Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Freida Pinto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Freida Pinto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2022 Perşembe

Intrusion / Ev Baskını (2021)

 

Director / Yönetmen:

Adam Salky

Screenplay / Senaryo:

Chris Sparling

Cast / Kadro:

Freida Pinto

Logan Marshall - Green

Robert John Burke

Megan Elisabeth Kelly

Sarah Minnich

Hayes Hargrove

Mark Sivertsen

Brandon Fierro

Antonio Valles

Clint Obenchain

Denielle Fisher Johnson

Subject / Konu:

Meera ve Henry, şehirden uzak bir noktada Henry tarafından inşa edilen evde yaşamaya başlar. Birkaç adam tarafından evlerine yapılan baskın, Henry’nin gizlediği silahını çıkarıp adamları vurmasıyla sonuçlanır.

Çeşitli güvenlik önlemleri aldıktan sonra yaşadıkları korku verici olayı unutmaya çalışırlar. Gördüğü kanser tedavisini geride bırakan Meera, Henry’nin gizli kapaklı işler çevirdiğini düşünür ve kuşkularını gidermek ister.

Meera’nın baskınla ve baskını yapanlarla ilgili bulduğu ipuçları, kendisini bir süredir kayıp olan Christine’e götürür. Ortaya çıkan şaşırtıcı gerçekler sonrası amansız bir hayatta kalma mücadelesi başlar.


Comment / Yorum:

Chris Sparling’in senaryosunu yazdığı ve Adam Salky’nin yönettiği 2021 yapımı Intrusion / Ev Baskını, büyük bölümü tek mekanda geçen bir gerilim filmi. Çekimleri New Mexico’da gerçekleştirilen film, 1 saat 32 dakika uzunluğunda.

Sürükleyici olmakla birlikte çeşitli mantık hataları bulunan film, kolayca tahmin edilebilir bir akışa ve finale sahip. Filmin başrolleri üstlenen Freida Pinto ve Logan Marshall - Green’in canlandırdıkları karakterlere uygun seçimler oldukları söylenebilir.

Intrusion, seyirciye fazla vaatte bulunmayan bir yapım. Süresi itibariyle türün meraklılarının sıkılmadan vakit geçirecekleri bir alternatif olabilir. Elbette beklentileri yüksek tutmamak kaydıyla.

Imdb note: 5.3                                My note: 4.5




7 Haziran 2012 Perşembe

Black Gold / Kara Altın (2011)

Director / Yönetmen:

Jean - Jacques Annaud

Screenplay / Senaryo:

Menno Meyjes
Jean - Jacques Annaud (adaptation)
Alain Godard (adaptation)

Novel / Kitap:

Hans Ruesch (from "South of the Heart: A Novel of  Modern Arabia" or "The Arab")

Cast / Kadro :

Tahar Rahim
Antonio Banderas
                                                             Mark Strong
                                                             Freida Pinto
                                                             Riz Ahmed
                                                             Akın Gazi
                                                             Liya Kebede
                                                             Corey Johnson
                                                             Eriq Ebouaney
                                                             Jan Uddin
                                                             Mostafa Gaafar
                                                             Lotfi Dziri
                                                             Jamal Awar

Subject / Konu:

