Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

Hulusi Kentmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hulusi Kentmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2014 Perşembe

Ringo Kazım (1967)

Director / Yönetmen:
Türker İnanoğlu

Screenplay / Senaryo:
Safa Önal

Cast / Kadro:
Sadri Alışık
Selma Güneri
Vahi Öz
Hulusi Kentmen
Mualla Sürer
Feridun Çölgeçen
Nevzat Okçugil
Mehmet Ali Akpınar
Necip Tekçe
Aynur Aydan
                                                            Özdemir Akın
                                                            Mustafa Dağhan
                                                            Ahmet Kostarika
                                                            Kudret Şandıra
                                                            Sunay Sun
                                                            Kudret Karadağ
                                                            Çetin Başaran
                                                            Niyazi Vanlı
                                                            Mehmet Büyükgüngör
                                                            Zeki Sezer
                                                            Necdet Tosun

Subject / Konu:
Nurettin, Ringo Kazım adıyla anılmaktadır. Kulağı Kesik lakaplı paragöz Şevkati’nin arabasında şoförlük yapmaktadır.
40 milyonluk elması kaçıran El Seyit, havaalanında Ringo Kazım’ın arabasına biner. Bu kıymetli elmasın peşinde başkaları da vardır. Arabayı takibe koyulurlar. Ringo Kazım, El Seyit’i otele götürür. Ancak El Seyit peşindeki adamlara yakalanmamak için kaçtığından parasını alamaz. Durumu Şevkati’ye anlatsa da söylediklerine inandıramaz. Birlikte otele giderler.
Peşindeki adamlar tarafından bıçaklanan El Seyit, kaçmayı başarıp otele kendisini sormaya gelen Şevkati ve Ringo Kazım’ın arabasına gizlice biner. 2 kafadar otelde bulamadıkları El Seyit’i arabaya geri döndüklerinde ölmek üzere bulurlar. El Seyit elindeki saati Ringo Kazım’a verip Bebek semtindeki Mavi Köşk’te yaşayan Hüsniye’ye götürmesini söyler ve ölür.
Ringo ve Şevkati, cinayetin üzerlerine kalmaması için El Seyit in cesedini denize atarlar. Ancak ceset ne batar ne de akıntıya kapılır. Bunun üzerine iki kafadar cesedi sudan çıkarıp karakola götürürler. Başlarından geçenleri anlatınca hapishaneye gönderilirler. Ancak mahkemede suçsuz olduklarına kanaat getirilince serbest bırakılırlar. Cinayetle ilgili gizli soruşturma yapılmasına karar verilir.
Ringo ve Şevkati, saati Hüsniye’ye vermek için köşke giderler. Köşke pencereden girip kulakları iyi duymayan Hüsniye’yi bulurlar. Hüsniye alamayacağını söylediği saati birkaç gün içersinde Tarabya oteline gelecek olan Hallal’e vermelerini söyler ve 2 kafadara otelde kalmaları için para verir.
2 kafadar otele yerleşir. Elmasın peşindeki adamlar, El Seyit’in ölmeden önce 2 kafadarın yanında olduğunu öğrenince elması bulabilmek için onların peşine düşer. Otelde 2 kafadarın başına türlü maceralar gelir.
Elmasın peşindeki Araplar, Hüsniye’yi konuşturup öldürürler. Onlar da 2 kafadarın peşine düşer. Olaylar iyice karışır. Kendilerine yardım ediyormuş gibi davranan Leyla tarafından oyuna getirilirler ve yakalanırlar.
Leyla, 2 çeteyi birbirine düşürüp saati ele geçirmeye çalışsa da 2 kafadar, Leyla’yı aldatıp soluğu karakolda alırlar. Bütün hikayeyi komisere anlatıp saati teslim ederler. Leyla yaptıklarından pişmanlık duyar. Ringo Kazım, pişmanlığını anladığı Leyla’yı evlenmek üzere nikah dairesine götürür.

Comment / Yorum:
Senaryosu Safa Önal tarafından yazılan Ringo Kazım, Türker İnanoğlu tarafından yönetilir. Film, Acar Film Stüdyolarında hazırlanır. Filmin başrollerini muhteşem uyumlarını defalarca göstermiş olan Sadri Alışık ve Vahi Öz paylaşırlar. Zaten ikilinin filmde canlandırdığı Ringo Kazım ve Kulağı Kesik Şevkati karakterleri dikkatle incelenecek olursa bu karakterlerin Alışık ve Öz’ün efsanevi karakterleri Turist Ömer ve Horoz Nuri’nin bire bir olmasa da oldukça benzer kopyaları oldukları görülecektir.
Filmin yardımcı oyuncuları arasında Selma Güneri, Hulusi Kentmen, Mualla Sürer ve Feridun Çölgeçen gibi önemli isimler var. Ancak Selma Güneri ve Hulusi Kentmen’in hem süre hem de oynadıkları karakterler itibariyle geri planda kaldıkları söylenebilir.
Senaryoda mantıksız gelebilecek zorlamalar var. Filmin başından sonuna kadar elmasın peşinde koşan Leyla’nın elmasa kavuşamayacağını anladıktan sonra ansızın pişman olup Ringo Kazım’a aşık olduğunu farkına varması, senaryodaki zorlamalardan en belirgin olanı.

Filmin mevcut kopyası iyi durumda olmasa da filmin en azından izlenebilir durumda olması, filmi halen izlememiş olanlar için iyi bir fırsat. Filmin eğlence dozajı oldukça yüksek ve sadece Sadri Alışık ile Vahiz Öz ikilisi için dahi izlenebilecek nitelikte.

