Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Hülya Koçyiğit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hülya Koçyiğit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2013 Çarşamba

Aşkın Zaferi / Aşk ve Vatan (1973)

Director / Yönetmen:

Orhan Elmas

Screenplay / Senaryo:

Burhan Bolan

Cast / Kadro :

Hülya Koçyiğit
Aytaç Arman
Hulusi Kentmen
Tülin Örsek
Önder Somer
Kenan Pars
Ali Şen
Nubar Terziyan
Altan Bozkurt
                                                                Ekrem Gökkaya
                                                                Mine Sun
                                                                Renan Fosforoğlu
                                                                Kayhan Yıldızoğlu
                                                                Mahmure Handan
                                                                Mustafa Yavuz
                                                                İhsan Bayraktar
                                                                Kadri Ögelman
                                                                Reşit Çildam
                                                                Nizam Ergüden

Subject / Konu:

Oya, öğretmen olarak Söğüt köyüne atanır. Köylünün yüzü açık olduğu için pek hoş karşılamadığı Oya'ya okul açması için bir ahır verilir. Öksüz ve yetim Yanık Bekir ve Fatma'nın yardımıyla ahır, bir okula dönüşür.
Köyde terör estiren ve köylüye rahat huzur vermeyen onbaşı, Oya'ya da musallat olmaya başlar. Onbaşı, Oya'ya tecavüz etmek üzereyken Yanık Bekir, onbaşıyı engeller. Onbaşı, Bekir'i karakola götürüp döver. Onbaşı, Oya'ya iftira atıp şikayette bulunur. Oya da Fatma'nın sevgilisi aracılığıyla binbaşıya bir mektup gönderip onbaşı hakkında şikayette bulunur ve onbaşının derebeylik kurduğunu anlatır. Olayları öğrenen Binbaşı Suat, onbaşının neler çevirdiğini anlar ve onbaşıyı divan-ı harbe gönderir.
Binbaşı Suat, Oya'nın okuldan arkadaşı olan Lamia'nın babası çıkar. Suat, Oya'ya yakınlık gösterir. Oya, bir süreliğine Binbaşı'nın İstanbul'daki evine misafir olarak gider. Lamia ile bir araya gelirler. Osmanlı'nın 1. Dünya Savaşı'na dahil olduğu haberi gelir. Binbaşı, komutasındaki askerlerden Vedat'ı bir oldu bittiyle Oya'yla nişanlar. Vedat, cepheye gider. Oya'ya aşık olan Bekir, Oya'nın nişanlandığını görünce kaçıp gider.
Düşman köyü basıp işgal eder. Heryeri yakıp yıkar. Köylüleri öldürür. Kaçmayı başaran Oya, Binbaşı'nın evine gider. Binbaşı, Oya'ya Vedat'ın öldürüldüğünü haber verir. Oya, direniş için Binbaşı ve arkadaşlarının kurduğu Yavuz grubuna katılır. İngilizceyi anadili gibi konuşan Oya, İngiliz hemşire Betty kılığına girip ajanlık yapmaya başlar.
Oya'yı aklından bir türlü çıkartamayan Bekir, direnişin önemli kumandanlarından biri olur. Bekir, Hıdır Çavuş aracılığıyla Oya'yı soruşturur. Düşman askerleriyle birlikte görülen Oya'nın vatana ihanet eden bir hain olduğu bilgisi gelir. Bekir, gelip Oya'yı düşmanlarla eğlenirken görür.
Oya, Yüzbaşı Jackson'daki çok önemli belgeleri ele geçirir ve Jackson'u öldürür. Mustafa Kemal ve birliklerinin düşmanı püskürtmeye başladığı bilgisi gelir. Görevini tamamlayan Oya, öğretmenlik yaptığı işgal altındaki köyde gönüllü olarak çalışmak ister. İngiliz hemşiresi Betty kılığında köye gelir. Oya, emrine verildiğini öğrendiği Bekir'le yüzyüze gelir. Bekir, tüm nefretini kusar. Oya ise Bekir'e yapması gerekenleri söyler. Çarpışmalar başlar. Oya, Türk bayrağını camiye götürdüğü sırada vurulur. Arkasından gelen Bekir'de vurulur. Bekir, bir kahraman olduğunu anladığı Oya'dan af diler. 2 yaralı aşık, minareye çıkıp Türk bayrağını dalgalandırırlar.

