Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Larry Crowne (2011)

Director / Yönetmen:

Tom Hanks

Screenplay / Senaryo:

Tom Hanks
Nia Vardalos

Cast / Kadro :

Tom Hanks
Julia Roberts
Bryan Cranston
Cedric The Entertainer
Taraji P. Henson
Gugu Mbatha - Raw
Wilmer Valderrama
Pam Grier
                                                             Rita Wilson
                                                             George Takei
                                                             Rob Riggle
                                                             Ian Gomez
                                                             Holmes Osborne
                                                             Rami Malek
                                                             Malcolm Barrett
                                                             Grace Gummer
                                                             Maria Canals - Barrera
                                                             Carly Reeves
                                                             David L. Murphy
                                                             Chad W. Smathers
                                                             Julia Cho
                                                             Sarah Levy
                                                             A. B. Fofana
                                                             Tom Budge
                                                             Bob Stephenson
                                                             Claudia Stedelin
                                                             Barry Sobel
                                                             Dale Dye
                                                             Erin Underwood
                                                             Julie Wagner
                                                             Sy Richardson
                                                             Alex Quijano
                                                             Tina Huang
                                                             E - Kan Soong
                                                             Tarina Pouncy
                                                             Roxana Ortega
                                                             Sarah Mahoney
                                                             Randall Park
                                                             Brady Rubin

Subject / Konu:

U - Mart isimli alışveriş zincirinde çalışan ve çalışkanlığıyla göz dolduran Larry Crowne, üniversite tahsili olmadığı için yükselme olasılığı olmadığı bahane gösterilerek işinden kovulur. 392.000 dolar borcu olan Larry'nin banka kredisi alma ve yeni iş bulma girişimleri başarılı olmayınca; Larry'nin borçlarına karşılık evi ipoteklenir. Komşusu Lamar'ın da tavsiyesiyle üniversitede eğitim almaya karar verir. Lamar'dan satın aldığı eski scooter tarzı motorsikletiyle okula gider.
Otoparkta tanıştığı scooter kullanan Talia ile arkadaş olan Larry, hitabet ve ekonomi derslerine katılır. Talia da ekonomi derslerine katılmaktadır.
Programına sabahın 8'inde ders konulmasına sinirlenen öğretmen Mercy, sınıfa gittiğinde sadece 9 öğrenci olduğunu görünce dersin iptal olduğunu söyler. Çünkü bir dersin programdan kaldırılmaması için derse minimum 10 öğrenci katılmak zorundadır. Ancak Larry'de derse katılınca öğrenci sayısı 10'a çıkar ve Mercy, bu durumdan hiç mi hiç memnun olmaz. Mercy, bir dahaki derste herkesin sunum yapacağını söyler.
Eve dönen Mercy, kocası Dean'e gün boyu çalışır gibi yapıp porno izlemesinden oldukça rahatsız olduğunu söyler. Dean, başta porno izlediğini reddetse de çok geçmeden durumu kabul eder ve bunun gayet normal olduğunu söyler.
Larry, hitabet dersinde sunum yaptıktan sonra ekonomi dersine girer. Ekonomi dersinde Talia'dan motorsikletlere atlayıp turlama teklifi alan Larry, Talia, Talia'nın sevgilisi Dell ve arkadaşlarıyla birlikte turlamaya başlar. Larry'nin donanmadan arkadaşı Frank'in lokantasında birşeyler yedikten sonra Larry'nin evine giderler ve eve çeki düzene koyarlar. Larry de artık çetenin bir parçası olur. Dell, Talia'ya aşık olmaması için Larry'yi uyarır.
Donanmada 20 yıl aşçı olarak çalışan Larry, Frank'in lokantasında çalışmaya başlar. Mercy, Larry çalıştığı için hitabet dersine gelemeyince ve ardından Talia ile Larry'yi dışarıda görünce; Larry'nin genç kızları tavlamak için üniversiteye gelen bir adam olduğunu düşünmeye başlar.
Mercy ve Dean, çıktıkları keyifsiz akşam yemeğinin ardından arabada kavgaya tutuşurlar. Mercy arabadan iner ve bir otobüs durağında oturur. Talia ve arkadaşlarıyla turlamakta olan Larry, Mercy'yi görünce yanına gider ve onu alıp evine bırakır. Yolda alkollü Dean'in polis tarafından tutuklandığını görürler. Mercy, alkolünde etkisiyle Larry'yle öpüşür. Larry, daha fazla ileri gitmeden ve fakat Mercy ile öpüştüğüne memnun olarak gider.
Sabah karakoldan eve dönen Dean, tüm eşyalarını evin dışında bulur. Dersin ardından Mercy, Larry'ye yaşananların alkolün etkisiyle olduğunu söyler ve aralarında geçenleri başkalarına anlatmamasını rica eder.
Aldığı ekonomi derslerinin de etkisiyle bankanın kendisini düşürmeye çalıştığı tuzağı farkına varan Larry, evi borcuna karşılık bankaya devretmeye karar verir.
Talia, okulu bırakır. Talia'dan Larry'nin sevgilisi olmadığını öğrenen Mercy, Larry'ye karşı daha yakın davranmaya başlar. Larry, evini boşaltır.
Dönem sonu geldiği için okulda finaller başlar. İyi bir sunum yapan Larry, hitabet dersinden A+ almayı başarır.
Okulda yeni dönem başlar. Ancak Larry, Mercy'nin dersine katılmaz. Mercy, adresini bulduğu Larry'nin evine gider. Artık birbirlerini sevdiklerini saklamayan 2 sevgili, Larry'nin mutfağına doğru giderler...

