Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

1964 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1964 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2015 Perşembe

It's Not Just You, Murray! (1964)

Director / Yönetmen:
Martin Scorsese

Screenplay / Senaryo:
Martin Scorsese
Mardik Martin

Cast / Kadro:
Ira Rubin
Sam De Fazio
Andrea Martin
Catherine Scorsese
Robert Uricola
Bernard Weisberger
Victor Magnotta
Richard Sweeton
John Bicona
                                                                   Dominick Grieco
                                                                   Mardik Martin

Subject / Konu:
Önce gösterişli şekilde kıyafetlerini ve arabasını tanıtan Murray, ardından nasıl çok değer verilen ve güçlü biri olduğunu anlatır. Hayatındaki tüm güzellikleri arkadaşı Joe’ya bağlar. Çocukluğundan başlayarak Joe’yu anlatır.
Joe ile içki ihmal edip satarlarken ve her şey çok güzel giderken polis tarafından yakalanan Murray hapse düşer. Murray tahliye olunca Joe ona başına ne gelirse gelsin sakin olmasını öğütler.
Murray, bir melek diye nitelendirdiği karısıyla tanışmasını da Joe’ya borçlu olduğunu söyler.
Daha sonra birlikte büyük işler yaparlar. Her türlü gösteri işini yaparak finansal olarak çok büyürler.
Murray, evladı sandığı çocukların kendisinden değil Joe’dan olduğunu öğrenir. Ancakbu durum bile mutluluklarını bozmaya yetmez.

Comment / Yorum.
“It’s Not Just You, Murray”, usta yönetmen Martin Scorsese’nin New York Üniversitesi’nde sinema bölümünden mezun olduğu yıl 1964’te siyah – beyaz olarak çektiği, yaklaşık 16 dakikalık kısa bir komedi filmi. Scorsese, filmin senaryosunu filmin yardımcı yönetmenlerinden biri olan Mardik Martin ile birlikte yazdı. Filmin çekimleri New York’ta yapıldı. Filmin ilk gösterimi çekildikten tam 10 yıl sonra 1974’te yapıldı
Filmde Murray’nin annesini, Scorsese’nin annesi Catherine Scorsese canlandırdı. Its Not Just You, Murray, izlemeyenler tarafından bir Scorsese yapımı olarak değil, bir sinema öğrencisinin mezuniyet yapımı olarak izlenirse değeri anlaşılabilecek bir yapım. Scorsese’nin 3. kısa filmi olan yapım, yönetmenin geleceğine dair parlak işaretler vermiş.

Imdb note: 6.6                             My note: 6

21 Mayıs 2015 Perşembe

Keşanlı Ali Destanı (1964)

Director / Yönetmen:
Atıf Yılmaz

Screenplay / Senaryo:
Haldun Taner
Atıf Yılmaz

Play / Oyun:
Haldun Taner (from “Keşanlı Ali Destanı”)

Cast / Kadro:
Fikret Hakan
Fatma Girik
Danyal Topatan
Aydemir Akbaş
Sadık
Hayati Hamzaoğlu
                                                            Mualla Sürer
                                                            Hüseyin Baradan
                                                            Mehmet Ali Akpınar
                                                            Nusret Ersöz
                                                            Sami Hazinses
                                                            Osman Türkoğlu
                                                            Faik Coşkun
                                                            Osman Alyanak
                                                            Eşref Vural
                                                            Hayri Caner
                                                            Süha Doğan
                                                            Orhan Elmas
                                                            Feridun Çölgeçen
                                                            Mürüvvet Sim
                                                            Aziz Basmacı

