Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Lionel Barrymore etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lionel Barrymore etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2015 Pazartesi

Grand Hotel (1932)

Director / Yönetmen:
Edmund Goulding

Screenplay / Senaryo:
William A. Drake

Novel / Kitap:
Vicki Baum (from “Menschen in Hotel”)

Play / Oyun:
William A. Drake (from “America”)

Cast / Kadro:
Greta Gabro
John Barrymore
Joan Crawford
Wallace Beery
                                                           Lionel Barrymore
                                                           Lewis Stone
                                                           Jean Hersholt
                                                           Robert Mc Wade
                                                           Purnell B. Pratt
                                                           Ferdinand Gottschalk
                                                           Rafaela Ottiano
                                                           Morgan Wallace
                                                           Tully Marshall
                                                           Frank Conroy
                                                           Murray Kinnell
                                                           Edwin Maxwell

Subject / Konu:
Doktorundan çok az ömrü kaldığını öğrenen Otto, Berlin’deki en pahalı otel Grand Hotel’de kalmaya başlar. Kalan zamanında parasını harcayıp keyfine bakmaya karar vermiştir. Baron, maddi sorunlardan ötürü Grand Hotel’de kalmaya devam edemeyeceğinden kaygılıdır. Baron, Otto’nun durumunu öğrenince onunla arkadaşlık kurar. Baron, Genel müdür Preysing için otele gelen stenograf Flaemm’den randevu almayı başarır.
Son performansında seyircilerin doldurmadığı bir salonda kötü dans ettiğini düşünen Grusinskaya, akşamki dans gösterisine gitmek istemektedir. Ancak menajeri tarafından ikna edilir ve salona doğru yola çıkar. Baron’un asıl hedefi, Grusinskaya’nın değerli inci kolyesini çalmaktır. Bu yüzden oda boşalınca pencereden odaya girer ve inciyi bulup alır. Ancak birileri odaya geldiği için odada saklanmak zorunda kalır.
Çok geçmeden dans etmekten vazgeçen Grusinskaya’da odasına döner. Yalnız kalmak istediğini söyleyip odasındaki kişileri dışarı çıkartır. Dans kariyerinin sonlandığını düşünen Grusinskaya, intihara kalkışacağı sırada Baron ortaya çıkar ve kendisini hayranı olarak tanıtıp onu durdurmayı başarır.
Grusinskaya’ya aşık olan Baron, bir hırsız olduğunu ve inci kolyesini çaldığını itiraf eder. Baron’un aşkıyla havalarda uçan Grusinskaya, Baron’un ertesi gün kendisiyle birlikte Viyana’ya gelmesini ister. Baron, para sorununu çözüp borcunu ödeyeceğini ve Viyana’ya birlikte gideceklerini söyler.
Preysing, yalan söyleyerek önemli bir ortaklık anlaşması yapmayı başarır. Baron’la buluşmaya giden, hoşlandığı Flaemm’in peşinden gider. Baron, Flaemm’e başka birine aşık olduğunu itiraf eder.
Flaemm, patronundan kendisiyle Manchester’a gitmesi için teklif alır. Baron ihtiyaç duyduğu parayı kazanmak için Otto’nun odasında kumar oynamaya karar verir. Ancak gecenin kazananı şansı yaver giden Otto olur. Çareyi Preysing’in cüzdanını çalmakta bulan Baron, Preysing’e yakalanır. Baron, Preysing’den aldığı darbelerle ölür. Preysing tutuklanıp götürülür.
Otto, Flaemm’e birlikte kalmayı önerir. Paris’e gitmeye karar verirler.
Baron’a ne olduğunu bilmeyen Grusinskaya, ondan haber alamadığı için telaşlanmaya başlar. Grusinskaya’ya Baron’un öldüğü anlatılmaz ve trende olacağı söylenir. Otelden birileri ayrılırken yeni birileri gelir.


