Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Tarık Akan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarık Akan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2013 Cumartesi

Deli Kan (1981)

Director / Yönetmen:

Atıf Yılmaz

Screenplay / Senaryo:

Atıf Yılmaz
Onat Kutlar
Ayşe Şasa

Novel / Kitap:

Zeyyat Selimoğlu (from "Deprem")

Cast / Kadro :

Tarık Akan
Müjde Ar
Kamil Sönmez
Ekrem Dümer
                                                             Ata Saka
                                                             Tevfik Şen

Subject / Konu:

Bir balıkçı teknesi alıp adını da "Mitari’nin Gelini" koymayı hayal eden Sefer, göz koyduğu Zekiye'yi vakit geçirmeden elde etmek ister. Sefer'den hoşlanmasına karşın kendisine kaba davranmasını kabullenemeyen Zekiye, Sefer'e kendisine varmayacağını söyler. Gözünü karartan Sefer, Zekiye'ye zorla sahip olur. Zekiye, Mitari'den kaçar ve kendisinden uzun süre haber alınmaz.
Zekiye'nin İstanbul'da kötü yola düştüğü haberini alan Sefer, soluğu İstanbul'a giden arkadaşı Memiş'in yanında alır. Beyoğlu'nda Zekiye'yi arayan Sefer, bir pavyonda Zekiye'ye çok benzeyen Nurcan isimli bir kadına rastlar. İlk başta Nurcan'ın Zekiye olup olmadığına karar veremez. Pavyonda çıkan bir olaya müdahale edince pavyona fedai olarak işe alınır. Nurcan'ın Zekiye'nin ta kendisi olduğunu anlayınca Zekiye'yi öldürmeye çalışır ama başarılı olamaz. Zekiye, Sefer'i kızdırıp intikamını almak için elinden geleni yapar.
Bir süre sonra aşk baskın çıkar ve Sefer'le Zekiye beraber olmaya başlarlar. Sefer, hayalindeki teknenin siparişini verir. Teknesini tesim alınca Zekiye'yi de alıp Mitari'ye dönecektir. Pavyon sahibinin kendisine verdiği bir işi yaparken eli kana bulanan Sefer, hapse düşer. Pavyon sahibi ve adamları Zekiye'yi de Gaziantep'te bir mekana satarlar. Kaçmayı başaran Zekiye, Sefer'i ziyarete gelip olanları anlatır.
Sefer tahliye olur. Zekiye'yle birlikte Mitari'ye dönmek için biletlerini alırlar. Otobüse binecekleri sabah Sefer, intikamını almak için pavyona gider ve kendisine oyun eden patronun adamlarını bıçaklayarak öldürür. Bıçağını temizlediği sırada bir fedai tarafından bıçaklanan Sefer ölür. Sefer'in ardından pavyona gelen Zekiye, Sefer'in cesediyle karşılaşır.

Comment / Yorum:

Zeyyat Selimoğlu’nun “Deprem” isimli hikayesinden sinemaya uyarlanan Deli Kan, Atıf Yılmaz imzası taşıyor. Bir köylü kızının sevmesine rağmen kendisine istediği gibi muamele etmeyen delikanlıya boyun eğmeyip, İstanbul’a kaçıp kötü yola düşüşünü ve delikanlının kızın ardından gidişini anlatan film, Atıf Yılmaz sinemasının özelliklerini taşımakla beraber yönetmenin önemli filmlerinden biri değil.
Filmi Tarık Akan ile Müjde Ar’ın sırtladığı ve zayıf sayılacak oyuncu kadrosundan neredeyse hiç destek alamadıkları söylenebilir. Filmde rol de alan Kamil Sönmez, filmin belli bölümlerinde şarkıyla anlatım yapıyor. Filmin diğer müzikleri, Yeni Türkü grubunun imzasını taşıyor. Şarkılar arasında en dikkat çekeni “Mitari’nin Gelini”
Filmin temposu düşük. Ancak temponun düşük oluşu, filmin sürükleyiciliğini olumsuz etkilemiyor. Deli Kan, türünün seçkin örneklerinden biri olmasa da; vasatın üzerinde bir film.