Subject / Konu:
Bir ailenin yeni yaptıkları gecekonduları haraç isteyip alamayan Rüstem önderliğindeki serseriler tarafından yıkılır. Karısına sarkıntılık eden Rüstem’in üzerine giden adam ise Rüstem tarafından bıçaklanır.
Gazetede genel af çıktığı haberini gören mahalleli, Keşanlı Ali’nin tahliye olup mahalleye döneceğini ve yokluğunda haraç kesenlerin hakkından geleceğini konuşmaya başlar.
Muhtar olup gecekonduları yıkmak isteyen Rüstem’in gönlü, sevgisine karşılık bulamadığı Zilha’dadır. Zilha ise Ali’yi sevmektedir. Ancak Ali, dayısı Çamur İhsan’ı öldürüp hapse düştüğü için ona kızgındır.
Tahliye olan Ali, mahallede kral gibi karşılanır. Mahallelinin baskısıyla muhtar adayı olur. Ali’de Rüstem’de kulis yapmaya başlarlar. İkisi de birbirlerini saf dışı bırakabilmek için kahvehanelerine uyuşturucu gizleyip polise şikayet etmeye karar verir. Ali’nin kahvehanesindeki uyuşturucuyu mahallenin sarhoşu alınca, arama yapan polis sadece Rüstem’in kahvehanesinde uyuşturucu bulur ve onu tutuklayıp götürürler.
Diğer muhtar adayı Teke Kazım ise asker kaçağı olduğu için sahte nüfus kağıdı taşıdığından başı polisle belaya girince Ali, muhtarlık seçimini kazanıp muhtar olur.
Ali’nin aslında İhsan’ın katili olmadığını, gerçek katilin Suriye’ye kaçan Manyak Cafer olduğunu bilen Sipsi Selim, ortalığın Ali’ye kalmaması için Ali’nin cinayetiyle nam yaptığını Cafer’e bildirmeye karar verir.
Ali, Sinekli’nin muhtarı olur olmaz ortalığı muma çevirir. Gecekondu yıkımlarını durdurur. Rüstem ve Kazım’ı da kurtarıp taksi kahyası olarak iş bulmalarını sağlar. Herşey sütliman bir haldeyken Zilha'nın 400 ırgat bulmak için Ali’ye gelen müteahit Niyazi'nin arabasına binmesi, Ali'nin harekete geçmesine neden olur. Zilha'nın kendisinden uzak durmasına dayanamayıp dayısının gerçek katili olmadığını açıklar. Suçu inkar ettiğinde ezildiğini, kabul ettiğinde ise kazandığı itibarı anlatır.
Zilha, Ali'den meydanda herkese gerçeği açıklamasını ister. Ali, şanı sarsılacağı için bu isteği geri çevirir ve Zilha'ya kendisine varması için 3 gün süre verir. Zilha ise Ali'ye kendisine varmayacağını bildirir.
Niyazi, ruhsal problemleri olan oğlu Bülent'i kurtarabilmek için kendisine ihtiyaçları olduğunu söylediği Zilha'yı götürür. Çünkü Bülent'in kaçan karısı Nevvare'ye tıpa tıp Zilha'ya benzemektedir. Niyazi, Bülent'in Zilha'yla birlikte olabilmesi için yalandan bir imam nikahı tertiplemeye karar verir.
Çılgına dönen Ali, Niyazi'ye çalışan 400 ırgatı geri çekerek işlerini baltalamaya çalışır. Ancak Niyazi giden ırgatların yerini doldurup sorunu aşar. Niyazi, Cafer'i Ali'nin başına sardırmak için Selim'i kullanır.
Zilha'yla Bülent'in evlenecekleri akşam sevgilisi tarafından evine geri getirilen Nevvare, yatak odasında Zilha'yla karşılaşır. Oyuna getirildiğini anlayan Zilha kaçıp mahallesine geri döner. Zilha'yı kaçırmak için gelen ise Zilha olmadığını fark edemediği Nevvare'yi kaçırır. Ali mahalleye dönünce Zilha'yı görür ve gerçeği öğrenir.
Geceyarısı Selim'le çıkagelen Cafer, mahalle meydanında Ali'ye hakaretler yağdırıp karşısına çıkması için meydan okur. Zilha, Ali'yi engeller. Cafer, mahalledeki gecekonduları yakmaya başlar. İnsan ölür, destanı kalır diyen Ali, Cafer'in üzerine gitmek zorunda kalır. Ayağından vurulsa da, Cafer'i kendi silahıyla vurur. Ali'ye yine hapis yolu görünür.

Comment / Yorum:
Haldun Taner'in ses getiren oyunu Keşanlı Ali Destanı, 1964 yılında Atıf Yılmaz tarafından sinemaya da uyarlanır. Yılmaz, filmin senaryosunu oyunun yazarı Haldun Taner'le birlikte yazar. Filmin yapımcılığını Memduh Ün, müziklerini Yalçın Tura yapar. Filmin başrollerini paylaşan Fikret Hakan ve Fatma Girik ve yardımcı rollerde izlediğimiz Aydemir Akbaş, Danyal Topatan, Hüseyin Baradan ve Hayati Hamzaoğlu etkileyici performanslara imza atarlar. Zilha karakterini tiyatroda yıllarca başarıyla canlandıran Gülriz Sururi, filmde Zilha karakterini canlandıran Fatma Girik'i seslendirip şarkılarını söyler.
Film, 2. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi 2. Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini, İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği'nde “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Müzik” ödüllerini kazanır.
Çaresiz toplumun kahraman yaratma ihtiyacını ve bu yaratılmış sahte kahramanlardan Keşanlı Ali’nin trajikomik hikayesini konu alan film, tiyatro oyunu kadar zevk vermese de mesajını vermeyi başaran bir film.