Hobeika ve Salmaah birbirlerine düşman 2 emirliktir. Emirliklerin emirleri, barış yapmak için görüşürler. Hobeika'nın emiri Nesib, barış geleneklerini öne sürer ve barışın sigortası olarak Salmaah emiri Amar'ın 2 oğlu Saleeh ve Auda'yı yanına alıp kendi oğlu gibi yetiştirmeyi şart koşar. Amar, bu teklifi kabul eder. 2 emirliğin arasında kalan ve bir çölü andıran Sarı bölge, tarafsız bölge ilan edilir. Buna göre 2 emirlikte Sarı bölge üzerinde hak iddia edemeyecektir.
Nesib, Saleeh ve Auda'yı alıp Hobeika'ya götürür. Onları çocuklarıyla birlikte büyütür. Çocukken çok yakın olan Nesib'in kızı prenses Leyla ve Auda; Leyla belli bir yaşa ulaştıktan sonra bir daha bir araya gelemezler. Saleeh, gözde bir savaşçı olurken; Auda ise kendini okumaya verir. Auda, insanların gözünde pasif bir kişiliktir.
Amerika'dan gelen petrol arama ekipleri Sarı bölgede zengin petrol rezervleri bulunca; Nesib, kendisine zenginliğin kapılarını ardına kadar açacak bu fırsattan istifade etmeye karar verir. Nesib, petrol karşılığında oluk gibi akmaya başlayan parayla emirliğine hastahane ve kütüphane gibi eserler kazandırır. Nesib, tarafsız bölge ilan edildiği için dokunmaması gereken Sarı bölge topraklarını Amar'dan habersizce kullanmış olduğundan haksız olduğu durumu lehine çevirmek için harekete geçer. Muhafızlarını öldürüp kaçmaya çalışan Saleeh, Nesib'in oğlu tarafından öldürülür. Stratejik bir hamle yapmaya çalışan Nesib, Auda'yla Leyla'yı evlendirir ve Auda'yı Salmaah'a Hobeika'nın elçisi olarak gönderir. Ancak Nesib'in hesaba katmadığı önemli bir detay vardır; evlilik her ne kadar kağıt üzerinde görünse de Auda ve Leyla birbirlerine aşıktır.
Auda, Salmaah'a varır. Yıllardır görmediği babası Amar'a yaşananları anlatır. Amar, oğlunun zekasından, kültüründen ve karısı Leyla'yı seviyor olmasından etkilenir ve barıştan yana tutum sergilemeye karar verir. Ancak Nesib, paranın emirliğine kazandırdığı üstün silahlara ve araçlara güvendiğinden Amar'la savaşmayı yeğlemekte ve 2 emirlik arasında savaş çıkarmaya çalışmaktadır.
Auda'yla yeni tanıştığı, enteresan bir kişiliğe sahip olan kardeşi Ali arasında zamanla sıkı bir bağ oluşur.
Nesib'in yaptıklarını kabullenemeyen Amar, Auda'nın Amar'ın güçlü bir orduya sahip olduğuna dair yaptığı uyarıyı dikkate almaz ve savaş kararı alır. Amar'ın planı Auda'nın komutasındaki ordunun Nesib'in ordusunun dikkatini çektiği sırada ordusuyla birlikte harekete geçmek ve Nesib'i tedbirsiz olduğu bölgeden vurup Hobeika'ya yürümektir. Auda, emrindeki ordusuyla Nesib'in ordusunun dikkatini çeker. Auda, imkansız gibi görünse de kıvrak zekasıyla Nesib'in savaş araçlarını ekarte etmeyi başarır. Ali ve ordusuyla susuzlukla ve 1001 belayla uğraşacakları çetin bir yolculuğa çıkan Auda, anlık çözümlerle adamlarını hayatta tutmayı başarır. Kendilerini tuzağa düşürmeye çalışan Bani Sirri Şeyhini oyuna getiren Auda, bir köle olan Aicha'yla yakınlaşır. Şeyh, Auda'dan intikam alabilmek için peşlerine düşer.
Auda, annesinin de mensup olduğu kabileden olan Aicha'nın önerisiyle kabileleri ordusuna destek vermesi için ikna etmeye karar verir. Uğradıkları saldırıda yaralanan Auda'nın öldüğü sanılır. Auda kendine geldiğindeyse; ölüp dirilmiş bir halk kahramanı gibi kabilelerin hürmetini ve desteğini kazanır. Ali bir hava saldırısı sonucu ölür.
Amar, Auda'nın sayesinde planını kusursuzca uygular ve Hobeika'ya ulaşmayı başarır. Gafil avlanan Nesib teslim olur. Kabilelerin desteğiyle güçlü bir orduya sahip olan Auda, inanılması güç yolculuğunun ardından Hobeika'ya ulaşır. Auda'nın bu beklenmedik başarısı, Amar dahil herkesi şaşırtır. Amar ve Auda, atılacak adımlara dair anlaşmazlık yaşarlar. Tam bu sırada Auda'yı öldürmeye niyetlenen Bani Sirri Şeyhi, Amar'ı vurur.
Hobeika'nın kontrolünü ele geçiren Auda, Nesib'i öldürmek yerine petrol anlaşmalarında menfaatini kollaması için Amerika'ya gönderir. Çok sevdiği karısı Leyla'ya kavuşan Auda, petrolden gelen zenginliği topraklarının modernleşmeden yararlanması için kullanır.