Comment / Yorum:

Senaryosunu Burhan Bolan’ın yazdığı, Orhan Elmas’ın yönettiği 1973 yapımı Aşkın Zaferi, bazı kaynaklarda Aşk ve Vatan ismiyle de anılıyor. Hülya Koçyiğit ve Aytaç Arman’ın başrolleri üstlendiği filmde diğer önemli rollerde Hulusi Kentmen, Kenan Pars ve Önder Somer’i seyrediyoruz.
Yobaz bir köye öğretmen olarak atanan genç Oya ve ona aşık olan yanaşma Bekir’in patlak veren kurtuluş mücadelesiyle önce ayrılan sonra tekrar birleşen yollarını anlatan film, Türk sinemasının popüler filmlerinden olmasa da; eli yüzü düzgün bir film.
Kahramanlık dozajı zaman zaman abartılsa da senaryo, genel olarak tutarlı ve sürükleyici. Oyunculuklar gayet iyi. Aşkın Zaferi veya diğer adıyla Aşk ve Vatan, özellikle kurtuluş mücadelesi filmlerinden hoşlananlara hitap edebilecek bir film.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 6.5

9 Nisan 2012 Pazartesi

Nazar Değmez İnşallah (1965)

Director / Yönetmen:

Hulki Saner

Screenplay / Senaryo:

Hulki Saner

Cast / Kadro :

İzzet Günay
Hülya Koçyiğit
Sadri Alışık
Vahi Öz
Lebibe Çakın
Eşref Vural
Mehmet Ali Akpınar
Mustafa Dağhan
Hasan Ceylan
                                                               Asım Nipton

Subject / Konu:

Saim ve Nazım, İstanbul'a gitmekte olan bir geminin filikasında kaçak olarak yolculuk etmektedir. Saim, gemiden atlayıp intihar etmek isteyen Belma isimli genç kızı kurtarır. Genç kız, annesiyle babası ölünce kendisini büyüten Naciye teyzesinin, kardeşi Şükrü'yle evlenmesini istediği için intihara kalkıştığını Saim'e anlatır. Saim ve Nazım'ın Belma'yı kurtardıklarını öğrenen Horoz Nuri, Nazım'a teşekkür eder.
Ertesi gün Saim ve Nazım, aç karınlarını doyurmayı başardıktan sonra Belma'ya rastlarlar. Saim, Belma'ya ve Necla teyzesine selam verir. Ancak 1 gün önceki melek Belma gitmiş, yerine adeta bir şeytan gelmiştir. Saim'i terslemekle yetinmeyen Belma, kamarota Saim ve Nazım'ın kaçak yolcu olduğunu bildirir. Kamarot, yakaladığı Saim ve Nazım'ı yakalar. Duruma müdahale eden Horoz Nuri, Saim ve Nazım'ın kamarottan kurtulup kaçmasına yardımcı olur. Kamarot, berber kabinine kaçan Saim ve Nazım'ı yakalar ve 2 kafadarı hayvanların bulunduğu bölüme hapseder.
Kaptan, Belma'nın da ricasıyla Saim ve Nazım'ı serbest bırakmakla kalmaz müzisyen olduklarını öğrendiği 2 kafadara geminin orkestrasında iş verir. Belma'yı tekrar bir melek gibi karşılarında bulan Saim ve Nazım, Belma'ya kur yapmaya başlar. Gelen bir telgraf Saim'in, Naciye'nin Belma'nın parasını elde edebilmek için kardeşi Şükrü'yle evlenmesini istediğini düşünmesine neden olur. Saim ve Belma, yolculuğun sonunda beraber kaçmaya karar verirler. Saim, Belma'yı kontrbasının kutusu içersinde gemiden kaçırmayı başarır. Moda oteline yerleşince durumu Nazım'a da anlatırlar.
Yabancı bir müzik grubunun yerine geçerek iş bulurlar. Grubun solisti de Belma olur. Herşey yolunda giderken Necla'nın sahne alacakları mekana gelmesi, işleri karıştırır. Belma yeniden kötü bir karaktere bürünür ve Saim'le Nazım'ın oyununu açık edip kovulmalarına neden olur. Saim ve Nazım, Belma'nın ani değişimi üzerine düşünürlerken; Naciye'nin adamları gelir ve 2 kafadarı karga tulumba Naciye'ye götürür. Naciye, elindeki madalyonla Saim ve Nazım'ı hipnotize eder. 2 arkadaşı birbirlerinin düşmanı olduğuna inandıran Naciye, Saim ve Nazım'ı düello yapmaya ikna eder. Düello başlamadan kısa süre önce kendilerine gelen Saim ve Nazım, Belma'daki ani değişimlerin Naciye'nin başının altından çıktığını anlarlar. Naciye'nin kardeşi Şükrü'yle evlenmek üzere olan Belma'yı kurtarmak için Horoz Nuri'yle birlikte harekete geçerler.
Naciye'nin madalyonunu ele geçiren Saim ve Nazım, Naciye'nin adamlarını hipnotize eder ve adamları Naciye'nin üzerine gönderir. Ancak Naciye, adamları kendine getirmeyi başarır. Madalyonu alan Horoz Nuri, Saim ve Nazım'ı hipnotize eder ve nikahı engellemelerini söyler. Ortalığı birbirine katan Saim ve Nazım, nikahı engellemeyi başarırlar. Horoz Nuri'nin Belma'nın amcası olduğu ortaya çıkar. Birbirlerinden hoşlanan Saim ve Belma'da kavuşmuş olurlar.

Comment / Yorum:

Nazar Değmez İnşallah, Hulki Saner'in 1965 yılı içersinde çektiği 7 filmden biri. Saner bu 7 filmin 4'ünde Sadri Alışık'la birlikte çalışmış. Filmin senaryosu da Hulki Saner'e ait. Bu film için 1964 yapımı "Fıstık Gibi Maşallah"ta bir araya getirdiği ve büyük başarı yakaladığı İzzet Günay ve Sadri Alışık'ı tekrar bir araya getiren Hulki Saner, başrol kadın oyuncu olarakta Hülya Koçyiğit'e rol verdi. Filmde Horoz Nuri karakteriyle yer alan Vahi Öz, aynı yıl yine Hulki Saner'in çektiği "Horoz Nuri" filmiyle Türk sinemasının ölümsüz seri karakterlerinden biri haline geldi.
Nazar Değmez İnşallah, önemli kadrosuna karşın vasatı aşamayan senaryosuyla beklentinin altında kalıyor. Senaryo, sıradan olduğu kadar tutarsızda. Oyunculuk performansları, filmin en olumlu tarafı. İzzet Günay'la Sadri Alışık'ın Fıstık Gibi Maşallah'ta yakaladığı ve daha sonra birçok filmde de yakalayacağı ahenk, bu filmde de göze çarpıyor. Elbette Horoz Nuri tiplemesiyle bu ikiliye katkı yapan Vahi Öz de unutulmamalı.
Ne yazık ki filmin mevcut kopyası oldukça hasarlı durumda. Nazar Değmez İnşallah, güldürmeyi başarabilen bir film olsa da; aksayan yönlerinden ötürü büyük beklentilere girmeden seyredilmesi gereken bir film. Önemli kadrosu hatırına seyredilebilinir.

