Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

10 Eylül 2015 Perşembe

La Cauchemar / A Nightmare (1896)

Director / Yönetmen:
Georges Melies

Subject / Konu:
Uykusundan uyanan adam, ayakucunda bir kadın görür. Kadına sarılmak için hamle yapar. Ancak kadın, birden siyahi bir erkek müzisyene dönüşür ve yatağın üzerinde çılgınca zıplayıp şarkı söylemeye başlar. Adam, müzisyeni durdurmak ister. Müzisyen, başka bir adama dönüşür ve balkondan kaçar.
Ay, bir insan kafası şeklinde balkona yaklaşır ve yataktaki adamın kolunu ısırmaya çalışır. Adam, aya yumruk atar ve ay eski yerine geri gider. Adamın uyandıktan sonra artarda gördüğü 3 kişi birlikte balkonda görülür. 3 kişi balkondan içeri girer. Bu sırada yataktaki adam uyanır ve bir kabus gördüğünü farkına varır.

Comment  / Yorum:
“La Cauchemar / A Nightmare”, George Melies’in sinemaya başladığı ve tam 81 filme imza attığı 1896 yılında Fransa’da çektiği ilk filmlerinden biri. Yaklaşık 1 dakikalık bu kısa film, fantastik ve komedi öğeleri içeriyor. Filmin oyuncu kadrosuna dair ise herhangi bir bilgi yok. Film, sinemanın atası Melies’in ilk filmlerinde bile kendine has sinema dilini başarıyla kullandığını görmek için izlenebilir.

Imdb note: 6.7                             My note: 7.5

9 Eylül 2015 Çarşamba

La Charme Discret De La Bourgeoisie / The Discreet Charm of The Bourgeoisie / Burjuvazinin Gizli Çekiciliği (1972)

Director / Yönetmen:
Luis Bunuel

Screenplay / Senaryo:
Luis Bunuel
Jean – Claude Carriere

Cast / Kadro:
Fernando Rey
Paul Frankeur
Delphine Seyrig
Bulle Ogier
Stephane Audran
Jean – Pierre Cassel
Julien Bertheau
Milena Vukotic
Maria Gabriella Maione
                                                              Claude Pieplu
                                                              Muni
                                                              Pierre Maguelon
                                                              François Maistre
                                                              Michel Piccoli

