Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

18 Ocak 2017 Çarşamba

The Defiant Ones / Kader Bağlayınca (1958)


Director / Yönetmen:
Stanley Kramer

Screenplay / Senaryo:
Nedrick Young
Harold Jacob Smith

Cast / Kadro:
Tony Curtis
Sidney Poitier
Theodore Bikel
Charles McGraw
Lon Chaney Jr.
Cara Williams
King Donovan
Kevin Coughlin
                                                            Claude Akins
                                                            Lawrence Dobkin
                                                            Whit Bissell

Subject / Konu:
Mahkumları ağışlı havada taşıyan araç devrilir. Araçta birbirlerine zincirli olan ve neredeyse kavga edecek 2 mahkum kaçarlar. Mahkumların farklı renklerde olması temel sorunlarıdır. Olay yerine gelen şerif ve adamları kaçak siyahi mahkum Noah Cullen ve beyaz mahkum John Jackson’ı aramaya başlar. Ancak çok telaşlı görünmemektedirler. Çünkü 2 farklı renkteki mahkumun çok geçmeden birbirlerini öldüreceklerini düşünmektedirler.
Noah ve John nereye gidecekleri konusunda tartışırlar. Noah’ın dediği olur ve kuzeye doğru gitmeye başlarlar. Birbirlerini tanımaya başladıkça nefretleri azalır. Bir yerleşim birimine ulaştıklarında gecenin çökmesini bekleyip bir kulübeye çatıdan girerler. Ancak düşüp ses çıkardıkları için insanlar tarafından fark edilirler. Kaçmaya çalışsalar da yakalanırlar.
Linç edilmekten eski bir mahkum olan koca Sam sayesinde kurtulurlar. Koca Sam, sabaha karşı onları serbest bırakıp kaçmalarını sağlar.
Kaçıp renk ayrımı yüzünden kavgaya tutuştuklarında eli silahlı Billy isimli bir çocuk tarafından yakalanırlar. Ancak çocuğun elinden silahını alıp onu kandırırlar. Billy, John’un Noah’ı tutuklamış biri olduğuna inanır ve onları evine götürür. John’la yakınlaşan Billy’nin annesinden yemek alıp yerler. Billy’nin getirdiği keskiyle de zincirlerinden kurtulurlar. Ancak önceden zehirlenmiş olan John fenalaşır. Billy’nin annesi John’la yakından ilgilenip iyileşmesini sağlar.
Kocası tarafından terkedilmiş olan kadın John’u Noah’tan ayrılıp birlikte gitmeye ikna eder. Ancak John kadının Noah’ı bataklığa ölüme gönderdiğini öğrenince onunla gitmekten vazgeçer. Kadından kurtulmaya çalışırken Billy, John’u vurur. John yine de Noah’ın peşinden gider ve onu bulur. Bataklığı aşıp tren yoluna ulaşsalar da John bitap düştüğü için trene binmeyi başaramazlar. Bu sırada şerif ve adamları kendilerini bulmak üzeredir…

Comment / Yorum:
Filmin çekimleri California’da gerçekleştirildi. Ağırlıklı olarak 2 başkarakter üzerine kurulu olan Stanley Kramer filmi, Hollywood’un 2 önemli aktörü Tony Curtis ve Sidney Poitier’ı bir araya getirdi. Film Türkiye’de, çekildikten tam 7 yıl sonra 1965 yılında gösterime girebildi.
John karakteri için ilk düşünülen isim Marlon Brando’ydu. Fakat Brando başka bir filmde rol almayı tercih edince filmde rol almadı. John karakterini oynaması için teklif götürülen Robert Mitchum, filmi gerçekçi bulmadı. Bir beyazla siyahın birbirlerine zincirlenemeyeceğini söyledi ve rolü reddetti. Ancak Mitchum’un aslında siyah bir adamla zincirlenmek istemediği için rolü reddettiği konuşuldu.
Elvis Presley filmde Sammy Davis Jr. ile birlikte oynamak istedi. Ancak bu isteği gerçek olmadı. Burt Lancaster, Frank Sinatra, Kirk Douglas, Anthony Quinn ve Gregory Peck gibi aktörlerin isimleri de rol için geçti. Ancak rol, filme ve yönetmene çok inanan ve aynı zamanda farklı bir rolde oynama fırsatını değerlendirmek isteyen Tony Curtis’e gitti.
9 dalda Oscar’a aday gösterilen film “En iyi senaryo” ve “En iyi görüntü yönetmeni” dallarında Oscar kazandı. Film ayrıca 6 dalda Altın Küre Ödüllerine aday gösterilip “En iyi film” dalında Altın Küre, 4 dalda Bafta’ya aday gösterilip “UN ödülü” ve “En iyi erkek oyuncu” (Sidney Poitier’e) dallarında Bafta, Berlin Uluslararası Film Festivali’nde 2 dalda aday gösterilip “En iyi erkek oyuncu” (Sidney Poitier’e) dalında Gümüş Ayı ödülleri kazandı.
Günümüzün penceresinden bakıldığında vasat bir kaçış filmi olarak değerlendirilebilecek olan yapım, 50’lerde çekilmiş ve ırkçılığa cesur teması ile döneminde oldukça ses getirmiş bir film. Bu nedenle filmin bir dönem filmi olarak da izlenmesinde fayda var. Bir sahnede John karakterinin; “Ben beyaz bir adamım. Beni linç edemezsiniz” deyişi bile siyahi insanlara eşit haklar sağlanmadan önce nasıl bakıldığını gözler önüne seriyor. Bu yönünden ötürü filmin önemli bir klasik olduğunu söyleyebiliriz.

Imdb note: 7.7                             My note: 7

13 Ocak 2017 Cuma

BU BLOGDA YAZMAK İSTER MİSİNİZ?

Sinemaya gönül veren, hali hazırda sinemayla ilgili yazılar yazan ya da yazmaya aday olan arkadaşlar bu blogda sinema yazarlığı yapmak istiyorlarsa cagrigirlangic@gmail.com adresine kendilerini tanıtıcı e - posta göndererek yazarlık başvurusunda bulunabilirler.