Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Robert Downey Jr. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Robert Downey Jr. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2015 Çarşamba

Chaplin (1992)

Director / Yönetmen:
Richard Attenborough

Screenplay / Senaryo:
William Boyd
Bryan Forbes
William Goldman

Novel / Kitap:
Charles Chaplin (from “My Autobiography”)
David Robinson (from “Chaplin: His Life and Art”)

Story / Hikaye:
Diana Hawkins

                                                               Cast / Kadro:
                                                               Robert Downey Jr.
                                                               Dan Aykroyd
                                                               Geraldine Chaplin
                                                               Kevin Dunn
                                                               Anthony Hopkins
                                                               Milla Jovovich
                                                               Moira Kelly
                                                               Kevin Kline
                                                               Diane Lane
                                                               Penelope Ann Miller
                                                               Paul Rhys
                                                               John Thaw
                                                               Marisa Tomei
                                                               Nancy Travis
                                                               James Woods

Subject / Konu:
1894, Aldershot, İngiltere. Annesi seyirci tarafından yuhalanıp sahneden gönderilince küçük Charles Chaplin sahneye fırlar. Şarkı söyleyip sevgisini kazandığı seyirciler sahneye para yağdırırlar. Annesi ev kirasını dahi ödeyememektedir. Devlet Charles’ı ve ağabeyini annesinden alıp çalışma kampına gönderir.
7 yıl sonra. 12 yaşındaki Charles, aklını yitiren annesini hastaneye yatırmak zorunda kalır. İş bulması gerektiği için komedyen olarak çalışmaya başlar.
Charles gençlik yıllarında Londra’daki Hackney Empire’da sahne alır. 16 yaşındaki dansçı sevgilisi Hetty’ye evlenme teklif eder.
1913, Buttle, Montana, Amerika. Sessiz sinemayı görüp etkilenen Charles’a California’da bu filmlerde yer alması için teklif gelir. Charles, 1 ay çalıştıktan sonra kendisini bir efsaneye dönüştürecek Şarlo tiplemesini yaratır. Yönetmenlik sorumluluğunu da üstüne alan Charles, yıl bitmeden 20’den fazla film yönetir.
Amerika’ya gelen ve menajerliğini üstlenecek olan ağabeyinin getirdiği mektuptan Hetty’nin evlendiğini öğrenir. Kendi stüdyosunu kurmak isteyen Charles, yapımcısıyla yollarını ayırır. Çektiği filmlerde komedinin yanında sistemi de eleştiriyor olması, ağabeyinin tepkisini çeker.
Charles daha 30 yaşına basmadan bir stüdyo sahibi olmayı ve dünyanın en meşhur adamı olmayı başarır.
1918, La Brea Avenue, Hollywood. Charles, yakın arkadaşı aktör Douglas Fairbanks’e genç sevgilisi Mildred’la evlenmeyi düşündüğünü açıklar. Ancak bir başka ünlü oyuncu olan arkadaşı Mary Pickford, Charles’a Mildred’ın kendisini aldattığını bildirir. Charles, bunun üzerine Mildred’ı terk eder.
1920, Salt Lake City, Utah. Mildred’ın avukatları tarafından film makaralarına el konulması riski olduğu için Charles, makaraları bir otele kaçırıp sıraya koyar.
Charles bir ev satın aldığı annesini Amerika’ya getirtir. Ancak annesi hala iyi durumda değildir.
1921, Southampton, İngiltere. Bir filminin galası için İngiltere’ye giden Charles, Hetty’nin bir salgından dolayı öldüğünü öğrenir ve büyük bir üzüntü yaşar.
Charles’ı pek sevmeyen F.B.I. başkanı j. Edgar Hoover Charles’ın komünist olabileceği şüphesiyle takibat başlatır.
Charles, sektörde hakimiyet kurmaya başlayan sesli sinemaya önyargıyla yaklaşır. Şarlo karakterini konuşturursa karakterin artık seyirci için öleceğini düşünür.
1932, Malibu Sahili. Hafta sonununda çocuklarıyla vakit geçiren Charles, yeni tanıştığı Paulette’ten oldukça etkilenir. Kısa süre sonra birlikte olmaya başlarlar. Charles oldukça lüks bir yaşam sürmeye başlar.
Charles, ülkede mali krizler kapıdayken bir şey yapmıyor olmaktan rahatsızlık duyunca her şeyi bir tarafa bırakıp işine odaklanmaya başlar. Bu odaklanma, Paulette’e ve çocuklarına ilgisiz kalmasına neden olur. Çok geçmeden Paulette’le boşanırlar.
1938 yılında sesli olarak çekeceği “Büyük Diktatör” filminin çalışmalarına başlar. Başlangıçta sempatiyle bakılan Hitler’in 2. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle zalimliğinin ortaya çıkması, önceleri komünist olarak yaftalanan Charles’ın dehasını insanlara kanıtlar.
1941, Beverly Hills. Hoover, Büyük Diktatör’de Almanya’nın değil Amerika’nın eleştirildiğini düşünerek Charles’ın üzerine gitmeye karar verir.
1942 Ekim’i. Charles, genç bir oyuncu olan Oona O’Neill’la tanışır. Çok geçmeden aşk yaşar ve evlenir.
Önceki sorunlu ilişkisi Charles’ın başına iş açar. Hamile olan kadın, çocuğun Charles’tan olduğunu iddia eder. Ama Charles bunu kabul etmez. Hoover’da bunu Charles’ın aleyhinde kullanabilmek için devrededir. Charles para öderse olayını kapanacağını bilmesine karşın suçlamayı kabul etmez ve kan testi ister. Test sonucunda suçsuzluğu ortaya çıkar. Ancak olay mahkemelik olur ve Charles haftalık 75 dolar nafaka ödemeye mahkum edilir.
7 yıl sonra. Mccarhty cadı avı sırasında çoğu kişi komünist olduğu gerekçesiyle sorgulanır.
1952 Eylül, New York Limanı. İngiltere tatilinden dönen Charles, Amerika’dan sınır dışı edilir. Charles bu sürgünden sonra bir daha Amerika’ya gitmek için vize başvurusu yapmaz.
1972, La Brea Avenue. Charles, 44. Oscar ödül törenine davet edilir ve 20 yıl aradan sonra Amerika ya geri döner. 83. doğum gününde Oscar Onur Ödülü’nü kabul eder ve İsviçre’deki evine geri döner.
1975 yılında Buckingham Sarayı’nda Kraliçe 2. Elizabeth’ten şövalye ünvanı alarak Sir olur. Charles kariyeri boyunca sadece 5 sesli film yapar. 1977 yılında 88 yaşındayken ölür.

