Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

3 Nisan 2013 Çarşamba

Being Flynn / Flynn Olmak (2012)

Director / Yönetmen:

Paul Weitz

Screenplay / Senaryo:

Paul Weitz

Novel / Kitap:

Nick Flynn (from "Another Bullshit Night in Suck City")

Cast / Kadro :

Robert Deniro
Paul Dano
Julianne Moore
Olivia Thirlby
Eddie Rouse
                                                             Steve Cirbus
                                                             Lili Taylor
                                                             Victor Rasuk
                                                             Liam Broggy
                                                             Chris Chalk
                                                             Wes Studi
                                                             Thomas Middleditch
                                                             Sarah Quinn
                                                             Ben Foronda
                                                             Dale Dickey
                                                             Joshua Alscher
                                                             Dawn Mcgee
                                                             Billy Wirth
                                                             Michael Gibson
                                                             Kelly Mccreary
                                                             Nick Flynn

Subject / Konu:

Nick Flynn, yazar olmaya çalışan ve kız arkadaşıyla yaşayan bir gençtir. Kız arkadaşı tarafından terkedilip kapının önüne konunca önce kalacak bir ev bulur, sonra da yeni kız arkadaşı Denise’in yol göstermesiyle evsizlere yardımcı olan Harbor Street'te çalışmaya başlar.
Bir gün 18 yıldır görmediği babası Jonathan, kendisini arar ve taşınmasında yardımcı olmasını ister. Sürekli mükemmel bir yazar olduğunu ve yakında meşhur olacağını söyleyen Jonathan, taksicilik yapmaktadır. Taksisinde kalmaya başlayan Jonathan, kaza yaptığı için taksisinden olur ve gecelemek için Harbor Street'e gider. Oğlunun Harbor Street'te çalıştığından haberdar olmayan Jonathan, karşısında Nick'i bulur.
Nick'e sadece 1 gece için Harbor Street'te kalmaya geldiğini söyleyen Jonathan, yakında meşhur olacağını söylemeye devam eder. Harbor Street'te kalmaya devam eden ve sıkıntı yaratan Jonathan, Nick'in huzurunu kaçırmaya başlar. Nick, sık sık intihar eden annesini anımsar. Annesinin intiharında payı olduğunu düşünür. Rahat durmayan Jonathan, Harbor Street'ten 2 aylığına uzaklaştırılır. Jonathan, sokaklarda yatmaya başlar. Kokain kullanmaya başlayan Nick, Denise tarafından terkedilir.
Harbor Street'ten ayrılan Nick, yarım kalan üniversite öğrenimini tamamlar ve Bronx gibi yerlerde eğitim vermeye başlar. Nick'in de gizli çabasıyla Jonathan'a devlet tarafından bir ev tahsis edilir. Jonathan'ı evinde ziyarete giden Nick, yeni yayınlanan şiir kitabını babasına armağan eder ve onu şiir dinletisine davet eder. Oğluyla gururlanan Jonathan, kendine de paye çıkarmaktan geri kalmaz. Çok övündüğü ve kimseye okutmadığı, kendi deyimiyle klasik bir başyapıt olan romanını okuması için Nick'e verir. Nick, şiir dinletisinin ardından eşi ve kızını Jonathan'la tanıştırır.

Comment / Yorum:

Genelde komedi ağırlıklı filmler çeken Paul Weitz imzası taşıyan Being Flynn, kopuk ve problemli bir baba - oğul ilişkisini komediyi hüzünle harmanlayarak işliyor. Nick Flynn’in kendi hayat hikayesinden kesitler taşıyan “Another Bullshit Night in Suck City” adlı kitabından senaryolaştırılan 2012 yapımı film, tür olarak kara komediye yakın. Film, Amerika genelinde 526.332 dolar hasılat elde etti.
Mark Twain ve J.D. Salinger gibi büyük yazarların adlarının geçtiği senaryo, Jonathan’ın Nick’e yolladığı mektuplarla edebiyat tadı vermeyi başarıyor.
Fiziksel olarak benzediği Nick Flynn’i başarıyla canlandıran Paul Dano ve fırsatını bulduğunda fırtınalar estirmeyi başaran Robert Deniro, performanslarıyla göz kamaştırıyorlar. Julianne Moore, küçük sayılabilecek ama önemli bir rol üstlenmiş. Filmin dikkat çeken bir diğer ismi Denise karakterini canlandıran Olivia Thirlby. Filmde ayrıca Nick Flynn’de ufak bir rol üstlenmiş.
Filmin müzikleri Badly Drawn Boy’a ait. Özellikle Badly Drawn Boy’un Angie Pollock’la birlikte seslendirdiği “Let it Rain” ilgi çekici bir şarkı.
Being Flynn, kara komedi olması hasebiyle herkese kolayca hitap edemeyecek bir film. Bu türe aşina olanların ise beğenisini kazanabilecek bir yapım. Film, oyunculukları, müzikleri ve senaryosuyla vasatı aşmayı başarıyor.