Comment / Yorum:

Tunuslu yapımcı Tarak Ben Ammar, Hans Ruesch'un "South of the Heart: A Novel of Modern Arabia / Kalbimin Güneyi" ya da diğer bilinen adıyla "The Arab / Arap" isimli romanını okur ve çok etkilenir. 70'li yılların sonlarından itibaren bu kitabın filme çekilmesi için çaba sarfetmeye başlar. Paramount Pictures ile anlaşıp Omar Shariff, Richard Harris ve Anthony Quinn gibi dev isimleri filmde oynamaları için ikna eder. Ancak filmi finanse etmesi için gittiği her kapıdan eli boş dönünce; proje rafa kalkar. Ancak Tarak Ben Ammar, hayalinden asla vazgeçmez ve kitabın telif hakkını her 5 yılda bir tekrar alır. Ammar, aynı zamanda arkadaşı da olan ünlü yönetmen Jean - Jacques Annaud'nun Arap dünyasına ilişkin bir film çekmek istediğini öğrenince 30 yılı aşkın süredir filme çekilmesi hayaliyle yanıp tutuştuğu kitabı Annaud'ya gösterir. Filmin finansman kaynağı da beklenmedik şekilde ayaklarına gelir. Çünkü Katar Şeyhi'nin kızı Mayassa Bint Hamad Al - Thani, Ammar'ın Tunus'ta öncülüğünü üstlendiği film endüstrisinin bir benzerini Katar'da hayata geçirmek ister ve Ammar'dan yarıdm ister. Al - Thani, Ammar'ın yardımlarını karşılıksız bırakmaz ve böylece proje hayata geçmiş olur.
Filmin maliyeti, tahmin edilenin üstünde çıkınca film 40.000.000 euroya mal oldu. Çekimleri 5 ay süren film, Tunus ve Katar'da çekildi. Savaş sahneleri, Katar çöllerinde 4 haftalık bir süreçte çekildi. Sık film çekmeyen ama çektiği az sayıda filmle akıllarda yer etmeyi başaran usta yönetmen Jean - Jacques Annaud, Black Gold ile kendi deyimiyle yarı tarihi ve yarı dramatik bir filme imza atmış. Filmin ayrıca eski tarz aksiyon sineması içerdiğini de belirtmek gerek.
Filmde Arap çöllerinde 1930'larda keşfedilmeye başlayan petrol rezervleri ve petrolün getirdiği zenginlikle modernizme geçiş çabaları başarılı şekilde anlatılmış. Yönetmenin Arap dünyasını, Hollywood'un Araplara genel bakış açısının dışına çıkarak daha insani ve objektif bir dille sinemaya yansıttığı söylenebilir.
Black Gold, başta ilk kez bu tarz rollerde izlediğimiz Antonio Banderas ve Mark Strong olmak üzere oyunculuk performansları bakımından da üst düzey bir yapım. Banderas ve Strong, deyim yerindeyse karşılıklı döktürmüşler. Başrolü üstlenen Tahar Rahim ve Ali rolüyle filme büyük renk katan Riz Ahmed'te gayet başarılılar. Freida Pinto ise pekte büyük bir rol olmayan Prenses Leyla rolüyle oyunculuktan ziyade güzelliğiyle ön planda. Film, oyuncu seçiminde fiziksel özelliklerin de ne kadar önem arz ettiğini gösteriyor. Tamamı Arap karakterleri canlandıran oyuncular; İspanyol Anotnio Banderas, İtalyan asıllı İngiliz Mark Strong, Cezayir asıllı Fransız Tahar Rahim, Hintli Freida Pinto ve Pakistan asıllı İngiliz Riz Ahmed. Oyuncuların hiçbiri Arap değil, ancak fiziksel özelliklerinden dolayı oldukça inandırıcılar. Bu da bize gösteriyor ki; oyuncu seçimindeki fiziksel özellikler, bu tarz filmlerin inandırıcı olmasına doğrudan etki ediyor. Herhalde konuyla ilgili verilebilecek en iyi örnek; filmin oyuncu kadrosundaki Riz Ahmed'in soylu bir İngiliz'i canlandırdığı ve oyunculuk performansı kötü olmamasına karşın fiziksel özelliklerinde ötürü inandırıcılıktan uzak olduğu 2011 yapımı "Trishna" adlı filmdir.
Filmin görüntü kalitesi, mükemmele yakın. Özellikle Auda'nın ordusuyla yaptığı yolculuk, çoğu zaman görsel bir şölene dönüşen ve belgesel tadı veren bir bölüm olmuş. Filmin müzikleri ünlü besteci James Horner imzası taşıyor.
Black Gold, petrolün Arap dünyasında sebep olduğu değişiklikleri keyifli bir dille ve üst düzey bir görsellikle anlatan, üstelik tarihi yönü de bir hayli tatmin edici olan bir yapım. Oyunculuk performanslarıyla da göz kamaştıran yapım, başarılı ve arşivlik bir Jean - Jacques Annaud filmi.

