
Aradan yıllar geçer ve kayıp olan Katie'nin dosyası, cinayet şüphesiyle tekrar açılır. David ortadan kaybolur. Kadın kılığında yaşamaya başlayan David, komşusu Malvern ile arkadaşlık kurar ve yakınlaşır. Evinden atılma tehlikesi yaşayan Malvern'e bir ev alıp beraber yaşayabileceklerini söyler. Karşılığında kendisi için bir iyilik yapmasını ister. Bu iyilik; Katie'ymiş gibi New York'taki evde görünüp Katie'nin kayboluşunda şüpheleri başka yöne çeken Deborah'ın öldürülmesidir. Çünkü Deborah, gerçeği saklı tutmak için David'ten sık sık para istemektedir.
Malvern, Deborah'ı evinde öldürür. David, Malvern'in telefonlarına cevap vermez ve sözünde durmaz. Evinden atılan Malvern ile boğuşan David, kafasına vurduğu darbelerle öldürdüğü Malvern'i testereyle parçalara böler ve denize atar.
Yakalanıp jüri karşısına çıkartılan David, Katie'yi öldürmediğini, Malvern'i ise boğuşma esnasında kendisini koruyabilmek için kazayla öldürdüğünü ve olanları anlatınca kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğü için cesedi parçalara ayırıp denize attığını söyler. Katie'yi öldürmekten beraat eder, Malvern'i öldürmesi de nefsi müdafaa olarak nitelendirilir. Malvern'in cesedini parçalara bölüp denize atmasından dolayı ise 9 ay ceza alır. Deborah'ın katili hiçbir zaman öğrenilemez. David, davanın ardından emlak danışmanlığı yaparak hayatını sürdürür.

Comment / Yorum:

Marcus Hinchey ve Marc Smerling’in gerçek bir hikayeden yola çıkarak yazdıkları senaryo, Andrew Jarecki tarafından yönetilir. Film, All Good Things’ten sonra film çekmeyen yönetmen Andrew Jarecki’nin ilk ve tek uzun metrajlı filmi olur. Film, Amerika genelinde 578.382 dolar hasılat elde eder.

Başrollerde izlediğimiz Ryan Gosling ve Kirsten Dunst başarılı bir ikili olur ve filmi başından sonuna kadar domine etmeyi başarırlar. Filmin bir diğer dikkat çekici ismi ise Sanford Marks rolünde izlediğimiz Frank Langella.
All Good Tahings’te rahatsız edici bir hikaye, gerilim dozajı yüksek tutularak anlatılmakta.
Bu rahatsız edici durum, film çekimlerine de yansımış. Kirsten Dunst bir süre depresyona girmiş, Ryan Gosling’de rol gereği Kirsten Dunst’a sert davrandığı bir sahneden sonra kendini kötü hissedip çiçeklerle özür dilemiş.
Film, gerilimden hoşlanan seyirciye hitap edebilir. Ancak gerçek bir hikayeyi anlatıyor olması nedeniyle zaman zaman huzursuz edici olabiliyor.

Imdb note : 6.3                               My note : 6.5


21 Şubat 2013 Perşembe

Gangster Squad / Suç Çetesi (2013)

Director / Yönetmen:

Ruben Fleischer

Screenplay / Senaryo:

Will Beall

Novel / Kitap:

Paul Lieberman (from "Gangster Squad")

Cast / Kadro :

Josh Brolin
Ryan Gosling
Sean Penn
Nick Nolte
Emma Stone
Anthony Mackie
                                                             Giovanni Ribisi
                                                             Robert Patrick
                                                             Michael Pena
                                                             Mireille Enos
                                                             Troy Garity
                                                             Holt Mccallany
                                                             Sullivan Stapleton
                                                             James Carpinello
                                                             James Hebert
                                                             Evan Jones
                                                             Josh Pence
                                                             John Aylward
                                                             Jack Conley
                                                             Jack Mcgee
                                                             Jon Polito

Subject / Konu:

