UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.
Lord Macbeth ve Banquo, savaş dönüşü üç kahinle karşılaşır. Onlardan
duyduğu kehanet, Macbeth’i adeta büyüler. Çünkü kehanet, kendisine kral olacağı
müjdesini vermektedir. Ancak önünde birçok engel bulunmaktadır.
Lady Macbeth, eşinin bir an önce tahta oturabilmesi için onu
ziyaretlerine gelecek Kral Duncan’ı öldürmesi için teşvik eder. Yapılan plan
sonrası Kral öldürülür. Veliaht prens Malcolm ise İngiltere’ye kaçmak zorunda
kalır.
Macduff, eşi ve çocuğunun acımasız şekilde öldürülmesinin
ardından Macbeth’i tahtından indirmek üzere harekete geçer. Savaşmak, Macbeth’i
korkutmaz. Çünkü kehanette onu bir annenin doğurduğu hiç kimsenin öldürmeyeceği
belirtilmiştir. Ancak bilmediği önemli detay, Macduff’un normal biçimde
doğmayıp annesinin rahminden sökülerek çıkartıldığıdır.
Comment / Yorum:
William Shakespeare’in defalarca sinemaya uyarlanan oyunu
Macbeth, bu kez Joel Coen imzasıyla seyircilerin karşısında. Kardeşi Ethan
olmadan ilk kez tek başına yönetmen koltuğuna oturan Joel Coen, tiyatroyla
sinemayı iç içe geçiren filmiyle sinema izleyicisinden çok tiyatro izleyicisine
hitap ediyor.
Çekimleri Los Angeles’ta gerçekleştirilen yapım, 36 günde
tamamlanmış. Genel olarak oyuna sadık şekilde uyarlanan ve tamamı siyah - beyaz
olarak çekilen film, dekorları ve arka planıyla izleyicilere kaydedilmiş bir tiyatro oyunu izliyormuş
hissi veriyor.
Kalburüstü oyuncu kadrosunda Denzel Washington ve yönetmenin
eşi Frances Mcdormand gibi Oscar ödüllü isimler yer alıyor. Ancak oyunculuk
performanslarının vasatı aşamadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Filmin başarılı
bulunabilecek tarafı ise görüntü yönetimi.
Güzel bir kadın, trafik kazası sonucu hayatını kaybeder.
John Quincy Archibald, geçim sıkıntısı yaşamaktadır. Borçları yüzünden eşinin arabasına el konulur. Tüm sıkıntılara rağmen eşi Denise ve oğlu Mike'la mutlu bir aile yaşantısı vardır. John, Denise ile birlikte Mike'ın beyzbol maçını izlemeye gider. Mike'ın maç esnasında aniden yere yığılmasıyla tüm hayatları mahvolur. Hastahaneye giderler ve Mike'ın kalbinin normalin 3 katı büyüklükte olduğunu, acilen kalp nakli yapılmazsa kısa süre zarfında öleceğini ve sigortalarının ameliyat masraflarını karşılamadığını öğrenirler. Çeşitli kurumlara yaptıkları başvurular sonuçsuz kalır. Varlarını yoklarını satarak elde ettikleri para, masrafları karşılamak için yeterli değildir. Denise, John'a çıkışır ve artık birşeyler yapması gerektiğini söyler. Yapacak birşeyi kalmayan John, hastahanenin acil kısmına gider. Kapıları zincirlerle kapatır ve hastaları rehin alır. Rehinlerin arasında kalp naklini yapacak Doktor Raymond Turner'da vardır. John'un isteği; oğlu Mike'ın nakil listesine eklenmesidir. Rehinelerin serbest bırakılması için yapılan pazarlıkta, bu isteğini Teğmen Frank Grimes'e bildirir. Frank'in niyeti John'a yardım etmektir. Ancak olayın televizyonlarda canlı yayınlanan bir habere dönüşmesiyle; iş büyür. Olayı devralan Polis Şefi Gus Monroe, John'un vurulmasına karar verir. Yapılan deneme başarısız olur ve John'u vuramazlar. John, polisin kendisiyle işbirliği yapmayacağını düşünür ve oğlunun derhal yanına getirilmesini ister John'un yeni planı kendi kalbinin oğluna nakledilmesidir. Ama bunun için önce kendini öldürmesi gerekmektedir.
Planladığı operasyonda başarısız olan Gus, olayı tekrar Frank'in idaresine bırakır. Mike'ın adı nakil listesine yazılır. Trafik kazasında ölen kadının kalbi hastahaneye helikopterle gönderilir. John kendini vurmak üzereyken; kalp, hastahaneye varmak üzeredir...
Comment / Yorum:
Oldukça zengin bir kadroya sahip olan filmi 2 yönden incelemek gerekli. Oğlu için herşeyi deneyen ve kalbini verip ölmeyi bile göze alan baba figürü, çok klişe bir karakter. Hastahanenin güvenliğinin bu kadar zayıf olup olamayacağı ve Özel Tim'in nasıl olupta tek bir adamı etkisiz hale getiremediği de diğer soru işaretleri. Filmin elle tutulur diğer yönüyse; sosyal güvenlik sisteminin zaafiyetini, güçlüce eleştirmesi.
Film, pekte önemli olmayan 2 ödül dışında ödül kazanamamış. Oyunculuk performansları vasatın üzerinde. Yönetmen Nick Cassavetes'in, 2004 yapımı "The Notebook" filminden sonra en bilinen filmi. İzlenebilir bir film.