Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Salih Güney etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salih Güney etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2026 Pazartesi

Yıldız Tepe (1965)

Director / Yönetmen:

Memduh Ün

Screenplay / Senaryo:

Safa Önal

Memduh Ün

Novel / Kitap:

Peride Celal

Cast / Kadro:

Fatma Girik

Ekrem Bora

Salih Güney

Aliye Rona

Ayla Algan

Atıf Kaptan

Fatma Bilgen

Nejat Çetinok

Meriç Başaran

Selahattin İçsel

Ahmet Turgutlu

Devlet Devrim

Subject / Konu:

Kimsesiz kalan genç bir kız olan Sevgi, Yıldız Tepe isimli kırsaldaki ailesinin tanıdıklarının yanına sığınmak zorunda kalır. Soğuk ve mesafeli şekilde karşılandığı kasvetli evde varlığını kabul ettirebilmesi hiç de kolay olmayacaktır. Çünkü evde tuhaf şeyler yaşanmakta ve bir sır saklanmaktadır. Esrarengiz sesler, fırtına ve çığlıklar, Sevgi’yi ürkütür.

Ailenin reisi Kılıçoğlu, sessiz ve uzak durmayı yeğlemektedir. Karısı Fatma, adeta bir gölge ve hizmetçi rolündedir. Büyükanne, şefkatli ve iyi niyetlidir. Büyük oğul Murat, kaba ve hoyrattır. Herkesten uzak durmaya çalışmaktadır. Küçük oğul Ali, hovarda bir gençtir. Sevgi’yle yakınlaşmak için fazlasıyla gayret gösterir. Evin kızı Cemile’yse kendisine düşmanca davranır.

Sevgi, Cemile’nin Murat tarafından kırbaçlandığını görür. Ali tarafından taciz edilince evden ayrılmaya karar verir. Ancak Kılıçoğlu’nun ziyaret ettiği mezar taşının tuhaflığı, onu gitmekten alıkoyar. Mezar taşında ‘Burada Osman Kılıçoğlu yatıyor’ yazmaktadır. Esas ürkütücü olansa ‘Ölümlerin en beteriyle öldü’ yazısıdır.

Büyükanneden öğrendiği hikaye, gerçekleri algılamasını sağlar. Aile, aslında İstanbul’da yaşayan mutlu bir aileyken ortanca oğulları Osman’ın yasak aşkı Türkan, her şeyi mahveder. Kocasını zehirleyip öldüren Türkan’ın suçunu üstlenerek idam edilir. İdamı izleyen çocuk yaştaki Cemile’yse bir yarı deli olur. Yaşanan trajik olayların akabinde aile İstanbul’u terk edip Yıldız Tepe’ye yerleşir.

İdamın arkasından Türkan’ın intihar süsü verilerek öldürüldüğünü düşünen Sevgi, katili aramaya başlar. Bu arayış esnasında Sevgi, kendisini bir aşk, kıskançlık ve ölüm üçgeni içerisinde bulur.

Comment / Yorum:

Peride Celal’in aynı adlı romanından Safa Önal ve Memduh Ün tarafından senaryolaştırılıp sinemaya uyarlanan Yıldız Tepe, birçok detayla döneminin yoğun melodramik yapımlarından ayrışan bir film. 1965 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Memduh Ün oturuyor. 92 dakika uzunluğundaki yapım, Uğur Film tarafından yayınlanmış.

Yıldız Tepe, kalburüstü oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Ana karakter Sevgi’yi canlandıran Fatma Girik’in yanı sıra Ekrem Bora, Aliye Rona ve Atıf Kaptan da iz bırakan performanslara imza atmışlar. Yapıma dair keşkeler de mevcut. Zira gerilim ve gizem düzeyi daha yüksek tutulsaymış ortaya bir başyapıt çıkabilirmiş. Sürükleyici hikayesi ve başarılı oyunculuklar, filmi seyre değer kılıyor.