Imdb note : 6.4                             My note : 6.5

2 Nisan 2013 Salı

Mahşere Kadar (1971)

Director / Yönetmen:

Ömer Lütfi Akad
Nuri O. Ergün

Screenplay / Senaryo:

Safa Önal

Cast / Kadro:

Kartal Tibet
Fatma Girik
Muzaffer Tema
Kuzey Vargın
Tijen Doray
Oktay Durukan
İhsan Baysal
Benan Öz
Filiz Bozkurt
                                                               Asım Nipton
                                                               Tanju Şarman
                                                               Niyazi Gökdere

Subject / Konu:

Elektrikçi olarak çalıştığı gemide kaçakçılık yapıldığını öğrenip şikayetçi olmak isteyen Murat, gemi tayfası tarafından dövülüp sakat bırakılır. Ayağı topal kalan Murat, patronunun köşkünde bekçilik yapmaya başlar. Murat’ın patronu pis işlerin içindedir.
Patronunun kızı Fatma, köşke arkadaşlarıyla gelir. Fatma’nın arkadaşları parti yaparlarken azıtırlar. Murat, duruma müdahale eder ve Fatma’nın arkadaşlarını kovar. Fatma, Murat’tan etkilenir. Kısa sürede aralarında bir aşk başlar.
Murat, Fatma‘nın devreye girmesiyle depoda çalışmaya başlar. Fatma, babasına Murat’a aşık olduğunu söyler. Babası sert tepki gösterir ve kendisini Murat’tan ayrılmaya zorlar. Fatma ve Murat kaçıp bir sahil kulübesinde yaşamaya başlarlar. Murat ve Fatma evlenirler. Fatma hamile kalır.
Fatma’nın babası, silahlı adamlarını gönderip Murat’ı öldürtmeye çalışır. Murat vurulur. Silaha davranan Fatma, adamları vurur. Adamlardan biri ölür. Fatma hapse düşer. Çocuğunu da düşürür.
Fatma’nın babası hapishaneye gelir ve pişman olduğunu söyler. Murat, Fatma’yla görüşmez, mektuplarına cevap vermez.
Nefsi müdafaadan serbest bırakılan Fatma, Murat’la konuşmak için sahildeki kulübeye gider. Murat, Fatma’yı dışlar. Fatma, kulübeden giderken çıkagelen babası, Murat’ın ciğerinde kalan bir kurşun parçası yüzünden öleceğini söyler. Murat’ın öleceğini bildiği için kendisine ters davrandığını anlayan Fatma, Murat’a koşar.

Comment / Yorum:

1971 yılına tam 5 film sığdıran yönetmen Ömer Lütfi Akad, şekil değiştiren Türk sinemasına ayak uydurur ve şarkıcıların başrol oynadığı, bir nevi albüm tanıtımı olan filmlerden çekmeye başlar. Aynı yıl içersinde bu tarzda 3 film (Orhan Gencebay’la “Bir Teselli Ver”, Zeki Müren’le “Rüya Gibi” ve Neşe Karaböcek’le “Anneler ve Kızları”) çeker. Ancak usta yönetmen kendi tarzında film çekmekten de geri kalmaz ve O. Nuri Ergün’le birlikte Mahşere Kadar’ı yönetir.
Mahşere Kadar, 1971 yılında 13 filmde oynamış Kartal Tibet ve 10 filmde oynamış Fatma Girik’in filmografilerinde özel bir yer tutuyor. Çünkü film, 2 oyuncuyu Ömer Lütfi Akad’la ilk ve son kez bir araya getirme özelliği taşıyor.
Safa Önal imzası taşıyan senaryo, tipik bir zengin kız – fakir erkek hikayesi. Farklı sınıflardan 2 kişinin aşkı, abartıya kaçmadan anlatılmış. Ancak Muzaffer Tema’nın canlandırdığı gaddarlığın uçlarındaki babanın birden bire melek kesilmesi, tutarsızlığa neden olmuş.
Filmin müzik seçimleri gayet başarılı. 1969 yapımı “Romeo & Juliet” adlı filmin Nino Rota imzalı meşhur şarkısı “A Time for Us” filmde cömertçe kullanılmış.
Mahşere Kadar, Ömer Lütfi Akad’ın orta karar filmlerinden biri. Yönetmenin Kartal Tibet ve Fatma Girik’le nasıl bir iş çıkarttığını görmek için izlenebilir.

Imdb note : 5.4                             My note : 6.5

1 Nisan 2013 Pazartesi

The Imposter / Hayat Avcısı (2012)

Director / Yönetmen:

Bart Layton

Cast / Kadro:

Frederic Bourdin
Adam O'Brian
Carey Gibson
Anna Ruben
Nancy Fisher
Cathy Dresbach
Charlie Parker
Alan Teichman
Ivan Villanueva
Maria Jesus Hoyos
Anton Marti
Amparo Fontanet
Ken Appledorn

Subject / Konu:

1994'te, 13 yaşındaki Nicholas Barclay San Antonio, Texas'ta kayboldu.
Kaybolduktan 3 yıl 4 ay sonra 7 Ekim 1997'de Linares, İspanya'da 2 turist, kimlği bulunmayan ve korkmuş halde bir çocuk bulurlar.
Nicholas'ın ailesine çocuklarının İspanya'da bulunduğu ve eve dönmek istediği haberi gelir.
Polisin bir telefon kulübesinde korkmuş ve aciz halde bulduğu çocuk, aslında kendini mağdur gibi göstermeye çalışıp sığınabilecek bir yer arayan 23 yaşında bir yetişkindir. Barınağa götürülen genç, polisten kurtulmak için başka bir kimliğe bürünmeye karar verir. Amerikalı olduğunu söyler ve ofiste geçirdiği bir gece önce Amerika'da ki karakolları sonra da kayıp çocuk bürosunu polismiş gibi arayıp kayıp bir Amerikalı çocuk bulduklarını söyler. Kendisini fiziksel olarak kabataslak tarif eder ve kayıp çocuk bürosundan bu tarifin Nicholas Barclay'ye uyduğunu öğrenir. Bunun üzerine Nicholas'ın buldukları çocuk olduğunu söyler. Nicholas'ın ailesiyle de bir yetkiliymiş gibi konuşur ve çocuklarının bir seks çetesi tarafından kaçırıldığına ikna eder.
FBI devreye girer. Amerikan Büyükelçiliği'yle irtibata geçilir. Barınağa Nicholas'ın renkli fotoğrafının bulunduğu belgeler gönderilir. Esmer ve kahverengi gözlü olan genç, gelen belgelerde Nicholas'ın sarışın, mavi gözlü olduğunu görünce başının belaya gireceğini düşünür. Büyükelçilik, barınağa bir yetkili gönderir. Ancak yetkili barınağa gittiğinde Nicholas, ortadan kaybolmuştur. Yetkililer, Nicholas sandıkları genci bulur ve tekrar barınağa götürür.
Nicholas'ın ablası Carey Gibson, kardeşini teslim almak için Linares'e uçar. Artık oynadığı oyunun sona ereceğini düşünen genç, saçını sarıya boyar ve Nicholas'ın sahip olduğu dövmelerden yaptırır. Barınağa gelen Carey, Nicholas'ın başına gelen bunca olaydan sonra değişmesinin normal olduğunu düşünür. Kendisinden şüphe duyan yargıcı da kandırmayı başaran genç, Nicholas'a ait Amerikan pasaportuna kavuşur. Carey ile birlikte Texas'a uçarlar. Aile, Nicholas sandıkları genci sıcak şekilde karşılar. Beklediğinden daha sıcak bir ortam bulan genç, çekingen ve sessiz davranır.
Kayıp çocuk bürosu, bir süre sonra harekete geçer ve Nicholas sanılan gençten başka çocukları kurtarmaya yardımcı olabileceği için bilgi almak isterler. Yetkili, karşısındaki gencin aslında sarışın olmadığını ve zannedildiği yaştan büyük olduğunu gözlemler. Genç, askerler tarafından başka çocuklarla birlikte kaçırıldığını, cinsel istismara maruz kaldığını, deneylerde kullanıldığını, işkence gördüğünü ve gözüne damlatılan çözeltilerle göz renginin değiştiğini söyler. Duydukları karşısında çok etkilenen yetkili, şüphelenmekten vazgeçer.
Bir film şirketi, Nicholas'ın kaçırılış hikayesini film yapmaya karar verir. Nicholas'ı araştırıp röportaj yapması için bir özel dedektif tutarlar. İspanya'da bulunupevine geri getirilen çocuğun hikayesi medyada da geniş yer bulur. Özel ajan, Nicholas'ın kaçırılmadan önceki resimleriyle şimdiki hali arasındaki bariz farkları gözlemler. Eski fotoğraflarla şimdiki görüntüsünü karşılaştırır ve kulakların 2 farklı kişiye ait olduğu sonucuna varır. Özel ajan, Nicholas Barclay zannedilen kişinin aslında bir casus olduğunu düşünür. Kayıp çocuk bürosuna durumu bildirir. Nicholas zannedilen genç, Houston'a analiz edilmek için götürülür. Gencin Nicholas olmadığı anlaşılır. Ancak aile, tuhaf şekilde gerçeği öğrenmemiş gibi yaşamaya devam eder.
Nicholas'ın annesi, DNA testi için kan vermeyi şiddetle reddeder. Yetkililer, ailenin hareketlerinden şüphe duymaya başlar.
Özel ajan, gerçek Nicholas Barclay'nin izini sürmeye başlar. Komşularla görüşür. Nicholas'ın uyuşturucu bağımlısı, sorunlu abisi Jason eve geldikten sonra ailenin düzeninin bozulduğunu öğrenir. Nicholas'a aileden birinin birşey yapmış olabileceği şüphesi kuvvet kazanır.
Alınan parmak ve avuç içi izleri İnterpol aracılığıyla Büyükelçiliklere dağıtılır. Madrid'teki Büyükelçilikten parmak izi sahibinin İnterpol tarafından aranan Fransız Frederic Bourdin olduğu ortaya çıkar. Frederic, gerçeği peşindeki özel ajana da açıklamıştır. Frederic'in çocuk gibi davranıp sahte kimliklerle Avrupa'nın çeşitli ülkelerindeki barınaklarda kaldığı ortaya çıkar.
Frederic'te ailenin Nicholas'ı öldürdüğünü düşünmektedir. Bu yüzden San Antonio Polis Depatmanı'na suç duyurusunda bulunur. Aile hakkında adam öldürmek suçundan soruşturma başlatılır. Anne, 2 kez yalan testinden geçmeyi başarsa da; 3. testte yalan söylediği ortaya çıkar.
Şüpheler bu kez de Jason'a yönelir. Olaylara kayıtsız davranan Jason, aşırı dozda uyuşturucu kullanımından ölür.
Frederic, hapisteyken ödemeli aramalar yapar ve kayıp çocuklar hakkında bilgisi olduğunu iddia eder.
Nicholas Barclay'in kayboluşu ile ilgili açılan cinayet soruşturması, delil yetersizliğinden dolayı kapatılır. Frederic Bourdin, sahtekarlıktan dolayı 6 yıl hapse mahkum edilir. 2003 yılında Fransa'ya sınırdışı edilir. 3 ay sonra 14 yaşındaki kayıp Leo Balley'in kimliğini çalmaya kalkışır. Bugün Fransa'da yaşayan Frederic evli ve 3 çocuğu var. Nicholas Barclay, hala arananlar listesinde.