Imdb note: 6.6                             My note: 6.5

13 Şubat 2013 Çarşamba

Varan Bir (1964)

Director / Yönetmen:

Aram Gülyüz

Screenplay / Senaryo:

Bülent Oran

Story / Hikaye:

Aram Gülyüz

Cast / Kadro :

İzzet Günay
Fatma Girik
Aysel Tanju
Kenan Pars
Öztürk Serengil
Erol Günaydın
                                                              Asım Nipton
                                                              Hakkı Kıvanç

Subject / Konu:

Zımba Hüseyin lakaplı Hüseyin Kılıç, arabası Külüstür'e atlayıp bir bara gider. Barda bir cinayete şahit olur. Bara girip yeşil gözlü bir kız arayan adam, barda sarhoş bir müşteriymiş gibi bekleyen adamı tarafından vurulur. Cinayeti işleyen adam, kaçıp gider. Hüseyin, polise ifade verir ve gördüklerini anlatır.
Hüseyin, öldürülen adam Rasim'in aradığı yeşil gözlü kızı yolda görür ve arabasına davet eder. Kız, önce arabaya binmek istemez. Ancak polisleri görünce fikrini değiştirir ve arabaya atlar. Hüseyin'in evine giderler. Kızın, kıskanç kocasından ayrı yaşayan biri olduğunu öğrenir. Hüseyin, kapı çalınca kıza saklanmasını söyler. Kapıyı açınca katili karşısında bulur. Katil, olayın şahidi olan barmeni ve Hüseyin'i ortadan kaldırma niyetinde olduğunu söyler. Hüseyin, kızında yardımıyla katili etkisiz hale getirir. Kız, Hüseyin katille boğuşurken kaçıp gider. Hüseyin, katili polise teslim eder ve yaşananları anlatır. Ancak kızdan bahsetmez.
Hüseyin, evinin önünde adının Perihan olduğunu öğreneceği kızla karşılaşır. Perihan, kendisine sevdiği bir erkek tarafından hediye edilmiş ve çok kıymet verdiği mücevherlerin öldürülen Rasim tarafından ele geçirildiğini ve Rasim'le bu mücevherleri kocasına göstermeyip kendisine teslim etmesi karşılığında 10.000 liraya anlaştıklarını söyler. Ancak yaşanan cinayet olayı yüzünden mücevherleri alamadığını da ekler. Hüseyin ve Perihan yakınlaşırlar. Perihan'da Rasim'in ev adresi olduğunu öğrenen Hüseyin, Perihan'a evde kendisini beklemesini söyler ve Rasim'in evine gider.
Rasim'in evine gizlice giren Hüseyin, asılmış bir adamla karşılaşır. Adamın cebinde bulduğu anahtarın binanın önündeki arabaya ait olduğunu farkeden Hüseyin, anahtarları yanına alıp evine döner. Perihan, uyumak için evine gider. Hüseyin de anahtarlarını bulduğu arabayı incelemeye gider. Arabada bulduğu kartvizitler arasında Kulüp 41,5 dikkatini çeker. Kulübe giden Hüseyin, birşeyler öğrenebileceğini düşündüğü kulübün yıldızı Şahika'yı etkiler ve onunla sabaha kadar eğlenir.
Evine uyumak için dönen Hüseyin'in telefonu çalar. Hüseyin'i arayan Perihan, görüşmeleri gerektiğini söyler. Kahvaltı etmek için buluşurlar. 2 kişi gizlice Perihan'ı takip etmektedir. Perihan, aldığı tehdit mektubunu Hüseyin'e gösterir. Hüseyin, Perihan'dan eve gitmesini ve kapıyı kitleyip kimseye açmamasını söyler.
Arabanın ve mücevherlerin peşinde olan Burhan, Hüseyin'in işleri karıştırmasından çekinir. Hüseyin ise iz sürmeye devam eder. Peşindeki adamları haklayan Hüseyin, arabada mücevher kutusu bulur. Kutuyu Perihan'a götürür. Perihan, mücevherlerin gerçekliğinden emin olamaz. Hüseyin, kutunun içinde kartvizitini bulduğu kuyumcuya Japon bir alıcı kılığında gider. Sahte olduğundan şüphelendikleri mücevherleri gösterir ve mücevherlerin sahte olduğunu öğrenir.
