Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

2007 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2007 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2013 Cumartesi

The Darjeeling Limited / Küs Kardeşler Limited Şirketi (2007)

Director / Yönetmen:
Wes Anderson

Screenplay / Senaryo:
Wes Anderson
Roman Coppola
Jason Schwartzman

Cast / Kadro:
Owen Wilson
Adrien Brody
Jason Schwartzman
Amara Karan
Wallace Wolodarsky
Waris Ahluwalia
Irrfan Khan
Barbet Schroeder
                                                             Camilla Rutherford
                                                             Kumar Pallana
                                                             A. P. Singh
                                                             Dalpat Singh
                                                             Trudy Matthys
                                                             Margot Gödrös
                                                             Bill Murray
                                                             Anjelica Huston
                                                             Natalie Portman

Subject / Konu:
Aceleyle tren istasyonuna gelen adam kalkan treni Darjeeling Limited’e doğru koşar. Arkasından gelip kendisini geçen Peter trene yetişmeyi başarırken kendisi trene yetişemez.
Peter, kompartımanlardan birine girer. İlacını içtikten sonra karşısında uyumakta olan Jack’i uyandırır. Kafası sarılı şekildeki Francis’te kompartımana gelir. Böylece 3 kardeş, uzun süre sonra Francis’in organizasyonuyla bir araya gelmiş olur.
Francis yanında Brendan isimli asistanını da getirmiştir. Brendan yolculukları boyunca kendilerine planlama yapacaktır.
Jack, çok hoşlandığı trenin hostesi Rita’yla sevişir. Rita, kompartıman görevlisiyle seviştiği sırada Jack ise kardeşleriyle buluşmadan önce kendisini Paris’te ziyaret gelen kız arkadaşının mesajlarını kontrol eder.
Peter, boşanmayı düşündüğü karısı hamile olduğu için karışık duygular içerisindedir. Sürekli birşeyler araklamaktadır.
Sürekli birbirlerinden bir şeyler gizleyen kardeşler, trenden inip önce yerel pazarda alışveriş ederler. Sonra da tapınağa giderler. Gezilerinin ardından hareket eden trenlerine binerler.
Peter’in satın aldığı zehirli yılan, kutusundan kaçınca; yılanı yakalayan kompartıman görevlisi kompartımanlarının dışına çıkmalarını yasaklar.
Tren aniden durur. Trenin gece yanlış bir yerden dönüş yaptığı ve şu an nerede olduklarının bilinmediğini öğrenirler.
Francis, tavus kuşu tüyüyle ayin yapacakları sırada annelerinin peşine özel dedektif taktığını, annelerinin Himalayalar’da olduğunu öğrendiğini ve gizemli yolculuklarının sonunda yani 6 gün sonra orada olacaklarını açıklar. Annelerinin bir rahibe olduğunu ve onu geri dönmeye razı edebileceklerini söyler.
Peter’la Francis kavgaya tutuşunca Jack, suratlarına biber gazı sıkmak zorunda kalır. Ortalık karışınca kompartıman görevlisi, bu kez kendilerini trenden atar. Francis’in aşağıladığı Brendan, Francis’in annesinden gelen mektubu teslim ettikten sonra istifa eder. Mektupta anneleri, başka bir köyün işleriyle meşgul olduğunu ve baharda gelmelerini söylemektedir.
Yürüyerek yola koyulurlar. Derede boğulmak üzere olan 3 çocuğu kurtarabilmek için suya atlarlar. Çocuklardan biri kafasını kayalara çarparak ölür. Kurtardıkları çocukları ve ölen çocuğu köylerine götürürler. Köyde bir süre kaldıktan sonra otobüsle gitmeye hazırlanırlarken cenazeye davet edilirler.
Cenazede babalarının cenazelerini anımsarlar.
Babalarının cenazesine gitmeye hazırlanan 3 kardeş, önce babalarının tamirhanede kalmış arabasını almak isterler. Ancak araba tamir edilmediği için arabayı almadan gitmek zorunda kalırlar. Francis, annelerinin cenazeye gelmeyeceğini öğrenir.
Jack, kız arkadaşının kendisiyle İtalya’da buluşmak istediğini öğrenir.
Geceyi köyde geçirdikten sonra uçakla dönmek üzere havaalanına giderler. Ama son anda uçağa binmekten vazgeçerler. Gidip annelerini bulurlar. Peter, bir oğlu olacağını annesine müjdeler. Annelerine babalarının cenazesine niye gelmediğini sorarlar. Konuşmadan anlaşmaya çalışırlar. Sabah kalktıklarında annelerinin gittiğini ve arada sırada böyle kaybolup uzaklaştığını öğrenirler. Tepede tavus kuşu tüyüyle ayinlerini gerçekleştirdikten sonra yola koyulurlar. Çantalarını fırlatıp trene yetişirler.