Imdb note: 7.1                           My note: 5.5

12 Haziran 2013 Çarşamba

Aşkın Zaferi / Aşk ve Vatan (1973)

Director / Yönetmen:

Orhan Elmas

Screenplay / Senaryo:

Burhan Bolan

Cast / Kadro :

Hülya Koçyiğit
Aytaç Arman
Hulusi Kentmen
Tülin Örsek
Önder Somer
Kenan Pars
Ali Şen
Nubar Terziyan
Altan Bozkurt
                                                                Ekrem Gökkaya
                                                                Mine Sun
                                                                Renan Fosforoğlu
                                                                Kayhan Yıldızoğlu
                                                                Mahmure Handan
                                                                Mustafa Yavuz
                                                                İhsan Bayraktar
                                                                Kadri Ögelman
                                                                Reşit Çildam
                                                                Nizam Ergüden

Subject / Konu:

Oya, öğretmen olarak Söğüt köyüne atanır. Köylünün yüzü açık olduğu için pek hoş karşılamadığı Oya'ya okul açması için bir ahır verilir. Öksüz ve yetim Yanık Bekir ve Fatma'nın yardımıyla ahır, bir okula dönüşür.
Köyde terör estiren ve köylüye rahat huzur vermeyen onbaşı, Oya'ya da musallat olmaya başlar. Onbaşı, Oya'ya tecavüz etmek üzereyken Yanık Bekir, onbaşıyı engeller. Onbaşı, Bekir'i karakola götürüp döver. Onbaşı, Oya'ya iftira atıp şikayette bulunur. Oya da Fatma'nın sevgilisi aracılığıyla binbaşıya bir mektup gönderip onbaşı hakkında şikayette bulunur ve onbaşının derebeylik kurduğunu anlatır. Olayları öğrenen Binbaşı Suat, onbaşının neler çevirdiğini anlar ve onbaşıyı divan-ı harbe gönderir.
Binbaşı Suat, Oya'nın okuldan arkadaşı olan Lamia'nın babası çıkar. Suat, Oya'ya yakınlık gösterir. Oya, bir süreliğine Binbaşı'nın İstanbul'daki evine misafir olarak gider. Lamia ile bir araya gelirler. Osmanlı'nın 1. Dünya Savaşı'na dahil olduğu haberi gelir. Binbaşı, komutasındaki askerlerden Vedat'ı bir oldu bittiyle Oya'yla nişanlar. Vedat, cepheye gider. Oya'ya aşık olan Bekir, Oya'nın nişanlandığını görünce kaçıp gider.
Düşman köyü basıp işgal eder. Heryeri yakıp yıkar. Köylüleri öldürür. Kaçmayı başaran Oya, Binbaşı'nın evine gider. Binbaşı, Oya'ya Vedat'ın öldürüldüğünü haber verir. Oya, direniş için Binbaşı ve arkadaşlarının kurduğu Yavuz grubuna katılır. İngilizceyi anadili gibi konuşan Oya, İngiliz hemşire Betty kılığına girip ajanlık yapmaya başlar.
Oya'yı aklından bir türlü çıkartamayan Bekir, direnişin önemli kumandanlarından biri olur. Bekir, Hıdır Çavuş aracılığıyla Oya'yı soruşturur. Düşman askerleriyle birlikte görülen Oya'nın vatana ihanet eden bir hain olduğu bilgisi gelir. Bekir, gelip Oya'yı düşmanlarla eğlenirken görür.
Oya, Yüzbaşı Jackson'daki çok önemli belgeleri ele geçirir ve Jackson'u öldürür. Mustafa Kemal ve birliklerinin düşmanı püskürtmeye başladığı bilgisi gelir. Görevini tamamlayan Oya, öğretmenlik yaptığı işgal altındaki köyde gönüllü olarak çalışmak ister. İngiliz hemşiresi Betty kılığında köye gelir. Oya, emrine verildiğini öğrendiği Bekir'le yüzyüze gelir. Bekir, tüm nefretini kusar. Oya ise Bekir'e yapması gerekenleri söyler. Çarpışmalar başlar. Oya, Türk bayrağını camiye götürdüğü sırada vurulur. Arkasından gelen Bekir'de vurulur. Bekir, bir kahraman olduğunu anladığı Oya'dan af diler. 2 yaralı aşık, minareye çıkıp Türk bayrağını dalgalandırırlar.

Comment / Yorum:

Senaryosunu Burhan Bolan’ın yazdığı, Orhan Elmas’ın yönettiği 1973 yapımı Aşkın Zaferi, bazı kaynaklarda Aşk ve Vatan ismiyle de anılıyor. Hülya Koçyiğit ve Aytaç Arman’ın başrolleri üstlendiği filmde diğer önemli rollerde Hulusi Kentmen, Kenan Pars ve Önder Somer’i seyrediyoruz.
Yobaz bir köye öğretmen olarak atanan genç Oya ve ona aşık olan yanaşma Bekir’in patlak veren kurtuluş mücadelesiyle önce ayrılan sonra tekrar birleşen yollarını anlatan film, Türk sinemasının popüler filmlerinden olmasa da; eli yüzü düzgün bir film.
Kahramanlık dozajı zaman zaman abartılsa da senaryo, genel olarak tutarlı ve sürükleyici. Oyunculuklar gayet iyi. Aşkın Zaferi veya diğer adıyla Aşk ve Vatan, özellikle kurtuluş mücadelesi filmlerinden hoşlananlara hitap edebilecek bir film.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 6.5

2 Ağustos 2012 Perşembe

20 Yıl Sonra (1972)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Nazan Şoray
Hülya Darcan
Kenan Pars
Yalçın Gülhan
Meltem Mete
Aytaç Arman
Hulusi Kentmen
Gülistan Güzey
                                                               Hüseyin Peyda
                                                               Mine Sun
                                                               Nubar Terziyan
                                                               Talat Gözbak
                                                               Erdoğan Seren
                                                               Mehmet Yağmur
                                                               Bedri Aydın
                                                               Oktay Yavuz
                                                               Ali Demir
                                                               Ahmet Koç
                                                               İbrahim Kurt
                                                               Mustafa Yavuz
                                                               Giray Alpan

Subject / Konu:

Nazım, 3 kişiyi öldürüp polisle çatışmaya girmiş, intihar etmek üzereyken karısı Ayten'in hamile olduğunu öğrenip teslim olmuştur. 20 yıl hapse mahkum olan Nazım, cezasını doldurur ve tahliye olur. Kendisini ustası Mahmut karşılar.
Nazım hapisteyken biri erkek biri kız olmak üzere ikiz çocuk doğuran Ayten, çocuklarına babalarının öldüğünü söylemiştir. Nazım, hapiste olduğu süre içersinde Ayten'den gelen mektuplar sayesinde ailesinden haberdar olmuştur.
Nazım, tahliye olduktan sonra acı gerçeklerle karşı karşıya kalır. Ayten'in hafızasını kaybettiğini, çocuklarının evi terkettiğini, oğlu Cüneyt'in yasadışı işlere bulaştığını ve kızı Tülay'ın zengin çocuğu Erol'un peşinden gidip uyuşturucu bağımlısı olduğunu öğrenir.
Nazım, önce izini bulup sonra da hayatını kurtardığı Cüneyt'le yakınlaşmayı başarır. Cüneyt'i tehlikelerden koruyabilmek için Cüneyt'in patronu Kenan'dan gelen teklifi kabul eder ve onlarla birlikte çalışmaya başlar. Kenan, canı gibi sevdiği oğlunun ölümüyle yıkılmış bir babadır.
Nazım, Mahmut'un kızı Hülya sayesinde Tülay'ın başından geçen bütün olayları öğrenir. Kenan, kendisine bir hayli borçlanan Erol'la Tülay'ı adamlarına kaçırtır. Nazım, Tülay'ı tecavüze uğramak üzereyken kurtarır. Erol ve Tülay'ı Kenan'ın adamlarının elinden kurtaran Nazım, Tülay'a babası olduğunu açıklar.
Ayten'in hafızası düzelir.
Nazım tahliye olduğundan beri peşinde olan komiser, Cüneyt'i tutuklar. Cüneyt, muhbirlik yapması karşılığında serbest bırakılır. Kenan'ın adamları Cüneyt'in muhbir olduğunu öğrenince; Cüneyt'e kumpas kurup öldürmeye karar verirler. Cüneyt'in öldürüleceğini öğrenen Nazım, Kenan'a kendine yardım etmesi için yalvarır ve Cüneyt'in babası olduğunu itiraf eder. Yaralı bir baba olan Kenan, Nazım'a yardım etmeye karar verir. Kenan ve Nazım, çatışmanın ortasında kalan Cüneyt'in yanına gelirler. Kenan vurulup ölür. Nazım ise yaralanan oğlunu kurtarmayı başarır ve ona öz babası olduğunu açıklar.
Cüneyt, polis tarafından tutuklanır ve hapishaneye götürülür. Köprüde oğluyla vedalaşan Nazım, kendisini beklemekte olan Ayten'in yanına gider.

Comment / Yorum:

20 Yıl Sonra, Türk sinema tarihinde pek benzerine rastlanmayan devam filmlerinden biri. Film, Ömer Lütfi Akad'ın Türk sinemasının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen 1952 yapımı "Kanun Namına" adlı filminin devamı niteliğinde. Kanun Namına'dan tam 20 yıl sonra çekilen bu devam filminin, yönetmeni ve senaristi Osman F. Seden.
İlk filmde yer alan Ayhan Işık, Gülistan Güzey ve Nubar Terziyan, 20 Yıl Sonra'nın oyuncu kadrosunda da yer aldılar. Başrolü yine Ayhan Işık'ın oynadığı bu devam filminde diğer önemli rolleri Kenan Pars ve Yalçın Gülhan üstlendi. Filmde ayrıca Hulusi Kentmen ve Hüseyin Peyda gibi usta isimler ve yıldızı ilerki senelerde parlayacak olan Hülya Darcan, Nazan Şoray ve Aytaç Arman gibi önemli isimler, küçük sayılacak rollerde boy gösterdiler.
Osman F. Seden, tam 20 yıl sonra bir devam filmine imza atarak hayli cesur bir işe imza atsa da; 20 Yıl Sonra, Kanun Namına'nın ayarında bir film olamadı. Film, nereden başladığı ve nereye gideceği çok aşikar olan ve zaman zaman abartıya kaçan klişeler yüzünden inandırıcılıktan uzaklaşan bir senaryoya sahip.
20 Yıl Sonra, Kanun Namına'nın devam filmi olması nedeniyle ilgi çekici bir film. Kuvvetle ihtimal fazla beğenilmeyecekte olsa Kanun Namına ve Ayhan Işık hatırına seyredilebilir.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 4

6 Mayıs 2012 Pazar

Rıfat Diye Biri / A Person Named Rıfat (1962)

Director / Yönetmen:

Ertem Göreç

Screenplay / Senaryo:

Attila İlhan (Ali Kaptanoğlu takma adıyla)

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Özcan Tekgül
Semra Sar
Hulusi Kentmen
Süha Doğan
Mehmet Ali Akpınar
Ali Seyhan
Hakkı Haktan
                                                                Kaya Erçakar
                                                                Muammer Gözalan
                                                                Mahmure Handan
                                                                Fadıl Garan
                                                                Naci Saraç
                                                                Tunç Başaran

Subject / Konu:

Rıfat, hapishaneden kaçar. Rıfat'ın hapishaneden kaçtığını haber alan dansçı Zişan, telaşlanır ve dans ettiği bardaki adamlarına Rıfat'ı bulup öldürmelerini söyler. Rıfat'ın telefon etmek için girdiği eczane, kurşun yağmuruna tutulur. Eczacı adam ağır şekilde yaralanır. Kurşun kolunu sıyıran Rıfat ise polis sirenini duyar duymaz kaçar. Eczacı adam, eczaneye gelen polislere telefonla konuşan adamın ismini söylemeye çalışırken ölür. Adam ölmeden önce ağzından çıkan son sözler; "Rıfat diye biri" olur.
Yaralı Rıfat, peşindeki polislerden kurtulmaya çalışırken bir eve girer. Zengin bir adam olan Zeynel, çalışanlarından birinin kızı olan Lale'yle evlenmek niyetindedir. Lale'yi ve ailesini gezintiye çıkarır. Gezintinin ardından Lale ve ailesini evlerine bırakır. Ailesi Lale'nin Zeynel'le evlenmesini çok istese de; Lale, Zeynel'den hoşlanmamaktadır. Odasına giren Lale'nin ağzı, bir el tarafından kapatılır. Lale, yaralı olduğunu ve kendisinden korkmamasını söyleyen adama yardımcı olmak ister. Lale'nin gözü tam bu sırada gazetedeki bir habere takılır; "Hisar cinayeti faili Rıfat cezaevinden kaçtı!" Yarasını tedavi etmek istediği adamın Rıfat'ın ta kendisi olduğunu anlar ve korkuya kapılır. Rıfat, silah zoruyla yarasını sardırdığı Lale'ye katil olmadığını ve bir an önce Aleko'yu bulmak zorunda olduğunu söyler. Lale'nin kendisini polise ihbar edebileceğinden çekinen Rıfat, Lale'yi de yanına götürür.
Kundura tamirciliği yapan Aleko, dükkanına gelen adam tarafından silahla vurulur ve ölür. Rıfat ve Lale, Aleko'nun dükkanına geldiklerinde Aleko'nun cesediyle karşılaşırlar. Adamlarının Rıfat'ı öldüremediğini öğrenen Zişan, çok sinirlenir.
Rıfat, Lale'ye Aleko'nun suçsuzluğunu ispat edebilecek tek kişi olduğu için öldürüldüğünü söyler. Lale, Rıfat'a neden iftiraya maruz kaldığını sorunca; Rıfat, tüm hikayeyi en başından Lale'ye anlatır. Hukuk öğrencisiyken arkadaşlarıyla eğlenmek için gittiği barda tanıştığı dansçı Zişan'a tutulan Rıfat, Zişan'ın uyuşturucu ticaretiyle uğraştığını öğrendikten sonra Zişan'ı terkeder. Rıfat'ın kendisini bırakmasını kabullenemeyen Zişan, intikam almak için rakiplerini öldürtür ve suçu Rıfat'ın üstüne atar.
Rıfat ve Lale, bir süre barınabilmek için Rıfat'ın arkadaşı Binali'nin oteline giderler. Rıfat'ın uyumasından yararlanan Lale, bir not bırakıp kaçar. Evine dönen Lale, gazetelere Rıfat'la ilgili yansıyan haberi görür. Haberde Rıfat'ın eczacı ve Aleko'yu öldürerek cinayetlerine devam ettiği yazmaktadır.
Telefonla Zekai Baba namıyla tanınan komiseri arayan Rıfat, suçsuz olduğunu ve cinayetlerle ilgisi olmadığını söyler. Zekai, Rıfat'ın dışarıda buluşma teklifini kabul eder. Rıfat, Binali'ye yaptığı iyilikler için teşekkür ettikten sonra Zekai ile buluşmak üzere otelden ayrılır. Rıfat'ın suçsuzluğuna inanan Lale, otele gittiğinde Rıfat'ın otelden ayrıldığını öğrenir.
Rıfat'la Zekai buluşur. Rıfat, Zekai'den suçsuzluğunu ispat etmek için 3 gün mühlet ister. Zekai ise Rıfat'a teslim olması halinde suçsuzluğunu kanıtlamak için elinden gelen herşeyi yapacağına dair söz verir. Rıfat, bu teklife razı olmak üzereyken; Zekai'den habersizce buluşma noktasına gelen polisler, Rıfat'ın Zekai'ye olan güvenini yitirmesine ve kaçmasına neden olur.
Rıfat, yolda karşılaştığı Lale'yle birlikte otele geri döner. Rıfat'ın Lale'yle birlikte otele döndüğünü gören Sivri lakaplı otel görevlisi, Zişan'ı telefonla arar ve durumu bildirir. Binali, bir ipucu bulduğunu ve eskiden Zişan'ın çetesinde çalışan Çingene Hakkı adlı adamdan birşeyler öğrenebileceklerini söyler. Zişan, adamlarına otele gidip Rıfat'ı öldürmeleri için talimat verir. Lale, Rıfat'a kendisinden ayrılmak istemediğini söyler. Rıfat'ta Lale'ye suçsuzluğunu ispat edince; gelip kendisini bulacağına dair söz verir. Polisler otele baskın düzenler. Rıfat, Binali'nin yardımıyla arka kapıdan kaçar. Rıfat'ı kaçarken gören Zişan'ın adamlarından biri Rıfat'ın peşine takılır. Zişan'ın adamları Lale'yi kaçırıp Zişan'ın kaldığı köşke götürürler.
Rıfat, Çingene Hakkı'yı arayıp bulur. Zişan'ın Rıfat'ı takip eden adamı, tam Çingene Hakkı, Zişan'ın yerini Rıfat'a söylemek üzereyken; Çingene Hakkı'yı öldürür. Rıfat, adamın peşinden koşsa da; adamı yakalamayı başaramaz.
Gece olmasına karşın hala eve dönmeyen kızlarını merak eden Lale'nin ailesi, durumu polise bildirir.
Rıfat, boş gibi görünen Zişan'ın çalıştığı bara gider. Rıfat, barın telefonu çalınca; gizli bölmenin açıldığını ve içeride birilerinin olduğunu görür. Gizli bölmeden içeri giren Rıfat, Zişan'ın adamlarının burada uyuşturucu ürettiğini görür. Rıfat, adamlarla kavgaya tutuşur. Adamlardan birini yakalayıp konuşturmayı başarır ve Zişan'ın kaldığı köşkün yerini öğrenir.
Zişan, köşkte Lale'yi dövüp işkence yapar. Uyuşturucu işinin reisi olan Zeynel, köşke gelince; Lale, herşeyin arkasındaki adamın Zeynel olduğunu öğrenir. Zeynel, Lale'yi bir odaya çıkartır ve tecavüz etmeye kalkar. Rıfat, köşkü telefonla arar ve oraya geleceğini bildirir. Zeynel ve adamları, Rıfat'ı gelir gelmez öldürmek üzere beklemeye koyulur. Rıfat, birer birer tüm adamları hakladıktan sonra köşkün içine girer. Zeynel, Rıfat'ı vurmak üzereyken Zişan kendini Rıfat'ın önüne atar ve vurulup ölür. Polis köşke geldiğinde Rıfat, gerçek suçlunun Zeynel olduğunu söyler ve Zeynel'i komiser Zekai'ye teslim eder. Tutuklanmayı bekleyen Rıfat, Zekai'den aslında hapishaneden kaçmadığını, bilakis polisler tarafından uyuşturucu çetesini bulabilmek için salındığını ve birkaç formalite halledildikten sonra serbest kalacağını öğrenir. Bir sürü badireyi atlatan Rıfat ve Lale birbirlerine kavuşurlar.

