Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

8 Ekim 2013 Salı

The Iceman / Katil (2012)

Director / Yönetmen:

Ariel Vromen

Screenplay / Senaryo:

Morgan Land
Ariel Vromen

Novel / Kitap:

Anthony Bruno (from "The True Story of a Cold Blooded Killer")

Documentary / Belgesel:

James Thebaut (from "The Iceman Tapes: Conversations with a Killer")

Cast / Kadro:

                                                             Michael Shannon
                                                             Winona Ryder
                                                             Ray Liotta
                                                             Chris Evans
                                                             James Franco
                                                             David Schwimmer
                                                             Robert Davi
                                                             John Ventimiglia
                                                             Danny A. Abeckaser
                                                             Ryan O'Nan
                                                             Stephen Dorff
                                                             Christa Campbell
                                                             Erin Cummings
                                                             Jay Giannone
                                                             Weronika Rosati
                                                             Zoran Radanovich
                                                             Hector Hank
                                                             Mckaley Miller
                                                             Megan Sherill
                                                             Ashlynn Ross
                                                             Freddy Bosche

Subject / Konu:

Richard Kuklinski'ye yaptıkları için pişmanlık duyup duymadığı sorulur.
29 Nisan 1964, New Jersey, Disney çizgi filmlerine dublaj yaptığını söyleyen ama askında porno filmler dublaj yapan Ritchie, Deborah ile çıkmaktadır. Bilardo salonunda Deborah hakkında ileri geri konuşan ve oyunda kaybettiği halde parasını vermekte sorun çıkartan adamı, bardan çıkıp arabasına bindiğinde gırtlağını keserek öldürür.

14 Eylül 1965, Deborah, Ritchie'den ilk çocuğunu dünyaya getirir. Roy ve adamları tarafından çalıştığı mekan basılan Ritchie, sipariş yetişmediği için tartaklanır ve siparişi ertesi güne yetiştirme sözü verir. Ertesi gün Roy, Ritchie'ye porno labaratuarını kapatacağını ve eğer iş istiyorsa sokaktaki dilenciyi öldürmesi gerektiğini söyler. Ritchie, soğuk kanlılığını koruyup dilenciyi öldürür ve böylece Roy'un adamı olur. Roy adına arka arkaya cinayet işlemeye başlar.
5 Mayıs 1975, New Jersey, 2 kızları olan Ritchie ve Deborah, bir dost sohbetinde Ritchie'nin döviz bürosu sahibi olduğunu söylerler.
13 Şubat 1976, Manhattan, Roy'un başı yarım milyon dolarlık kokain çalan adamı yüzünden belaya girer. Adamını bulup öldürmesi istenir. Roy, bu iş için Ritchie'yi görevlendirir. Ritchie'nin bir cinayet sırasında prensiplerine uymadığı için görgü tanığı olan bir genç kızı öldürmemesi, Roy'un Ritchie'yi bir süre işlerinden uzak tutma kararı almasına neden olur.

Ritchie, hapishaneden bir telefon alır. 11 yıldır görmediği ve ailesine varlığından bahsetmediği erkek kardeşi Joey, kendisiyle görüşmek istemektedir. Hapishaneye gider. 12 yaşındaki bir kızı öldürdüğü için hapis yatmakta olan Joey, kendisini kurtarabilecek iyi bir avukat tutabilmek için para yardımı ister. Ritchie yardım etmeyeceğini söyleyince tartışırlar. Ritchie, özel hayatında öfkesini kontrol edememeye başlar. Başka bir seri katille ortak çalışmak üzerine anlaşır. Roy, bir adamını öldürdüğünü öğrendiği Ritchie'nin evine gelir. Kendisini arabasına çağırtır ve kızlarını öldürmekle tehdit eder. Roy'un adamını öldürten Leo, para vermeyi reddedince Ritchie, Leo'yu öldürür. Ritchie, çok geçmeden kızı Anabel'e kasıtlı olarak arabayla çarpıldığını ve kızının hastahaneye kaldırıldığını öğrenir. Kızının intikamını almak için harekete geçer. Önce ortağını ortadan kaldırır. Roy'u siyanürle öldürmek isteyen Ritchie, bir aracı bulur. Ancak aracı, polis namına çalışmaktadır ve Ritchie'yi oyunu getirip tutuklanmasını sağlar.
Richard, ailesini incitmenin dışında hiçbir şeyden pişmanlık duymadığını söyler. Eyaletin en azılı kiralık katillerinden biri olan ve soğukkanlılığı nedeniyle Buz Adam olarak anılıan Richard, kardeşiyle aynı hapishaneye atılır. 2 sefer müebbet hapis cezasıyla cezalandırılır. Bir daha ailesini göremez. 2006 yılında Trenton Eyalet Hapishanesinde ölür. Kuklinski'nin 100'den fazla insan öldürdüğü tahmin ediliyor.