Comment / Yorum:
Wes Anderson’ın Roman Coppola ve Jason Schwartzman’la yazdığı ve de yönettiği The Darjeeling Limited / Küs kardeşler Limited Şirketi, yönetmenin nevi şahsına münhasır sinemasının belirgin ve başarılı örneklerinden biri olur. Yaklaşık 17.500.000 dolara mal olan film, dünya genelinde 35.076.923 dolar hasılat elde eder.
Wes Anderson, Jean Renoir’in 1951 yapımı “The River / Rüya Gibi Geçti” adlı filminden ilham alarak The Darjeeling Limited’e imza atar. Anderson, film için orijinal şarkılar besteletmek yerine, kendisini çok etkilemiş olan ünlü Hintli yönetmen Satyajit Ray’in bazı filmlerinin müziklerini kullanmayı tercih eder. Ayrıca film, Satyajit Ray’a ithaf edilir.
Yönetmen daha önce de çalıştığı oyuncular Owen Wilson, Jason Schwartzman, Anjelica Huston ve Bill Murray gibi isimlerle bu filmde de çalışır.
The Darjeeling Limited, aile filmi ve yol filmi özellikleri taşımakla beraber Wes Anderson’ın alameti farikası kuvvetli mizahıyla da göz kamaştırıyor. Görsel ziyafet yaşatan Hindistan yolculuğu da cabası. The Darjeeling Limited, Wes Anderson’ı tanıyanları yanıltmayan yani beklediğinizi veren bir yapım. Yönetmene ve filme dair bilgisi olmayanları ise keyifli ve sürükleyici bir filmin beklediğini belirtmek gerek.


Imdb note: 7.1                               My note: 7.5

6 Aralık 2013 Cuma

Hotel Chevalier (2007)

Director / Yönetmen:
Wes Anderson

Screenplay / Senaryo:
Wes Anderson

Cast / Kadro:
Jason Schwartzman
Natalie Portman
Waris Ahluwalia
Michel Castejon

Subject / Konu:
Paris’te bir otel odasında Jack, telefonla yemek sipariş eder. Siparişin ardından telefonu çalar. Telefonun diğer ucunda Paris’e habersizce gelen kız arkadaşı vardır ve otele gelmek istemektedir. Jack, kız arkadaşına oda numarasını söyler. Kız arkadaşı yarım saat içinde otelde olacağını söyleyip telefonu kapatır.
Jack, odayı düzenler, küveti kız arkadaşı için hazırlar ve kıyafetlerini giyip beklemeye koyulur. Kendisini nasıl bulduğunu merak ettiği kız arkadaşı, odaya gelince önce eşyaları inceler. Sonra da dişlerini fırçalar.
Kız arkadaşı, Jack’e ne kadar süredir otelde kaldığını sorar. Jack, 1 aydan daha uzun bir süredir otelde kaldığını söyler. Kız arkadaşına ne kadar kalacağını soran Jack, ertesi sabah gideceğini öğrenir.
Jack’in sipariş ettiği yemekler gelir. Ancak uzun süredir birbirini görmeyen 2 sevgili, yemeğe geçmeden sevişmeye başlarlar. Birbirlerine başkalarıyla birlikte olup olmadıklarını sorarlar. İkisi de başka biriyle olmadığını söyler. Kız arkadaşının vücudundaki morluklar Jack’in dikkatini çeker. Sevişmek yerine balkona çıkıp Paris’in manzarasını seyrederler.