Subject / Konu:
Thevenot, Don Rafael, Thevnot’un eşi Simone ve Florence, Henri’nin evine giderler. Ancak Alice, Henri’nin evde olmadığını ve kendilerini yarın beklediklerini söyler. Davetliler şaşırır. Çünkü Henri kendilerini bugün için davet etmiştir. Bunun üzerine Alice’i de alıp bir restorana giderler. Yemek seçimi yaparlarken lokantanın sahibinin öldüğünü ve içerdeki odada yattığını öğrenirler. Bunun üzerine derhal restorandan ayrılırlar.
Ertesi gün Thevenot ve Henri, Rafael’i ziyarete gelirler. Cumartesi öğle yemeği için sözleşirler. Pencereden dışarı baktıklarında dikkatlerini güzel bir genç kız çeker. Rafael tüfeğiyle ateş edip kızı kaçırır. Kızın kendisini öldürmek isteyen Mirandalı bir terörist gruptan olduğunu söyler. Thevenot, Henri ve Rafael büyükelçilik zırhına sığınarak kirli işler yapmaktadırlar.
Cumartesi günü Thevenot, Rafael, Simone ve Florence, Henri’nin evine öğle yemeği için gelirler. İhtiraslı dakikalar yaşayan Henri ve Alice, konukları beklerken camdan inip çalılıkların arasına giderler. Henri ve Alice’in camdan indiklerini öğrenen Rafael ve Thevenot, baskına uğrayabilecekleri korkusuyla hemen evden ayrılırlar.
Bu sırada Piskopos Dufour, Henri’nin evine gelir. Bekçi kulübesine gidip bekçi kıyafetleri giyer. Henri ve Alice dönünce karşılarına çıkar ama kıyafetinden ötürü onları Piskopos olduğuna inandıramaz. Evden kovulunca kendi kıyafetlerini giyip gelir ve yanlış anlamayı ortadan kaldırır. Henri, bahçıvan olarak iş isteyen Dufour’a iş verir.
Alice, Simone ve Florence bir mekanda otururlarken yanlarına bir teğmen gelir ve acılı çocukluğunu anlatmaya başlar. Simone, arkadaşlarından ayrılıp Rafael’in evine gider. Birlikte olacakları sırada Thevenot çıkagelir. Thevenot, Henri’nin akşam yemeği daveti için gelmiştir. Eşinin Rafael’in evinde olduğunu gören Thevenot şaşırır. Ancak Rafael durumu idare etmeyi başarır. Rafael’in terörist dediği genç kız, onu öldürmek için evine gelir. Rafael kızı yakalatır.
Henri’lerde akşam yemeğinde bir araya gelirler. Bir grup asker tatbikat için Henri’nin evine gelince askerler için de masalar kurulup yemek servis edilir. Ancak askerlerin acilen gitmesi gerekir. Bir asker rüyasını anlattıktan sonra giderler. Albay, herkesi Cuma günü evine yemeğe davet eder.
Albay’ın evine giden misafirler masaya otururlar. İçecekler ve yemekler sahte gibidir. Birden perde açılınca bir oyun sahnesinde olduklarını farkına varırlar. Seyirciler homurdanırken sahneden giderler. Henri uykusundan uyanır. Gördükleri bir rüyadır. Thevenot’tan telefon gelir. Kendilerini Albay’ın evindeki yemekte beklediklerini bildirir.
Davetteki insanlar Rafael’e ülkesi Miranda ile ilgili duydukları vahim olayları sorarlar. Albay, ağız dalaşına girdiği Rafael’i tokatlar. Rafael’de silahını çekip Albay’ı öldürür. Thevenot rüyasından uyanır. Aslında Albay’ın evindeki davete dair her şey, Thevenot’un rüyasıdır.
Piskopos, ölmek üzere olan bir bahçıvanın günah çıkarmak istemesi üzerine evine gider. Bahçıvan yıllar önce kendisine eziyet eden patronunu ve karısını öldürdüğünü itiraf eder. Bahçıvanın öldürdüğü kişiler, Piskopos’un anne ve babasıdır. Günah çıkarttığı adamı tüfekle vurup öldürür.
Arkadaş grubu bir kez daha Henri’nin evinde buluşurlar. Polis eve baskın düzenler. Önce Rafael’i, sonra da evdeki diğer kişileri tutuklarlar. 14 Haziran, “Kanlı Amir” günüdür. Öldürülmüş bir sert polis, her 14 Haziran’da kendini halka sevdirmek için geri gelirmiş. İşte bu polis kanlar içinde gelip tutukluların kapısını açar. Olanlar, komiser Delecluze’un rüyasından ibarettir.
Delecluz, İç İşleri Bakanı’ndan telefon alır ve tutukluları derhal serbest bırakır. Serbest kalan arkadaş grubu Henri’nin evinde yemekte buluşur. Yemek yerken aynı zamanda sohbet de ederler. Bu sırada eli silahlı 3 adam içeri dalar. Adamlardan biri tüfeğiyle evdekileri tarayıp öldürür. Masanın altında saklanan Rafael ise et yemekle meşguldür. Rafael uykusundan uyanır ve gördüklerinin bir rüya olduğunu anlar. Mutfağa gider ve yemek yemeye koyulur.
Çayırlık bir alanda bulunan yolda yürümeye devam ederler.

Comment / Yorum:
Luis Bunuel’in senaryosunu Jean – Claude Carriere’le birlikte yazdığı ve yönettiği sondan 3. filmi “La Charme Discret De La Bourgeoisie / The Discreet Charm of The Bourgeoisie / Burjuvazinin Gizli Çekiciliği”, 1972 yılında Paris’te çekildi. Film yaklaşık 800.000 dolara mal oldu. 2000 yılında Amerika gösterimi yapılan film, 198.809 dolar hasılat elde etti.
Bunuel, otobiyografisi “My Last Sigh”da filmin ismini bulmakta sıkıntı çektiklerine değindi. Burjuva kelimesi hiç akıllarında yokken birisinin önerisiyle gündeme geldi. Filmin ilk ismi “Bourgeois Enchantment” olsa da sonradan La Charme Discret De La Bourgeoisie olarak değiştirildi.
La Charme Discret De La Bourgeoisie, “Yabancı Dilde En İyi Film” ve “En İyi Senaryo” kategorilerinde Oscar’a aday gösterildi ve “Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisinde Oscar’ı kazanmayı başardı. Film ayrıca 5 dalda Bafta’ya aday olup “En İyi Senaryo” ve “En İyi Kadın Oyuncu” kategorilerinde Bafta kazandı. Film, 1972 yılında “En İyi Yabancı Filmler” kategorisinde Amerikan Ulusal Film Arşivi’ne eklendi.
Senaryoda Bunuel’in mizah ve fantezi anlayışı güçlü şekilde hissediliyor. Bu tür filmlerin dikkatli seyredilmesi ve detayların atlanmaması gerekiyor. Özellikle politik ve dini mesajlar kaçırılmamalı. La Charme Discret De La Bourgeoisie, ancak bu şekilde keyif alınabilecek bir yapım. Bunuel severler ve türden hoşlananlar için arşivlik bir film.