Comment / Yorum: 

İsrailli yönetmen Ariel Vromen imzası taşıyan The Iceman, biyografik bir suç filmi. Bu biyografik film, belgeselci tarafı da olan yönetmen için başarılı bir deneyim olmuş. Gerçek bir hikayeye dayanan filmin senaryosu, Richard Kuklinski hakkında yayınlanan bir kitap ve Richard'la hapishanedeyken yapılmış görüşmelerden oluşan bir belgeselden yola çıkılarak yazılmış. Yaklaşık 10.000.000 dolara mal olan film Amerika genelinde 1.939.441 dolar hasılat elde edebildi.

Filmin orjinal kadrosunda Benicio Del Toro, Roy karakterini, James Franco, Mr. Freezy karakterini, Maggie Gyllenhaal'da Deborah karakterini canlandıracaktı. Ancak daha sonra yapılan değişikliklerle Roy karakteri Ray Liotta'ya, Mr. Freezy karakteri de Chris Evans'a verildi. James Franco, küçük bir rol üstlenip filmde rol aldı. Hamile olduğu için kadrodan çıkan Maggie Gyllenhaal'ın canlandıracağı Deborah rolü de Winona Ryder'a verildi. Oyuncu seçimlerinin mevcut halleriyle de başarılı olduğunu söylemek gerek. Kariyerinin büyük bölümünde suç filmlerinde yer almış Ray Liotta ve yaşadığı sıkıntılı dönemin ardından doğru dürüst roller bulmakta zorlanan Winona Ryder, yerinde tercihler olmuş. Filmin başrolünde izlediğimiz Michael Shannon ise gerek fiziksel görüntüsü gerek mimikleriyle Richard Kuklinski rolü için biçilmiş kaftan bir seçim.
The Iceman, nereden başlayıp nereye gideceği belli olan bir hikaye olduğu için filmde pek sürprize yer yok. Buna karşın film akıcı ve süresi iyi ayarlanmış. Suç ve biyografik türde filmleri sevenlere hitap edebilecek eli yüzü düzgün bir yapım.

Imdb note : 6.9                               My note : 7

7 Ekim 2013 Pazartesi

Twixt (2011)

Director / Yönetmen:

Francis Ford Coppola

Screenplay / Senaryo:

Francis Ford Coppola

Cast / Kadro :

Val Kilmer
Bruce Dern
Elle Fanning
Ben Chaplin
Joanne Whalley
David Paymer
Anthony Flisco
Alden Ehrenreich
Don Novello
                                                                  Bruce A. Miroglio
                                                                  Lisa Biales
                                                                  Ryan Simpkins
                                                                  Lucas Rice Jordan
                                                                  Fiona Medaris
                                                                  Katie Crom
                                                                  Lucy Bunter

Subject / Konu:

Eski terk edilmiş kasaba, Şerif'in söylediğine göre kendi gayretleriyle toparlanmıştır. Ama burada yıllar önce yaşanan bir olaydan dolayı şeytani birşeyler vardır. Gençler, görünüşleri ve yaşam tarzlarıyla şeytanın etkisi altındadırlar.
Bir yazar olan Hall Baltimore, kasabaya gelir. Ancak Şerif haricinde kimse kitabıyla ilgilenmez. Şerif, ısrarla kasabada yaşanmış olayları Hall'a anlatmak ister ve sonunda onu ikna etmeyi başarır. Hall'a bir kızın cesedini gösterir ve bunun bir seri katil işi olduğunu, beraberce bu konuyla ilgili bir kitap yazabileceklerini söyler. Ancak Hall, bu teklifle pek ilgilenmez. Cesedin de yüzüne bakmaz.
Ünlü yazar Edgar Allen Poe'nun bu kasabadan olduğunu öğrenince onun yaşadığı eski oteli ziyaret eder. Otel kapalıdır. Ardından kasabaya inip kalacağı otele yerleşir. Kızı Vicky için imzalamış olduğu bir kitabı eline geçer. Kitabın içinden kızının bir resmi çıkar.

Hall, internet üzerinden görüştüğü karısıyla tartışır. Karısı Denise, kendisini yazmak için zorlar. Halbuki o, kızı bot kazası geçirip öldükten sonra yazmayı bırakmıştır. Kasabada da kişisel birşeyler yazma niyetindedir.
Gece kasabada gezintiye çıkan Hall, ormana gider. Ormanda yürürken 12 yaşındaki bir kız olan Virginia ile karşılaşır. Virginia’da tıpkı kasabadaki diğer gençler gibi tuhaf bir makyaj yapmıştır. Virginia, Hall’un kitaplarına olan hayranlığından bahseder. Birlikte yürürler. Bu yürüyüş, eski otele kadar devam eder. Hall, otelin açık olduğunu görüp şaşırır. Otele gitmek ister. Ancak Virginia otelden ürker ve gitmek istemez. Hall otele doğru yürürken Virginia ansızın gözden kaybolur. Hall, otelin içine girer. Oteli işleten kadından zemininin altında 12 çocuğun mezarı olduğunu, 13. çocuk olan bir kızın ise kaçarak lanetlendiğini öğrenir. Camın arkasından görünen Virginia, kendisini yakalamaya çalışan otel işletmecisi kadını kolundan ısırıp kaçar. Hall, otelden dışarı çıkar. Otelin zemininin açıldığını ve oradan çıkan 12 küçük çocuğun otelin dışına oynayarak çıktığını görür. Hall’ün yanına gelen Virginia, gördüğü çocukların küçük ölüler olduğunu söyler. Çocuklardan sonuncusunu kucağında dışarı çıkaran adam, Virginia’yı görünce gerilir ve içeri çağırdığı çocuklarla beraber tekrar zemine girer. Virginia’yı takip ederek bir köprüden geçer. Suda Virginia’nın yansımasını görür. Bu yansıma, kendisinden yardım ister. Hall, ayağı takılınca tökezler. Kendisini ansızın ortaya çıkan bir adam tutar. Bu adam, Edgar Allen Poe’nun ta kendisidir. Hall, Edgar Allen Poe’dan kendisine yolu göstermesini ister. Hall, karısının internet üzerinden çağrısı üzerine uykusundan uyanır.

Rüyasının izinden giden Hall, kapalı vaziyetteki eski otele gider. İçeri girer. Zemini kontrol eder. Daha sonra kütüphaneye gidip otelle ilgili belgeleri inceler. Eski bir gazetede, kasabada öldürülmüş 12 çocukla ilgili bir haber okur. Bazı notlar alır. Ardından Şerif’le görüşmeye gider. Bir kitap yazmaya karar verdiğini söyler. Şerif, vampir katliamıyla ilgili hikaye fikrini Hall’e anlatmaya başlar.
Yayıncısını arayan Hall, vampir katliamıyla ilgili bir kitap yazacağını söyler ve karısına para göndermesini ister. Yazmayı denese de bir türlü ilham gelmez. Soluğu gizlice girdiği Şerif’in ofisinde alır. Ama Şerif’in otelinde kendisini beklediğini öğrenince incelemeye geldiği cesede bakma fırsatı bulamaz. Şerif’le otel odasına giderler. Biraz Şerif’in hikayesini dinledikten sonra rüyaya dalar. Bu şekilde rüyasında gördüklerinden yaratıcı şekilde yararlanabileceği düşüncesindedir.
Kendisini yine ormanda bulur. Bu kez Edgar Allen Poe ile birlikte bir eve girerler. Hall, bir hikaye yazmak için ihtiyaç duyduğu şeyleri söyler. Edgar Allen Poe, fikirlerini söyler. Güzel bir kızın ölümünden ve hikayenin trajedi oluşundan bahseder. Sonra da hikayeyi anlatmaya başlar. Bir rahip kimsesiz ve yetim çocuklara oldukça iyi bakmaktadır. Bir gece çocuklardan biri kaybolur. Rahip, çocukları gölün yakınına gitmemeleri konusunda uyarır. Çünkü orada vampirler vardır.

