Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Türkan Şoray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkan Şoray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2015 Pazartesi

Cevriyem (1978)

Director / Yönetmen:
Memduh Ün

Screenplay / Senaryo:
Safa Önal

Cast / Kadro:
Türkan Şoray
Kadir İnanır
Erol Taş
Neriman Köksal
Nubar Terziyan
Mürüvvet Sim
Süleyman Turan
Memduh Ün
Ali Şen
Reha Yurdakul
                                                                Leman Akçatepe
                                                                Baki Tamer
                                                                Tuncay Özinel
                                                                Alpay İzer
                                                                Dinçer Çekmez
                                                                Yılmaz Kurt
                                                                Süheyl Eğriboz
                                                                Erdoğan Seren
                                                                Bilge Şen
                                                                Mustafa Yavuz
                                                                Abdi Algül
                                                                Tevfik Şen
                                                                Tahsin Koray

Subject / Konu:
Meyhanede Fosforlu Cevriye’ye sarkıntılık edilince, olay çıkar. Meyhanedekiler, polislerin geldiğini görünce kaçarlar. Cevriye polislerden gizlenmek için bir teknenin içine girer. Silahlı ve yaralı bir adamı karşısında bulur. Fenalaşan adamı evine taşır.
Sabah olunca başına bela olmaması için karakola gidip durumu anlatmaya karar verir. Ancak çocukluğunu ve babasının polislerce götürülüşünü hatırlayıp vazgeçer. İlaç almak için girdiği eczanede bulunan gazeteden evindeki adamın banka soygunu yapıp bir memuru öldürdüğünü ve görüldüğü yerde vurulacağını öğrenir.
Katil Ahmet’i yakalamakla görevli olan baş komiser Cemil, işe Ahmet’in ailesini soruşturarak başlar.
Cevriye, eve getirdiği doktora silah zoruyla Ahmet’teki kurşunu çıkarttırır. Cemil ve polisler doktorun ihbarı üzerine Cevriye’nin evini basarlar. Ancak Ahmet’i bulamazlar. Cevriye gözaltına alınıp sorgulanır. İlk başta katilden haberi olmadığını söylese de, doktorla yüzleştirilince tüm olanları itiraf etmek zorunda kalır. Cemil, Cevriye’yi serbest bırakır ve takip ettirir.
Cevriye, Ahmet’i Dudu’nun evinin çatı katında saklamaktadır. Dudu’nun evi Cemil tarafından basılınca, aşık olduğu Ahmet’i başka bir evde gizlemeye başlar. Ahmet’in aslında banka soygunu yapmak için adam öldürmediğini, öldürdüğü kişinin kardeşini kirletip ölmesine neden olan kişi olduğunu öğrenir. Ahmet, kardeşinin başına gelenlerin öğrenilmemesi için olaya soygun süsü vermiştir.
Yurt dışına kaçma planı yapan Ahmet, Cevriye’yi bırakıp gider. Ailesiyle helalleşmeye gider. Ancak babası soyguncu zannettiği oğluna hakkını helal etmez. Ahmet, Cevriye’nin yanına dönüp onunla da vedalaşır. Gitmek üzereyken bulundukları evin etrafını polisler sarar. Cemil, Ahmet’e teslim olması için 10 dakika süre verir. Ahmet teslim olmayacağını söyleyince; Cevriye, Cemil’den 1 saat mühlet isteyip Ahmet’in babasının yanına gider ve gerçekleri anlatıp oğlunu kurtarmasını ister. Babası Ahmet’in yanına gider ve onu teslim olmaya ikna eder.

Comment / Yorum:
Safa Önal tarafından senaryosu yazılıp Memduh Ün tarafından yönetilen 1978 yapımı “Cevriyem”, Türk sinemasındaki Fosforlu Cevriye uyarlamalarından biri olmakla beraber en son 2002 yapımı “Gönderilmemiş Mektuplar” adlı filmde bir araya gelen Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ı Yeşilçam’da son kez buluşturma özelliği de taşıyor. Filmin ilk gösterim tarihi 1 Kasım 1978. Filmin müzikleri Cahit Berkay imzası taşıyor.
Senaryoda Ahmet karakteri üzerinden karşımıza çıkan bir takım sorunlar var. Cevriye tarafından yaptıkları sorgulanan Ahmet, ilk başta sistemi eleştirip devrimci mesajlar veren, sonrasında ise yaptıklarını namus cinayetiyle açıklaması nedeniyle tutarsız bir karakter. Bu tutarsızlığın asıl nedeni ise sansür. Çünkü filmde sansür sorunları nedeniyle çıkartılmış sahneler ve değiştirilmiş kısımlar bulunuyor.
Türkan Şoray ve Kadir İnanır her zamanki gibi uyumlu. Birçok Yeşilçam emektarının bulunduğu yardımcı oyuncular arasında ise Erol Taş dikkat çekiyor. Cevriyem, Türkan Şoray ve Kadir İnanır filmlerinin en iyilerinden biri değil. Yine de ikili hatırına seyredilebilir.

