Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Fatma Girik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatma Girik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2026 Pazartesi

Yıldız Tepe (1965)

Director / Yönetmen:

Memduh Ün

Screenplay / Senaryo:

Safa Önal

Memduh Ün

Novel / Kitap:

Peride Celal

Cast / Kadro:

Fatma Girik

Ekrem Bora

Salih Güney

Aliye Rona

Ayla Algan

Atıf Kaptan

Fatma Bilgen

Nejat Çetinok

Meriç Başaran

Selahattin İçsel

Ahmet Turgutlu

Devlet Devrim

Subject / Konu:

Kimsesiz kalan genç bir kız olan Sevgi, Yıldız Tepe isimli kırsaldaki ailesinin tanıdıklarının yanına sığınmak zorunda kalır. Soğuk ve mesafeli şekilde karşılandığı kasvetli evde varlığını kabul ettirebilmesi hiç de kolay olmayacaktır. Çünkü evde tuhaf şeyler yaşanmakta ve bir sır saklanmaktadır. Esrarengiz sesler, fırtına ve çığlıklar, Sevgi’yi ürkütür.

Ailenin reisi Kılıçoğlu, sessiz ve uzak durmayı yeğlemektedir. Karısı Fatma, adeta bir gölge ve hizmetçi rolündedir. Büyükanne, şefkatli ve iyi niyetlidir. Büyük oğul Murat, kaba ve hoyrattır. Herkesten uzak durmaya çalışmaktadır. Küçük oğul Ali, hovarda bir gençtir. Sevgi’yle yakınlaşmak için fazlasıyla gayret gösterir. Evin kızı Cemile’yse kendisine düşmanca davranır.

Sevgi, Cemile’nin Murat tarafından kırbaçlandığını görür. Ali tarafından taciz edilince evden ayrılmaya karar verir. Ancak Kılıçoğlu’nun ziyaret ettiği mezar taşının tuhaflığı, onu gitmekten alıkoyar. Mezar taşında ‘Burada Osman Kılıçoğlu yatıyor’ yazmaktadır. Esas ürkütücü olansa ‘Ölümlerin en beteriyle öldü’ yazısıdır.

Büyükanneden öğrendiği hikaye, gerçekleri algılamasını sağlar. Aile, aslında İstanbul’da yaşayan mutlu bir aileyken ortanca oğulları Osman’ın yasak aşkı Türkan, her şeyi mahveder. Kocasını zehirleyip öldüren Türkan’ın suçunu üstlenerek idam edilir. İdamı izleyen çocuk yaştaki Cemile’yse bir yarı deli olur. Yaşanan trajik olayların akabinde aile İstanbul’u terk edip Yıldız Tepe’ye yerleşir.

İdamın arkasından Türkan’ın intihar süsü verilerek öldürüldüğünü düşünen Sevgi, katili aramaya başlar. Bu arayış esnasında Sevgi, kendisini bir aşk, kıskançlık ve ölüm üçgeni içerisinde bulur.

Comment / Yorum:

Peride Celal’in aynı adlı romanından Safa Önal ve Memduh Ün tarafından senaryolaştırılıp sinemaya uyarlanan Yıldız Tepe, birçok detayla döneminin yoğun melodramik yapımlarından ayrışan bir film. 1965 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Memduh Ün oturuyor. 92 dakika uzunluğundaki yapım, Uğur Film tarafından yayınlanmış.

Yıldız Tepe, kalburüstü oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Ana karakter Sevgi’yi canlandıran Fatma Girik’in yanı sıra Ekrem Bora, Aliye Rona ve Atıf Kaptan da iz bırakan performanslara imza atmışlar. Yapıma dair keşkeler de mevcut. Zira gerilim ve gizem düzeyi daha yüksek tutulsaymış ortaya bir başyapıt çıkabilirmiş. Sürükleyici hikayesi ve başarılı oyunculuklar, filmi seyre değer kılıyor.

Imdb note: 7.1                                My note: 7.5





21 Mayıs 2015 Perşembe

Keşanlı Ali Destanı (1964)

Director / Yönetmen:
Atıf Yılmaz

Screenplay / Senaryo:
Haldun Taner
Atıf Yılmaz

Play / Oyun:
Haldun Taner (from “Keşanlı Ali Destanı”)

Cast / Kadro:
Fikret Hakan
Fatma Girik
Danyal Topatan
Aydemir Akbaş
Sadık
Hayati Hamzaoğlu
                                                            Mualla Sürer
                                                            Hüseyin Baradan
                                                            Mehmet Ali Akpınar
                                                            Nusret Ersöz
                                                            Sami Hazinses
                                                            Osman Türkoğlu
                                                            Faik Coşkun
                                                            Osman Alyanak
                                                            Eşref Vural
                                                            Hayri Caner
                                                            Süha Doğan
                                                            Orhan Elmas
                                                            Feridun Çölgeçen
                                                            Mürüvvet Sim
                                                            Aziz Basmacı