Comment / Yorum:
Uzun aktörlük kariyerinin yanında az sayıda ve fakat nitelikli filmde yöneten Richard Attenborough, 1992 yılında 5 yıl aradan sonra tekrar yönetmenlik koltuğuna oturur ve Charles Chaplin’in hayatını konu alan Chaplin’i yönetir. Diana Hawkins, Charles Chaplin’in “My Autobiography” adlı otobiyografisinden ve David Robinson’ın “Chaplin: His Life and Art” adlı kitabından faydalanarak filmin hikayesini yazar. Senaristler William Boyd, Bryan Forbes ve William Goldman, Hawkins’i hikayesini senaryolaştırırlar. Filmin çekimleri İngiltere, Amerika ve İsviçre’de yapılır. Ham hali 4 saat olan film, 1 saat 37 dakika kısaltılır. Film, Chaplin’in 15. ölüm yıldönümüne yetiştirilip vizyona sokulur. 31.000.000 dolara mal olan yapım, Amerika genelinde 9.493.259 dolar hasılat elde eder.
Chaplin rolü için ilk düşünülen isim Kevin Kline’ın filmde Douglas Fairbanks’i canlandırmasına karar verilince, rol için Jim Carrey ve Johnny Depp’in isimleri konuşulur. Rol, çıkış dönemindeki aktör Robert Downey Jr.’a gider. Anthony Hopkins’in başı çektiği kalburüstü bir oyuncu kadrosu, filmde Downey Jr.’a eşlik ederler. Ayrıca Chaplin’in kızı Geraldine Chaplin’de filmde rol alır ve babaannesini canlandırır.
Film, Chaplin’in efsane filmlerine yüzeysel olarak değinir ve çalkantılı özel hayatı üzerinde yoğunlaşır. Bu nedenle eleştirilere maruz kalır. Buna karşın 3 dalda Oscar’a aday gösterilmeyi başarır. Charles Chaplin’i canlandıran Robert Downey Jr., başarılı bulunup En İyi Erke Oyuncu kategorisinde Oscar ve Altın Küre adaylığı kazansa da, “Malcolm X” ile Denzel Washington, “Unforgiven / Affedilmeyen” ile Clint Eastwood ve “Scent of a Woman / Kadın Kokusu” ile Al Pacino gibi güçlü adaylarla yarışır ve ödülleri Pacino’ya kaptırır. Ancak Bafta ödülünü kazanmayı başarır.
Filmin Charles Chaplin’i layıkıyla anlatıp anlatamadığı tartışmaya açık. Ama uzun süresine karşın usta ismin efsane filmlerine yeterli şekilde değinmediği net olarak söylenebilir. Chaplin, usta ismin özel hayatını izlemek ve Robert Downey Jr.’ın başarılı performansını görmek için izlenebilir.