Imdb note : 6.2                              My note : 4.5

17 Mart 2012 Cumartesi

Bir Araya Gelemeyiz (1975)

Director / Yönetmen:

Orhan Aksoy

Screenplay / Senaryo:

Suphi Tekniker
Orhan Aksoy

Cast / Kadro :

Orhan Gencebay
Hülya Koçyiğit
Yıldırım Gencer
Aysun Güven
Bora Ayanoğlu
Muzaffer Tema
Mümtaz Ener
Hikmet Taşdemir
                                                            Leman Akçatepe
                                                            Osman Alyanak
                                                            İsmet Erten
                                                            Ayşen Gruda
                                                            Muzaffer Civan
                                                            Hakkı Kıvanç

Subject / Konu:

Ünlü şarkıcı Füsun Atakan, meçhul bir hayranından gelen besteleri seslendirerek giderek yükselmekte olan bir ses yıldızıdır. Bu besteleri, kız kardeşinin intikamını alıp hapse düşen Orhan göndermektedir. Füsun, Orhan'ın çocukluk aşkıdır. Füsun'un ailesi Samsun'dan göç ettiği için Füsun'la Orhan'ın yolları ayrılsa da; Orhan, Füsun'un izini hiçbir zaman kaybetmez ve onu uzaktan takip etmeye devam eder.
Hapisten çıkan Orhan, Samsun'da yaşamakta ve gemi yapımıyla uğraşmaktadır. Güvenilir kişiliğinden ötürü insanlar arasındaki anlaşmazlıkları çözmekte olan Orhan, işi dolayısıyla İstanbul'a gelir. İstanbul'da 2 hapishane arkadaşının arasındaki husumeti gidermek için devreye giren Orhan, gazino işleten Behçet'in gazinosunda çalışmayı kabul etmeyen Füsun'u vurdurtmayı planladığını öğrenir.
Tehlike geçene kadar Füsun'u İstanbul'dan uzaklaştırmaya karar veren Orhan, Füsun'u kaçırıp Samsun'a götürür. Füsun ilk başta Behçet tarafından kaçırtıldığını düşünür. Orhan, Füsun'u Samsun'a kaçırdıktan sonra tekrar İstanbul'a döner ve Behçet'le görüşmeye gider. Behçet, Orhan'ın Füsun'a dokunulmaması yönündeki isteğini kabul edince tüm tehlike ortadan kalkmış olur.
Polis ve basın, kayıplara karışan Füsun Atakan'ın nerede olduğunu bulmaya çalışır. Samsun'a dönen Orhan, Füsun'la birlikte İstanbul'a gitmek üzere havaalanına doğru yola çıkar. Füsun, çocukluğunun geçtiği Samsun'da olduğunu anlar. İstanbul'a vardıklarında Orhan, Füsun'a sanat hayatında başarılar diler ve gider.
Yaşadığı tuhaf kaçırılma olayını araştırmaya başlayan Füsun, Orhan'ın neden kendisini korumaya çalıştığını öğrenmeye çalışır. Samsun'a giden Füsun, Orhan'ın şarkılarının bestecisi ve çocukluk sevgilisi olduğunu farkına varır.

Comment / Yorum:

Arabesk film furyasının bir ürünü olan Bir Araya Gelemeyiz, genel amacı albüm tanıtımı olan bu tarz filmlerin en iyi örneklerinden biri. Orhan Gencebay ve Hülya Koçyiğit gibi 2 dev ismi bir araya getiren film, oyuncu kadrosunda Yıldırım Gencer, Muzaffer Tema, Osman Alyanak ve Ayşen Gruda gibi Yeşilçam'ın emektar isimlerini de bulunduruyor. Bir Araya Gelemeyiz, küçük bir rolde seyrettiğimiz Ayşen Gruda'nın ilk filmlerinden biri.
Senaryo, sürükleyici ve arabesk film furyasının diğer örnekleriyle karşılaştırmak gerekirse; oldukça farklı bir yerde duruyor. Oyunculuk performansları, gayet iyi. Şarkılar dozajında kullanılmış ve filmle bütünlük sağlamayı başarmış. Özellikle "Bağrımda Bir Ateş Var", filmin en dikkat çekici şarkısı.
Film, arabeskten hoşlanmayanlara hitap etmeyebilir. Türü sevenler ve Orhan Gencebay hayranları içinse biçilmiş kaftan.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 7.5