Comment / Yorum:
Oyun yazarı ve yönetmeni Vicki Baum’un gerçek bir hikayeden yola çıkarak yazdığı “Menschen in Hotel”, William A. Drake tarafından “America” adıyla tiyatroya uyarlanır ve Broadway’de sergilenir. Metro Goldwyn Mayer (M.G.M.), oyunun başarısını görür ve haklarını 35.000 dolara satın alır. Senaryosu da William A. Drake tarafından yazılan “Grand Hotel” Edmund Goulding tarafından yönetilir.
Film California’da bulunan Metro Goldwyn Mayer (M.G.M.) stüdyolarında çekilir. Yaklaşık 700.000 dolara mal olan film, 11 Eylül 1932 tarihinde gösterime girer. Filmin galası, Grauman’s Chinese Theatre’da yapılır ve o zamana dek yapılmış en çarpıcı gala olur. Film, 2.594.000 dolar hasılat elde eder. Günümüz şartlarında sıradan gözüken bu rakamlar, 30’lu yılların başları için ise muazzam. Zira filmin bilet fiyatları, o tarihe kadar ki en pahalı bilet fiyatı olan 1,5 dolar olarak kayıtlara geçmiş durumda. Ayrıca filmin elde ettiği hasılat, stüdyonun o tarihe kadar ki elde ettiği en büyük hasılat.
Grand Hotel’in o döneme kadar ki en büyük yapımlardan biri olmasının bir diğer önemli nedeni de Metro Goldwyn Mayer’in 5 büyük yıldızını bir araya getirmiş olması. Greta Garbo ve Joan Crawford’un bir araya getirilmiş olması bile başlı başına bir olayken, John Barrymore, Wallace Beery ve Lionel Barrymore gibi yıldızların da oyuncu kadrosunda yer alması, oldukça dikkat çekici.
Büyük yıldızların bir araya getirilmesi beraberinde sorunlar da doğurmuş. Greta Garbo, filmde ortak sahneleri olmayan Joan Crawford’la hiç konuşmamış ve Crawford kendisiyle konuşmaya çalıştığında da cevap vermemiş. Garbo, 27 yaşında olduğundan bir balerini canlandırmak için yaşlı olduğunu düşünmüş ve filmde oynamak istememiş. Crawford, canlandırdığı karakter tek elbise giydiği için filmde oynamak istememiş. Preysing karakterini canlandıran Wallace Beery, canlandırdığı karakterin imajını zedeleyebileceğini düşündüğü için rolden memnuniyetsizliğini dile getirmiş. Ancak sözleşmeli oyuncular, stüdyo tarafından ikna edilerek filmde oynatılmışlar.
Otto rolü için ilk tercih edilen oyuncu, Buster Keaton’mış. Preysing rolü için ilk düşünülen oyuncu ise Clark Gable’mış. Ancak Gable’ın rol için fazla genç olduğuna karar verilip vazgeçilmiş.
Film sadece en iyi film kategorisinde Oscar’a aday gösterilen ve ödülü kazanan ilk film olarak tarihe geçti. Film 2007 yılında Amerikan Ulusal Film Arşivi’ne eklendi. Kısa film ve çizgi filmlerde parodileri yapılan ilk film oldu.
Grand Hotel, aslında bir değil birçok başrolü olan ve altı dolu karakterleriyle dikkat çeken bir hikayeye sahip. Komedi öğeleri de barındıran senaryo, final bölümünde ise daha gerçekçi bir yapıya bürünüyor. Yıldız isimlerin oyunculukları izlemeye değer. Film, gerçek bir sinemaseverin arşivinde bulunması gereken nadide bir eser.

Imdb note: 7.7                             My note: 8

12 Mart 2011 Cumartesi

It's a Wonderful Life / Şahane Hayat (1946)

Director / Yönetmen:

Frank Capra

Screenplay / Senaryo:

Frank Capra
Albert Hackett
Frances Goodrich

Story / Hikaye:

Philip Van Doren Stern (from "The Greatest Gift")

Cast / Kadro :

James Stewart
Donna Reed
Lionel Barrymore
Thomas Mitchell
Henry Travers
Frank Faylen


Subject / Konu:

Yılbaşı gecesi gittiği barda intihar etme kararı alan George,intihar edecği köprüye doğru gider.Bedford Hills kasabasında doğup büyüyen George Bailey,13 yaşındayken kırılan buz tabakasının içine düşen kardeşinin hayatını kurtarır ama tek kulağı sağır kalır.Babası ölünce küçük kardeşi Harry'nin üniversiteye gidebilmesi için kendi üniversite öğrenim hakkından vazgeçer.Babasının ölmeden önce başında olduğu "Ev&Kredi" adlı aile şirketlerinin başına geçer.Şirketleri "Büyük Bunalım" döneminden hasarsız çıkmıştır.Yaşadığı kasabayı ve kasabasındaki insanları seven George,hemen hemen kasabadaki herkesi ev sahibi yapar.Kendisini insanlara yardım etmeye adamıştır.Ama kendi hayal ettiği şeylerin hiçbirini gerçekleştiremez.Ne doğru dürüst para kazanabilmiştir,ne mimar olabilmiştir,ne de dünyayı gezebilmiştir.George'un tek şansı okulda bir baloda tanıştığı ve üniversiteyi bitirdikten sonra kentten kasabaya dönmüş Mary ile evlenmektir.Çünkü Mary vefalı,fedakar ve kötü gününde de kocasının yanında olan bir eştir.Kocasının işleri kötü gittiğinde balayından vazgeçip balayı parasını kocaına verecek kadar düşünceli bir kadındır.George,kasabadaki insanların güvenini ve saygısını kazanmış olsa da yaptıklarından rahatsız olan biri vardır;kötü kalpli banker Henry Potter.Çünkü George'un kasabalılara yaptığı her kolaylık Henry'nin kasabalıların sırtından kazanacağı muhtemel gelirleri baltalamaktadır.Henry,George'u etkisiz kılabilmek için çareler arar ve bir gün aradığı fırsatı bulur.George'un amcası Bill,aile şirketlerinde çalışmaktadır.Aslında iyi bir adam olan Bill,yaşlılığının ve alkolikliğinin yol açtığı dalgınlıkla şirkete ait 8.000 doları Henry'ye kaptırır.Kısa süre sonra bankadan gelen müfettişlerin yaptığı denetlemede şirketin maddi açığı ortaya çıkar.Bu şirketin batması ve George'un hapse düşmesi anlamına gelmektedir.Yılın son günü yıkılmışa dönen George bara gider ve intihar etmenin tek çıkar yol olduuna karar verir.İntihar etmek için köprüye gider.Kendini nehre atarak intihar edecektir.George'u kurtarmak için gönderilmiş Clarence adlı melek,George'u kurtarmak için bir adamı nehire düşürür.Çünkü bilmektedir ki;George düşen kişiyi kurtarmak için çabalarken intihar etmeyi unutacaktır.Clarence,George'un dileğinini yerine getirir ve George'un olmadığı bir hayatın yaşandığı dünyayı George'a izlettirir.George izlediklerine şaşırır.Aslında insan yaşantısının dışarıdan göründüğü kadar "şahane" olmadığı ve insanların hayatlarında iyi giden bazı şeylerin her ne kadar farkedemeselerde;çevrelerindeki insanlarca sağlandığını görür.Ve George izlediklerinden sonra çevresindeki insanların hayatlarına yaptığı iyilik ve katkılarla aslında kendi hayatını "Şahane Hayat"a dönüştürmüş olduğunu farkeder.