Imdb note: 7.6                             My note: 7

4 Şubat 2015 Çarşamba

The Pick - Up Artist (1987)

Director / Yönetmen:
James Toback

Screenplay / Senaryo:
James Toback

Cast / Kadro:
Molly Ringwald
Robert Downey Jr.
Dennis Hopper
Danny Aiello
Harvey Keitel
Mildred Dunnock
Brian Hamil
Tamara Bruno
Vanessa Williams
Angie Kempf
                                                            Polly Draper
                                                            Frederick Koehler
                                                            Robert Towne
                                                            Victoria Jackson
                                                            Lorraine Bracco
                                                            Bob Gunton

Subject / Konu:
Jack, sürekli kız tavlamaya uğraşan çapkın biridir. Alonzo’nun kız arkadaşı Lulu’ya kur yapar. Sert ve güçlü bir adam olan Alonzo ise iş yaptığı zengin Fernando’ya beğendiği, Jack’in de ilgisini çeken Randy’yi ayarlamaya uğraşmaktadır. Randy, Fernando’yla birlikte olmak istemese de borçları olan babası Flash için zaman kazanmaya çalışmaktadır. Jack, Lulu’yu tavlasa da çapkınlıklarını sürdürür.
Jack sokakta gördüğü Randy’yle de birlikte olmayı başarır. Ancak Randy diğer kızların aksine kendisiyle bir daha görüşmek istememektedir. Jack, Randy’yi takip edip müzede çalıştığını öğrenir. Öğrencilerini alıp müzeye gider ve Randy’yi tekrar görüşebilmek için ikna etmeye çalışır ama başarılı olamaz. İş çıkışı Randy’yi evine kadar takip eder. Alonzo eve gelip borcunu isteyince, Jack borcu kendisinin ödeyeceğini söyler. Alonzo, ertesi güne kadar mühlet verir.
Randy, belaya bulaştırmak istemediği Jack’ten kurtulup Atlantic City’ye gider. Kumarhanede para kazanmayı dener. Randy’nin kumarhanede olduğunu öğrenen Alonzo, Fernando’yla birlikte kumarhaneye gider. Flash’tan Randy’nin Atlantic City’ye gittiğini öğrenen Jack, yardım istediği dostu Phil ve Flash’la Randy’yi bulmaya gider. Jack, kumarda kaybeden Randy’yi alıp bir galeriye gider ve arabasını satar. Ellerindeki parayla rulet oynayıp kazanırlar. Jack, Randy’nin borcunu ödeyip Flash’ı kurtarır.
Randy, Jack’e birbirlerine zarar verdiklerini söyleyip bir daha görüşmemeleri gerektiğini söyler. Jack ertesi gün evden çıktığında Randy’yi karşısında bulur…