Imdb note: 7.1                                My note: 7.5





6 Ekim 2014 Pazartesi

You Can’t Win ‘Em All / Paralı Askerler (1970)

Director / Yönetmen:
Peter Collinson

Screenplay / Senaryo:
Leo Gordon

Cast / Kadro:
Tony Curtis
Charles Bronson
Michele Mercier
Patrick Magee
Fikret Hakan
Gregorie Aslan
Leo Gordon
Horst Janson
John Alderson
John Agheson
                                                               Tony Bonner
                                                               Howard Goorney
                                                               Salih Güney
                                                               Henia Halil (as Gonia Halil)
                                                               Yüksel Gözen
                                                               Terry York
                                                               Erol Keskin
                                                               Mümtaz Alpaslan
                                                               Ken Buckle
                                                               Manny Michael
                                                               Reed De Rouen
                                                               Paul Stassino
                                                               Nosher Powell
                                                               Bülent Gültekin
                                                               Suna Keskin
                                                               Kayhan Yıldızoğlu

Subject / Konu:
İki paralı asker olan dolandırıcı Adam ve kaçakçı Josh, Yunan adasından tekneyle kaçmayı başarırlar. Josh ve adamları, padişaha karşı ayaklanan ve savaşı kaybedeceğini düşündüğü Mustafa Kemal'e silah satacaktır. Türk topraklarına vardıktan kısa süre sonra Albay Ahmet Elçi komutasındaki askerler tarafından kuşatılıp yakalanırlar. Ahmet, Josh'taki silahlara talip olur. Birlikte Balıkesir'e doğru yol alırlar.
Vali Osman Bey'in huzuruna çıkıp taramalı tüfeği gösterirler. Tüfeği oldukça beğenen Osman Bey, Mustafa Kemal'in Anadolu'da ilerlediğini ve ona karşı destek güce ihtiyaç duyduklarını söyler. Adam'ın gemisinin serbest bırakılması ve para karşılığında anlaşmaya varırlar. Ancak aslında Osman Bey'in farklı planları vardır.
Yola çıktıkları tren saldırıya uğrar. Saldırıyı taramalı tüfeklerin ve Ahmet'in vagonlara gizlediği atlı askerlerle savuşturmayı başarırlar.
Ahmet, Adam'a sandıklarda 1 ton altın taşıdıklarını ve birlikte hareket ederlerse altınları paylaşabileceklerini söyler. Adam çok geçmeden sandıklardaki altınların aslında altınla kaplanmış kurşun olduğunu farkına varır. Josh'ın da bu olaydan haberdar olduğunu öğrenir.
Yunan saldırısı başlar. Adam, padişah Yunanlarla müttefik olduğu için beyaz bayrak sallatır. Ahmet, Kanuni Sultan Süleyman döneminden kalma hazineyi alıp sevgilisiyle birlikte kaçmayı planlamaktadır. Ancak sevgilisi Adam'la birlikte hareket etme kararı aldığından kendisini bıçaklayarak öldürür. Adam, Yunan binbaşıyla pazarlık yaparken, bu kez de Josh'la birlikte hazineyi alıp kaçar.
Adam, askerleri kurşuna dizen Yunan binbaşıyı sahte altınları vererek ikna eder. Ancak bu sefer de hava bombardımanı başlar ve Yunan birlikleri yok edilir. Bir kamyonla kaçmayı başaran Adam, İzmir'e ulaşır. Amerikan binbaşısından İslam Yıldızı adı verilmiş gemisine gitmek için izin alır. Gemiye vardıklarında Josh'ı gemide bulurlar. Hareket etmek isterler. Ancak gemi saldırıya uğrar. Yeni Türkiye Cumhuriyeti donanması, İslam Yıldızı'nda bulunan herkesi tutuklar. Mustafa Kemal'in huzuruna çıkarılan Adam ve Josh, güzelliğine kapıldıkları kadını da karşılarında bulurlar. Kanuni Sultan Süleyman'ın hazinesi, bulunduğu sandıktan çalınmıştır ve Adam'la Josh hazinenin yerini bilmemektedir. Buna karşın hazinenin asıl önemli parçası olan halife Osman'ın kuranı sandıktaki gizli bölmesinden alınmamıştır. Mustafa Kemal'den eğer padişah bu kurana sahip olsaydı, tüm İslam alemini toplayıp kendilerine karşı kullanabileceğini öğrenirler. Serbest bırakılırlar ve bir geminin güvertesinde patates soyarken Türkiye'den ayrılırlar.

