Uyarı :

UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.

3 Ağustos 2012 Cuma

Après Le Bal / After the Ball, the Bath (1897)

Director / Yönetmen:

Georges Méliès

Screenplay / Senaryo:

Georges Méliès

Cast / Kadro :

Jeanne d'Alcy
Jane Brady

 

Subject / Konu:

Balonun ardından odasına geçen kadın, hizmetçisinin yardımıyla kıyafetlerinden birer birer kurtulur. Yarıçıplak halde kalan kadın, yerde bulunan geniş leğenin içine girer. Hizmetçi, eline aldığı ibriği kadının vücuduna doğru döker. İbriği yere bırakan hizmetçi, eline aldığı bornozu kadına giydirir. Bornozu giyen kadın, leğenin içinden çıkar.

Comment / Yorum:

Georges Melies imzası taşıyan 1897 yapımı Apres Le Bal, sinema tarihinin ilk çıplak sahne içeren filmi olarak kabul ediliyor. Filmde yarıçıplak seyrettiğimiz kadın, Georges Melies'in 1926'dan ölümüne kadar (1938) eşi olan Jeanne d'Alcy. Yıkanma sahnelerinde su yerine koyu renk toz kullanıldığı göze çarpıyor. Bu muhtemelen Georges Melies'in daha net görüntü alabilmek için denediği bir yöntem olsa gerek.

Imdb note : 5.5                              My note : 5

2 Ağustos 2012 Perşembe

20 Yıl Sonra (1972)

Director / Yönetmen:

Osman F. Seden

Screenplay / Senaryo:

Osman F. Seden

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Nazan Şoray
Hülya Darcan
Kenan Pars
Yalçın Gülhan
Meltem Mete
Aytaç Arman
Hulusi Kentmen
Gülistan Güzey
                                                               Hüseyin Peyda
                                                               Mine Sun
                                                               Nubar Terziyan
                                                               Talat Gözbak
                                                               Erdoğan Seren
                                                               Mehmet Yağmur
                                                               Bedri Aydın
                                                               Oktay Yavuz
                                                               Ali Demir
                                                               Ahmet Koç
                                                               İbrahim Kurt
                                                               Mustafa Yavuz
                                                               Giray Alpan

Subject / Konu:

Nazım, 3 kişiyi öldürüp polisle çatışmaya girmiş, intihar etmek üzereyken karısı Ayten'in hamile olduğunu öğrenip teslim olmuştur. 20 yıl hapse mahkum olan Nazım, cezasını doldurur ve tahliye olur. Kendisini ustası Mahmut karşılar.
Nazım hapisteyken biri erkek biri kız olmak üzere ikiz çocuk doğuran Ayten, çocuklarına babalarının öldüğünü söylemiştir. Nazım, hapiste olduğu süre içersinde Ayten'den gelen mektuplar sayesinde ailesinden haberdar olmuştur.
Nazım, tahliye olduktan sonra acı gerçeklerle karşı karşıya kalır. Ayten'in hafızasını kaybettiğini, çocuklarının evi terkettiğini, oğlu Cüneyt'in yasadışı işlere bulaştığını ve kızı Tülay'ın zengin çocuğu Erol'un peşinden gidip uyuşturucu bağımlısı olduğunu öğrenir.
Nazım, önce izini bulup sonra da hayatını kurtardığı Cüneyt'le yakınlaşmayı başarır. Cüneyt'i tehlikelerden koruyabilmek için Cüneyt'in patronu Kenan'dan gelen teklifi kabul eder ve onlarla birlikte çalışmaya başlar. Kenan, canı gibi sevdiği oğlunun ölümüyle yıkılmış bir babadır.
Nazım, Mahmut'un kızı Hülya sayesinde Tülay'ın başından geçen bütün olayları öğrenir. Kenan, kendisine bir hayli borçlanan Erol'la Tülay'ı adamlarına kaçırtır. Nazım, Tülay'ı tecavüze uğramak üzereyken kurtarır. Erol ve Tülay'ı Kenan'ın adamlarının elinden kurtaran Nazım, Tülay'a babası olduğunu açıklar.
Ayten'in hafızası düzelir.
Nazım tahliye olduğundan beri peşinde olan komiser, Cüneyt'i tutuklar. Cüneyt, muhbirlik yapması karşılığında serbest bırakılır. Kenan'ın adamları Cüneyt'in muhbir olduğunu öğrenince; Cüneyt'e kumpas kurup öldürmeye karar verirler. Cüneyt'in öldürüleceğini öğrenen Nazım, Kenan'a kendine yardım etmesi için yalvarır ve Cüneyt'in babası olduğunu itiraf eder. Yaralı bir baba olan Kenan, Nazım'a yardım etmeye karar verir. Kenan ve Nazım, çatışmanın ortasında kalan Cüneyt'in yanına gelirler. Kenan vurulup ölür. Nazım ise yaralanan oğlunu kurtarmayı başarır ve ona öz babası olduğunu açıklar.
Cüneyt, polis tarafından tutuklanır ve hapishaneye götürülür. Köprüde oğluyla vedalaşan Nazım, kendisini beklemekte olan Ayten'in yanına gider.