Comment / Yorum:

Attila İlhan'ın Ali Kaptanoğlu takma adıyla senaryosunu yazdığı Rıfat Diye Biri, Türk sinemasının bilinen polisiye filmlerinden biri. Yönetmenliğini Ertem Göreç'in yaptığı filmde başrolü, oyunculukta olgunluk dönemini yaşayan Ayhan Işık üstlendi. Lale rolünde kariyerinin başlarındaki Semra Sar'ı, Zişan rolündeyse ünlü dansöz Özcan Tekgül'ü izliyoruz. Oyunculuk kariyeri boyunca dansçı veya seksi kadın rollerinde karşımıza çıkan Özcan Tekgül ve genelde saf kız rollerinde seyrettiğimiz Semra Sar, bu filmde de filmografilerinde benzerlerine rastlayabileceğimiz karakterler üstlenmişler.
Yardımcı oyuncu kadrosunda en dikkat çekici isim, Zekai Baba rolünde izlediğimiz Hulusi Kentmen. Filmde Türk sinemasında kötü adam rolleriyle tanınan Süha Doğan'ı görür görmez filmin kötü adamının kim olduğunu anlamak pekte zor olmuyor. Oyuncu kadrosunda bir diğer göze çarpan isim de Sivri karakterini oynayan ünlü yönetmen Tunç Başaran.
Senaryo her ne kadar sürükleyici olsa da çelişkili tarafları da var. Örneğin filmin sonunda polisin uyuşturucu çetesine ulaşabilmek için Rıfat'ı serbest bıraktığını öğreniyoruz. Ancak bu durumda polisin birkaç kez Rıfat'ı yakalayıp tutuklamaya kalkışması ve Zekai'nin Rıfat'ı teslim olmaya ikna çabaları senaryodaki bariz mantık hatalarını ortaya çıkartıyor. Ayrıca Rıfat'ın kaçarken sığındığı evin kızı Lale'nin, Rıfat'ın başını belaya sokan uyuşturucu çetesinin reisi Zeynel'in evlenmek istediği kişi olması da oldukça abartılmış bir tesadüf.
Filmin olumlu yönleriyse; baştan sona düşmeyen temposu, dinamik kurgusu ve mekan olarak kullanılan İstanbul sokakları. Filmin polisiye türünde olması bile Türk sinemasının bu konuda pek üretken olmadığı düşünülünce; Rıfat Diye Biri'ni seyretmek için yeterli bir neden.

Imdb note : 5.3                              My note : 6

20 Mart 2012 Salı

Çıtkırıldım (1966)

Director / Yönetmen:

O. Nuri Ergün

Screenplay / Senaryo:

Beyza Selman

Cast / Kadro :

Filiz Akın
Cüneyt Arkın
Salih Güney
Hulusi Kentmen
Gülsüm Kamu
Mualla Sürer
Aziz Basmacı
Sevinç Pekin
Semiramis Pekkan
                                                              Mürüvvet Sim
                                                              Osman Alyanak
                                                              Cevat Kurtuluş
                                                              Necdet Tosun
                                                              Emine Erhan
                                                              Serpil Birsen
                                                              Meral Özen
                                                              Feridun Çölgeçen
                                                              Gülten Ceylan
                                                              Buket Sakullu
                                                              Sabahat Cabbar
                                                              Mahmure Handan
                                                              Faik Coşkun
                                                              Zeki Alpan
                                                              Feriha Eyüpoğlu
                                                              Ayben Erman
                                                              Senay Ülkü
                                                              Tülin Aktay

Subject / Konu:

Şımarık bir zengin kızı olan Filiz, özel bir kolejde okumaktadır. Filiz, evde kuzeni Ergun'la, okulda hocalarıyla uğraşmaktadır. Hocaları Filiz'den illallah etseler de; varlıklı bir aileden gelen Filiz'e ufak uyarılar yapmak haricinde bir ceza verememektedir. Çünkü babası zengin fabrikatör Cemil Akın'dır.
Fakir bir genç olan öğretmen Orhan, ilk öğretmenlik görevine Filiz'in okuduğu kolejde başlar. Filiz'le okul yolunda çarpışmak suretiyle başlayan tuhaf diyalogları, okulda da devam eder. Bu tuhaflık yerini kısa sürede bir aşka bırakır.
Orhan, Filiz'i arkadaşıyla kavga ederken görür ve Filiz'i tokatlar. Filiz durumu annesine anlatınca; Filiz'in annesi Sabiha okula gelir ve okul müdürüne şikayette bulunur. Müdür, yağlı müşteri olarak gördüğü Sabiha'nın şikayeti üzerine Orhan'a kapıyı gösterir. Yaşananlarda bir kabahati olmadığını düşünen Orhan, alttan almaz ve işi bırakır. Anadolu'ya tayini çıkar ve gitmeye hazırlanır.
Filiz'e aşık olan Ergun, dertli görünen Filiz'le konuşur. Filiz, Ergun'a Orhan'a aşık olduğunu anlatır. Ergun'da bu durumu amcası Cemil'e anlatır. Orhan, Anadolu'ya gitmek üzereyken kapı çalar ve Cemil gelir. Cemil yanında Filiz'i de getirmiştir. Orhan'a kızına karşı takındığı tavrın arkasında olup olmadığını soran Cemil, Orhan'ın yaptıklarının arkasında olduğunu söylemesiyle memnun olur. Filiz'i Orhan'a teslim eder ve 2 aşık birbirlerine kavuşmuş olur.