Imdb note : 6                               My note : 6.5

7 Mart 2013 Perşembe

Kızımın Kanı (1987)

Director / Yönetmen:

Halit Refiğ

Screenplay / Senaryo:

Erdoğan Tünaş

Cast / Kadro:

Tarık Akan
Mine Baysan
Neslihan Acar
Kaya Sensev
Yüksel Gözen
Yavuz Karakaş
Atilla Kunt
Süheyl Eğriboz

Subject / Konu:

Kayak hocalığı yapan Cemil, karısından 5 yıl önce boşanmıştır. Annesiyle yaşayan 16 yaşındaki kızı Figen'i çok sevmektedir. Annesi ise Figen'e ilgi göstermemektedir. Cemil kayak dersleri vermek için Uludağ'a gider ve hoşlandığı Aysun'la yeni bir aşka yelken açar. Figen, erkek arkadaşı Hakan tarafından tuzağa düşürülür. Figen'i sarhoş edip ona sahip olan Hakan, evleneceklerini söylediği Figen'i film yıldızı yapacağını söyleyerek kötü yola düşürmeye çalışır.
Telefonla kızına ulaşamayan Cemil, kızının doğumgünü için şehre döner. Kutlama için hazırlık yapar. Ancak Hakan, Figen'den yine faydalanır. Figen, kendisinden faydalandığını anladığı Hakan'dan ayrılmaya kara verir. Ancak Hakan çektiği uygunsuz fotoğraflarla Figen'i tehdit eder. Kötü yola sürüklenen Figen, sahilde ölü bulunur. Yapılan incelemelerde Figen'in aşırı derecede uyuşturucudan öldüğü anlaşılır.
Cemil, Figen'in pişmanlıklarını belirttiği mektubu bulur. Figen'in mektubunda sevdiği adam tarafından kullanıldığını ve kötü yollara sürüklendiğini ama intihar etmeyi düşünmediğini yazmaktadır. Cemil, bunun üzerine kızının erkek arkadaşını bulmaya karar verir. Olayı araştırınca Hakan'ın Figen'i kötü yola düşüren kişi olduğunu öğrenir. Asıl patronlara ulaşmaya çalışan Cemil, Hakan'ı döve döve konuşturur. Hakan, patronu tarafından öldürtülür. Araştırmasına devam eden Cemil, asıl patrona ulaşır ve kızının intikamını alır.

Comment / Yorum:

Halit Refiğ imzası taşıyan Kızımın Kanı, başından sonuna nereye gideceği belli olan bir hikaye. Filmde 80'li yılların Türk sinemasının klasiklerinden biri olan içkiyle sarhoş edilip tecavüze uğrayan ve kötü yola düşen genç kız hikayesi kullanılmış. Ve film, adından da anlaşılabileceği gibi intikamla nihayete eriyor.
Erdoğan Tünaş imzası taşıyan senaryo, klişelerle dolu ve sürükleyicilikten çok uzak. Oyunculuk performanslarının vasatı aşamadığı film, Türk sinemasının duraklama döneminin tipik örneklerinden biri.

Imdb note : 1.1                             My note : 4


25 Mart 2012 Pazar

Mavi Boncuk (1974)

Director / Yönetmen:

Ertem Eğilmez

Screenplay / Senaryo:

Sadık Şendil

Cast / Kadro :

Emel Sayın
Tarık Akan
Kemal Sunal
Zeki Alasya
Metin Akpınar
Münir Özkul
Halit Akçatepe
Adile Naşit
Perran Kutman
                                                            Feridun Çölgeçen
                                                            Giray Alpan
                                                            Talat Gözbak

Subject / Konu:

Baba Yaşar, oğlu Yakışıklı Necmi, Kaymakam Cafer, Şeker Kamil, Süleyman ve Mıstık gazinoya Emel Sayın'ı dinlemeye giderler. Fiks menünün ne demek olduğunu bilmedikleri için yiyip içtikleri herşey için sabit bir ücret ödeyeceklerini zanneden kafadarlar, bu yanlış anlaşılmayı garsonlara anlatamayınca; gazino sahibinin talimatıyla tartaklanıp gazinodan atılırlar.
Başlarına gelen bu tatsız olay yüzünden oldukça rencide olan 6 kafadar, gazino sahibinin yaptığını ödetmek için harekete geçerler. Planları Emel Sayın'ı kaçırıp gazinoyu zor duruma düşürmek ve gazino sahibinden fidye istemektir.
Tuhaf ve komik planları doğrultusunda Emel Sayın'ı bayıltıp halıya saran kafadarlar, sanatçıyı Baba Yaşar'ın evinin çatı katına kaçırırlar. Emel'e iyi davranırlar ve kendisini niye kaçırdıklarını açıklarlar. Emel'de 6 kafadarın samimiyetine inanır ve onları sevmeye başlar. Yakışıklı Necmi'yle yakınlaşması ise aşka dönüşür.
Fidyeyi teslim alma konusundaki ilk denemeleri oldukça garip bir şekilde hüsrana uğrayan kafadarlar, kendilerinden ayrılmak istemeyen Emel'i yine halıya sararak geri götürürler. Emel bu duruma içerler. Emel'in aşkıyla yanıp tutuşan Necmi başta olmak üzere 6 kafadar da pişman olur.
Mavi Boncuk adıyla kendi meyhanelerini açan kafadarlar, efkarlı efkarlı otururlarken; kendilerine küskün olmasına rağmen hasretlerine dayanamayıp ansızın çıkagelen Emel'i karşılarında görürler. 2 aşık Necmi ve Emel birbirlerine kavuşurlarken herkesin neşesi de geri gelir.