Imdb note : 6.5                              My note : 8.5

13 Mayıs 2012 Pazar

You Will Meet A Tall Dark Stranger / Uzun Boylu Esmer Adam (2010)

Director / Yönetmen:

Woody Allen

Screenplay / Senaryo:

Woody Allen

Cast / Kadro :

Antonio Banderas
Josh Brolin
Anthony Hopkins
Gemma Jones
Freida Pinto
Naomi Watts
Lucy Punch
Roger Ashton - Griffiths
Amanda Lawrence
                                                             Pauline Collins
                                                             Fenella Woolgar
                                                             Ewan Bremner
                                                             Neil Jackson
                                                             Jim Piddock
                                                             Theo James
                                                             Alex Macqueen
                                                             Rupert Frazer
                                                             Kelly Harrison
                                                             Eleanor Gecks
                                                             Anna Friel
                                                             Christian Mckay
                                                             Philip Glenister
                                                             Jonathan Ryland
                                                             Pearce Quigley
                                                             Lynda Baron
                                                             Robert Portal
                                                             Christopher Fulford
                                                             Johnny Harris
                                                             Anupam Kher
                                                             Meera Syal
                                                             Joanna David
                                                             Geoffrey Hutchings
                                                             Natalie Walter
                                                             Shaheen Khan

Subject / Konu:

Helena, medyuma gider. Medyum, Helena'yı görür görmez kendini suçlayan bir tip olduğunu farkına varır. Helena, medyuma hayatını anlatmaya başlar. Kocası Alfie'nin spor yapmaya ve kendisine özen göstermeye başlayıp, ardından boşanmaları Helena'nın sinir krizine girmesine neden olur. Kızı Sally'nin Roy'la evlenip eğitimin heba ettiğini söyler. Roy'un başarılı bir roman yazdıktan sonra iş deneyimlerinde sürekli başarısız olmasından yakınır.
Romanını tamamlamaya çalışan Roy, sürekli Sally ile tartışmaktadır. Halbuki birbirlerine ilk görüşte aşık olan çiftin, mutlu bir geçmişi vardır. Roy'un pencereden gördüğü yeni taşınan güzel komşu, ilgisini çeker. Sally, galeride çalışmaya başlar. Patronu Greg'den hoşlanır. Roy'un güzel komşusuna ilgisi giderek artar. Ancak güzel komşusunu bir erkekle sevişirken görür.
Alfie, arkadaşlarının tavsiyesi üzerine birkaç kadınla çıkar. Genç arkadaşlarıyla takılmaya çalışır. Ancak bu denemelerinden memnun kalmaz. Alfie, kızı Sally'yle buluşur ve Charmaine isimli bir oyuncuyla evleneceğini açıklar. Alfie'nin yarı yaşındaki biriyle evleneceğini öğrenen Helena, yine krize girer. Medyumu Helena'ya üzülmemesini, kendisinin de hayatına bir erkek gireceğini söyler.
Alfie, Roy ve Sally'yi Charmaine'le tanıştırmak için akşam yemeğine davet eder. Nasıl tanıştıklarını anlatırken yalan söyler. Çünkü aslında Charmaine bir hayat kadınıdır ve Alfie ile Charmaine'in ilişkileri bu münasebetle başlamıştır.
Roy, yağmurlu bir günde güzel komşusunu yemeğe davet eder. Komşusu bu daveti kabul eder. Roy, adının Dia olduğunu öğrendiği güzel komşusuyla samimice sohbet etmeye çalışır. Kendisini soyunuk halde biriryle sevişirken gördüğünü ve çok etkilendiğini itiraf eder. Dia, Roy'a gördüğü kişinin Brüksel'de çalışan nişanlısı Alan olduğunu söyler. Dia, babası roman çevirileri yapan bir yazar olduğu için kendisine romanı hakkında yardımcı olabileceğini söyler.
Greg, karısı gelemeyeceği için elinde kalan opera biletlerini Roy'la birlikte gitmesi için Sally'ye vermek ister. Sally, operaya gitmeyi çok istediğini ancak Roy'un gelemeyeceğini söyler. Bunun üzerine Greg, operaya beraber gitmeyi teklif eder. Sally ve Greg, keyifli bir gece geçirirler.
Dia ve Roy, öğleden sonraları sık sık görüşmeye başlarlar. Kısa süre sonra evlenecek olan Dia, Roy'a evlilik konusunda kafasının karıştığını, çünkü kendisiyle flört etmekten hoşlandığını itiraf eder.
Evlenen Alfie ve Charmaine, yeni aldıkalrı eve taşınırlar. Spor salonuna gittiklerinde Charmaine erkeklerin ilgisini çeker.
Sally, galeride birlikte çalıştığı Iris'in Greg'le ilişkisi olduğunu öğrenir. Bu haberle deliye dönen Sally, eve gelip Roy'un çalışmamasından yakınır. Roy'u arayan yayımcı, Roy'un romanını yayınlamama kararı aldıklarını bildirir. Bir de üzerine Helena'nın gelip medyumdan duyduklarını anlatması; herkesin birbirine gireceği bir tartışmaya neden olur. Kapıyı vurup evden çıkan Roy, Dia'nın nişanlısıyla dışarı çıktığını görür. Telefonu çalan Roy, etkileyici ilk romanını tamamlamış ama henüz hiçbir yayımcıya vermemiş arkadaşı Strangler'ın trafik kazasında öldüğünü ve diğer arkadaşı Mike'ın da komaya girdiğini öğrenir. Romanın taslağını Strangler'ın evinden çalan Roy, romanı kendi adına kullanmaya karar verir.
Alfie ile Charmaine arasında anlaşmazlıklar baş gösterir.
Sally, kendi galerisini açmaya ve Roy'dan boşanmaya karar verir.
Dia, Roy'u ailesiyle tanıştırır. Babası, Roy'un romanı hakkında olumlu eleştiriler yapar. Dia, Alan'la evlilik hazırlıklarını tamamlamış olmasına rağmen Roy'la aşk yaşar.
Alfie, Charmaine'in aşırı harcamaları ve işteki aksilikler yüzünden ciddi parasal sıkıntılara sürüklenir. Charmaine spor salonundan biriyle flört etmeye başlar.
Dia, Alan'la evlenmekten vazgeçtiğini ve başka birine aşık olduğunu söyleyince; Alan ve ailesinden büyük tepki görür.
Helena, Sally'yi yeni erkek arkadaşı Jonathan'la tanıştırır. Sally, açmayı planladığı galeri için Helena'dan destek ister. Sally, Greg'e hislerini açıkça söylese de; Greg'den ümit ettiği karşılığı alamaz.
Charmaine, otelde spor salonundaki flörtüyle buluşur. Alfie, Charmaine'i otelden çıkarken görür ve şüpheye kapılır.
Roy, Dia'nın yanına taşınır. Roy, Strangler'dan çaldığı romanla yayımcının ilgisini çekmeyi başarır. Bu roman, Roy'a bütün kapıları açar.
Alfie, Helena'yla yemeğe çıkar. Çok büyük bir hata yaptığını söyler ve tekrar bir araya gelme şanslarının olup olmadığını sorar. Helena, bir erkek arkadaşı olduğunu ve artık kendine yeni bir yaşam kurduğunu söyler.
Spor salonuna giden Alfie, Charmaine'i sevgilisiyle sevişirken yakalar. Alfie, adamın üzerine gitmeye çalışsa da; genç adam tarafından dayak yer.
Jonathan, ruh çağırma seansıyla ölen karısından Helena ile birlikte olmak için izin isteyemeyince; Helena sinirlenir ve gider.
Roy, romanı yayınlanıp başarıya ulaştıktan ve Dia'yla evlendikten sonra eski arkadaşlarıyla görüşür. Konu Strangler ve Mike'tan açılınca; Roy, bir yanlış anlaşılma sonucu aslında Strangler'ın değil Mike'ın öldüğünü ve Strangler'ın hala komada olduğunu öğrenir. Strangler'ın durumu belirsiz olmasına karşın iyileşme ihtimali de bulunmaktadır.
Charmaine, Alfie'ye hamile olduğunu açıklar. Alfie ise bebeğin kendisinden olup olmadığına ancak DNA testiyle inanabileceğini söyler.
Sally, Helena'ya biraz daha fazla paraya ihtiyaç duyabileceğini söylemek için gider. Fakat Helena, medyumunun direktifiyle Sally'ye para vermekten vazgeçer. Tüm güvencesi Helena'dan alacağı para olan Sally, bu kararla çılgına döner.
Roy, arkadaşlarıyla hastahanedeki Strangler'ı görmeye gider. Arkadaşlarından birinin Roy'un kitap çıkarttığından bahsetmesi ve kitabın konusu hakkında konuşması sonucu, komadaki Strangler, göz kapağıyla tepki vermeye başlar. Şayet Strangler komadan çıkarsa kazandığı herşeyi kaybedebileceğini bilen Roy, korkuyla Strangler'ın yanından uzaklaşır.
Jonathan, Helena'ya ölen karısıyla irtibata geçtiğini ve evlilik için izin aldığını bildirir.

