UYARI: "Konu / Subject" bölümlerinde filmlerin hikayeleri baştan sona anlatıldığı için bu bölümleri, filmleri izledikten sonra okumanız tavsiye edilir.
Uzun yıllar zabıta olarak
çalıştıktan sonra emekli olan Vasıf, acı bir trafik kazasında kızı ve damadını
yitirip torunu Zeynep’e sahip çıkmıştır. Yaşadıkları nedeniyle Zeynep içine
kapanmış bir ergendir. Deli dolu bir insan olan Fehmi, Vasıf ve Zeynep’in yanında
olan yegane kişidir.
On yıl önce kamyonunu, ruhsatı
kendi üzerindeyken bir başkasına satan Vasıf, karşısına çıkan dev vergi borcu
yüzünden tüm birikimini kaybetme noktasına geldiğine öğrenir. Kayıp kamyonu
bulma arayışına giren Vasıf, Zeynep ve Fehmi’yle kimi zaman tuhaf kimi zaman
duygusal anlar yaşayacakları bir yolculuğa çıkarlar.
Comment / Yorum:
Yönetmen koltuğunda Ekrem Arslan’ın
oturduğu 1 saat 56 dakika uzunluğundaki Kayıp Kamyon, 18 Ekim 2024 tarihinde
gösterime girdi. İki hafta vizyonda kalan yapım, toplamda 5517 seyirciye ulaşabildi.
Filmin senaryosu Ekrem Arslan, Kamuran Süner ve Ercan Uçar tarafından yazıldı.
Kayıp Kamyon, Bülent Emin Yarar
ve Yetkin Dikinciler’in tiyatrodaki uzun yoldaşlığını beyaz perdeye taşıyan,
eldeki güzel sesli genç oyuncu Ülkü Hilal Çiftçi’ye de bolca şarkı söyleterek sempati
toplamaya çalışan vasat bir aile komedisi olarak nitelendirilebilir.
Gustav Borg, önemli ve saygı duyulan bir yönetmendir. Buna
karşın sinemaya uzun bir ara vermiştir. Geri dönüş planı, ailesinin geçmişine
dayanacağı için son derece kişisel bir proje olacaktır. Bu nedenle oyunculuk
yapan kızı Nora’nın çekeceği filmde başrolü üstlenmesini istemektedir. Ancak
Nora, annesinin ölümü sonrası bağlarının koptuğu babasından uzak durmayı
yeğlemektedir.
Gustav, tanıştığı Hollywood yıldızı Rachel Kemp’i etkiler ve
filminde başrol oynamaya ikna eder. Başlangıçta role oldukça hevesli görünen
Rachel, Gustav’ın kendisini Nora’nın bir kopyasına dönüştürmeye çalıştığını
fark edince işler rayından çıkar. Gustav bir taraftan geri dönüş filmini hayata
geçirmeye uğraşırken diğer taraftan kızlarıyla kopmuş bağları olduğu gerçeğiyle
yüzleşmektedir.
Comment / Yorum:
2025 yılının ve Oscar yarışının en çok konuşulan
filmlerinden biri olan Affeksjonsverdi / Sentimental Value / Manevi Değer,
dokunaklı bir aile draması olarak nitelendirilebilir. Norveç yapımı filmin
çekimleri 63 günde tamamlandı. 2 saat 13 dakika uzunluğundaki yapımın yönetmen
koltuğunda İskandinav sinemasının parlayan isimlerinden Joachim Trier oturuyor.
Filmin senaryosu, Trier ve birçok projede birlikte çalıştığı
Eskil Vogt’a ait. Yapımın ortaya çıkış hikayesi, yönetmen Joachim Trier’in aile
evinin satışa konulmasına dayanıyor. Yönetmen, farklı jenerasyonların aynı yeri
ve ortak anıları nasıl karşıladığı fikriyle filmin hikayesini geliştirmiş.
Etkileyici oyunculardan oluşan kadro, başarılı performanslar ortaya koymuş.