Comment / Yorum:

Tom Hanks ve Julia Roberts'ı 2007 yapımı "Charlie Wilson's War / Charlie Wilson'ın Savaşı"dan sonra 2. kez bir araya getiren Larry Crowne, Tom Hanks'in 1996 yapımı "That Thing You Do! / Hayal Şarkısı"dan sonra sinemadaki 2. yönetmenlik denemesi. Filmin senaryosu, Tom Hanks ve Nia Vardalos tarafından Tom Hanks'in Jim Chandler adlı arkadaşının gerçek hayat hikayesinden yola çıkarak yazıldı.
Her ne kadar 90'lardaki kadar popüler olmasalar da Amerika'da her zaman halkın sevgilisi olmayı başarmış 2 dev ismin aynı projede yer alması bile filmi çekici kılmaya yetecek bir neden. Üstelik filmin romantik komedi olması; Julia Roberts'ın da Tom Hanks'in de romantik komedilerle tanınıp zirveye çıktıkları düşünüldüğünde filme dair beklentileri yukarı taşıyan başka bir neden.
Filmin komedi dozajı, başarılı diyaloglarla gayet iyi ayarlanmış. Ama romantizm yönünün zayıf kaldığını da belirtmek gerek. Filmin oyuncu kadrosunda Hanks ve Roberts'ın dışında Bryan Cranston ve Pam Grier gibi tanınmış oyuncular da var. Filmin en dikkat çeken ismiyse Tania rolünde seyrettiğimiz Gugu Mbatha - Raw. Filmde ayrıca Tom Hanks'in eşi Rita Wilson ve oğlu Chet Hanks'de rol aldı. Mercy'nin arabasındaki harita cinini seslendiren isim ise senarist Nia Vardalos.
Larry Crowne, keyifli bir seyirlik olmasına karşın beklenti çıtasını yüksekte tutan bir proje olduğu için genelde olumsuz eleştiriler aldı. Bu olumsuz tablo gişeye de yansıdı ve yaklaşık 30.000.000 dolara mal olan film, 68.608.245 dolar hasılat elde edebildi. Böylece bir çok filmiyle 100.000.000 dolar hasılat barajını geçmeyi başaran Tom Hanks, bu kez başarısız oldu.
Larry Crowne, eğlenceli bir komedi filmi. Hollywood'un 2 dev ismini bir kez daha bir arada izlemek için iyi bir fırsat.

Imdb note : 5.9                              My note : 5.5

8 Mayıs 2012 Salı

Namuslu (1984)

Director / Yönetmen:

Ertem Eğilmez

Screenplay / Senaryo:

Başar Sabuncu

Cast / Kadro :

Şener Şen
Ayşen Gruda
Adile Naşit
Erdal Özyağcılar
Ergün Uçucu
Necati Bilgiç
Zihni Küçümen
Metin Çeliker
Tuncer Sevi
                                                            Bilge Zobu
                                                            Ali Şen
                                                            Haşmet Zeybek
                                                            Yaşar Güner
                                                            Metin Çekmez
                                                            Metin Çeliker
                                                            Sevim Çalışgir
                                                            Oktay Güzeloğlu
                                                            Dursun Ali Sarıoğlu
                                                            Levend Yılmaz
                                                            Sevil Uluyol
                                                            Kadri Ögelman

Subject / Konu:

Ali Rıza, dar gelirli olmasına karşın namuslu bir yaşam sürmektedir. Değil iş arkadaşlarından; karısından, kaynanasından ve oğlundan bile saygı görmemektedir. Ali Rıza, bankadan tahsil ettiği büyük miktarda parayı çaldırır. Ali Rıza şirkete döndüğünde; iş arkadaşları ona inanmak yerine çaldığını düşündükleri paradan nemalanmaya çalışırlar. Hatta bu uğurda Ali Rıza'nın soyuşunu daha inandırcı hale sokmak isterler ve Ali Rıza'yı tartaklayıp kıyafetlerini paralarlar.
Ali Rıza'ya karşı en basit memurdan genel müdüre kadar herkesin tavrı değişir. Herkes, Ali Rıza'nın emrine amade olur. Ali Rıza, ne yapsa da ne etse de; namuslu olduğuna insanları inandıramaz. Ali Rıza'ya en çok koyan ise ailesinin kendisini hırsız gibi görmesi olur.
Hep okuyup adam olmasını hayal ettiği oğlu, babasının istediği gibi birisi olmak yerine para peşinde koşan dayısını örnek alır.
Komşular ve mahalleli de şirkettekilerden geri kalmaz ve Ali Rıza'yı kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla el üstünde tutarlar. Kimseye namuslu olduğunu anlatmayı başaramayan Ali Rıza, kendisini namussuzmuş gibi gösterip çevresindekilerden para toplamaya başlar. Paralarını gönül rahatlığıyla Ali Rıza'ya verenler, kendilerini Ali Rıza'nın çaldığına inandıkları paraya ortak ettiklerini zannederler.
Ali Rıza'nın namussuz olmadığı ve topladığı paralarla gemiye binip kaçacağı bilgisi kulaktan kulağa yayılır. Ali Rıza'yı yakalamak için bahsi geçen geminin kalkacağı yere gidenler, hareket eden gemiyi yakalayamazlar. Namuslu Ali Rıza, kendini uyanık zannedenlerden topladığı hatırı sayılır parayla uzaklaşır gider.