Comment / Yorum:
Daha ziyade senarist ve belgesel yönetmeni olarak tanınan James Toback’ın senaryosunu yazıp yönettiği 1987 yapımı “The Pick – Up Artist”, ortalama bir romantik komedi olmasının yanında şimdilerde Hollywood’un en çok kazanan ve en revaçta aktörlerinin başında olan Robert Downey Jr.’ın rol aldığı ilk büyük yapım olma özelliğini taşıyor. 1986 yılının Mayıs – Ağustos ayları arasında New York ve Atlantic City’de çekilen film, yaklaşık 15.000.000 dolara mal oldu. 18 Eylül 1987’de vizyona giren film, Amerika genelinde 13.290.368 dolar hasılat elde etti.
James Toback, filmin ana karakteri Jack Jericho’yu kendinden esinlenerek yazdı. Aslında Jack rolü, senaryoyu beğenen ve aynı zamanda filmin yapımcılarından da olan Warren Beatty için yazıldı. Ancak Beatty karakteri canlandırmaktan vazgeçince, yönetmen rol için Robert De Niro’yu düşündü. Sonrasında rolün genç bir oyuncu tarafından canlandırılmasına karar verildi ve Robert Downey Jr.’da karar kılındı. 80’li yılların gençlik filmleriyle tanınan Molly Ringwald, Randy karakterini canlandırdı. Film çekilirken 21 yaşında olan Downey Jr. ve 19 yaşında olan Ringwald, canlandırdıkları karakterlerle aynı yaştaydılar. Filmin yardımcı oyuncuları ise Dennis Hopper, Danny Aiello ve Harvey Keitel gibi tecrübeli ve önemli isimler.
Aşkı bulup çapkınlığı bırakan genç Jack ile babasının borçları yüzünden başı belada olan Randy’nin hikayesini konu alan The Pick – Up Artist, bünyesinde macera da bulunduran bir romantik komedi. Seyri keyifli ve fakat vasat bir film. Ancak yine de Robert Downey Jr.’ın gençlik dönemini görmek için izlenebilir.

Imdb note: 5.1                             My note: 5

17 Aralık 2014 Çarşamba

The Judge / Yargıç (2014)

Director / Yönetmen:
David Dobkin

Screenplay / Senaryo:
Nick Schenk
Bill Dubuque

Story / Hikaye:
David Dobkin
Nick Schenk

Cast / Kadro:
Robert Downey Jr.
Robert Duvall
Vera Farmiga
Vincent D’Onofrio
Jeremy Strong
                                                             Dax Shepard
                                                             Leighton Meester
                                                             Billy Bob Thornton
                                                             Ken Howard
                                                             Emma Tremblay
                                                             Balthazar Getty
                                                             David Krumholtz
                                                             Grace Zabriskie
                                                             Denis O’Hare
                                                             Sarah Lancaster