Hall, kayıp kızı araştırmak için göl çevresindeki gençlerin yanına gider. Gençlerin lideri olan Flamingo, kızı 3 gündür görmediklerini söyler.
Gece saat kulesine çıkan Hall, kokunun ve kızıyla ilgili gördüğü kabusun etkisiyle aşağıya düşer ve Edgar Allen Poe ile hikayeye devam ederler. Göl kenarındaki gençlerin yanına giderler. Daha sonra Rahip ve çocukların yanına giderler. Rahip, limonata yaptırdığı çocukları öldürür. Virginia bu durumu engellemeye çalışır. Rahip, Virginia’yı da öldürebilmek için yakalamaya çalışır. Flamingo, dışarıya kaçan Virginia’yı motorsikletine bindirip Rahip’in elinden kurtarır. Ancak geceyarısı göl kenarına gelen Rahip, Virginia’yı uyuduğu yerde yakalar. Ve sonra onu götürüp zincirler. Zincirlediği yerin önüne duvar örer. Ardından kendini asar. Edgar Allen Poe, Hall’a Virginia’nın karısı ve kuzeni olduğunu söyler. Virginia, her şeyin anlaşılmasıyla göğe doğru yükselir. Hall’un kapısında bağırıp çağıran Şerif, Hall’u uykusundan uyandırır. Hall’un yayıncısından karısına giden parayı duyan Şerif, paranın yarısını ister. Hall’un hikayeyi söylediği şekilde yazmayacağını anlayan Şerif, sinirlenip bir cisimle Hall’un kafasına vurur. Hall, kendisini Rahip’in karşısında bulur. Rahip, cinayetlerinin ardından çıldırma noktasına gelmiştir.

Edgar Allen Poe, Hall’a artık durmasını söyler. Hall ise hikayenin sonuna yaklaşmışken niye durması gerektiğini sorar. Edgar Allen Poe, Hall’den gerçekle yüzleşmesini ister. Suya bakarlar. Hall, kızının kazasında sarhoş olduğu için yanında olamadığını ve bundan duyduğu utancı itiraf eder. Hall, kafası kanlı şekilde kendine gelir. Sinirli şekilde Şerif’in ofisine gider. Kapı kilitli olduğu için kapıyı kırarak içeri girer. İçerde Şerif yardımcısının cesedini ve kendini asmış haldeki Şerif’i bulur. Şerif’in üzerinde suçlu yazmaktadır. Kendisini toparlayan Hall, birkaç kez denese de yüzüne bakmayı başaramadığı cesedi görmek için içeri girer. Cesedin yüzünü açar ve Virginia olduğunu görür. Cesede saplı kazığı çıkarır. Ortalık kan gölü olur. Virginia çığlıklar attıktan sonra yatırıldığı sedyeden kalkar. Hall’un boynuna atlar ve onu ısırır.
Hall, hikayeyi yayıncısına teslim eder. Kitap 30.000 adet satıp iyi bir satış adedine ulaşır. Şerif’in diğer 3 cinayetle de ilgisi olduğu ortaya çıkar. Flamingo’yu bir daha gören olmaz.