Comment / Yorum:

Namuslu, 1985 yılında çektiği "Çıplak Vatandaş" filmiyle yönetmenlik kariyerine başlayan ve bu tarihten itibaren kendi senaryolarını kendisi filme çeken Başar Sabuncu'nun başka bir yönetmen için yazdığı son senaryo. 1984 yapımı film, Ertem Eğilmez'in son filmlerinden biri. (sondan 3. filmi)
Film, tür olarak komedram olarak nitelense de; kara mizah özellikleri de taşımakta. Namuslu memur Ali Rıza'nın yaşadığı soyulma vakasından sonra masumiyetini kanıtlayamamasını ve çevresindeki herkes tarafından sömürülmeye çalışılmasını anlatan film, güldürdüğü kadar sistem eleştirisi de yapmayı da başaran bir yapım.
Namuslu, Türk sinemasının komedi denildiğinde alkla ilk gelen isimlerinden biri olan Şener Şen'in karakter oyunculuğundan başrole terfi ettiği ilk film olma özelliğini taşıyor. Ayşen Gruda, Adile Naşit ve Erdal Özyağcılar filmin diğer ağır topları. Oyunculuk performansları oldukça iyi.
Namuslu namussuz repliğiyle akıllara kazınan film, toplumun genel algısını yansıtan ve güldürürken düşündüren bir yapım. Namuslu, bir başyapıt olmasa da kaliteli bir karah mizah.

Imdb note : 7.9                              My note : 7.5

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Night Passage / Karanlık Geçit (1957)

Director / Yönetmen:

James Neilson

Screenplay / Senaryo:

Borden Chase

Novel / Kitap:

Norman A. Fox (from "Night Passage")

Cast / Kadro :

James Stewart
Audie Murphy
Dan Duryea
Dianne Foster
Elaine Stewart
Brandon De Wilde
                                                           Jay C. Flippen
                                                           Herbert Anderson
                                                           Robert J. Wilke
                                                           Hugh Beaumont
                                                           Jack Elam
                                                           Tommy Cook
                                                           Paul Fix
                                                           Olive Carey
                                                           James Flavin
                                                           Donald Curtis
                                                           Ellen Corby
                                                           John Daheim
                                                           Kenny Williams
                                                           Frank Chase
                                                           Harold Goodwin
                                                           Harold 'Tommy' Hart
                                                           Jack C. Williams
                                                           Boyd Stockman
                                                           Henry Willls
                                                           Chuck Roberson
                                                           Willard W. Willingham
                                                           Polly Burson
                                                           Patsy Novak
                                                           Ted Mapes

Subject / Konu:

Tamir işleriyle uğraşan Grant Mclaine, demiryolu inşaatının yapıldığı Junction City'ye geri döner. Demiryolunda çalışanlar, 3 kez maaş treni soyulduğu için paralarını alamamaktan yakınmaktadır. Tamir işleri haricinde akordiyon da çalan Grant, insanları eğlendirdikten sonra kendisini çağıran Ben Kimball'la görüşmek üzere doğru yola koyulur. Yemek yemek için girdiği kafeteryada Charlotte'a rastlar. Bir süre Charlotte'la sohbet eden Grant, Charlotte'a daha önce bir sürüyü çalıp atıyla gitmesine izin verdiği için başını belaya sokan Uticalı Çocuk hakkında sorular sorar. Daha sonra Ben'in yanına giden Grant, işçilerin maaşlarını taşıması için teklif alır. Bir zamanlar evlenmek istediği şimdiyse Ben'in karısı olan Verna'nın araya girmesiyle teklifi kabul eder ve 10.000 doları götürmek üzere alır.
Yoldayken kurtardığı çocuk Joey ile yolculuğuna devam eden Grant, Joey'nin 2 azılı hırsız olan Uticalı Çocuk ve Whitey Harbin'in soygununa şahit olduğu için peşindeki adam tarafından yakalanmaya çalışıldığını öğrenir.
Whitey Harbin, Uticalı Çocuk itiraz etse de maaş trenini 4. kez soymaya karar verir. Treni durdurabilmek için su deposunu tren yolunun üzerine devirirler. Ancak tren depoyu parçalayıp yoluna devam eder. Trene atlayan Uticalı Çocuk ise makinistin yanına ulaşıp treni durdurmayı başarır.
Hırsızlar, tren kasasında para olmaması üzerine yolcuları trenden aşağıya indirip aramaya karar verirler. Grant, trenden indikleri sırada gömeğinin içinde sakladığı paraları çocuğun yemek kutusunun içine koyar.
Parayı bulamayan çete, Verna'yı esir alır ve Ben'e parayı getirince karısını geri alabileceğini söyler. Grant, çeteden birinin darbesiyle düşüp sersemler. Joey, tekrar çetenin eline düşer ve böylece işçilerin maaşlarının yer aldığı kutu, çete farkında olmasa da ellerine geçmiş olur.
Tren, Junction City'ye ulaştığında maaşlarının yine gelmediğini gören işçiler isyan eder ve şayet sabaha kadar maaşları ödenmezse demiryolu inşaatından ayrılacaklarını Ben'e ilan ederler.
Çetenin peşine düşen Grant, Uticalı Çocuk'u sevdiği için peşinden gelen Charlotte'un başını beladan kurtarır. Çetenin içki içtikleri bara gelen Grant, işsiz olduğu için onların arasına katılmak istediğini söyler. Uticalı Çocuk'un Grant'in kardeşi olduğu ve aralarının pek iyi olmadığı ortaya çıkar. Whitey, Grant'i çeteye almaya karar verir. Grant ve Uticalı Çocuk barın dışına çıkıp konuşurlar. Grant, ne amaçla geldiğini, parayı, Verna'yı ve Joey'yi alıp gitmek istediğini Uticalı Çocuk'a açıklar. Uticalı Çocuk, sadece parayı alıp gitmesi için 10 dakikası olduğunu söyler. Ardından Charlotte'la konuşan Uticalı Çocuk, evlenme teklif eder. Charlotte ise Uticalı Çocuk'a Grant gibi birisi olmasını ve artık pis işlerden elini çekmesini söyler.
Bara döndüklerinde Grant'in maaşları taşıyan kişi olduğunu bilen bir adamın gelişi işleri karıştırır. Barda kargaşa çıkar. Parayı ve Joey'yi yanına alan Uticalı Çocuk kaçar. Barın altından kaçmayı başaran Grant ise Verna ve Charlotte'u yanına alıp Uticalı Çocuk'un ardından gider. Whitey ve çetesi de Grant'in peşine takılır. Whitey'nin çetesi, Grant'i değirmende kıstırır. Grant, Verna'yı bir çeşit teleferikle göndermeyi başarır ve Whitey'nin adamlarıyla vuruşmaya başlar. Grant'i bir süre tepeden seyreden Uticalı Çocuk, Joey'nin Grant'in yanına gittiğini görünce ağabeyine yardım etmeye karar verir. Whitey, Uticalı Çocuk'u; Grant'te Whitey'yi öldürür.
Kardeşini gömen Grant, Charlotte ve Joey ile atlara atlayıp kasabaya doğru yol alır. Kasabaya vardığında parayı Ben'e teslim eder. Maaşlarının geldiğini gören işçiler mutluluktan havalara uçar. Grant, kendisine verilen işi yerine getirdiği için işi başarmasına karşılık demiryolunda vadedilen yeni işine de kavuşmuş olur.

Comment / Yorum:

Oyuncu James Stewart ve yönetmen Anthony Mann, 1953 - 1955 arasında 3'ü western olmak üzere toplam 6 filmde bir araya geldi. 1957 yılında Night Passage filmini yönetmesi için teklif götürülen Anthony Mann, senaryonun kötü olduğunu, Audie Murphy'nin pek etkileyici bir oyuncu olmadığını ve 1.91'lik James Stewart'la 1.73'lük Audie Murphy'yi kardeş rolünde oynatmanın inandırıcı olmayacağını gerekçe göstererek projeyi geri çevirdi. Mann'in bu tavrı üzerine James Stewart, Mann'le bir daha asla konuşmadı ve aynı projede yer almadı.
Anthony Mann'den sonra proje genellikle televizyonda yaptığı çalışmalarla tanınan James Neilson'a önerildi. James Neilson, teklifi kabul etti. Norman A. Fox'un aynı isimli romanından Borden Chase'in senaryolaştırdığı film, sinemalarda yine 1957 yapımı "The Delinquents / Suçlular" adlı filmle birlikte çift bilet karşılığı gösterildi.
2. Dünya Savaşı'na katılıp en çok madalya kazanan Amerikan askeri olan Audie Murphy, halkının çok sevdiği bir ulusal kahraman olunca; Hollywood bu durumu hem kendisi, hemde Audie Murphy için fırsata çevirmekte geç kalmadı. 1948 yılında oyunculuğa başlayan ve genellikle western ve savaş tarzı filmlerde rol alan Audie Murphy, James Stewart gibi bir devle birlikte rol aldığı Night Passage'da 2. adam rolünü üstlendi. Film, kariyerinin önemli bir döneminde olan ve bu dönemde "Rear Window / Arka Pencere", "The Man Who Knew Too Much / Çok Şey Bilen Adam" gibi büyük işlere imza atan James Stewart'ın vasat sayılabilecek filmlerinden biri oldu.
Night Passage, western türünü sevenler için sıkılmadan seyredebilecekleri bir alternatif olabilir.

