Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Aydemir Akbaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aydemir Akbaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2015 Perşembe

Keşanlı Ali Destanı (1964)

Director / Yönetmen:
Atıf Yılmaz

Screenplay / Senaryo:
Haldun Taner
Atıf Yılmaz

Play / Oyun:
Haldun Taner (from “Keşanlı Ali Destanı”)

Cast / Kadro:
Fikret Hakan
Fatma Girik
Danyal Topatan
Aydemir Akbaş
Sadık
Hayati Hamzaoğlu
                                                            Mualla Sürer
                                                            Hüseyin Baradan
                                                            Mehmet Ali Akpınar
                                                            Nusret Ersöz
                                                            Sami Hazinses
                                                            Osman Türkoğlu
                                                            Faik Coşkun
                                                            Osman Alyanak
                                                            Eşref Vural
                                                            Hayri Caner
                                                            Süha Doğan
                                                            Orhan Elmas
                                                            Feridun Çölgeçen
                                                            Mürüvvet Sim
                                                            Aziz Basmacı

Subject / Konu:
Bir ailenin yeni yaptıkları gecekonduları haraç isteyip alamayan Rüstem önderliğindeki serseriler tarafından yıkılır. Karısına sarkıntılık eden Rüstem’in üzerine giden adam ise Rüstem tarafından bıçaklanır.
Gazetede genel af çıktığı haberini gören mahalleli, Keşanlı Ali’nin tahliye olup mahalleye döneceğini ve yokluğunda haraç kesenlerin hakkından geleceğini konuşmaya başlar.
Muhtar olup gecekonduları yıkmak isteyen Rüstem’in gönlü, sevgisine karşılık bulamadığı Zilha’dadır. Zilha ise Ali’yi sevmektedir. Ancak Ali, dayısı Çamur İhsan’ı öldürüp hapse düştüğü için ona kızgındır.
Tahliye olan Ali, mahallede kral gibi karşılanır. Mahallelinin baskısıyla muhtar adayı olur. Ali’de Rüstem’de kulis yapmaya başlarlar. İkisi de birbirlerini saf dışı bırakabilmek için kahvehanelerine uyuşturucu gizleyip polise şikayet etmeye karar verir. Ali’nin kahvehanesindeki uyuşturucuyu mahallenin sarhoşu alınca, arama yapan polis sadece Rüstem’in kahvehanesinde uyuşturucu bulur ve onu tutuklayıp götürürler.
Diğer muhtar adayı Teke Kazım ise asker kaçağı olduğu için sahte nüfus kağıdı taşıdığından başı polisle belaya girince Ali, muhtarlık seçimini kazanıp muhtar olur.
Ali’nin aslında İhsan’ın katili olmadığını, gerçek katilin Suriye’ye kaçan Manyak Cafer olduğunu bilen Sipsi Selim, ortalığın Ali’ye kalmaması için Ali’nin cinayetiyle nam yaptığını Cafer’e bildirmeye karar verir.
Ali, Sinekli’nin muhtarı olur olmaz ortalığı muma çevirir. Gecekondu yıkımlarını durdurur. Rüstem ve Kazım’ı da kurtarıp taksi kahyası olarak iş bulmalarını sağlar. Herşey sütliman bir haldeyken Zilha'nın 400 ırgat bulmak için Ali’ye gelen müteahit Niyazi'nin arabasına binmesi, Ali'nin harekete geçmesine neden olur. Zilha'nın kendisinden uzak durmasına dayanamayıp dayısının gerçek katili olmadığını açıklar. Suçu inkar ettiğinde ezildiğini, kabul ettiğinde ise kazandığı itibarı anlatır.
Zilha, Ali'den meydanda herkese gerçeği açıklamasını ister. Ali, şanı sarsılacağı için bu isteği geri çevirir ve Zilha'ya kendisine varması için 3 gün süre verir. Zilha ise Ali'ye kendisine varmayacağını bildirir.
Niyazi, ruhsal problemleri olan oğlu Bülent'i kurtarabilmek için kendisine ihtiyaçları olduğunu söylediği Zilha'yı götürür. Çünkü Bülent'in kaçan karısı Nevvare'ye tıpa tıp Zilha'ya benzemektedir. Niyazi, Bülent'in Zilha'yla birlikte olabilmesi için yalandan bir imam nikahı tertiplemeye karar verir.
Çılgına dönen Ali, Niyazi'ye çalışan 400 ırgatı geri çekerek işlerini baltalamaya çalışır. Ancak Niyazi giden ırgatların yerini doldurup sorunu aşar. Niyazi, Cafer'i Ali'nin başına sardırmak için Selim'i kullanır.
Zilha'yla Bülent'in evlenecekleri akşam sevgilisi tarafından evine geri getirilen Nevvare, yatak odasında Zilha'yla karşılaşır. Oyuna getirildiğini anlayan Zilha kaçıp mahallesine geri döner. Zilha'yı kaçırmak için gelen ise Zilha olmadığını fark edemediği Nevvare'yi kaçırır. Ali mahalleye dönünce Zilha'yı görür ve gerçeği öğrenir.
Geceyarısı Selim'le çıkagelen Cafer, mahalle meydanında Ali'ye hakaretler yağdırıp karşısına çıkması için meydan okur. Zilha, Ali'yi engeller. Cafer, mahalledeki gecekonduları yakmaya başlar. İnsan ölür, destanı kalır diyen Ali, Cafer'in üzerine gitmek zorunda kalır. Ayağından vurulsa da, Cafer'i kendi silahıyla vurur. Ali'ye yine hapis yolu görünür.

