Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Kenan Pars etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kenan Pars etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2014 Perşembe

Serseriler Kralı (1967)

Director / Yönetmen:
Mehmet Dinler

Screenplay / Senaryo:
Osman F. Seden

Cast / Kadro:
Sadri Alışık
Filiz Akın
Parla Şenol
Feridun Karakaya
Kenan Pars
Engin İnal
Cahide Sonku
Mümtaz Ener
Nubar Terziyan
M. Ali Akpınar
                                                               Hasan Ceylan
                                                               Necip Tekçe
                                                               Hüseyin Zan
                                                               Hüseyin Güler
                                                               Ali Seyhan
                                                               Niyazi Vanlı
                                                               Hakkı Kıvanç
                                                               Yaşar Şener
                                                               Zeki Tüney
                                                               Bedri Çavuşoğlu
                                                               Tülin Elgin

Subject / Konu:
Osman, gazinoda sihirbazlık gösterileri yapmaktadır. Fatma, kızı Boncuk’a bakabilmek için aynı gazinoda şarkı söylemektedir. Boncuk ağır hastadır. Boncuk’un zengin babaannesi Aliye, onu Fatma’dan almak istemektedir.
Osman’ın kendisini ihbar ettiğini düşünüp intikam almak için yanıp tutuşan ağabeyi Turgut, hapisten tahliye olduğunda Osman’ı bulacağını adamıyla bildirir.
Osman, Turgut’la birlikte kumarhane işletmiş ve birçok kişiyi usta hileleriyle aldatmıştır. Turgut, Selma’ya deli gibi aşık olur. Ama Selma’nın gözü Osman’dadır Osman’a Turgut’u ihbar edip hapse düşürmeyi teklif eder. Osman ise bu teklifi reddeder.
Selma bir gece Osman’ı görüşmeye çağırır. Bu sırada Turgut’u ihbar edip tutuklattırır. Osman, Selma’yı tekrar reddedince Selma, Turgut’a kendisini içere attıran kişinin Osman olduğunu ve Osman’ın tecavüzüne uğradığını söyler. Osman’ın adı namussuz ve sahtekara çıkar. Selma ise zengin bir iş adamıyla yurt dışına gider.
Osman, kendisini bir ağabey olarak gören Fatma’ya aşk beslemektedir. Fatma ise ölen kocasının akrabası Kemal’le yakınlaşmıştır.
Aliye, torunu Boncuk’u alabilmek için dava açar. Hakim, Boncuk’un tedavisinde gerekli paranın temini için Fatma’ya 15 gün mühlet verir. Aksi takdirde Boncuk’un Aliye’ye verileceğini bildirir.
Osman Boncuk’un ameliyat parası için kılık değiştirir ve kumar oynayarak para kazanmaya çalışır. Kim olduğu anlaşılınca peşine silahlı adamlar düşer. Tüm tehlikelere karşın kumar oynayıp para kazanmaya devam eder.
Osman, Fatma’ya açılmaya karar verir. Ancak Fatma’nın Kemal’le evlenmeye karar verdiğini öğrenir. Gerekli parayı temin eden Osman, Fatma, Kemal ve Boncuk’u yurt dışına göndermeye hazırlanır. Fatma, havaalanına giderlerken Osman’ın kendisini sevdiğini farkına varır. Ona isterse kalacağını söyler. Ancak Osman, Fatma’nın iyiliği için kalmasını istemediğini söyler. Tahliye olan Turgut ve adamları, Osman’ı öldürmek için havaalanına gelirler. Osman, emanetlerini sağ salim uçağa bindirdikten sonra ağabeyine teslim olur. Ona boş silahını doğrultup kendisini öldürtür. Turgut, Osman’ın masum olduğunu anlar.

Comment / Yorum:
Bir Kemal Film yapımı olan Serseriler Kralı, Acar Film Stüdyolarında hazırlanır. Osman F. Seden’in senaryosunu yazıp Mehmet Dinler’in yönettiği 1967 yapımı film, Sadri Alışık ve zengin bir oyuncu kadrosunu bir araya getirir. Filmde Alışık’a Filiz Akın, Parla Şenol, Feridun Karakaya, Kenan Pars, Engin İnal, Mümtaz Ener ve Nubar Terziyan gibi kalburüstü oyuncular eşlik eder. Türk sinemasının dev ismi Cahide Sonku’da filmde küçük bir rol üstlenir.
Filmin ana karakteri Osman için hüznün ve neşenin harmanlandığı tipik bir Sadri Alışık karakteri demek yanlış olmaz. Buna karşın bir dolu klişe içeren senaryonun vasatı aşamadığını da eklemek gerek. Filmin görüntü kalitesi ve oyunculuk performansları gayet iyi. Serseriler Kralı, sıkılmadan seyredilebilecek bir film olsa da nasıl kaçırmışım dedirtecek bir yapım da değil. Özellikle izlememiş olan seyircilere hitap edebilir.

Imdb note: 7.4                           My note: 4.5

12 Haziran 2013 Çarşamba

Aşkın Zaferi / Aşk ve Vatan (1973)

Director / Yönetmen:

Orhan Elmas

Screenplay / Senaryo:

Burhan Bolan

Cast / Kadro :

Hülya Koçyiğit
Aytaç Arman
Hulusi Kentmen
Tülin Örsek
Önder Somer
Kenan Pars
Ali Şen
Nubar Terziyan
Altan Bozkurt
                                                                Ekrem Gökkaya
                                                                Mine Sun
                                                                Renan Fosforoğlu
                                                                Kayhan Yıldızoğlu
                                                                Mahmure Handan
                                                                Mustafa Yavuz
                                                                İhsan Bayraktar
                                                                Kadri Ögelman
                                                                Reşit Çildam
                                                                Nizam Ergüden

Subject / Konu:

Oya, öğretmen olarak Söğüt köyüne atanır. Köylünün yüzü açık olduğu için pek hoş karşılamadığı Oya'ya okul açması için bir ahır verilir. Öksüz ve yetim Yanık Bekir ve Fatma'nın yardımıyla ahır, bir okula dönüşür.
Köyde terör estiren ve köylüye rahat huzur vermeyen onbaşı, Oya'ya da musallat olmaya başlar. Onbaşı, Oya'ya tecavüz etmek üzereyken Yanık Bekir, onbaşıyı engeller. Onbaşı, Bekir'i karakola götürüp döver. Onbaşı, Oya'ya iftira atıp şikayette bulunur. Oya da Fatma'nın sevgilisi aracılığıyla binbaşıya bir mektup gönderip onbaşı hakkında şikayette bulunur ve onbaşının derebeylik kurduğunu anlatır. Olayları öğrenen Binbaşı Suat, onbaşının neler çevirdiğini anlar ve onbaşıyı divan-ı harbe gönderir.
Binbaşı Suat, Oya'nın okuldan arkadaşı olan Lamia'nın babası çıkar. Suat, Oya'ya yakınlık gösterir. Oya, bir süreliğine Binbaşı'nın İstanbul'daki evine misafir olarak gider. Lamia ile bir araya gelirler. Osmanlı'nın 1. Dünya Savaşı'na dahil olduğu haberi gelir. Binbaşı, komutasındaki askerlerden Vedat'ı bir oldu bittiyle Oya'yla nişanlar. Vedat, cepheye gider. Oya'ya aşık olan Bekir, Oya'nın nişanlandığını görünce kaçıp gider.
Düşman köyü basıp işgal eder. Heryeri yakıp yıkar. Köylüleri öldürür. Kaçmayı başaran Oya, Binbaşı'nın evine gider. Binbaşı, Oya'ya Vedat'ın öldürüldüğünü haber verir. Oya, direniş için Binbaşı ve arkadaşlarının kurduğu Yavuz grubuna katılır. İngilizceyi anadili gibi konuşan Oya, İngiliz hemşire Betty kılığına girip ajanlık yapmaya başlar.
Oya'yı aklından bir türlü çıkartamayan Bekir, direnişin önemli kumandanlarından biri olur. Bekir, Hıdır Çavuş aracılığıyla Oya'yı soruşturur. Düşman askerleriyle birlikte görülen Oya'nın vatana ihanet eden bir hain olduğu bilgisi gelir. Bekir, gelip Oya'yı düşmanlarla eğlenirken görür.
Oya, Yüzbaşı Jackson'daki çok önemli belgeleri ele geçirir ve Jackson'u öldürür. Mustafa Kemal ve birliklerinin düşmanı püskürtmeye başladığı bilgisi gelir. Görevini tamamlayan Oya, öğretmenlik yaptığı işgal altındaki köyde gönüllü olarak çalışmak ister. İngiliz hemşiresi Betty kılığında köye gelir. Oya, emrine verildiğini öğrendiği Bekir'le yüzyüze gelir. Bekir, tüm nefretini kusar. Oya ise Bekir'e yapması gerekenleri söyler. Çarpışmalar başlar. Oya, Türk bayrağını camiye götürdüğü sırada vurulur. Arkasından gelen Bekir'de vurulur. Bekir, bir kahraman olduğunu anladığı Oya'dan af diler. 2 yaralı aşık, minareye çıkıp Türk bayrağını dalgalandırırlar.

Comment / Yorum:

Senaryosunu Burhan Bolan’ın yazdığı, Orhan Elmas’ın yönettiği 1973 yapımı Aşkın Zaferi, bazı kaynaklarda Aşk ve Vatan ismiyle de anılıyor. Hülya Koçyiğit ve Aytaç Arman’ın başrolleri üstlendiği filmde diğer önemli rollerde Hulusi Kentmen, Kenan Pars ve Önder Somer’i seyrediyoruz.
Yobaz bir köye öğretmen olarak atanan genç Oya ve ona aşık olan yanaşma Bekir’in patlak veren kurtuluş mücadelesiyle önce ayrılan sonra tekrar birleşen yollarını anlatan film, Türk sinemasının popüler filmlerinden olmasa da; eli yüzü düzgün bir film.
Kahramanlık dozajı zaman zaman abartılsa da senaryo, genel olarak tutarlı ve sürükleyici. Oyunculuklar gayet iyi. Aşkın Zaferi veya diğer adıyla Aşk ve Vatan, özellikle kurtuluş mücadelesi filmlerinden hoşlananlara hitap edebilecek bir film.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 6.5

13 Şubat 2013 Çarşamba

Varan Bir (1964)

Director / Yönetmen:

Aram Gülyüz

Screenplay / Senaryo:

Bülent Oran

Story / Hikaye:

Aram Gülyüz

Cast / Kadro :

İzzet Günay
Fatma Girik
Aysel Tanju
Kenan Pars
Öztürk Serengil
Erol Günaydın
                                                              Asım Nipton
                                                              Hakkı Kıvanç

Subject / Konu:

Zımba Hüseyin lakaplı Hüseyin Kılıç, arabası Külüstür'e atlayıp bir bara gider. Barda bir cinayete şahit olur. Bara girip yeşil gözlü bir kız arayan adam, barda sarhoş bir müşteriymiş gibi bekleyen adamı tarafından vurulur. Cinayeti işleyen adam, kaçıp gider. Hüseyin, polise ifade verir ve gördüklerini anlatır.
Hüseyin, öldürülen adam Rasim'in aradığı yeşil gözlü kızı yolda görür ve arabasına davet eder. Kız, önce arabaya binmek istemez. Ancak polisleri görünce fikrini değiştirir ve arabaya atlar. Hüseyin'in evine giderler. Kızın, kıskanç kocasından ayrı yaşayan biri olduğunu öğrenir. Hüseyin, kapı çalınca kıza saklanmasını söyler. Kapıyı açınca katili karşısında bulur. Katil, olayın şahidi olan barmeni ve Hüseyin'i ortadan kaldırma niyetinde olduğunu söyler. Hüseyin, kızında yardımıyla katili etkisiz hale getirir. Kız, Hüseyin katille boğuşurken kaçıp gider. Hüseyin, katili polise teslim eder ve yaşananları anlatır. Ancak kızdan bahsetmez.
Hüseyin, evinin önünde adının Perihan olduğunu öğreneceği kızla karşılaşır. Perihan, kendisine sevdiği bir erkek tarafından hediye edilmiş ve çok kıymet verdiği mücevherlerin öldürülen Rasim tarafından ele geçirildiğini ve Rasim'le bu mücevherleri kocasına göstermeyip kendisine teslim etmesi karşılığında 10.000 liraya anlaştıklarını söyler. Ancak yaşanan cinayet olayı yüzünden mücevherleri alamadığını da ekler. Hüseyin ve Perihan yakınlaşırlar. Perihan'da Rasim'in ev adresi olduğunu öğrenen Hüseyin, Perihan'a evde kendisini beklemesini söyler ve Rasim'in evine gider.
Rasim'in evine gizlice giren Hüseyin, asılmış bir adamla karşılaşır. Adamın cebinde bulduğu anahtarın binanın önündeki arabaya ait olduğunu farkeden Hüseyin, anahtarları yanına alıp evine döner. Perihan, uyumak için evine gider. Hüseyin de anahtarlarını bulduğu arabayı incelemeye gider. Arabada bulduğu kartvizitler arasında Kulüp 41,5 dikkatini çeker. Kulübe giden Hüseyin, birşeyler öğrenebileceğini düşündüğü kulübün yıldızı Şahika'yı etkiler ve onunla sabaha kadar eğlenir.
Evine uyumak için dönen Hüseyin'in telefonu çalar. Hüseyin'i arayan Perihan, görüşmeleri gerektiğini söyler. Kahvaltı etmek için buluşurlar. 2 kişi gizlice Perihan'ı takip etmektedir. Perihan, aldığı tehdit mektubunu Hüseyin'e gösterir. Hüseyin, Perihan'dan eve gitmesini ve kapıyı kitleyip kimseye açmamasını söyler.
Arabanın ve mücevherlerin peşinde olan Burhan, Hüseyin'in işleri karıştırmasından çekinir. Hüseyin ise iz sürmeye devam eder. Peşindeki adamları haklayan Hüseyin, arabada mücevher kutusu bulur. Kutuyu Perihan'a götürür. Perihan, mücevherlerin gerçekliğinden emin olamaz. Hüseyin, kutunun içinde kartvizitini bulduğu kuyumcuya Japon bir alıcı kılığında gider. Sahte olduğundan şüphelendikleri mücevherleri gösterir ve mücevherlerin sahte olduğunu öğrenir.
Hüseyin vakit kaybetmeden planını devreye sokar. Takip edildiğini bildiği Perihan'ı elinde sahte mücevherlerin bulunduğu kutuyu taşıyan arkadaşı Halit'le buluşturur. Perihan, Halit'e para veriyormuş gibi yapınca; peşindeki 2 adam, Halit'i takip eder ve onu yakalayıp karga tulumba patronlarının yanına götürürler. Takipte olan Hüseyin, Şahika'dan kendisine yardımcı olmasını ister. Şahika, Hüseyin'in dediklerini yapar ve Halit'in tutulduğu eve gidip bir iş için Selma'dan araba ister. Selma, arabanın başka bir yerde olduğunu söyleyip Şahika'yı geri çevirir. Hüseyin bu esnada arabayı ve Rasim'in evinde asılmış adamı getirip evin önüne bırakır. Evden çıkan Şahika, arabadaki cesedi görür ve Selma'ya haber verir. Selma, adamlarına cesedi içeri taşıttırmak zorunda kalır. Şahika, arabayı alıp gider ve böylece Hüseyin'in planı kusursuzca işlemiş olur. Ancak Burhan, Hüseyin'in bütün yaptıklarını görür.
Perihan'a avukatından telefon gelir. Kocasından boşanması için son prosedürleri halletmeye çağrılır. Hüseyin'de polisi arayıp yaşananlarla ilgili bilgi verir. Perihan'ın kocasının Burhan olduğu ortaya çıkar. Burhan, Perihan'ı alıkoyar ve telefonla aradığı Hüseyin'i tehdit eder. Adamlarından birini de Hüseyin'i gözetlemesi için gönderir. Hüseyin, kendisini izleyen adamdan kurtulur.
Burhan, henüz kendisini tanımayan Hüseyin'in evine gider. Perihan'ın kocası olduğunu ve karısını aradığını söyler. Hüseyin, Perihan'ın evde olmadığını söyleyince Burhan gider.
Burhan, Hüseyin'i tuzağa düşürmeye çalışır. Şahika'ya silah zoruyla Hüseyin'i arayıp çağırmasını söyler. Hüseyin, Şahika'nın evine gelir. Burhan, Hüseyin'in arabası Külüstür'ü alıp kaçar. Perihan ve Halit, zorla tutuldukları evden kaçmaya çalışırlar. Kaçmak üzerelerken Burhan'a yakalanırlar.
Hüseyin, Şahika ile birlikte Külüstür'ün izini sürer ve Perihan'la Halit'in tutulduğu evi bulurlar. Şahika, Selma'yla görüşmeye gelmiş gibi yapar. Hüseyin'de bu sırada gizlice gelip Selma'yı etkisiz hale getirir. Ortalık karışır ve herkes birbirine girer. Polis, olay yerine gelir. Hüseyin, kaçan Burhan'ı yakalar. Hüseyin, Şahika'nın bakışları arasında sevgilisi Perihan'la öpüşüp Külüstür'e atlar.

Comment / Yorum:

Varan Bir, komediyle macerayı harmanlayan, fantastik öğeler içeren ve aynı zamanda polisiye tadı da vermeyi başaran bir Aram Gülyüz filmi. Filmin görüntü ve ses kalitesi düşük. Senaryo, oldukça hızlı sonlanan ve soru işaretleri bırakan son bölümü haricinde sürükleyiciliğini ve seyir zevkini korumayı başarıyor. Özellikle konuşan araba Külüstür, enteresan ve keyifli bir detay. Filmin Şahika'nın ortada kalışıyla bitmesi ise oldukça yersiz ve kötü bir final olmuş.
Filmin zengin sayılabilecek bir oyuncu kadrosu var. İzzet Günay'ın oyunculuğuyla sürüklediği filmde Fatma Girik, Kenan Pars ve Öztürk Serengil gibi önemli oyuncular yer alıyor. Filmin en dikkat çeken oyuncuları ise Erol Günaydın ve Aysel Tanju.
Varan Bir, orta karar bir komedi macera olarak değerlendirilebilir. Ama zaman zaman standardın üzerine çıkmayı başaran senaryosu ve gözardı edilemeyecek oyuncu kadrosuyla keyifli bir seyirlik olmayı da başarmakta.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 5

2 Ağustos 2012 Perşembe

20 Yıl Sonra (1972)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Nazan Şoray
Hülya Darcan
Kenan Pars
Yalçın Gülhan
Meltem Mete
Aytaç Arman
Hulusi Kentmen
Gülistan Güzey
                                                               Hüseyin Peyda
                                                               Mine Sun
                                                               Nubar Terziyan
                                                               Talat Gözbak
                                                               Erdoğan Seren
                                                               Mehmet Yağmur
                                                               Bedri Aydın
                                                               Oktay Yavuz
                                                               Ali Demir
                                                               Ahmet Koç
                                                               İbrahim Kurt
                                                               Mustafa Yavuz
                                                               Giray Alpan