Subject / Konu:
Bir ailenin yeni yaptıkları gecekonduları haraç isteyip alamayan Rüstem önderliğindeki serseriler tarafından yıkılır. Karısına sarkıntılık eden Rüstem’in üzerine giden adam ise Rüstem tarafından bıçaklanır.
Gazetede genel af çıktığı haberini gören mahalleli, Keşanlı Ali’nin tahliye olup mahalleye döneceğini ve yokluğunda haraç kesenlerin hakkından geleceğini konuşmaya başlar.
Muhtar olup gecekonduları yıkmak isteyen Rüstem’in gönlü, sevgisine karşılık bulamadığı Zilha’dadır. Zilha ise Ali’yi sevmektedir. Ancak Ali, dayısı Çamur İhsan’ı öldürüp hapse düştüğü için ona kızgındır.
Tahliye olan Ali, mahallede kral gibi karşılanır. Mahallelinin baskısıyla muhtar adayı olur. Ali’de Rüstem’de kulis yapmaya başlarlar. İkisi de birbirlerini saf dışı bırakabilmek için kahvehanelerine uyuşturucu gizleyip polise şikayet etmeye karar verir. Ali’nin kahvehanesindeki uyuşturucuyu mahallenin sarhoşu alınca, arama yapan polis sadece Rüstem’in kahvehanesinde uyuşturucu bulur ve onu tutuklayıp götürürler.
Diğer muhtar adayı Teke Kazım ise asker kaçağı olduğu için sahte nüfus kağıdı taşıdığından başı polisle belaya girince Ali, muhtarlık seçimini kazanıp muhtar olur.
Ali’nin aslında İhsan’ın katili olmadığını, gerçek katilin Suriye’ye kaçan Manyak Cafer olduğunu bilen Sipsi Selim, ortalığın Ali’ye kalmaması için Ali’nin cinayetiyle nam yaptığını Cafer’e bildirmeye karar verir.
Ali, Sinekli’nin muhtarı olur olmaz ortalığı muma çevirir. Gecekondu yıkımlarını durdurur. Rüstem ve Kazım’ı da kurtarıp taksi kahyası olarak iş bulmalarını sağlar. Herşey sütliman bir haldeyken Zilha'nın 400 ırgat bulmak için Ali’ye gelen müteahit Niyazi'nin arabasına binmesi, Ali'nin harekete geçmesine neden olur. Zilha'nın kendisinden uzak durmasına dayanamayıp dayısının gerçek katili olmadığını açıklar. Suçu inkar ettiğinde ezildiğini, kabul ettiğinde ise kazandığı itibarı anlatır.
Zilha, Ali'den meydanda herkese gerçeği açıklamasını ister. Ali, şanı sarsılacağı için bu isteği geri çevirir ve Zilha'ya kendisine varması için 3 gün süre verir. Zilha ise Ali'ye kendisine varmayacağını bildirir.
Niyazi, ruhsal problemleri olan oğlu Bülent'i kurtarabilmek için kendisine ihtiyaçları olduğunu söylediği Zilha'yı götürür. Çünkü Bülent'in kaçan karısı Nevvare'ye tıpa tıp Zilha'ya benzemektedir. Niyazi, Bülent'in Zilha'yla birlikte olabilmesi için yalandan bir imam nikahı tertiplemeye karar verir.
Çılgına dönen Ali, Niyazi'ye çalışan 400 ırgatı geri çekerek işlerini baltalamaya çalışır. Ancak Niyazi giden ırgatların yerini doldurup sorunu aşar. Niyazi, Cafer'i Ali'nin başına sardırmak için Selim'i kullanır.
Zilha'yla Bülent'in evlenecekleri akşam sevgilisi tarafından evine geri getirilen Nevvare, yatak odasında Zilha'yla karşılaşır. Oyuna getirildiğini anlayan Zilha kaçıp mahallesine geri döner. Zilha'yı kaçırmak için gelen ise Zilha olmadığını fark edemediği Nevvare'yi kaçırır. Ali mahalleye dönünce Zilha'yı görür ve gerçeği öğrenir.
Geceyarısı Selim'le çıkagelen Cafer, mahalle meydanında Ali'ye hakaretler yağdırıp karşısına çıkması için meydan okur. Zilha, Ali'yi engeller. Cafer, mahalledeki gecekonduları yakmaya başlar. İnsan ölür, destanı kalır diyen Ali, Cafer'in üzerine gitmek zorunda kalır. Ayağından vurulsa da, Cafer'i kendi silahıyla vurur. Ali'ye yine hapis yolu görünür.

Comment / Yorum:
Haldun Taner'in ses getiren oyunu Keşanlı Ali Destanı, 1964 yılında Atıf Yılmaz tarafından sinemaya da uyarlanır. Yılmaz, filmin senaryosunu oyunun yazarı Haldun Taner'le birlikte yazar. Filmin yapımcılığını Memduh Ün, müziklerini Yalçın Tura yapar. Filmin başrollerini paylaşan Fikret Hakan ve Fatma Girik ve yardımcı rollerde izlediğimiz Aydemir Akbaş, Danyal Topatan, Hüseyin Baradan ve Hayati Hamzaoğlu etkileyici performanslara imza atarlar. Zilha karakterini tiyatroda yıllarca başarıyla canlandıran Gülriz Sururi, filmde Zilha karakterini canlandıran Fatma Girik'i seslendirip şarkılarını söyler.
Film, 2. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi 2. Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini, İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği'nde “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Müzik” ödüllerini kazanır.
Çaresiz toplumun kahraman yaratma ihtiyacını ve bu yaratılmış sahte kahramanlardan Keşanlı Ali’nin trajikomik hikayesini konu alan film, tiyatro oyunu kadar zevk vermese de mesajını vermeyi başaran bir film.