Comment / Yorum:

The Imposter, her ne kadar biyografik özellikleri olan bir belgesel olsa da; hikayesi dolayısıyla bünyesinde gerilim barındıran, sinemasal özelliklere sahip bir yapım. 2012 yapımı belgesel film, yönetmen Bary Layton’ın imzasını taşıyor. Belgeselin Amerika genelindeki hasılatı 892.409 dolar.
Oldukça sıra dışı bir kayıp olayını tüm yönleriyle inceleyen ve karşıt görüşlü 2 tarafında bakış açısını  sunmayı başaran belgesel, başta Frederic Bourdin olmak üzere olayın gerçek kahramanlarına da yer vermiş. Önce Texas’ta kaybolan sarışın mavi gözlü Nicholas’ın yıllar sonra İspanya’da bulunuşuna, ancak bulunan kahverengi gözlü esmer kişiyle fiziksel olarak benzeşmemesine değinen belgesel; daha sonra korkunç bir şüphe üzerinde durup izleyenleri şok etmeyi başarıyor.
Olayın tuhaf kahramanı Frederic Bourdin’in 1985 yılında “Le Pantin Immobile” isimli bir televizyon filminde rol almış olması da ilginç bir not.
Başta Bafta olmak üzere 11 ödül ve 13 adaylık kazanan belgesel, dünya çapında ses getirmeyi başardı.
Film müzikleri arasında Cat Stevens (Yusuf İslam) ve David Bowie gibi meşhur isimlerin şarkıları kullanıldı.
The Imposter, ilk anından son anına kadar sürükleyiciliğini koruyan ve polisiye gerilim tadı veren bir belgesel. Belgesel sevmeyenlerin dahi es geçmemesi gereken bir yapım.

Imdb note : 7.6                             My note : 8.5

21 Mart 2013 Perşembe

Kavgamız (1989)

Director / Yönetmen:

Melih Gülgen

Screenplay / Senaryo:

Erdoğan Tünaş

Cast / Kadro:

Kadir İnanır
Nil Ünal
Salih Kırmızı
Yıldırım Gencer
Aliye Rona
Nuri Alço
Baki Tamer
Hikmet Taşdemir
Süheyl Eğriboz

Subject / Konu:

Kan davasından kaçıp İstanbul’a gelen ailenin peşini kanlıları bırakmaz. Babası, kanlıları tarafından öldürülen Kemal, kardeşi Cemal’i okutabilmek için okulu bırakıp çalışmaya başlar. Babasını vuran Cumali’yi mahkeme çıkışı öldüren Kemal, böylece suç dünyasına ilk adımını atmış olur.
Kardeşini okutup gazeteci yapan Kemal, yer altı dünyasının önemli şahsiyetlerinden biri olur. Cemal’le aynı gazetede çalışan Cemile, Kemal’le röportaj yapıp yer altı dünyası hakkında bildiklerini öğrenmek ister. Kemal, Cemile’ye bildiklerini tüm samimiyetiyle anlatır. Cemile, başarılı haberi sonucu terfi alır.
Kemal, kendisine gelen cazip uyuşturucu işini geri çevirir.
Cemile’ye aşık olan Kemal, Cemile’ye aşkını itiraf etmeye karar verir. Ancak aşkını itiraf edemeden Cemile’nin kardeşi Cemal’le birlikte olduğunu ve evleneceklerini öğrenir. Aşkını kalbine gömen Kemal, yeraltı aleminden uzaklaşır.
Cemal ve Cemile evlenirler. Cemal, yaptığı haberlerle yer altı dünyasını yerinden sarsar. İşleri baltalanan yer altı baronları, Kemal’le görüşüp kardeşinin yaptığı haberlere son verdirmesini isterler. Kemal, bunun üzerine Cemal’i uyarır. Ancak Cemal, ne olursa olsun haberlerine devam edeceğini söyler.
Haberlerine devam eden Cemal, kiralık katiller tarafından öldürülür. Cemile, Cemal’in bıraktığı yerden haber yapmaya devam eder. Cemile’nin de öldürülmesi için peşine kiralık katiller gönderilir. Durumu haber alan Kemal, katillerden birini öldürür. Diğerini de Cemal’in mezarında Cemile’yi öldürmek üzereyken durdurmayı başarır. Kemal, ağır yaralanmasına karşın kiralık katili ve onu gönderen patronunu öldürmeyi başarır. Cemile’yi kurtaran Kemal, ölür.