Comment / Yorum:
“The Darjeeling Limited / Küs Kardeşler Limited Şirketi” adlı filmin öncesinde Jack’in Paris’teki 1 gününe değinen Hotel Chevalier, Wes Anderson tarafından yazılıp yönetilir. Film, 2,5 gün gibi kısa bir sürede çekilir. Film, Natalie Portman’ın çıplak göründüğü ilk film olur.
Filmin The Darjeeling Limited’e pek katkısı olduğu söylenemez. Hotel Chevalier’i filmden bağımsız ele alıp bir kısa film olarak incelediğimizde ise pekte Wes Anderson’ın tarzı olmayan yani içinde mizahın hiç bulunmadığı salt bir drama karşımıza çıkıyor.
Hotel Chevalier, The Darjeeling Limited’in öncesine dair bir kısa film olmasına karşın bu kısa filmi izlememeniz ana hikayeye pek katkısı olmaması nedeniyle The Darjeeling Limited’i izlemekte herhangi bir noksanlığa neden olmayacaktır. Ancak filmin 13 dakikalık süresi de göz önüne alınınca izlenmesinde fayda var demek yanlış olmaz.


Imdb note: 7.1                               My note: 5.5

16 Mart 2012 Cuma

Across the Universe / Seni İstiyorum (2007)

Director / Yönetmen:

Julie Taymor

Screenplay / Senaryo:

Dick Clement
Ian La Frenais

Story / Hikaye:

Julie Taymor
Dick Clement
Ian La Frenais

Cast / Kadro :

Evan Rachel Wood
Jim Sturgess
Joe Anderson
                                                            Dana Fuchs
                                                            Martin Luther Mccoy
                                                            T. V. Caprio
                                                            Spencer Liff
                                                            Lisa Hogg
                                                            Nicholas Lumley
                                                            Michael Ryan
                                                            Angela Mounsey
                                                            Robert Clohessy
                                                            Erin Elliot
                                                            Bono
                                                            Timothy R. Boyce Jr.
                                                            Ellen Hornberger
                                                            Amanda Cole
                                                            Dylan Baker
                                                            Linda Emond
                                                            Lynn Cohen
                                                            Bill Irwin
                                                            Logan Marshall Green
                                                            Jeanine Seralles
                                                            Jennifer Van Dyck
                                                            Ekaterina Sknarina
                                                            Joe Cocker
                                                            Eddie Izzard
                                                            Salma Hayek

Subject / Konu:

Liverpool'da yaşayan Jude, babasını bulmak için New York'a gitmeye karar verir. Sevgilisine ve annesine veda ettikten sonra Amerika'nın yolunu tutar. İngiltere'de kaldığı dönemde sevgilisinden oğlu olduğuna dair hiç bir bilgisi olmayan Amerikalı baba, evlenmiş ve kendisine başka bir hayat kurmuştur. Üniversitede çalışan babasını bulan Jude, babasına kendisinden bir beklentisi olmadığını, sadece kendisini bulup bir oğlu olduğunu söylemek için geldiğini söyler.
Kalacak bir yer arayışına giren Jude, babasını ararken tesadüfen üniversitede tanıştığı Max'le kısa sürede sıkı arkadaş olur. Üniversiteyi bırakıp evden ayrılmayı planlayan Max, Jude'la birlikte şehirden ayrılır. Şarkıcılık yapan Sadie'nin evinde kiracı olarak kalmaya başlarlar. Kalabalık ev ortamında arkadaşça yaşamayı başarırlar. Jude, çizim yaparak para kazanmaya çalışır.
Max'in kızkardeşi Lucy, Vietnam Savaşı sırasında askere giden ve kısa süre sonra savaşta öldüğü haberi gelen sevgilisini kaybedince yaz tatili döneminde Max ve Jude'un yanına gitmeye karar verir. Jude ve Lucy, beraber vakit geçirdikçe yakınlaşmaya başlarlar. Max ise zorunlu askerlik koşulu yüzünden askere çağrılır ve bunalımlı bir süreç yaşar.
Max, askere alınır. Lucy, savaş karşıtı bir grupta çalışmaya başlar. Grup liderinin hareketlerinden rahatsız olan ve Lucy'yi kıskanan Jude, grubun çalışma ofisine gider ve olay çıkarır. Bu olay, Lucy ve Jude'un ayrılmasına neden olur.
Savaş karşıtı gösteriler giderek şiddetini arttırır. Bir eylem sırasında polisin Lucy'yi götürdüğünü gören Jude, polislerin üzerine gider. Gözaltına alınan Jude'un Amerika'ya vizesiz geldiği ortaya çıkınca; Jude İngiltere'ye geri gönderilir. Lucy'de çalıştığı grubun aslında illegal işlerle uğraştığını öğrenir.
İyi bir sesi olan Sadie, gitarist sevgilisi Jo - Jo'yla küçük yerlerde kaliteli müzik yapmakla; kalitesiz müziğe ve prodüktör isteklerine razı olmak şartıyla şöhret olup para kazanmak arasında kalır. Sadie, Jo - Jo'nun sert tutumu sonrası prodüktörünün izinden gitmeye karar verse de; hata yaptığını anlayınca eski hayatına geri döner ve Jo - Jo ve grubuyla birlikte tekrar kaliteli müzik üretmeye devam eder.
İngiltere'ye zorunlu dönüş yapan Jude, eski sevgilisinin evlendiğini öğrenir. Tersanede çalışmaya başlasa da; ait olduğu yerin Lucy'nin yanı olduğuna karar veren Jude, yasal prosedürün ardından Amerika'ya gider. Kendisini Max karşılar. Sadie ve grubunun müzik yaptığı çatıya giderler. Lucy çatıda değildir. Polis, şikayet üzerine müziği engellemeye kalksa da; mikrofonu eline alan Jude, şarkı söylemeye başlar. Jude'un sesini duyan Lucy, binaya giremeyince başka bir binanın çatısına çıkar ve Jude'la göz göze gelmeyi başarır.

Comment / Yorum:

Yönetmen Julie Taymor'un 3. uzun metrajlı filmi olan Across the Universe, içinde Beatles grubunun 30 şarkısının yer aldığı ve bu şarkıların ışığında hikayesi oluşturulmuş olan, bir Beatles'a saygı filmi. Bu saygı duruşu, filmin içindeki detaylarla sınırlı değil. Örneğin filmin Amerika'da vizyona giriş tarihi özel olarak 9 Ekim olarak belirlenmiş. Bunun nedeni, 9 Ekim'in John Lennon'un doğum günü tarihi oluşu.
Filmin ana karakteri Jude, ismini Beatles'ın bir şarkısından alıyor. Jude karakterinde Beatles üyelerinden, özellikle de John Lennon'dan izler var. Ayrıca Jo - Jo karakteri Jimi Hendrix'ten, Sadie karakteri de Janis Joplin'den izler taşımakta.
Jude rolü için Jake Gylenhall düşünülse de Jim Sturgess'ta karar kılınmış. Jim Sturgess'ın başarılı performansına bakınca; bu seçimin oldukça isabetli bir tercih olduğu söylenebilir. Filmin de Jim Sturgess'a yaradığı ve bu filmin getirdiği tanınırlıkla ardarda önemli projelerde yer almaya başladığı da unutulmamalı. Filmde diğer önemli rollerde Evan Rachel Wood, Joe Anderson, Dana Fuchs ve Martin Luther Mccoy yer alıyor. Ayrıca Bono ve Salma Hayek gibi önemli isimleri de ufak rollerde görebilmek mümkün.
Paul Mccarthney ve Yoko Ono, filme yapım aşamasında müdahalelerde bulundular. Paul Mccarthney, Across the Universe'ü izledikten sonra filmi sevdiğini ve eğlenceli bulduğunu söyledi.
Önemli sayılabilecek hiçbir ödül kazanamayan Across the Universe'ün, "Komedi veya müzikal dalında en iyi film" Altın Küre adaylığı ve "En iyi kostüm tasarımı" dalında Oscar adaylığı haricinde kayda değer bir ödül adaylığı da yok.
Film, süresi uzun olmasına rağmen içinde o kadar çok şarkı barındırıyor ki; bazen arka arkaya video klip izliyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Bu arka arkaya gelen video kliplerden oluşan bölümler, filmin kurgusundaki aksaklıklara da ışık tutuyor. Öyle ki; bazı şarkılar, hikayeleriyle birlikte araya serpiştirlmiş gibi duruyor. Ancak tüm bu olumsuzluklara karşın; ortalama bir Beatles dinleyicisiyseniz bile sadece birbirinden güzel Beatles şarkılarını dinlemek için dahi filmi keyifle seyredebilirsiniz. Across the Universe, orta karar bir film olsa da; Beatles hayranlarının kesinlikle kaçırmaması gereken bir yapım.