Comment / Yorum:

Film o kadar zengin bir oyuncu kadrosuna sahip ki bu konuyla ilgili yapılabilecek tek yorum; yıldızlar geçidi demek olacaktır. Münir Özkul ve Adile Naşit gibi 2 ustanın yanında yıldızları hızla parlayan komedyenler Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Zeki Alasya ve Metin Akpınar, dönemin en revaçtaki 2 jönünden biri olan Tarık Akan ve sinemadaki 14. deneyiminde bir şarkıcıyı canlandıran ses yıldızı Emel Sayın oldukça isabetli seçimler olmuş. Oyunculuk performansları mükemmele yakın. Emel Sayın, dev oyuncuların arasında hiç mi hiç sırıtmadığı gibi oyunculukta da iddialı olduğunu göstermiş.
Filmin başarılı senaryosu Sadık Şendil imzası taşıyor. Kaynaklarda Ertem Eğilmez ve Zeki Alasya'nın da senaryoya katkıda bulundukları bilgisi yer almakta. Arzu Film'in zengin kadrolu, sıcak ve samimi aile filmlerinin tipik bir örneği olan Mavi Boncuk'un çoğu yerinde Ertem Eğilmez'in usta dokunuşlarını hissedebiliyorsunuz. Film, Türk sinemasında defalarca işlenen Stockholm Sendromunun (kaçırılanın kaçırana aşık olma durumu) en naif örneklerinden biri.
Film müthiş detaylarla zenginleştirilmiş karakterlerin unutulmaz sahneleriyle dolu. Baba Yaşar'ın sinema tutkusu ve sinemaya dair anlattıkları, Kaymakam Cafer'in neden kaymakam lakabını taşıdığı ve sürekli tekleyen aracı, Mıstık'ın korka korka annesi Adile'den gizli işler çevirmesi, Adile'nin saflığı ve merakı, Süleyman'ın sazı eşliğinde fidye parasını getiren adamın geldiğini haber veren şarkısı, kadın kılığına giren Kamil'in fidye parasını teslim almayı beklerken sadakayla karşılaşınca sadaka veren adama saldırması ve elbette Emel Sayın'ın keyifli şarkıları, filmle ilgili en unutulmaz anlar.
Emel Sayın'la Tarık Akan'ı 3. ve son kez bir araya getiren Mavi Boncuk, bu 2 ünlü ismin arasında çıkan aşk dedikoduları yüzünden de adından söz ettiren bir yapım oldu.
Mavi Boncuk, dönem itibariyle incelenirse; Türk sinemasında 70'lerin 2. yarısıyla başlayan seks furyasından önceki verimli dönemde çevrilen en iyi filmlerden biri. Defalarca izlemiş olsanız da yeniden seyrettiğinizde yine aynı keyfi aldığınız filmler vardır. Mavi Boncuk işte tam da böyle bir film.