Comment / Yorum:

Çıtkırıldım, Filiz Akın, Cüneyt Arkın, Salih Güney, Hulusi Kentmen, Semiramis Pekkan ve Mürüvvet Sim gibi oyunculardan oluşan kayda değer oyuncu kadrosuna karşın Türk sinemasındaki çoğu iğreti klişenin kullanıldığı, yapmacık bir film.
Çalıkuşu'nu andırır şekilde başlayan filmin hikayesi, daha sonra genç ve fakir öğretmenle zengin ve şımarık kolejli kızın aşkına bağlanıyor. Hulusi Kentmen'de zengin ve iyi kalpli fabrikatör Cemil Akın rolüyle filme son noktayı koyuyor. Filmde oynadıkları karakterler, Filiz Akın ve Hulusi Kentmen'in kariyerlerinde birçok kez benzerlerine rastlayabilceğimiz türden roller.
Filmin en zayıf yönünün senaryosu olduğu söylenebilir. Bu durumu anlatmanın en iyi yolu; kısa süresine karşın filmde bir dolu şarkının kullanılmış olması. Filmdeki şarkıları Ajda Pekkan'ın sesinden dinliyoruz.
Zengin kızla fakir delikanlının aşkı; şımarık zengin kızı; fakir ama mağrur genç; iyi kalpi fabrikatör gibi klişelerin cömertçe ve başarıszca işlendiği, iyilik timsali öğretmenin öğrencisiyle yaşadığı aşkınsa eleştirilmek şöyle dursun herkes tarafından takdirle karşılanmasıyla ciddi bir soru işaretine neden olan film, vasata bile yaklaşamayan bir yapım.

Imdb note : 5.3                              My note : 4

3 Şubat 2012 Cuma

Kenarın Dilberi (1966)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Türkan Şoray
Göksel Arsoy
Gürel Ünlüsoy
Senih Orkan
Kenan Pars
Hulusi Kentmen
Nubar Terziyan
Hayri Caner
Mürüvvet Sim
                                                             Necdet Tosun
                                                             Mualla Sürer
                                                             Muammer Gözalan
                                                             Necabettin Yal
                                                             Emire Erhan
                                                             Gülten Ceylan
                                                             Nevzat Okçugil
                                                             Renan Fosforoğlu
                                                             Selahattin İçsel

Subject / Konu:

Ekrem, New York'ta memleket hasreti ve çok sevdiği nişanlısı Necla'nın özlemiyle yaşamaktadır. Tahsil için gittiği New York'ta işleri bozulan babasına yük olmamak için geceleri pavyonda çalgıcılık yaparak para kazanmaktadır. Hovarda bir yaşam süren ve esrar kullanan Necla ise Ekrem'e karşı soğuk davranmakta ve onu arayıp sormamaktadır.
Ayşe ananın evine sığınmış olan Türkan, ev ahalisiyle birlikte sokaklarda çalıp söylemekte ve kendi yaptıkları herkül kuvvet şurubunu satmaktadır. Ali, Türkan'a aşıktır ve Türkan'a açılmak için fırsat kollamaktadır. Türkan ise aynı evde yaşadığı Ali'yi bir ağabey gibi görmektedir.
Herkül kuvvet şurubunu satarken yakalanan Türkan, cezasını ödeyen Aziz İzmen sayesinde kurtulur. Aziz İzmen, kızı Necla'ya ikizi kadar benzeyen Türkan'a kendisine yardım etmesi karşılığında 50.000 lira teklif eder. Aziz'in teklifi esrakeş olan ve tedavi gören kızı Necla iyileşene kadar onun yerine geçmesidir. Türkan teklifi reddeder. Ama Ayşe ananın ansızın hastalanması ve tedavisi için çok paraya ihtiyaç duyulması, Türkan'ın bu teklifi kabul etmesine neden olur. Türkan, Aziz'le yaptığı anlaşma gereği kimseye durumu anlatmaz.
Ekrem memlekete geri döner. Babasına Necla'nın tavrından yakınır. Babası ise Ekrem'e şayet Necla'yı bırakırsa; Aziz İzmen'le arasındaki ticari ilişkilerin bozulacağını ve dolayısıyla ailelerinin geleceğinin tehlikeye gireceğini söyler.
Türkan, Necla rolünde Ekrem'le görüşmeye başlar. İlk başta aralarında anlaşmazlıklar yaşanır ve Ekrem nişanı bozmaya karar verir. Ama Türkan, Ayşe ananın tedavisi için paraya ihtiyaç olmasından dolayı Ekrem'i ayrılmamaya ikna etmeyi başarır. Ekrem'le Türkan yakınlaşmaya başlar.
Necla iyileşir. Doktor, Aziz'e Necla'nın tamamen iyileştiğini, ancak onu korkutan sırrın ne olduğunun kesinlikle öğrenilmesi gerektiğini söyler. Aziz, Necla'ya kendisini korkutan sırrın ne olduğunu sorsa da bir yanıt almayı başaramaz.
Önce Necla'nın evine esrarengiz telefonlar açan sonra da Necla zannettiği Türkan'ın karşısına çıkan Melih, Türkan'ı tehdit eder ve kendisiyle görüşmeye mecbur eder. Türkan görüşmeye gider. Melih, Necla zannettiği Türkan'ı geçmişte çekilmiş çıplak fotoğraflarla ve mektuplarla tehdit eder. 100.000 lira para isteyen Melih, Türkan'ı birlikte olmaya zorlar. Direnen Türkan, kurtulmayı başarıp kaçar. Türkan kaçarken içeri giren Necla, Melih'i öldürür. Necmi, Necla Melih'i öldürürken cinayetin fotoğraflarını çeker.
Türkan Aziz'e, Ekrem'e aşık olduğunu anlatır ve artık bu oyunu noktalamaya karar verdiğini söyler. Türkan tam evi terketmek üzereyken polis Türkan'ı Melih'in cinayet zanlısı olarak tutuklar. Karakolda gerçek kimliği ortaya çıkan Türkan, suçu üstüne alır. Necla'nın kimliğine hırsızlık yapmak için büründüğünü söyler. Mahkemede de cinayeti kabul eden Türkan'ın idamına karar verilir.
Necmi, Aziz'e elindeki cinayet fotoğrafı ve mektuplarla şantaj yapıp para sızdırmak için telefon açar. Telefonu açan Ekrem, Necmi'yle Aziz'miş gibi konuşmaya devam eder. Necmi cinayeti Necla'nın işlediğini, Türkan'ın mektuplarda Ekrem'i suçlayıcı ifadeler geçtiği için suçu üstlendiğini söyler ve gece paraları getirmesini ister.
Gece paralarla birlikte Necmi'yle buluşmaya giden Ekrem, tüm konuşmaları polisin dinlemesini sağlar. Necmi'yle aralarında geçen boğuşmanın ardından cinayet fotoğrafını alan Ekrem, Türkan asılmak üzereyken idamı durdurmayı başarır. Necla cezasını çekmek üzere hapsi boylarken Ekrem ve Türkan'da birbirlerine kavuşur ve evlenirler.