Imdb note : 6.6                              My note : 5.5

6 Mayıs 2012 Pazar

Rıfat Diye Biri / A Person Named Rıfat (1962)

Director / Yönetmen:

Ertem Göreç

Screenplay / Senaryo:

Attila İlhan (Ali Kaptanoğlu takma adıyla)

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Özcan Tekgül
Semra Sar
Hulusi Kentmen
Süha Doğan
Mehmet Ali Akpınar
Ali Seyhan
Hakkı Haktan
                                                                Kaya Erçakar
                                                                Muammer Gözalan
                                                                Mahmure Handan
                                                                Fadıl Garan
                                                                Naci Saraç
                                                                Tunç Başaran

Subject / Konu:

Rıfat, hapishaneden kaçar. Rıfat'ın hapishaneden kaçtığını haber alan dansçı Zişan, telaşlanır ve dans ettiği bardaki adamlarına Rıfat'ı bulup öldürmelerini söyler. Rıfat'ın telefon etmek için girdiği eczane, kurşun yağmuruna tutulur. Eczacı adam ağır şekilde yaralanır. Kurşun kolunu sıyıran Rıfat ise polis sirenini duyar duymaz kaçar. Eczacı adam, eczaneye gelen polislere telefonla konuşan adamın ismini söylemeye çalışırken ölür. Adam ölmeden önce ağzından çıkan son sözler; "Rıfat diye biri" olur.
Yaralı Rıfat, peşindeki polislerden kurtulmaya çalışırken bir eve girer. Zengin bir adam olan Zeynel, çalışanlarından birinin kızı olan Lale'yle evlenmek niyetindedir. Lale'yi ve ailesini gezintiye çıkarır. Gezintinin ardından Lale ve ailesini evlerine bırakır. Ailesi Lale'nin Zeynel'le evlenmesini çok istese de; Lale, Zeynel'den hoşlanmamaktadır. Odasına giren Lale'nin ağzı, bir el tarafından kapatılır. Lale, yaralı olduğunu ve kendisinden korkmamasını söyleyen adama yardımcı olmak ister. Lale'nin gözü tam bu sırada gazetedeki bir habere takılır; "Hisar cinayeti faili Rıfat cezaevinden kaçtı!" Yarasını tedavi etmek istediği adamın Rıfat'ın ta kendisi olduğunu anlar ve korkuya kapılır. Rıfat, silah zoruyla yarasını sardırdığı Lale'ye katil olmadığını ve bir an önce Aleko'yu bulmak zorunda olduğunu söyler. Lale'nin kendisini polise ihbar edebileceğinden çekinen Rıfat, Lale'yi de yanına götürür.
Kundura tamirciliği yapan Aleko, dükkanına gelen adam tarafından silahla vurulur ve ölür. Rıfat ve Lale, Aleko'nun dükkanına geldiklerinde Aleko'nun cesediyle karşılaşırlar. Adamlarının Rıfat'ı öldüremediğini öğrenen Zişan, çok sinirlenir.
Rıfat, Lale'ye Aleko'nun suçsuzluğunu ispat edebilecek tek kişi olduğu için öldürüldüğünü söyler. Lale, Rıfat'a neden iftiraya maruz kaldığını sorunca; Rıfat, tüm hikayeyi en başından Lale'ye anlatır. Hukuk öğrencisiyken arkadaşlarıyla eğlenmek için gittiği barda tanıştığı dansçı Zişan'a tutulan Rıfat, Zişan'ın uyuşturucu ticaretiyle uğraştığını öğrendikten sonra Zişan'ı terkeder. Rıfat'ın kendisini bırakmasını kabullenemeyen Zişan, intikam almak için rakiplerini öldürtür ve suçu Rıfat'ın üstüne atar.
Rıfat ve Lale, bir süre barınabilmek için Rıfat'ın arkadaşı Binali'nin oteline giderler. Rıfat'ın uyumasından yararlanan Lale, bir not bırakıp kaçar. Evine dönen Lale, gazetelere Rıfat'la ilgili yansıyan haberi görür. Haberde Rıfat'ın eczacı ve Aleko'yu öldürerek cinayetlerine devam ettiği yazmaktadır.
Telefonla Zekai Baba namıyla tanınan komiseri arayan Rıfat, suçsuz olduğunu ve cinayetlerle ilgisi olmadığını söyler. Zekai, Rıfat'ın dışarıda buluşma teklifini kabul eder. Rıfat, Binali'ye yaptığı iyilikler için teşekkür ettikten sonra Zekai ile buluşmak üzere otelden ayrılır. Rıfat'ın suçsuzluğuna inanan Lale, otele gittiğinde Rıfat'ın otelden ayrıldığını öğrenir.
Rıfat'la Zekai buluşur. Rıfat, Zekai'den suçsuzluğunu ispat etmek için 3 gün mühlet ister. Zekai ise Rıfat'a teslim olması halinde suçsuzluğunu kanıtlamak için elinden gelen herşeyi yapacağına dair söz verir. Rıfat, bu teklife razı olmak üzereyken; Zekai'den habersizce buluşma noktasına gelen polisler, Rıfat'ın Zekai'ye olan güvenini yitirmesine ve kaçmasına neden olur.
Rıfat, yolda karşılaştığı Lale'yle birlikte otele geri döner. Rıfat'ın Lale'yle birlikte otele döndüğünü gören Sivri lakaplı otel görevlisi, Zişan'ı telefonla arar ve durumu bildirir. Binali, bir ipucu bulduğunu ve eskiden Zişan'ın çetesinde çalışan Çingene Hakkı adlı adamdan birşeyler öğrenebileceklerini söyler. Zişan, adamlarına otele gidip Rıfat'ı öldürmeleri için talimat verir. Lale, Rıfat'a kendisinden ayrılmak istemediğini söyler. Rıfat'ta Lale'ye suçsuzluğunu ispat edince; gelip kendisini bulacağına dair söz verir. Polisler otele baskın düzenler. Rıfat, Binali'nin yardımıyla arka kapıdan kaçar. Rıfat'ı kaçarken gören Zişan'ın adamlarından biri Rıfat'ın peşine takılır. Zişan'ın adamları Lale'yi kaçırıp Zişan'ın kaldığı köşke götürürler.
Rıfat, Çingene Hakkı'yı arayıp bulur. Zişan'ın Rıfat'ı takip eden adamı, tam Çingene Hakkı, Zişan'ın yerini Rıfat'a söylemek üzereyken; Çingene Hakkı'yı öldürür. Rıfat, adamın peşinden koşsa da; adamı yakalamayı başaramaz.
Gece olmasına karşın hala eve dönmeyen kızlarını merak eden Lale'nin ailesi, durumu polise bildirir.
Rıfat, boş gibi görünen Zişan'ın çalıştığı bara gider. Rıfat, barın telefonu çalınca; gizli bölmenin açıldığını ve içeride birilerinin olduğunu görür. Gizli bölmeden içeri giren Rıfat, Zişan'ın adamlarının burada uyuşturucu ürettiğini görür. Rıfat, adamlarla kavgaya tutuşur. Adamlardan birini yakalayıp konuşturmayı başarır ve Zişan'ın kaldığı köşkün yerini öğrenir.
Zişan, köşkte Lale'yi dövüp işkence yapar. Uyuşturucu işinin reisi olan Zeynel, köşke gelince; Lale, herşeyin arkasındaki adamın Zeynel olduğunu öğrenir. Zeynel, Lale'yi bir odaya çıkartır ve tecavüz etmeye kalkar. Rıfat, köşkü telefonla arar ve oraya geleceğini bildirir. Zeynel ve adamları, Rıfat'ı gelir gelmez öldürmek üzere beklemeye koyulur. Rıfat, birer birer tüm adamları hakladıktan sonra köşkün içine girer. Zeynel, Rıfat'ı vurmak üzereyken Zişan kendini Rıfat'ın önüne atar ve vurulup ölür. Polis köşke geldiğinde Rıfat, gerçek suçlunun Zeynel olduğunu söyler ve Zeynel'i komiser Zekai'ye teslim eder. Tutuklanmayı bekleyen Rıfat, Zekai'den aslında hapishaneden kaçmadığını, bilakis polisler tarafından uyuşturucu çetesini bulabilmek için salındığını ve birkaç formalite halledildikten sonra serbest kalacağını öğrenir. Bir sürü badireyi atlatan Rıfat ve Lale birbirlerine kavuşurlar.