22 Kasım 2011 Salı

Herhangi Bir Kadın (1981)

Director / Yönetmen:

Şerif Gören

Screenplay / Senaryo:

Ahmet Soner

Cast / Kadro :

Hülya Koçyiğit
Tarık Akan
Cihan Ünal
İhsan Yüce
Yaman Okay
Ajlan Aktuğ
Şükrüye Atav

 

Subject / Konu:

Zengin bir ailenin kızı olan Yıldız, yakışıklı işadamı Murat Gaffaroğlu'yla tanışır. Aralarındaki sıcaklık kısa sürede aşka dönüşür. Yıldız, anlaşmakta zorluk çektiği babasının köşkünü terkeder. Kendi ayakları üzerinde durup sıradan insanların arasında yaşamak ister.
Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş Bozovalı Cemal, hamallık yapıp, 2 arkadaşıyla birlikte kıt kanaat bir yaşam sürmektedir. Yolu Yıldız'la kesişen Cemal, Yıldız'ın kendisine yakın davranmasından etkilenir. Aşık olduğu Yıldız'ın da kendisini sevdiğini zanneder. Halbuki Yıldız, daha önce görmediği tarzda bir yaşama sahip olan Cemal'i, bir arkadaş gibi sevmektedir.

Yıldız'ın babası, Murat'ın Yıldız'la birlikte olmasını Murat'ın iş yaşantısında başarısız olup, fabrikasının iflas etme noktasına gelmesine bağlar. Murat'ın aşkından emin olan Yıldız ise Murat'ın evlenme teklifini kabul eder.
Cemal, Yıldız'ın zorla evlendirildiği kanısına vardığı için nikahtan önce Yıldız'ı kaçırır. Tüfeğini alan Murat, Cemal'le Yıldız'ın peşine düşer ve ormanda izlerini bulur. Murat ve Cemal kavgaya tutuşur. Tüfeği eline alan Yıldız, kavgayı durdurur ve kiminle birlikte olmak istediğini söyler.

 

Comment / Yorum:

Aslında gayet sade bir konusu var filmin;1 kadına aşık olan 2 erkek. Ama hikayeye eklenen ustaca detaylar, filmi benzerlerinden o kadar ayırmış ki; ortaya çok iyi bir iş çıkmış. Benzeri filmlerde karşılaşılan 2 erkek karakterden birinin iyi, diğerinin kötü olması klişesi bu filmde kullanılmamış. 2 karakterde detaylıca işlenmiş. Murat karakteri zengin, kibar, sportif ve batıyı sembolize ediyor; Cemal karakteriyse fakir, mahçup, güçlü ve doğuyu sembolize ediyor. Murat tenis oynuyor, Cemal ise kaval çalıyor. Kavga ederlerken; Murat boks teknikleri kullanıyor, Cemal ise güreşiyor. Bu ve bunun gibi detaylar, karakterleri oldukça zenginleştirmiş. İşte film, en çok bu yönüyle benzerlerinden ayrışıyor.
Türk sinemasında üst düzey 2 jönün, popüler oldukları dönemde bir araya geldiği film sayısı pek fazla değildir. Herhangi bir Kadın, bu özelliğiyle de önem arz eden bir film. Tarık Akan'ın da, Cihan Ünal'ın da performansları gayet gerçekçi. Hülya Koçyiğit'in oynadığı Yıldız karakteriyse sıradan bir karakter ve Hülya Koçyiğit filmografisinde benzerlerine rastlamak mümkün.