Imdb note: 6.6                             My note: 6.5

21 Ekim 2014 Salı

Kız Kolunda Damga Var (1969)

Director / Yönetmen:
Halit Refiğ

Screenplay / Senaryo:
Halit Refiğ

Cast / Kadro:
Sadri Alışık
Fatma Girik
Sevda Nur
Altan Günbay
Adnan Uygur
Kamer Sadık
Behçet Nacar
İsmet Erten
İhsan Bayraktar
Nejat Özemre
                                                              Enver Dönmez
                                                              Mehmet Ali Akpınar
                                                              Eva Bender (Eva Abrahamsson adıyla)

Subject / Konu:
İstanbul’daki Uzay Araştırmaları Konferansı’na dünyanın dört bir yanından bilim adamları katılır. Uzay gemisi projesiyle dikkatleri üzerine toplayan İtalyan profesör Marconelli, Zenta isimli örgüt tarafından kaçırılır. Örgüt, Marconelli’nin serbest bırakılması için 10.000.000 dolar fidye ister. 007 namıyla anılan James Bond bu olayla ilgili görevlendirilir. James Bond’un büyük bir hayranı olan Türk ajanı Demir Çiçek, Türkiye’ye gelecek Bond’u adım adım takip edip Zenta örgütünün merkezini bulmakla görevlendirilir. Bond, Lübnanlı bir tüccar kılığında Türkiye’ye gelir. Rus ajanlarda Bond’u takip etmektedir.
Demir Çiçek, Arap dansöz Tahiye kimliğiyle Bond’un kaldığı otele yerleşir ve kısa sürede Bond’la yakınlaşmayı başarır. Demir Çiçek, Bond’u takip ettiği sırada yanlışlıkla Bond’a tıpa tıp benzeyen ve peşindekilerden kaçmakta olan Dümen Basri’yi takibe koyulur. Dümen Basri, 3 kişi tarafından kıstırıldığında Demir Çiçek tarafından kurtarılır.
Zenta örgüt merkezine fidyeyi vermeye giden Bond, profesör Marconelli’nin sağ olduğunu görür. Ancak örgütün esas planı, Bond’u hoşlandığı Eva’yla kandırıp profesörü Ruslara satmaktır.
Zenta örgüt elemanları, Bond zannettikleri Basri’yi Eva’ya götürürlerken, Basri’nin kandırdığı kız ise Bond’u Basri zannedip evine götürür. Eva, Basri’ye ilaçlı elma yedirmeye çalışır ama elmayı kendisi yiyip örgüt bilgilerini anlatmaya başlayınca öldürülür. Bond ise kızın Demir Çiçek’le kavga eden ağabeylerini görünce evden kaçar. Demir Çiçek’e abayı yakan Bond, görevini görmezden gelir. Rus ajan, Bond’a Marconelli’yi teslim etme karşılığında Sibirya’da Demir Çiçek’le birlikte olmasını vaat eder. Bond’ta teklifi kabul eder.
Demir Çiçek, Bond zannettiği Basri’nin aslında Bond değil sadece bir benzeri olduğunu farkına varır. Basri’nin kendisine aşık olduğu için peşinde dolaştığını öğrenir. Rus ajanlar Demir Çiçek’i kaçırıp, Bond’u ararlar ve Marconelli’yi kendilerine teslim edip Demir Çiçek’i alabileceğini söylerler. Bond, tutulduğu yerden Demir Çiçek’i kurtarır. Demir Çiçek, Bond’a kimliğini açıklar ve ortak hareket etmeyi önerir. Birlikte Zenta’nın gizli örgüt merkezine giderler. Demir Çiçek dışarıda bekler. Bond fidyeyi ödeyip Marconelli’yi teslim aldığı sırada kovalanmakta olan Basri’de şans eseri örgüt merkezine kaçar. Bunun üzerine Demir Çiçek’te içeriye girmek zorunda kalır. Rus ve Çinli ajanların gelişi ortalığı daha da karıştırır.
Basri, Bond zannedildiği için kendisine teslim edilen Marconelli’yle kaçmaya çalışır. Karşısına çıkan Rus ajanlarla dövüşmek zorunda kalır. Bond, Basri’nin kandırdığı kızın ağabeyleriyle kavgaya tutuşur. Demir Çiçek ise Zenta liderinin peşine düşer. Rus ajanları birbirlerine öldürten Basri, Bond’la kavga eden adamları da peşine takıp kaçar. Bond, Maconelli’yi alıp Amerika’ya gitmek üzere yola koyulur. Demir Çiçek ise Basri’nin yardımıyla Zenta liderini etkisiz hale getirmeyi başarır. Liderin gerçek kimliği ortaya çıkar.
Çinli ajanlar kurşun yağmuruna tuttukları Bond’u öldürdüklerini sanıp Marconelli’yi Çin’e götürmek üzere kaçırırlar. Elde ettiği başarının ardından Demir Çiçek’e Bond’la birlikte Çin’e gidip Marconelli’yi kurtarma görevi verilir. Basri, zorla oturtulduğu nikah masasından kaçmayı başarır. Kızın ağabeyleri Bond’u yakalarlar ve kardeşleri de onay verince onu nikah masasına oturturlar. Bond evlenmeye razı olmak zorunda kalır. Bond’un yerine havaalanına getirilen Basri ise Demir Çiçek’le birlikte Çin’e uçar.