Imdb note: 8                               My note: 7.5

6 Eylül 2015 Pazar

Boulevard (2014)

Director / Yönetmen:
Dito Montiel

Screenplay / Senaryo:
Douglas Soesbe

Cast / Kadro:
Robin Williams
Kathy Baker
Roberto Aguiere
Giles Matthey
Eleonore Hendricks
Bob Odenkirk
Henry Haggard
Gary Gardner
Cyrstal Gray
Joshua Decker
                                                            Sondra Morton
                                                            Jerry Chipman

Subject / Konu:
Neredeyse 26 yıldır bir bankanın aynı şubesinde çalışan Nolan, bankanın yeni şubesi için müdür olarak düşünülür. İnsanlara zarar verme fobisi vardır. Eşi Joy’a fazlasıyla yardım etmektedir. Annesi 6 ay önce ölmüştür. Huzurevindeki babası ise sağlık sorunları yaşamaktadır.
Karısını Leo isimli bir erkek fahişeyle aldatmaya başlar. Cinsellik yaşamasalar da Nolan, Leo’yu önemser ve korur. Ona restoranda iş bulur. Ancak Leo işi bırakıp eski işine devam eder. Leo kendisini durdurmaya çalışan Nolan’ı evinden kovar.
Nolan, konuşamaz durumdaki babasına eşcinsel olduğunu itiraf eder. Joy, Nolan’ın kendisini aldattığını anlar. Leo tehdit edildiği ve paraya ihtiyaç duyduğu için bankaya gelip Nolan’dan yardım ister. Leo’yu tehdit eden kişi olay çıkarır. Nolan’ın son zamanlardaki halini beğenmeyip, ne olup bittiğini sormaya gelen yakın arkadaşı Winston’da olaylara şahit olur.
Nolan, Joy bir iş gezisinde olduğu için Leo’yu kendi evine götürür. Leo, Nolan’ın kendisiyle cinsellik yaşamak istememesine anlam veremez.
Nolan, terfisi için Joy’la akşam yemeğine davetlidir. Ancak Leo’nun aşırı dozdan hastaneye kaldırıldığını öğrenince hastaneye gider. Leo hastaneden kaçtığı için evine gider ama evi de boşaltılmıştır. Akşam yemeğine gidemeyen Nolan, hayal kırıklığına uğrattığı Joy’a hakkındaki gerçekleri anlatmaya çalışır. Joy tüm olup bitenden haberi olduğunu söyler.
Nolan, Joy’dan ayrılmaya karar verir. Bankadaki işini de bırakır. Arzu ettiği hayatı yaşamaya başlar.

Comment / Yorum:
Kendi kitabından uyarlayıp yönettiği 2006 yapımı “A Guide to Recognizing Your Saints / Hayatındaki Azizleri Keşfetme Kılavuzu” ile hem sinemaya müthiş bir giriş yapan, hem
Shia LaBeouf ve Channing Tatum gibi iki genç oyuncuyu parlatan, hem de sıkıntılı günlerinin ardından yeniden doğuş fırsatı arayan Robert Downey Jr.’a müthiş bir fırsat veren Dito Montiel, sonraki filmlerinde ise bekleneni verememişti. Montiel, 2014 yapımı “Boulevard” ile yine beklenenin uzağında kaldı. Filmin hasılatı ise sadece 32.000 dolar.
Filmin senaryosu daha önce sadece tek uzun metrajlı sinema senaryosu ve birkaç televizyon filmi için senaryo yazmış olan Douglas Soesbe’ye ait. Filmin başrolünde geçen sene intihar ederek ölen Robin Williams var. Boulevard, Williams’ın son rol aldığı film. Filmde Williams’ın babasını oynayan Gary Gardner’da film vizyona girmeden öldü.
Filmin diğer dikkat çeken isimleri genç oyuncu Roberto Aguiere ve “Breaking Bad” ile “Beter Call Saul” dizileriyle büyük çıkış yakalayan Bob Odenkirk. Film kısa süresine karşın monoton ve sıkıcı. Senaryo sıradan. Tek enteresan detay, özel hayatında ve oyunculuk kariyerinde büyük düşüş yaşayıp intihara sürüklenen Williams ile filmde canlandırdığı karakterin paralellikleri. Robin Williams’a veda etmek için seyredilebilir.