7.800.000 dolar bütçeyle çekilen Affeksjonsverdi, dünya
çapında 23.881.521 dolar hasılat elde etti. Tam bir ödül avcısı olan film,
katıldığı festivallerden 72 ödülle geri döndü. 9 dalda Oscar’a aday gösterilen
yapım, “En İyi Uluslararası Film” kategorisinde ödülü kucaklamayı başardı. Ayrıca
Cannes Film Festivali’nden de prestijli “Jüri Özel Ödülü” ile geri döndü
Övgüye mazhar olan detayların dışında filmin eleştirilebilecek
kısımları da mevcut. Fazlasıyla kişiselleşen bir hikaye için filmin süresi uzun
bulunabilir. Sürükleyicilikte kopukluklar var. Bu da seyircinin sıkılması
sonucunu doğurabilir.
Kenar mahallede eski ve yıpranmış bir evde yaşamakta olan
çekirdek aile, zorluklarla başa çıkmaya çalışmaktadır. Beyaz yakalı olarak
çalışırken işini kaybeden Salih, iş arayışındadır. Eşi Ayşe ise bir taraftan telefon
aramaları yaparak sigorta satmaya uğraşırken, diğer tarfatan da 6 yaşında ve
konuşamayan oğlu Emre’yle ilgilenmektedir. Emre’nin tek arkadaşı, Rosinante
ismi verilmiş motosikletleridir.
Geçim sıkıntısıyla yükleri giderek ağırlaşan aile, yeni bir
kiralık ev arayışındadır. Ancak bütçeleri, dolaştıkları evlerin masraflarını
karşılamaya yetecek gibi görünmemektedir. Salih, motosikletle taksi hizmeti
verilebildiğini öğrenince Rosinante’yle sisteme kaydolup çalışmaya başlar. Ayşe,
ek gelir elde edebilmek için Salih dinlenirken yüzünü ve kimliğini gizleyerek yolcu
taşımaya başlar.
Başlangıçta her şey yolunda görünse de; Ayşe’nin bir kazaya yardım
çabası sonucu Rosinante’nin çalınması, işleri daha da umutsuz bir duruma
sürükler. Arama çabaları sonuçsuz kaldıkça moraller giderek düşer. Ancak en olumsuz
anlarda bile her şeyi değiştirebilecek sürprizler yeşerebilmektedir.
Comment / Yorum:
2023 yapımı Rosinante, yönetmen Baran Gündüzalp’in ilk uzun
metrajlı sinema deneyimi olma özelliği taşıyor. Filmin senaryosu, Gündüzalp ve
çeşitli televizyon dizilerinde senaristlik yapan Deniz Yeşilgün’e ait. 103
dakika uzunluğundaki yapımın çekimleri İstanbul’da gerçekleştirilmiş.
Rosinante’nin dünya prömiyeri 36. Tokyo Uluslararası Film
Festivali’nde yapıldı. Film, Cezayir’de düzenlenen Annaba Mediterrannean Film
Festivali’nde ‘En İyi Senaryo’, İtalya’da düzenlenen 22. Ischia Film Festivali’nde
‘En İyi Film’ ödüllerine layık görülerek uluslararası başarı elde etti.
Eğitimli ve beyaz yakalı bir ailenin büyük şehirde yaşadığı
maddi temelli yaşam bunalımını konu alan yapım, aslında bir umudu kaybetme filmi.
İstanbul’un arka sokakları ve kaosu başarılı şekilde resmedilmiş. Oyunculuklarda
Nilay Erdönmez öne çıkıyor. Rosinante, eli yüzü düzgün ve sürükleyicilik
bakımından tatmin edici bir yerli yapım.
Katwe, Uganda’nın başkenti Kampala’daki bir gecekondu
mahallesi. Erkek çocukları ağırlıklı olarak futbol oynamaktadır. Futbol
oynamaktan çekinenlerse eğitmen Robert sayesinde satranç oynamayı keşfeder. On
yaşındaki kız çocuğu Phiona, hızlı şekilde satranç oynamayı kavradıktan sonra
karşısına çıkan herkesi yenmeyi başlar. Bu büyük yetenek, Robert’ın gözünden
kaçmaz.
Ancak fakirlik ve Phiona’nın kendisini yaşam mücadelesine
adamış annesi Nakku’nun ön yargıları, ilerleyişin önünde engel teşkil eder.
Robert bir yandan Nakku’yu ikna edip diğer taraftan Phiona’yı uluslararası
turnuvalara götürmeye çalışır. Uganda’nın ilk kadın satranç ustası olmayı
kafasına koyan Phiona, kendisini büyük ve zorlu bir mücadele içerisinde bulur.