Şerif Gören'in klişe dolu dramalardan belirgin ve başarılı şekilde ayrılan filmi Herhangi bir Kadın, senarist Ahmet Soner'in ilk senaryosu. Durum analizleriyle yer yer gülümseten, yer yer duygulandıran, gerçekçi, keyifli ve izlenmeye değer bir film.

 

 

Imdb note : 6.4                            My note : 8

2 Ağustos 2011 Salı

Yarın Ağlayacağım (1971)

Director / Yönetmen:

Orhan Aksoy

Screenplay / Senaryo:

Erdoğan Tünaş

Cast / Kadro :

Hülya Koçyiğit
Ediz Hun
İzzet Günay
Gülistan Güzey
Turgut Boralı
Baki Tamer
Kayhan Yıldızoğlu
Yonca Koray
Yalçın Gülhan

Subject / Konu:

Ömrünün son gününü yaşayan Sevda, Ayhan ile gidip gitmeme konusunda karar vermesi gereken Filiz'e yardımcı olabilmek için bir hikaye anlatmaya başlar.
Sevda, ünlü gazinocu Kemal'in gazinosunda şarkıcılık yapmaktadır. Kemal, çok güçlü bir adamdır ve istediği herşeyi alabilecek güce sahiptir. Tek şey hariç; aşık olduğu kadın Sevda. Ama bu Kemal'i pes ettirmeye yetmez ve Sevda'ya evlenme teklif eder. Dinlenmek için Bodrum'a gitmek isteyen Sevda'ya tatil için izin verir ve döndüğünde evliliğe hazır olmasını söyler.
Sevda, Bodrum'da tercümanlık ve süngercilik yapan Murat'la tanışır ve büyük bir aşk yaşamaya başlar. Ancak, Kemal'in bu aşkı öğrenince; Murat'ı yaşatmayacağını bilen Sevda, Murat'ı terk edip İstanbul'a döner. Murat, İstanbul'a gider ve Sevda'yı aramaya başlar ve bulur. Murat'ı kendinden uzaklaştırmak isteyen Sevda, Kemal'in evlilik teklifini kabul eder. Evlendikten sonra aylar sürecek, çok uzun bir yurt dışı seyahatine çıkarlar.
Perişan haldeki Murat, gittiği meyhanede sesinin güzelliğiyle bir yapımcının dikkatini çeker. Bir gün Sevda'dan intikam alabilmek için; paraya ve güce ihtiyaç duyacağını bilen Murat, yapımcının teklifini kabul eder. Kısa sürede tanınan bir şarkıcı olur.
Kemal, ne yaparsa yapsın Sevda'nın kendisine yaklaşmamasından yakınır. Sevda, bu halinin gurbette kalmaktan olduğunu söyler ve Türkiye'ye geri dönmek ister. Geri dönünce piyasanın durumunu soran Kemal, Murat diye bir şarkıcının hızla yükseldiğini öğrenir. Kimsenin Sevda'dan daha ünlü olmasını istemeyen Kemal, Murat'ın yapımcısının önerdiği Sevda ve Murat'ı bir araya getirecek olan müzikal teklifini kabul eder. Murat'ı tanışmak için akşam yemeğine davet eder. Sevda, Kemal ve Murat bir araya gelirler. Sevda, korkulu bir hal alır, Murat ise tamamen nefret doludur.
Provalar başlar. Kemal, tüm provaları takip eder ve zamanla şüphelenmeye başlar. Gerçeği öğrendiğinde; Murat ve Sevda karşısındadır. Sevda'yı o kadar sevmektedir ki; ona dokunamaz. Ama Murat'ı vurur ve kendisi de ölüme gider.
Sevda, hikayeyi anlatmayı bitirir. Filiz, sevgilisi Ayhan'la gitmeye karar verir ve Ayhan'ın beklediği gemiye gider. 2 seveni kavuşturup son görevini yapan Sevda, ölür.