Imdb note: 6                               My note: 4.5

4 Eylül 2015 Cuma

A Midsummer Night’s Sex Comedy (1982)


Director / Yönetmen:
Woody Allen

Screenplay / Senaryo:
Woody Allen

Cast / Kadro:
Woody Allen
Mia Farrow
Jose Ferrer
Julie Hagerty
Tony Roberts
Mary Steenburgen



Subject / Konu:
Yaz tatili öncesi son dersini veren filozof Leopold, kuzeni Adrian’ın evinde kendinden yaşça genç Ariel’le mütevazı bir şekilde evlenmeye hazırlanmaktadır. Adrian, Andrew’la evlidir. Cinsel sorunlar yaşamaktadırlar. Andrew, tuhaf icatlar yapan biridir. Davetlilerden biri de çapkın doktor Maxwell’dir. Maxwell, yeni hemşirelerden Dulcy’yi kendisiyle birlikte gitmeye ikna eder.
Andrew, Maxwell’e cinsel sorunlarından bahseder. Maxwell, hipnoz yöntemini önerir. Ariel’in önceden Andrew’i tanıdığı ve bir süre onun evinde kaldığı ortaya çıkar. Adrian, Andrew’a gerçeği gizlediği için tepki gösterir. Andrew, Ariel’le geçmişe dair konuşur. Birlikte olsalardı mutlu olabileceklerini söyler.
Maxwell, Ariel’den çok hoşlanır ve Andrew’dan Leopold’la evlenmesini engelleyebilmesi için yardım ister. Leopold ise evlenmeden önce son bir kaçamak yapmak için Dulcy’yle anlaşır. Andrew, Ariel’e Maxwell’in ilgisinden bahseder ve onu kendi icadı uçan aracıyla buluşma yerine doğru götürür. Ancak suya düşerler. Buluşma yerinde Maxwell ve Leopold karşılaşır. Birlikte yürümek zorunda kalırlar.
Düğünden bir önceki gece Adrian, Dulcy’den aldığı tavsiyelerle Andrew’la birlikte olmaya çalışır ama başarısız olur. Maxwell, Ariel’i buluşmaya zorlar. Ariel’in gece Maxwell’le buluşmaya gideceğini öğrenen Andrew, buluşma yerine gidip Ariel’e olan aşkını ilan etmeye karar verir. Andrew, Ariel’e aşkını ilan eder. Ariel’de Leopold’le evlenmekten vazgeçer. Maxwell ise aradan çekilir.
Andrew ve Ariel birlikte olurlar. Ancak aralarındaki büyünün kaybolmuş olduğunu farkına varırlar. Andrew’ın icatlarından biri sayesinde aldatıldığını öğrenen Leopold, ok ve yay alıp Andrew’ı öldürmeye çalışır. Leopold’un attığı oklardan biri Maxwell’i kalbinden vurur. Eve dönen Leopold, Dulcy’yle birlikte olur. Yaralı Maxwell, Andrew’a geçen sene Adrian’la birlikte olduğunu itiraf eder. Maxwell ve Ariel birlikte olmaya karar verirler. Andrew gerçeği öğrendiği için üzerindeki stres kalkan Adrian, Andrew’la birlikte olmayı başarır. Leopold zevkin doruğundayken ölür. Ruhu veda edip gider.