Comment / Yorum:

Londra'da ardarda 3 film çeken Woody Allen, Londra'dan sonra Barcelona'ya gitmiş ve "Vicky Cristina Barcelona" adlı filmi çekmişti. Bu filmden sonra Amerika'ya dönüp "Whatever Works" adlı filmi çeken Allen'ın Avrupa macerasını sonlandırdığı sanılmıştı. Ancak Allen, sanılanın aksine tekrar Londra'ya gitti ve hatırı sayılır bir oyuncu kadrosuyla You Will Meet A Tall Dark Stranger'ı çekti. Film, yaklaşık 22.000.000 dolara mal oldu.
Filmin oyuncu kadrosu Antonio Banderas, Anthony Hopkins, Naomi Watts, Josh Brolin gibi Hollywood yıldızları ve her geçen gün adından biraz daha söz ettirmeyi başaran Freida Pinto ile dikkat çekiyor. Ama tüm bu yıldızlara karşın filmin ön plandaki oyuncusunun Helena rolüyle harikalar yaratan Gemma Jones olduğu söylenebilir. Antonio Banderas'ı karizmatik patron Greg, Anthony Hopkins'i karısından ayrılıp hayatının akışını değiştirmeye çalışan Alfie, Naomi Watts'ı annesi ve kocasından bunalıp patronuna vurulan Sally, Josh Brolin'i şansın yardımıyla hem ilişki hem kariyer bakımından fırsatlar yakalayan başarısız yazar Roy ve Freida Pinto'yu da güzel komşu Dia rollerinde izliyoruz. Filmin anlatıcısı ise Zak Orth.
You Will Meet A Tall Dark Stranger, Woody Allen dehasından izler taşıyan ve zaman zaman keyif veren bir film. Ama elbette usta yönetmenin başyapıtlarıyla kıyaslanacak seviyede bir film değil. Çünkü söz konusu bir Woody Allen filmiyse çıta ister istemez çok yukarıda duruyor. Buna karşın You Will Meet A Tall Dark Stranger, keyifli senaryosu ve enteresan isimleri bir araya getirmeyi başaran müthiş oyuncu kadrosuyla özellikle Woody Allen hayranlarının beğenisini kazanabilecek bir yapım.