Comment / Yorum: 

Eski parlak günlerinden oldukça uzak görünen efsane yönetmen Francis Ford Coppola’nın 2011 yılında çektiği son filmi Twixt, yönetmenin daha ziyade kariyerinin başlarında denediği korku türüne yakın bir yapım. Filmin yaklaşık maliyeti 7.000.000 dolar.
Demode olarak değerlendirilebilecek oyuncu kadrosunda dikkat çeken isimler eski popülaritelerinden uzak olan Val Kimler ve Ben Chaplin ile çocuk oyunculuktan genç oyunculuğa geçiş yapan Elle Fanning. Filmin anlatıcısı Tom Waits. Filmde Val Kilmer’ın canlandırdığı Hall karakterinin karısı Denise’i canlandıran Joanne Whalley, Val Kilmer’ın eski karısı.
Filmin en başarılı tarafı, dijital tekniklerin de bolca kullanılmış olduğu, görüntü yönetimi. Francis Ford Coppola, Twixt ile her ne kadar yeni sinema düzenine ayak uydurmayı denese de görüntü yönetimi dışında vasatı aşabildiği söylenemez. Yine de yönetmenin takipçilerinin ilgisini çekebilir.

Imdb note : 4.9                               My note : 5.5

6 Ekim 2013 Pazar

Gridlock'd (1997)

Director / Yönetmen:

Vondie Curtis Hall

Screenplay / Senaryo:

Vondie Curtis Hall

Cast / Kadro :

Tim Roth
Tupac Shakur
Thandie Newton
Charles Fleischer
Howard Hesseman
James Pickens Jr.
John Sayles
Tom Towles
Tom Wright
                                                               Eric Payne
                                                               James Shanta
                                                               Jim O’Malley
                                                               George Poulos
                                                               Debbie Zaricor
                                                               Mik Scriba
                                                               Lucy Liu
                                                               Richmond Arquette
                                                               Billie Neal
                                                               Debra Wilson
                                                               Rusty Schwimmer
                                                               Elizabeth Anne Dickinson
                                                               Joey Dente
                                                               Darryl Jones
                                                               Jasen Govine
                                                               Tim Truby
                                                               Vanessia Valentino
                                                               Ron Cummins
                                                               Brad Spencer
                                                               Rory J. Shoaf
                                                               Tracy Vilar
                                                               Roslyn Mckinney
                                                               Roderick Garr
                                                               William Long Jr.
                                                               Mark Ericson
                                                               Tonia Rowe
                                                               Lynn Blades
                                                               Kasi Lermmons
                                                               Henry Hunter Hall
                                                               Louis E. Rosas
                                                               Claudia Vazquez
                                                               Bokeem Woodbine
                                                               Vondie Curtis Hall

Subject / Konu:

Yılbaşı gecesi Spoon ve Stretch sohbet ederlerken Spoon'un ilk kez uyuşturucu kullanan sevgilisi Cookie'nin kendinde olmadığını fark ederler. Önce küvete götürüp soğuk suya sokarlar ve kendine getirmeye çalışırlar. Bu yöntem işe yaramayınca Cookie'yi hastaneye götürmeye karar verirler. Ancak hiçbir taksi kendilerini almaz. Çağırdıkları ambulansta gelmeyince Cookie'yi hastaneye kadar taşırlar. Hastanenin acil servisinde görevli, kendileriyle ilgilenilmediği gibi bir de form doldurmaları istenir. Görevli, formda güvenlik numarasının yazılı olmadığı için sorun çıkarınca Spoon'un sabrı taşar ve söylenmeye başlar. Önlerinden geçmekte olan doktor, kendilerine yardım edip Cookie'ye müdahalede bulunur. Doktor, Cookie'nin kurtulup kurtulamayacağını görmek için beklemek zorunda olduklarını söyler.

Spoon, Stretch'e Cookie'nin halini gördükten sonra uyuşturucu içmeyi ve satmayı bıraktığını söyler. Stretch ise bu konuda bir süre düşüneceğini söyler. Stretch'in uyuşturucu sattığı kişiler, kaba konuşma tarzı yüzünden başına bela olur. Silahla üzerine gelen ilk müşteriden Spoon'un müşterinin kafasına vurup kaçmaları sayesinde, arkadaşları Mud'tan da Spoon'un samimiyetini kullanması sayesinde kurtulmayı başarır. Ancak ilk müşteri ve silahlı adamı karşılarına tekrar çıkıp kendilerine ateş eder. Kaçıp kurtulmayı başarırlar. Bu olayın ardından Stretch'te uyuşturucuyu bırakma kararı alır.