Comment / Yorum:
Woody Allen’ın senaryosunu yazdığı, yönettiği ve başrollerinden birini üstlendiği “A Midsummer Night’s Sex Comedy”, 6 ana karakter üzerine kurulu, fantastik öğeler de içeren bir komedi. Allen senaryoyu yaklaşık 2 haftalık bir zaman zarfında yazdı. Filmin çekimleri New York’ta gerçekleştirildi.
Allen, Ariel karakterini aslında Diane Keaton için yazdı. Ancak Keaton başka projelerde yer aldığı için filmde rol alamadı. Rol de Woody Allen’ın evleneceği ve birlikte birçok projede çalışacağı Mia Farrow’a gitti. Film, Woody Allen ve Mia Farrow’un birlikte ilk projeleri olmuş oldu.
Filmde Mendelssohn’un besteleri kullanıldı. Filmin adı da dahil olmak üzere birçok yerde William Shakespeare’e göndermelerde bulunuldu. Mia Farrow filmdeki performansıyla “En Kötü Kadın Oyuncu” kategorisinde Altın Ahududu’ya aday gösterildi. Bu adaylık, bir Woody Allen filminin aldığı ilk ve tek Altın Ahududu adaylığı oldu.
A Midsummer Night’s Sex Comedy, Woody Allen filmografisinin önemli filmlerinden biri sayılmaz. Ancak yerildiği kadar kötü bir film de değil. Allen’ın komedi tarzını sevenlere hitap edebilecek bir yapım.

Imdb note: 6.7                             My note: 5.5

3 Eylül 2015 Perşembe

Southpaw / Son Şans (2015)

Director / Yönetmen:
Antoine Fuqua

Screenplay / Senaryo:
Kurt Sutter

Cast / Kadro:
Jake Gyllenhaal
Forest Whitaker
Naomie Harris
Rachel McAdams
Curtis Jackson “50 Cent”
Miguel Gomez
Victor Ortiz
Oona Laurance
Rita Ora
Skylan Brooks
                                                            Beau Knapp
                                                            Dominic Colon
                                                            Malcolm M. Mays

Subject / Konu:
Billy Hope, Jones’la yaptığı Dünya yarı ağır siklet boks şampiyonluğu maçını çok darbe almasına karşın maçı nakavtla kazanmayı başarır. Böylece üst üste 4. kez ünvanını korumayı ve yenilgisizliğini sürdürmeyi başarmış olur. Basın toplantısında Miguel, Billy’ye meydan okur. Bu duruma öfkelenen Billy, menejerinden Miguel’le dövüş için maç ayarlamasını ister.
Yetimhanede 12 yaşındayken tanıdığı Maureen’le evlenmiş ve Leila isimli bir kızları olmuştur. Maureen, Billy’ye dövüşlerde çok fazla darbe almaya başladığını ve sağlığını koruması adına bir süre ara vermesi gerektiğini söyler.
Bir bağış gecesinde Miguel, Billy’ye sataşınca aralarında kavga çıkar. Kavga büyür. Miguel’in adamlarından Hector’un silahından çıkan kurşun Maureen’i vurur. Kanlar içinde kalan Maureen, Billy’nin kollarında ölür.
Maddi bakımdan sorunlar yaşayan Billy, menejerinin tavsiyesiyle 3 maçlık sözleşme yapmaya razı olur. İlk maçını 8 hafta sonra Turay’le yapar. Savunma yapmaz ve sürekli yumruk yer. Hakem kararıyla maçı kaybedip hakeme kafa atar. Cezalarla ve 1 yıl boyunca gelir elde edememekle karşı karşıya kalan Billly, menejerinin ve antrenörünün Miguel’le çalışmaya başladığını öğrenir.
Sıkıntılı bir süreç geçiren Billy’nin içki ve şiddet sorunu yüzünden Leila geçici olarak Aile Hizmetleri’ne verilir. Billy yavaş yavaş her şeyini kaybetmeye başlar.
Kendisini gerçek anlamda yenen tek boksörün antrenörlüğünü yapmış Tick Wills’in salonuna gider ve ondan kendisini çalıştırmasını ister. Salonun temizlik işini de kabul etmek zorunda kalır. Leila, kendisini görmek için gelen babasını görmek istemez.
Miguel, Turay’ı 4. rauntta nakavt edip yeni Dünya yarı ağır siklet boks şampiyonu olur.
Tick kendi yöntemleriyle Billy’yi çalıştırmaya başlar. Leila, babasının kendisini görmesine izin verir ama ona iyi davranmaz.
Billy, bir hayır maçına çıkar ve etkileyici bir performans sergiler. Billy’yi izleyen eski menejeri ona 6 hafta sonra Vegas’ta unvan maçına çıkmasını önerir. Kızını geri almayı başaran Billy, maça sıkı şekilde hazırlanır. Ancak otoriteler Miguel karşısında kendisine şans tanımaz.
Billy tutuk başladığı maçı dengelemeyi başarır. Miguel söylediği sözlerle kendisini kışkırtmaya çalışsa da, Tick onu kontrol etmeyi ve dövüşte tutmayı başarır. Billy maçı puanla kazanır ve yeniden Dünya yarı ağır siklet boks şampiyonu olur.