1949 yılı. Mickey Cohen Los Angeles'ı elinde tutan, çok güçlü bir suç örgütünün lideridir. Cohen, hem acımasızlığıyla hem de üst düzey bağlantılarıyla kanunun dahi dokunamadığı bir konumdadır.
Emniyetten John O'Mara, dürüst ve gözüpek bir ajandır. Belaların üzerine atılmaktan korkmadığı gibi gerektiğinde Cohen'in mekanlarına baskın yapmaktan da çekinmez. Cohen'in mekanlarından birinde genç bir kızı tecavüz edilmek üzereyken kurtarınca dikkatleri üzerine çeker.
Jerry Wooters, işlerini bağlantılarla ve cazibesiyle çözmeye çalışan bir ajandır. Cohen'in akşam yemeği yediği mekana giden Jerry, Cohen'in sevgilisi Grace Faraday ile tanışır ve aralarında hızlı bir yakınlaşma olur.
Şef Parker tarafından çağrılan ajan O'Mara'ya Mickey Cohen'i bir gölge operasyonla bitirme teklifi gelir. Adaletin yerini bulmasını isteyen O'Mara, bu teklifi büyük bir memnuniyetle kabul eder. John'un tehlikeli işlerden uzak durmasını isteyen karısı Connie, John'un yeni işinde Mickey Cohen'le uğraşacağını öğrenince endişeye kapılır.
Jerry, Grace ile ilişki yaşamaya başlar.
Kendi ekibini oluşturmaya başlayan John, Jerry'ye ekibinde olmasını teklif eder. Ancak Jerry, teklifi geri çevirir. Karısının da önerileriyle ekibini oluşturan John, rozeti ilk olarak bir bara baskın düzenler. Ancak bardaki polislerle çatışmak zorunda kalıp yakalanınca işler daha en başından sarpa sarar. Çünkü John'un ekibi rozetlerini kullanmadan yani asıl kimliklerini gizleyerek baskın yapmıştır. Teslim olmak zorunda kalan John ve memur Coleman Harris, nezarethaneye atılır.
Jerry, sokaktayken bir baskın anına şahit olur ve masum bir çocuğun öldürülüşünü izler. Cohen'i öldürmek için mekana giden Jerry, arkadaşı tarafından engellenir. Arkadaşından nezarethanedeki polislerin Cohen'in adamları tarafından öldürüleceğini öğrenen Jerry, Cohen'in adamıymış gibi davranıp John ve Coleman'ı kurtarmaya gider. Jerry, John ve Coleman'ı nezarethaneden teslim almak üzereyken polis merkezine Cohen'in adamları gelir. Yaşanan kargaşa ve çatışmanın ardından Jerry, John ve Coleman'ı kurtarmayı başarır. Dışarıda bekleyen John'un ekibiyle birlikte kaçarlar.
Mickey Cohen, yeni hedefler peşinde koşar. Tüm bahis organizasyonunu yöneteceği bir mekan açmaya hazırlanır.
John'un ekibi Cohen'in evine alıcı yerleştirir ve evi dinlemeye başlarlar. Bourbon'da mal sevkiyatı yapılacağını öğrenen ekip, soluğu Bourbon'da alır. Sevkiyat sırasında arabaların arasına girerler. Hatırı sayılır bir çatışma çıkar. Çatışmanın ardından John'un ekibi sevkiyatı baltalamayı başarır.
John'un ekibi, Cohen'in işlerini sabote etmeye ve mekanlarını basmaya devam eder. Öfkeden çılgına dönen Cohen, basılan mekanlarından para çalınmadığını öğrenince baskınları yapanların polis olduğunu anlar. İçerden birinin polislere bilgi sızdırdığını düşünür. Cohen'in bu çılgın halini gören Grace, kaçıp Jerry ile buluşur. Cohen'in adamları gelip Grace'i götürmeye çalışır. Ancak Jerry, adamları haklar. Grace'i şehir dışına çıkarması için arkadaşı Jack'e emanet eder.
Ekip, son işlerini yapıp Cohen'i tamamen çökertmeyi hedefler. Ekip, Chinatown'da yapılacak sevkiyat için gider. Ancak bu kez Cohen'in adamları tarafından tuzağa düşürülürler. John, Jerry'nin olayı sezmesi sayesinde son anda kurtulur. Cohen, kendisini dinlediğini tespit ettiği memur Conway Keeler'ı öldürtür. John'un evini de silahla taratır. Grace'in saklanmasına yardımcı olduğunu tahmin ettiği Jack'in evine gider ve onu öldürür.
Conway'in cesediyle karşılaşıp öfkelenen John, Cohen'in evine gidip onu öldürmeye karar verir. Jerry, John'u engellemeye çalışınca John, Jerry'ye yumruk atar. Jerry, bunun üzerine gider. Cohen'i bulamayan John evine döner. Taranmış evine girdiğinde karısının küvette doğum yapmış olduğunu görür. Karısının ve bebeğinin güvenliği için onları şehir dışına gönderir.
Jerry, John'un evine gelir. Çok geçmeden Jerry'yi arayan Grace de John'un evine gelir. Cohen'in Jack'i öldürüşüne şahit olduğunu ve bu cinayetle ilgili tanıklık yapabileceğini söyler.
Jerry ve John, Cohen için çalışan hakimi görevinden istifaya zorlarlar. Cohen'in kaldığı oteli öğrenen ekip, onu tutuklamak için otele gider. Jerry ve John, Cohen'in adamları tarafından kale gibi korunan otele girmeyi başarır. Jerry, bacağından vurulur. Zor da olsa otelden çıkıp arabasına binmeyi başaran Cohen, kaçmaya çalışır. Ancak Cohen'in arabasına atlayan ve şoförü vuran John, arabanın havuza çarpıp durmasını sağlar. Vurulan ve ölmek üzere olan memur Max Kennard, John'u öldürülmekten kurtarır. Cohen'le başbaşa kalan John, silahını bir köşeye atıp yumruk yumruğa kavgaya tutuşur. Kavgada oldukça hırpalanan Cohen tutuklanır. Mahkum olan Cohen, Alcatraz'a gönderlir. Jerry ve John, polisliği bırakırlar. Jerry, Grace'le ilişkisine devam eder. John ise Los Angeles'ı terkeder ve ailesiyle mutlu bir hayat sürer.