Comment / Yorum:
Haldun Taner'in ses getiren oyunu Keşanlı Ali Destanı, 1964 yılında Atıf Yılmaz tarafından sinemaya da uyarlanır. Yılmaz, filmin senaryosunu oyunun yazarı Haldun Taner'le birlikte yazar. Filmin yapımcılığını Memduh Ün, müziklerini Yalçın Tura yapar. Filmin başrollerini paylaşan Fikret Hakan ve Fatma Girik ve yardımcı rollerde izlediğimiz Aydemir Akbaş, Danyal Topatan, Hüseyin Baradan ve Hayati Hamzaoğlu etkileyici performanslara imza atarlar. Zilha karakterini tiyatroda yıllarca başarıyla canlandıran Gülriz Sururi, filmde Zilha karakterini canlandıran Fatma Girik'i seslendirip şarkılarını söyler.
Film, 2. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi 2. Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini, İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği'nde “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Müzik” ödüllerini kazanır.
Çaresiz toplumun kahraman yaratma ihtiyacını ve bu yaratılmış sahte kahramanlardan Keşanlı Ali’nin trajikomik hikayesini konu alan film, tiyatro oyunu kadar zevk vermese de mesajını vermeyi başaran bir film.

Imdb note: 6.6                             My note: 6.5

29 Mayıs 2014 Perşembe

Bacanak / Süper Adam (1979)

Director / Yönetmen:
Savaş Eşici

Screenplay / Senaryo:
Aydemir Akbaş

Cast / Kadro:
Aydemir Akbaş
Zerrin Doğan
Erdinç Akbaş
Baykal Kent
Ata Saka
Ahmet Kostarika
Baki Tamer
Kazım Kartal
Kamer Sadık
Aylin Berkay