Hüseyin vakit kaybetmeden planını devreye sokar. Takip edildiğini bildiği Perihan'ı elinde sahte mücevherlerin bulunduğu kutuyu taşıyan arkadaşı Halit'le buluşturur. Perihan, Halit'e para veriyormuş gibi yapınca; peşindeki 2 adam, Halit'i takip eder ve onu yakalayıp karga tulumba patronlarının yanına götürürler. Takipte olan Hüseyin, Şahika'dan kendisine yardımcı olmasını ister. Şahika, Hüseyin'in dediklerini yapar ve Halit'in tutulduğu eve gidip bir iş için Selma'dan araba ister. Selma, arabanın başka bir yerde olduğunu söyleyip Şahika'yı geri çevirir. Hüseyin bu esnada arabayı ve Rasim'in evinde asılmış adamı getirip evin önüne bırakır. Evden çıkan Şahika, arabadaki cesedi görür ve Selma'ya haber verir. Selma, adamlarına cesedi içeri taşıttırmak zorunda kalır. Şahika, arabayı alıp gider ve böylece Hüseyin'in planı kusursuzca işlemiş olur. Ancak Burhan, Hüseyin'in bütün yaptıklarını görür.
Perihan'a avukatından telefon gelir. Kocasından boşanması için son prosedürleri halletmeye çağrılır. Hüseyin'de polisi arayıp yaşananlarla ilgili bilgi verir. Perihan'ın kocasının Burhan olduğu ortaya çıkar. Burhan, Perihan'ı alıkoyar ve telefonla aradığı Hüseyin'i tehdit eder. Adamlarından birini de Hüseyin'i gözetlemesi için gönderir. Hüseyin, kendisini izleyen adamdan kurtulur.
Burhan, henüz kendisini tanımayan Hüseyin'in evine gider. Perihan'ın kocası olduğunu ve karısını aradığını söyler. Hüseyin, Perihan'ın evde olmadığını söyleyince Burhan gider.
Burhan, Hüseyin'i tuzağa düşürmeye çalışır. Şahika'ya silah zoruyla Hüseyin'i arayıp çağırmasını söyler. Hüseyin, Şahika'nın evine gelir. Burhan, Hüseyin'in arabası Külüstür'ü alıp kaçar. Perihan ve Halit, zorla tutuldukları evden kaçmaya çalışırlar. Kaçmak üzerelerken Burhan'a yakalanırlar.
Hüseyin, Şahika ile birlikte Külüstür'ün izini sürer ve Perihan'la Halit'in tutulduğu evi bulurlar. Şahika, Selma'yla görüşmeye gelmiş gibi yapar. Hüseyin'de bu sırada gizlice gelip Selma'yı etkisiz hale getirir. Ortalık karışır ve herkes birbirine girer. Polis, olay yerine gelir. Hüseyin, kaçan Burhan'ı yakalar. Hüseyin, Şahika'nın bakışları arasında sevgilisi Perihan'la öpüşüp Külüstür'e atlar.

Comment / Yorum:

Varan Bir, komediyle macerayı harmanlayan, fantastik öğeler içeren ve aynı zamanda polisiye tadı da vermeyi başaran bir Aram Gülyüz filmi. Filmin görüntü ve ses kalitesi düşük. Senaryo, oldukça hızlı sonlanan ve soru işaretleri bırakan son bölümü haricinde sürükleyiciliğini ve seyir zevkini korumayı başarıyor. Özellikle konuşan araba Külüstür, enteresan ve keyifli bir detay. Filmin Şahika'nın ortada kalışıyla bitmesi ise oldukça yersiz ve kötü bir final olmuş.
Filmin zengin sayılabilecek bir oyuncu kadrosu var. İzzet Günay'ın oyunculuğuyla sürüklediği filmde Fatma Girik, Kenan Pars ve Öztürk Serengil gibi önemli oyuncular yer alıyor. Filmin en dikkat çeken oyuncuları ise Erol Günaydın ve Aysel Tanju.
Varan Bir, orta karar bir komedi macera olarak değerlendirilebilir. Ama zaman zaman standardın üzerine çıkmayı başaran senaryosu ve gözardı edilemeyecek oyuncu kadrosuyla keyifli bir seyirlik olmayı da başarmakta.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 5