Comment / Yorum:

2009 yapımı "Zombieland" filmiyle şöhrete kavuşan yönetmen Ruben Fleischer'ın 3. sinema filmi olan Gangster Squad, dev oyuncu kadrosuyla dikkatleri üzerine toplayan bir yapım. Film, Paul Lieberman'ın aynı adlı kitabından sinemaya uyarlandı. Sean Penn'i mafya babası Mickey Cohen rolüyle izlediğimiz filmde başrolleri Josh Brolin, Ryan Gosling ve Emma Stone üstleniyor. Filmde ayrıca Nick Nolte, Robert Patrick ve Giovanni Ribisi gibi ünlü Hollywood isimleri de yer alıyor. Yaklaşık 60.000.000 dolara mal olan film, Amerika'da 10 Şubat 2013 itibariyle 44.807.911 dolar hasılat elde etti.
Jerry Wooters rolü için Adam Brody, Joel Edgerton, Luke Evans ve Joseph Gordon - Levitt'in adları geçse de rol, Ryan Gosling'e gitti. Ashley Greene, Teresa Palmer, Camilla Belle, Aly Michalka, Lily Collins, Emmy Rossum, Amanda Seyfried, ve Maggie Grace; Grace rolü için oyuncu seçmelerine katıldı. Ancak rol, Emma Stone'a gitti. Max Kennard rolünü oynaması için anlaşılan Bryan Cranston, Argo filminde rol alacağı için filmde rol alamadı. Coleman Harris rolü için Jamie Foxx düşünülse de rol, Anthony Mackie'ye gitti. Connie O'Mara rolü için Amy Adams ve Kate Winslet düşünüldü. Ancak rol, Mireille Enos'a gitti.
Film, oldukça sürükleyici. Aksiyon düzeyi de tatmin edici düzeyde. Senaryonun ise orta karar olduğu söylenebilir. Çünkü filmin hikayesi, daha en başından kendini ele veriyor ve hikaye akarken pek sürprizle karşılaşmıyoruz. Filmin en dikkat çekici taraflarından biri de Sean Penn'in inanılmaz makyajı. Sean Penn'in Mickey Cohen makyajı için her sabah 3 saat uğraşıldı.
Gangster Squad, kaliteli oyuncu kadrosu ve yüksek temposuyla özellikle suç filmlerinden hoşlananların ilgisini çekebilecek bir aksiyon. Şiddet içerikli filmlerden rahatsız olanların ise uzak durması gereken bir yapım.