Comment / Yorum:

20 Yıl Sonra, Türk sinema tarihinde pek benzerine rastlanmayan devam filmlerinden biri. Film, Ömer Lütfi Akad'ın Türk sinemasının köşe taşlarından biri olarak kabul edilen 1952 yapımı "Kanun Namına" adlı filminin devamı niteliğinde. Kanun Namına'dan tam 20 yıl sonra çekilen bu devam filminin, yönetmeni ve senaristi Osman F. Seden.
İlk filmde yer alan Ayhan Işık, Gülistan Güzey ve Nubar Terziyan, 20 Yıl Sonra'nın oyuncu kadrosunda da yer aldılar. Başrolü yine Ayhan Işık'ın oynadığı bu devam filminde diğer önemli rolleri Kenan Pars ve Yalçın Gülhan üstlendi. Filmde ayrıca Hulusi Kentmen ve Hüseyin Peyda gibi usta isimler ve yıldızı ilerki senelerde parlayacak olan Hülya Darcan, Nazan Şoray ve Aytaç Arman gibi önemli isimler, küçük sayılacak rollerde boy gösterdiler.
Osman F. Seden, tam 20 yıl sonra bir devam filmine imza atarak hayli cesur bir işe imza atsa da; 20 Yıl Sonra, Kanun Namına'nın ayarında bir film olamadı. Film, nereden başladığı ve nereye gideceği çok aşikar olan ve zaman zaman abartıya kaçan klişeler yüzünden inandırıcılıktan uzaklaşan bir senaryoya sahip.
20 Yıl Sonra, Kanun Namına'nın devam filmi olması nedeniyle ilgi çekici bir film. Kuvvetle ihtimal fazla beğenilmeyecekte olsa Kanun Namına ve Ayhan Işık hatırına seyredilebilir.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 4

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Une Nuit Terrible / A Terrible Night (1896)

Director / Yönetmen:

Georges Méliès

Screenplay / Senaryo:

Georges Méliès

Cast / Kadro :

Georges Méliès

Subject / Konu:

Elindeki mumu söndürüp başucundaki komodinin üzerine koyan adam, yatağına uzanır. Önce üzerine konan, sonra duvara giden büyük böcekten rahatsız olan adam, süpürgeyle böceğe vurur ve böceği öldürür. Böceği, komodinden çıkardığı tasın içine koyar ve tası tekrar komodine koyup kapağı kapatır.Adamın dikkatini bu seferde çevredeki diğer böcekler çeker. Ayakkabısını eline alan adam, sağa sola vurmaya başlar.

Comment / Yorum:

Georges Melies'in hem başrolünü hemde yönetmenliğini üstlendiği 1896 yapımı Une Nuit Terrible, usta sanatçının ilk filmlerinden biri. Melies, daha kariyerinin başında olmasına karşın sihirbazlıktan gelen kıvrak zekasını ve ihtişamlı görsellik anlayışını bu filmde de başarılı şekilde kullanmayı başarmış. Öyle ki; Melies'in bu filmde fantastik öğe olarak kullandığı dev böcek, günümüzün korku ve fantastik içerikli filmlerinde dahi sık sık kullanılmaya devam ediliyor. Bu da Melies'in sanat anlayışının ne kadar evrensel olduğunun ve aradan 100 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen halen geleceğe ışık tuttuğunun bir kanıtı niteliğinde.

Imdb note : 6                                My note : 7

15 Temmuz 2012 Pazar

Baytekin: Fezada Çarpışanlar / Flash Gordon's Battle in Space / Turkish Flash Gordon (1967)

Director / Yönetmen:

Şinasi Özonuk

Screenplay / Senaryo:

Şinasi Özonuk

Comic Book / Çizgi Roman :

Alex Raymond (from "Flash Gordon")

Cast / Kadro :

Hasan Demirtaş
Derya Tanyeli
Sevgi Can
Güner Çelme
Nuhbe Işıl
Muzaffer Mozayik
                                                                 İlhan Hemşeri
                                                                 Fatin Sakarya
                                                                 Tandoğan
                                                                 Tuncer Sevi
                                                                 Muzaffer Yener
                                                                 Asım Nipton
                                                                 Ebil Celme
                                                                 Ceyhan Arat
                                                                 Hakkı Kıvanç
                                                                 Yaşar Şener

Subject / Konu:

Kimliği tespit edilememiş olan Tekin, nezarete atılır. Tekin, herkesin kendisine düşman oluşundan yakınır.
Tekin, anılarını yadetmek için doğduğu evin bulunduğu şehre gelir. Doğduğu evin bulunduğu yere gittiğinde evlerinden geriye eser kalmadığını görür. Söylenenlere göre orada hiç bir zaman bir ev olmamıştır. Tekin, eski komşularını arar. Ancak hiç kimseyi bulamaz. Konuştuğu kişilerin arsa yerini sahiplenmek için kendisine yalan söylediğini düşünen Tekin, tapuya gidip arsanın yerini araştırır ve arsaya hiçbir zaman ev yapılmamış olduğunu öğrenir. Arsanın bulunduğu yer, nüfusa kayıtlı olduğu adres olarak geçtiği için Nüfus Dairesi'ne gidip araştırma yapmaya karar verir. Nüfus Memuru, kütüğü inceler ve kimliğinin sahte olduğunu söyler. Üstüste yaşadığı şoklar, Tekin'in sinirlenip ortalığı dağıtmasına neden olur. Kimliği tespit edilememiş olan Tekin, nezarete atılır.
Tekin nezaretteyken esrarengiz bir ziyaretçi gelir ve Tekin'i tanıdığını söyler. Tekin yardım isteyince; Taranta, ışın tabancasıyla önce nezaretin kapısını açar, sonra da polisi vurur. Taranta, Tekin'e imparator diye hitap etmektedir. Tekin, Taranta'ya saldırır. Taranta, tabancayla Tekin'e de ateş eder ve Tekin'i kontrol altına alıp bir uzay gemisine götürür. Tekin kendine geldiğinde uzay gemisi çoktan uzayda yolculuğuna başlamıştır bile. Tekin, kendisini uzay gemisine getiren Taranta'dan aslında düşmanları tarafından hafızası silinip dünyaya gönderilmiş bir galaksi imparatoru olduğunu öğrenir.
Uzay gemisi hasar gördüğü için vahşi bir yıldıza inmek zorunda kalırlar. Bu vahşi yıldız, hiçbir fezalanın uğramadığı bir yerdir. Canlı belirtisi olmayan yıldızda keşfe çıkarlar. Yeraltından çıkan yaratıklar, tüm mürettebatı etkisiz hale getirir ve yeraltına götürür. Tekin, zihin gücüyle yaratıklara kötü niyetli kişiler olmadığını anlatır. Ancak yaratıkların lideri, yıllardır aç olduklarını ve mürettebatın vücutlarındaki sulara ihtiyaç duyduklarını söyler. Tekin, yaratıklarla kavga ederek ve teknolojik donanımlarını kullanarak yaralı Taranta'yı da yanına alarak yeraltından kaçmayı başarır. Uzay gemisine dönerler ve kontrol odasına giderler. Taranta, Tekin'e aslında imparator olmadığını söyler. Uzay yolculuğu sırasında Tekin'e neler yapması gerektiğini anlatır ve ölür.
Tekin, bilinçsiz hareket edince uzay gemisini rotadan çıkarır. Uyuya kalır. Uzay gemisi, Ming İmparatorluğu hududunu geçince Kumandan Meneş tarafından yakalanır. Tekin, İmparator Ming'in yanına götürülür. Ming, dünyadaki uranyum ve ziryumu ele geçirme planları yapmaktadır. Bu planlarında Tekin'i kullanmaya karar verir. Kraliçe Nola, Tekin'i bir süreliğine incelemek için ister. Nola'nın asıl niyeti Tekin'le birlikte olmaktır. Bu amacına odasında ulaşır. Ming, Tekin'i Nola'dan geri ister. Nola, Tekin'e ateş ettiğini atom parçalarına ayıran bir silah verir. Tekin, kendisini yakalamaya çalışan Ming'in askerleriyle kavga eder. Ming'in düşmanı olan Prens Ater'in kumandanlarınıın bulunduğu uzay gemisiyle kaçar.
Yolda saldırı sonucu hasar gören uzay gemisi, havası zehirli, vahşi bir yıldız olan Sivrus'a düşer. Tekin ve Signus Kurtulurlar. Ancak uzay gemisi infilak eder. Tekin, sinyal gönderip yardım ister. Yaratıkların saldırısına uğrarlar. Tekin, yaratıkları haklamayı başarır. Yardım için gelen uzay gemisi, Tekin ve Signus'u alıp yıldızdan ayrılır. Tekin, Prens Ater'in huzuruna çıkar. Prens'in kızkardeşi Prenses Muci'ye kısa sürede aşık olur. Ming'in adamları Muci'yi kaçırırlar. Amaçları Tekin'e geri alana kadar Muci'yi ellerinde tutmaktır. Tekin, Kades'le birlikte Muci'yi kurtarmak üzere Ming'in sarayına doğru yola çıkar. Ming'in adamlarını haklarlar ve Muci'yi kurtarıp kaçarlar. Kades, Tekin'le Muci'nin kurtulabilmesi için kendini feda eder.
Ming çok sinirlenir ve bütün devriyeleri Tekin'le Muci'yi fezada yoketmeleri için harekete geçirir. Ming, Kumandan Meneş'in kocasını öldürür. Meneş, Ming'e kin beslemeye başlar. Ming, Prens Ater'i hain ilan eder ve öldürülmesine karar verir.
Prens Ater'in mucidi Tekin'in gama ışınlarından korunmayı sağlayan radyökor gömleğinden yola çıkarak bir boya üretir. Bu boya da gama ışınlarından etkilenmemektedir. Mucit, bu boyalarla boyanmış savaş gemileri hazırlar.
Ming, savaş emri verir ve 350.000 savaş gemisi gönderir. Tekin, Ming'i oyuna getirmek için bir plan yapar. Plana göre Amiral, Ming'in gemileriyle savaşırken; Tekin ve Prens Ater, Ming'in sarayına sürpriz bir saldırı düzenleyip Ming'i tahttan indireceklerdir. Ming'in yerine Prens Ater'i geçecek ve savaş durdurulacaktır.
Meneş, savaşı Ming'ten intikam alabilmek için bir fırsat olarak görür ve donanmayı içten vurmaya karar verir.
Saraya düzenlenen saldırı, başarıyla sonuçlanır. Ming ortadan kaybolur ve Prens Ater, yeni imparator olur. Ater, savaşı bitirir.
Tekin, Muci'yle konuştuğu sırada ansızın ortaya çıkan Ming, Tekin'i öldürmek için ateş eder. Ancak Tekin'in önüne atlayan Muci, kendini feda eder. Tekin, Ming'i boğarak öldürür. Muci'nin ölümüyle sarsılan Tekin, dünyaya geri döner.