Comment / Yorum:

Dönemin 2 önemli jönünü bir araya getiren film, zengin yan kadrosuyla da dikkat çekiyor. Filmde Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun, genelde oynadıkları karakterlere benzer roller üstlenmişler. İzzet Günay'ın canlandırdığı Kemal karakteri ise sinemamızda genelde jönlerin canlandırmadığı bir kötü adam tiplemesi. Kemal karakterinin neden kötü olduğu va tek taraflı duyduğu aşk ustaca işlenmiş. Üzerine İzzet Günay'ın müthiş performansı da eklenince ortaya çok başarılı ve unutulmaz bir karakter çıkmış.

Yönetmen Orhan Aksoy ve senarist Erdoğan Tünaş'ın kariyerlerinin en iyi işlerinden biri. Filmin müziklerine de ayrı bir parantez açmak gerekli. Belkıs Özener ve Alaeddin Şensoy'un film için yaptığı düetler ve seslendirdikleri müthiş şarkılar, filme büyük renk katmış. Özellikle "Anlamadın mı" ve "Güneş doğar mı hiç sensiz" yorumları çok başarılı.
İyi oyunculuklar, başarılı hikaye ve müthiş film müzikleri, filmi bütünüyle başarılı hale getiriyor. Bir değil, bir çok nedenden ötürü izlenmesi gereken bir başyapıt.

Imdb note : 5.7                             My note : 8.5

20 Şubat 2011 Pazar

Canım Oğlum (1988)

Director / Yönetmen:

Orhan Elmas

Screenplay / Senaryo:

Safa Önal

Cast / Kadro :

Hülya Koçyiğit
Neslihan Acar
Yalçın Dümer
Efkan Efekan
Tanju Gürsu
Turgut Özatay
Coşkun Göğen

Subject / Konu:

Kenan derslerinde çok başarılı bir lise öğrencisidir.Maddi durumu pek iyi sayılmayan ailesinin göz bebeğidir.Sınıf arkadaşı Aygün'le aşk yaşamaya başlar.Aygün,zengin bir ailenin kızıdır.Kenan,Aygün'e bağlandıkça önce dersleri kötüleşir,sonra sık sık okuldan kaçıp içki ve uyuşturucu kullanmaya başlar.Ayşe,oğlu Kenan'ın gözleri önünde eriyip gitmemesi için mücadele eder.Kenan ev masrafları için ayrılan paraları çalar.Önceleri oğlunun problemlerini sıradan gençlik sorunları olarak gören ve fazla önemsemeyen Mümtaz ise oğlu için çalıştığı şirketten para çalar ve hapse düşer.Uyuşturucu müptelası olan Kenan,Aygün'ün ayaklarının felç olmasıyla daha da yıkılır.Para bulamadığı için,uyuşturucu satıcısı Sıtkı namına çalışmaya başlar.Ayşe oğlunu kurtarmak için Komiser'den yardım ister.Komiser uyuşturucu şebekesinin üstüne gider.Aygün'ün babasının aslında uyuşturucu satışının patronu olduğu ortaya çıkar.Uyuşturucu şebekesi,kendileri için tehdit oluşturan Ayşe'yi uyarırlar.Ayşe,Komiser ile birlikte mücadele etmeye devam etsede,Kenan'ı kurtarmayı bir türlü başaramaz...

Comment/ Yorum:

Her ne kadar Safa Önal ustanın elinden çıkmış bir senaryo olsa da,benzeri başarısız filmlere oranla daha derli toplu görünse de vasatın altında kalan bir film.Gençlik sorunları ve uyuşturucu müptelalığı gibi iki hassas konu işlenirken;"zengin kız-fakir oğlan" klişesinin kullanılması hikayenin anlatım gücünü sıradanlaştırmış.Oyunculuk performanslarınında belli bir standardın altında kalması filmin izlenebilirliğini daha da düşürüyor.Filmin temel karakteri Kenan'ı,Yalçın Dümer canlandırdığı göz önüne alındığında;filmin vasatın altında kalışını açıklamak için başka nedenede ihtiyaç yok zaten.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 4.5