Comment / Yorum:
Yönetmen Mira Nair’ın Queen of Katwe’yi çekme fikri,
Phiona’nın satranç eğitmeni Robert Katende’ye dair belgesel hazırladığı süreçte
oluştu. İki saat dört dakika uzunluğundaki filmin çekimleri Uganda ve Güney
Afrika’da gerçekleştirildi. Yaklaşık 15.000.000 dolar bütçeyle çekilen yapım,
dünya genelinde 10.368.126 dolar hasılat elde etti.
Özel bir yeteneğin azmini konu alan filmin etkileyici
tarafı, gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması. İki güçlü oyuncu David Oyelowo
ve Lupita Nyong’o dışındaki oyuncuların performansları, amatör ve doğal oyunculuklar.
Film sonundaki gerçek karakterlere ve onları canlandıran oyunculara birlikte
yer verilen bölüm oldukça hoş düşünülmüş bir detay.
Hintli bir yönetmenin Disney yapımcılığında çektiği
biyografik film için doğrudan Uganda yapımı demek doğru olmayabilir. Bununla
birlikte Uganda atmosferi, getto çaresizliği ve yaşam mücadelesi, başarılı
şekilde anlatılmış. Film müziği albümü, ağırlıklı olarak Nijerya çıkışlı şarkılarından
oluşmakta.
Kendisini şeytana adayan Sir Jimmy Cyrstal ve tarikatının
üyeleri tarafından yakalanan Spike, zorlandığı ölümüne kavgadan galip çıkınca
tarikatın yeni üyesi olur. Tarikat, zombilerle savaşıp hayatta kalmanın dışında
karşılarına çıkan insanlara da acımasızca davranmaktadır.
Dr. Kelson, morfinle sakinleştirdiği Samson’la bağ kurmaya
başlar. Zombilerin enfekte olduklarını düşündüğünden sakinleştirici ve
yatıştırıcı ilaçlarla Samson üzerinde çeşitli denemeler yapar. Ümidini kestiği
sırada denemelerinin sonuç verdiğine şahit olur.
Sir Jimmy Cyrstal’ın tarikatı, kemik tapınağını ve Dr. Kelson’ı
gördüklerinde onun şeytan olduğunu düşünürler. Jimmy, tarikatını kandırmaya
devam etmek için Dr. Kelson’ı kendisine yardım etmeye zorlar. Ancak Dr. Kelson’ın
Spike’ı tanıdığını farkında değildir.
Comment / Yorum:
28 Years Later: The Bone Temple, 2025 yapımı 28 Years Later
filminin devamı niteliğinde olmakla beraber 2002 yapımı 28 Days Later ile başlayıp
2007 yapımı 28 Weeks Later ile devam eden serinin de dördüncü filmi.
28 Years Later filmindeki Spike, Dr. Kelson, Samson ve Sir
Jimmy Cyrstal karakterleriyle şekillenen film, final bölümünde 28 Days Later
filminde Cillian Murphy’nin canlandırdığı Jim karakterine bağlanıyor. Böylece serinin
ilk filmiyle dördüncü filmi arasında bağlantı sağlanmakla birlikte gelecekte
çekilebilecek bir devam filmine de açık kapı bırakılıyor.
Ralph Fiennes ve Jack O’Connell’ın parıltılı
oyunculuklarının yanı sıra Spike karakterine can veren Alfie Williams ve Samson
karakterine can veren Chi Lewis - Parry de performanslarıyla göz dolduruyor.
Yaklaşık 63.000.000 dolar bütçeyle çekilen film, dünya
genelinde 58.419.662 dolar hasılat elde etti. Filmin senaryosu, ilk ve üçüncü filmin
senaryosuna imza atan Alex Garland’a ait. Yönetmen koltuğundaysa Nia DaCosta
oturuyor. 1 saat 49 dakika uzunluğundaki yapım, şiddet dozajının oldukça yüksek
olduğu, rahatsız edici sahneler de içeren bir distopik zombi korku.
Yeni erkek arkadaşı Jake’in
ailesiyle tanışmak üzere karlı bir havada yola çıkan kadının aklı bir hayli
karışıktır. Sürekli uzayan ve bitmek bilmeyen yolculukta şüpheleri su yüzüne
çıkar. İç sesi, her şeyi bitirmesini söylemektedir. Ancak uzun yolculuğun sonu,
Jake’in anne ve babasının yaşadığı çiftliğe uzanır.