Imdb note : 7                                My note : 7

9 Ağustos 2012 Perşembe

Drive / Sürücü (2011)

Director / Yönetmen:

Nicolas Winding Refn

Screenplay / Senaryo:

Hossein Amini

Novel / Kitap:

James Sallis

Cast / Kadro :

Ryan Gosling
Carey Mulligan
Bryan Cranston
Christina Hendricks
Ron Perlman
Oscar Isaac
                                                            Albert Brooks
                                                            Kaden Leos
                                                            Jeff Wolfe
                                                            James Biberi
                                                            Russ Tamblyn
                                                            Joe Bucaro
                                                            Tiara Parker
                                                            Tim Trella
                                                            Jim Hart

Subject / Konu:

Sürücü, Shannon'ın tamirhanesinde takılmaktadır. Muhteşem sürüş yeteneğinden dolayı Shannon'ın ayarladığı soygunlarda araba kullanmakta ve Hollywood yapımlarında tehlikeli sürüş sahnelerinde görev almaktadır. Birkaç kez karşılaştığı komşusu Irene'le yakınlaşmaya başlar. Irene'in oğlu Benicio'yla da arası gayet iyidir.
Sürücü'nin yeteneğini yarışlarda değerlendirmek isteyen Shannon, yarış arabası alabilmek için Bernie Rose'la anlaşır. Bernie Rose, araba için 300.000 dolar verir ve yarış gelirlerine %75'lik payla ortak olur. Bernie'nin ortağı Nino, zamanında kendilerini kazıklamaya çalışan Shannon'ın leğen kemiğini kırdırmıştır. Shannon'ın ayağı bu yüzden sakat kalmıştır.
Irene, hapisteki kocası Standard'ın 1 hafta sonra döneceğini öğrenir ve durumu Sürücü'ye bildirir. Standardı geri döner ve Sürücü'yle eskisi gibi görüşemezler. Sürücü, Standard'ı otoparkta pataklanmış halde bulur. Adamın başının fena halde belada olduğunu ve şayet kendisinden istenenleri yapmazsa Irene ve Benicio'nun hayatlarının tehlikeye gireceğini öğrenir. Sürücü, Irene'in ve Benicio'nun başının tehlikeye girmemesi için Standard'a yardım etmeye karar verir.
Plana göre Standard, Blanche'la birlikte 5 dakika içersinde soygunu yapacaktır ve Sürücü'de arabayı kullanacaktır. Standard ve Blanche, soygunu yapmak üzere giderler. Sürücü, arabada beklemeye koyulur. Blanche, elindeki çantayla arabaya gelir. Bir süre sonra Standard görünür. Arabaya doğru gelirken birkaç kez vurulur ve ölür. Sürücü, vakit geçirmeden arabayı çalıştırır ve hızla uzaklaşırlar. Peşlerine bir araba takılır. Sürücü, müthiş manevralarla peşlerindeki arabaya kaza yaptırır. Blanche birlikte bir motele giderler. Haberlerde soydukları yerin herhangi bir şikayette bulunmadığını duyan Sürücü, bu tuhaf durumu ve peşlerine takılan araba hakkında bilgi vermesi için Blanche'ı zorla konuşturur. Blanche'tan kendisini soygunun elebaşısı Cook'a götürmesini ister. Bu sırada 2 silahlı adam bulundukları yeri basar. Tüfekle başından vurulan Blanche ölür. Sürücü, 2 adamı da öldürür.
Sürücü, başına gelenleri Shannon'a anlatır. Cook'u bulup elini çekiçle kıran Sürücü, paranın Nino'ya ait olduğunu öğrenir. Nino'yu arar ve parasını alabilmesi için söyleyeceği yere söyleyeceği zamanda gelmesini ister
Sürücü, Standard'ın neden öldüğünü Irene'e anlatır. Asansörde karşılaştıkları Nino'nun adamını döverek öldürür. Sürücü, Shannon Bernie'yle konuştuğu için Nino'nun adresini öğrendiğini anlar. Sürücü, Shannon'ı kaçması için uyarır.
Nino, soygunun arkasındaki ismin kendisinin olduğunun ortaya çıkmaması için Shanon'ı ve Sürücü'yü öldürmeye kararı verir. Bernie'de bu karara uyar.
Sürücü, film setine gider ve bazı malzemeler alır. Shannon kaçmak üzereyken tamirhaneye gelen Bernie, Shannon'ı öldürür. Sürücü tamirhaneye geldiğinde Shannon'ın cesediyle karşılaşır. Film setinden aldığı plastik malzemeyle yüzünü tamamen kamufle eden Sürücü, Nino'yu takibe koyulur. Nino'nun arabasına sertçe çarpar ve arabayı yoldan çıkartır. Şoför çıkıp ortalığı kolaçan eder. Gitmeye hazırlanırlarken farlarını açan araba tekrar üzerlerine doğru gelir. Araba, aldığı darbe sonucu kumsala düşer. Yaralı haldeki Nino, arabadan çıkar. Sürücü, Nino'yu denizde boğarak öldürür.
Bernie'yi telefonla arayan Sürücü, Bernie'nin buluşup aralarındaki davayı bitirme teklifini kabul eder. Irene'i arayan Sürücü, birlikte geçirdikleri günlerin hayatının en güzel günleri olduğunu söyler. Bernie'nin söylediği buluşma yerine gider. Bernie, Sürücü'ye parayı getirip getirmediğini sorar. Parayı vermesi halinde Irene'e zarar gelmeyeceğine dair söz verir. Ama kendisinin ömür boyu diken üstünde olacağını da belirtir. Parayı almak üzere arabaya giderler. Bernie, Sürücü çantayı bagajdan çıkarırken bıçaklar. Sürücü'de hamle eder ve Bernie'yi öldürür. Ağır şekilde yaralanan Sürücü, arabasına binip yola koyulur. Irene, Sürücü'nün kapısını çalar, ancak kapıyı kimse açmaz. Sürücü, yoluna devam eder.