Imdb note: 6                               My note: 5.5

19 Haziran 2013 Çarşamba

Seni Seviyorum (1983)

Director / Yönetmen:

Atıf Yılmaz

Screenplay / Senaryo:

Macit Koper

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
Cihan Ünal
Erdal Özyağcılar
Orhan Çağman
Tuluğ Çizgen
Bülent Bilgiç
Turgut Savaş
Tanju Şarman
Serra Yılmaz
                                                          Ferda Ferdağ
                                                          Orhan Alkaya
                                                          Erdal Tosun
                                                          Ahmet Ündağ

Subject / Konu:

Başarılı bir işadamı olan Murat, iş dolayısıyla bir sahil kasabasına gider. Pekte istemeyerek gittiği pavyonda kasabaya yeni gelmiş ve erkeklerin ilgi odağı olmuş olan şarkıcı Aygül’ü görür. Aygül, Murat’ın yıllar önce yarı yolda bırakıp terk ettiği sevgilisi Selma’ya çok benzemektedir. Murat, çok geçmeden Aygül’ün Selma’nın ta kendisi olduğunu anlar.
Selma, Murat’ı görünce geçmişi hatırlar ve kendini kötü hisseder. Çünkü dolu dolu bir aşk yaşayıp birlikte olduğu Murat, kendisini ansızın terk edip gidince pavyonlara kadar düşer.
Murat, Selma’ya yaptıklarından büyük suçluluk duyar ve hatalarını telafi etmek ister. Selma ise Murat’a artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını söyler.
Selma, kendisine ilgi duyan genç bir erkekle görüşüp Murat’ı kendisinden uzaklaştırmaya çalışır. Murat ise Selma’yı kıskanmaya başlar. Bu kıskançlık, Murat’ın genci vurup yaralamasına neden olur. Murat tutuklanır. Selma ise işi bırakıp Murat’ın tahliye olacağı günü bekler. Murat, tahliye olunca evlenirler. Bazı şeylerin eskisi gibi olamayacağını anlayan çift, intihar eder.

Comment / Yorum:

Macit Koper’in senaryosunu yazdığı, Atıf Yılmaz’ın yönettiği 1983 yapımı film, bir dönem evli kalan Türkan Şoray ve Cihan Ünal’ın birlikte rol aldıkları 6 sinema filminden 3.’sü olma özelliğini taşıyor. Seni Seviyorum, Türkan Şoray ve Cihan Ünal ikilisinin muhtemelen en az bilinen filmleri.
Film, vasat sayılabilecek ve birçok benzeri gösterilebilecek bir senaryoya sahip olsa da; finali itibariyle farklılık arz etmeyi başarıyor. Yapımcılığını ünlü yönetmen Ömer Kavur’un yaptığı filmin müzikleri ise Cahit Berkay’a ait. Oyunculuklar, gayet başarılı.
Seni Seviyorum, genel anlamda vasat ve pesimist bir film olarak değerlendirilebilirse de; oyunculukları ve farklı finali için seyredilebilecek bir film.

Imdb note : 5.1                               My note : 5.5

4 Nisan 2013 Perşembe

On Kadın (1987)


Director / Yönetmen:

Şerif Gören

Screenplay / Senaryo:

Hüseyin Kuzu

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
Erdal Özyağcılar
Bilal İnci
Asuman Arsan
Yavuzer Çetinkaya
Songül Ülkü
Hale Akınlı
Gülsen Tuncer
Bora Ayanoğlu
                                                             Oktay Sözbir
                                                             Selahattin Fırat
                                                             Selma Tarcan
                                                             Turgay Aksoy
                                                             Oktay Korunan
                                                             Murat İlker

Subject / Konu:

Gelin:
Oğlunun karısına göz koyan kayınpeder, sürekli gelinine tecavüz etmektedir. Gelin, bu yüzden kocasına ayrı eve çıkmak istediğini söyler. Babasının eline bakan kocası ise durumu görmezden gelir. Kocası kısır olan gelin, kayınpederinden hamile kalır. Kayınpederi gelininden, çocuğunu düşürmesini ister. Gelin buna razı olmaz ve üstüne gelen kayınpederini öldürür.