Imdb note : 7.4                              My note : 8.5

22 Kasım 2011 Salı

Herhangi Bir Kadın (1981)

Director / Yönetmen:

Şerif Gören

Screenplay / Senaryo:

Ahmet Soner

Cast / Kadro :

Hülya Koçyiğit
Tarık Akan
Cihan Ünal
İhsan Yüce
Yaman Okay
Ajlan Aktuğ
Şükrüye Atav

 

Subject / Konu:

Zengin bir ailenin kızı olan Yıldız, yakışıklı işadamı Murat Gaffaroğlu'yla tanışır. Aralarındaki sıcaklık kısa sürede aşka dönüşür. Yıldız, anlaşmakta zorluk çektiği babasının köşkünü terkeder. Kendi ayakları üzerinde durup sıradan insanların arasında yaşamak ister.
Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş Bozovalı Cemal, hamallık yapıp, 2 arkadaşıyla birlikte kıt kanaat bir yaşam sürmektedir. Yolu Yıldız'la kesişen Cemal, Yıldız'ın kendisine yakın davranmasından etkilenir. Aşık olduğu Yıldız'ın da kendisini sevdiğini zanneder. Halbuki Yıldız, daha önce görmediği tarzda bir yaşama sahip olan Cemal'i, bir arkadaş gibi sevmektedir.

Yıldız'ın babası, Murat'ın Yıldız'la birlikte olmasını Murat'ın iş yaşantısında başarısız olup, fabrikasının iflas etme noktasına gelmesine bağlar. Murat'ın aşkından emin olan Yıldız ise Murat'ın evlenme teklifini kabul eder.
Cemal, Yıldız'ın zorla evlendirildiği kanısına vardığı için nikahtan önce Yıldız'ı kaçırır. Tüfeğini alan Murat, Cemal'le Yıldız'ın peşine düşer ve ormanda izlerini bulur. Murat ve Cemal kavgaya tutuşur. Tüfeği eline alan Yıldız, kavgayı durdurur ve kiminle birlikte olmak istediğini söyler.

 

Comment / Yorum:

Aslında gayet sade bir konusu var filmin;1 kadına aşık olan 2 erkek. Ama hikayeye eklenen ustaca detaylar, filmi benzerlerinden o kadar ayırmış ki; ortaya çok iyi bir iş çıkmış. Benzeri filmlerde karşılaşılan 2 erkek karakterden birinin iyi, diğerinin kötü olması klişesi bu filmde kullanılmamış. 2 karakterde detaylıca işlenmiş. Murat karakteri zengin, kibar, sportif ve batıyı sembolize ediyor; Cemal karakteriyse fakir, mahçup, güçlü ve doğuyu sembolize ediyor. Murat tenis oynuyor, Cemal ise kaval çalıyor. Kavga ederlerken; Murat boks teknikleri kullanıyor, Cemal ise güreşiyor. Bu ve bunun gibi detaylar, karakterleri oldukça zenginleştirmiş. İşte film, en çok bu yönüyle benzerlerinden ayrışıyor.
Türk sinemasında üst düzey 2 jönün, popüler oldukları dönemde bir araya geldiği film sayısı pek fazla değildir. Herhangi bir Kadın, bu özelliğiyle de önem arz eden bir film. Tarık Akan'ın da, Cihan Ünal'ın da performansları gayet gerçekçi. Hülya Koçyiğit'in oynadığı Yıldız karakteriyse sıradan bir karakter ve Hülya Koçyiğit filmografisinde benzerlerine rastlamak mümkün.

Şerif Gören'in klişe dolu dramalardan belirgin ve başarılı şekilde ayrılan filmi Herhangi bir Kadın, senarist Ahmet Soner'in ilk senaryosu. Durum analizleriyle yer yer gülümseten, yer yer duygulandıran, gerçekçi, keyifli ve izlenmeye değer bir film.

 

 

Imdb note : 6.4                            My note : 8

5 Ekim 2011 Çarşamba

Deli Deli Olma (2009)

Director / Yönetmen:

Murat Saraçoğlu

Screenplay / Senaryo:

Hazel Sevim Ünsal

Cast / Kadro :

Tarık Akan
Şerif Sezer
Levent Tülek
Zuhal Topal
Korel Cezayirli
Cemile Nihan Turan
Ozan Erdoğan
Yeşim Ceren Bozoğlu
Barış Üregül
                                                              Deniz Arna

Subject / Konu:

Malakanlar, 93 harbi sonrasında Çar yüzünden memleketlerinden göç etmek zorunda kalmıştır. Mişka, çocukluk yıllarında Rusya'dan Kars'a göçmüş bir Malakandır. Mişka, Rus kültürüyle yetiştiği için köyde yaşayan diğer insanlardan farklıdır. Yaşlanmış, yalnız ve fakir Mişka, farklı olmasına rağmen köy ahalisince sevip sayılmaktadır. Köyde Mişka'dan tek nefret eden, huysuz ve dediğim dedik Popuç'tur. Popuç, köydeki tek bakkal dükkanını işleten oğlu Şemistan, gelini Figan ve torunlarıyla beraber yaşamaktadır. Ailesinin sürekli Mişka'ya yardımcı olması, Popuç'u çıldırtmaktadır.
Şemistan, saz aşıklarının atışmalarına katılmakta ve genelde başarısız olmaktadır. Şemistan'ın kızı Alma ise müziğe oldukça yatkın bir kızdır. Alma'nın müziğe karşı yeteneği olduğunu keşfeden öğretmeni Metin, Alma'yı müziğe yönlendirmeye çalışır. Ailesi de Alma'ya bu konuda destek verir.
Mişka'yı tanıdıkça onu candan şekilde seven Alma, büyükannesi Popuç'un engellemelerine karşın; Mişka'nın evine gidip gelir. Alma, Mişka'nın evindeki piyanoyla müziğe iyice ısınır.
Mişka, evinde bağlı olan ve yıllardır çalmayan telefonun bir gün çalacağı ve akrabasının kendisini arayacağı umuduyla yaşamaktadır.
Popuç, işkence etmek istediği Mişka'nın bakkala olan borçlarını ödemesinde diretir. Verecek birşeyi olmayan Mişka, borcuna karşılık piyanosunu verir. Ama huysuz Popuç, piyanoyu kısa sürede evden gönderir. Piyano, köyde borçluların borçlarına karşılık adres değiştirip durur.
Hasta yatağında yatan Mişka'nın telefonu birgün çalar. Mişka telefona bakamaz. Telefonu cevaplayan Alma, Mişka'nın son umudunu yok etmek istemediğinden; arayanın Mişka'nın akrabası olduğunu söyler. Mişka huzur bulur.
Alma, öğretmeni Metin sayesinde konservatuar sınavlarına girmeye hazırlanırken; iyice hastalanmış olan Mişka, ölümle pençeleşmektedir. Mişka'nın ölüm döşeğinde olması, Popuç'u biraz olsun yumuşatır. Geçmişi anımsamaya başlar. Gençlik yıllarında birbirlerine deli gibi aşık olduklarını, tüm engellere rağmen birlikte kaçmaya karar verdiklerini ve Mişka'nın kaçacakları gece gelmeyip kendini yüzüstü bıraktığını hatırlar.
Alma, umutlarının peşinden konservatuar sınavına gider. Mişka'da kendisine bakan Popuç'a kaçacakları gece neden gelemediğini yani koca bir ömür neden ayrı kaldıklarını anlatır...

Comment / Yorum:

Deli deli olma, tarihimizin pekte bilinmeyen bir parçası olan Malakanları tanımamızı sağlayan, yıllar sonra Tarık Akan'la Şerif Sezer'i bir araya getiren bir yapım. Çekimleri 5 hafta süren film, Kars'ta çekildi. Film, yönetmen Murat Saraçoğlu'nun 3. uzun metrajlı filmi.
Filmin hikayesi ilgi çekici. Senaryoda ise seyirciyi tam anlamıyla tatmin etmeyen bazı boşluklar var. Mesela Mişka'nın Popuç'u neden yüzüstü bıraktığı; çok basitçe ve kısa anlatılmış. Oyunuc seçimi ve oyuncu performansları gayet başarılı.
Filmin müziklerini yapan Mehmet Erdem ve Özgür Akgül, 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En iyi müzik" ödülünü kazandı. Filmin kazandığı diğer ödül; Levent Tülek'in 15. Sadri Alışık Ödülleri'nde kazandığı "En iyi yardımcı erkek oyuncu" ödülü.
Filmde Tarık Akan'ın gençliğini oğlu Barış Üregül, Şerif Sezer'in gençliğini kızı Deniz Arna canladırmış.
Hikayesi ve oyunculuklarıyla öne çıkan keyifli ve sıcak bir film.