7 Ekim 2011 Cuma

Matrimonio All'Italiana / Marriage Italian Style / İtalyan Usulü evlilik (1964)

Director / Yönetmen:

Vittorio De Sica

Screenplay / Senaryo:

Renato Castellani
Tonino Guerra
Leonardo Benvenuti
Piero De Bernardi

Play / Oyun:

Eduardo De Filippo (from "Filumena Marturano")

Cast / Kadro :

Sophia Loren
Marcello Mastroianni
                                                                Aldo Puglisi
                                                                Tecla Scarano
                                                                Marilu Tolo
                                                                Gianni Ridolfi
                                                                Generoso Cortini
                                                                Vito Moricone
                                                                Rita Piccione

Subject / Konu:

Kaypak ve çapkın Don Domenico Soriano, genç kasiyer sevgilisiyle birlikte pastahanededir. Domenico, genç sevgilisiyle evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Genç kadın, gelinlik provası yaptığı sırada dükkana gelen Domenico'nun yardımcısı Alfredo, Filumena Marturano'nun ölmek üzere olduğunu haber verir. Durumun ciddiyetini anlayamayan Domenico, Alfredo'nun ısrarla Filumena'nın can çekiştiğini söylemesi üzerine Filumena'nın yanına gider. Filumena için doktor gelmesi beklenirken; artık çok geç olduğunu söyleyen Filumena, rahibin gelmesini ister.
Domenico 21 yıl öncesini hatırlar; 1943 yılının Napoli'sini. 2. Dünya Savaşı günleridir, Napoli havadan bombalanmaktadır. Domenico, genelevde tam bir kadınla ilişkiye gireceği sırada bombardımanın başlar ve herkes sığınağa doğru koşuşturmaya başlar. Domenico, genelevden dışarı çıkarken; içeride korkuya kapılmış ve saklanan bir kız olduğunu fark eder. Kızın yanına gider. O kız, 17 yaşındaki Filumena'dır.
Filumena ve Domenico, 2 yıl sonra tekrar karşılaşır. Domenico, otobüste bulunan Filumena'yı arabasına davet eder. Tenha bir yere giderler ve terkedilmiş gibi görünen bir binaya girip birlikte olurlar.
İlişkileri gelişirken; Domenico bir kaybolup bir dönmeye, Filumena ise genelevde çalışmaya devam eder. Ama bu durum uzun sürmez. Çünkü Filumena bu duruma isyan eder. Domenico, Filumena'yı bir daireye yerleştirir. Filumena, Dominico'nun pastahanesini ve dükkanlarını işletmeye başlar. Domenico ise bir kaybolup bir dönmeye devam eder.
Domenico'nun sürekli kendisini yalnız bırakıp gitmesinden yorulan Filumena, Domenico'ya genç bir adamın kendisiyle evlenmek istediğini söyler. Domenico, annesiyle tanıştırmak ve aynı evde yaşamak yalanıyla Filumena'yı kandırır. Hizmetçi odasına yerleştirdiği Filumena'yı, yaşlı annesinin bakıcısı gibi kullanır.
Rahip, ölüm döşeğindeki Filumena'nın odasına girer. Odadan çıktıktan sonra Domenico'ya ölmek üzere olan Filumena'nın ruhunun huzur bulabilmesi için evlenmeleri gerektiğini söyler. Filumena'nın ölmesinin an meselesi olduğunu düşünen Domenico, evlenmeyi kabul eder. Rahip nikahı kıyar.
Filumena, rahip nikahı kıyıp gittikten sonra sapasağlam yatağından kalkar. 21 yıldır birlikte olduğu ve kendisine çok acı çektirmiş Domenico'yu, sonunda tuzağa düşürüp evlenmeyi başarmıştır.
Filumena geçmişi hatırlar. Domenico'dan gizlice, uzakta ve anneleri olduğunu söyleyemeden farklı yerlerde birbirlerini tanımadan büyüttüğü 3 oğlu gözlerinin önüne gelir.
Evlilik tuzağına düşürülmesine öfkelenen Domenico, Filumena'yı sahtekarlıkla suçlar ve evliliği iptal ettireceğini söyler. Filumena, bu tuzağın para için olmadığını, 3 çocuğu olduğunu, artık onlarla birlikte olmak istediğini anlatır ve Domenico'nun soyadını bu 3 çocuğa vermesini ister. Domenico'nun öfkesi daha da artar. Filumena ise evde çocukları için bir oda hazırlatır.
Filumena, 3 oğlunu anneleri olduğunu açıklamak için eve çağırtır. Çocukların geleceği gün, ısrarla ayrılmak isteyen Domenico'dan ayrılmayı kabul eder. Çocuklara anneleri olduğunu açıkladıktan sonra boşanma belgesini imzalar. Evden ayrılmadan önce Domenico'ya asıl büyük şoku yaşatır; bu 3 çocuktan biri Domenico'nun çocuğudur.
Domenico, ne kadar uğraşsa da hangi çocuğun kendi çocuğu olduğunu öğrenemez. Pes eden Domenico, 3 çocuğu birden kabul eder ve Filumena'yla evlenir.