Gazeteci:
Füsun, sürekli iyi haberler yakalamasına karşın patronu tarafından baltalanmaktadır. Usulsüzlük yapan işadamı Fuat aleyhinde haber hazırlar. Ancak patronu bu haberi yayınlamaz. Füsun, senelik iznine ayrılır. Sevgilisiyle otele giderler. Resepsiyonist, aynı odada kalamayacaklarını söyler. Ayrı oda tutarlar. Resepsiyonist, aynı odada olduklarını öğrenince polisi arayıp fuhuş yapıldığını iddia eder. Otele gelen polis, Füsun’u muayeneye götürür.

Çingene:
2 çingene parkta otururlar. Karşı banka oturan adam, çingenelerden birinin açılan bacaklarına bakar. Sonra da kadının peşine takılır. Diğer çingeneler, adamın cüzdanını çaktırmadan çalıp kaçarlar.
Çingene, bir eğlenceye gider. Elektrikler kesildiğinde hırsızlık olur. Çingene, hırsız olduğu gerekçesiyle tutuklanır.

Deniz:
Eylemciler, yaptıkları ve yapacakları eylemler üzerine konuşurlar. İmzaları toplamaya gönüllü olan eylemci, çok geçmeden tutuklanır.

Ana – Kız:
Yasemin, erkek arkadaşı Burak’ı annesi Zeynep’le tanıştırmak için eve getirir. Burak, Zeynep’ten çok hoşlanır. Çok geçmeden Zeynep ve Burak birlikte olurlar. Zeynep, Yasemin’in Burak’tan hamile kaldığını öğrenince Burak’ın ikili oynadığını öğrenir ve onunla konuşmaya spor salonuna gider. Ancak Burak, Zeynep’le birlikte olmaya çalışır. Zeynep, eline geçirdiği spor aletiyle Burak’ın başına vurur.

Fahişe:
Hayat kadını, bir sürü telefon konuşması yapar. Telefon konuşmalarında randevularını ayarlar ve kendisini tehdit edenlere diklenir.

İkramiye:
Tahliye olmasına 5 gün kalan anne, kızı Cevriye’nin düğününe gitmek için izin alır. 12 yıldır hapiste olmasına karşın Cevriye tarafından bir kere bile ziyaret edilmemiştir. Çünkü kocasını öldürmüştür ve kayınbiraderi kızıyla görüşmesini men etmiştir. Hediyesini alıp düğüne gittiğinde hırs dolu kayınbiraderi tarafından dövülmeye çalışılır. Ancak oğlu, amcasına mani olur. Kızına hediyesini veren anne, oğluyla birlikte geceyi geçirdikten sonra hapishaneye geri döner.

Feminist:
Tülin, geri kafalı müşterilerden sıkılır. Dostlarıyla ezilen kadınlara dair konuşurlar. Apartmanda kocası tarafından dövülen Havva’yı içeriye alırlar. Akşam polis eve gelir ve Tülin’i Havva’yı alıkoyduğu gerekçesiyle karakola götürürler.

Köylü:
Öfkesi dinmek bilmeyen Mahmut eve gelir. Asiye’ye sürekli kardeşlerinden yakınır. Para bıraktığı Asiye’ye dışarı çıkmamasını söyler. Asiye tam 3 aydır hiç dışarı çıkmamıştır.
Mahmut, bazı eşyalarla ve Gülten isimli bir kadınla çıkagelir. Gülten’in bir süre kendileriyle yaşayacağını söyler. Asiye, Mahmut’un Gülten’le birlikte olması üzerine Mahmut’a kendisini köye göndermesini söyler.
Dayak yiyip eve gelen Mahmut, nefretini kustuktan sonra Gülten’le birlikte olur. Asiye, Mahmut’a kendisini köye göndermesini tekrar söyler. Mahmut ise Gülten’e de kendisine de yeteceğini söyler. Asiye, Mahmut’u bıçaklar.

Comment / Yorum:

On Kadın, yönetmen Şerif Gören için de, 9 ayrı kadını canlandıran Türkan Şoray için de oldukça cesur bir deneme. Bu 9 kadının ortak noktaları, suçlu olmaları. Ama neden suçlu duruma düştükleri irdelenince aslında mağduriyetten dolayı suç işlemek zorunda kaldıkları ya da toplumun onları suçlu olarak yaftalamasından ötürü suçluymuş gibi görüldükleri anlatılmaya çalışılan 9 kadın.
Gelin, Gazeteci, Feminist, İkramiye ve Köylü; derdini iyi anlatan hikayeler. Ana – Kız, içersinde kadın mağduriyeti barındırmakla beraber kadının kadına ihanetini de işleyen ve bu yüzden kadın mağduriyetini yeterli düzeyde yansıtamayan bir hikaye. Fahişe, Çingene ve Deniz ise oldukça yetersiz ve filmi aşağıya çeken hikayeler.
Vasat olarak değerlendirilebilecek senaryo, Hüseyin Kuzu imzası taşıyor. Filmle ilgili en dikkat çekici husus; Türkan Şoray’ın canlandırdığı 9 karakterin seslendirilmesininde farklı sanatçılarca yapılmış olması.
Türkan Şoray için çok şey söylemeye gerek yok. Bir filmde 9 karakteri canlandırmak her yiğidin harcı değil. Yardımcı oyuncular arasında Erdal Özyağcılar ve Bilal İnci haricinde dikkat çeken bir oyunculuk performansı yok.
On Kadın, iyi niyetli ve fakat amacına ulaşamamış bir yapım. Ortaya bir başyapıt çıkartabilecek malzemeler, ne yazık ki verimli kullanılamamış. Yine de değindiği hassas konu ve Türkan Şoray için seyredilebilecek bir film.

Imdb note : 6.2                             My note : 6

3 Mart 2013 Pazar

Arım Balım Peteğim (1970)

Director / Yönetmen:

Muzaffer Arslan

Screenplay / Senaryo:

Bülent Oran

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
Cüneyt Arkın
Münir Özkul
Bora Ayanoğlu
Cevat Kurtuluş
Sami Hazinses
Kayhan Yıldızoğlu
Ergun Köknar
Aziz Basmacı
                                                               Aynur Aydan
                                                               Zeki Sezer

Subject / Konu:

Abuzittin Bey tarafından tutulan özel ajan Mehmet, Abuzittin'in karısının sosyetenin zengin ve yakışıklı simalarından Harun'la otelde yasak aşk yaşadığını fotoğrafla belgeler. Abuzittin, Harun'u öldürmek için otele gider. Durumdan haberdar olan Mehmet'in kızı Zeynep, cinayeti engellemek için otele gider. Zeynep, Harun'un odasına girip Abuzittin'in karısının kıyafetlerini giyer ve Harun'u kurtarır.
Avrupa'ya gidecek olan Harun, Zeynep'i buluşmaya davet eder. Harun'dan çok etkilenen Zeynep, buluşmaya gider. Birlikte romantik anlar geçirirler. Uçağa yetişmek için gitmek zorunda olan Harun, tekrar görüşmek istediği Zeynep'in adını öğrenmek ister. Ancak Harun'un aklının sadece çapkınlıkta olduğunu gören Zeynep, adını söylemez. Harun'da, Zeynep'e kendisini Arım, balım, peteğim diye hatırlayacağını söyler.
Konservatuardan mezun olan Zeynep, kendisine aşk bekleyen arkadaşı Cem'le birlikte sahne almaya başlar. Aradan uzun süre geçer ve Harun ile Zeynep, Zeynep'in sahne aldığı mekanda karşılaşırlar. Harun, Zeynep'i buluşmaya devam eder. Aklı fikri Harun'da olan Zeynep, Harun'la buluşmaya gider. Kendini başka erkeklerle de münasebeti varmış gibi gösterir. Zeynep, bütün geceyi Harun'la geçirir.
Yaşadıklarından pişmanlık duyan Zeynep, babasına bir mektup bırakır ve gazı açık bırakarak intihar etmeye kalkışır. Yolda, evden çıkmadan önce kızının söylediklerini düşünen Mehmet, hızla eve döner ve kızını kurtarır. Kurtulan Zeynep, Harun'un çocuğunu doğurur ve sahne almaya devam eder. Zeynep, oğluna Harun ismini verir.
Babasını ölmüş bilen Harun, ağaçtan düşer ve hastahaneye kaldırılır. Harun'a kan gerekir. Radyodan kan arandığını duyan Harun, hastahaneye gidip kan verir ve varlığından haberdar olmadığı oğlunun kurtulmasını sağlar. Küçük Harun, kurtarıcısını bir baba gibi sever.
Zeynep, oğlu ve babasını mutlu etmek için Cem'le evlenmeye karar verir. Zeynep'in sahne aldığı mekana giden Harun, Zeynep'i önce hatırlamaz. Hatırladığındaysa yıllardır onu aradığını söyler ve villasına davet eder. Harun, Zeynep'e aşık olur.
Abuzittin'le hamamda karşılaşan Harun, Abuzittin'in tavsiyesiyle şüphelendiği  Zeynep'i takip ettirmeye karar verir ve Mehmet'e gider. Mehmet, Harun'un sorgulatmak istediği kişinin kızı Zeynep olduğunu anlar. Mehmet, Harun'a Zeynep'in kızı olduğunu açıklar. Harun'a kızının kendisinden başka hiçbir kimseyle alakası olmadığını söyleyen Mehmet, Harun'dan kızını bırakmasını ister. Harun, trenle şehirden ayrılmaya karar verir. Zeynep, kendisini uğurlamaya gelir. Harun gidemez ve Zeynep'e sarılır. Mehmet ve torunu Harun da istasyona gelirler. Mehmet, Harun'a torununun babası olduğunu açıklar.