Imdb note : 7.4                              My note : 5.5

3 Ocak 2012 Salı

Cassandra's Dream / Cassandra'nın Rüyası (2007)

Director / Yönetmen:

Woody Allen

Screenplay / Senaryo:

Woody Allen

Cast / Kadro :

Hayley Atwell
Colin Farrell
Sally Hawkins
Ewan Mcgregor
Tom Wilkinson
Clare Higgins
John Benfield
Ashley Madekwe
Andrew Howard
                                                             Peter-Hugo Daly
                                                             Richard Lintern
                                                             Philip Davis

Subject / Konu:

Araları gayet iyi olan 2 kardeş Ian ve Terry, bir tekne beğenirler ve almaya karar verirler. İlk başta paraları yetmese de; Terry'nin köpek yarışından kazandığı parayla tekneyi satın alırlar. Tekneye de yarışı kazandıran ve dolayısıyla tekneyi almalarını sağlayan köpeğin adını veririler; Cassandra'nın rüyası.
Araba tamirciliği yapan Terry, kumarda kazanmaya başlayınca kontrolünü yitirir ve karısı Kate'le satın almayı düşündüğü ev için para kazanmak umuduyla sürekli kumar oynamaya başlar. Bu alışkanlık, Terry'nin büyük bir borç batağına saplanmasına neden olur.
Bir gezinti dönüşü yolda gördüğü arabası bozulmuş Angela'ya yardım eden Ian, Angela'ya sırılsıklam aşık olur. Ian, oyunculuk yapan ve oldukça ihtiraslı olan Angela yüzünden büyük hayallerini hayata geçirmeye karar verir ve maddi arayış içersine girer.
Zengin ve bonkör amcaları Howard'ın Londra'ya geleceğini öğrenen Ian ve Terry, maddi sorunlarının çözüleceği konusunda umutlanırlar. Howard, Londra'ya gelince önce aile yemeğine çıkarlar, sonra da 3'ü bir köşeye çekilip birbirlerine dertlerinden bahsederler. Ian ve Terry'ye her konuda yardımcı olma sözü veren Howard, yeğenlerinden aleyhinde şahitlik yapacak ve kendisine büyük zarar verecek Martin Burns'ü öldürmelerini ister.
Howard'ın teklifini kabul eden Ian ve Terry, Burns'ü nasıl öldüreceklerine karar verip tek kullanımlık el yapımı 2 adet silah yaparlar. Uzun süren ve birkaç kez değişmek zorunda kalan bir takibin ardından kuytu bir yerde kıstırdıkları Burns'ü öldürürler.
Cinayetin ardından Ian için herşey mükemmel gitmeye başlar. Angela ile birlikte Los Angeles'a gidip aldığı otellerin başına geçecek ve Howard'ın bağlantıları sayesinde Angela'yı önemli kişilerle tanıştırıp, ona iyi bir oyunculuk kariyeri sağlayacak olan Ian, Terry'nin cinayetin ardından girdiği bunalım yüzünden herşeyi kaybetmekle karşı karşıya kalır. Çünkü Terry, çektiği vicdan azabı yüzünden suçunu itiraf edip teslim olmayı bile göze almıştır.
Terry'nin durumunu Howard'a anlatan Ian, Terry'yi intihar süsü vererek öldürmeye karar verir. Ian, Terry'yi Cassandra'nın rüyasına binip denize açılmaya ikna eder. Planı, Terry'nin birasına yüksek dozda ilaç karıştırıp kardeşini öldürmek olan Ian, son anda planından vazgeçer. Terry ile itiştikleri sırada düşüp kafasını vuran Ian ölür. Zaten cinayet işlediği için bunalımda olan Terry, bir de kardeşinin ölümüne sebep olduğu için intihar eder. Çok geçmeden 2 kardeşin cesedi bulunur.