Comment / Yorum:

1966 yılında tam 5 film ("Çalıkuşu", "Düğün Gecesi", "Sana Layık Değilim", "Kenarın Dilberi" ve "Meleklerin İntikamı") çeken yönetmen Osman F. Seden, bu 5 filmin başrolünde de Türkan Şoray'ı oynatır. Türkan Şoray, aynı yıl başrolünde oynadığı 10 filmde ("Eli Maşalı", "Altın Küpeler", "Siyah Gül", "Meyhanenin Gülü", "Karanfilli Kadın", "El Kızı", "Günahkar Kadın", "Çamaşırcı Güzeli", "Anaların Günahı", "Akşam Güneşi") daha yer alır ve 1 yıl içersinde toplam 15 filmde başrol oynamış olur. Bu rakamlar, 1966 yılının Türkan Şoray'ın kariyerinin en verimli yılı olduğunu gösteriyor. Türk sinemasında 1 yıl içersinde 15 filmin dahi çevrilmediği yıllar olduğu göz önüne alınırsa; bir aktristin 1 yıl içersinde 15 filmde başrol oynamış olması, akıl almaz bir istatistik.
Kenarın Dilberi, abartılı ve gerçekçilikten uzak bir senaryoya sahip. Türk sinemasında sıkça kullanılan ve genellikle başarılı sonuç vermeyen 1 kişinin benzerinin yerine geçmesi klişesi bu filmde de kullanılmış. Bu da 1 oyuncunun 2 farklı rolde oynaması (genelde bu 2 rolden biri iyi diğeri kötü karakter olur) ve filmin inandırıcılığının azalması sonucunu doğurmuş.
Film, oyuncu kadrosunda Yeşilçam'ın tanıdık isimlerini barındırsa da; Kenan Pars, Nubar Terziyan, Necdet Tosun, Mualla Sürer ve Mürüvvet Sim gibi isimler ufak rollerde kullanılmışlar. Filmin yardımcı yönetmenlerden biri, daha sonra kendi filmlerini yönetecek olan Erden Kıral.
Kenarın Dilberi, Osman F. Seden'in de, Türkan Şoray'ın da kariyerlerinin zayıf filmlerinden biri. Film, tüm olumsuz yönlerine rağmen iyi sayılabilecek görüntü kalitesi ve elbette Türkan Şoray için izlenebilir.

Imdb note : 6                              My note : 4

24 Kasım 2011 Perşembe

Barbaros Hayreddin Paşa (1951)

Director / Yönetmen:

Baha Gelenbevi

Screenplay / Senaryo:

Kenan Orkan

Cast / Kadro :

Cüneyt Gökçer
Mesiha Yelda
Ayla Karaca
Münir Özkul
Cahit Irgat
Refet Gülerman
Kadri Ögelman
Hulusi Kentman
Turhan Göker
Ercüment Behzat Lav
Feridun Çölgeçen
İbrahim Delideniz
Refik Kemal Arduman
Münir Ceyhan
Ali Korkut Şengöz
Kadir Savun
Muharrem Gürses
Ali Üstüntaş
Ruhi Su

 

Subject / Konu:

Barbaros ve adamları, çarpıştıkları gemiyi havaya uçururlar. Gemiden sağ kurtulanları ise esir alırlar. Bu esirlerin arasında Kont ve yeğeni Kontes Julia'da vardır.
Kontes Julia, Barbaros'tan kendisini nişanlısı Kont Vespasyo'ya teslim etmemesini ve sahip çıkmasını diler. Barbaros, Kont Vespasyo'dan kıymetli esirlerine karşılık fidye ister. Julia'nın nişanlısı fidye vermeye razı olur. Ama Julia, Barbaros'a gönlünü kaptırmıştır ve onunla birlikte olmak istemektedir.
Mimar Sinan'ın kalfası Mimar Selim, gönlünü Midilli'li Hatçe'ye kaptırmıştır. Hatçe'nin babası, Selim usta olana kadar kızını vermeme kararı almıştır Selim'de denizden çok korktuğu için Hatçe'yi görmek için Midilli'ye gidememektedir.
Kont ve Kontes Julia'yı fidyeyle kurtaran Kont Vespasyo intikam almak ister. Adamlarını Midilli'ye saldırmaları için gönderir. Midilli'ye saldırıp geri dönen askerler yanlarında esirlerde getirirler. Bu esirlerin arasında Hatçe'de vardır.
Selim, sevgilisi Hatçe'yi kurtarmak uğruna Barbaros'un leventleri arasına katılır. Denizden korkusunu Barbaros'un yardımıyla atlatır.
Barbaros'u sevmesine karşın Kont Vespasyo ile evlenen Julia, Hatçe'ye sahip çıkar. Hatçe'ye musallat olan Fernando'dan onu korur.
Barbaros ve leventleri, Kont Vespasyo'nun kalesine saldırırlar. Düşman yenilgiye uğratılır, Kont Vespasyo öldürülür. Kontes Julia, Barbaros'la birlikte gitmek istese de; Barbaros buna razı olmaz.
Fernando, Hatçe'yi de zorla yanına alarak kaçmayı başarır. Fernando geminin kamarasında Hatçe'ye sahip olmaya çalışırken; Arap korsanlar gemiye saldırır. Bu seferde Arapların elinde esir olan Hatçe, yüzünde yaralar oluşturur ve Kral Abdullah'ın ganimetleri arasından ayrılıp şifahaneye kapatılır.
Almanya İmparatoru ve İspanya Kralı Şarlken, Kral Abdullah'a Barbaros'a saldırması için bir teklifte bulunur. Kral Abdullah, Şarlken'in teklifini kabul eder. Şarlken'in asıl amacı Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle üzerlerine sefere çıkacak ve Andrea Doria ile çarpışacak Barbaros'u oyalamaktır.
Abdullah'ın kendilerine saldıracağını sezen Barbaros, ilk önce Abdullah'ın kalesine saldırmaya karar verir. Saldırıdan önce Selim'i Abdullah hakkında bilgi edinmesi için Arapların arasına casus olarak gönderir. Selim, planları öğrenir. Bir meydanda Arap askerleri tarafından esir edilmiş şekilde götürülen Fernando, yoldan geçmekte olan Selim'i görür ve Selim'in Türk olduğunu, hemen yakalanması gerektiğini söyler. Yakalanan Selim, Fernando ile birlikte Abdullah'ın huzuruna çıkartılır. Selim'in gerçek kimliği ortaya çıkar. Selim'i konuşturmak için türlü işkenceler yapsalar da; Selim konuşmaz. Abdullah, Selim'in konuşması için en son çare olarak cüzzamlı olduğunu düşündüğü Hatçe'nin yüzünü Selim'e sürdürüp, cüzzam bulaştırmakla tehdit eder. Selim, Barbaros'un yerini gizlice Hatçe'ye söyler. Abdullah'ı da şayet Hatçe yanından uzaklaştırılırsa; Barbaros'un yerini söyleyeceğine dair kandırır. Hatçe saraydan kaçar ve yüzerek Barbaros'un gemisinin olduğu yere doğru yüzer. Fernando, Selim'in oyun oynadığını anlar ve durumu Abdullah'a açıklar. Selim'in asılmasına karar verilir. Selim asılacağı sırada Barbaros ve leventleri gelir ve Selim'i kurtarır. Barbaros, 200 leventini kalede bırakıp İstanbul'a doğru yol alır.
Barbaros, ölen Julia'nın mezarını ziyaret eder. Julia'nın kendisine vermiş olduğu gözyaşı şişesini, Julia'nın mezarına bırakır.
İstanbul'a varan Barbaros, Kanuni Sultan Süleyman'ın huzuruna çıkar. Sultan, Barbaros'u övdükten sonra ona Kaptan-ı Derya'lık ünvanı verir ve bundan sonra Barbaros Hayreddin Paşa olarak anılmasını buyurur.
Karada kalmaktan sıkılan Barbaros, Tunus ve Trablusgarp'ı fethetmek için Sultan'ın onayını alır. Hatçe ile evlenen ve Mimar Sinan'ın kalfalığına geri dönen Selim, sefere çıkacak olan Barbaros'un leventleri arasına katılmaya karar verir.
Şarlken, 600 parçalık güçlü bir donanmayı Andrea Doria'nın emrine verir ve Barbaros'u yenmesini ister.
Tarih 27 Eylül 1538'i gösterir. Preveze'de 2 donanma karşı karşıya gelir. Barbaros komutasındaki 122 parçalık donanmayla Andrea Doria komutasındaki 600 parçalık donanma karşı karşıya gelir. Andrea Doria, rüzgar aleyhlerine estiği için oyalama taktiği yapmaya karar verir. Çetin bir savaş yaşanır. Yenilgiyi farkına varan Andrea Doria kaçar.

Comment / Yorum:

Tarih konulu filmlerimizi, hoplamalı zıplamalı filmlerden ibaret sananların belki varlığından bile haberdar olmadığı bir film; Barbaros Hayreddin Paşa. 1951 yılında çekilen film, ancak dönem şartları göz önüne alındığında; başarısı anlaşılabilecek bir film. Bu başarı; filmin hikaye açısından başarısının yanında görsel açıdan da oldukça tatmin edici olmasından kaynaklanıyor.
Türk tiyatro ve sinemasının dev ismi Cüneyt Gökçer'in ilk filmlerinden biri (1951'de başladığı sinema kariyerinde çevirdiği ilk 3 filmden 1'i). Film kadrosunda sonraki yıllarda Türk sinemasının önemli isimleri arasında yer alacak Münir Özkul, Hulusi Kentmen ve Kadir Savun gibi dev isimler var. Genellikle tiyatro kökenli isimlerden oluşturulmuş filmin kadrosu oldukça başarılı bir performans sergilemiş.
Film müzikleri Nedim Otyam'a ait. Levend türkülerini, aynı zamanda filmde de rol alan ünlü türkücü Ruhi Su seslendirmiş.
Hikayesi, görselliği, oyunculuğu ve müziğiyle bütünlük arz eden nadir sayıdaki tarih konulu Türk filminden biri. Üstelik 1951 yılında çekilmiş olması ve mevcut kopyasının izlenebilir olması da cabası. Arşivlik ve izlenmeye değer bir film.

Imdb note : 6.5                            My note : 8