Comment / Yorum:

Türk sinemasının 3 dev ismini bir araya getiren 1970 yapımı Arım, Balım, Peteğim, daha ziyade yapımcı olarak çalışmış ve çok fazla film çekmemiş bir yönetmen olan Muzaffer Arslan imzası taşıyor. Yapım, filmografileri incelendiğinde rakiplerine nazaran çok daha fazla filmde rol almış olmalarına rağmen birlikte çevirdikleri film sayısı az olan Türkan Şoray ve Cüneyt Arkın'ı buluşturmasıyla dikkat çekiyor. Elbette yardımcı rolde izlediğimiz Münir Özkul'un varlığı da unutulmamalı.
Her ne kadar filmin senaristi Bülent Oran olarak gözükse de; filmin bir Bülent Oran senaryosu olduğunu söylemek pek mümkün değil. Çünkü filmin senaryosu, Billy Wilder'ın yazıp yönettiği 1957 yapımı "Love in the Afternoon / Öğleden Sonra Aşk" filminden alınmış. Türk sinemasında sıkça rastladığımız bu durum esinlenmenin ötesinde bir nevi adaptasyon.
Arım, Balım, Peteğim, kadrosunda bulundurduğu dev isimlere karşın geniş kadrolu bir film değil. Filmin tamamına yakınının 2 başrol oyuncusu üzerine kurulduğu söylenebilir. Film, oyunculukların ön planda olduğu bir film değil. En parlak çağlarındaki başrol oyuncuları,  güzellik, zarafet ve kıyafetleriyle göze çarpıyorlar. Film, bu yönüyle gayet başarılı. Filmin bir diğer övgüye layık tarafıysa Nesrin Sipahi'nin sesinden dinlediğimiz müthiş şarkılar.
Filmin en eleştirilesi tarafı; abartılı finali. Film, tam Harun'un gitmekten vazgeçişi ve 2 aşığın kavuşması ile nihayetlenecekken ortaya çıkagelen müzisyenler ve Mehmet, tuhaf bir görüntüye neden oluyor. Üstüne üstlük Mehmet'in Harun'a damdan düşer gibi torununun babası olduğunu açıklaması, zaten tuhaf bir hal alan filmin finalini daha da abartılı bir şekle sokuyor.
Arım, Balım, Peteğim, içinde komedi de hüzün de barındıran, vasat olarak nitelendirilebilecek bir drama. Senaryosundan ziyade yıldız oyuncuları için seyredilecek türde filmlerden.


Imdb note : 5.1                             My note : 4.5

13 Temmuz 2012 Cuma

İnce Memet Vuruldu (1975)

Director / Yönetmen:

Yılmaz Duru

Screenplay / Senaryo:

Sabah Duru

Cast / Kadro :

Yılmaz Duru
Aysun Güven
Cemil Şahbaz
Meral Orhonsay
Menderes Samancılar
Altan Bozkurt
Yaşar Yağmur
Murat Erton
Müjgan Ağralı
                                                               Tarık Şimşek
                                                               Sönmez Yıkılmaz (Herkül Sönmez)
                                                               İsmail Hakkı Şen (İsmail Haktan)
                                                               Yusuf Sezer
                                                               Yadigar Ejder
                                                               Arap Celal
                                                               Kadir Kök
                                                               Mürüvvet İşsever
                                                               Feri Cansel
                                                               Yılmaz Güney
                                                               Türkan Şoray

Subject / Konu:

Pavyonlarda şarkıcılık yapan Sabah, namını ve dürüstlüğünü duyduğu Adana'ya Memet'in yanına gelir. Memet'in bir sürü düşmanı vardır ve her an ölümle karşı karşıyadır. Memet, bir kere evlenmeye yeltenmiş, ancak evleneceği kız başkasını sevdiği için evlenmekten vazgeçmiştir. Sonra da hayatı sürekli tehlikede olduğu için herhangi bir kadınla evlenmemeye karar vermiştir. Çünkü kendisi babasız büyümüştür ve kocasız kalan annesinin ne kadar zor bir hayat sürdüğüne de şahit olmuştur.
Memet, Sabah'a aşık olur ve tüm tehlikelere rağmen onunla evlenmeye karar verir. Memet, ortağı Hacı'yla görüşmek üzere hiç sevmediği İstanbul'a gider.
Annesine Sabah'ı sevdiğini ve onunla evleneceğini söylemek üzere giden Memet, annesinden babası İnce Cumali'yle yaşadıkları zorlu günleri ve nasıl dünyaya geldiğinin hikayesini dinler. Memet'in nişan yüzüklerini alıp dönmesini bekleyen Sabah, Memet'in kıyafetlerini giyer. Memet'i öldürmek üzere gelen düşmanının adamları, Memet sandıkları Sabah'ı kurşun yağmuruna tutup öldürürler. Memet, Sabah'ın ölüm haberini alır almaz eve koşar. Memet, gelinlik giydirdiği Sabah'ı kayıkla adaya götürür ve gömer.
Memet, ortağı Hacı'nın da öldürüldüğü haberini alır. Sabah'ın acısıyla yüreğine dağlanan Memet, intikam almaya karar verir. Çiftlikteyken bir kaç adam tarafından ateş açılır. Adamların peşine düşen Memet, adamlardan birini yakalar. Yakaladığı kimsesiz Sungur'la kan kardeş olur ve onu himayesine alır. Memet, Hacı'nın torunu Ali'yle de kan kardeş olur. İntikamını alacağı kişilerin mekanlarında gezen Memet, hakkı yendiği için isyan eden ve birkaç kişi tarafından dayak yiyen Cemil'i de yanına alır ve onunla da kan kardeş olur. Kan kardeş olduğu 3 gence baba gibi davranır.
Düşmanları tarafından saldırıya uğrayan Memet, arabayla peşlerine düşer. Düşmanlarından kaçmakta olan Yaşar'a çarpar ve onu hastahaneye götürür. Yaşar'a Memet'in düşmanları olduğu ve onu öldürmesi gerektiği söylenir. Yaşar, kendisini ziyarete gelen Memet'i öldürmek üzereyken; Memet'in aslında düşmanı olmadığını öğrenir. Memet, Yaşar'ı da yanına alır.
Cemil, yükseklere çıkmak için kendisini basamak olarak kullanmaya çalışan şarkıcı sevgilisi Bahar yüzünden hovarda bir hayat sürmeye başlar.
Memet, Sabah'ın katillerinden birini yakalar ve öldürür.
Sevdiği kızla evlenip kaçakçılığa tövbe etmeye karar veren Sungur, son işinde Memet'in düşmanları tarafından yakalanır. Sungur, işkencelerle öldürülür.
Memet'in adamı Vurgun, Memet'in düşmanlarını teker teker öldürmeye başlar. Memet, oğlu gibi sevdiği Cemil, Yaşar ve Ali'nin hayatlarını tehlikeye atmamak için onları kendinden uzaklaştırır. Cemil, uyuşturucu kaçakçılarının mallarını çalar. Yaşar, sevdiği kızla evlenir ve şoförlük yapmaya başlar.
Memet, Cemil'i uyuşturucu işinden uzak durması için uyarır. Cemil, Memet'in sözlerini ciddiye almaz. Cemil'in mekanına gelen Memet, Cemil'in kendisini hiçe sayan tavırlarına sinirlenir ve oğlu kadar sevdiği Cemil'i öldürür. Memet, büyük üzüntü yaşar ve silahını bırakıp gider. Memet'in silahını bırakıp gittiğini haber alan düşmanları, Memet'i köprüde vurur. Vurgun, vurulup yere düşen Memet'i kaldırır. Memet, Vurgun'a Anadolu yakasında ölmek istediğini ve kendisini o tarafa götürmesini söyler. Ancak çok geçmeden Vurgun'da vurulur.

Comment / Yorum:

İnce Memet Vuruldu, başrolünü ve yönetmenliğini Yılmaz Duru'nun, senaristliğini ise Yılmaz Duru'nun eşi Sabah Duru'nun üstlendiği, Yeşilçam'da erotizm furyasından da nasiplenmeyi unutmamış, misafir oyuncularıyla dikkatleri üzerine çeken ve fakat vasatı bile yakalayamayan bir film. Yılmaz Duru, Memet karakteriyle iyi bir oyunculuk performansı sergilemiş. Ancak bu performans, filmi kurtarmaya yetmemiş.
Türkan Şoray, kariyeriyle ilgili verdiği birçok röportajda en büyük pişmanlığının Yılmaz Güney'le film çevirememek olduğundan bahsetse de; İnce Memet Vuruldu, dolaylı olarakta olsa Türkan Şoray'la Yılmaz Güney'i aynı filmde bir araya getirmeyi başarıyor. Jenerikte şeref misafiri olarak isimleri geçen 2 dev oyuncu, filmde küçük rollerle karşımıza çıkıyor. Türkan Şoray, Memet'in evlenmeye yeltenip vazgeçtiği köylü kızı; Yılmaz Güney ise Memet'in babası İnce Cumali'yi canlandırıyor. Yılmaz Güney'in görüntüleri, 1967 yapımı "İnce Cumali" adlı filmden alınarak filme eklenmiş. Film, bu yönüyle "İnce Cumali" filminin devam filmi olarakta algılanabilir.
Filmin küçük bir bölümünde Feri Cansel'in görüntüleri de kullanılmış. Türkan Şoray, Yılmaz Güney ve Feri Cansel'in görüntülerinin filme bir katkı sağladığı söylenemez. Bu durum, bahsi geçen oyuncuların görüntülerinin, oyuncuların şöhretlerinden faydalanabilmek ve izleyicilerin ilgisini çekebilmek için kullanıldığı izlenimi yaratıyor. Filmde ayrıca sonraki dönemlerde popülariteleri artacak Meral Orhonsay ve Menderes Samancılar gibi isimler de rol alıyor.
Filmin garip bir senaryosu var. Sabah'ın öldürülmesinin ardından mavi gözlü kimi bulsa kan kardeş olan ve onları himayesine alıp iyilik aşılamaya çalışan Memet'in kaçakçılıkla herşeyini elde etmiş olması; uyuşturucu kaçakçılığına bulaşan oğlu gibi sevdiği Cemil'i pisliğe bulaştığı gerekçesiyle öldürmesi, oldukça tutarsız. Çünkü sonuçta Memet'te yasadışı işler çeviren bir adam. Ayrıca kimi bölümlerde daldan dala atlanması da; kurgusal problemleri gözler önüne seriyor. Filmde Gönül Yazar ve Müşerref Akay'ın seslendirdiği şarkılar kullanılmış.
İnce Memet Vuruldu, İnce Cumali filminin devamı niteliğinde olması ve misafir oyuncu dahi olsalar Türkan Şoray ve Yılmaz Güney'i bir araya getirmesiyle dikkat çekmeyi başaran bir yapım. Ancak filmin beklentilerin altında kaldığı çok açık. Yılmaz Duru sinemasından hoşlananların ilgisini çekebilir.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 4

4 Haziran 2012 Pazartesi

Güzeller Resmigeçidi (1960)

Director / Yönetmen:

O. Nuri Ergün

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Ahmet Tarık Tekçe
                                                                                       Nilüfer Sezer
                                                                                       Türkan Şoray
                                                                                       Rauf Alazan
                                                                                       Faik Coşkun
                                                                                       Nubar Terziyan
                                                                                       Osman Türkoğlu
                                                                                       Faik Coşkun
                                                                                       Yüksel Tanık
                                                                                       Necati İltaç
                                                                                       Orhan Aykanat
                                                                                       Hasan Danabaşoğlu
                                                                                       Saim Bilge
                                                                                       Yaşar İzgi
                                                                                       Canan Erdura
                                                                                       Feridun Karakaya

Subject / Konu:

Yabancı bir ülkede ülkenin en zengin ve sevilen şahıslarından biri olan Türk asıllı Ömer Abdül Fettah Bey ağır hastadır. Üvey oğlun Ebu Ahmet Tarık Bin Tekçevi'den başka kimsesi yoktur. Hayatını hovardalıkla ve eğlencelerle geçiren Ebu Ahmet Tarık Bin Tekçevi, üvey babası ölünce konacağı mirası düşünmektedir.
Ömer Abdül Fettah Bey ölür. Ebu Ahmet Tarık Bin Tekçevi, heyecanla vasiyetin açıklanmasını bekler. Vasiyet açıklanır ve Ömer Abdül Fettah Bey, bütün mirasını İstanbul'da yaşayan, ismini bile hatırlamadığı, dansa meraklı ve vücudunda yıldız şeklinde bir et beni olan güzeller güzeli teyzesinin kızına bırakır. Şayet kız 3 ay içinde bulunamazsa bütün miras Ebu Ahmet Tarık Bin Tekçevi'ye kalacaktır.
Ahmet, kızı bulup ortadan kaldırtmaya karar verir ve bunun için Tophane Canavarı'na haber verir. Tophane Canavarı, adamlarıyla kızı aramaya başlar. Ahmet, dansöz sevgilisi Ümmü Şakrak'la birlikte İstanbul'a gelir. Tophane Canavarı, kızı bulamadıklarını ama iyi bir fikri olduğunu söyler ve gazeteye vücudu, sesi ve dansı güzel kızların katılacağı büyük ödüllü bir yarışma ilanı vermeyi teklif eder. Yarışmadan önce de yıldızların katılacağı bir güzeller resmi geçidi yapmaya karar verirler.
Ayşe, çevresindekiler ve nişanlısı Mıstık tarafından yarışmaya girerse kesin kazanacağı yönünde tepkiler alır. Ancak bacağındaki yıldız şeklindeki et beninden çok utandığı için yarışmaya katılmak istememektedir. Mıstık, Ayşe'yi yarışmaya katılmaya zorlar.
İlk etapta ses yarışması yapılır ve Ayşe yarışmayı kazanır. Ahmet, Ayşe'den çok hoşlanır. Ümmü, Ayşe'ye dans çalıştırırken Ayşe'nin bacağındaki yıldız şeklindeki beni görür ve Ahmet'in bulursa öldüreceği Ayşe'yi korumak için Emniyet Müdürlüğü'ne haber verir. Emniyet teşkilatı, bu iş için Cilalı İbo'yu görevlendirir.
2. etap olarak dans yarışması düzenlenir. Ayşe, benini gizlemeyi başararak dans eder ve bu yarışmayı da kazanır. Aradığı kızı bulamayan Ahmet, ümidini yarışmanın son etabına saklar. Çünkü son etapta güzellik yarışması yapılacak ve Ahmet bütün kızların vücudunu görebilecektir.
Ümmü, durumu Mıstık'a da bildirir. Mıstık, bacağına Ayşe'nin bacağındaki ben gibi bir yıldız çizer ve kadın kıyafetleri giyerek yarışmaya katılır. Ahmet ve adamları Ayşe'nin bacağındaki beni farkeder. Ancak Ayşe'den hemen sonra sahneye çıkan Mıstık, dikkatleri üzerine çekmeyi başarır. Ahmet ve adamları, aradıkları kişinin Mıstık olduğunu sanar.
Ayşe, bu yarışmayı da kazanır. Ahmet ise kadın kılığındaki Mıstık'ı öldürmek için odasına çağırır. Mıstık'ın kadın kılığına girmiş olduğu anlaşılınca Ahmet'in adamları üzerine hücum eder. Mıstık, adamların hepsinin hakkından gelmeyi başarır. Ümmü, Ayşe'ye Mıstık'ın yaptığı fedakarlıkları anlatır. Mıstık sahnede tacını takmış Ayşe'ye koşar.

Comment / Yorum:

1960 yılı, Türk sineması için önemli bir milattır. Çünkü 1960, Türkan Şoray'ın sinemaya başlangıç yılıdır. 1960'ta henüz 15 yaşında oyunculuğa başlayan Türkan Şoray, bu yıl içersinde 3 filmde rol aldı. İşte Güzeller Resmigeçidi, bu 3 filmden biri olması nedeniyle önem arz ediyor. Baştan sona şarkıların söylendiği, dansların edildiği ve güzel kızların arz-ı endam ettiği film, 14 mart 1961 tarih ve 15 sayılı karar ile sansür kurulunca yasaklanan filmler listesine alınmıştır.
Ortada senaryo namına birşey olmadığı için filmi izlemek, televizyonda yılbaşı eğlencesi izlemek gibi bir his uyandırıyor. Şarkı, dans, türkü ve yarışma eşliğinde akıp giden filmde, Türkan Şoray'ın taze güzelliği özellikle dans ve yarışma sahnelerinde cömertçe kullanılmış.
Filmin ana karakterlerinden Ebu Ahmet Tarık Bin Tekçevi'yi dönemin önemli karakter oyuncularından Ahmet Tarık Tekçe, Ümmü Şakrak'ı ise aslen dansöz olmasına karşın sinemada birkaç filmde boy göstermiş olan Nilüfer Sezer canlandırmış. Ayrıca dönemin önemli ses sanatçıları, filmde bizzat yer alıp şarkılarını seslendirmişler.
Güzeller Resmigeçidi, dönemin müzik ve dans türlerinden hoşlananlar için eğlenceli bulunabilir. Film, senaryo bakımından zayıf ve vasatın altında bir yapım. Ancak söz konusu film, Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray'ın ilk deneyimlerinden birisi olması nedeniyle bile ilgiyi hak ediyor.

Imdb note : 5.9                              My note : 4