Subject / Konu:
Kendisini dedektif Baretta sanan Tosun, arkadaşları tarafından Baretta Tosun diye çağrılmaktadır. Remzi isimli kafeste beslediği konuşan horozuyla yaşayan Tosun’a bir müşteri gelir ve karısının kendisiyle birlikte olmadığı için başka birisiyle ilişkisi olduğundan şüphelendiğini anlatır. Adamın karısı Sehamet, Tosun’un arkadaşı Hasan’la ilişki yaşamaktadır.
Sehamet’i takip eden Tosun, Sehamet’le Hasan’ı faka bastırır. Hasan’ı alıp karakola teslim eder. Sehamet’in yanına döner ve onunla birlikte olur.
Hasan’ın birlikte olduğu hayat kadını, patronu Selami tarafından öldürülür. Hasan, gazeteden birlikte olduğu kadının öldürüldüğünü öğrenir. Tosun’dan olayı araştırmasını ister. Tosun, öldürülen kadının evine gittiğinde kadının kendisine çok benzeyen ablası Fatma’yla tanışır.
Selami’nin katil olduğunu öğrenen Tosun, bacanak ismini kullanarak sürekli Selami’nin karşısına çıkar ve onu çıldırtır. Fatma ile birlikte Selami’yi kandırıp cinayeti itiraf ettirir. Polis, Selami’yi tutuklar. Tosun’da Fatma’yla birlikte olur.

Comment / Yorum:
Savaş Eşici’nin yönettiği 1979 yapımı “Bacanak / Süper Adam” filminin senaryosunu aynı zamanda filmin başrolünü de üstlenen Aydemir Akbaş yazar.  Filmin adı jenerikte Süper Adam, afişte ise Bacanak ismiyle lanse edildiğinden filmin 2 ismi var.
Yeşilçam’da erotik dönemin bir mahsulü olan film, komedi ve erotizmi bir arada sunmaya çalışsa da pek başarılı olamamış. Filmin anlamsız bölümleri ve kopuklukları var. Filmin ilk dakikasında görünen Ahmet Kostarika, Baki Tamer ve Kazım Kartal’ın filmin kalan kısmında hiç görünmemeleri ya da uzayıp giden erotik dans sahneleri gibi.
Bacanak / Süper Adam, her açıdan niteliksiz ve kötü bir film. Komedinin küfürle sağlanmaya çalışılması yani kaba komedi yapılması, zaten son derece kötü olan filmin iyice dibe vurmasına neden olmuş.


Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 1.5

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Acemi Dolandırıcılar / Tipsiz / Yüzme Bilmiyorsan İşin Ne Ağaçta (1979)

Director / Yönetmen:

Yücel Uçanoğlu

Screenplay / Senaryo:

Adem Ayral

Cast / Kadro :

Aydemir Akbaş
Zerrin Egeliler
Erdinç Akbaş
Nizam Ergüden
Semra Uçar
Remziye Fırtına
Sabahat İzgü
Zeki Sezer
Muzaffer Nebioğlu
Kamer Baba
                                                            Yadigar Ejder
                                                            Nuri Tuğ
                                                            Mustafa Yavuz
                                                            Şeref Çokşeker

Subject / Konu:

Naciye ve ortağı, dolandırıcılık yapmaktadırlar. Yaptıkları işlerde pek başarılı olamazlar. Kiralarını dahi ödeyemeyen Apo ve ortağının dolandırıcılık planları da genelde başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.
Naciye, kızı Sevgi'nin okulunu bitirip iyi bir hayata sahip olmasını istemektedir. Bu yüzden dolandırıcılık yapmakta ve kızına zengin hayatı yaşatmaktadır.
Apo, zengin bir kadını şayet ortağı ameliyat olmazsa ayağı kesilecek yalanıyla kandırıp 20.000 lira parasını almayı başarır. Naciye ve ortağı ise Naciye'nin güzelliğiyle erkekleri oyuna getirmeye çalışırlar.
Naciye hırsızlık yaparken yakalanıp dayak yer. Apo'da kağıt oyunuyla dolandırıcılık yaparken aynı akıbete uğrar. Naciye, ortağına yüklü para kazanacakları bir iş ayarlamasını ister. Yolunacak kaz arayan Naciye ve ortağı, av olarak zengin sandıkları Apo'yu seçerler. Apo'da Naciye'yi zengin sanmaktadır. Apo oyuna getirildiğini anlar ve intikam almaya karar verir. Naciye ise Apo'yu oyuna getirirken ona aşık olmuştur.
Arap petrol kralı kılığına giren Apo, Naciye'nin ortağının ilgisini çeker. Naciye ve ortağı, vakit kaybetmeden zengin Araptan faydalanabilmek için harekete geçerler. Naciye'yi oyuna getiren Apo, hem Naciye'den faydalanır hemde Naciye'nin mücevherlerini ve parasını alır. Ancak Apo, intikamını almasına karşın mutlu değildir.
Okul taksidini ödeyemeyecek duruma düşen Naciye, Sevgi'yi okuldan almaya karar verir. Bu durumu öğrenen Apo, Sevgi'nin okul taksidini öder. Bütün dalaverelerin ardından Naciye ve Apo bir araya gelirler.