Subject / Konu:

Nazım, 3 kişiyi öldürüp polisle çatışmaya girmiş, intihar etmek üzereyken karısı Ayten'in hamile olduğunu öğrenip teslim olmuştur. 20 yıl hapse mahkum olan Nazım, cezasını doldurur ve tahliye olur. Kendisini ustası Mahmut karşılar.
Nazım hapisteyken biri erkek biri kız olmak üzere ikiz çocuk doğuran Ayten, çocuklarına babalarının öldüğünü söylemiştir. Nazım, hapiste olduğu süre içersinde Ayten'den gelen mektuplar sayesinde ailesinden haberdar olmuştur.
Nazım, tahliye olduktan sonra acı gerçeklerle karşı karşıya kalır. Ayten'in hafızasını kaybettiğini, çocuklarının evi terkettiğini, oğlu Cüneyt'in yasadışı işlere bulaştığını ve kızı Tülay'ın zengin çocuğu Erol'un peşinden gidip uyuşturucu bağımlısı olduğunu öğrenir.
Nazım, önce izini bulup sonra da hayatını kurtardığı Cüneyt'le yakınlaşmayı başarır. Cüneyt'i tehlikelerden koruyabilmek için Cüneyt'in patronu Kenan'dan gelen teklifi kabul eder ve onlarla birlikte çalışmaya başlar. Kenan, canı gibi sevdiği oğlunun ölümüyle yıkılmış bir babadır.
Nazım, Mahmut'un kızı Hülya sayesinde Tülay'ın başından geçen bütün olayları öğrenir. Kenan, kendisine bir hayli borçlanan Erol'la Tülay'ı adamlarına kaçırtır. Nazım, Tülay'ı tecavüze uğramak üzereyken kurtarır. Erol ve Tülay'ı Kenan'ın adamlarının elinden kurtaran Nazım, Tülay'a babası olduğunu açıklar.
Ayten'in hafızası düzelir.
Nazım tahliye olduğundan beri peşinde olan komiser, Cüneyt'i tutuklar. Cüneyt, muhbirlik yapması karşılığında serbest bırakılır. Kenan'ın adamları Cüneyt'in muhbir olduğunu öğrenince; Cüneyt'e kumpas kurup öldürmeye karar verirler. Cüneyt'in öldürüleceğini öğrenen Nazım, Kenan'a kendine yardım etmesi için yalvarır ve Cüneyt'in babası olduğunu itiraf eder. Yaralı bir baba olan Kenan, Nazım'a yardım etmeye karar verir. Kenan ve Nazım, çatışmanın ortasında kalan Cüneyt'in yanına gelirler. Kenan vurulup ölür. Nazım ise yaralanan oğlunu kurtarmayı başarır ve ona öz babası olduğunu açıklar.
Cüneyt, polis tarafından tutuklanır ve hapishaneye götürülür. Köprüde oğluyla vedalaşan Nazım, kendisini beklemekte olan Ayten'in yanına gider.

Comment / Yorum:

20 Yıl Sonra, Türk sinema tarihinde pek benzerine rastlanmayan devam filmlerinden biri. Film, Ömer Lütfi Akad'ın Türk sinemasının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen 1952 yapımı "Kanun Namına" adlı filminin devamı niteliğinde. Kanun Namına'dan tam 20 yıl sonra çekilen bu devam filminin, yönetmeni ve senaristi Osman F. Seden.
İlk filmde yer alan Ayhan Işık, Gülistan Güzey ve Nubar Terziyan, 20 Yıl Sonra'nın oyuncu kadrosunda da yer aldılar. Başrolü yine Ayhan Işık'ın oynadığı bu devam filminde diğer önemli rolleri Kenan Pars ve Yalçın Gülhan üstlendi. Filmde ayrıca Hulusi Kentmen ve Hüseyin Peyda gibi usta isimler ve yıldızı ilerki senelerde parlayacak olan Hülya Darcan, Nazan Şoray ve Aytaç Arman gibi önemli isimler, küçük sayılacak rollerde boy gösterdiler.
Osman F. Seden, tam 20 yıl sonra bir devam filmine imza atarak hayli cesur bir işe imza atsa da; 20 Yıl Sonra, Kanun Namına'nın ayarında bir film olamadı. Film, nereden başladığı ve nereye gideceği çok aşikar olan ve zaman zaman abartıya kaçan klişeler yüzünden inandırıcılıktan uzaklaşan bir senaryoya sahip.
20 Yıl Sonra, Kanun Namına'nın devam filmi olması nedeniyle ilgi çekici bir film. Kuvvetle ihtimal fazla beğenilmeyecekte olsa Kanun Namına ve Ayhan Işık hatırına seyredilebilir.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 4

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Tehlikeli Oyun (1966)

Director / Yönetmen:

Semih Evin

Screenplay / Senaryo:

Semih Evin

Cast / Kadro :

İzzet Günay
Pervin Par
Kenan Pars
Vahi Öz
Kadri Ögelman
Saime Bekbay
Necdet Yakın
Faik Coşkun
Yaşar Şener
                                                                 Hüseyin Zan
                                                                 Leman Akçatepe
                                                                 Hakkı Haktan
                                                                 Mahmure Handan
                                                                 Hüseyin Kutman
                                                                 Hakkı Kıvanç

Subject / Konu:

Kasımpaşalı Ahmet, çapkın mı çakın bir şofördür. Vaktini hovardalıkla ve kahvehanede Cemal Baba'ya takılmakla geçirmektedir. Bir gün arabası yolda kalan Ekrem'e yardım eden Ahmet, Ekrem'den özel şoförü olması için teklif alır. Ekrem'in teklifini kabul eden Ahmet, şirkette Ekrem'in ortağı Rasim'le tanışır. Ahmet'in gözü Rasim'i pek tutmaz.
Ekrem'in evine yerleşmek için eşyalarını almaya giden Ahmet, yolda gördüğü güzel kızın peşine takılır. Peşine takıldığı kız, bir köşkten içeri girer. Köşkün önünde arabasıyla bekleyen Ahmet, oradan geçmekte olan bir arkadaşından köşkün kızının isminin Tülin olduğunu öğrenir ve gider. Halbuki Ahmet'in görüp beğendiği kız Tülin değil, köşkün hizmetçisi Ayşe'dir.
Ayşe, izin gününde annesine para götürmeye gider. Hapisten tahliye olmuş üvey kardeşi Tırnakçı Cavit, zorla bütün parasını alır. Ayşe köşke dönerken Ahmet, arabayla peşine takılır. Ama Ayşe, Ahmet'e yüz vermez.
Rasim, Ekrem'den habersiz kirli işler çevirmektedir. Cavit'te Rasim'in adamlarından biridir.
Köşkün hanımı Ayşe'ye terziye götürmesi için para verir. Ayşe eve gittiğinde Cavit, parayı görür ve almaya kalkışır. Ayşe ise Cavit'e karşı koyar. Ayşe çareyi evden kaçmakta bulur. Ancak parayı almaya niyetli olan Cavit, Ayşe'nin peşini bırakmaz. Yolda arkadaşları da Cavit'e eklenir. Ayşe'yi kıstırırlar. Tam bu sırada Ahmet çıkagelir. Cavit'i ve arkadaşlarını döver ve Ayşe'nin başını beladan kurtarır.
Ayşe, Ahmet'in kendisini Tülin zannettiğini anlayınca; bozuntuya vermez ve Tülin'miş gibi hareket eder. Ayşe'nin Ekrem sandığı Ahmet'te; Ekrem'miş gibi davranır. Aşk yaşamaya başlarlar.
Ahmet, Ekrem'le birlikte bir iş seyahatine çıkar. Ekrem'in işleri uzayınca Ahmet, İstanbul'a yalnız döner. Ahmet, Ekrem'in yokluğundan istifade ederek Ayşe'yi köşke davet eder. O sırada köşke dönmüş olan Ekrem, uşak gibi davranır ve Ahmet'in oyununu bozmaz. Ancak daha sonra şirkette Ahmet'i paylar.
Ekrem, yokluğunda çevirdiği işlerden haberdar olduğu Rasim'den şüphelenmeye başlar.
Ekrem'in karısının Avrupa'dan dönüşü gazetede haber olur. Bu haberi duyan Ayşe, Ekrem zannettiği Ahmet'in evli olduğunu sanar ve yıkılır. Çalıştığı muhitten uzak kalmaya karar verir ve işten ayrılır.
Ahmet, Ayşe'nin kendisiyle irtibatı kesmesini gerçek kimliğinin Ayşe tarafından anlaşılmış olmasına bağlar.
Ayşe'nin aşk mektuplarını bulan Cavit, kardeşiyle Ekrem'in ilişki yaşadığını Rasim'e bildirir. Rasim, Ekrem'in kendisine olan borcunu ödeyip rahatlığa kavuşmaması için mektuplardan Ekrem'in karısına bahsetmeye ve böylece Ekrem'in karısını Ekrem'e para vermekten vazgeçirmeye karar verir. Karısı duyduklarından sonra Ekrem'i terkeder.
Köşke giden Ahmet, sevdiği kızın evin kızı Tülin değil, hizmetçi Ayşe olduğunu öğrenir ve Ayşe'nin evine gider. Ayşe'ye gerçekleri anlattıktan sonra Ayşe'yle birlikte Ekrem'in şirketine gider.
Ekrem'i düştüğü durumdan kurtarmak için önce Ayşe'yle Ahmet'in aşk mektuplarını ele geçiren Cavit'i aramaya koyulurlar. Durumu lehine çevirmeye çalışan Rasim ise Ekrem'in karısını görüşmeye çağırır ve mektupları gösterir. Şoför arkadaşlarının yardımıyla Cavit'i bulan ve konuşturan Ahmet, Rasim'in mekanına gider. Gerçekleri Ekrem'in karısına anlatır. Rasim ise çevirdiği dolaplar ortaya çıkınca silah zoruyla Ekrem'in karısını kaçırır.
Ahmet, Rasim'in peşine düşer. Rasim'le kavga ettiği sırada polis gelir ve Rasim'i esrar kaçakçılığından tutuklar. Ekrem, yardımlarından dolayı Ahmet'le Ayşe'nin düğününü yapmayı üstlenir ve Ahmet'e son model bir araba hediye eder.

Comment / Yorum:

Semih Evin'in senaryosunu yazıp yönettiği Tehlikeli Oyun, yönetmenin 1966 yılında çektiği 8 filmden biri. Yönetmen, aynı yıl çektiği diğer filmlerde Tehlikeli Oyun'un başrollerini paylaşan İzzet Günay'la "Ay Yıldız Fedaileri" isimli filminde Pervin Par'la da "Kanlı Pazar" adlı filminde de bir kez daha beraber çalıştı.
Oyunculuklar vasatın üzerinde olsa da karakterler çok klişe. İzzet Günay, çapkın ve yaman yakışıklı Ahmet; Pervin Par, fakir ve güzel kız Ayşe; Vahi Öz, Hulusi Kentmen'i aratmayan ve iyi yüreklilik sınırlarını zorlayan fabrikatör Ekrem ve Kenan Pars, kariyerinin genelinde görmeye alıştığımız kötü adam rollerinden biri olan Rasim'le filmde arzı endam ediyor. Kadri Ögelman'ın canlandırdığı Cemal Baba karakteri ise klişe karakterlerin aksine samimi bir karakter.
Senaryo zayıf olarak nitelenebilir. Ekrem'in nasıl olupta Rasim'e borçlandığının açıklanmaması ve Ayşe'nin üvey kardeşi Tırnakçı Cavit'in tesadüf sınırlarını zorlar şekilde Rasim'in adamı çıkması, filmin inandırıcılığını düşürmüş. Ekrem'in şoförü Ahmet'e karşı akıl almaz babacanlığı ise yok artık dedirtecek cinsten.
Tehlikeli Oyun, zayıf senaryosuna karşın komedi dozajı fena olmayan bir film. Oyuncu kadrosu hatırına seyredilebilir.