Çiftlikteki tuhaf tanışma ve akşam yemeği sonrası, şüpheler
yerini kendini sorgulamaya bırakır. Dönüş yolculuğundaysa Jake’in geçmişe ve
geleceğe yönelik düşünceleri gün yüzüne çıkmaya başlar. Sisli olayların şifresi,
Jake’in okuduğu lisenin hademesiyle bağlantılıdır. Yolculuğun belirleyicisi de aslında
bu hademe olacaktır.
Comment / Yorum:
İlginç filmlerin senaristi ve yönetmeni Charlie Kaufman
imzalı I’m Thinking of Ending Things, Iain Reid’in aynı adlı romanından 2020
yılında sinemaya uyarlandı. İstediği yaşamı gerçekleştirememiş, bir kasabaya,
işe ve aileye sıkışıp kalmış bir hademenin ölmeden önceki hayal ve
hezeyanlarını zorlu bir anlatım tekniğiyle anlatan 2 saat 14 dakika
uzunluğundaki yapım, oyunculuk performanslarıyla dikkat çekiyor.
Filmin anlaşılmazlığının temel
nedeni, zaman akışı kullanımından kaynaklanıyor. Hatta belli noktalarda zaman
akışı yitiriliyor. Geçmişten geleceğe, gelecekten geçmişe ve hiç yaşanmamış
zamanlara tuhaf geçişler mevcut. Filmi bir türe indirgemek mümkün değil. Belli bir
noktaya kadar yol filmi hissi veren yapım, psikolojik gerilim akışında
ilerliyor. Ancak final kısmında animasyon ve müzikal detaylar da devreye
giriyor.
Seyirciyi tuzağa düşüren bir
diğer detay da iki ana karakter algısı. Ana karakterlere iki yan karakter
eklenerek genişleyen hikayenin, aslında sıradan bir karakter gibi görünen
hademenin zihninde geliştiğini algılayabilmek çeşitli çözümlemelere imkan
sağlıyor. Ve fakat bu geçişi yapabilmek için filme odaklanmak gerekiyor.
I’m Thinking of Ending Things, ben bu filmden hiçbir şey
anlamadım, tam bir zaman kaybı ya da inanılmaz derin bir başyapıt gibi
birbirleriyle 180 derece zıt yorumlar okuyabileceğiniz, ya sev ya da nefret et
tarzı bir film. Hangi görüşte olursanız olun filmin, zor ve düzensiz bir
kurguya sahip ve ziyadesiyle tuhaf bir yapım olduğu aşikar.
Bruce bir yandan kariyerinin en önemli albümlerinden biri
olan Nebraska’yı hazırlamaya çalışırken diğer yandan küçük bir kızı olan Faye’le
ilişki yaşamaktadır. Üretim sürecinde yaşadığı sıkıntılar, özel hayatına da
yansıyınca ağır bir depresyon geçirmeye başlar.
Faye’den uzak durmaya çalışmasında çocukluk travmaları büyük
rol oynar. Annesine şiddet uygulayan babası Douglas’la yaşadığı acı hatıralar
canlanır. Her düşmek üzereyken menajeri Jon yanında durup destek olur.
Depresyon, kararsızlık, kabul edilmesi zor şartlar ve mükemmeliyetçilik, albüm
hazırlama sürecini durma noktasına getirir. Acaba Bruce tüm yaşadıklarının
ardından ayağa kalkmayı başarabilecek midir?
Comment / Yorum:
Bruce Springsteen’in efsane albümü Nebraska’nın zorlu üretim
sürecine yoğunlaşan 2025 yapımı Springsteen: Deliver Me from Nowhere, Warren
Zanes’in kaleme aldığı biyografik kitaptan uyarlandı. 1 saat 59 dakika
uzunluğundaki filmin çekimleri New Jersey’de gerçekleştirildi.
Springsteen’i canlandıran Jeremy Allen White, rol için
başarılı bir seçim olmuş. Springsteen, The Bear ile büyük ses getiren White’ın
kendisini canlandırmasını bizzat talep etmiş. Hatta film yapım aşamasında ikili
arkadaş olmuş ve Springsteen, White’a gitarını hediye etmiş. Oyuncu
kadrosundaki Jeremy Strong ve Stephen Graham’ın da performansları göz
dolduruyor.