 

Comment / Yorum:

Acemi Dolandırıcılar, tür olarak erotik - komedi diyebileceğimiz ve Yeşilçam seks furyası filmleri arasında da gösterebileceğimiz bir film. Bu furyanın 2 önemli ismi Aydemir Akbaş ve Zerrin Egeliler'i bir araya getiren film, oldukça yavan bir senaryoya sahip.
Filmin birkaç ismi var. Film afişinde filmin ismi Acemi Dolandırıcılar, film jeneriğindeyse Tipsiz olarak geçmekte. Filmde bir sahne başlangıcında klaket görünüyor. Klakette filmin adı "2 Canbaz" geçmekte. Hatta filmin bir yerinde 2 canbaz lafıda geçiyor. Ancak sonradan bu ismi kullanmaktan vazgeçildiği anlaşılıyor. Bunun nedeni muhtemelen aynı yıl vizyona giren Cüneyt Arkın ve Erol Taş'ın oynadığı aynı isimli film olmalı. Ayrıca filmin 1978 yılında "Yüzme Bilmiyorsan İşin Ne Ağaçta" ismiyle de yayınlandığını ekleyelim. Acemi Dolandırıcılar, Türk sinemasının nitelik açısından zayıf olduğu bir dönemin ürünü ve dönemin birçok özelliğini taşıyor.

Imdb note : 3.4                              My note : 3.5

5 Ekim 2011 Çarşamba

Güzel Bir Gün İçin (1965)

Director / Yönetmen:

Haldun Dormen

Screenplay / Senaryo:

Erol Keskin
Erol Günaydın

Cast / Kadro :

Belgin Doruk
Erol Günaydın
Altan Erbulak
Ayfer Feray
Tuncel Kurtiz
Metin Serezli
Nisa Serezli
Turgut Boralı
                                                                   Hüseyin Kutman
                                                                   Tuncer Necmioğlu
                                                                   Aydemir Akbaş
                                                                   Füsun Erbulak
                                                                   İhsan Yüce
                                                                   Haldun Dormen

Subject / Konu:

Bir dul olan Abbas, 3 çocuğu ve geceleri pavyonda şarkıcılık yapan kardeşi Zarife ile birlikte yaşamaktadır. Abbas aynı mağazada çalıştığı Cemile'ye aşıktır. Abbas'a acıdığı için yakın davranıp ümit veren Cemile ise Zeki ile birliktedir. Abbas, Cemile ile ilgili düşüncelerini yine aynı mağazada çalışan en yakın arkadaşı Sadık'a açar. Cemile konusunda Abbas'ı umutlandıran Sadık'ta Zarife'den hoşlanmaktadır.
Her akşam işten sonra Şişko'nun yerine gidip birkaç kadeh içki içip dertleşen 2 kafadar, güzel bir günün hayalini kurarlar.
Çalışırken zaman zaman dalgınlaşan Abbas, patronu tarafından önce uyarılır, sonra da işten kovulur. Bir yandan işinden kovulmasına üzülen, öteki yandan da Cemile'yi hergün göremeyeceğinden yakınan Abbas, tek çarenin mağazayı soymak olduğuna kanaat getirir. Sadık'la bir plan yaparlar. Plana göre; Abbas, Sadık'ı mağazada çalışırken görmeye gidecek ve mağazanın içersinde saklanacak, Sadık'ta iş çıkışı her akşam olduğu gibi Şişko'nun yerine gidip birkaç kadeh içecek ve mağazaya geri dönecektir. İçeride saklanmış Sadık, Abbas'a kapıya açtıktan sonra kasayı çalıp kaçacaklardır.
Planı uygulayacakları gün gelip çatar. Abbas, Sadık'ı ziyarete gelir, elbiselerin arkasına saklanır. Mağaza kapanır, Sadık Şişko'nun yerine gider. Birkaç kadeh içtikten sonra mağazaya geri gelir. Abbas, Sadık'a kapıyı açar. Kasayı çalacakları sırada bir problemle karşılaşırlar. Kasayı başkaları çalmaktadır.
Hırsızların peşine düşen Abbas ve Sadık, hırsızları bir eve girene kadar takip ederler. Dışarıdan gözledikleri hırsızlar uyuduklarında evin içine girerler ve kasayı alıp kaçarlar.
Abbas'ın evden kasayı aldıkları sırada cebinden düşürdüğü defter, hırsızların Şişko'nun yerine gelip 2 kafadarı bulmasına neden olur. Abbas ve Sadık'ın peşinden gelen hırsızlar, Abbas'ın evine girince Zarife ve çocukların kopardığı yaygara sonucu karakola düşerler.
Abbas ve Sadık, bir kutuya yerleştirdikleri kasayla birlikte Bandırma'ya gitmek üzereyken hırsızların eline düşerler. Ama kutunun içinden kasa değil lazımlık çıkar. Hırsızlar, kasanın yerini öğrenmek için Abbas ve Sadık'ı ölümle tehdit ederler. Abbas, kasayı Şişko'nun yerine sakladıklarını söyler.
Şişko'nun yerine gittiklerinde; Abbas'ın evine girmelerinden dolayı meyhanedekilerin saldırısına uğrayan hırsızlar, soluğu yine karakolda alır. Karakolda gerçekler açığa çıkınca; Abbas, Sadık ve hırsızlar, hapishaneye düşerler.
Tahliye olmalarına 1 hafta kala ziyarete gelen Zeki ve Cemile, düğünlerine Abbas ve Sadık'ı davet eder.
Sadık, hapishanenin duvarına Abbas'la düşledikleri güzel bir günün resmini çizmeye başlar. Herşey hayal ettikleri gibidir; Şişko'nun yerinde bütün dostların bir arada olduğu bir günde Zarife ile Sadık, Zeki'nin Abbas'a teslim ettiği Cemile ile Abbas evlenir. Eğlenirler, dans ederler. Hatta mağazanın patronu düğün hediyesi olarak çalmaya çalıştıkları kasayı getirir.

Comment / Yorum:

Film, 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En iyi komedi filmi" ödülünü kazandı. Erol Keskin ve Erol Günaydın'ın birlikte yazdığı senaryo "En iyi senaryo" ödülünü kazanırken, "En iyi yardımcı erkek oyuncu" ödülü de Erol Günaydın'a gitti. Filmin başrolünde oynayan Erol Günaydın'a en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü verilmesi, pekte akıl alır bir uygulama değil.
Ağırlıklı olarak tiyatroculardan oluşturulmuş filmin kadrosu oldukça zengin. Bu zengin kadroyla doğru orantılı olarak oyunculuk performanslarının da tatmin edici düzeyde olduğu söylenebilir.
Filmin senaryosunu; hırsızlık planına kadar ve hırsızlık planından sonra diye 2'ye ayırmak gerek. Çünkü hırsızlık planına kadar sevimli ve mantık çerçevesinde işleyen film, hırsızlık planından sonra mantık çerçevesinin dışına çıkıyor. Sevgilisine, "cici" diye hitap eden bir hırsızlık çetesi reisi, Abbas'ın evine girdikten sonra karakola götürülen hırsızların nasıl kurtulup dışarı çıktıkları, Zeki ve Cemile'nin evlenmek için neden Abbas'la Sadık'ın tahliye olmasını bekledikleri; anlaşılamayan muammalardan bazıları.
Erol Günaydın ve Altan Erbulak'ın başı çektiği zengin oyuncu kadrosu için seyredilebilecek vasat bir komedi filmi.