Subject / Konu:
Hank, suçlu ama zengin isimleri savunup kurtaran bir avukattır. Küçük kızı Lauren’i çok sevmektedir, kendisini aldatan karıs Lisa’yla ise boşanma sürecindedir. Bir davaya girdiği sırada bir sesli mesaj alır ve annesinin öldüğünü öğrenir. Cenaze için Indiana’ya uçar ve kasabası Carlinville’e gider. Annesinin naşını gördükten sonra gidip arasının iyi olmadığı yargıç babası Joseph’ın duruşmasını izler. Babası tarafından soğuk şekilde karşılanır. Hareketleri, babasının tekrar içkiye başlamış olduğu izlenimine kapılmasına neden olur. Kardeşleriyle barda vakit geçiren Hank, barda tanıştığı garson Carla ile yakınlaşır. Babasıyla kavga eder ve bir daha asla geri gelmeyeceğini söyleyerek öfkeli şekilde ayrılır.
Uçaktayken ağabeyi Glen arar ve babasının hasarlı arabasıyla bir adama çarpılmış olduğunu ve adamın cesedinin bulunduğu öğrenir. Babası cinayet şüphelisi olduğu için uçaktan inip kasabaya dönmek zorunda kalır. Babası, kendisinden başka kimsenin aracına binmediğini ve içki içmediğini ısrarla yineler. Arabasının nasıl hasar gördüğünü ise hatırlayamamaktadır.
Arabada bulunan kanla cesedi bulunan adamın kanı eşleşir. Cesedin Mark Blackwell’e ait olduğunu öğrenen Hank irkilir. Joseph, 2. derece cinayetle suçlanır.
Mark Blackwell, silahla kız arkadaşının evine kurşun yağdırmış, pişman olduğu için Joseph tarafından asgari cezayla cezalandırılmış ve tahliye olur olmaz da kız arkadaşını öldürmüş biridir. İşlediği cinayetten dolayı Joseph, onu 20 yıl hapse mahkum etmiş ve Nisan ayında cezasını doldurup tahliye olmuştur.
Joseph, ön duruşmada avukat olarak Hank yerine oldukça deneyimsiz bir avukatı tercih eder. Karşılarında da çetin ceviz bir avukat olan Dickham olunca, avukatları yetersiz kalır. İstediklerini alamazlar ve davanın duruşmaya taşınmasına karar verilir.
Hank dönmeye hazırlanırken babasının inadı kırılır ve avukatı olmasını kabul eder. Ancak Joseph, Hank’in kullanmak istediği yalanlarla sıyrılma yöntemine izin vermez. İşi oldukça zorlaşan Hank, aynı zamanda babasının kolon kanseri olduğunu da öğrenir.
Hank, Carla’nın eski kız arkadaşı Sam’in kızı olduğunu öğrenir. Sam, Hank’le yakınlaşmaya çalışsa da Hank bu duruma izin vermez. Carla’nın kızı olduğunu düşünmeye başlar.
Joseph, hafta sonu için gelen torunu Lauren’le iyi anlaşır. Hank ise babasının doktorundan ileri derecede kanser olduğunu ve ameliyat için çok geç kalındığını öğrenip yıkılır.
Hank, ilk duruşmada oldukça etkili bir savunma yapar. Ancak duruşmanın ardından ortaya işleri karıştıracak bir delil çıkar. Benzin istasyonunun kamera kayıtlarına göre Joseph’ın verdiği ifadenin doğru olmadığı ve olay gecesi Mark Blackwell’in ardından gittiği ortaya çıkar.
Duruşmada bir şeyler anımsayan Joseph fenalaşıp hastaneye kaldırılır. Joseph tekrar duruşmaya çıktığında hatırlamasa da, Mark Blackwell’i öldürmüş olabileceğini söyleyince herşey aleyhine döner. Hank, babasının ileri derecede kanser olduğunu ve kemoterapinin yan etkilerinden bahseder. Bu yan etkiler arasında hafıza kaybı da vardır. Hank, babasının 22 yıllık müşavirinin ismini bile hatırlayamadığını göstererek savunmasını bitirir.
Hank, Carla’nın babasının kendisi değil ağabeyi Glen olduğunu öğrenir.
Jüri, Joseph’ı birinci derece adam öldürmekten suçsuz, ikinci derece adam öldürmekten ise suçlu bulur. Yargıç, Joseph’a 4 yıl hapis cezası verir.
7 ay sonra avukat Dickham’ın imzasıyla serbest bırakılma dilekçesi verildiği için Joseph tahliye edilir. Hank ve Joseph, hiç olmadığı kadar yakınlaşırlar. Birlikte balık tuttukları sırada Joseph ölür.