Comment / Yorum:
Halit Refiğ, yoğun geçirdiği 1966 yılında çektiği ajan komedisi “Karakolda Ayna Var” ile beğeni kazanınca 1967 yılında yine aynı ekiple başka bir ajan komedi filmine daha imza atar. Halit Refiğ filmi yazıp yönetirken, yapımcılığı da yine Memduh Ün üstlenir. Başrolleri de tıpkı Karakolda Ayna Var'da olduğu gibi Sadri Alışık ve Fatma Girik üstlenir. İlk filmle benzer olarak Eva Bender'de oyuncu kadrosunda yer alır. Filmin yardımcı oyuncu kadrosu ise fazla zengin sayılmaz. Öne çıkan isimler Altan Günbay, Kamer Sadık ve Behçet Nacar.
Filmin bazı noktalarında yönetmenin dokunuşlarını hissedebiliyorsunuz. Bununla beraber film baştan sona Sadri Alışık hakimiyetinde geçiyor. 2 karakteri birden canlandırmasının yanında filmin muhtelif yerlerinde Alışık'ın seslendirmeleri ve söylediği şarkılarla da karşılaşmak mümkün. Fatma Girik ise özellikle kavga sahnelerindeki başarısıyla dikkat çekiyor. Bu performansı gördükten sonra Girik'in neden aksiyon sinemamızda yeterli şekilde kullanılmadığı merak uyandırıyor.
Kız Kolunda Damga Var, vaat ettiğini veren yani eğlendiren bir film. James Bond'un tiye alınması da gayet hoş. Keyifle seyredilebilecek bir yapım.

Imdb note: 6.1                           My note: 5

5 Ağustos 2014 Salı

Barut Fıçısı (1963)

Director / Yönetmen:
Zafer Davutoğlu

Screenplay / Senaryo:
Osman F. Seden

Cast / Kadro:
Fatma Girik
İzzet Günay
Altan Erbulak
Çolpan İlhan
Vahi Öz
Bedia Muvahhit
Kadir Savun
Candan Sabuncu
Nubar Terziyan
Serap Acar
                                                               Mualla Sürer
                                                               Aziz Basmacı
                                                               Mürüvvet Sim
                                                               Necdet Tosun
                                                               Hüseyin Güler
                                                               Muammer Gözalan
                                                               İclal Genç
                                                               Behzat Baklaya
                                                               Ergül Buharalı
                                                               Hüseyin Zan
                                                               Talia Saltı
                                                               Faik Coşkun
                                                               Hasan Ceylan
                                                               Yavuz Karakaş
                                                               Nebahat Çehre

Subject / Konu:
Sırtında taşıdığı sebze küfesiyle manavlık yapan Rüknettin, çok geçmeden tezgahtarlık yapmaya başlar. Çamaşırcı Sıdıka’nın işveli küçük kızı Bedia’yla evlenen Rüknettin’in hızlı yükselişi çalıştığı dükkana ortak olması, ardından dükkanı ele geçirmesi, yeni dükkanlar açması ve imalat işine girmesiyle devam eder. Villalar, şilepler satın alan Rüknettin, birkaç tane de banka sahibi olur. Böylece Bamyacı Rüknettin, milyarder Rüknettin Ünlüer olur.
Oğlu Osman’ın çapkınlıklarından usanan Rüknettin, Osman’a 1 ay içersinde evlenmesini şart koşar. Bedia, Osman’ın yeğenleri Gül veya Nur’dan biriyle evlenmesini ve servetlerinin aile içersinde kalmasını istemektedir.
Rüknettin’in çok sevdiği ve güvendiği yeğeni Fatma, Bedia’dan ise zulüm görmektedir. Fatma, Osman’ı sevmektedir. Ancak Osman bir türlü çapkınlıktan başını kaldıramadığı için Fatma’nın aşkını görememektedir.
Osman ve Fatma yakınlaşmaya başladıklarında ise tehlikeyi sezen Bedia, bir hırsızlık iftirasıyla Fatma’yı tutuklatır. Osman, olayı araştırır ve herşeyin annesinin oyunu olduğunu anlar. Bedia, oğlunun yeğeniyle evleneceğini sanırken suçsuzluğu anlaşılan Fatma nikaha yetişir. Osman ve Fatma evlenirler.

Comment / Youm:
Osman F. Seden’in senaryosunu yazdığı, Zafer Davutoğlu’nun yönettiği 1963 yapımı Barut Fıçısı, döneminin yıldızlar geçidi olarak adlandırılabilecek oldukça zengin bir oyuncu kadrosuna sahip. Film, Kemal Film platosunda çekildi. Fatma Girik ve İzzet Günay’ın başrolleri üstlendiği filmde Vahi Öz, Altan Erbulak, Kadir Savun, Çolpan İlhan, Nubar Terziyan, Nebahat Çehre ve Bedia Muvahhit gibi dev isimler de mevcut. Filmin anlatıcısı ise Sadettin Erbil.

Barut Fıçısı, 60’lar Türk sinemasının tipik komedilerinden biri. Osman F. Seden idaresindeki Kemal Film’in bu dönemde imza attığı tüm yapımlar gibi Barut Fıçısı’da zengin kadrosuyla dikkat çeken bir film. Sıkılmadan seyredilebilecek ve fakat tebessümden fazlasını vaat etmeyen bir yapım.