Imdb note : - (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)  My note : 4.5

12 Mayıs 2012 Cumartesi

İntikam Alevi (1956)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Kenan Pars
Deniz Tanyeli
Turgut Özatay
Behzat Balkaya
Ali Üstüntaş
Mualla Sürer
O. Nuri Ergün
Nubar Terziyan
                                                               Hüseyin Güler
                                                               Hüseyin Kaşif
                                                               Fadıl Garan
                                                               Asım Nipton
                                                               Muammer Gözalan
                                                               Hikmet Serçe
                                                               Mualla Kaynak

Subject / Konu:

Katil Ekrem hapishaneden kaçar. Ekrem'in kaçışı gazetelerde haber olur. Mahalleli Hikmet'e bu haberden bahseder. Hikmet ise Ekrem'den korkmadığını, Suzan'ın kendi karısı olduğunu söyler. Hikmet evine gittiğinde Suzan, Ekrem'in bir delilik yapabileceğinden korktuğunu söyleyip kaçıp kaçmayacaklarını sorar. Hikmet, bir yere gitmeyeceklerini, şayet Ekrem gelirse onu vuracağını söyler.
Hüseyin, sessiz kalmak için Hikmet'ten para ister. Kavgaya tutuşurlar.
Ekrem, kaçak olarak bir kamyonun kasasında yolculuk ettikten sonra arkadaşı Ali'nin yanına gider. Aleyhinde tertiplenen bir tuzağa düşürüldüğünü ve kaçmak zorunda kaldığını söyleyen Ekrem, Ali'ye olayı 2 sene öncesinden anlatmaya başlar.
Necla'yla işanlanma arifesindeki Ekrem, bir taraftan da içki batağındaki serseri kardeşi Mahmut'la uğraşmaktadır. Ekrem'de gözü olan Suzan, Ekrem'i kendisiyle buluşmaya ikna eder. Ekrem, Suzan'a kendisiyle bir ilgisi olmadığını söyler ve gider. Kamyon şoförlüğü yapan Ekrem'in iş arkadaşı Hikmet, bir dönem ilişkisi olduğu Suzan'la ilgilenmektedir. Ekrem'in Suzan'la buluştuğunu öğrenen Hikmet, Ekrem'i tersler.
Suzan, Ekrem'e son bir defa buluşurlarsa peşini bırakacağına dair söz verir. Ekrem'de bu teklifi kabul eder. Suzan'la Ekrem'in buluştuğunu gören Hikmet, Ekrem'le kavgaya tutuşur ve dayak yer.
Ekrem tarafından reddedilen Suzan, gözyaşlarına boğulur. Kızının üzüntülü halini gören Huriye, Ekrem'e bir oyun oynayarak onu kucaklarına düşüreceğini söyler. Huriye, Mahmut'a gider ve istediklerini yapması karşılığında para verir. Mahmut, kahvehanedeki arkadaşlarına Ekrem'in nişanından önce kutlama yapma fikrini ortaya atar. Hep beraber içmeye giderler. Mahmut, Ekrem'in içkisine ilaç karıştırır. Baygın haldeki Ekrem'i eve getirip yatağına yatıran Mahmut, Suzan'ı içeriye alır ve onunla birlikte olur. Sabah Huriye, Ekrem'in evinin kapısına dayanır ve kızının kaçırıldığını söyleyerek ortalığı birbirine katar. Polis gelir. Ekrem yaşananları hatırlamamaktadır. Muayene sonucu Suzan'ın cinsel ilişkiye girdiğinin ispatlanması ve Mahmut'un yaptığı şahitlik; Ekrem'i Suzan'la evlenmek zorunda bırakır.
Ekrem'e kinlenen Hikmet, şirkete gelen paraları görünce kumar borcu olan Hüseyin'i de planına dahil ederek Ekrem'in başına çorap örmeye karar verir. Hüseyin, korka korka da olsa Hikmet'in teklifini kabul eder. Hüseyin, Ekrem'i nakliye işi bahanesiyle kandırır ve saat 8'de buluşmaya çağırır. Hikmet ve Hüseyin, Ekrem gelmeden garaj sahibini demir levyeyle öldürüp paraları çalarlar. Hikmet, levyedeki ve kapıdaki parmak izlerini temizler. Ekrem'in olay yerine geldiğini gördüklerinde ise polise garajdan garip sesler geldiğini haber verirler. Garaj sahibini yerde kanlar içinde yatarken gören Ekrem, kapıyı açıp içeri girer ve demir levyeyi alır. Polis, Hikmet ve Hüseyin olay yerine gelir. Ekrem'i elindeki kanlı levyeyle gören polis, Ekrem'i tutuklar.
Ekrem mahkemede masum olduğunu söyler. Ancak kapıdaki ve levyedeki parmak izleri Ekrem'e aittir. Üstelik Hüseyin ve Hikmet'in verdiği ifadeler de aleyhindedir. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenir.
Hikmet, Huriye'yle görüşür ve Ekrem'in uzun yıllar hapiste yatacağını, eğer Suzan kendisiyle birlikte olursa onu paraya boğacağını söyler. Suzan, Hikmet'le gezip tozmaya ve birlikte olmaya başlar. Hikmet mahkemeden bir gün önce Suzan'a mutlu birlikteliklerinin bitmemesi için Ekrem'in hapiste kalmaya devam etmesini sağlamaları gerektiğini söyler ve Ekrem'in aleyhinde şahitlik yapmasını ister.
Suzan, Ekrem'in aleyhinde şahitlik yapar ve Ekrem, 20 yıl hapse mahkum olur. İntikam aleviyle yanıp tutuşan Ekrem, 2 yıl hapis yattıktan sonra firar eder.
Ekrem, Ali'den kendisine Necla'yı çağırmasını ister. Ali, verem olan Necla'yı Ekrem'in yanına getirir. Ekrem, masumiyetini kanıtlamak için Necla'dan yardım ister. Necla, Hüseyin'e Hikmet'in kendisini gizlendiği yerde beklediğini söyler ve onunla birlikte Ekrem'in gizlendiği balıkçı kulübesine doğru gider. Ne Necla, ne de Hüseyin, peşlerine takılan 2 adamı farketmez.
Ekrem, Hüseyin'i görür görmez üzerine atlar. Bir süre kavga ederler. Tam Ekrem, Hüseyin'i konuştururken yolda Necla'yla Hüseyin'in peşine takılan 2 adamdan biri ortaya çıkar. Bu adam, cinayet masasından Fehmi'dir. Fehmi, Ekrem'i teslim olmaya çağırır. Fırsatını bulup kaçan Hüseyin, trenin altında ezilerek can verir. Ekrem kaçar.
Hikmet, gazetede Hüseyin'in ölüm haberini ve bu ölümün arkasında Ekrem'in olduğunun düşünüldüğünü okur. Suzan'ı büyük bir korku sarar.
Fehmi, Necla'nın evine gelir ve Ekrem hakkında bilgi edinmeye çalışır. Necla, Ekrem'in balıkçı kulübesinde saklandığını ağzından kaçırır. Sıkı polis denetimine rağmen Suzan'ı bulup konuşturmak zorunda olan Ekrem, yoğurtçu kılığına girer ve Suzan'ı evde yakalamayı başarır. Suzan, yediği dayağın ardından herşeyin Hikmet'in planı olduğunu ve bildiklerini mahkemede anlatacağını söyler. Bu sırada eve gelen ve Suzan'ın söylediklerini işiten Hikmet, Suzan'ı silahıyla vurur. Ekrem'le Hikmet kavgaya tutuşur. Silah sesini duyan polisler eve gelince Ekrem kaçmak zorunda kalır. Ekrem, peşindeki polislerden kaçarken yaralanır. Ancak kendisini köprüden hareket halindeki trene atarak kurtulmayı başarır.
Hikmet, meyhaneye gider ve Mahmut'a para karşılığı Necla'yı kandırıp kendisine getirmesini teklif eder. Hikmet, Necla'yı döverek Ekrem'in yerini öğrenmeye çalışır. Ancak Necla konuşmaz. Bunun üzerine Hikmet, Necla'yı babasını öldürmekle tehdit eder.
Fehmi, Ekrem'i saklandığı kulübede yakalar. Suzan'ın katilinin Hikmet olduğunu bildiklerini ve onun diğer cinayetlerin de katili olabileceğinden şüphelendikleri için delil bulabilmek amacıyla tutuklamadıklarını söyler. Fehmi, Ekrem'e Hikmet'in er geç kulübeye geleceğini ve bunun masumiyetini ispat etmek için tek fırsatı olduğunu söyleyip gider.
Necla, babasının canı söz konusu olduğu için Ekrem'in yerini söylemek zorunda kalır. Hikmet, kulübeye doğru gider. Necla da Hikmet'in arkasından gider. Ekrem ve Hikmet birbirlerine ateş eder. Ekrem, Hikmet'i yakalamak üzereyken Necla kulübeye girer. Önce Necla'yi yakalayan daha sonra da vuran Hikmet, kulübeden kaçar. Hikmet, sürat teknesine atlayıp deniz yoluyla kaçmayı dener. Başka bir sürat teknesine atlayan Ekrem, Hikmet'i takip eder. Birbirlerine ateş etmeye devam ederler. Ekrem, Hikmet'in içinde bulunduğu sürat teknesinin motorunu vurur. Hikmet kendini denize atar. Ekrem'de Hikmet'in peşinden denize atlar. 2 sürat teknesi çarpışır ve infilak eder. Yüzerek karaya çıkarken dahi kavgaya devam ederler. Fehmi önderliğindeki polis teşkilatı, kendilerini Hikmet'e hissettirmeden takiplerini sürdürürler ve Hikmet suçlarını itiraf ettiği anda Hikmet'i tutuklarlar.
Suçsuz olduğu anlaşılan Ekrem beraat eder. Hikmet ise idamla yargılanır.
Ekrem, durumu ağırlaşan Necla'yı görmek için hastahaneye gider. Necla, Ekrem gelmeden kısa süre önce ölür. Ekrem, Necla'nın ölümünden dolayı büyük vicdan azabı çeker ve kendini sorumlu hisseder. Ekrem, Necla'nın ölmeden önce kendisine bıraktığı mektubu okur. Mektupta Necla, ömrü boyunca Ekrem'i sevdiğini ve onları kaderin ayırdığını söyler.