Imdb note : 6.3                              My note : 6.5

12 Nisan 2012 Perşembe

Trishna (2011)

Director / Yönetmen:

Michael Winterbottom

Screenplay / Senaryo:

Michael Winterbottom

Novel / Kitap:

Thomas Hardy (from "Tess of the d'Urbervilles")

Cast / Kadro :

Freida Pinto
Riz Ahmed
Roshan Seth
Anurag Kashyap
Kalki Koechlin
                                                               Aakash Dahiya
                                                               Neet Mohan
                                                               Harish Khanna

Subject / Konu:

Jay, arkadaşlarıyla turistik amaçlı bir geziye çıkar. Gittiği otelde adının Trishna olduğunu öğrendiği görevli kızdan hoşlanır. Trishna, arkadaşıyla eve dönerken Jay ve arkadaşlarına rastlar. Trishna ve arkadaşını araçlarına davet ederler ve evlerine bırakırlar. Jay, Trishna'nın alt sınıftan biri olduğunu ve otelde geçici işçi olarak çalıştığını öğrenir.
Trishna ve babası, çalışmak üzere sabahın erken saatlerinde kalkarlar. Babası kamyoneti kullanırken uyuya kalınca; karşıdan gelen araçla çarpışırlar. Babası ağır şekilde yaralanır. Trishna'nın da kolu kırılır. Kamyonetlerinin borcunu ödemekle uğraştıkları için zor duruma düşerler.
Jay, şehirden ayrılmadan önce Trishna'yı görür. Trishna'nın başına gelenleri duyunca ona otellerinden birinde bir iş ayarlayabileceğini söyler ve arkadaşlarıyla şehirden ayrılır. Kısa süre sonra Trishna'nın evine bir davet mektubu gelir. Jay, söz verdiği gibi Trishna'yı otelinde iyi bir maaşla çalışmak üzere davet etmektedir. Ailesiyle vedalaşan Trishna, otelin bulunduğu şehre gider. Kendisini bizzat Jay karşılar. Jay, Trishna'ya karşı oldukça yakın ve nazik davranır.
Bir gece arkadaşının düğününe gitmek için izin alan Trishna, düğüne birlikte gittiği arkadaşı bir süre daha kalmak isteyip kendisini yalnız bırakınca; tek başına geri dönmek zorunda kalır. Yolda serseriler peşine takılır ve sarkıntılık etmeye başlarlar. Trishna'yı almak için motorsikletiyle gelen Jay, genç kızı serserilerin arasından kurtarır. Yolda kuytu bir yerde duran Jay, Trishna'yı öper. Ardından birlikte olurlar.
Trishna, sabah olur olmaz otelden ayrılır ve evine geri döner. Çok geçmeden Trishna'nın hamile olduğu ortaya çıkar. Babası Trishna'ya kürtaj yaptırır. Bir süre sonra da Trishna'yı ağır şekilde hastalanmış yengesine bakması ve çalışması için amcasının evine yollar.
Bir gün Trishna işteyken ansızın Jay gelir. Trishna'ya kendisini uzun süre aradığını ama ulaşamadığını söyler. Bir ev tutup birlikte yaşamayı teklif eder. Trishna, Jay'in teklifini kabul eder va hiç zaman kaybetmeden şehirden ayrılırlar.
Jay, yönetmen arkadaşının setine Trishna'yı da götürür. Trishna, dans dersleri almaya başlar ve dansçı olması için teklifler alır. Herşey iyi giderken Jay'in babasının Londra'da rahatsızlandığı haberi gelir. Jay, Trishna'ya birliktelikleri hakkında babasıyla konuşacağını söyler. Trishna da kürtaj olduğunu Jay'e açıklar. Jay, Trishna'nın bu durumu kendisinden saklamasına bozulur. Trishna'ya bir miktar para bırakan Jay, Londra'ya gider.
Jay'den uzun süre ses çıkmaz. Ev sahibi de Trishna'dan evi boşaltmasını ister. Trishna dansçı olmaya karar verdiği sırada Jay geri döner. Olanlar için özür diler. Babasının kötü durumda olduğunu ve otellerin işletmeciliğini üstlenmek zorunda kaldığını söyler. Trishna'ya otellerden birinin başına geçmek için başka bir şehre gitmek zorunda olduğunu ve orada statü gereği birlikte yaşayamayacaklarını anlatır. Otelde çalışmayı kabul ederse beraber olabileceklerini söyler. Trishna, Jay'in teklifini kabul eder.
Otelde Jay'in hizmetine bakan Trishna, Jay'i mutlu etmek için elinden geleni yapar. Ancak hiçbir iş yapmadan odasında bekleyen Jay, Trishna'yı hor görmeye başlar. Trishna'yı adeta bir seks kölesine çevirir. Yaşantısı katlanılmaz bir hal alan Trishna, Jay'i defalarca bıçaklayıp öldürür. Bıçağı yanına alan Trishna, otelden ayrılır ve evine döner.
Kardeşini okula bıraktıktan sonra sakin ve ıssız bir yere giden Trishna, yanında taşıdığı bıçağı çıkarır ve intihar eder.