Comment / Yorum:
Filmi yönetmesi için düşünülen ilk kişi Howard Hawks’tı. Ancak Hawks teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine yönetmen koltuğuna 1969 yılında çektiği "The Italian Job / İtalyan Usulü Soygun" filmiyle tanınan Peter Collinson oturdu. Filmin senaryosu, oyuncu kadrosunda da yer alan Leo Gordon'a ait. Başrollerinde Hollywood'un iki devi Tony Curtis ve Charles Bronson'ın yer aldığı filmde diğer önemli rolleri ise ünlü Fransız oyuncu Michele Mercier ve Fikret Hakan üstlenmiş. Ayrıca filmin oyuncu kadrosunda Salih Güney, Erol Keskin ve Suna Keskin gibi Türk oyuncularda yer almakta. Ancak Türk oyuncular arasında filmdeki tek kayda değer rol, Fikret Hakan'ın canlandırdığı Albay Ahmet karakteri.
Tamamı Türkiye'de çekilen film, Kapadokya'dan Efes Antik kentine kadar birçok önemli mekanda çekilmiş. İstanbul'un da yoğun şekilde kullanıldığı filmde saray sahnelerinin iç çekimleri Said Halim Paşa Konağı'nda yapılmış. Buna karşın filmin mekan örgüsü oldukça yanlış. Film, 1922 yılında Kurtuluş Savaşı sırasında geçmekte. Sadece final sahnesinde yer alacak Atatürk'ü bir jönün canlandırmaması büyük tepkilere neden olunca Atatürk adı filmde kullanılmamış. Filmin Türkçe dublajında da Mustafa Kemal yerine Muzaffer Kayhan ismi kullanılmış.
Amerika'da 24 Temmuz 1970'te gösterime giren "You Can’t Win ‘Em All / Paralı Askerler", bazı tarihsel saptırmalar olduğu gerekçesiyle Türkiye'de sansürden geçemez ve sinemalarda gösterilemez. Film ancak çekildikten 43 yıl sonra 26 Mayıs 2013 tarihinde Türk televizyonlarında Türk seyircisiyle buluşur. Bu saçma yasağın esas nedeni, Charles Bronson'ın bir Türk gazetesinin röportaj teklifini geri çevirmesi ve bunun üzerine gazetenin filmin Türk düşmanı olduğu yönünde bir kampanyaya imza atıp Sansür Kurulu'nu bu yönde etkilemiş olması. Halbuki filmde Türkiye aleyhinde hiçbir mesaj verilmediği gibi sonunda da Türk hükümeti ve halkına teşekkür edilmekte.
You Can’t Win ‘Em All, ciddi bir bütçeyle çekilmiş, elinden geldiğince Türkiye'nin önemli yerlerini göstermeye çalışmış ve fakat günümüzün gazetelerinden pek de farklı olmayan bir zihniyetin kurbanı olmuş bir yapım. İyi bir film mi? Hayır vasat bir film. Ama uğradığı zulüm nedeniyle seyredilmeyi hak ediyor.

Imdb note: 6.2                           My note: 5


13 Nisan 2013 Cumartesi

Hasan Almaz Basan Alır (1975)

Director / Yönetmen:

Aram Gülyüz

Screenplay / Senaryo:

Erdoğan Tünaş

Cast / Kadro :

Salih Güney
Feri Cansel
Mete İnselel
Ali Şen
Renan Fosforoğlu
Tuncay Özinel
Aynur Akarsu
Burçin Doğru

Subject / Konu:

Hasan, doğduğu ilk andan itibaren çapkınlık peşinden koşar. Babası Rüknettin'i işleri yürütüyormuş gibi kandıran Hasan, tüm vaktini kadınlarla birlikte olmak için harcamaktadır. Rüknettin, Hasan'ın ne işler çevirdiğini öğrenir ve Hasan'ı, arkadaşı İbrahim'in kızı Ebru'yla evlendirmeye karar verir. Henüz 18 yaşında olan ve tıp okuyan Ebru, evlenmeye niyetli değildir. Bu yüzden Hasan'la tanışmak için gideceği randevuya erkek delisi Jale'yi gönderir. Hasan'da randevuya homoseksüelmiş gibi davranmasını tembihlediği arkadaşı Osman'ı gönderir. Rüknettin, Hasan'ın evlilikten kaçmak için numara çevirdiğini öğrenir.
Hasan, geçirdiği kaza sonucu cinsel organından rahatsızlanır. Tedavisi için 2 milyona mal olacak bir pil gerekir. Rüknettin, oğlunun düzelmesi için pili alır. Pil takılan Hasan, eski sağlığına kavuşur.
Hasan, aşık olduğu ama babasının evlendirilmek istediği kişi olduğunu bilmediği Ebru'yla evlenmek ister. Hasan'ın kimliğine bürünen Osman, Ebru'nun kimliğine bürünen Jale'ye tam bir erkek olduğunu ispat eder.
Daha önce birlikte olduğu ve kendisini unutamayan kadınlar tarafından kaçırılan Hasan'ın pili kendisinden istifade eden kadınlar tarafından tüketilir.
Osman'dan hamile kalan Jale, evliliğe yanaşmayan Osman'ı yola getirmek için Rüknettin'e mektup yazar. Rüknettin, Ebru'nun babası İbrahim'e kızının hamile olduğunu ve bir an önce nikah kıymaları gerektiğini bildirir. Namusunu temizlemek isteyen İbrahim, Hasan'ı öldürmek için peşine düşer. Jale, durumu Osman'a bildirir ve aslında Ebru olmadığını itiraf eder. Osman'da Hasan olmadığını açıklar. Osman ve Jale durumu Hasan ve Ebru'ya açıklarlar. Ebru, odasına gittiği Hasan'ı iyileştirmeye çabalar. O sırada çocuklarını evlendirmek için gelen İbrahim ve Rüknettin, depremle sarsılırlar...

Comment / Yorum:

1974’e kadar genellikle komedi ağırlıklı filmler çeken yönetmen Aram Gülyüz, Türk sinemasında seks furyasının başlamasıyla erotik ve erotik – komedi türündeki filmlere yönelir. 1975 yılı içersinde toplam 11 film çeken yönetmen, 1980’e kadar ağırlıklı olarak bu türde filmler çeker. İşte Hasan Almaz Basan Alır’da bu dönemin ürünlerinden biri. Türk sinemasında seks furyasının ilk filmlerinden biri olan film, erotik – komedi olarak nitelendirilebilir.
Filmin kadrosunda Feri Cansel ve Mete İnselel gibi bu furyanın tanınan isimleri var. Ayrıca Yeşilçam dramalarında izlemeye alışkın olduğumuz Salih Güney ve Ali Şen’de filmin ağır topları arasında.
Senaryo oldukça zayıf. Süreklilikte de problemler var. Görüntü kalitesi oldukça kötü.
Hasan Almaz Basan Alır, furyanın başlangıç filmlerinden biri olması nedeniyle bu furyanın sonraki dönemde çekilecek filmleri kadar cüretkar bulunmayabilir. Ancak türün müdavimlerine hitap edebilecek zayıf bir film.

Imdb note : 3.3                             My note : 2

20 Mart 2012 Salı

Çıtkırıldım (1966)

Director / Yönetmen:

O. Nuri Ergün

Screenplay / Senaryo:

Beyza Selman

Cast / Kadro :

Filiz Akın
Cüneyt Arkın
Salih Güney
Hulusi Kentmen
Gülsüm Kamu
Mualla Sürer
Aziz Basmacı
Sevinç Pekin
Semiramis Pekkan
                                                              Mürüvvet Sim
                                                              Osman Alyanak
                                                              Cevat Kurtuluş
                                                              Necdet Tosun
                                                              Emine Erhan
                                                              Serpil Birsen
                                                              Meral Özen
                                                              Feridun Çölgeçen
                                                              Gülten Ceylan
                                                              Buket Sakullu
                                                              Sabahat Cabbar
                                                              Mahmure Handan
                                                              Faik Coşkun
                                                              Zeki Alpan
                                                              Feriha Eyüpoğlu
                                                              Ayben Erman
                                                              Senay Ülkü
                                                              Tülin Aktay