Comment / Yorum:

Attila İlhan'ın Ali Kaptanoğlu takma adıyla senaryosunu yazdığı Rıfat Diye Biri, Türk sinemasının bilinen polisiye filmlerinden biri. Yönetmenliğini Ertem Göreç'in yaptığı filmde başrolü, oyunculukta olgunluk dönemini yaşayan Ayhan Işık üstlendi. Lale rolünde kariyerinin başlarındaki Semra Sar'ı, Zişan rolündeyse ünlü dansöz Özcan Tekgül'ü izliyoruz. Oyunculuk kariyeri boyunca dansçı veya seksi kadın rollerinde karşımıza çıkan Özcan Tekgül ve genelde saf kız rollerinde seyrettiğimiz Semra Sar, bu filmde de filmografilerinde benzerlerine rastlayabileceğimiz karakterler üstlenmişler.
Yardımcı oyuncu kadrosunda en dikkat çekici isim, Zekai Baba rolünde izlediğimiz Hulusi Kentmen. Filmde Türk sinemasında kötü adam rolleriyle tanınan Süha Doğan'ı görür görmez filmin kötü adamının kim olduğunu anlamak pekte zor olmuyor. Oyuncu kadrosunda bir diğer göze çarpan isim de Sivri karakterini oynayan ünlü yönetmen Tunç Başaran.
Senaryo her ne kadar sürükleyici olsa da çelişkili tarafları da var. Örneğin filmin sonunda polisin uyuşturucu çetesine ulaşabilmek için Rıfat'ı serbest bıraktığını öğreniyoruz. Ancak bu durumda polisin birkaç kez Rıfat'ı yakalayıp tutuklamaya kalkışması ve Zekai'nin Rıfat'ı teslim olmaya ikna çabaları senaryodaki bariz mantık hatalarını ortaya çıkartıyor. Ayrıca Rıfat'ın kaçarken sığındığı evin kızı Lale'nin, Rıfat'ın başını belaya sokan uyuşturucu çetesinin reisi Zeynel'in evlenmek istediği kişi olması da oldukça abartılmış bir tesadüf.
Filmin olumlu yönleriyse; baştan sona düşmeyen temposu, dinamik kurgusu ve mekan olarak kullanılan İstanbul sokakları. Filmin polisiye türünde olması bile Türk sinemasının bu konuda pek üretken olmadığı düşünülünce; Rıfat Diye Biri'ni seyretmek için yeterli bir neden.