Comment / Yorum:

Michael Winterbottom'ın Thomas Hardy'nin "Tess of the d'Urbervilles" adlı romanından sinemaya uyarladığı Trishna, Winterbottom'ın Thomas Hardy kitaplarından uyarladığı 3. film. Winterbottom'ın diğer Hardy uyarlamalar; 1996 yapımı "Jude" ve 2000 yapımı "The Claim.
Tess of the d'Urbervilles, birçok kez sinema ve televizyon uyarlamaları yapılmış bir roman. En bilineni Roman Polanski'nin 1979 yapımı "Tess" filmi. Winterbottom'ın Trishna'sı için romanın daha özgün bir uyarlaması denebilir.
Fakir kız - zengin erkek aşkıyla başlayan ve fakat daha sonra erkeğin sevdiği kadını köleleştirmesini sertçe işleyen film, zaman zaman rahatsız edici olabiliyor. Filmde cinselliğin aşırı şekilde kullanılması, cinselliğin trajedik anlatımın önüne geçmesine neden oluyor. Bu da Trishna karakteri, sadece cinsel yönden istismar ediliyormuş hissi veriyor. Halbuki Trishna'nın yaşadığı trajedi sadece cinsel istismarla sınırlı değil.
Filmdeki bir diğer sıkıntı ise Jay karakterinin Trishna'ya deliler gibi aşıkken sevdiği kadını seks kölesi gibi kullanmaya başlamasının nedenlerinin anlatılmaması. Şayet seyirciye Jay'in neden zorbalaştığı anlatılmış olsaydı; filmin inandırıcılığı da daha yüksek olacaktı.
Freida Pinto, etkileyici etnik yüz hatlarıyla bu tarz filmler için ideal bir oyuncu. Trishna karakteri, çoğu aktristin oynamak isteyeceği, zorlayıcı bir rol. Freida Pinto'nun bu zor karakteri başarıyla canlandırdığı söylenebilir. Filmin diğer önemli karakteri Jay'i canlandıran Riz Ahmed ise kötü bir seçim olmuş. Çünkü Riz Ahmed'in bir İngiliz soylusunu canlandırabilecek fiziksel özelliklerde olmadığı gayet açık.
Birkaç şehirde çekilen Trishna, özellikle Jaipur ve Mumbai'nin manzarasını başarıyla yansıtmış. Filmin görüntü kalitesi gayet iyi. Müzikler etkileyici. Etnik müzikten hoşlananların ilgisini çekebilir.
Trishna, kusurlu tarafları olan sert anlatım tarzlı bir kadın trajedisi. Bazı sahneler, özellikle kadın seyircileri rahatsız edebilir. Yönetmenin takipçileri ve türden hoşlananlara hitap edebilecek bir film. Freida Pinto'nun performansı için de seyredilebilir.

Imdb note : 6.2                              My note : 6