White, film için gitar çalmayı öğrenmiş. Filmde armonika
çalıp şarkılar seslendirmiş. 55.000.000 dolar bütçeyle çekilen yapım, dünya
genelinde 45.240.624 dolar hasılat elde ederek gişede zarar etti.
Springsteen: Deliver Me from Nowhere, biyografik özellikler
taşıyan, zaman zaman belgesel tadı veren bir dönem filmi. Bruce Springsteen
seven sinemaseverler için iyi bir deneyim olabilir. Ancak sanatçıya aşina
olmayan seyirciler tarafından uzun ve sıkıcı bulunabilir.
Annesi evden kaçtığı için alkolik babası Saparbek’le yaşamak
zorunda kalan Jekshen, maddi zorluklar nedeniyle okul aidatını ödeyememekte ve
spor dersi için eşofman alamamaktadır. Küçük çocuk için tek iyi giden şey, çok
iyi koşabilmesidir. Spor hocası onu okul adına yarışlarda kullanmak
istemektedir.
Babasının kendisi için çabalamak yerine alkolü tercih etmesi
üzerine ülke geleneklerinden biri olan, ailelerin ilk adımını atacak çocuklar
için çeşitli hayvanları ödül olarak verdiği koşu yarışlarına katılır. Babası
tutuklanıp tek başına kaldığında katılacağı büyük yarış, tek umudu haline gelir
Comment / Yorum:
88 dakika uzunluğundaki film, yönetmen Mirlan Abdykalykov’un
ilk senaryo ve ikinci uzun metrajlı yönetmenlik deneyimi. Akıcı ve kültürel
ayrıntılarla süslenmiş senaryo, ayakları yere basan bir hikayeyi işliyor. Birçok
çocuk oyuncunun ilk sinema deneyimi olan yapımda oyunculuklar doğallığıyla dikkat
çekiyor.
2019 yapımı Jo Kuluk, Kırgızistan sinemasının başarılı
örneklerinden biri. Bir çocuk hikayesiyle insan çaresizliğini işleyen yapım, eğitim
sistemindeki adaletsizlik üzerinden sistem eleştirisi yapmaktan da kaçınmıyor. Film,
93. Akademi Ödülleri’nde Kırgızistan’ın Oscar adayı oldu.
Müzisyen Tim ve öğretmen Millie,
evliliklerinde çeşitli problemler olan bir çifttir. İlişkilerindeki sorunları
düzeltmek amacıyla şehirden ayrılıp kırsaldaki evlerine yerleşirler. Ancak yeni
bir şeyler denemek, mevcut anlaşmazlıkların üstünü örtmeye yetmez.
Ayrılığın sınırlarında dolaşan çift, yaşadıkları ilginç olayın
arından kuvvetli bir fiziksel çekim yaşarlar. Üstelik bu çekimi yaşamış
başkalarının da olduğunu fark ederler. Tuhaf deneyimlere maruz kalan çift, onları
birleşmeye zorlayan bu güçlü çekimle başa çıkmaya çalışır.
Comment / Yorum:
2025 yapımı Together / Birlikte,
son yılların popüler türlerinden vücut temalı bir korku filmi. Avustralya
yapımı filmin çekimleri Melbourne, Victoria’da gerçekleştirilmiş. Çekimleri 21
günde tamamlanan yapım, yönetmen Michael Shanks’in ilk uzun metrajlı filmi olma
özelliği taşıyor.
Yaklaşık 3.500.000 dolar bütçeyle
çekilen Together, dünya genelinde 32.273.159 dolar hasılat elde etti. Romantizm
ve psikolojik korku öğeleri de içeren yapım, 102 dakika uzunluğunda. Filmin başrollerini
paylaşan ve evli bir çifti canlandıran Dave Franco ve Alison Brie, 2017
yılından beri evliler.
Orijinal bir fikri işleyerek ve
bu fikri mitolojik olarak temellendirerek insanın dünyaya diğer yarısını bulmak
için geldiğini anlatan filmin, son dönemin eli yüzü düzgün korku yapımlarından
biri olduğu söylenebilir. Filmi izlerken rahatsız edici sahnelere hazırlıklı olmakta
yarar var.