Imdb note : 5.3                              My note : 6

5 Mayıs 2012 Cumartesi

The Woman in Black / Siyahlı Kadın (2012)

Director / Yönetmen:

James Watkins

Screenplay / Senaryo:

Jane Goldman

Novel / Kitap:

Susan Hill (from "The Woman in Black")

Cast / Kadro :

Daniel Radcliffe
Ciaran Hinds
Janet Mcteer
Sophie Stuckey
Liz White
Alisa Khazanova
                                                            Tim Mcmullan
                                                            Misha Handley
                                                            Roger Allam
                                                            Alexia Osborne
                                                            Alfie Field
                                                            Victor Mcguire
                                                            Cathy Sara
                                                            Daniel Cerqueira
                                                            Ashley Foster
                                                            Aoife Doherty
                                                            Sidney Johnston
                                                            David Burke
                                                            Shaun Dooley
                                                            Mary Stockley
                                                            Andy Robb
                                                            Indira Aigner
                                                            Lucy May Barker
                                                            Jessica Raine
                                                            Molly Harmon
                                                            Emma Shorey

Subject / Konu:

Tavanarasındaki odada bebekleriyle oynayan 3 kız kardeş, birdenbire oynadıkları yerden kalkarlar. Pencereye giden 3 küçük kız, kendilerini aşağı atıp intihar eder.
Arthur'un karısı oğullarını doğururken ölmüştür. Arthur, zor günler geçirir. Hukuk bürosunda çalışan Arthur'a işini kaybetmemesi için son bir şans verilir. Kısa süre önce ölen Alice Drablow'dan kalan Eel Bataklığı evinin satışı işlemlerini yapmak üzere yola koyulan Arthur, trende Daily ile tanışır. Arthur'u gideceği yere kadar götüren Daily, Arthur'u ertesi akşam için yemeğe davet eder. Arthur, kalacağı yere gittiğinde kendisi için yer ayrılmadığını ve tüm odaların dolu olduğunu öğrenir. Bunun üzerine Arthur'a sokakta kalmaması için tavanarasındaki oda verilir. Bu oda 3 kız kardeşin intihar ettiği odanın ta kendisidir.
Kendisine belgeleri teslim eden Jerome'un şüpheli hareketleri ve hemen Londra'ya dönmesini söylemesi Arthur'u kuşkulandırır. Bunun üzerine Arthur, Eel Bataklığı evine gitmeye karar verir. Eve vardığında bulabildiği tüm kağıtları toparlar ve incelemeye başlar. Kasabadan Eel Bataklığı evine giden yol, gelgitten dolayı sular çekilene kadar kapanır.
Arthur, belgeleri incelerken Nathaniel Drablow'un 7 yaşındayken bataklıkta boğularak öldüğünü ve cesedinin bulunamadığını öğrenir. Evde dolaşmaya başlar. Bahçede siyah kıyafetli bir kadın görünce evden çıkıp kadın gördüğü yere doğru gider. Önce sesler, sonra çığlıklar duymaya başlar. Sesleri takip edip bahçe kapısından dışarı çıkar. Ancak bir şey göremez. Çünkü her taraf sisle kaplanmıştır ve göz gözü görmemektedir. Ansızın karşısına çıkan arabacıyla kasabaya geri döner.
Gördüklerin anlatmak üzere polise gider. Ancak polis, söylediklerine pek itibar etmez. O sırada 3 küçük çocuk içeri girer ve yardım ister. Çocuklardan Victoria adındaki küçük kız, anneleri dışarıdayken tuz ruhu içmiştir. Arthur, yardımcı olmaya çalışsa da küçük kız kısa süre içersinde ölür.
Daily'nin evine akşam yemeği için giden Arthur, yıllar önce Daily'nin de çocuğunun öldüğünü ve bu olaydan sonra karısının ruh sağlığının bozulduğunu öğrenir. Daily'nin karısı, Arthur'un kalacak bir yeri olmadığını öğrenince kendileriyle birlikte kalmasını ister. Daily ve Arthur, akşam yemeğinin ardından ruhlarla iletişim kurulması hakkında konuşurlar.
Daily, gerekli bütün evrakları temin edip dönmek isteyen Arthur'u Eel Bataklığı evine götürür ve saat 11'de sular çekildikten sonra kendisini almak üzere geleceğini söyleyip kasabaya geri döner. Arthur, evde araştırma yaptığı sırada sürekli gölgeler görür. Bahçeye çıkıp yürür ve Nathaniel Drablow'un ve Alice Drablow'un kardeşi Jennet Humfrye'nin mezarlarıyla karşılaşır. Bahçeden eve doğru baktığında pencerelerden birinden bir kadının kendisine baktığını görür. Hemen pencerenin olduğu odaya giden Arthur, odada bulduğu belgeleri incelemeye başlar. Okuduğu mektuplar ve belgeler sayesinde Nathaniel'in aslında Alice'in oğlu değil, kız kardeşi Jennet'in oğlu olduğunu ve Alice'le kocasının Nathaniel'i evlat edindiğini, evlat edindikten sonra da çocuğu Jennet'a göstermediklerini öğrenir. Jennet'ın ölüm belgesinde Eel Bataklığı evinde kendini asarak intihar ettiği yazmaktadır.
Arthur, sesler duymaya başlar. Duyduğu seslerin evdeki tek kilitli kapının ardından geldiğini farkına varınca kapıyı kırmak için alt kattan baltayı alır. Ancak üst kata döndüğünde kapının açılmış olduğunu görür. Odaya girer ve duvar kağıdının altına yazılmış yazıyı görür; "Onu kurtarabilirdin."
Karanlığın çokmesiyle birlikte şiddetli bir yağmur başlar. Camdan bahçeye bakan Arthur, mezardan birinin çıktığını görür. Evin kapısının zorlanması üzerine kapıyı açar ve bahçede çocuklar görür. İçeri döndüğünde merdivenden yukarı çıkmış birinin ayak izlerini görür. Ayak izlerini takip eder ve bu izler onu yine aynı odaya götürür. Kısa bir süreliğine siyah kıyafetli kadını ve onun kendini asışını, ardından da çamurlar içinde bir çocuğun çığlık atışını görür. Nereye kaçarsa kaçsın birşeyler kendisin takip eder. Koşarak evin kapısını açar ve karşısında Daily'yi bulur. Daily ile birlikte kasabaya dönerler.
Kasabaya geldiklerinde Jerome'un evinin yandığını ve kızları Lucy'nin de evin içinde olduğunu öğrenirler. Arthur, Lucy'yi kurtarabilmek için alevlerin içine dalar ve Lucy'nin odasına ulaşmayı başarır. Odada Lucy ve siyahlı kadını görür. Lucy gaz lambasıyla kendini yakar.
Daily'nin karısı Elizabeth'ten siyahlı kadının kendi çocuğunu bulamadığı için diğer çocukları ölüme sürüklediğini öğrenen Arthur, kasabaya gelecek oğlunun da gelip diğer çocukların akıbetine uğramaması için harekete geçer. Jennet'ı oğluyla kavuşturursa bu lanetin son bulacağını düşünen Arthur, Daily'nin de yardımıyla bataklıktaki Nathaniel'in cesedini dışarıya çıkarmaya çalışır. Bataklığa dalan Arthur, zor da olsa çocuğun cesedini bulup çıkarmayı başarır. Çocuğun cesedini Daily ile birlikte Eel Batklığı evine götürürler. Tüm ışıklar aniden kararır ve siyahlı kadın gelir. Arthur ve Daily, siyahlı kadın gittikten sonra çocuğun cesedini Jennet'ın mezarının içine koyarlar.
Oğlu Joseph bakıcısıyla tren istasyonuna varır. Arthur, hiç vakit kaybetmeden Londra'ya dönmeye karar verir. Daily ile vedalaştıkları sırada Joseph, tren yoluna atlar. Hızla gelen tren Joseph'ı ezmek üzeredir. Arthur'da raylara atlar. O sırada Daily, siyahlı kadını ve ölen çocukları görür.
Arthur gözlerini açtığında sımsıkı sarıldığı Joseph haricinde istasyonda kimsenin olmadığını görür. Joseph bir kadın görür. Gördüğü kişi kendisini doğururken ölen annesidir. Joseph, Arthur ve eşi kendilerine bakmakta olan siyahlı kadını farketmezler ve el ele tutuşup giderler.