Imdb note : 7.1                             My note : 6

2 Şubat 2011 Çarşamba

Canım Kardeşim (1973)


Director / Yönetmen:

Ertem Eğilmez

Screenplay / Senaryo:

Sadık Şendil

Cast / Kadro :

Tarık Akan
Halit Akçatepe
Kahraman Kıral
Metin Akpınar
Adile Naşit
Sıtkı Akçatepe
Kemal Sunal
İhsan Yüce

Subject / Konu:

Fakir bir gecekondu semtinde babası ve kardeşiyle yaşayan Murat,günlerini can arkadaşı Halit'le aylaklık ederek geçirmektedir.Sobalarının dumanından zehirlenen baba ölür.Bir sağlık taraması sonucunda da kardeşi Kahraman'ın kan kanseri olduğu ortaya çıkar.Kahraman'ın 2-3 aylık ömrü kaldığını öğrenirler.Öğretmeni bu durum üzerine son günlerini daha güzel geçirebilmesi için Kahraman'a artık okula gelmesine gerek olmadığını söyleyerek,izin verir.Artık Murat ve Halit'in tek amaçları vardır;Kahraman'ı mutlu etmeye çalışmak.Bunun için kimi zaman neşeli,kimi zaman hüzünlü maceralara atılırlar.Lunaparka giderler,ceplerine para girsin diye kanlarını satarlar,paralarının yetmediği bir lokantada Kahraman'a ziyafet çekerler,para kazanmak umuduyla İzmir'e gidip at yarışı oynarlar.Kahraman bu süreçte çok eğlenir.Ama Murat ve Halit,Kahraman'ı esas mutlu edecek şeyi çok iyi bilmektedirler;televizyon.Murat,İzmir'de Kahraman'a bir hafta içinde televizyon alacağına dair söz verir.Televizyon alabilmek için para bulamayan iki kafadar,Kahraman'ın mutluluğu için hırsızlığı göze alırlar.Bir çatıdan anten çalarlar,sonrada bir dükkanın camını kırıp,içerdeki televizyonu çalarlar.Geceyarısı eve dönerler.Kahraman'ın yatağında yattığını görünce,onu uyandırmadan televizyonu kurup sürpriz yapmaya karar verirler.Televizyonu kurarlar ve Murat,Kahraman'ı uyandırmaya gider...

Comment / Yorum:

Popülarite olarak diğer Ertem Eğilmez filmlerinden geride olsa da ustanın en önemli filmidir.Film,tarz olarak İtalyan Yeni Gerçekçilik Akımı ile paralellikler taşıyor.Türk sinemasında ki; "Senin annen bir melekti yavrum","Amca size baba diyebilir miyim?" gibi gerçekçilikten uzak ve tamamen duygu sömürüsüne dayalı bayatlamış,inandırıcılıktan uzak ve klişe dialoglarla dolu Türk Dram tarzını bir tarafa itip,sokağa inen ve orada yaşanan çaresizliği,zorlukları ve hayal kırıklıklarını duygları istismar etmeden anlatmayı başaran çok önemli bir film.Filmin başarılı senaryosu Sadık Şendil imzası taşıyor.
Film,Adana'dan 4 Altın Koza kazanmayı başarsada,en iyi film ödülünü Ömer Lütfü Akad'ın "Gelin,Düğün,Diyet Üçlemesi" nin en zayıf filmi olan "Gelin"e kaptırdı.İki filmi kıyaslarsak;"Canım Kardeşim"in daha iyi bir film olduğunu söylemek gerek.Film,Adana'da en iyi 2.film,"En İyi Yönetmen,En İyi Görüntü Yönetmeni ve ayrı bir parantez açılması gereken "En İyi Müzik" ödüllerini kazandı.Cahit Oben'in müthiş bestesi filmle çok iyi örtüşmüş.Yalnızca o yılın değil,tüm zamanların en iyileri arasında yer almayı hakkeden bir beste.
O döneme kadar genelde vasat filmlerde rol alan Tarık Akan,1973 yılında "Suçlu" filmindeki rolüyle Altın Portakal kazanmasına rağmen aynı yıl rol aldığı "Umut Dünyası" ve "Canım Kardeşim" filmleri oyuncunun kariyerindeki esas dönüm noktasıdır.
Kariyerinin büyük bölümünde komedi karakter oyunculuğu yapan Halit Akçatepe,bu filmdeki sade oyunculuğuyla gayet başarılı.Filmde Adile Naşit,Metin Akpınar,İhsan Yüce ve Kemal Sunal'ı da küçük rollerde görmek mümkün.
Bu filmi özel kılan en önemli nokta;çocuk oyuncu performası.Oyunculuk kariyeri çok uzun olmayan Kahraman Kıral'ın bu filmdeki başarılı performansını sinema tarihimizin en iyi çoçuk oyuncu performansı olarak gösterebiliriz.

Imdb note : 8.5                          My note : 9.5