Imdb note : 5.9                             My note : 5

23 Ocak 2011 Pazar

Vesikalı Yarim (1968)


Director / Yönetmen:

Ömer Lütfi Akad

Screenplay / Senaryo:

Safa Önal

Story / Hikaye:

Sait Faik Abasıyanık (from "Menkeşeli Vadi")

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
İzzet Günay
Ayfer Feray
Behçet Nacar
Aydemir Akbaş

Subject / Konu:

Halil manavlık yapan, evli ve 2 çocuk sahibi, mütevazı bir adamdır. Normalde dışarı pek çıkmayan Halil, esnaf arkadaşlarının ısrarı sonucu bir akşam pavyona gider. Pavyonda şarkıcı Sabiha ile tanışır. Sabaha kadar birlikte vakit geçirirler. Kısa sürede aralarında aşk başlar.
Sabiha hislerini pavyondaki arkadaşı Müjgan'a anlatır. Sabiha'nın Halil'e tutulduğunu ve sonlarının olmadığını düşünen Müjgan, Sabiha'yı uyarır. Ama birbirlerine delice tutulan Sabiha ve Halil, hiçbir şeyi düşünmeden Sabiha'nın evinde yaşamaya başlarlar. Sabiha pavyonu bırakır, Halil de babasıyla çalıştıkları manavı bırakır ve Beyoğlu Çiçek Pasajında kasa içinde portakal ve limon satmaya başlar.
Bu arada pavyon fedaileri Halil'i Sabiha'yı bırakması için tehdit ederler. Halil henüz evli olduğunu Sabiha'ya söylemeden, Sabiha gerçeği Müjgan sayesinde öğrenir. Halil'in yuvasını yıkmak istemediğinden, Halil'i kendisinden soğutmaya çalışır. Birkaç kez Halil'den ayrılmayı dener ama yapamaz. En sonunda Halil'e bir mektup bırakır ve gider.
Halil, Sabiha'nın peşini bırakmaz. Sabiha'yı bulur, onu geri götürmek ister, çıkan bir kavga sonucu pavyon fedaisi Necmi'yi bıçaklar. Sabiha, Halil'i hapishanede ziyarete etmeye hiç gitmez. Arkadaşı Müjgan'la yolladığı şeylerde Halil'e ulaşmaz. Çünkü Müjgan ayrılmaları gerektiğini düşünmektedir.
Sabiha, Halil'i hapisten çıktığı güne kadar sabırla bekler, pavyonda çalışmayı bırakmıştır ama Halil hapisten tahliye olduğu gün tekrar pavyonda çalışmaya başlar. Amacı Halil'in kendisinden umudu kesmesidir. Halil, pavyonda bulduğu ve kendisine sıradan bir müşteri gibi davranan Sabiha'yı bıçaklar. Sabiha, polise yanlışlıkla kendi kendini bıçakladığını ve Halil'in suçsuz olduğunu söyler.
Yaralı Sabiha bir müddet hastahanede kalır. Sabiha, Halil'e yaptıklarına pişman olur. Hastahaneden çıkar çıkmaz Halil'e gerçekleri anlatmaya ve her ne olursa olsun kavuşmaya karar verir. Manava doğru gider. Manava yaklaştığında Halil'i çocuklarından birine sarılmış şekilde görür. Öbür çocuğa sarılmış Halil'in babası Sabiha'yı görür. Sabiha bir müddet Halil'e bakar. Halil,Sabiha'yı farketmemiştir. Sabiha arkasını döner ve yürüyüp kalabalığa karışır.