Ertesi sabah rehabilitasyon merkezine giderler. Medicaid kartları olmadığı için H.I.V. testi yaptırmaları gerektiğini öğrenirler. Stretch, işlemler 1 hafta ila 10 gün süreceği için işlemler bitene kadar uyuşturucu kullanabileceklerini söyler. Spoon'da bu fikre ikna olur. Mud'un evinde uyuşturucu kullandıktan sonra başka bir rehabilitasyon merkezine giderler. Uzunca süre sıra beklerler. Sıraları geldiğinde rehabilitasyon merkezi'nin artık uyuşturucu tedavisi vermediğini sadece içki tedavisiyle uğraştığını öğrenip geri dönerler. Rehabilitasyon programına alınabilmeleri için geçici medicaid kartı çıkartmaya karar verirler. Ancak bu kartlar için yoksulluk programına dahil olmaları gerektiğini öğrenirler. Yine sonuçsuz kalan çabalamaların ardından streslerini gidermek için uyuşturucu kullanmaya karar verirler. Arkadaşları Mud'u evlerinde öldürülmüş halde bulurlar. Mud'un sakladığı uyuşturucuları bulup alırlar. Evden çıktıklarında karşılarına polis çıkar. Kısa bir ayaküstü sorgulamanın ardından kaçarcasına uzaklaşırlar.

Geçici medicaid kart için gittikleri merkezin başka bir adrese taşındığını haber alırlar. Yolda peşlerine daha önce Stretch'in başına bela olan müşteri ve adamı takılır. Uyuşturucu satıcısı olan adamlar, Mud'u öldürmüşler ve Spoon'la Stretch'te olduğunu bildikleri Mud'un uyuşturucularını almak istemektedirler. Spoon ve Stretch, yoldan geçen polisler sayesinde kurtulmayı başarırlar. Yemek yemek için gittikleri mekanda televizyondan haberleri izlerler. Haberlerde Mud'un ve sevgilisinin öldürüldüğü bilgisi verilir. Ardından cinayet şüphelileri olarak Spoon'la Stretch'in robot resimleri yayınlanır. Spoon ve Stretch, bütün işlemleri halledip rehabilitasyon merkezine girerek ortadan kaybolmanın iyi bir fikir olacağına karar verirler. Ancak kötü haberler ardarda gelir. Önce randevu için geç kaldıklarını, sonra da geçici medicaid kart almanın tek yolunun H.I.V. testlerinin pozitif çıkmaları gerektiğini öğrenirler. Tuvalette uyuşturucuyu klozete dökmekle meşgul olan Stretch, Spoon'a H.I.V. pozitif olduğunu itiraf eder. Bu sırada tuvaleti basan polis üstlerini arar. Birden tuvalete akın eden insanlar, polislerin üzerine doğru gelir. Ortalık karışır. Kendileriyle ilgilenilmemesinden bıkan yaşlı adam ve köpeği, Sosyal Güvenlik binasının altını üstüne getirir. Karışıklıktan yararlanan Spoon ve Stretch binadan kaçmayı başarırlar. Caddede peşlerine bu kez uyuşturucu satıcısı ve adamı takılır. Bir süre sonra peşlerindeki 2 poliste karşılarına çıkar. Uyuşturucu satıcılarıyla polis arasında silahlı çatışma başlar. Stretch kaçarken omzundan vurulur. Destek çağıran polis, uyuşturucu satıcılarını yakalar. Kuytu bir köşede saklanan Spoon ve Stretch, acil servise gitmek için olayı darp edilmişler gibi göstermeye karar verirler. Spoon bunun için Stretch'e kendisini bıçaklatır. Yaralı olarak hastaneye gitmelerine karşın yine sıra bekletilirler. Sırada beklerlerken haberlerde yakalanan uyuşturucu satıcılarının, Mud'un ve sevgilisinin katili olduğunun anlaşıldığını öğrenirler. Aynı anda hastanede yatmakta olan Cookie, kendine gelir. Kıyafetlerini giyer ve aslında Spoon'la Stretch'in beklediği yerin çok yakınında olan telefon kulübesinden evi arar. Telesekretere bir albüm anlaşması yapmak üzere olduğu için artık uyuşturucuyu bırakmaları gerektiğini söyler.
Cookie, Spoon ve Stretch, sahnede sistemi eleştiren bir şarkı söyleyip seyircilerin beğenisini kazanırlar.