Comment / Yorum:
Kariyeri 2. sınıf komedi filmlerinden ibaret olan yönetmen David Dobkin, yeni filmi “The Judge / Yargıç” ile kariyerinin en önemli işine imza atmış durumda.İlk senaryosunda “Gran Torino” gibi bir başyapıta imza atan Nick Schenk, 6 sene sonra gelen 2. senaryosuyla da ilk işindeki başarısının tesadüfi olmadığını gösterdi. Schenk, yönetmen David Dobkin’le birlikte yazdığı hikayeyi Bill Dubuque’yle birlikte senaryolaştırdı ve ortaya yeni bir başyapıt daha çıkmış oldu.
Film, Robert Downey Jr. ve eşi Susan Downey’nin yapım şirketi “Downey Team”in ilk yapımı oldu. Filmin çekimleri Indiana, Massachusetts ve California’da yapıldı. Yaklaşık 50.000.000 dolara mal olan film, 12 Aralık 2014 itibariyle sadece Amerika genelinde 46.752.535 dolar hasılat elde etti.
Filmin başrollerini üstlenen Robert Downey Jr. ve Robert Duvall, daha önce 1998 yapımı “The Gingerbread Man / Kaybetme Zamanı” isimli filmde de birlikte rol almışlardı. Joseph rolü için Jack Nicholson ve Tommy Lee Jones’ta düşünülen isimler arasındaydı. Ancak Robert Duvall’de karar kılındı. Sam rolü için Vera Farmiga ve Elizabeth Banks, 2 adaydı. Rol Farmiga’ya gitti.
Film 2,5 saate yaklaşan süresine rağmen müthiş bir senaryo, usta oyunculuklar ve keyifli film müzikleriyle sürükleyiciliğinden ve lezzetinden bir an olsun ödün vermiyor. Film, parlak bir oyuncuyken dibe vuran ve sonra adeta yeniden doğup Hollywood’un en çok kazanan aktörü durumuna gelen Robert Downey Jr.’ın, 83 yaşındaki dev aktör Robert Duvall’le karşılıklı döktürüşünü izlemek için bile izlenebilecek seviyede. Vincent D’Onofrio, Jeremy Strong ve Billy Bob Thornton’da göz dolduran performanslara imza atmışlar.
Filme dair daha şimdiden yapılabilecek bir tespit var; yılın en çok hakkı yenen filmi olacağı. Altın Küre’de sadece 1 dalda aday gösterilen filmin Oscar’larda da görmezden gelineceği aşikar. Şayet büyük ödül törenleri dev yapımcıların istekleri doğrultusunda şekillenmiyor olsaydı, filmin “En İyi Film”, “En İyi Senaryo”, “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dallarında yılın favorilerinden biri olması gerekirdi. Ancak mevcut tabloda sadece Robert Duvall’in yarışta kalacağı görünüyor.
The Judge, dokunaklı ve keyifli hikayesiyle seyirciyi derinden etkileyen filmlerden biri. Bir Hollywood yapımında bu kadar iyi bir senaryoyla en üst seviyede oyunculukların bir araya gelmesi pek kolay olmuyor. Filmi izlememiş bir kişiye yapılabilecek tek tavsiye, hala ne beklediğidir...