Comment / Yorum:

James Sallis'in aynı adlı kitabından Hossein Amini'nin senaryolaştırdığı filmin yönetmen koltuğunda çektiği aksiyon filmleriyle adından söz ettirmeye başlayan Nicolas Winding Refn oturuyor. Düşük tempolu olmasına karşın sürükleyiciliğini bir an olsun yitirmeyen film; aşk, macera ve intikamın karizmatik ve retro bir sentezi. Film, temposu, tarzı ve müzikleri itibariyle 80'li yılların filmlerini andırıyor.
Yaklaşık 15.000.000 dolara mal olan film, hızlı bir açılış yaptı ve gösterime girdiği ilk haftada neredeyse maliyetini çıkarmayı başardı. Filmin festivallerde gördüğü ilgi ise gişedeki başarısının da üzerine çıktı. Tam bir ödül avcısı olan film, başta yönetmen Nicolas Winding Refn'in Cannes Film Festivali'nde "En iyi yönetmen" dalında kazandığı Altın Palmiye ödülü olmak üzere katıldığı festivallerde toplam 40 ödül ve 72 adaylık kazandı.
2011 yılında 3 film çeviren Ryan Gosling, özellikle Drive ve "The Ides of March"ta ki mükemmel performanslarıyla 2011'in adından en çok söz ettiren aktörlerinden oldu. Ryan Gosling, Drive'da soğukkanlı, tutkulu ve karizmatik bir karakter olan Sürücü ile kusursuz bir performansa imza attı. Filmin diğer önemli karakteri Irene'i ise popülaritesi giderek artan İngiliz oyuncu Carey Mulligan canlandırıyor. Bryan Cranston, Albert Brooks ve Ron Perlman gibi tecrübeli isimlerde filmin ağır topları.
Filmle müthiş bir bütünlük sağlamayı başaran müzikler, takdiri hak ediyor. Başta Kavinsky ile Lovefoxxx'un düeti olan Nightcall ve College ile Electric Youth'un düeti olan A Real Hero olmak üzere tüm şarkılar akılda kalmayı başarıyor.
Drive, yüksek tempolu bir aksiyon filmi bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir. Ancak bu beklentinin dışındaki tüm izleyicilerin filmden hoşlanacakları söylenebilir. Drive, aksiyonun sadece hızlı ve kan gölüne dönen sahnelerden ibaret olmadığını bilenler, 80'leri sevenler ve Hollywood'un büyük bir hızla zirveye doğru tırmanan yeni yıldızı Ryan Gosling'i izlemek isteyenler için keyifli bir fırsat.

Imdb note : 7.9                              My note : 7.5

25 Aralık 2011 Pazar

The Ides of March / Zirveye Giden Yol (2011)

Director / Yönetmen:

George Clooney

Screenplay / Senaryo:

George Clooney
Grant Heslov
Beau Willimon

Play / Oyun:

Beau Willimon (from "Farragut North")

Cast / Kadro :

Ryan Gosling
George Clooney
Philip Seymour Hoffman
Paul Giamatti
                                                            Marisa Tomei
                                                            Jeffrey Wright
                                                            Evan Rachel Wood
                                                            Max Minghella
                                                            Jennifer Ehle
                                                            Gregory Itzin
                                                            Michael Mantell
                                                            Hayley Meyers

Subject / Konu:

Vali Mike Morris ve Senatör Pullman, arasında Demokrat Parti'nin başkan adayı olabilmek için kıyasıya bir rekabet yaşanmaktadır. Vali Morris'in seçim kampanyasını her ne kadar Paul Zara yürütüyormuş gibi görünse de kampanyanın asıl beyni Stephen Meyers'tir. Bu durum, senatör Pullman'ın kampanyasını yürüten Tom Duffy'nin de gözünden kaçmaz.
Kampanyada çalışan Molly Stearns'le birlikte olmaya başlayan Stephen, çok geçmeden Vali Morris'in Molly'i hamile bıraktığını öğrenir ve olay duyulmadan Molly'nin kürtaj olmasını sağlar.
2 başkan adayı Ohio'nun desteğini alabilmek için çalışmalarını sürdürürlerken Tom Duffy, Stephen Meyers'i gizli bir görüşmeye davet eder ve kendileri için çalışması yönünde ahlaksız teklifte bulunur. Paul'e bu ahlaksız teklifi geçte olsa anlatan Stephen, Times muhabiri Ida Horrowicz'in bu görüşmeden haberdar olmasıyla işini kaybetmek riskiyle karşı karşıya kalır.
Ida Horrowicz'e Tom Duffy ile olan görüşmesini Paul'ün sızdırdığını öğrenen Stephen, hem Tom hem de Paul tarafından kullanıldığını farkına varır. Paul, Ida'ya bu bilgiyi vererek Stephen'ı kampanyalarına ihanet etmiş bir hain gibi göstermeyi planlarken; Tom ise aslında birlikte çalışmayı düşünmediği ve rakip kampanyanın önemli bir parçası olarak gördüğü Stephen'ı Vali Morris'in kampanyasından koparmayı hedeflemiştir.
Molly'nin intihar etmesinin ardından olayları kendi lehine çevirmeye çalışan Stephen; Vali Morris'i, Paul'ü kovup kampanyanın başına kendisini geçirmesi karşılığında Molly olayının üstünü kapalı tutacağı ve Ohio'da kazanmalarını sağlayacak Senatör Thompson'ın desteğini sağlayacağına dair garanti verir. Köşeye sıkışan Vali Morris, Paul'ü kovar ve Stephen'ı kampanyasının başına geçirir.

Comment / Yorum:

Beau Willimon'un "Farragut North" adlı tiyatro oyunundan uyarlanarak sinemaya aktarılan The Ides of March'ın yönetmen koltuğunda 4. yönetmenlik deneyimini yaşayan George Clooney oturuyor. Senaryoya da katkısı olan Clooney, ayrıca filmin oyuncu kadrosunda da yer alıyor.
Başrolü Ryan Gosling'in canlandırdığı filmde oldukça kayda değer bir oyuncu kadrosu var ve bu oyuncular, tiyatro oyunundan uyarlama olması nedeniyle yoğun ve uzun diyaloglarla dolu senaryonun hakkını ustaca vermişler. Bu yüzden Ryan Gosling'in kariyerinin en iyi performanslarından birine imza atmasında muhteşem oyuncu kadrosunun verdiği destek yadsınamaz. Altın Küre'de drama dalında "En iyi erkek oyuncu" ödülüne aday gösterilen Ryan Gosling, kuvvetle muhtemeldir ki Oscar'a da aday gösterilecektir diyebiliriz. Aynı yorum filmiyle Venedik Film Festivali'nde "Brian Ödülü" kazanan ve Altın Küre'de drama dalında "En iyi film", "En iyi yönetmen" ve "En iyi senaryo" ödüllerine aday gösterilen George Clooney için de geçerli. Yardımcı rollerde izlediğimiz George Clooney, Philip Seymour Hoffman, Paul Giamatti ve Marisa Tomei'nin adlarının Oscar'da en iyi yardımcı erkek ve kadın oyuncu dallarında aday olarak gösterilmesi de sürpriz olmaz.
Siyasi içerikli ve yoğun diyaloglu filmlerden sıkılanların kesinlikle uzak durması gereken film, bu sınıflamaların dışında kalanların beğenebileceği bir film. Başarılı hikayesi, güçlü oyuncu kadrosu ve yönetmenlikte giderek ustalaşmaya başlayan George Clooney'nin kamera arkasındaki performansını da görebilmek için iyi bir fırsat sunan The Ides of March, 2011'in tartışmasız en iyi filmlerinden biri.

Imdb note : 7.4                            My note : 7.5