Comment / Yorum:

Çizgi Roman denildiğinde ilk akla gelen örneklerden biri olan Alex Raymond imzalı Flash Gordon, Türkiye'de "Baytekin" adıyla yayınlanmaya başladıktan sonra kısa sürede popüler olmayı başardı. 30 filmi olan ve enteresan denemeleri olmasına karşın çok fazla tanınmayan yönetmen Şinasi Özonuk, Flash Gordon'u Baytekin: Fezada Çarpışanlar ismiyle sinemaya taşıdı. Şinasi Özonuk, ayrıca filmin senaristliğini, yapımcılığını ve müziklerini de üstlendi. Yönetmenin alameti farikası olan "görsel efektler", kısıtlı imkanlarla fantastik film yapmaya çalışınca ortaya komik görüntüler çıkmasının kaçınılmaz olduğunu kanıtlar nitelikte. Buna rağmen film, başarısız olarak adledilebilecek bir film değil. Bunun en büyük nedeni; filmin mizahi tarafının kuvvetli oluşu ve zaman zaman bir fantastik komedi izliyormuş hissine kapılarak filmdeki aksaklıkları eleştirmeden gülüp geçmeniz.
Oyuncu kadrosu, pek popüler olmayan isimlerden oluşuyor. Baytekin rolünde izlediğimiz Hasan Demirtaş, oldukça keyifli bir kompozisyon sergilemiş. Yurtdışında "Turkish Flash Gordon" ve "Flash Gordon's Battle in Space" isimleriyle tanınan film, tür olark trash yani kötü olduğu için güldüren filmler kategorisinde gösteriliyor.
Baytekin: Fezada Çarpışanlar, Türk sinemasındaki nadir bilimkurgu denemelerinden biri. Film, teknik olarak yetersiz, hatta zaman zaman saçma bulacağınız ve fakat izlemekten de keyif alacağınız, arşivsel değeri olan kült bir yapım.

Imdb note : 4.7                              My note : 4.5

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Le Cochon Danseur / The Dancing Pig (1907)

Subject / Konu:

Domuz, selam verir. Güzel kız gelip masaya oturur. Kızın güzelliğinden etkilenen Domuz, kıza kur yapmaya başlar. Kız kendisiyle flört etmeye çalışan Domuz'u önce tersler, sonra da Domuz'un kıyafetlerini çıkarıp onunla dans etmeye başlar. Domuz, kızla senkronize şekilde danseder. Domuz ve kız, dansın ardından selam verirler ve dans pistinden çıkıp perdenin arkasına geçerler.
Perde açılıp piste geri geldiklerinde Domuz, kadın elbiseleri giymiştir. Kız ve Domuz tekrar dansetmeye başlarlar. Domuz dansederken güler, dilini çıkarır, burnunu kımıldatır ve gözlerini oynatır. Bu sefer kız ve Domuz, reverans yapıp dans pistinden çıkarlar ve perdenin arkasına geçerler.
Domuz, tek başına dans pistine gelir. Dansını tamamlar ve perdenin arkasına sonuncu kez geçer.
Takım elbisesini giymiş Domuz, güler, dilini çıkarır, kulaklarını sallar, burnunu kımıldatır ve gözlerini oynatır.

Comment / Yorum:

Filmin oyuncu kadrosu ve teknik ekibine dair herhangi bir bilgi yok. Fransız yapımı film, başarılı bir kukla gösterisi olarakta nitelendirilebilir. Le Cochon Danseur, başta oldukça şirin görünen kukla nedeniyle göze hoş gelen, sempatik bir film.
Filmin son bölümünde Domuz'un yaptığı şirinlikleri yakın çekimden izlediğimiz kısım, filmin dansla geçen diğer bölümleriyle örtüşmemiş. Ayrıca kısa bir süre de olsa dans esnasında görünen ortalığı toplayan adam, görselliğe zarar vermiş. Le Cochon Danseur, ufak tefek kusurlarına karşın seyri gayet keyifli bir yapım.

Imdb note : 6.7                              My note : 6.5

13 Temmuz 2012 Cuma

İnce Memet Vuruldu (1975)

Director / Yönetmen:

Yılmaz Duru

Screenplay / Senaryo:

Sabah Duru

Cast / Kadro :

Yılmaz Duru
Aysun Güven
Cemil Şahbaz
Meral Orhonsay
Menderes Samancılar
Altan Bozkurt
Yaşar Yağmur
Murat Erton
Müjgan Ağralı
                                                               Tarık Şimşek
                                                               Sönmez Yıkılmaz (Herkül Sönmez)
                                                               İsmail Hakkı Şen (İsmail Haktan)
                                                               Yusuf Sezer
                                                               Yadigar Ejder
                                                               Arap Celal
                                                               Kadir Kök
                                                               Mürüvvet İşsever
                                                               Feri Cansel
                                                               Yılmaz Güney
                                                               Türkan Şoray

Subject / Konu:

Pavyonlarda şarkıcılık yapan Sabah, namını ve dürüstlüğünü duyduğu Adana'ya Memet'in yanına gelir. Memet'in bir sürü düşmanı vardır ve her an ölümle karşı karşıyadır. Memet, bir kere evlenmeye yeltenmiş, ancak evleneceği kız başkasını sevdiği için evlenmekten vazgeçmiştir. Sonra da hayatı sürekli tehlikede olduğu için herhangi bir kadınla evlenmemeye karar vermiştir. Çünkü kendisi babasız büyümüştür ve kocasız kalan annesinin ne kadar zor bir hayat sürdüğüne de şahit olmuştur.
Memet, Sabah'a aşık olur ve tüm tehlikelere rağmen onunla evlenmeye karar verir. Memet, ortağı Hacı'yla görüşmek üzere hiç sevmediği İstanbul'a gider.
Annesine Sabah'ı sevdiğini ve onunla evleneceğini söylemek üzere giden Memet, annesinden babası İnce Cumali'yle yaşadıkları zorlu günleri ve nasıl dünyaya geldiğinin hikayesini dinler. Memet'in nişan yüzüklerini alıp dönmesini bekleyen Sabah, Memet'in kıyafetlerini giyer. Memet'i öldürmek üzere gelen düşmanının adamları, Memet sandıkları Sabah'ı kurşun yağmuruna tutup öldürürler. Memet, Sabah'ın ölüm haberini alır almaz eve koşar. Memet, gelinlik giydirdiği Sabah'ı kayıkla adaya götürür ve gömer.
Memet, ortağı Hacı'nın da öldürüldüğü haberini alır. Sabah'ın acısıyla yüreğine dağlanan Memet, intikam almaya karar verir. Çiftlikteyken bir kaç adam tarafından ateş açılır. Adamların peşine düşen Memet, adamlardan birini yakalar. Yakaladığı kimsesiz Sungur'la kan kardeş olur ve onu himayesine alır. Memet, Hacı'nın torunu Ali'yle de kan kardeş olur. İntikamını alacağı kişilerin mekanlarında gezen Memet, hakkı yendiği için isyan eden ve birkaç kişi tarafından dayak yiyen Cemil'i de yanına alır ve onunla da kan kardeş olur. Kan kardeş olduğu 3 gence baba gibi davranır.
Düşmanları tarafından saldırıya uğrayan Memet, arabayla peşlerine düşer. Düşmanlarından kaçmakta olan Yaşar'a çarpar ve onu hastahaneye götürür. Yaşar'a Memet'in düşmanları olduğu ve onu öldürmesi gerektiği söylenir. Yaşar, kendisini ziyarete gelen Memet'i öldürmek üzereyken; Memet'in aslında düşmanı olmadığını öğrenir. Memet, Yaşar'ı da yanına alır.
Cemil, yükseklere çıkmak için kendisini basamak olarak kullanmaya çalışan şarkıcı sevgilisi Bahar yüzünden hovarda bir hayat sürmeye başlar.
Memet, Sabah'ın katillerinden birini yakalar ve öldürür.
Sevdiği kızla evlenip kaçakçılığa tövbe etmeye karar veren Sungur, son işinde Memet'in düşmanları tarafından yakalanır. Sungur, işkencelerle öldürülür.
Memet'in adamı Vurgun, Memet'in düşmanlarını teker teker öldürmeye başlar. Memet, oğlu gibi sevdiği Cemil, Yaşar ve Ali'nin hayatlarını tehlikeye atmamak için onları kendinden uzaklaştırır. Cemil, uyuşturucu kaçakçılarının mallarını çalar. Yaşar, sevdiği kızla evlenir ve şoförlük yapmaya başlar.
Memet, Cemil'i uyuşturucu işinden uzak durması için uyarır. Cemil, Memet'in sözlerini ciddiye almaz. Cemil'in mekanına gelen Memet, Cemil'in kendisini hiçe sayan tavırlarına sinirlenir ve oğlu kadar sevdiği Cemil'i öldürür. Memet, büyük üzüntü yaşar ve silahını bırakıp gider. Memet'in silahını bırakıp gittiğini haber alan düşmanları, Memet'i köprüde vurur. Vurgun, vurulup yere düşen Memet'i kaldırır. Memet, Vurgun'a Anadolu yakasında ölmek istediğini ve kendisini o tarafa götürmesini söyler. Ancak çok geçmeden Vurgun'da vurulur.

Comment / Yorum:

İnce Memet Vuruldu, başrolünü ve yönetmenliğini Yılmaz Duru'nun, senaristliğini ise Yılmaz Duru'nun eşi Sabah Duru'nun üstlendiği, Yeşilçam'da erotizm furyasından da nasiplenmeyi unutmamış, misafir oyuncularıyla dikkatleri üzerine çeken ve fakat vasatı bile yakalayamayan bir film. Yılmaz Duru, Memet karakteriyle iyi bir oyunculuk performansı sergilemiş. Ancak bu performans, filmi kurtarmaya yetmemiş.
Türkan Şoray, kariyeriyle ilgili verdiği birçok röportajda en büyük pişmanlığının Yılmaz Güney'le film çevirememek olduğundan bahsetse de; İnce Memet Vuruldu, dolaylı olarakta olsa Türkan Şoray'la Yılmaz Güney'i aynı filmde bir araya getirmeyi başarıyor. Jenerikte şeref misafiri olarak isimleri geçen 2 dev oyuncu, filmde küçük rollerle karşımıza çıkıyor. Türkan Şoray, Memet'in evlenmeye yeltenip vazgeçtiği köylü kızı; Yılmaz Güney ise Memet'in babası İnce Cumali'yi canlandırıyor. Yılmaz Güney'in görüntüleri, 1967 yapımı "İnce Cumali" adlı filmden alınarak filme eklenmiş. Film, bu yönüyle "İnce Cumali" filminin devam filmi olarakta algılanabilir.
Filmin küçük bir bölümünde Feri Cansel'in görüntüleri de kullanılmış. Türkan Şoray, Yılmaz Güney ve Feri Cansel'in görüntülerinin filme bir katkı sağladığı söylenemez. Bu durum, bahsi geçen oyuncuların görüntülerinin, oyuncuların şöhretlerinden faydalanabilmek ve izleyicilerin ilgisini çekebilmek için kullanıldığı izlenimi yaratıyor. Filmde ayrıca sonraki dönemlerde popülariteleri artacak Meral Orhonsay ve Menderes Samancılar gibi isimler de rol alıyor.
Filmin garip bir senaryosu var. Sabah'ın öldürülmesinin ardından mavi gözlü kimi bulsa kan kardeş olan ve onları himayesine alıp iyilik aşılamaya çalışan Memet'in kaçakçılıkla herşeyini elde etmiş olması; uyuşturucu kaçakçılığına bulaşan oğlu gibi sevdiği Cemil'i pisliğe bulaştığı gerekçesiyle öldürmesi, oldukça tutarsız. Çünkü sonuçta Memet'te yasadışı işler çeviren bir adam. Ayrıca kimi bölümlerde daldan dala atlanması da; kurgusal problemleri gözler önüne seriyor. Filmde Gönül Yazar ve Müşerref Akay'ın seslendirdiği şarkılar kullanılmış.
İnce Memet Vuruldu, İnce Cumali filminin devamı niteliğinde olması ve misafir oyuncu dahi olsalar Türkan Şoray ve Yılmaz Güney'i bir araya getirmesiyle dikkat çekmeyi başaran bir yapım. Ancak filmin beklentilerin altında kaldığı çok açık. Yılmaz Duru sinemasından hoşlananların ilgisini çekebilir.