Comment / Yorum:

Woody Allen'ın 2005 yapımı "Match Point (Maç Sayısı)" ve 2006 yapımı "Scoop" filmlerinden sonra İngiltere'de çektiği 3. film olan Cassandra's Dream, yönetmenin oyuncu kadrosunda herhangi bir Amerikan oyuncu olmadan çektiği ilk film olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 13.000.000 sterline mal olan film, 971.561 dolar hasılat ederek gişede mutlak başarısızlığa uğradı.
Cassandra's Dream, daha ziyade kadın-erkek ilişkilerini işlemesiyle ve absürd komedi örnekleriyle tanıdığımız Woody Allen'ın farklı bir denemesi. Film, 2 kardeş ekseninde insanların nasıl cinayet işlemek zorunda kaldıklarını, bazı insanların ihtirasları uğruna işlediği günahları nasıl görmezden geldiklerini, bazılarınınsa vicdan azabıyla yanıp tutuştuklarını ve hayatlarının kahrolduğunu samimi bir dille resmediyor.
Ewan Mcgregor idealleri ve aşkı uğruna kardeşini dahi öldürmeyi düşünecek kadar gözünü karartan Ian rolünde, Colin Farrell zar zor karar verip cinayet işleyen ve cinayetin ardından pişman olup vicdan azabı çeken Terry rolünde, Hayley Atwell çılgınca arzulanan ihtiraslı güzel Angela rolünde ve Tom Wilkinson önündeki engel her ne olursa olsun gücüyle engelleri yok etmek için kullanan Howard rolünde karşımıza çıkıyor. Rolleriyle özdeşleşen oyunculuk performansları, oyuncu seçimlerinin ne kadar yerli yerinde olduğunu kanıtlar nitelikte.
Cassandra's Dream, klasik Woody Allen sinemasının dışında kalan bir film. Bu nedenle özellikle komedi beklentisiyle filmi izleyecek olanlar hayal kırıklığına uğrayabilir. Yaptığı vicdan muhasebesi ve her başarılı planın başarılı sonuçlar veremeyebileceği şeklinde önermesiyle oldukça farklı bir Woody Allen filmi izlemek isteyenlerinse sevecekleri bir yapım.

Imdb note : 6.8                            My note : 7

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Adem'in Trenleri (2007)

Director / Yönetmen:

Barış Pirhasan

Screenplay / Senaryo:

İsmail Doruk
Ulaş Çobancı

Cast / Kadro :

Nurgül Yeşilçay
Cem Özer
Derya Alabora
Erkan Taşdöğen
Turan Özdemir
Asuman Dabak
Yıldız Kültür
Hakan Bilgin
                                                               Veysel Diker
                                                               Ümit Çırak
                                                               Ezel Akay
                                                               Atıf Emir Benderlioğlu
                                                               Fırat Can Aydın
                                                               Zeynep Deniz Özbay

Subject / Konu:

Hasan, sakin yapılı, yoksul ve Allah'a karşı sınavlarını yerine getirmeye uğraşan bir imamdır. Hasan, erkek arkadaşı Bekir tarafından hamile bırakılıp, terk edilen Hacer ile evlenir. Amacı; Hacer'e ve kızı Fatmacık'a sahip çıkmaktır. Hacer ile arasında karı, koca münasebeti olmayan Hasan, karısına ve Fatmacık'a karşı her zaman mesafeli durur. Onların tüm ihtiyaçlarını elinden geldiğince karşılar. Ama onlara sevgisini göstermez. Çünkü Hasan, bu yaşananları Allah'ın bir sınavı olarak kabul etmiştir. Hasan'a göre Hacer ve Fatmacık, kendisine verilmiş emanetlerdir.
Hasan, Hacer ve Fatmacık, Ramazan ayı için imamı bulunmayan, tren istasyonu görevlileriyle ailelerinin yaşadığı 20 haneli ufak bir köye gelir. Hasan, Ramazan ayı boyunca burada imamlık yapacaktır. İstasyon görevlileri, Hasan'a ve ailesine kalacak yer temin eder. İstasyon görevlileri ve aileleri kısa sürede Hasan ve Hacer'in arasındaki garipliği ve soğukluğu sezer.
Hasan'ı dinlemek için camiye giden Adem, Hasan'ın sevgisini kazanır. Adem aynı zamanda Fatmacık'ın en yakın arkadaşı olmuştur.
Hasan ve Hacer beklenmedik bir sürpriz yaşar. Bekir, o ufak köyde karşılarına çıkar. Peki ama şimdi ne olacaktır? Hacer, Bekir'i bağışlayıp kızıyla birlikte peşinden mi gidecektir, yoksa kendisine el sürmemiş, sahip çıkmış, kızına babalık etmiş Hasan ile mi kalacaktır? Hasan, emanet olarak taşıdığı karısı Hacer ve kızı gibi sevdiği Fatmacık'ı Bekir'e mi bırakacaktır yoksa gerçek bir koca olmayı mı seçecektir?

Comment / Yorum:

Barış Pirhasan'ın 2. filmi olan "Adem'in trenleri", düşük bütçeyle çekilen ve gişede de büyük hasılat elde edemeyen bir film. Başrollerinde Nurgül Yeşilçay ve Cem Özer'in yer aldığı filmin iyi sayılabilecek bir yan kadrosu var. Önemli rollerde oynayan çocuk oyuncular Fırat Can Aydın ve Zeynep Deniz Özbay, başarılı performanslar sergilemiş. Filmin en temel ve kilit karakteri olan Hasan'ı canlandıran Cem Özer, abartıdan uzak ve doğal bir oyunculuk sergilemiş.
Filmde göze çarpan birkaç sorun var; Bekir karakteri hakkında neredeyse hiçbir şey bilmememiz ve filmin zaman zaman ağırlaşan temposu gibi. Filmin güzel kısımları ise; belli bir noktadan itibaren filmi Adem'in bakış açısıyla izlememiz. Bir çocuk masumiyetiyle izlemek; objektif bakış açısıyla filmi izleme imkanı veriyor. Hasan'ın imamlığından ötürü gelen kendine hakim olma güdüsünden, karısını arzulayan bir kocaya geçişi filmde başarıyla işlenmiş.
Senaryo daha iyi işlenebilseydi; ortaya kuşkusuz daha iyi bir film çıkabilirdi. Ama tüm olumsuz yönlerine rağmen, samimiyetinden ötürü izlenebilecek bir film.