Imdb note: 7.6                           My note: 9

21 Temmuz 2011 Perşembe

A Guide To Recognizing Your Saints / Hayatındaki Azizleri Keşfetme Kılavuzu (2006)

Director / Yönetmen:

Dito Montel

Screenplay / Senaryo:

Dito Montel

Novel / Kitap :

Dito Montel

Cast / Kadro :

Robert Downey Jr.
Shia Labeouf
Chazz Palminteri
Dianne West
Channing Tatum
Rosario Dawson
                                                            Eric Roberts

Subject / Konu:

Los Angeles'ta yazarlık yapan Dito, 15 yıl sonra gençlik yıllarının geçtiği New York'a döner, eski hatıraları canlanmaya başlar...
Genç Dito Montel, New York'ta Astoria Queens'te yaşamaktadır. Yaşadığı yer, yoksul ve sürekli tehlikeyle karşı karşıya kalınabilecek bir yerdir. Dito'yu karşılaştığı tehlikelerden kendisinden daha büyük ve güçlü olan arkadaşı Antonio korumaktadır.
Dito, özünde kavgacı değildir ve farklı bir yaşam arayışındadır. Dito'nun bastırdığı istekleri, Mike'ın New York'a taşınmasıyla birlikte ortaya çıkar. Mike ile kısa sürede sıkı arkadaş olan Dito, serseri hayattan uzaklaşıp, Mike'ın ilgi duyduğu sanata ilgi duymaya başlar. Dito, artık seçim yapmak zorundadır. Mike'la birlikte sanatın peşinden mi gidecektir yoksa güzel ve akıllı sevgilisi Laurie ve kendisini korumak için hapse bile düşmeyi göze alan Antonio ile birlikte eski yaşamına devam mı edecektir?
Dito, yıllar sonra döndüğü New York'ta babası Monty, hapishanedeki eski dostu Antonio, kız arkadaşı Laurie ve hatıralarıyla yüzleşmeye başlar. Bu yüzleşmeler, Dito'nun beklediği gibi olmaz ve geçte olsa gerçeği farkına varmasına ve hayatındaki azizleri keşfetmesine neden olur.

Comment / Yorum:

Film, yönetmen Dito Montel'in gerçek hayat hikayesini anlattığı, aynı isimli kitabından sinemaya uyarlanmış. Senaryo ve yönetmen koltuğunda da Dito Montel'i görüyoruz. Dito Montel'in bu ilk yönetmenlik denemesi, takdire şayan başarılar kazandı. Venedik Film Festivali'nde 2 ödül kazanan Dito Montel, Sundance Film Festivali'nde de "En iyi yönetmen" ödülünü almayı başardı ve kariyerine mükemmel bir giriş yapmış oldu.
Filmin oldukça zengin bir kadrosu var. Robert Downey Jr.'ın yeniden çıkış yaşamasını sağlayan filmlerden biri. Bağımsız filmlerde sık sık rastladığımız Chazz Palminteri, Diane West ve Rosario Dawson oyunculuklarıyla göz dolduruyor. Filmin genç oyuncularının performansları içinse ayrı parantez açılması gerek. Shia Labeouf ve Channing Tatum, mükemmel performanslarıyla filmi bir kademe yukarı taşımayı başarmışlar. Uluslararası Gijon Film Festivali'nden filmdeki diğer genç oyuncularla birlikte "En iyi erkek oyuncu" ödülünü kazanan 2 genç oyuncu, Sundance Film Festivali'nde de Robert Downey Jr, Rosario Dawson, Chazz Palminteri ve Dianne West'le birlikte "Jüri özel ödülü"nü kazanmayı başardı.
Tarzı itibariyle Martin Scorsese'nin 1973 yapımı "Mean Streets" filmiyle kıyaslansa da; bahsi geçen filmden çok daha iyi bir film olduğu söylenebilir. Film, başarılı hikayesi ve üst düzey oyunculuk performansları sayesinde modern klasikler arasında kolaylıkla gösterilebilir. Filmle ilgili en unutlmaz şey ise; Dito'nun muhteşem repliği:
"Hayatımdaki herkesi ve herşeyi terkettim ama hiçbiri beni terketmedi."

Imdb note : 7                               My note : 8.5