Comment / Yorum:

"Polis herşeyi bilir" jeneriğiyle başlayan İntikam Alevi, yönetmenlik kariyerine 1956 yılında başlayan ve bu yıla tam 4 film sığdırmayı başaran Osman F. Seden'in 1956'da çektiği 4. ve son filmi. Filmin vizyona giriş tarihi 14.11.1956
Dönemin Türk filmlerini incelediğimizde film sürelerinin genellikle 70 - 90 dakika arası olduğunu görüyoruz. İntikam Alevi ise 2 saate yaklaşan süresiyle bu genellemenin dışında kalıyor. Filmin süresinin dönemin diğer örneklerine göre uzun olması, filmi sıkıcı kılmamış. Tam aksine filme anlatmak istediği herşeyi kesmeden, yarım bırakmadan anlatabilme fırsatı vermiş.
Filmin kötü adamları Hikmet ve Hüseyin'in kötülük yapma nedenlerini ve polisin Hikmet'i ele geçirebilmek için arka planda durduğunu bilmemiz, senaryonun inandırıcılığını bir kat daha arttırıyor. Üstelik filmin mutlu final yapmaması da şaşırtıcı.
Ayhan Işık'ın giderek zirveye tırmanmaya başladığı bir dönemde Kenan Pars, Mualla Kaynak ve Turgut Özatay gibi yine dönemin popüler olmaya başlayan isimleriyle bir araya geldiği film, oyunculuk performansları bakımından da başarılı olarak değerlendirilebilir. Filmin oyuncu kadrosunda aynı yıl yönetmenliğe atılan ve 1984'e kadar yönetmenliğe devam eden O. Nuri Ergün'de yer alıyor.
Osman F. Seden'in dehasının ilk örneklerinden biri olan İntikam Alevi, dönemsel olarak incelendiğinda yenilikçi olarak değerlendirilebilecek geri dönüşlü anlatım tarzıyla süre kısıtlamasına girmeden anlatmak istediğini anlatan oldukça sürükleyici bir polisiye.

Imdb note : - (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)     My note : 7

3 Şubat 2012 Cuma

Kenarın Dilberi (1966)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
Göksel Arsoy
Gürel Ünlüsoy
Senih Orkan
Kenan Pars
Hulusi Kentmen
Nubar Terziyan
Hayri Caner
Mürüvvet Sim
                                                             Necdet Tosun
                                                             Mualla Sürer
                                                             Muammer Gözalan
                                                             Necabettin Yal
                                                             Emire Erhan
                                                             Gülten Ceylan
                                                             Nevzat Okçugil
                                                             Renan Fosforoğlu
                                                             Selahattin İçsel

Subject / Konu:

Ekrem, New York'ta memleket hasreti ve çok sevdiği nişanlısı Necla'nın özlemiyle yaşamaktadır. Tahsil için gittiği New York'ta işleri bozulan babasına yük olmamak için geceleri pavyonda çalgıcılık yaparak para kazanmaktadır. Hovarda bir yaşam süren ve esrar kullanan Necla ise Ekrem'e karşı soğuk davranmakta ve onu arayıp sormamaktadır.
Ayşe ananın evine sığınmış olan Türkan, ev ahalisiyle birlikte sokaklarda çalıp söylemekte ve kendi yaptıkları herkül kuvvet şurubunu satmaktadır. Ali, Türkan'a aşıktır ve Türkan'a açılmak için fırsat kollamaktadır. Türkan ise aynı evde yaşadığı Ali'yi bir ağabey gibi görmektedir.
Herkül kuvvet şurubunu satarken yakalanan Türkan, cezasını ödeyen Aziz İzmen sayesinde kurtulur. Aziz İzmen, kızı Necla'ya ikizi kadar benzeyen Türkan'a kendisine yardım etmesi karşılığında 50.000 lira teklif eder. Aziz'in teklifi esrakeş olan ve tedavi gören kızı Necla iyileşene kadar onun yerine geçmesidir. Türkan teklifi reddeder. Ama Ayşe ananın ansızın hastalanması ve tedavisi için çok paraya ihtiyaç duyulması, Türkan'ın bu teklifi kabul etmesine neden olur. Türkan, Aziz'le yaptığı anlaşma gereği kimseye durumu anlatmaz.
Ekrem memlekete geri döner. Babasına Necla'nın tavrından yakınır. Babası ise Ekrem'e şayet Necla'yı bırakırsa; Aziz İzmen'le arasındaki ticari ilişkilerin bozulacağını ve dolayısıyla ailelerinin geleceğinin tehlikeye gireceğini söyler.
Türkan, Necla rolünde Ekrem'le görüşmeye başlar. İlk başta aralarında anlaşmazlıklar yaşanır ve Ekrem nişanı bozmaya karar verir. Ama Türkan, Ayşe ananın tedavisi için paraya ihtiyaç olmasından dolayı Ekrem'i ayrılmamaya ikna etmeyi başarır. Ekrem'le Türkan yakınlaşmaya başlar.
Necla iyileşir. Doktor, Aziz'e Necla'nın tamamen iyileştiğini, ancak onu korkutan sırrın ne olduğunun kesinlikle öğrenilmesi gerektiğini söyler. Aziz, Necla'ya kendisini korkutan sırrın ne olduğunu sorsa da bir yanıt almayı başaramaz.
Önce Necla'nın evine esrarengiz telefonlar açan sonra da Necla zannettiği Türkan'ın karşısına çıkan Melih, Türkan'ı tehdit eder ve kendisiyle görüşmeye mecbur eder. Türkan görüşmeye gider. Melih, Necla zannettiği Türkan'ı geçmişte çekilmiş çıplak fotoğraflarla ve mektuplarla tehdit eder. 100.000 lira para isteyen Melih, Türkan'ı birlikte olmaya zorlar. Direnen Türkan, kurtulmayı başarıp kaçar. Türkan kaçarken içeri giren Necla, Melih'i öldürür. Necmi, Necla Melih'i öldürürken cinayetin fotoğraflarını çeker.
Türkan Aziz'e, Ekrem'e aşık olduğunu anlatır ve artık bu oyunu noktalamaya karar verdiğini söyler. Türkan tam evi terketmek üzereyken polis Türkan'ı Melih'in cinayet zanlısı olarak tutuklar. Karakolda gerçek kimliği ortaya çıkan Türkan, suçu üstüne alır. Necla'nın kimliğine hırsızlık yapmak için büründüğünü söyler. Mahkemede de cinayeti kabul eden Türkan'ın idamına karar verilir.
Necmi, Aziz'e elindeki cinayet fotoğrafı ve mektuplarla şantaj yapıp para sızdırmak için telefon açar. Telefonu açan Ekrem, Necmi'yle Aziz'miş gibi konuşmaya devam eder. Necmi cinayeti Necla'nın işlediğini, Türkan'ın mektuplarda Ekrem'i suçlayıcı ifadeler geçtiği için suçu üstlendiğini söyler ve gece paraları getirmesini ister.
Gece paralarla birlikte Necmi'yle buluşmaya giden Ekrem, tüm konuşmaları polisin dinlemesini sağlar. Necmi'yle aralarında geçen boğuşmanın ardından cinayet fotoğrafını alan Ekrem, Türkan asılmak üzereyken idamı durdurmayı başarır. Necla cezasını çekmek üzere hapsi boylarken Ekrem ve Türkan'da birbirlerine kavuşur ve evlenirler.

Comment / Yorum:

1966 yılında tam 5 film ("Çalıkuşu", "Düğün Gecesi", "Sana Layık Değilim", "Kenarın Dilberi" ve "Meleklerin İntikamı") çeken yönetmen Osman F. Seden, bu 5 filmin başrolünde de Türkan Şoray'ı oynatır. Türkan Şoray, aynı yıl başrolünde oynadığı 10 filmde ("Eli Maşalı", "Altın Küpeler", "Siyah Gül", "Meyhanenin Gülü", "Karanfilli Kadın", "El Kızı", "Günahkar Kadın", "Çamaşırcı Güzeli", "Anaların Günahı", "Akşam Güneşi") daha yer alır ve 1 yıl içersinde toplam 15 filmde başrol oynamış olur. Bu rakamlar, 1966 yılının Türkan Şoray'ın kariyerinin en verimli yılı olduğunu gösteriyor. Türk sinemasında 1 yıl içersinde 15 filmin dahi çevrilmediği yıllar olduğu göz önüne alınırsa; bir aktristin 1 yıl içersinde 15 filmde başrol oynamış olması, akıl almaz bir istatistik.
Kenarın Dilberi, abartılı ve gerçekçilikten uzak bir senaryoya sahip. Türk sinemasında sıkça kullanılan ve genellikle başarılı sonuç vermeyen 1 kişinin benzerinin yerine geçmesi klişesi bu filmde de kullanılmış. Bu da 1 oyuncunun 2 farklı rolde oynaması (genelde bu 2 rolden biri iyi diğeri kötü karakter olur) ve filmin inandırıcılığının azalması sonucunu doğurmuş.
Film, oyuncu kadrosunda Yeşilçam'ın tanıdık isimlerini barındırsa da; Kenan Pars, Nubar Terziyan, Necdet Tosun, Mualla Sürer ve Mürüvvet Sim gibi isimler ufak rollerde kullanılmışlar. Filmin yardımcı yönetmenlerden biri, daha sonra kendi filmlerini yönetecek olan Erden Kıral.
Kenarın Dilberi, Osman F. Seden'in de, Türkan Şoray'ın da kariyerlerinin zayıf filmlerinden biri. Film, tüm olumsuz yönlerine rağmen iyi sayılabilecek görüntü kalitesi ve elbette Türkan Şoray için izlenebilir.

Imdb note : 6                              My note : 4