Comment / Yorum:

Usta yönetmen Ömer Lütfi Akad'ın "Kent üçlemesi" ya da diğer adıyla "İmkansız aşklar üçlemesi" nin ilk filmi.
Ömer Lütfi Akad, Orhan Veli Kanık'ın "Tahattur" şiirinden çok etkilenmiş ve bu şiirin hikayesinden bir film yapmayı aklına koymuştur:


"Alnımdaki bıçak yarası
Senin yüzünden;
Tabakam senin yadigarın;
"İki elin kanda olsa gel" diyor
Telgrafın;
Nasıl unuturum seni ben,
Vesikalı yarim? "

Şiirin hikayeleştirilmesi için Burhan Arpad ile anlaşır.Başka projeler araya girdiği için çalışmalar yarım kalır.(sonraki dönemde Burhan Arpad hikayeyi romanlaştırmış ve "Alnımdaki bıçak yarası" adıyla yayınlamıştır). Daha sonra Safa Önal, Sait Faik Abasıyanık'ın "Menekşeli Vadi" hikayesini uyarlayarak senaryolaştırır.
1968 yapımı bu film çoğu açıdan büyük önem taşıyan bir başyapıt. Safa Önal, klişelerden uzak ve unutulmaz dialoglarla müthiş bir senaryoya imza atmış. Bu dialoglardan en akılda kalanı; Müjgan'la Sabiha'nın, Halil'in evli olup olmadığı hakkındaki konuşmasıdır:
" Müjgan: Evliymişsin diyecektin!
Sabiha: Diyemem...
Müjgan: Niye diyemezmişsin? Korkun neden?
Sabiha: Ya evet derse!"
Ömer Lütfi Akad, bu müthiş senaryo ve muhteşem oyunculuk performanslarını, duru ve gerçekçi anlatımıyla harmanlayarak ortaya bir başyapıt çıkarmış.
Türkan Şoray'a 2. Altın Portakal ödülünü kazandıran Vesikalı Yarim'i, Şoray'ın yıldız oyunculuktan usta oyunculuğa terfi ettiği filmi olarak kabul edebiliriz.
Film ayrıca Türkan Şoray'ı sarışın görebileceğimiz nadir filmlerden biridir.
İzzet Günay döneminin diğer aktörlerine nazaran (Ediz Hun, Kartal Tibet, Cüneyt Arkın), daha az popüler bir aktör olsa da; onlardan çok daha iyi bir oyuncu olduğunu en çok bu filmle göstermiştir. Bu oyunculuk resitalinin Altın Portakal alamamış olması çok şaşırtıcı. 
İnanılması daha güç olansa; Vesikalı Yarim'in yine aynı festivalde "En iyi 2.film" seçilmesi. Her ne kadar o yıl ödülleri kazanan Fikret Hakan ve "İnce Cumali" filmine saygı duyulması gerekse de; ödülleri hakedenin İzzet Günay ve Vesikalı Yarim olduğunu da söylemek gerek.
Daha sonra 2.sınıf ve erotik filmlerde oynayacak Aydemir Akbaş ve Behçet Nacar'ı bu filmde kısa rollerde izliyoruz.
Filmde Sabiha karakterinin söylediği şarkıları Şükran Ay'ın sesinden dinliyoruz. "Kalbimi kıra kıra" gerek müziği, gerek sözleriyle filme büyük katkıda bulunuyor. Özellikle de filmin son sahnesinde...
Vesikalı Yarim'den bir çok kez esinlenildi, bir çok kez de taklit edildi. Ama Vesikalı Yarim gibisi bir daha yapılamadı. Filmin senaristi Safa Önal'a göre, Nobel kazanmış Orhan Pamuk'un "Kara Kitap" adlı romanı bile Vesikalı Yarim'den esinlenme. Filmin etkisini ve gücünü Safa Önal'ın bu söyledikleri gayet net açıklıyor.


Imdb note:7.1                                                            My note:9.5