Imdb note: 5.5                           My note: 4

31 Mayıs 2013 Cuma

Kalleş (1974)

Director / Yönetmen:

Orhan Elmas

Screenplay / Senaryo:

Orhan Elmas

Cast / Kadro :

Fatma Girik
Tamer Yiğit
Eşref Kolçak
Atıf Kaptan
Ali Şen
Tuncer Necmioğlu
Ekren Gökkaya
Mahmure Handan
Renan Fosforoğlu
                                                               Zeki Sezer
                                                               Altan Bozkurt

Subject / Konu:

Gözünden vurulan Gülistan ameliyat geçirir. Sargıları sökülen Gülistan'ın kör kaldığı anlaşılır.
Komiser Reha, Ragıp'a 2 düşman ailenin barışması gerektiğini söyler. Ragıp Hanzade, Hürrem Cideoğlu'na çocuklarının mutluluğu için barış teklif eder. Hürrem, bu teklifi kabul etmez.
Baba evine dönen Davut, babası Ragıp'ın pis işlerinde yer almak istemez. Ragıp, intikam planları kurar. Ticari oyunlar yapmaya başlar. Kardeşi Yakup Hanzade'yi vuran Yaşar, tahliye olur.
Davut, yeni tanıştığı Gülistan'la aşk yaşamaya başlar. Hürrem, Davut'la arkadaşlık ettiğini öğrendiği Gülistan'ı bir daha Davut'u görmemesi için sertçe uyarır. Gülistan'ın kardeşleri, Davut'u döverler. Olanları öğrenen Gülistan, Davut'la birlikte kaçar. Davut'la Gülistan'ın Çatalca'da bir otelde kaldığını haber alan Hürrem, harekete geçer. Hürrem, Davut ve Gülistan'ı öldürtmek üzereyken Ragıp ve komiser Reha, otele gelirler. Gülistan, abisi tarafından gözünden vurulur.
Ameliyat sonrası kör kalan Gülistan, eve girer. Dadısının, Ragıp'ın ve karısının öldürüldüğünü farkeder. Eli silahlı kardeşleri, Gülistan'ı da öldürmeye kalkışırlar. Gülistan kaçar. Tren yoluna doğru kaçar. Eve gelip ailesinin katledildiğini gören Davut, vakit kaybetmeden tren yoluna gelir. Gülistan, kardeşleri tarafından öldürülmek üzereyken gelen Davut, kurşunların üzerine atlar. Kurşun yağmuruna tutulan 2 aşık, birbirlerine sarılıp can verirler.

Comment / Yorum:

Kan davalı 2 gencin trajedik aşkını konu edinen 1974 yapımı Kalleş, Orhan Elmas’ın senaryosunu yazıp yönettiği bir film. Başrolü Fatma Girik ve Tamer Yiğit’in üstendiği filmde Eşref Kolçak, Atıf Kaptan ve Ali Şen gibi önemli isimlerde yer almakta.
Film, 70’ler Türk sinemasında pek rastlamadığımız sondan başa doğru giden bir film. Cat Stevens ya da daha bilinen adıyla Yusuf İslam’ın çok sevilen şarkısı “Lady D’arbanville”, filmin başından sonuna kadar fon müziği olarak kullanılmış.
Belli bir noktaya kadar derli toplu ilerleyen filmin sonlara doğru abartıya kaçtığı söylenebilir. Özellikle gözleri görmeyen Gülistan’ın kaçış sahneleri ve Davut’la Gülistan’ın vurulduğu sahneler oldukça abartılı.

Imdb note: - (Filmin Imdb'de notu bulunmuyor)        My note: 4.5

2 Nisan 2013 Salı

Mahşere Kadar (1971)

Director / Yönetmen:

Ömer Lütfi Akad
Nuri O. Ergün

Screenplay / Senaryo:

Safa Önal

Cast / Kadro:

Kartal Tibet
Fatma Girik
Muzaffer Tema
Kuzey Vargın
Tijen Doray
Oktay Durukan
İhsan Baysal
Benan Öz
Filiz Bozkurt
                                                               Asım Nipton
                                                               Tanju Şarman
                                                               Niyazi Gökdere

Subject / Konu:

Elektrikçi olarak çalıştığı gemide kaçakçılık yapıldığını öğrenip şikayetçi olmak isteyen Murat, gemi tayfası tarafından dövülüp sakat bırakılır. Ayağı topal kalan Murat, patronunun köşkünde bekçilik yapmaya başlar. Murat’ın patronu pis işlerin içindedir.
Patronunun kızı Fatma, köşke arkadaşlarıyla gelir. Fatma’nın arkadaşları parti yaparlarken azıtırlar. Murat, duruma müdahale eder ve Fatma’nın arkadaşlarını kovar. Fatma, Murat’tan etkilenir. Kısa sürede aralarında bir aşk başlar.
Murat, Fatma‘nın devreye girmesiyle depoda çalışmaya başlar. Fatma, babasına Murat’a aşık olduğunu söyler. Babası sert tepki gösterir ve kendisini Murat’tan ayrılmaya zorlar. Fatma ve Murat kaçıp bir sahil kulübesinde yaşamaya başlarlar. Murat ve Fatma evlenirler. Fatma hamile kalır.
Fatma’nın babası, silahlı adamlarını gönderip Murat’ı öldürtmeye çalışır. Murat vurulur. Silaha davranan Fatma, adamları vurur. Adamlardan biri ölür. Fatma hapse düşer. Çocuğunu da düşürür.
Fatma’nın babası hapishaneye gelir ve pişman olduğunu söyler. Murat, Fatma’yla görüşmez, mektuplarına cevap vermez.
Nefsi müdafaadan serbest bırakılan Fatma, Murat’la konuşmak için sahildeki kulübeye gider. Murat, Fatma’yı dışlar. Fatma, kulübeden giderken çıkagelen babası, Murat’ın ciğerinde kalan bir kurşun parçası yüzünden öleceğini söyler. Murat’ın öleceğini bildiği için kendisine ters davrandığını anlayan Fatma, Murat’a koşar.