Subject / Konu:

Şımarık bir zengin kızı olan Filiz, özel bir kolejde okumaktadır. Filiz, evde kuzeni Ergun'la, okulda hocalarıyla uğraşmaktadır. Hocaları Filiz'den illallah etseler de; varlıklı bir aileden gelen Filiz'e ufak uyarılar yapmak haricinde bir ceza verememektedir. Çünkü babası zengin fabrikatör Cemil Akın'dır.
Fakir bir genç olan öğretmen Orhan, ilk öğretmenlik görevine Filiz'in okuduğu kolejde başlar. Filiz'le okul yolunda çarpışmak suretiyle başlayan tuhaf diyalogları, okulda da devam eder. Bu tuhaflık yerini kısa sürede bir aşka bırakır.
Orhan, Filiz'i arkadaşıyla kavga ederken görür ve Filiz'i tokatlar. Filiz durumu annesine anlatınca; Filiz'in annesi Sabiha okula gelir ve okul müdürüne şikayette bulunur. Müdür, yağlı müşteri olarak gördüğü Sabiha'nın şikayeti üzerine Orhan'a kapıyı gösterir. Yaşananlarda bir kabahati olmadığını düşünen Orhan, alttan almaz ve işi bırakır. Anadolu'ya tayini çıkar ve gitmeye hazırlanır.
Filiz'e aşık olan Ergun, dertli görünen Filiz'le konuşur. Filiz, Ergun'a Orhan'a aşık olduğunu anlatır. Ergun'da bu durumu amcası Cemil'e anlatır. Orhan, Anadolu'ya gitmek üzereyken kapı çalar ve Cemil gelir. Cemil yanında Filiz'i de getirmiştir. Orhan'a kızına karşı takındığı tavrın arkasında olup olmadığını soran Cemil, Orhan'ın yaptıklarının arkasında olduğunu söylemesiyle memnun olur. Filiz'i Orhan'a teslim eder ve 2 aşık birbirlerine kavuşmuş olur.

Comment / Yorum:

Çıtkırıldım, Filiz Akın, Cüneyt Arkın, Salih Güney, Hulusi Kentmen, Semiramis Pekkan ve Mürüvvet Sim gibi oyunculardan oluşan kayda değer oyuncu kadrosuna karşın Türk sinemasındaki çoğu iğreti klişenin kullanıldığı, yapmacık bir film.
Çalıkuşu'nu andırır şekilde başlayan filmin hikayesi, daha sonra genç ve fakir öğretmenle zengin ve şımarık kolejli kızın aşkına bağlanıyor. Hulusi Kentmen'de zengin ve iyi kalpli fabrikatör Cemil Akın rolüyle filme son noktayı koyuyor. Filmde oynadıkları karakterler, Filiz Akın ve Hulusi Kentmen'in kariyerlerinde birçok kez benzerlerine rastlayabilceğimiz türden roller.
Filmin en zayıf yönünün senaryosu olduğu söylenebilir. Bu durumu anlatmanın en iyi yolu; kısa süresine karşın filmde bir dolu şarkının kullanılmış olması. Filmdeki şarkıları Ajda Pekkan'ın sesinden dinliyoruz.
Zengin kızla fakir delikanlının aşkı; şımarık zengin kızı; fakir ama mağrur genç; iyi kalpi fabrikatör gibi klişelerin cömertçe ve başarıszca işlendiği, iyilik timsali öğretmenin öğrencisiyle yaşadığı aşkınsa eleştirilmek şöyle dursun herkes tarafından takdirle karşılanmasıyla ciddi bir soru işaretine neden olan film, vasata bile yaklaşamayan bir yapım.

Imdb note : 5.3                              My note : 4