Comment / Yorum: 

Vondie Curtis Hall’un ilk yönetmenlik deneyimi olan Gridlock’d, komedi ve aksiyonu harmanlayarak devletin çarpık yapılanmasını hedef alan, başarılı bir sistem eleştirisi. Filmin başrollerinde Tim Roth, 13 Eylül 1996'da henüz 25 yaşındayken vurularak öldürülen efsane rap yıldızı Tupac Shakur ve Thandie Newton yer alıyor. Filmin yönetmeni Vondie Curtis Hall’da filmde rol almakta.
Film, Amerika genelinde 5.479.037 dolar hasılat elde etti. Bu gişe başarısının arkasında filmin Tupac Shakur’un ölümünün ardından vizyona girmesinin de etkisi oldu. Gridlock’d hem eğlenceli olmayı başaran hem de amacı olan bir film. Film bu yönüyle sıradan komedi – macera filmlerinden ayrılmayı başarıyor. Gridlock’d ayrıca Tupac Shakur hayranları için de güzel bir alternatif olabilir.

Imdb note : 6.8                               My note : 7.5

5 Ekim 2013 Cumartesi

Flashdance (1983)

Director / Yönetmen:

Adrian Lyne

Screenplay / Senaryo:

Tom Hedley
Joe Eszterhas

Story / Hikaye:

Tom Hedley

Cast / Kadro :

Jennifer Beals
Michael Nouri
Lilia Skala
Sunny Johnson
Kyle T. Heffner
                                                            Lee Ving
                                                            Ron Karabatsos
                                                            Belinda Bauer
                                                            Malcolm Danare
                                                            Phil Bruns
                                                            Micole Mercurio
                                                            Lucy Lee Flippin
                                                            Don Brockett
                                                            Cynthia Rhodes
                                                            Durga Mcbroom
                                                            Stacey Pickren
                                                            Liz Sagal

Subject / Konu:


Alex Owens, gündüzleri şantiyede kaynak işleri yapmakta, geceleri ise muhteşem sahne performansıyla dans gösterileri yapmaktadır. Daha önce Alex'in cazibesini farkına varamayan amiri Nick Hurley, onu dans ederken görünce oldukça etkilenir. Dul bir adam olan Nick, ilk fırsatta çok hoşlandığı Alex'le tanışır.
Alex, televizyonda izlediği bale gösterisinden oldukça etkilenir. Dans okuluna kayıt için gitse de başvuruya gelen kızların narin ve estetik görüntüleri, ona geri adım attırır ve kayıt olmadan okuldan ayrılır. Eski bir dansçı olan Hanna, dans okuluna kayıt olması için Alex'e baskı yapar.

Nick, Alex'e sarkıntılık yapan Johnny'ye engel olur. Nick, Alex'e çıkma teklif eder. Alex, bu teklife önce temkinli yaklaşsa da Nick'le çıkmayı kabul eder. Birlikte Alex'in arkadaşı Jeanie'nin buz pateni müsabakasına gider. Jeanie, pistte düştüpü için başarısız olur. Gecenin devamında pizza alıp Alex'in evine giderler ve beraber olurlar. Birlikte bir ilişkiye yelken açarlar.
Hanna ile bale izlemeye giden Alex, çıkışta Nick'i bir kadınla beraber arabasına binerken görür ve aldatıldığını düşünüp Nick'in evinin camını kırar. Ertesi gün Nick, Alex'e gördüğü kadının yılda bir kez yardım gecesine gitmek için görüştüğü karısı olduğunu söyler. Alex, Nick'in doğru söylediğini ve aldatılmadığını anlar.