Comment / Yorum:

1971 yılına tam 5 film sığdıran yönetmen Ömer Lütfi Akad, şekil değiştiren Türk sinemasına ayak uydurur ve şarkıcıların başrol oynadığı, bir nevi albüm tanıtımı olan filmlerden çekmeye başlar. Aynı yıl içersinde bu tarzda 3 film (Orhan Gencebay’la “Bir Teselli Ver”, Zeki Müren’le “Rüya Gibi” ve Neşe Karaböcek’le “Anneler ve Kızları”) çeker. Ancak usta yönetmen kendi tarzında film çekmekten de geri kalmaz ve O. Nuri Ergün’le birlikte Mahşere Kadar’ı yönetir.
Mahşere Kadar, 1971 yılında 13 filmde oynamış Kartal Tibet ve 10 filmde oynamış Fatma Girik’in filmografilerinde özel bir yer tutuyor. Çünkü film, 2 oyuncuyu Ömer Lütfi Akad’la ilk ve son kez bir araya getirme özelliği taşıyor.
Safa Önal imzası taşıyan senaryo, tipik bir zengin kız – fakir erkek hikayesi. Farklı sınıflardan 2 kişinin aşkı, abartıya kaçmadan anlatılmış. Ancak Muzaffer Tema’nın canlandırdığı gaddarlığın uçlarındaki babanın birden bire melek kesilmesi, tutarsızlığa neden olmuş.
Filmin müzik seçimleri gayet başarılı. 1969 yapımı “Romeo & Juliet” adlı filmin Nino Rota imzalı meşhur şarkısı “A Time for Us” filmde cömertçe kullanılmış.
Mahşere Kadar, Ömer Lütfi Akad’ın orta karar filmlerinden biri. Yönetmenin Kartal Tibet ve Fatma Girik’le nasıl bir iş çıkarttığını görmek için izlenebilir.

Imdb note : 5.4                             My note : 6.5

6 Mart 2013 Çarşamba

Ana Ocağı (1978)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro:

Kadir İnanır
Fatma Girik
Betül Aşçıoğlu
Bilal İnci
Yıldırım Gencer
Hülya Tuğlu
Senem Kayra
Osman F.Seden
Memduh Ün
                                                              Hikmet Taşdemir
                                                              Baki Tamer
                                                              İhsan Gedik
                                                              Hakkı Kıvanç
                                                              Tahsin Koray
                                                              Cevdet Arıkan

Subject / Konu:

Nakliye işi yapan Rıza, haksızlığa göz yummadığı için Kamil tarafından öldürtülür. Rıza'nın karısı Fatma, borçlarını ödeyebilmek ve 2 çocuğu Kadir ve Nur'a bakabilmek için kamyonet kullanıp nakliye işi yapmaya başlar. Fatma, kadın olduğu için yadırgansa da; çalışmaya devam eder ve çocuklarını büyütür.
Fatma, oğlu Kadir'in işinden ayrılıp kötü yollara girdiğini duyar. Kadir, güçlü olabilmek için Kamil'in yanında işe girer ve ailesini otelde çalıştığına inandırır. Fatma, Kadir'in düşmanları tarafından tartaklanır ve oğlunun Kamil'in fedaisi olduğunu öğrenir. Kadir, bu olayın ardından bir gün babasının intikamını alacağına yemin eder ve evden ayrılır. Nur, sevgilisi Vedat'la nişanlanır.
Babasının katilini arayan Kadir'den kurtulmanın zamanı geldiğini düşünen Kamil, düşmanı Reşit'in başına Kadir'i sardırmaya karar verir. Kadir, Reşit'in mekanına gider ve Reşit'e gözdağı verir. Tuzağa düşürülüp vurulan Kadir, zar zor annesinin evine gider. Hastahaneye yetiştirilen Kadir, komadan çıkar. Savcı tarafından sorguya çağrılan Kadir'in konuşmasından korkan Kamil, Fatma'yı Kadir'in konuşmaması için tehdit eder.
Kadir bildiklerini anlatır ve hapse girer. Tedbirli davrana Kamil, mallarını kaçırmayı başarıp kurtulur. Fatma, Kadir'i az bir cezayla kurtarmanın yolunu bulur. Ancak bunun için 50.000 lira bulması gerekir. Fatma, Nur'un ev alıp mutlu bir yuva kurma hayaliyle biriktirdiği parayı bankadan çeker ve bu iş için kullanır. Vedat'ın annesi bu olaya tepki gösterir ve Vedat, Nur'u terkeder. Avukat Osman, hem Fatma'dan 50.000 lira alır hem de Reşit'e Kadir'i hapisten çıkarıp babasının katili Kamil'in üzerine saldırtmak için akıl verir.
Kadir'e kinlenen Kamil, hain bir intikam tuzağı kurup Nur'a zorla sahip olur. Kamil, hapishaneye Kadir'i ziyarete gider ve olanları anlatıp alay eder. Kadir deliye döner ve kendine zarar verip hastahanelik olur. Fatma, öldürmeye çalıştığı Kamil'in adamları tarafından tartaklanır. Kamil, uyuşturucuya alıştırdığı Nur'u genelevde çalışmaya gönderir. Kadir, tahliye olur. Osman, Kadir'e babasının katilinin Kamil olduğunu açıklar.
Kadir, kız kardeşini bulmak için genelevi basar. Korkup çatıya çıkan Nur, ayağı kayınca binadan düşerek can verir. Kamil, adamlarını Kadir'in üzerine gönderir. Vurulan Kadir, yaralanır. Fatma, kaçmaya çalışan Kamil'i arabayla ezip öldürür. Tutuklanıp götürülen Fatma, yaralı haldeki Kadir'e sarılır.