Comment / Yorum:
Çevirdiği aksiyon filmleriyle tanınan Antoine Fuqua’nın yönettiği “Southpaw / Son Şans”, parlak oyuncu kadrosuyla dikkat çeken, bir dibe vuruş ve yeniden yükseliş filmi. Southpaw, Sons of Anarchy dizisinin yaratıcısı ve aynı zamanda senaristlerinden Kurt Sutter’ın ilk uzun metrajlı sinema senaryosu. Filmin çekimleri Pennsylvania ve Las Vegas’ta gerçekleştirildi. Yaklaşık 30.000.000 dolara mal olan film 28 Ağustos itibariyle sadece Amerika genelinde 49.477.754 dolar hasılat elde etmiş durumda.
Filmin başrolünde Eminem yer alacaktı. Ancak Eminem film çekimlerine başlandıktan sonra müzik kariyerine odaklanma kararı aldı. Filmin müziklerine katkıda bulundu. Rol bu kararın ardından Jake Gyllenhaal’a verildi. Ryan Gosling, Bradley Cooper ve Jeremy Renner’da rol için ismi geçen aktörlerdi. Lupito Nyong’o yeni Yıldız Savaşları filminde oynayabilmek için filmde Angela rolünü oynamaktan vazgeçti.
22 Haziran’da 61 yaşındayken uçak kazası sonucu ölen ünlü besteci James Horner, filmin bütçesi kısıtlı olduğu için film müziklerini ücretsiz olarak yapmıştı. Bu film James Horner’ın son projesi olmuş oldu. Film, James Horner’a adandı.
Filmin orijinal adı olan Southpaw, argoda sol elliler için kullanılan bir terim. Southpaw, boks film klişelerini kullanan ve tahmin edilebilir bir hikayeye sahip. Buna karşın temposu, sürükleyiciliği ve özellikle de oyunculuk performansları için seyredilmeyi hak eden bir yapım.

Imdb note: 7.7                             My note: 7

2 Eylül 2015 Çarşamba

The Believer / İnançlı (2001)

Director / Yönetmen:
Henry Bean

Screenplay / Senaryo:
Henry Bean

Story / Hikaye:
Henry Bean
Mark Jacobson

Cast / Kadro:
Ryan Gosling
Summer Phoenix
Glenn Fitzgerald
Garret Dillahunt
Kris Eivers
Joel Garland
                                                               Joshua Harto
                                                               Tommy Nohilly
                                                               Chuck Ardezzone
                                                               Ronald Guttman
                                                               Heather Goldenhersh
                                                               A. D. Miles
                                                               Elizabeth Reaser
                                                               Theresa Russell
                                                               Billy Zane

Subject / Konu:
Faşist bir genç olan Daniel, trende sataşmaya başladığı Yahudi genci takip edip döver. Curtis’in ev sahipliği yaptığı bir faşist toplantısına katılır ve ünlü Yahudileri öldürmeleri gerektiği fikrini ortaya atar. Daniel’ın fikirleri Curtis’in karşı çıkmasına karşın karısı Lina’nın ilgisini çeker. Daniel toplantıda tanıştığı Carla ile birlikte olmaya başlar.
Aslında bir Yahudi olan ve Yahudi okulunda okuyan Daniel, gazeteci Guy’la buluşur. Guy’ın Yahudi olduğunu öğrenmiş olması, Daniel’ı sinirlendirir. Carla’nın kendisini Curtis’le aldattığını öğrenir. Arkadaşlarıyla bir sinagogu tahrip ederler. Geçmişini anımsadıkça pişman olmaya başlar.
Carla’yla yeniden birlikte olurlar. Carla Yahudiliğe ve İbranice’ye merak sarınca ona dili ve dini öğretmeye başlar. Kendisinden Yahudi karşıtı sert mesajlar beklenen toplantıda barış yanlısı bir konuşma yapar. Manzetti isimli ünlü bir Yahudi öldürülür. Sinagog kürsüsüne bomba düzeneği kurdurtur. Dua okumak için kürsüye çıkar. Bomba patlamadan önce sinagogda bomba bulunduğunu söyleyip içlerinde Carla’nın da olduğu insanların dışarı çıkmasını sağlar. Kendisi ise içerde kalır.