Comment / Yorum:

Matrimonio All'Italiana, Eduardo De Filippo'nun 1946'da yazmış olduğu "Filumena Marturano" isimli tiyatro oyunundan sinemaya uyarlandı. Oyun, bu uyarlamadan önce 2 kere daha sinemaya uyarlandı. İlk uyarlama 1950'de "Filumena Marturano" ismiyle Arjantin'de yapıldı. 1951'de yine "Filumena Marturano" ismiyle 2. kez sinemaya uyarlanan filmi, bizzat oyunun yazarı olan Eduardo De Filippo yönetti.
Filmin adı seçilirken; Pietro Germi'nin 1961 yapımı "Divorzio All'Italiana (İtalyan Usulü Boşanma)" filmine göndermede bulunulmuş. 2 film arasında çeşitli paralellikler var; Divorzio All'Italiana'da da taşra yaşantısı komediyle işlenmiş, 2 filmde de başrol erkek oyuncusu Marcello Mastroianni ve en önemlisi filmlerin yönetmenleri Pietro Germi ve Vittorio De Sica, "İtalyan Yeni Gerçekçilik" akımından gelme yönetmenler.
Matrimonio All'Italiana, De Sica'nın 1960'larda denediği ve "Pembe Gerçekçilik" diye adlandırılan bir tarzın mahsulü. Bu tarz filmler, gerçekçilikten uzak ve genel ortalamanın altında filmler olarak kabul edilse de; Matrimonio All'Italiana olumulu eleştiriler aldı ve beğenildi.
Filmin yapımcısı, Sophia Loren'in 1962'de boşandığı, 1966'da tekrar evlendiği ve öldüğü tarih 2007'ye kadar Loren'in eşi olmaya devam etmiş olan Carlo Ponti.
Filmin keyifli müzikleri arasında kulakların aşina olduğu İtalyan klasikleri de var.
"En iyi yabancı film" dalında Oscar'a aday gösterilip kazanamayan film, aynı dalda aday gösterildiği Altın Küre'yi kazanmayı başardı. Sophia Loren, göz kamaştıran performansıyla "En iyi kadın oyuncu" dalında Oscar'a ve "Müzikal / komedi dalında en iyi kadın oyuncu" Altın Küre ödülüne aday gösterildi ve fakat 2 ödülüde 1964 yapımı "Mary Poppins"te oynayan Julie Andrews'e kaptırdı. Başarılı performansıyla "Müzikal / komedi dalında en iyi erkek oyuncu" Altın Küre ödülüne aday gösterilen Marcello Mastroianni, ödülü 1964 yapımı "My Fair Lady"de oynayan Rex Harrison'a kaptırdı. Filmin diğer festivallerde kazandığı 7 ödül ve 4 adaylık daha var.
Matrimonio All'Italiana, Vittorio De Sica'nın baş yapıtları arasında gösterilemeyecek bir film ama güçlü oyunculuklarıyla, özellikle de 17 yaşındaki ürkek bir kızdan 40 yaşındaki olgun bir kadına varıncaya kadar büyük değişimler gösteren Filumena Marturano karakterini ustalıkla canlandırmış Sophia Loren'in performansıyla, keyifli müzikleriyle ve zaman zaman güldüren, zaman zaman hüzünlendiren hoş hikayesiyle baştan sona zevkle izlenebilecek bir klasik.

Imdb note : 7.3                             My note : 5.5