Comment / Yorum:

Yönetmen koltuğunda Melih Gülgen’in oturduğu 1989 yapımı Kavgamız’ın senaryosu Erdoğan Tünaş’a ait.
Suç dünyasının adil ve sözü geçen ismi Kemal karakterini canlandıran Kadir İnanır, kendisini sıkça görmeye alışkın olduğumuz türden bir rolde. Filmin diğer önemli karakterlerini Nil Ünal ve Salih Kırmızı canlandırıyor. Kavgamız, 1986 – 1989 arası 10 sinema filminde rol aldıktan sonra bir daha sinema filmi çevirmeyen Nil Ünal’ın son filmi olma özelliğini taşıyor. Filmde ayrıca Yıldırım Gencer, Nuri Alço ve Aliye Rona gibi Yeşilçam’ın önemli isimleri de yer alıyor.
Yer altı dünyasının iç yüzünü gözler önüne seren film, aynı zamanda imkansız bir aşkı da işliyor. Zaman zaman oldukça sertleşen filmde özellikle sünnet cezası, en akılda kalan sahnelerden.
Kavgamız, vasat bir film olarak değerlendirilebilir. Ancak filmin Türk sinemasının kısır bir döneminde çekildiği de göz ardı edilmemeli.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 5

16 Mart 2013 Cumartesi

Moonrise Kingdom / Yükselen Ay İmparatorluğu (2012)

Director / Yönetmen:

Wes Anderson

Screenplay / Senaryo:

Wes Anderson
Roman Coppola

Cast / Kadro:

Bruce Willis
Edward Norton
Bill Murray
Frances Mcdormand
Harvey Keitel
Jason Schwartzman
Tilda Swinton
Jared Gilman
Kara Hayward
                                                             Lucas Hedges
                                                             Charlie Kilgore
                                                             Andreas Sheikh
                                                             Chandler Frantz
                                                             Rob H. Campbell
                                                             L. J. Foley
                                                             Gabriel Rush
                                                             Seamus Davey - Fitzpatrick
                                                             Tommy Nelson
                                                             Larry Pine
                                                             Marianna Bassham
                                                             Neal Huff
                                                             Jake Ryan
                                                             Tanner Flood
                                                             Wyatt Ralff
                                                             Hugo Deascentis
                                                             Liz Callahan

Subject / Konu:

1965 yılı. Sam Shakusky, oymak beyi Randall Ward'a bir mektup bırakıp yanına aldığı çeşitli malzemelerle Ivanhoe izci kampından kaçar. Randall, durumu komiser Sharp'a bildirir. Komiser Sharp ve Randall vakit kaybetmeden Sam'in ailesiyle irtibata geçer. Sam'in üvey babası, son işlediği vukuattan sonra Sam'i ailece reddetme kararı aldıklarını ve onu geri kabul etmeyeceklerini söyler. Sharp ve Randall, Sam'in öz ailesini yıllar önce kaybeden bir yetim olduğunu ve bu yüzden üvey aileye sahip olduğunu öğrenir.
Randall, Sam'den pek hazzetmeyen izcileriyle birlikte Sam'i aramaya koyulur. Sharp'ta adadaki evleri dolaşıp bilgilendirmede bulunur.
Kanoyla yolculuğunu tamamlayan Sam, çantasını alıp karadan ilerler. Sam, etrafı sürekli dürbünle seyreden Suzy ile karşılaşır. Suzy'nin yanında bavulu ve kedisi vardır.
1964 yılı. Kilisedeki törenden oldukça sıkılan Sam, dışarıya çıkar. Soyunma odalarını dolaşırken kuş kıyafetleri giyen kızların odasına girer. Kuzgun kıyafeti giymiş olan Suzy ile tanışır. Suzy, kendisine mektup yazmasını söylediği notu Sam'e verir.
Sam ve Suzy, birlikte yola koyulurlar. Sam, izcilikle ilgili bilgilerini yolculuk boyunca kullanır.
Suzy'nin kaybolduğunu farkına varan ailesi, Sharp' ı durumdan haberdar eder. Sharp ve Suzy'nin babası Walt, Suzy'yi aramaya koyulurlar. Suzy'nin annesi Laura, Suzy'nin mektuplarını bulur. Suzy ve Sam'in uzun süredir yazıştıklarını ve birlikte gitme planı yaptıklarını öğrenir.
Yasak aşk yaşayan Sharp ve Laura, Walt'un kendilerinden şüphelendiğini farkederler.
Sam'den nefret eden izci arkadaşları, Sam ve Suzy'yi bulurlar. İzciler, Sam ve Suzy'yi götürmek ister. Ancak Sam ve Suzy, izcileri yaralayıp kaçırırlar.
Birbirlerine aşklarını itiraf edip sevgili olan Sam ve Suzy, yakalanırlar. Randall, Sam'e üvey ailesinin artık kendisini istemediğini belirttiği mektubu verir.
Sosyal Hizmetler, Sam'in vukuatlarından dolayı elektro şok tedavisi görüp yetimhaneye gönderileceğini açıklar. Sam'e yaptıklarından pişmanlık duyan izci arkadaşları, Sam ve Suzy'yi kaçırırlar. İzcilerden birinin kuzeni Ben'in bulunduğu adaya doğru yol alırlar. Randall, izci oymağının kaybolduğu bilgisini diğerer adalara duyurur. Ben, Sam ve Suzy'yi evlendirir. Sam, adadan ayrılmak üzerelerken Suzy'nin unuttuğu dürbünü almak için geri döner. Peşine adadaki izciler takılınca adadan gidemez. Suzy ve izci arkadaşlarıyla kaçmaya çalışırlar. Sosyal Hizmetler, Suzy'nin ailesi ve Randall, adaya doğru yol alırlar.
Şiddetli bir fırtına, adaya doğru gelir. Adada seferberlik ilan edilir. Herkes adaya ulaşır ve kilisede toplanır. Sosyal Hizmetler, Sam'i ellerinde tutamayan ve elektro şok tedavisine karşı çıkan Sharp ve Randall'dan şikayetçi olacağını söyler. Kilisede olan Sam ve Suzy, çatıya çıkarlar. Çatıdan atlayacakları sırada Sharp gelir ve Sam'in üvey ailesi olmak istediğini söyler. Sam ve Suzy, atlamaktan vazgeçerler.

Comment / Yorum:

Yaklaşık 16.000.000 dolara mal olan film, dünya genelinde toplam 66.263.898 dolar hasılat elde etti. Moonrise Kingdom’ın yönetmenliğini üstlenen Wes Anderson, filmin senaryosunu da Roman Coppola’yla birlikte yazdı. Filmin ilk gösterimi 65. Cannes Film Festivali’nde yapıldı.
Oyuncu kadrosu, bağımsız filmlerde görmeye alışkın olduğumuz Edward Norton, Bill Murray, Frances Mcdormand, Tilda Swinton ve Jason Schwartzman gibi ünlü isimlerden oluşturulmuş. Genelde aksiyon filmlerinde izlediğimiz Bruce Willis, filmin kilit karakterlerinden komiser Sharp’ı canlandırıyor. Wes Anderson, vazgeçilmez oyuncusu Bill Murray’ye bu filmde de rol verdi. Walt karakteriyle karşımıza çıkan Bill Murray, 6. kez Wes Anderson’la çalışmış oldu. Film, Wes Anderson’ın vazgeçilmez bir diğer oyuncusu Owen Wilson’un herhangi bir dahli olmadan çektiği ilk film oldu. Moonrise Kingdom, başrolleri üstlenen Jared Gilman ve Kara Hayward’ın ise ilk filmleri. Filmin anlatıcısı, oyuncu Bob Balaban.
En iyi orjinal senaryo dalında Oscar’a ve Bafta’ya aday gösterilen film, ödülü “Django Unchained / Zincirsiz”in senaryosunu yazan Quentin Tarantino’ya kaptırdı. Film, katıldığı festivallerde 23 ödül ve 56 adaylık kazandı.
Çevrelerince dışlanan 2 mutsuz çocuğun birbirlerine aşık olup tüm engelleri aşma çabasını Wes Anderson’ın kendine has mizah duygusuyla işleyen Moonrise Kingdom, büyük beklentilere girmemek kaydıyla eğlenceli bulunabilecek bir film.