Comment / Yorum:
Senarist olarak tanınan Henry Bean’in ilk uzun metrajlı yönetmenlik deneyimi olan 2001 yapımı “The Believer / İnançlı”, antisemitist bir Yahudi gencin geçmişini hatırlaması, hayatla yüzleşmesi ve yaşadığı dönüşümü konu alıyor. The Believer, New York’ta Yaklaşık 1.500.000 dolarlık bir bütçeyle çekildi. Film, Amerika genelinde 406.035 dolar, İspanya genelinde 892.335 euro hasılat elde etti.
Filmin senaryosu da Henry Bean imzası taşıyor. Senaryo, Amerikan Nazi Partisi ve Amerika Birleşi Klanları (kkk) gibi antisemitist oluşumlara katılmış, daha sonra New York Times’ta haber olunca kendisini öldürmüş Dan Burros’un gerçek hayat hikayesinden esinlenilerek yazılmış. Filmin çarpıcı bir senaryosu var. Katıldığı festivallerde 6 ödül ve 9 adaylık kazanan filmin en dikkat çekici ödülü ise Sundance Film Festivali’nde kazandığı “Büyük Jüri Ödülü”.
Filmin oyuncu kadrosunda Summer Phoneiz, Billy Zane ve Garrett Dillahunt gibi Hollywood’ta tanınan ve fakat belli noktalara gelmeyi başaramamış isimler yer alıyor. Filmin başrolünde ise kariyerine televizyon yapımlarında başlayan, 3. uzun metrajlı filminde ilk başrolünü oynayan günümüzün yıldız oyuncularından Ryan Gosling var. Gosling’in ilk başrolünde başarılı bir performans sergilemekle kalmayıp filmi sırtladığını da söylemek lazım.
The Believer sert anlatımı olan ve daha iyi olabilirmiş dedirten bir film. Buna karşın çarpıcı ve izlenmeye değer.

Imdb note: 7.3                             My note: 7

1 Eylül 2015 Salı

X + Y / A Brilliant Young Mind (2014)

Director / Yönetmen:
Morgan Matthews

Screenplay / Senaryo:
James Graham

Story / Hikaye:
Morgan Matthews
James Graham

Cast / Kadro:
Ada Butterfield
Rafe Spall
Sally Hawkins
Eddie Marsan
Jo Yang
Martin McCann
                                                                Jake Davies
                                                                Alex Lawther
                                                                Alexa Davies
                                                                Orion Lee
                                                                Edward Baker – Close
                                                                Percelle Ascott
                                                                Suraj Rattu
                                                                Tasha Connor

Subject / Konu:
Nathan doğayla iletişim kuramamaktadır. Çünkü ona göre doğanın hiçbir matematikselliği yoktur. Korktuğu için konuşmaz ve bu insanlar tarafından salak olduğunun düşünülmesine neden olur.
Aslında daha çocukken üstün zekasıyla Nathan’ın farklı ve eşsiz olacağı anlaşılmıştır. Babasının trafik kazası sonucu ölmesinin ardından özel bir okulda eğitim görmeye başlar. Daha önce matematik olimpiyatları katılmış, ms hastası olan Martin Humphreys, Nathan’ın öğretmeni olur ve onu özel olarak çalıştırmaya başlar. Nathan, matematik olimpiyatlarını kazanmayı kafasına koyar.
Nathan, Birleşik Krallık Matematik Takımına seçilmeyi başarır. Eğitim kampı için 16 kişiden oluşan takımıyla birlikte diğer ülke takımlarının da bulunduğu Tayvan’a gider. Enbüyük rakipleri Çin takımıyla birlikte çalışırlar.
Martin, Nathan’ın annesi Julie’yle görüşmeye başlar. Martin sağlıklı bir ilişki yaşayabilmek adına sorunlarını kabul etmeye ve onlarla yüzleşmeye başlar.
İlk başlarda kendisini yetersiz gören Nathan, Zhang ile iletişim kurar. Zamanla yeteneklerini göstermeye başlar. Nathan, Cambridge’te yarışacak 6 kişilik takıma girmeyi başarır.
Cambridge’te yakınlaşan Zhang ve Nathan geceyi aynı odada geçirirler. Zhang’ın amcası bunu öğrenince Zhang yarışmadan çekilir.  Nathan sınavı yarıda bırakır. Julie, Nathan’a aşık olduğu Zhang’ı istasyonda yakalamayı teklif eder.