Comment / Yorum:

Gerek ödüllerde gerekse hasılat olarak aynı yıl çekilen William Wyler'in yönettiği "The Best Years of Our Lives (Hayatımızın En Güzel Yılları)" isimli filmi karşısında büyük başarısızlığa uğrasada;değeri yıllandıkça daha da artan ve kendi tarzının en iyileri arasında her zaman en üst sıralarda yer alan bir Frank Capra klasiği."En iyi film","En iyi yönetmen","En iyi erkek oyuncu","En iyi ses" ve "En iyi kurgu" dallarında Oscar'a 5 dalda aday gösterilip hepsini kaybeden ve sadece Altın Küre'de "En iyi yönetmen" ödülünü kazanabilen,gişede başarısız olan "Şahane Hayat" yıllar geçtikçe Amerikan halkının sevgilisi haline geldi ve özellikle yılbaşı geceleri televizyonlarda yayınlanan bir klasiğe dönüştü.Film tam 3 kez renklendirildi.Yıllar sonra verilen ödüller filmi taçlandırmış olsa da;bir nevi günah çıkartma olarakta algılanabilir.Öyle ki "Şahane Hayat",American Film Institue(Amerikan Film Enstitüsü)'nün 2006'da yayımladığı "Tüm zamanların en güçlü filmleri" listesinde ilk sırada,Amerikan Film Enstitüsü'nün 2007'de yayınladığı "Tüm zamanların en büyük filmleri" listesinde 20.sırada ve yine aynı Enstitü'nün 2008'de yayınladığı "Tüm zamanların en büyük fantastik filmleri" listesinde 3.sırada yer aldı.Chaplin'le Brando arası dönemin tartışmasız en büyük oyuncusu olan James Stewart,oyunculuğun doruk noktasına çıkmış George Bailey performansıyla Oscar kazanamadı.Ama filme yapılan geç iade-i itibar,James Stewart'a da yapıldı ve bu büyük performans 2006'da Premiere Magazine'ce yayınlanan "Tüm zamanların en büyük performansları" listesinde 8.sırada yer almayı başardı.Romantik,fantastik ve komedi öğelerinin ustaca harmanlandığı film,"Kültürel,tarihi ve estetik önemli filmler" arasına seçildiği için Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin "Ulusal Film Arşivi"ne eklenmiştir.
Film aynı zamanda Capra'nın hem yapımcılığı,hem senaristliği hem de yönetmenliği bir arada yaptığı ilk ve tek film olma özelliğinide taşıyor.Filmi dönemsel olarak incelediğimzde bir bağımsız filme göre 3.700.000 Dolar gibi inanılmaz bir bütçeye sahip.Her ne kadar filmin "şahane" senaryosu Philip Van Doren Stern'in "The Greatest Gift (En Büyük Armağan)" isimli hikayesinden uyarlanarak yazılmış olsada;filmin Charles Dickens'in "A Christmas Carol (Bir Noel Şarkısı)" isimli hikayesindende izler taşıdığını belirtmemiz gerek.Müzikler dönemin usta bestecisi Dimitri Tiomkin imzası taşıyor.Donna Reed'in ilk önemli başrolü.Film,Frank Capra'nın en sevdiği filmi,James Stewart'ın ise en favori filmi olma özelliğinide taşıyor.Herşey bitmiş gibi gözükürken bile hayatın devam ettiği ve güzelliklerle dolu olduğunu başarıyla işleyen ve fantastik sinema tarihinin her zaman en önemli yapıtlarından biri olarak kalacak unutulmaz bir klasik.


Imdb note : 8.7                             My note : 8.5