Imdb note : 7.9                             My note : 5.5

15 Mart 2013 Cuma

İffet (1982)

Director / Yönetmen:

Kartal Tibet

Screenplay / Senaryo:

Yavuz Turgul

Cast / Kadro:

Müjde Ar
Faruk Peker
Savaş Başar
Ergün Uçucu
Damla Coşkunoğlu
Suna Selen
Ayten Erman
Ahmet Evintan

 

Subject / Konu:

Baskıcı babası ve kız kardeşi Nimet’le yaşayan İffet, mahallenin yakışıklı taksicisi Cemil’le aşk yaşamaktadır. Uslu durmayan Cemil, İffet’in başını araba penceresini sıkıştırıp ona zorla sahip olur. Hamile kalan ve evlenme hayalleri kuran İffet, Cemil’in ısrarı sonucu kürtaj yaptırır.
Cemil’in araba sahibi olabilmek için mahalleden başka bir kızla evleneceğini öğrenen İffet, deliye döner. Mahalleye rezil olan İffet, babasının hışmına uğrar ve sokağa atılır. İntiharın eşiğine gelen İffet, intikamını alabilmek için yaşamaya karar verir.
İffet, teyzesine sığınır. Teyzesi sayesinde bir ajansta mankenlik yapmaya başlayan İffet, ajans sahibinin öğütlerini dinler. Adını Demet olarak değiştirir. Verilmesi gereken tavizleri verir ve kısa sürede zirveye tırmanmayı başarır.
Zengin işadamı Haluk Akman’ın ilgisini çeken Demet,  Haluk’u kısa sürede kendine aşık eder. Birlikte yaşamaya başlarlar.
Demet’in pozlarını gören babası, felç geçirir ve kısa süre sonra ölür. Demet, Nimet’i yaz kampı için yurtdışına yollar.
Demet, intikamını alabilmek için Cemil’le yakınlaşır. Cemil’i birlikte olabilmeleri için şoförü olmaya ikna eden Demet, onu sürekli kıskandırıp aşağlar. Haluk’la evlenen Demet, Cemil’e herşeyi intikam için yaptığını söyler ve onu kovar. Cemil, tüm yaptıkları için pişman olduğunu söyleyip af diler. Cemil’in pişman olduğuna inanan Demet, ona bir kez daha şans verir.
Haluk, av için evden bir süreliğine gider. Nimet, yaz kampından geri döner. Cemil, Nimet’le evde yalnız oldukları bir sıra Nimet’e tecavüz eder. Eve dönen Demet, Cemil’i tüfekle vurup öldürür.


Comment / Yorum:

Saf bir mahalle kızının aldatıldıktan sonra intikamını alabilmek için değişimini ve yükselişini anlatan İffet, 1982 yılında 4 film (“Baş Belası”, “Gözüm Gibi Sevdim”, “Doktor Civanım” ve “İffet”) çeken Kartal Tibet imzası taşıyor. Filmin senaryosu Yavuz Turgul’a ait.
İffet’in aldatılmasını mağduriyet olarak gösteren senaryo, İffet’in Haluk’u Cemil’le aldatışını ise aşka bağlayarak büyük bir çelişki yaratıyor.
Oyuncu seçimleri gayet yerinde. Çoğu filminde olduğu gibi İffet’te de Müjde Ar’ın güzelliğinden bir hayli faydalanılmış. Cemil karakterinin, Faruk Peker’in filmografisindeki belki de en önemli rol olduğu söylenebilir. Savaş Başar ve Ergün Uçucu, başarılı performanslarıyla yan kadronun göze çarpan isimleri.
Cemil’in İffet’in başını pencereye sıkıştırıp tecavüz ettiği sahneyle kültleşen film, belli ölçüde erotizmi de olan bir intikam hikayesi. Özellikle Müjde Ar’ın hayranlarının ilgisini çekebilecek bir film.

Imdb note : 5.5                             My note : 5.5