Comment / Yorum:

Osman F. Seden'in yazıp yönetip oyuncu kadrosunda da yer aldığı Ana Ocağı, 1977 yılında çekildi ve 1978 yılında vizyona girdi. Ana rollerde sinemanın dev isimleri Kadir İnanır ve Fatma Girik'i seyrettiğimiz film, yan kadrosunda Yıldırım Gencer, Bilal İnci, Memduh Ün gibi önemli isimleri barındırıyor.
Filmin konusu fedakar bir annenin evlatları için çırpınışı ve kötü bir adamın bir ailenin başına bela oluşu üzerine kurgulanmış. Fatma Girik'i sık sık görmeye alıştığımız fedakar anne tiplemesi Fatma karakteriyle seyrediyoruz. Oyuncunun üstün performansıyla alkışı hak ettiğini söylemek yanlış olmaz.. Amma velakin Yıldırım Gencer'in canlandırdığı filmin kötü adamı Kamil, bir hayli abartılmış ve neredeyse süper kötüye dönüştürülmüş bir karakter olmuş. Öyle ki; Kamil, sadece haraç vermediği için ailenin babasını öldürtür, oğlunu kirli işlerinde kullanır, kızını zorla sahip olup geneleve düşürür ve annesini dövdürtür!
Kadir İnanır da karşımıza kendisini izlemeye alışkın olduğumuz bir karakter olan Deli Kadir'le karşımıza çıkıyor. Deli Kadir, haksızlığa uğramış, güçlü olabilmek için yanlış yollara girmiş ve patlamaya hazır bomba gibi bekleyen tipik bir Kadir İnanır performansı.
Ana Ocağı, aslında belli bir konusu olan ve fakat abartılarına yenik düşmüş bir film. Özellikle oyunculukları için izlenebilecek bir yapım.

Imdb note : 5                               My note : 4.5

13 Şubat 2013 Çarşamba

Varan Bir (1964)

Director / Yönetmen:

Aram Gülyüz

Screenplay / Senaryo:

Bülent Oran

Story / Hikaye:

Aram Gülyüz

Cast / Kadro :

İzzet Günay
Fatma Girik
Aysel Tanju
Kenan Pars
Öztürk Serengil
Erol Günaydın
                                                              Asım Nipton
                                                              Hakkı Kıvanç

Subject / Konu:

Zımba Hüseyin lakaplı Hüseyin Kılıç, arabası Külüstür'e atlayıp bir bara gider. Barda bir cinayete şahit olur. Bara girip yeşil gözlü bir kız arayan adam, barda sarhoş bir müşteriymiş gibi bekleyen adamı tarafından vurulur. Cinayeti işleyen adam, kaçıp gider. Hüseyin, polise ifade verir ve gördüklerini anlatır.
Hüseyin, öldürülen adam Rasim'in aradığı yeşil gözlü kızı yolda görür ve arabasına davet eder. Kız, önce arabaya binmek istemez. Ancak polisleri görünce fikrini değiştirir ve arabaya atlar. Hüseyin'in evine giderler. Kızın, kıskanç kocasından ayrı yaşayan biri olduğunu öğrenir. Hüseyin, kapı çalınca kıza saklanmasını söyler. Kapıyı açınca katili karşısında bulur. Katil, olayın şahidi olan barmeni ve Hüseyin'i ortadan kaldırma niyetinde olduğunu söyler. Hüseyin, kızında yardımıyla katili etkisiz hale getirir. Kız, Hüseyin katille boğuşurken kaçıp gider. Hüseyin, katili polise teslim eder ve yaşananları anlatır. Ancak kızdan bahsetmez.
Hüseyin, evinin önünde adının Perihan olduğunu öğreneceği kızla karşılaşır. Perihan, kendisine sevdiği bir erkek tarafından hediye edilmiş ve çok kıymet verdiği mücevherlerin öldürülen Rasim tarafından ele geçirildiğini ve Rasim'le bu mücevherleri kocasına göstermeyip kendisine teslim etmesi karşılığında 10.000 liraya anlaştıklarını söyler. Ancak yaşanan cinayet olayı yüzünden mücevherleri alamadığını da ekler. Hüseyin ve Perihan yakınlaşırlar. Perihan'da Rasim'in ev adresi olduğunu öğrenen Hüseyin, Perihan'a evde kendisini beklemesini söyler ve Rasim'in evine gider.
Rasim'in evine gizlice giren Hüseyin, asılmış bir adamla karşılaşır. Adamın cebinde bulduğu anahtarın binanın önündeki arabaya ait olduğunu farkeden Hüseyin, anahtarları yanına alıp evine döner. Perihan, uyumak için evine gider. Hüseyin de anahtarlarını bulduğu arabayı incelemeye gider. Arabada bulduğu kartvizitler arasında Kulüp 41,5 dikkatini çeker. Kulübe giden Hüseyin, birşeyler öğrenebileceğini düşündüğü kulübün yıldızı Şahika'yı etkiler ve onunla sabaha kadar eğlenir.
Evine uyumak için dönen Hüseyin'in telefonu çalar. Hüseyin'i arayan Perihan, görüşmeleri gerektiğini söyler. Kahvaltı etmek için buluşurlar. 2 kişi gizlice Perihan'ı takip etmektedir. Perihan, aldığı tehdit mektubunu Hüseyin'e gösterir. Hüseyin, Perihan'dan eve gitmesini ve kapıyı kitleyip kimseye açmamasını söyler.
Arabanın ve mücevherlerin peşinde olan Burhan, Hüseyin'in işleri karıştırmasından çekinir. Hüseyin ise iz sürmeye devam eder. Peşindeki adamları haklayan Hüseyin, arabada mücevher kutusu bulur. Kutuyu Perihan'a götürür. Perihan, mücevherlerin gerçekliğinden emin olamaz. Hüseyin, kutunun içinde kartvizitini bulduğu kuyumcuya Japon bir alıcı kılığında gider. Sahte olduğundan şüphelendikleri mücevherleri gösterir ve mücevherlerin sahte olduğunu öğrenir.
Hüseyin vakit kaybetmeden planını devreye sokar. Takip edildiğini bildiği Perihan'ı elinde sahte mücevherlerin bulunduğu kutuyu taşıyan arkadaşı Halit'le buluşturur. Perihan, Halit'e para veriyormuş gibi yapınca; peşindeki 2 adam, Halit'i takip eder ve onu yakalayıp karga tulumba patronlarının yanına götürürler. Takipte olan Hüseyin, Şahika'dan kendisine yardımcı olmasını ister. Şahika, Hüseyin'in dediklerini yapar ve Halit'in tutulduğu eve gidip bir iş için Selma'dan araba ister. Selma, arabanın başka bir yerde olduğunu söyleyip Şahika'yı geri çevirir. Hüseyin bu esnada arabayı ve Rasim'in evinde asılmış adamı getirip evin önüne bırakır. Evden çıkan Şahika, arabadaki cesedi görür ve Selma'ya haber verir. Selma, adamlarına cesedi içeri taşıttırmak zorunda kalır. Şahika, arabayı alıp gider ve böylece Hüseyin'in planı kusursuzca işlemiş olur. Ancak Burhan, Hüseyin'in bütün yaptıklarını görür.
Perihan'a avukatından telefon gelir. Kocasından boşanması için son prosedürleri halletmeye çağrılır. Hüseyin'de polisi arayıp yaşananlarla ilgili bilgi verir. Perihan'ın kocasının Burhan olduğu ortaya çıkar. Burhan, Perihan'ı alıkoyar ve telefonla aradığı Hüseyin'i tehdit eder. Adamlarından birini de Hüseyin'i gözetlemesi için gönderir. Hüseyin, kendisini izleyen adamdan kurtulur.
Burhan, henüz kendisini tanımayan Hüseyin'in evine gider. Perihan'ın kocası olduğunu ve karısını aradığını söyler. Hüseyin, Perihan'ın evde olmadığını söyleyince Burhan gider.
Burhan, Hüseyin'i tuzağa düşürmeye çalışır. Şahika'ya silah zoruyla Hüseyin'i arayıp çağırmasını söyler. Hüseyin, Şahika'nın evine gelir. Burhan, Hüseyin'in arabası Külüstür'ü alıp kaçar. Perihan ve Halit, zorla tutuldukları evden kaçmaya çalışırlar. Kaçmak üzerelerken Burhan'a yakalanırlar.
Hüseyin, Şahika ile birlikte Külüstür'ün izini sürer ve Perihan'la Halit'in tutulduğu evi bulurlar. Şahika, Selma'yla görüşmeye gelmiş gibi yapar. Hüseyin'de bu sırada gizlice gelip Selma'yı etkisiz hale getirir. Ortalık karışır ve herkes birbirine girer. Polis, olay yerine gelir. Hüseyin, kaçan Burhan'ı yakalar. Hüseyin, Şahika'nın bakışları arasında sevgilisi Perihan'la öpüşüp Külüstür'e atlar.

Comment / Yorum:

Varan Bir, komediyle macerayı harmanlayan, fantastik öğeler içeren ve aynı zamanda polisiye tadı da vermeyi başaran bir Aram Gülyüz filmi. Filmin görüntü ve ses kalitesi düşük. Senaryo, oldukça hızlı sonlanan ve soru işaretleri bırakan son bölümü haricinde sürükleyiciliğini ve seyir zevkini korumayı başarıyor. Özellikle konuşan araba Külüstür, enteresan ve keyifli bir detay. Filmin Şahika'nın ortada kalışıyla bitmesi ise oldukça yersiz ve kötü bir final olmuş.
Filmin zengin sayılabilecek bir oyuncu kadrosu var. İzzet Günay'ın oyunculuğuyla sürüklediği filmde Fatma Girik, Kenan Pars ve Öztürk Serengil gibi önemli oyuncular yer alıyor. Filmin en dikkat çeken oyuncuları ise Erol Günaydın ve Aysel Tanju.
Varan Bir, orta karar bir komedi macera olarak değerlendirilebilir. Ama zaman zaman standardın üzerine çıkmayı başaran senaryosu ve gözardı edilemeyecek oyuncu kadrosuyla keyifli bir seyirlik olmayı da başarmakta.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 5