Imdb note : 6.8                             My note : 6.5

22 Ağustos 2011 Pazartesi

The Bucket List / Şimdi ya da Asla (2007)

Director / Yönetmen:

Rob Reiner

Screenplay / Senaryo:

Justin Zackham

Cast / Kadro :

Jack Nicholson
Morgan Freeman
Sean Hayer
Beverly Todd
Rob Morrow
Alfonso Freeman
Rowena King


Subject / Konu:

Üniversite eğitimini yarıda bırakıp evlenen ve hayatının 45 yılını araba tamirciliğiyle harcamış Carter Chambers, aslında çok zeki ve genel kültürlü bir adamdır. Tüm maddi sıkıntılara rağmen mutlu bir aile yaşantısı olan Carter, rahatsızlanır ve hastahaneye kaldırılır. Carter, kanser olduğunu öğrenir.
Carter'in yatmakta olduğu odaya Edward Cole adında huysuz bir hasta gelir. Edward, yattığı hastahanenin bile sahibi olan, çok zengin bir adamdır. Çalkantılı bir özel hayatı olan, 4 kere evlenip boşanmış, kızıyla görüşmeyen Edward, kanser olduğunu ve 6 ay ila 1 yıl arası ömrü kaldığını öğrenir.
Carter'in kağıda bir şeyler yazdığını gören Edward, kağıtta yazanların geri kalan ömründe daha önce yapmak isteyip yapamadığı şeylerin bir listesi olduğunu görür. Edward, bu listeye kendi isteklerini de ekler ve Carter'ı "Tahtalı köy listesi" adını verdikleri listede yazan herşeyi yapmak için ikna eder. Listede gözlerinden yaşlar gelene kadar gülmek, dövme yaptırmak, dünyanın en güzel kızını öpmek gibi enteresan isteklerin yanında; Afrika'da safari yapmak, Mısır'a gidip piramitleri görmek, Çin Seddi'ne gitmek, Everest tepesine çıkmak ve uçaktan atlayış yapmak gibi maceralar da bulunmaktadır.
2 kafadar, listede yazanları teker teker yapmaya başlar. Bu sırada yakınlaşıp iyi birer dost olurlar. Everest tepesine çıkma planlarını, hava muhalefeti nedeniyle gerçekleştiremezler. Bu planı gerçekleştirebilmek için bahara kadar beklemeleri gerekmektedir. Ama iyileşme umudu olduğu düşünülen Carter, bahar gelmeden ölür. Ölmesi beklenen Edward ise yaşamaya devame eder. Edward, Carter'ın kendisinden yapmasını istediği şeyi yapar ve kızını görmeye gider. Orada küçük torunuyla tanışır ve onu öperek, Tahtalı köy listesinin eksik maddelerinden birini daha tamamlar; "dünyanın en güzel kızını öpmek".
Edward 81 yaşında öldüğünde listede yapılmamış sadece tek bir şey vardır; "Everest tepesinden dünyanın en güzel manzarasını seyretmek". Everest tepesine çıkan Edward'ın asistanı Thomas, Edward'ın küllerini Carter'ın küllerinin yanına bırakır ve böylece liste tamamlanmış olur.

Comment / Yorum:

Senarist Justin Zackham, filmin senaryosunu sadece 2 haftada yazmış. Justin Zackham, Carter rolünü yazarken aklında Morgan Freeman varmış. Edward rolü için ise Morgan Freeman'ın Jack Nicholson'ı önermesi üzerine yönetmen Rob Reiner, Jack Nicholson ile irtibata geçmiş. Film, Jack Nicholson ve Morgan Freeman'ı ilk kez bir araya getirme özelliğini de taşıyor. Morgan Freeman'ın öz oğlu Alfonso Freeman'ı filmde Roger karakterini canlandırıyor.
Filmin mesajı; insanın ölmeden önce yapmak istediği herşeyi, gerçekten isterse yapabileceği. 2 usta oyuncu, film boyunca karşılıklı döktürüyor. Carter ve Edward'ın serüvenleri, kısa kısa işlenmiş. Bu da ister istemez, filmin 97 dakikalık süresinin kısa olduğunu düşündürüyor. Filmin süresi biraz daha uzun olsaydı; serüvenler daha detaylı ve iştah verici şekilde işlenebilirdi.
Bu filmi izledikten sonra muhtemelen, ölmeden önce yapmak istediğiniz şeylerin yer alacağı bir liste hazırlayacaksınız. Bu da filmin ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyordur herhalde.

Imdb note : 7.5                             My note : 8