Comment / Yorum:

The Woman in Black, yönetmen James Watkins'in 2008 yapımı "Eden Lake / Kan Gölü" adlı filmden sonra çektiği 2. film. Filmin senaristi Jane Goldman ise son yıllarda yazdığı senaryolarla adından söz ettirmiş bir isim. Goldman, daha önce 2007 yapımı "Stardust / Yıldız Tozu", 2010 yapımı "Kick - Ass / Göster Gününü" ve "The Debt / Sır", 2011 yapımı "X - Men: First Class / X - Men: Birinci Sınıf" gibi popüler işlerin senaryo ekiplerinde yer almıştı. The Woman in Black ise senaristin bireysel olarak yazdığı ilk senaryo olma özelliğini taşıyor.
Susan Hill'in aynı adlı romanından uyarlanan The Woman in Black, yaklaşık 17.000.000 dolar bütçeyle çekildi. Harry Potter serisiyle şöhreti yakalayan Daniel Radcliffe, filmin başrolünü üstlendi. Film, genelde çocuk ve genç seyirciye hitap eden projelerde yer alan Daniel Radcliffe'e olgun bir rolde oynama fırsatı tanıdı.
Korku ve gerilimi harmanlayan film, ana mekan olarak kullanılan Eel Bataklığı evi ile karanlık ve ürkütücü bir atmosfer yaratmayı başarmış. Konunun gidişatı belli bir noktadan sonra kendini açık etmeye başlasa da; filmin beklenmedik şekilde sonlandığı söylenebilir. Beklenmeyen final, seyirciye ilginç ve başarılı gelebileceği gibi olumsuz da karşılanabilir.
Son yıllarda sinemada sıkça rastladığımız korku ve fantastik edebiyatı uyarlamalarından biri olan The Woman in Black, gerilim dozajı iyi ayarlanmış bir yapım. Film, başta kitabı sevenler olmak üzere türden hoşlananların ilgisini çekebilir.

Imdb note : 6.7                              My note : 6.5