Imdb note : - (Filmin imdb'de kaydı yok)                   My note : 4

12 Temmuz 2012 Perşembe

3 American Beauties (1906)

Director / Yönetmen:

Edwin S. Porter
Wallace Mccutcheon

Subject / Konu:

Önce kırmızı bir gül görünür, sonra elinde tuttuğu kırmızı güle bakıp koklayan sarı kıyafetli güzel bir kadın. Güzel kadının ardından dalgalanan Amerikan bayrağı görünür. Bayraktan sonraysa bayraktaki yıldızları andıran yıldızlı gökyüzü görünür.

Comment / Yorum:

Filmde 3 Amerikan güzelini gül, güzel kadın ve Amerikan bayrağıyla sembolize ediliyor.
Ulusal Film Koruma Vakfı tarafından derlenen film, Modern Sanatlar Müzesi tarafından korunmaktadır. Film, sonradan boyanarak renklendirildi. 3 American Beauties, 2000 yılında "Treasures From American Archives" adıyla yayınlanan, 50 filmin yer aldığı 4 dvd'lik arşivsel nitelikteki sette ve 2005 yılında yayınlanan Edison: The Invention of the Movies adlı dvd'de yer aldı. Filmin 1907 yılında "3 American Beauties (No.2)" adlı bir devam filmi de çekildi.

Imdb note : 6.1                              My note : 6

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Beyoğlu Kanunu (1971)

Director / Yönetmen:

O. Nuri Ergün

Screenplay / Senaryo:

Vecdi Uygun

Cast / Kadro :

Ayhan Işık
Piraye Uzun
Kuzey Vargın
Turgut Özatay
Nevin Nuray
Semra Sine
Feridun Çölgeçen
Hasan Ceylan
Ali Ekdal
                                                            Necip Tekçe
                                                            Leman Akçatepe
                                                            Yaşar Güçlü
                                                            Cevdet Balıkçı
                                                            Asım Nipton
                                                            Yaşar Güçlü
                                                            Mustafa Yavuz
                                                            Haydar Karaer
                                                            Zeki Sezer

Subject / Konu:

Salih, pavyonunda çalışan Yıldız'la birlikte olan Bekir'e ses çıkarmaz. Çünkü amacı Vedat için çalışan Bekir'i kendi tarafına çekip Vedat'ı zayıflatmaktır. Vedat, Bekir'in verdiği bilgiler sonucu, Salih'in ne yapmaya çalıştığını öğrenmek ister. Bekir'e Salih'i aratır. Salih, Bekir'i pavyona davet eder. Davut Ağa ve Salih, Vedat yüzünden iş yapamaz olduklarını, artık birleştiklerini ve büyük oynayacaklarını, Bekir'e anlatırlar ve bir servet karşılığı Vedat'ı öldürüp aralarına katılmasını isterler. Bekir, Vedat'a ihanet etmeyeceğini söyler ve Davut'la Salih'i tersler. Bekir'i kendi taraflarına çekemeyeceklerini anlayan Davut ve Salih, Bekir'i öldürürler.
Vedat, Bekir'den ses seda çıkmayınca Bekir'in salih tarafından öldürülmüş olduğunu anlar. Kardeşi Ferit'i Yıldız'ın evine gönderir. Ferit, Yıldız'ı tartaklar ve gözünü korkutur. Korkan Yıldız, durumu Salih'e bildirir. Salih, Yıldız'ı ortalık durulana kadar Adana'ya göndereceğini söyler. Vedat'ın Bekir'le görüşmesinden haberdar olduğunu anlayan Salih, Vedat harekete geçmeden üzerine gitmeye karar verir.
Vedat, artık evlenmeleri gerektiğini söyleyen sevgilisi Semra'ya işlerinin yoğun olduğunu söyler ve bir süre daha beklemesini ister.
Salih, Vedat'a adam yollar ve görüşmek istediğini bildirir. Vedat'ın mekanına gelen Salih, birleşmeyi teklif eder. Ancak Vedat, Salih'e karanlık işler çevirdiğini ve kendisiyle birleşemeyeceklerini, bundan sonra düşman olduklarını söyler.
Vedat ve Ferit, kulübe gitmek üzere çıkarlar. Silahlı saldırıya uğrarlar. Vedat vurulur. Osman'ın kendilerine ihanet ettiğini öğrenen Ferit, Osman'ı öldürtür. Vedat'ın öldüğünü sanan Salih, Vedat'ın ölmediğini ve ameliyatla kurtulduğunu öğrenince adamlarıyla birlikte hastahaneyi basar. Ancak Vedat odasını değiştirdiği için onu bulamazlar.
Ferit, Vedat'ın talimatıyla Salih'in adamı Necip'i öldürür. Korkuya kapılan Salih, olanları Davut'a anlatır. Davut, barışmak istiyorlarmış gibi davranıp Vedat'ı oyuna getirmeye ve buluşacakları gizli yerde Vedat'ın işini bitirmeye karar verir. Vedat'a aracı gönderirler.
Semra, tüccar sandığı Vedat'ın kaçakçı ve katil olduğunu öğrenir ve Vedat'a hesap sorar.
Vedat ve Ferit'in babası, oğullarının kötü yolda olmalarından yakınır. Vedat ve Ferit'le çalışan ve kızkardeşleriyle evli olan Cahit, kendisine önem verilmediğini düşünmekte ve onların kötülüğünü istemektedir.
Vedat, kendisine tuzak kurulduğunu anlamasına rağmen buluşma teklifini kabul eder. Buluşma yerine silahsız gitmesi gerektiği için adamı aracılığıyla buluşma yerinin tuvaletine 2 silah koydurur. Buluşmaya gider. Tuvalete gitme bahanesiyle silahları alır ve kendisini vurmaya hazırlanan Salih'le adamını öldürür.
Salih'in ölüm haberini alan Davut, Vedat'ın mekanlarını basmaya karar verir. Vedat ve Ferit'i sevmediğini bildiği Cahit ile birlikte çalışmak için anlaşır.
Cahit, karısını yine feci şekilde döver. Dayağa dayanacak gücü kalmayan kadın, ağabeyi Ferit'i arar ve yardım ister. Ferit, kızkardeşine yardım etmek için yola çıkar. Cahit, Davut'un adamlarına Ferit'in yola çıktığını haber verir. Davut'un adamları pusu kurup Ferit'i öldürürler. Vedat, Ferit'in ölüm haberini telefonla arayan Davut'tan öğrenir. Ferit'in cenazesine gelen Semra, Vedat'la barışır ve kötü işlerden elini çekmesini isteri Vedat'ın babası, Davut başta olmak üzere Vedat'ın düşmanlarına gider ve oğlunu öldürmemeleri için yalvarır. Vedat, babasının yaptıklarından haberdar olunca çok sinirlenir. Vedat'ın itibarı sarsılır ve işleri kötü gitmeye başlar.
Vedat, bulunduğu alemden çekilip kendisine namuslu bir hayat kurmaya karar verir. Parasını adamlarına dağıttıktan sonra Semra'yla başka bir yere yerleşecektir.
Cahit, karısıyla kayınpederinin Ferit'in ölümü hakkında konuşmasını gizlice dinler. Karısı, Ferit'in öldürülmesine Cahit'in de yardım ettiğini söyleyince; Cahit, önce kayınpederini sonrada karısını silahla vurur. Vedat'ın gelmek üzere olduğunu farkeden Cahit, camdan atlayıp kaçar. Vedat, ölmek üzere olan kızkardeşinden Cahit'in yaptıklarını öğrenir. Mekanına gittiğinde Cahit'i karşısında bulan Vedat, babasının ve kardeşlerinin intikamını alır ve Cahit'i öldürür. Vedat'ın artık tek hedefi, Davut'u öldürmektir.
Vedat'ın başını beladan kurtarmak isteyen Semra, polisten yardım ister. Semra'nın ardından Vedat'ın annesi de polise gelir ve oğlunun hayatının tehlikede olduğunu söyler. Polis, Davut'un deposunu tespit eder ve baskın düzenlemek üzere harekete geçer. Vedat, Davut'un deposunu basar. Davut ve adamlarını öldürür. Depoya ulaşan polislere teslim olur.

Comment / Yorum:

Beyoğlu Kanunu, zaman zaman abartıya kaçmakla birlikte kahramanın herkesi öldürdüğü ve fakat kahramanın hiç kayıp vermediği filmlerden farklı bir yerde durmayı başaran bir film. Filmi baştan sona Ayhan Işık'ın sürüklediği söylenebilir. Kuzey Vargın, Turgut Özatay ve Hasan Ceylan'da performanslarına bakılırsa yerinde seçimler olmuşlar.
Filmde kaçakçılık dünyasında Vedat'ın hakimiyetine son vermek için birleşen Salih ve Davut'un başlattığı savaş ve Vedat'ın düşmanlarına karşı ayakta kalmaya çalışması anlatılıyor. Filmin bazı sahneleri 1972 yapımı "The Godfather / Baba" filmini andırsa da; Beyoğlu Kanunu 1971 yapımı bir film ve 1 Nisan 1972'de vizyona girmiş. The Godfather ise 12 Mart 1972'de vizyona girmesine karşın Türkiye'de gösterimi ancak 1973'ün Kasım ayında yapılabilmiş. Yani tarihler, esinlenme olma ihtimalini ortadan kaldırıyor. Ancak Ferit'in öldürülüşüyle The Godfather filminde Sonny'nin öldürülüş hikayeleri ve Vedat'ın silahsız olarak düşmanlarıyla buluşmaya gidip tuvalete saklanmış silahı alıp düşmanlarını öldürmesi, The Godfather filminde Michael'ın düşmanlarını öldürüşüyle oldukça benziyor.
Beyoğlu Kanunu için vasat ve fakat sürükleyici bir film demek yanlış olmayacaktır. Bazen abartılı bulabileceğiniz, ancak sıkılmadan seyredebileceğiniz bir film.