Comment  / Yorum:
Morgan Matthews ve James Graham’ın matematikçi Daniel Linghtwing’in hayat hikayesinden yola çıkarak yazdıkları hikaye James Graham tarafından senaryolaştırıldı ve Morgan Matthews tarafından yönetildi. 2014 yapımı “X + Y / A Brilliant Young Mind”, çevirdiği belgesellerle tanınan yönetmen Morgan Matthews’ın ilk uzun metrajlı sinema yönetmenliği, senarist James Graham’ın da ilk uzun metrajlı senaryosu oldu.
Filmin çekimleri İngiltere ve Tayvan’da gerçekleştirildi. Senaryo oldukça başarılı. Özellikle karakterler çok incelikli yazılmış. Yardımcı rollerde izlediğimiz Rafe Spall ve Sally Hawkins göz dolduruyorlar. Başrolde izlediğimiz Asa Butterfield’a ise ayrı bir parantez açmak lazım. Henüz 18 yaşında olmasına karşın önemli filmlerde önemli rollerle karşımıza çıkmaya devam eden genç oyuncu sıra dışı bir kariyere sahip olacak gibi görünüyor. Butterfield, filmde canlandırdığı Nathan karakteriyle de döktürmeyi başarmış.
X + Y / A Brilliant Young Mind, seyirciyi farklılık, sıra dışılık, matematik ve aşkla yolculuğa çıkaran başarılı bir komedram. 

Imdb note: 7.3                             My note: 8

6 Ağustos 2015 Perşembe

It's Not Just You, Murray! (1964)

Director / Yönetmen:
Martin Scorsese

Screenplay / Senaryo:
Martin Scorsese
Mardik Martin

Cast / Kadro:
Ira Rubin
Sam De Fazio
Andrea Martin
Catherine Scorsese
Robert Uricola
Bernard Weisberger
Victor Magnotta
Richard Sweeton
John Bicona
                                                                   Dominick Grieco
                                                                   Mardik Martin

Subject / Konu:
Önce gösterişli şekilde kıyafetlerini ve arabasını tanıtan Murray, ardından nasıl çok değer verilen ve güçlü biri olduğunu anlatır. Hayatındaki tüm güzellikleri arkadaşı Joe’ya bağlar. Çocukluğundan başlayarak Joe’yu anlatır.
Joe ile içki ihmal edip satarlarken ve her şey çok güzel giderken polis tarafından yakalanan Murray hapse düşer. Murray tahliye olunca Joe ona başına ne gelirse gelsin sakin olmasını öğütler.
Murray, bir melek diye nitelendirdiği karısıyla tanışmasını da Joe’ya borçlu olduğunu söyler.
Daha sonra birlikte büyük işler yaparlar. Her türlü gösteri işini yaparak finansal olarak çok büyürler.
Murray, evladı sandığı çocukların kendisinden değil Joe’dan olduğunu öğrenir. Ancakbu durum bile mutluluklarını bozmaya yetmez.

Comment / Yorum.
“It’s Not Just You, Murray”, usta yönetmen Martin Scorsese’nin New York Üniversitesi’nde sinema bölümünden mezun olduğu yıl 1964’te siyah – beyaz olarak çektiği, yaklaşık 16 dakikalık kısa bir komedi filmi. Scorsese, filmin senaryosunu filmin yardımcı yönetmenlerinden biri olan Mardik Martin ile birlikte yazdı. Filmin çekimleri New York’ta yapıldı. Filmin ilk gösterimi çekildikten tam 10 yıl sonra 1974’te yapıldı
Filmde Murray’nin annesini, Scorsese’nin annesi Catherine Scorsese canlandırdı. Its Not Just You, Murray, izlemeyenler tarafından bir Scorsese yapımı olarak değil, bir sinema öğrencisinin mezuniyet yapımı olarak izlenirse değeri anlaşılabilecek bir yapım. Scorsese’nin 3. kısa filmi olan yapım, yönetmenin geleceğine dair parlak işaretler vermiş.

Imdb note: 6.6                             My note: 6