Cesaretini toplayan Alex, dans okuluna başvurur. Kayıt için sanat kurulu tarafından davet edilmesi ya da jüri karşısında performans sergilemesi gerektiğini öğrenir. Alex'i gizlice izleyen Nick, sanat kurulunda yer alan arkadaşından Alex'e yardımcı olmasını ister. Davet alan Alex, Nick'in bu davette parmağı olduğunu öğrenince sinirlenir ve seçmelere katılmaktan vazgeçer. Jeanie'nin Johnny'nin barında çıplak şekilde dans ettiğini öğrenen Alex, bara gider ve arkadaşını alıp gider. Nick, Alex'in evine gelir. Hayalinin peşinden gitmesi için onu seçmelere katılması için kışkırtır. Hanna'yı ziyarete giden Alex, Hanna'nın ölüm haberini alıp büyük bir üzüntü yaşar.
Seçmelere katılan Alex, 5 kişiden oluşan jürinin karşısına çıkar. Dans etmeye başlar başlamaz tökezleyince tekrar başlamak için izin alır. İlk başta ilgisiz gibi duran jüri, Alex'in muhteşem dansı karşısında adeta büyülenir. Dansın ardından sevinçle dışarıya çıkan Alex, ellerinde çiçeklerle bekleyen Nick'i ve köpeği Grunt'u karşısında bulur.

Comment / Yorum: 

Müzikal film denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Flashdance, sadece Amerika genelinde 94.900.000 dolar hasılat elde ederek inanılmaz bir hasılat elde etti. Gündüzleri inşaatta kaynakçılık ve geceleri kulüpte dansçılık yapan Maureen Marder'ın gerçek hayat hikayesinden yola çıkılarak yazılan Flashdance, başta müzikleriyle olmak üzere 80'lerin efsane filmleri arasına girmeyi başardı. Filmin müziklerini içeren albüm, 2 haftada 700.000 kopya satarak büyük başarı elde etti.
Filmi yönetmek için hazır olan Brian De Palma, “Scarface / Yaralı Yüz” filmini yönetebilmek için bu projeden çekildi. Filmi yönetmesi için David Cronenberg’e teklifte bulunulsa da nihayetinde Adrian Lyne’da karar kılındı.

Alex rolü için Andie Macdowell düşünüldü. Rol, ilk kez Melanie Griffith’e önerildi. Ancak yapımcı firma, rol için tanınmayan bir ismin seçilmesini isteyince 3 aday belirlendi; Leslie Wing, Demi Moore ve Jennifer Beals. Aktrislerin resimleri inşaat işçilerine gösterildi ve en çok hangi aktrisle cinsel ilişkiye girmek istediği soruldu. Cevaplar sonucunda Jennifer Beals’te karar kılındı.
Nick Hurley rolü, Kiss grubundan Gene Simmons’a önerildi. Simmons, şeytan imajını zedeleyebileceği için rolü kabul etmedi. Rol için yapılan oyuncu seçmelerine Kevin Costner’da katıldı. Ancak rol, seçmeleri kazanan Michael Nouri’ye gitti.

4 dalda Oscar’a aday gösterilen film, Irene Cara’nın seslendirdiği “What a Feeling” isimli şarkıyla “En iyi film müziği” dalında Oscar kazandı. Şarkı, aynı zamanda Altın Küre ve Grammy ödülleri de kazandı. Toplamda 11 ödül kazanıp 13’te adaylık alan filmin “En kötü senaryo” dalında Altın Ahududu’ya aday gösterilmesi ise dikkat çekti. Çünkü bir filmin hem Oscar’a hem de Altın Ahududu’ya aday gösterilmesi pekte rastlanan bir durum değil.
Filmin senaryosu sıradan ve kolayca tahmin edilebilir olsa da 80’lerin ruhunu iyi yansıtan bir film. Ayrıca senaryo, yan karakterlerin küçük hikayelerini de barındırmakta.
What a Feeling ile ortalığı kasıp kavuran filmde Karen Kamon’un seslendirdiği “Manhunt”, Michael Sembello’nun seslendirdiği “Maniac” ve Joan Jett’le The Blackhearts’ın seslendirdiği “I Love Rock’n Roll” adlı şarkılar da ses getirmeyi başardı.
Flashdance, başta müzikal severlere hitap eden, sırf müziklerini dinlemek için bile keyifle seyredilebilecek bir yapım.

Imdb note : 5.8                               My note : 7