Imdb note : (Filmin imdb'de notu bulunmuyor)                             My note : 5

10 Temmuz 2012 Salı

Mr. Jack in the Dressing Room (1904)

Subject / Konu:

Bay Jack, 3 kadının bulunduğu soyunma odasına girer. Jack, kapıyı açaıp garsona içeri gelmesini işaret eder. İçeri gelen garson, içki getirir. Jack, herkesin kadehine içki doldurur. Hızla içilen içkilerin ardından Jack, etek giyip pantalonunun paçalarını sıyırır ve dans etmeye başlar. Kapı açılır ve içeriye sinirli şekilde giren Jack'in orta yaşlı karısı, elindeki şemsiyeyle Jack'i tartaklar. Jack, birşeyler söylemeye çalışır. Ancak karısı, Jack'i kulağından tuttuğu gibi odanın dışarsına çıkarır. Odadaki kadınlar, olup bitenleri kahkahalarla seyreder.

Comment / Yorum:

Filmin adı bazı kaynaklarda "Mr. Jack Visits the Dressing Room" ismiyle geçmekte. Film, çapkın bir adam olan Jack'in soyunma odasında 3 kadınla eğlenirken; karısı tarafından basılmasını komik bir şekilde işliyor. Filmin yönetmeninin ve oyuncularının kim oldukları bilinmiyor. Filmin teknik ekibine dair bilinen tek şey; filmin kameramanının A. E. Weed olduğu.

Imdb note : 4.6                              My note : 5

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Acemi Dolandırıcılar / Tipsiz / Yüzme Bilmiyorsan İşin Ne Ağaçta (1979)

Director / Yönetmen:

Yücel Uçanoğlu

Screenplay / Senaryo:

Adem Ayral

Cast / Kadro :

Aydemir Akbaş
Zerrin Egeliler
Erdinç Akbaş
Nizam Ergüden
Semra Uçar
Remziye Fırtına
Sabahat İzgü
Zeki Sezer
Muzaffer Nebioğlu
Kamer Baba
                                                            Yadigar Ejder
                                                            Nuri Tuğ
                                                            Mustafa Yavuz
                                                            Şeref Çokşeker

Subject / Konu:

Naciye ve ortağı, dolandırıcılık yapmaktadırlar. Yaptıkları işlerde pek başarılı olamazlar. Kiralarını dahi ödeyemeyen Apo ve ortağının dolandırıcılık planları da genelde başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.
Naciye, kızı Sevgi'nin okulunu bitirip iyi bir hayata sahip olmasını istemektedir. Bu yüzden dolandırıcılık yapmakta ve kızına zengin hayatı yaşatmaktadır.
Apo, zengin bir kadını şayet ortağı ameliyat olmazsa ayağı kesilecek yalanıyla kandırıp 20.000 lira parasını almayı başarır. Naciye ve ortağı ise Naciye'nin güzelliğiyle erkekleri oyuna getirmeye çalışırlar.
Naciye hırsızlık yaparken yakalanıp dayak yer. Apo'da kağıt oyunuyla dolandırıcılık yaparken aynı akıbete uğrar. Naciye, ortağına yüklü para kazanacakları bir iş ayarlamasını ister. Yolunacak kaz arayan Naciye ve ortağı, av olarak zengin sandıkları Apo'yu seçerler. Apo'da Naciye'yi zengin sanmaktadır. Apo oyuna getirildiğini anlar ve intikam almaya karar verir. Naciye ise Apo'yu oyuna getirirken ona aşık olmuştur.
Arap petrol kralı kılığına giren Apo, Naciye'nin ortağının ilgisini çeker. Naciye ve ortağı, vakit kaybetmeden zengin Araptan faydalanabilmek için harekete geçerler. Naciye'yi oyuna getiren Apo, hem Naciye'den faydalanır hemde Naciye'nin mücevherlerini ve parasını alır. Ancak Apo, intikamını almasına karşın mutlu değildir.
Okul taksidini ödeyemeyecek duruma düşen Naciye, Sevgi'yi okuldan almaya karar verir. Bu durumu öğrenen Apo, Sevgi'nin okul taksidini öder. Bütün dalaverelerin ardından Naciye ve Apo bir araya gelirler.

 

Comment / Yorum:

Acemi Dolandırıcılar, tür olarak erotik - komedi diyebileceğimiz ve Yeşilçam seks furyası filmleri arasında da gösterebileceğimiz bir film. Bu furyanın 2 önemli ismi Aydemir Akbaş ve Zerrin Egeliler'i bir araya getiren film, oldukça yavan bir senaryoya sahip.
Filmin birkaç ismi var. Film afişinde filmin ismi Acemi Dolandırıcılar, film jeneriğindeyse Tipsiz olarak geçmekte. Filmde bir sahne başlangıcında klaket görünüyor. Klakette filmin adı "2 Canbaz" geçmekte. Hatta filmin bir yerinde 2 canbaz lafıda geçiyor. Ancak sonradan bu ismi kullanmaktan vazgeçildiği anlaşılıyor. Bunun nedeni muhtemelen aynı yıl vizyona giren Cüneyt Arkın ve Erol Taş'ın oynadığı aynı isimli film olmalı. Ayrıca filmin 1978 yılında "Yüzme Bilmiyorsan İşin Ne Ağaçta" ismiyle de yayınlandığını ekleyelim. Acemi Dolandırıcılar, Türk sinemasının nitelik açısından zayıf olduğu bir dönemin ürünü ve dönemin birçok özelliğini taşıyor.

Imdb note : 3.4                              My note : 3.5